Bir Hayvanı Sahiplenmek

1
Bir Hayvanı Sahiplenmek

Bahar aylarını yaşamaya başlayıp, yaza merhaba diyeceğimiz bu günlerde pandeminin etkisini yaşamaya halen devam ediyoruz.
Elbette evlere kapalı olduğumuz bu günler tek düze yaşamı da beraberinde getirdi.
Hele de bir başına iseniz…
Amerika’da yapılan bir araştırma pandemi başladığından itibaren özellikle sokaktan hayvan sahiplenmenin oldukça yüksek oranlara ulaştığını göstermiş. İnsanlar bir hayvan sahiplenmenin monoton yaşamlarına renk kattığını ve onunla yaşamanın kendilerine iyi geldiğini fark etmişler. Zaten öyle değil midir?
Bir hayvan ile birlikte yaşayan kişiler ve aileler iyi bilirler ki bu canlı ailenin bir ferdi olmaktadır ve eğitiminden beslenmesine, bakımından sevilmesine onlar için apayrı bir dünya yaratmaktadır. Onlar insanlara göre kısacık yaşamlarında sahiplerinin ve ailenin en yakın dostu olmakta, evdeki sevince, hüzne, kırılganlıklara ve her türlü sıkıntıya ortak olmaktadır.
Çocukluğumdan bu yana, evde hayvan bakan ve onlarla sürekli bir arada yaşayan bir kişi olarak yazıma bir hayvan sahiplenmiş olmanın ne anlama geldiğini anlatarak başlamak istedim.
Pandemiden öncede özellikle bu aylarda ve yaz ayları geldiğinde insanlarda doğayla buluşmak ve bir hayvan sahibi olma isteği hep depreşmiştir. Evlere kapanmayla birlikte bu isteğin daha da arttığını gözlemekteyim.
Geçmiş tecrübelerimiz ailelerin yazlık ve tatil planları ve özellikle çocuklarına karne ödülü olarak bir hayvan alma istekleri doğrultusunda, hayvan almak ve bakma merakının gene artacağını öngörmektedir.
Hayvan sahiplenmek ve onunla yaşama isteği çok güzel bir düşünce olmakla birlikte, iyi ve çok yönlü araştırılıp değerlendirilmesi ve ailedeki her ferdin onayın alınmasını gerektiren bir süreçtir. Hayvan sahibi olmak, onu her şeyiyle sahiplenmeyi ve korumayı gerektiren büyük bir sorumluluktur. Bu sorumluluk, onun etolojisini iyi bilmeyi, onun yaşamını ve davranışlarını kötü etkileyecek olumsuzluklara karşı önceden öngörülü olmayı gerektirir. Bu konuda, hayvan sahipleneceklere faydalı olabileceğini düşündüğüm en temel ipuçlarını sıralayarak paylaşmak isterim.
Ne tür bir hayvan sahiplenmeliyim?
Öncelikle ne tür bir hayvanla birlikte yaşamak istediğinize karar vermeniz önemlidir. Bugün işiniz evden çalışmayı gerektiriyor olabilir. Ancak, pandemi süreci sona erdiğinde, aktif çalışma hayatınız işyerinize gitmenizi ve evde uzun süre olmamanızı gerektirebilir. Ya da yaşamınızı değiştirme kararı alabilirsiniz. Bir hayvanı sahiplenmenin yaşam tarzını ve tercihlerinizi belli bir oranda da olsa değiştirmenizi gerektireceğini unutmamalısınız. Bu doğrultuda, yaşam tarzınızı sahipleneceğiniz hayvanın ihtiyaçlarına ve onun refahına uygun olarak değiştirip değiştiremeyeceğinizi sorgulamalısınız.
Köpek, kedi, kuş, hangi hayvan olursa olsun, onunla iletişim ve empati kurabilmeniz için vakit ayırmanız gerekecektir. Bir köpek sahiplenecekseniz dışkılama ve egzersiz ihtiyaçlarını karşılamak için gün içinde belirli zamanlarda dışarı çıkartıp, onu gezdirmeniz ve onunla vakit geçirmeniz vazgeçilmez olacaktır. Kediler çok oyuncu, hareketli, meraklı ve temizlik konusunda hassas hayvanlardır. Ev içinde her yere ulaşıp hemen hemen her şeyi kendilerine av ve oyun olarak görürler. Bu nedenle dolaplar, büfe üzerindeki biblolar, çiçekler ve gizli saklı neresi varsa, onun oyun alanı ve oyuncağı olacaktır. Kumlarının ve kaplarının her zaman temiz olması ve yemek düzenlerine dikkat edilmesi onları mutlu eder. Kuş, balık veya egzotik hayvan sahiplenmeyi düşünürseniz onların da refahını sağlamak için olmazsa olmazlarını yerine getirebileceğinize emin olmalısınız. İyi iletişim ve empati kurabildiğinizde ve onlara yaşam endişesi yaratmayacak bir ortam sağladığınızda daha uzun ömürlü ve sağlıklı olacaklardır.
Nereden sahiplenmeliyim?
Köpek ve kedi sahiplenmek için birçok alternatif vardır. Sahipsiz bir sokak hayvanını sahiplenmenin önceliğiniz olmasını öneririm. Yakın çevrenizde sokakta yaşayan ya da barınaklarda terk edilmiş sahiplenmeyi bekleyen birçok hayvan sizi bekliyor. Buralarda yavru veya yetişkin bakıma muhtaç, ev yaşamına uygun birçok hayvan bulunmaktadır.
