Bilim insanları, 80 yaşındaki bir kişinin kan hücrelerini moleküler yaşı 20’nin altında olan sinir kök hücrelerine dönüştürerek, laboratuvarda 60 yılı aşkın bir süreyi kapsayan hücresel yaşlanmayı tersine çevirdiler.
Bu keşif, hücrelerin nasıl gençleştiğini araştırmak için yeni bir yol sunuyor ve araştırmacıların Alzheimer gibi yaşa bağlı hastalıkları daha iyi anlamalarına yardımcı olabilir.
Bonn Üniversitesi Hastanesi ve Bonn Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, olgunlaşmamış kırmızı kan hücrelerini, sonunda beyin hücrelerine dönüşebilen nöral kök hücrelere yeniden programlayarak bu olağanüstü dönüşümü gerçekleştirdiler. Bu süreçte, yaşlanmayla ilişkili moleküler belirteçler etkili bir şekilde sıfırlandı ve hücreler moleküler düzeyde 60 yıldan fazla gençleşti.
İnsan vücudu, tamamı tek bir döllenmiş yumurtadan kaynaklanan ve esasen aynı genetik talimatları taşıyan yüzlerce özelleşmiş hücre tipi içerir. Ancak hücreler geliştikçe belirli roller üstlenirler. Normal şartlar altında, bir deri hücresi karaciğer hücresine dönüşemez ve bir kan hücresi sinir hücresi olamaz.
Modern laboratuvar teknikleri, bu biyolojik kısıtlamaların üstesinden gelmeyi mümkün kılmıştır. Bilim insanları artık belirli olgun hücreleri tamamen farklı kimlikler kazanacak şekilde yeniden programlayabiliyorlar. Örneğin, deri hücreleri sinir dokusu üretebilen hücrelere dönüştürülebiliyor; bu yaklaşım, nörodejeneratif hastalıkların tedavisine katkıda bulunabilir.
Bonn Üniversitesi’ndeki Disiplinlerarası Araştırma Alanı (TRA) Yaşam ve Sağlık üyesi olan Brüstle, “Ancak mevcut çalışmamızda farklı bir olguya odaklandık: yani, hücrelerin yeniden programlama sırasında önemli ölçüde gençleştiği gözlemine,” diye vurguluyor.
80 yaşındaki bir bireyden alınan hücreler, 20 yaşından daha genç birine ait moleküler yaş belirteçleri sergiledi. Başka bir deyişle, bu süreç altmış yıldan fazla süren hücresel yaşlanmayı tersine çevirmişti.

















