Cengiz ERDİL; İRAN’I BİR BİLENDEN DİNLEMEK 

0

Ortadoğu bu kez fena karıştı…

İran beyin takımı yok edildi…

Petrolün körfezinde tüm tuşlara basıldı…

Dünya ekonomisi sıkıntıda, kim kazanacak, kim kaybedecek?  

Yüzlerce birbirine benzer gazete manşeti, internet başlıkları ve televizyon alt yazılarıyla kara harekatı olmayan İran-ABD ve İsrail  savaşı üzerine yapılan haberler ve yorumlarla sarmalanıyoruz.

Ağır bombardıman altındaki İran, tarihimizin her döneminde ülkemiz için köşe taşı konumunda olan bir büyük coğrafya; sosyal, kültürel ve ekonomik yönden adeta dişle tırnak olmuş iki ülkeyiz.
Ülkemizde yıllardan beri yaşayan İranlılar var, bunlardan biri de ağabeyim kadar değer verdiğim artık 80’nine merdiven dayamış bir bilge insan… Ben o’na ‘İki Yürekli İnsan’ diyorum; bir yüreği burada, bir yüreği İran’da… Adını burada vermeyeceğim, ama bilgilerini paylaşmak bir meslek görevi diye düşünüyorum.

İşte değerli dostumuzun  anlattıklarından altı çizilecek notlar;

“Bugün İran’da gelişen olayları anlayabilmek  ülkenin tarihi ve  kültürü hakkında genel bir bilgiye sahip olmak lazım.

Şöyle başlayayım; Birleşmiş Milletlere üye 193 ülkeden neredeyse 100’ü daha 100 yüz yaşında bile değil. Birkaç bin yıllık tarihi olan beş veya altı ülke var.Bu ülkelerden biri de  İran…Bir çok ülkenin bugünkü dilinin tarihçesi de yüz yıl veya iki yüz yıl öncesinden farklı iken İran halkının ilk okul seviyesinde tahsili olan insanları bin yıl önce yazılmış Firdevsi’nin Şehnamesi; veya 800 yıllık Mevlana’nın Mesnevisini; 700 yıllık Hafız-ı Şirazi veya Sadi’nin divanını lûgata bakma ihtiyacı duymadan okur ve anlar…

2500 yıl önce dünyanın ilk imparatorluğunu kurmuş Perslerden söz ediyoruz. Maraton’da Yunanlarla savaşan, Ege’de Sardes kentini kuran bir uygarlıktan söz ediyoruz.

Dünyanın ilk insan hakları beyannamesi olan ve orijinali Londra’daki Brithish Museum’da teşhir edilen çivi yazılı  Cyrus yazıtı insanlık tarihinin en önemli belgesidir.  Din dil ırk Kadın erkek eşitliğinden bahseden bu belge; Birleşmiş Milletler’in New York binasının girişinde bulunmaktadır.

İran; Türkiye nin iki katı büyüklüğünde ve 93 milyon nüfusa sahip kadim bir ülke konumunda. İran bir halk adı olmayıp Fars, Türk, Kürt, Arap, Beluç, Türkmen,Kaşkai, Gilek,Mazen ,Ermeni, Yahudi etnik gruplardan oluşan bir ülkenin adıdır .Tarih boyunca çoğunluğu Türk olan hanedan ve hükümdarlar tarafından yönetilen İran hükumranların etnik kökenini gölgede bırakmış, İran olarak binlerce yıl varlığını korumuştur. İran’da hükümdarlık yapmış Pehlevi, Kaçar, Sefevi, Akkoyun,Karakoyun,Cengiz, Moğol …hep Türk olmalarına rağmen Ülke hep İran ve resmi dili hep Farsca kalmıştır..

