🎥 İlker DUMAN; Yabancı: İyi Bir Film, Ama Yer Yer Fazla Uzak

0

François Ozon’un Yabancı (L’Étranger) filmi, Albert Camus’nün 1942 yılında yayımlanan ve dünya edebiyatının önemli eserlerinden biri kabul edilen aynı adlı romanından uyarlanıyor. Camus’nün romanını sinemaya aktarmak başlı başına zor bir iş. Çünkü Yabancı, yalnızca yaşanan olayları anlatan bir roman değil; insanın dünyayla, toplumla ve kendi varlığıyla kurduğu ilişkiyi sorgulayan bir metin.

Ozon da bu zorlu metni birebir aktarmak yerine kendi sinema diliyle yeniden yorumlamayı tercih ediyor. Ortaya çıkan filmi genel olarak beğendim; ancak benim için ortalama bir film olarak kaldığını da söylemeliyim. Yer yer sıkıldığım bölümler oldu.

Romanın merkezindeki varoluşsal anlamsızlık ve yabancılaşma meselesinin filmde doğru bir şekilde ele alındığını düşünüyorum. Fakat bu anlatının bir noktadan sonra biraz boşlukta kaldığını hissettim. Söylenmek istenen düşünce açık; ancak film, bu düşünceyi seyircide aynı ölçüde güçlü bir karşılığa dönüştürmekte zaman zaman zorlanıyor. Camus’nün kitabını okurken zihinde oluşan o varoluşsal huzursuzluk, filmde yer yer daha mesafeli kalıyor.

Buna karşılık, filmin ırkçılık ve sömürgecilik üzerinden kurduğu anlatımı daha yerinde buldum. Romanın yazıldığı dönemle filmin bugünden baktığı tarihsel bağlam arasındaki fark burada hissediliyor. Ozon, Cezayir’deki Fransız sömürge düzeninin ve ırksal eşitsizliğin hikâyedeki yerini daha görünür hâle getiriyor. Bu yaklaşım, filmin yalnızca Camus’nün bireysel varoluş meselesiyle sınırlı kalmasını engelliyor.

Oyunculukları başarılı buldum. Özellikle karakterlerin duygularını büyük jestlerle açıklamak yerine daha kontrollü bir oyunculukla vermeleri, filmin atmosferiyle uyumlu. Erotizmin kullanımı da bana göre yerinde. Bu sahneler filmin dışına taşan, yalnızca seyirciyi etkilemek için eklenmiş unsurlar gibi hissettirmiyor.

Ancak filmin benim için en güçlü tarafı kesinlikle yönetmenliği ve görsel dili. Ozon’un kadrajları, ışığı, mekân kullanımı ve kamera tercihleri son derece başarılı. Bazı sahnelerde görüntünün kendisi anlatının önüne geçiyor. Siyah-beyaz görüntü kullanımı da filmin dönem duygusunu ve atmosferini güçlendiriyor. Ozon, Camus’nün edebi dünyasını yalnızca anlatmaya değil, aynı zamanda görsel olarak hissettirmeye çalışıyor.

Yine de Yabancı, benim açımdan romanın yarattığı etkiyi bütünüyle sinemaya taşıyabilmiş bir film değil. Camus’nün kitabında insanın anlamsızlık karşısındaki duruşu zihinsel olarak daha uzun süre okuyucunun peşinden geliyor. Filmde ise bu duygu zaman zaman görüntülerin estetik gücünün gerisinde kalıyor.

Sonuç olarak Yabancı, oyunculukları, erotik anlatımı, yönetmenlik tercihleri ve özellikle sanatsal çekimleriyle beğendiğim; ancak temposu ve varoluşsal anlatısının yer yer boşlukta kalması nedeniyle beni tamamen içine alamayan bir film oldu.

Kısacası: Eğer sinemada zaman zaman sıkılmayı göze alıyorsanız, Yabancı izlenebilir bir film. Hatta biraz sıkılmak isteyenlerin izleyeceği bir film olduğunu bile söyleyebilirim.

İlker DUMAN