Rusya’da seçmenler, Ukrayna’nın 2022’de geniş çaplı işgalinden bu yana yapılan ilk parlamento seçiminde sandık başına gidiyor. Üç güne yayılan oylama, 450 sandalyeli Devlet Duması’nın yeni bileşimini belirlemekten çok, Kremlin’in savaş politikasına verilen desteği ölçen siyasi bir yoklama niteliği taşıyor; iktidardaki Birleşik Rusya’nın sıkı biçimde denetlenen sistemde üstünlüğünü korumasına kesin gözüyle bakılıyor.

Savaş Sandığa Taşındı
Putin’in seçim öncesi televizyondan yaptığı çağrı, oy vermeyi Ukrayna’da “zaferin” güvence altına alınması ve dış baskıya karşı ulusal kararlılığın gösterilmesiyle eşitledi. Bu nedenle “Savaşa devam için oy kullanın” ifadesi, doğrudan bir seçim sloganından ziyade Kremlin’in mesajının özünü anlatıyor: sandığa katılım, savaş hedeflerine toplumsal onay olarak sunuluyor. Buna karşılık savaş karşıtı adayların çoğu yarış dışı bırakıldı; ateşkes isteyen liberal Yabloko’nun parti listesi de mahkeme kararıyla engellendi.

Putin İçin Bir Güven ve Yorgunluk Testi
Seçim Putin açısından yalnızca Meclis çoğunluğunu yenileme meselesi değil; savaşın gündelik hayata yansıdığı, ekonomi üzerindeki baskının arttığı, insansız hava aracı saldırıları, yakıt sıkıntısı, yüksek faiz, iş gücü açığı ve yaptırımların hissedildiği bir dönemde halkın ne ölçüde kenetlendiğini görme fırsatı. Katılım oranı ve Birleşik Rusya’nın oy payı, Kremlin tarafından hem savaş yorgunluğunun derinliğini ölçmek hem de içeride ve dışarıda güçlü bir siyasi yetki görüntüsü vermek için okunacak.
Devasa Coğrafyada Hibrit Oylama ve Uluslararası Gözlemci Yok
Yaklaşık 111 milyon seçmen, 18-20 Eylül boyunca Rusya’nın geniş coğrafyasında oy kullanıyor. Devlet Duması’ndaki 450 sandalye beş yıllığına yenilenirken, 225 milletvekili ülke çapındaki parti listelerinden, 225’i tek üyeli yani dar bölge seçim çevrelerinden seçiliyor. Elektronik terminallerde oy kullanan seçmenlerin görüntüsü modern ve düzenli bir seçim izlenimi veriyor; ancak teknoloji tek başına demokratik sağlık göstergesi değil. Gerçek rekabet, adaylara eşit erişim, bağımsız gözlem, şeffaf denetim ve sonuçların doğrulanabilirliği yoksa dijitalleşme, meşruiyet görüntüsünü güçlendiren bir araç olarak kalabilir. Nitekim bağımsız ulusal gözlem kuruluşu Golos’un kapanması ve AGİT gözlemcilerinin davet edilmemesi bu çelişkiyi büyütüyor.

Göstermelik Sandık Demokrasisinin Mekanizması
Kremlin’in sandık düzeni, seçimleri kaldırmak yerine sonucu belirsiz olmaktan çıkaracak biçimde işletiyor. Gerçek muhalefetin adaylıkları hukuki ve idari engellerle daraltılıyor, savaş karşıtı seçenekler tasfiye ediliyor, medya ve devlet kaynaklarında iktidar lehine belirgin bir üstünlük kuruluyor. Sandıkta kalan “sistem içi muhalefet” partileri ise kritik konularda çoğu kez Birleşik Rusya ile aynı yönde oy veriyor. Böylece seçmen oy kullanıyor, partiler yarışıyor ve sonuçlar ilan ediliyor; fakat iktidarın el değiştirme ihtimali ile özgür siyasal rekabet son derece sınırlı tutuluyor.
Devlet Başkanı Nasıl Seçiliyor?
Rusya Federasyonu devlet başkanı, Duma seçimlerinden ayrı olarak ülke çapında genel, eşit ve doğrudan oyla, gizli oy esasına göre altı yıllığına seçiliyor. Bir aday ilk turda geçerli oyların yüzde 50’sinden fazlasını alamazsa en yüksek oyu alan iki aday ikinci tura kalıyor. Adaylar siyasi partilerce gösterilebildiği gibi gerekli koşulları ve imza yükümlülüklerini yerine getirerek bağımsız da yarışabiliyor. Anayasal yapı doğrudan halk seçimini öngörse de aday kaydı, muhalefete yönelik kısıtlamalar ve medya ortamı, uygulamadaki rekabetin niteliğine ilişkin temel tartışma başlıkları olmayı sürdürüyor.

