Birinci Cihan harbi sonrası Mustafa Kemal Atatürk Osmanlı kalıntılarından Modern Türkiye Cumhuriyetini kurarken, İran’da Reza Pahlavi modern bir İran yaratma çabasına girmişti.Reza Şah’tan sonra yerine geçen oğlu Mohammad Reza Pahlavi ise, 1979 Humeyni devrimine kadar ülkeyi idare etmiş, petrol șirketlerine diklenince de ABD  ve İngiltere’nin komplosuna kurbanı edilmiştir.

Humeyni gelirken Komünist Tudeh partisi ile ittifak yapmış,  1954 te CIA’nın devirdiği sosyalist milliyetçi  Musaddık’ın  mirasini kullanmış, demokrasi,hürriyet ve sosyal bir devlet idaresi vaadiyle iktidara gelip, sonradan tüm muhalefeti yok edip dini bir dikta kurmuştur. Binlerce idam ve mülke el koyma ile baş edilmesi imkansız bir devlete dönüşmüştür.

Şii İslamı; bölge ülkelerine ihraç etmek için milyarlarca dolar harcayıp Lübnan, Suriye, Irak, Yemen ve Afganistan’da silahlı vekalet savaşçıları oluşturmus; Irak savaşı sekiz yıl sürmüş;İsrail ve Amerika düsmanlikları, lüzumsuz nükleer güç olma sevdası ile Ülke ekonomisini berbat etmiştir.

Amerika, Avrupa, ve nihayetinde BM ambargoları ekonomiyi hepten harap etmiş ve itiraz eden halkı şiddetli bir şekilde bastırmaya devam etmiştir.

Bugüne geldiğinde dünyanın ikinci en fazla petrol ve tabii gaz rezervlerine sahip ülke ekonomik çöküş durumundadır. İran dünyada hem zengin maden sahalarına hem de bu madenleri işleyebilecek enerjiye sahip iki ülkeden biridir. (Diğeri Rusya)

HALK BU REJİMİ İSTEMİYOR

İran’da halk iki ay önce döviz fiyatlarınin aniden yüzde elli artması, aşırı enflasyon ve hayat pahalılığı yüzünden sokaklara döküldü. Devlet  devrim muhafızları ve Besic denen özel silahlı gruplar gostericilere hakiki mermilerle ateş açtı. 

İki ayda 30-50 bin arası ölü var…Gösteriler hükümetin şiddetli karşı koymasi neticesinde Rejim değişikliği taleplerine dönüştü..İki yıl önce kurallara uygun baş örtüsü takmadığı için ahlak polisi tarafından tutuklanan ve karakolda dövülerek öldürülen Mahsa Amini adlı genç kızın sebep olduğu ‘Zen Zendegi Azadi’ (Kadın Yaşam Hürriyet) gösterileri de kanlı bir şekilde bastırılmıştır. İranlı kadınlar tüm devlet şiddetine rağmen boyun eğmedi ve de facto olarak örtünme ile ilgili kanunlar değişmese de başı açık sokaklarda dolaşmaya başladı ve hala dolaşıyor…

Bugün halk artık rejim değişikliği istiyor.47 yıllık despot İslami rejim siyasi partilere izin vermediği için İran içinde organize bir muhalefet yok. Diaspora ise, daha organize gözüküyor.İran dışında yaşayan tamamına yakını iyi eğitimli İranlılar devrik İran Şahı’nın oğlu Reza Pahlavi etrafında toplanmış durumda. Reza Pahlavi; geçiş Hükümeti kurup kurucu meclis ile yeni bir anayasa yapıp bu arada siyasi partilerin kurtuluşuna izin verip sonra da referandumla halkın istediği hükümeti kurmak lazım diyor.

İran 47 yıldır ambargoda; Dünya bankacılık sistemi ile irtibatı kesik. Petrol ve gazını ancak Hindistan ve Çin’e yarı fiyatına satabiliyor ve alacaklarını da Riza Zarrab misali organizasyonlarla üç beş kat fiyatla alabiliyor.Buna rağmen muazzam bir ağır sanayiye erişmiş durumda..”

İranlı dostumun notlarına bu köşede yer vermeye devam edeceğim.

Cengiz ERDİL