Araştırma/Kelebekler yaşam alanlarını değiştiriyor. Uzmanlardan uyarı: ‘Bu değişim ekosistemlerde derin değişikliklere yol açar’

0

Yeni araştırmalar, bir erken uyarı türü olan kelebeklerin hareket hâlinde olduğunu, farklı türlerin coğrafi yayılım alanlarını genişlettiğini veya daralttığını ve rakım değiştirdiğini gösteriyor.

The Guardian’ın haberine göre genellikle “değişimin habercisi” olarak kabul edilen kelebekler, küresel ısınmanın çevrelerini yeniden şekillendirmesiyle hayatta kalmak için yaşadıkları her kıtada hareket hâlindeler.

Nature Ecology & Evolution’da yayınlanan küresel bir araştırmaya göre, her on türden biri coğrafi yayılım alanlarını genişletti veya daralttı ya da rakım değiştirdi. 

105 ülkeden bin 758 kelebek türünün yaşam alanlarındaki değişimin analiz edildiği araştırmanın ana yazarı Dr Shawan Chowdhury, sonuçların işaret ettiği, iklim değişikliği ve aşırı hava olaylarının yol açtığı değişimin ölçeğini “inanılmaz” olarak değerlendirdi.

Chowdhury, kelebeklerin bir erken uyarı göstergesi olduğunu belirterek, “Tüm gezegene bir uyarı sinyali veriyorlar. Eğer yaşam alanları bu kadar dramatik bir şekilde değişirse, bu ekosistemlerde de derin değişikliklere işaret eder” yorumunu yaptı.

Yer değiştiren kelebeklerin yaklaşık yüzde 80’i, sıcaklıklar yükseldikçe daha uygun alanlara taşınarak yaşam alanlarını genişletti. Araştırmaya göre bazı türler fazlasıyla hızlı bir şekilde hareket ederken, Chowdhury bunun daha az yaşanabilir alanlara göç anlamına gelebileceği konusunda uyardı.

Araştırmada, türlerin yayılım alanlarının tüm kıtalarda, özellikle de tropik bölgelerde genişlediği, daralmaların ise ağırlıklı olarak Avrupa ve Kuzey Amerika’da gerçekleştiği belirtildi. Rakım değişimleri ise neredeyse tamamen kuzey yarımkürede meydana geldi.

İklim değişikliği ve şiddetli hava olayları başlıca etken olduğu belirtilirken, habitat kaybı ve tarım gibi diğer faktörlerin bu değişimdeki rolü de vurgulandı. 

Chowdhury, küresel ölçekte kelebek koruma planlarının hareket hâlindeki türlerin de ihtiyaçlarını karşılaması gerektiğini vurgulayarak, “Türlerin ne yaptığını, nereye gittiklerini ve onları nasıl koruyabileceğimizi anlamak için, özellikle tropik bölgelerde, acilen sistematik küresel bir izlemeye ihtiyacımız var” görüşünü belirtti.