Ülkenin yaşanası kentleri arasında birinciliği çoktandır başka illere kaptırmayan Eskişehir’in trafik plakası malumunuz 26… Böyle olunca; 2026 yılı da Eskişehir yılı oluverdi.
Kenti bazı yerlerde ikiye bazı yerlerde üçe bölen Porsuk nehri bizim gençliğimizde yatağına sığmaz sağına soluna zarar verirdi, nehrin durgun hali de kentte ağır bir koku bırakırdı. Bozkır kentinin bazen dinmez yağmurları, sokakları çamur içinde bırakırken, kış aylarında da soğuğuyla ünlü Eskişehir’in Porsuk’u da buz tutardı.

Şimdi Porsuk çok değişti. Yılmaz Büyükerşen’in vizyonu ve yerel yönetim anlayışında kentin plajı bile var. Porsuk’ta tekne ve gondollarla tura çıkılıyor. Kıyıları parklarla dolu. Sonbahar ve ilkbahar ayları Eskişehir’de bir başka oldu artık.
Porsuk bundan böyle bir de festival mekanı olacak.

Uluslararası Eskişehir Porsuk Festivali 2-6 Eylül tarihleri arasında yapıldı. Ulusal Kurtuluş Savaşı’nda İnönü ve Sakarya savaşlarına mekan olan bu topraklar 2 Eylül 1922’de düşman işgalinden temizlenmişti. Herşey bu tarihin unutulmaması için…
Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından kentin kültür, sanat ve sosyal yaşamını canlı tutmak amacıyla düzenlenen festivalin ilkine 20 ülkeden sanatçılar katıldı.

Porsuk kenarındaki sahnelerde yerel müzik gruplarının konserleri, halk oyunları ekiplerinin performansları ve akşam DJ yayınları ilgiyle izlendi.
Festival etkinlikleri Porsuk çevresinde, Adalar, Kentpark, Sümerpark, İskele26 gibi açık hava alanlarının yanı sıra; Haldun Dormen Sahnesi ve Sanat ve Kültür Merkezi gibi kapalı mekânlarda gerçekleşti.
Öyle gözönünde olmayı sevmeyen ama gençlerin pek sevdiği müzik gruplarımızdan biridir Pinhani…Adı zaten ‘gizli saklı’ anlamına gelen Farscadan türetilmiş… Pinhani’nin Kentpark’taki konseri çoşkulu geçti. Grubun şarkılarını biz yaştakiler bilmez ama gençler hep birlikte söyledi.

AVRUPA BAYRAĞINI ALDILAR, BAYRAĞI ZİRVEYE TAŞIYAN ŞAMPİYON KADIN VOLEYBOL MİLLİ TAKIMINI UNUTTULAR
Uluslararası Eskişehir Porsuk Festivali’nin Kentpark’taki kapanış konseri öncesi bir ödül töreni vardı.
Festivalin son gününde, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi tarafından Eskişehir’e layık görülen “Şeref Bayrağı” ödülünün takdim töreni yapıldı. Ödül, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’ye teslim edilirken Ünlüce, Eskişehir’in 25 yıl belediye başkanlığını yapan, Anadolu’nun bozkırında bir Avrupa kentinin kurucusu olan Yılmaz Büyükerşen’I sahneye davet etti.

Bu ödül, Avrupa Konseyi’nin yerel yönetimlere sunduğu Avrupa Ödülü sürecinin ikinci aşaması sayılıyor. Eskişehir 2025 yılında da “Avrupa Diploması” almıştı.
Büyükerşen “ Artık bu kentin Avrupa kenti olduğu telcillendi” dedi. Ünlüce ile birlikte bayrağı teslim aldı. Sonra Mor ve Ötesi’nin konser faslına geçildi. Ancak Eskişehir’de bu işler olurken, Türkiye’nin gözü İstanbul’daki voleybol şampiyonasının finalindeydi. Filenin sultanları zor da olsa; İtalya’yı yendiler ve Avrupa şampiyonu oldular. Yani bayrağımız Avrupa’nın gönderine çekilmişti.

Mor ve Ötesi bırak öteki tarafı, burnunun dibini göremedi ve voleybolcularımıza bir selam gönderip kutlamadı bile. Belediye yönetimi ve festival yetkililerinin de aklına gelmedi herhalde. Halkla İlişkiler ve medya okur yazarlığından sınıfta kaldılar, bu da böyle biline…
Cengiz ERDİL

