Bunlar veteriner hekimlerce sağlık kontrolleri yapılmış, parazit ve enfeksiyonlara karşı koruyucu uygulamaları tamamlanmış, ayrıca gönüllülerce sosyalleştirilmiş olarak kendilerini sahiplenecek kişileri beklemektedirler. Bunların dışında, bir bedel ödeyerek ticari bir işletmeden alacağınız bir hayvanın yönetmelikler gereği parazit tedavilerinin, ilk aşılarının, secerelerinin ve diğer gerekli belgelerinin tamamlanmış olduğunu kontrol etmelisiniz. Yakın çevrenizde doğum yapmış bir hayvanın yavrularından sahiplenmeyi düşünürseniz, annenin sağlık kontrollerinin, aşı ve parazit tedavilerinin düzenli yapılıyor olmasına, ayrıca anneden ayırma yaşına dikkat etmenizi tavsiye ederim.
Sahiplendiğim hayvanla ilgili nelere dikkat etmeliyim?
Hayvanlar özgürlüklerinden çok kendilerine koruma imkanlarının sağlanmasını daha çok takdir ederler. Yeni ortamlarındaki ilk heyecan ve yadırgama duyguları geçip, düşman korkusu ortadan kalkınca, daha sakin ve cana yakın olacaklardır. Bu süreci kısaltmak ve kolaylaştırmak sizlerin elindedir. Hayvanların tatmin etmek istedikleri arzuları vardır. Bunları gerçekleştirebilmeleri onları mutlu eder. İşte bu noktada empati devreye girmektedir. Hayvanlarınızla sağlıklı bir iletişim kurduğunuzda, ona empati ile yaklaşıp, isteklerini anlamaya çalıştığınızda karşılıklı bir empati süreci gelişecektir. Bunu sonucunda sizi hızlıca sahibi olarak kabul edecektir, güven duyacaktır. Örneğin, bir köpek sahiplendiyseniz, ne zaman dışarı çıkmak istediğini ya da oyun oynamak istediğini anlayıp, ona göre davrandığınızda sağlıklı bir süreç kendiliğinden gelişecektir. Bu doğrultuda hayvanınızın eğitimi ve kaliteli yaşaması için bu konu ve ona göstereceğiniz sevgi dikkat edeceğiniz birinci önceliktir. Diğer yandan, hayvanınızın refahı yani doğru besleme, deri bakımı, hijyen, sağlığıyla ilgili diğer gereklilikler örneğin, aşı ve paraziter uygulamalar gibi koruyucu önlemler dikkat etmeniz gereken diğer konular olmalıdır. Sahiplendiğiniz hayvanınızla ilgili olarak bu konularda veteriner hekim kontrolünde ve onun tavsiyeleri ile süreci yürütmelisiniz.
Görüldüğü gibi bir hayvanı sahiplenmek, şu andaki ya da gelecekteki yaşam tarzınızdan ve tercihlerinizden fedakarlık gerektirir. Dolayısıyla bu fedakarlıkları yapıp yapamayacağınızı, sorumluluk alıp alamayacağınız iyi düşünmelisiniz. Ancak, bir hayvan sahiplendikten sonra hayatınızda bazı istenmeyen olaylar sizin çok sevdiğiniz ve iyi baktığınız bu canlı ile yollarınızın ayrılmasını gerektirebilir. Örneğin, geçenlerde yakınen tanıdığım bir çift dört yıl gözleri gibi baktıkları kedilerinden ayrılmak zoruna kaldı. Çünkü aileye yeni katılan bebeklerinin kedilerinin kıllarına ciddi düzeyde alerjisi olduğu ortaya çıktı. Neyse ki çok güvendikleri bir aileye kedilerini verme şansları oldu. Zira sokağa bırakmaları mümkün olamazdı. Buna benzer şekilde sahiplerinin ölmesi ya da ağır hastalık geçirmeleri sonucu ortada kalan pek çok hayvan biliyorum. Bu hayvanların hemen hemen hepsi akrabalar ya da dostlar tarafından yeniden sahiplenildiler. Dolayısıyla, bu tür durumlar söz konusu olduğunda hayvanınızın yeni bir evde yaşamını sürdürmesini sağlamanın da sizin ve/veya yakınlarınızın sorumluluğu olduğunu unutmamalısınız. Tüm bunları sizleri hayvan sahiplenme sürecinden tedirgin etmek, vazgeçirmek için değil, tekrar sokağa terk edilen hayvanların olmaması için kaleme alıyorum. Hayvan sahiplenirken iyi düşünüp hem kendiniz hem de sahipleneceğiniz hayvan için en doğru kararı vermenizi sağlamak için sizlerin dikkatini bu konulara çekmek istiyorum. Dilerim hiçbir hayvan hak etmediği bir yaşama mahkum olmaz ve kısa ömründe sevilebildiği, korunabildiği mutlu ve korkusuz bir hayat yaşar.
Yazımızı, Nazım Hikmet’in Şeytan’a Mersiye şiiriyle sonlandırırken, kapımızdaki yaz mevsiminin hepinize yeni umutlar ve güzellikler getirmesini temenni ederim.

Teoman ASLAN/Veteriner Hekim

TeomanASLAN/kentekrani

Youtube Abone Olmak İçin Tıklayınız

www.kentekrani.com 19 Mayıs 2021

Yazarın Tüm Yazıları

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here