Kediname 14; “Ne kitapsız, ne kedisiz”

0

Kediname 14;“Ne kitapsız, ne kedisiz”

Her yıl apartman toplantısı için çağrıldığımda sıtmalarım tutar. Yönetici seçilme korkusu bir yandan, komşularımın geleneksel sitemlerini işitme kaygısı pik yapar. Veli toplantısına çağrılan tembel ve sorunlu öğrenci velisi moduna girerim.

– Dersi dinlemiyor, hiç çalışmıyor, notları çok düşük….

O sırada evde tırnaklarını yiyerek, “Allahım n’olur atlatayım şu günü, söz oturup deli gibi ders çalışacağım…” diye dua eden öğrenci, tansiyonu fırlamış ve utanç içinde eve dönen velisini stres içinde bekliyordur muhtemelen. Veli eve geldiğinde güç el değiştirmiş olacak ve toplantıdaki kurban veli, faile dönüşecektir.

Benim bu şansım bile yok… Ben ezik ezik alttan mı alayım, pervasız bir tavır mı takınayım gibi seçenekleri düşünürken o esnada tüy torbası, paralel evrende ırkdaşının kuyruğunu koklamaktadır.

“Apartmanın içi kedi idrarı kokuyor efendim. Dış kapıyı daha açarken bizden önce içeri dalıyorlar. Apartman görevlisi de çok şikayetçi. Resmen dışkı temizliyor. Misafirlerimizden utanıyoruz. Köpeklere bile saldırıyorlar… Malûm, sizden yüz buluyorlar.”

Ben şimdi bu canların varoluşlarına kazınmış rotadan söz etsem poker yüzüyle bakarlar. Ayrıca ne kendimi, ne kedileri savunmuş olurum.
“O tekir var ya, bir de beyaz, düşman gibi bakıyorlar ve yanından geçene sataşıyorlar” derlerken, “Ben o tekirin sekiz dişini çektirdim, birkaç hafta kendi pişirdiğim yumuşak mamayla besledim… Beyazlının da ölümcül Fip’i iyileşsin diye sosyal medyada kampanya yapıp 77 gün aşı yaptırdım. Çok şükür hayata döndü” diye nasıl söylerim? Onların gözünde düşmana yataklık etmiş olmaz mıyım?
Neyse pisican velisi olarak o gece olayı çabuk atlattım.

Kız isteme.

Bu da geçen yıllardan bir anı… Akşam eve geldiğimde kızım, “Anne misafirimiz var” dedi. Muhtemelen evden atılmış gri bir British Shorthair, salonun ortasında yatıyor.

British Shorthair

Pencereden ısrarla bağırıp kendisini içeri aldırtmış. Amanın o ne göbek öyle, obez bu demeye kalmadı, hayvan doğurmaya geçti. Meğer hamileymiş, hem de miadında… İki ebe, anne adayının altına örtü serdik. Yani ben öyle sanıyorum; heyecandan, kızımın içerideki dolaptan konuklara kullanmaya kıyamadığım işlemeli şık nevresimi getirdiğinin ve hasta bezi yaptığımızın farkında değilim. Neyse yarım saat sonra nurtopu gibi iki yavrumuz doğmuştu. Zorunlu olarak loğusaya ve yavrularına bir süre baktık. Ankara’dan gelen bir arkadaşımız yavruyla fotoğrafını Facebook’ta paylaşmış. Onu kendi şehrinden gören bir arkadaşı yavruya bayılmış. Bizden istediler. Yarın sabah gelip alırız dediler.

Veeee, resmen bir kız isteme ritüeli yaşadık. Ankara’dan gelen aile, ellerinde çiçek ve kestane tatlısıyla misafirimiz oldu. Kahveler içildi. Ve kız kediyi alıp gittiler. Ben gözlerim nemli, maskarayı öpüp vedalaştım.

Tarcan & Annesi

Anne ve diğer erkek yavru Tarcan da arka bahçedeki açık büfenin müdavimleri oldular.

Minnak Nirven

Minnak Nirven.

Bugünlerde can dostunun fotoğrafını sosyal medyada en çok paylaşan arkadaşlarımdan biri de haberci, çevirmen Nur Nirven. Haliyle oğlunun adı da Minnak Nirven. Ebeveyninin soyadını taşıyor. Komşusu tarafından küçücükken sokakta bir su birikintisinde bulunup iş seyahati gerekçesiyle bir kaç gün için Nur’a emanet edilmiş. O emanet dönemi asla bir kaç gün ile sınırlı kalmaz ya… Nur’un olanca sevgisini boca ettiği bir can oldu. Şimdi bu şekerliğin poz poz fotoğraflarını ve tabii vukuatlarını Instagram’dan keyifle izliyoruz. Ben de bu siyah beyaz güzelliğin bir fotoğrafını sizlerle paylaşayım.
Neyse ki kedisiz ve kitapsız. yapamayanlar var bu dünyada…

Füsun ALTINOK

Füsun ALTINOK/kentekrani

Youtube Abone Olmak İçin Tıklayınız

www.kentekrani.com 30 Mart 2024

Yazarın Tüm Yazıları