Bir Kentin Marka Olma Hikayesi

0
564

Bir Kentin Marka Olma Hikayesi
Kaya Doruğu Ülkesi ya da Lagania…

Ankara’nın; son yıllarda yeniden parlayan ilçesi Beypazarı’nın bilinen en eski adı bu.
İstanbul’u Ankara ve oradan da Bağdat’a bağlayan tarihi geçit yolları üzerinde bulunması, Roma döneminden yakın tarihe kadar Beypazarı’nın çok önemli bir ticari merkez olmasını sağlamıştı. Ankara-İstanbul yolunun Kızılcahamam yönüne alınmasıyla önemini yitirdi. Ancak, konakları ve gümüş işlemeciliği ile ünlü bu tarihi kent, akılcı uygulamalarla küllerinden yeniden doğmayı başardı.

Beypazarı… Yıldızı her geçen gün daha da parlayan, yerli ve yabancı turist kafilelerinin vazgeçilmez uğrak yeri. Çok değil; 10-15 yıl öncesine kadar kendi halinde bir Anadolu kenti olan bu tarihi yerleşim merkezi, marka kent haline gelmenin sunduğu nimetlerin keyfini çıkarıyor yeniden. Önemi büyük, tarihi geçit yolları üzerine kurulu Beypazarı; Roma döneminde, İstanbul’u Ankara ve Bağdat’a bağlayan bir merkez konumundaydı. Bilinen ilk adı ”kaya doruğu ülkesi” anlamına gelen Lagania’ydı. M.S. 491-518 yılları arasında hüküm süren Doğu Roma (Bizans) İmparatoru Anastasios’un ziyaretine atfen şehrin adı, Anastasiopolis (Anastasios Kenti) olarak değiştirilmişti.

Eski bir yerleşim yeri olan Beypazarı topraklarında, sırasıyla Hitit, Frig, Galat, Roma, Bizans, Anadolu Selçuklu ve Osmanlıların egemen olduğu biliniyor. Selçuklular döneminde Beypazarı, İstanbul-Bağdat yolu üzerinde önemli bir ticaret merkezi oldu. Osmanlı döneminde de önemi ve zenginliği devam etti. Yakın tarihte Ankara-İstanbul yolu Kızılcahamam yönüne kaydırılınca, önemini yitirdi ve gerilemeye başladı. Ancak Beypazarı, tarihi dokusu ve sakinlerinin yetenekleri sayesinde küllerinden doğmayı başardı.

BEYPAZARI KONAKLARI

Beypazarı’na ulaşmak için iki farklı yol var. İlki; Beypazarı’nın zenginliğine zenginlik katan eski İstanbul-Ankara yolu. Virajlı yolları seviyorsanız, yolculuğunuz boyunca muhteşem manzaralar size eşlik etsin de istiyorsanız, Sapanca’dan hemen sonra Akyazı sapağında otobandan çıkın. Akyazı-Mudurnu üzerinden devam edin, yol  sizi Beypazarı’na
götürecek. Ama ‘’yok, otoban dururken ne gerek var’’ diyenlerdenseniz, Ankara’ya kadar otobandan gidip, Ayaş sapağından çıkarak, Ayaş üzerinden Beypazarı’na ulaşabilirsiniz. Hangi yolla olursa olsun, Osmanlı Döneminde Beğ Pazarı olarak adlandırılan bu tarihi ilçeye ulaşır ulaşmaz, tarihi konaklarıyla yüz yüze geleceksiniz.

GUŞGANALI EVLER

Genellikle iki ya da üç katlı inşa edilen konakların bir özelliği de, ”çantı” olarak da bilinen ”guşgana” bölümünü de barındırmaları. Guşgana, evlerin en üst kısmında bulunan küçük bir bölüm. Sanki inşaat yarım kalmış hissi verse de bu bölüm, aslında kasten öyle inşa edilmiştir. Aile genişlediğinde ev bu bölümden itibaren büyütülmektedir. Bu zekice çözüm aslında başka işlevleri de beraberinde getirmiştir.

 

Yazın sıcak olması nedeniyle yiyecek kurutmaya, kışın da doğal buzdolabı haline geldiği için yiyecek saklamaya yarar guşganalar. Şimdilerde Beypazarı konaklarının bazıları restoran veya pansiyon olarak hizmet veriyor. Daha küçük olanları ise, yöresel gıda ürünlerinin satıldığı mağazalara ya da dünyaca ünlü Beypazarı gümüşçülerinin atölyelerine dönüşmüş.

GÜMÜŞ İŞLEMECİLİĞİ
Alında bir gümüş madeni yok ama 13. Yüzyıldan bu yana Beypazarı, gümüş işlemeciliği ile nam salmış. Bugün bu sanat yeniden canlandırılmış ve kentin tekrar marka haline gelmesinde en az konakları kadar etkili olmuş. Sanatın yeniden canlanmasını sağlayan ise gümüşçülerin kullanımı için oluşturulan çarşı. Burada gümüş ustaları bir araya toplanmış. Usta çırak ilişkisiyle telkâri sanatı kısa sürede yeniden canlanmış. El işçiliğiyle yapılan telkâri gümüşlerinin her biri ustalıkla oluşturulan birer sanat eseri aslında. Şüphesiz telkâri sadece Beypazarı’na özgü değildir ancak, burada üretilen takıların çok önemli bir farkı var.

Beypazarı´nın takıda sembolü ‘’tılsım’’dır. Tılsımın etrafı gümüşle süslenerek, kolye olarak takılır. Burada üretilen gümüş takılar, şimdilerde 18 ülkeye pazarlanıyor. Beypazarı’nda gümüş işlemeciliğinin yanı sıra geleneksel sanat dalları de yeniden canlandırılmış. Bakır dövmeciliği, el işlemeli cevreler ve sırma işlemeleri, ipekli el dokumacılığı, semercilik, saraçlık, demircilik ve dokumacılık bugün yeniden hayat buluyor Beypazarı’nda.

