Bir Navigasyon Olayı ve Bir Üst Seviyeye Geçmek
Navigasyon, yol kılavuzu diyeceğimiz, hayatı kolaylaştıran şahane bir teknoloji. Gideceğiniz adresi cihaza giriyorsunuz, birisi sağa dön, sola dön komutlarıyla, arayarak asla bulamayacağınız adreslere sizi yönlendiriveriyor. “Hedef solunuzda” müjdesiyle seviniyorsunuz. Ayrıca sekiz kişiye sorup sekiz ayrı yol tarifi almadığınız için de benzin harcamanız yarıya iniyor.
Yalnız bazı evli kadınlar bu teknolojiye biraz zor alıştı. Koca direksiyondayken “Kuzey istikametinde ikinci çıkıştan çıkın” komutunu duyan hatun taifesi, sürücünün kuzu gibi laf dinlemesine sinirlenip, “beni mi dinleyeceksin, yoksa konuşan o edepsiz kadını mı?” çemkirmesiyle travma yaşatıyor, elektrik ve tansiyon pik yapıyor.
Daha kötüsü, bazen İstanbul-Antalya yolunu Kütahya’nın köylerinden patikalarından geçirerek götürmesi. Güzergâhı nasıl anladıysa…
Artık ortaya çıkıyor ki, hayatın ve insanın da bir yazılımı var. Evrende hiçbir şey öyle tesadüfen işlemiyor. Kalp atışı gibi, mevsimler gibi, gece ve gündüz gibi peşpeşe bir ritm ve döngüler sürüyor. Sistemdeki bozulma için geri dönüşler oluyor. Pek çok insan düşündüğünü sanıyor ama aslında geçmişten gelen kalıpları tekrar ediyor.
İşte buradaki en önemli konu zihindeki değişiklikle yeni bir hayata sahip olunabileceği. Bunu ben söylemiyorum, bilim söylüyor. Beyinde yeni bağlantılarla yeni bir sen oluşturulabilir deniyor. Çünkü her şeyin bir matematiği var. Yalnızca her şeyi dikkatle, doğru ve güçlü titreşimler yayarak yapmak.
Yapmazsak ne oluyor ?
Seviye atlayamıyoruz. Yaşadığımız olumsuzluklar tekrar tekrar başımıza geliyor. Tıpkı bilgisayar oyunlarında olduğu gibi. Buna “level atlamak” demek yanlış değil.

İlişkiyi bir yere kadar getirip berbat sonu tekrar yaşamak örneğin. İş yaşamında bir seviyeye geldikten sonra grafiğin acınası düşüşü…
Her şeyin sonu mu? Hayır.
Düştüğümüz yerden kalkıp bir silkelenmemiz gerek.
Konuya navigasyonla girmiştik ya, işte tam bu aşamada U dönüşü zamanı. Tamam, Alanya’ya derken Şebinkarahisar’a gitmiş olabilirsiniz. İlla bir dönüş olacak.
Ha gayret!

Bir üst seviyeye geçmek imkansız değil. Yaşamın zorluklarını oyundaki bölüm sonu canavarı gibi geride bırakmak, hatalardan ders almak, yükü sırtlamak zor ama mümkün. O yanlışlar yüzünden çektiklerimiz, uzun menzilli anne terliği etkisinde. Zıpladıkça seviyeler aşılacak. İdam sehpasına götürülen Temel’in “Haçan, ha bu bağa ders olsun” dediği yere kadar yolu var.
Füsun ALTINOK

