YEMEKLERİYLE DE ÜNLÜ

Beypazarı, yöresel yemekleriyle de ziyaretçilerini büyülüyor. Yemekler; sunumun zarafeti nedeniyle “İnce Takım” olarak adlandırılıyor. El yapımı tarhana çorbası, taş fırınlarda pişirilen etli güvec, etli dolma bu tarihi ilçenin tarihi konaklarında, acıkan ziyaretçilere sunulan yöresel yemekler. Eh bir de tatlı yiyelim derseniz, bir üreticinin vitrininde yazdığı gibi, 80 kat ince yufkadan hazırlanmasına rağmen ‘’depremden etkilenmeyen’’ baklavayı mutlaka denemelisiniz. Hamur tatlısı sevmiyorsanız yöresel başka bir tatlı olan höşmerimi da tercih edebilirsiniz.

BEYPAZARI KURUSUNUN YERİ AYRI

Az önce sıraladıklarımız yörenin tescilli yemekleri. Tescilli gıdalardan biri de Beypazarı Kurusu. Beypazarı dışında başka bir yerde üretilmeyen, tazeliğini bir yıl koruyabilen atıştırmalık Beypazarı Kurusu taş fırınlarda yapılıyor. Ve emin olun çayla birlikte çok iyi gidiyor. Beypazarı´ndaki zengin yemek kültürünün en önemli nedenlerinden biri, ilçenin tarım ürünlerinin zenginliği… Organik tarım bölgede hızla yaygınlaşıyor ve hedef verimli topraklarıyla Beypazarı’nı organik tarım merkezi haline getirmek. Bu arada not düşmekte fayda var, yediğiniz havuç muhtemelen bu toprakların ürünüdür, çünkü Türkiye´deki havuç
ihtiyacının yüzde 60´ını Beypazarı tek başına karşılıyor.

ZİYARET EDİLECEK YERLER
Beypazarı´na gittiğinizde Hıdırlık Tepesi’ne çıkmayı ihmal etmeyin. Panoramik bir şehir manzarası sunan bu tepe sayesinde, tarihi konakları ve coğrafyayı tüm ayrıntılarıyla seyredebilirsiniz. Restorasyonu tamamlanmış konaklarıyla Alaaddin Sokak şehrin en özel bölgesi. Bu sokakta kurulan tezgahlardan yöresel ürünler satın alabilirisiniz. İmaret
Meydanı’na gittiğinizde geleneksel el sanatlarını icra eden zanaatkarlarla tanışabilir, sohbet edebilirsiniz.

1683 yılında inşa edilen Suluhan Kervansarayı da görmeniz gereken yerlerden biri. Beypazarı Tarih ve Kültür Evi, Halk Evi’ni gördükten sonra uğrayacağınız ve yaşayan müze olarak bilinen Abbaszade Konağı’nda tarihi eşyaların yanı sıra yörenin en özel kıyafetleri olan “bindallı” örneklerini görebilirsiniz.

Beypazarı’nın yakın çevresi de keşif duygunuza tavan yaptıracak güzelliklerle dolu. Beypazarı´nın kuzeyinde yer alan İnözü Vadisi; doğal bitki örtüsü ve kültürel kalıntıları ile sizi büyülemeye hazır. Ormanla çevrili
Eğriova Yaylası da göz kamaştırıcı bitki örtüsü, pınarların oluşturduğu göleti ve ahşap evleriyle ziyaretçilerine güzel deneyimler sunuyor. Kente 10 kilometre uzaklıkta bulunan Tekke Yaylası ise temiz havası ve suyuyla huzur veriyor.

YANAL IŞIK
İlk yazımda siz değerli okurlara bir soru sormuştum: ‘’Bir filmi ya da diziyi izlerken kullanılan ışığa dikkat ettiniz mi hiç? Muhtemelen hayır. O halde dikkat etmenizi öneririm: Duygusal sahnelerde oyuncuların yüzlerinin yarısı daha karanlıktır. Neden mi?’’  Fotoğrafa meraklı olanlara ilk tüyom; YANAL IŞIK. Portre çekiminde sıklıkla baş vurulan bir ‘’ışık yönü’’… Portresi çekilen modelin yüzüne 85-95 derece ile yansıtılan ışığa yanal ışık deniyor. Bu durumda yüzün yarısı daha az ışık aldığı için karanlıkta kalıyor ve daha az pozlanıyor. Ve ortaya her türlü duyguyu başka bir açıklamaya gerek kalmadan yansıtabilen bir fotoğraf çıkıyor. Aşk, nefret, kızgınlık, mutluluk, şefkat; kısaca her türlü duyguyu yanal ışık kullanarak anlatabiliyoruz. İşte bu nedenle dizi ya filmlerde duygusal sahneler söz konusu olduğunda yanal ışık kullanılıyor. Peki yanal ışığı nasıl elde edeceğiz? Basit. Modelinizi ya da selfi çekiyorsanız kendinizi herhangi bir pencerenin önüne 90 derece açıyla yüzün yarısı pencereden ışık alacak) konumlandırın. Modelinizin karşısına geçin ve deklanşöre basın. İşte size yanal ışık. Diğer ışık yönleri neler mi? O da bir sonraki yazıda.

Selahattin NİZAM/Gazeteci-Fotoğraf Sanatçısı

Selahattin NİZAM/kentekrani

Youtube Kanalına Abone Olmak İçin Tıklayınız

www.kentekrani.com 11 Aralık 2020

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here