İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, iktidardaki Sosyalist İşçi Partisi (PSOE) içinde yürütülen ve partiye yönelik yolsuzluk soruşturmalarını baltalamayı amaçlayan gizli bir “köstebek ve sabotaj” ağından haberdar olduğu yönündeki iddiaları kesin bir dille reddetti.
Milli Mahkeme tarafından yürütülen ve İspanyol medyasında “Leire Vakası” olarak adlandırılan soruşturmada, sızan polis raporlarına göre Başbakan Sanchez’in köşeye sıkıştırılması amaçlanıyor. Sivil Muhafızlar’ın (Guardia Civil) yani İspanya Jandarması tarafından hazırlanan fezlekede, Başbakan Sanchez’in, kendi yakın çevresi ve ailesine uzanan yolsuzluk davalarını sabote etmek amacıyla parti içinde kurulan yasa dışı bir şebekenin faaliyetlerinden “bilgi sahibi” olduğu iddia edildi.
Sağ Muhalefet Parti İçindeki İddialara “Lağım Operasyonu” Diyor
Soruşturmayı yürüten Yargıç Santiago Pedraz’ın hazırladığı adli özete göre, yasa dışı şebekenin merkezinde Sosyalist İşçi Partisi’nin eski Teşkilat Sekreteri Santos Cerdán ile partinin “siyasi tamircisi” veya “lağım işçisi” (fontanera) olarak nitelendirilen eski bölgesel yetkili Leire Díez yer alıyor. Ağın, özellikle Başbakan’ın kardeşine ve partinin üst düzey isimlerine uzanan akaryakıt kaçakçılığı ile kamu ihalesi yolsuzluğu davalarını rayından çıkarmayı hedeflediği iddia ediliyor.

İspanya Jandarması İktidar Ortağı Parti’nin Yöneticilerini Dinlemiş
Jandarma tarafından takibe takılan telefon görüşmelerinin değerlendirilmesine göre, zanlılar hükümet başkanı için kullanılan samimi bir ifade olan “Presi” (Başkan) kelimesini zikrettiler. Yine iddiaya göre, Sanchez’in de bu hareketlerden ve plandan haberdar olduğu rapor edildi. Şebekenin, davalara bakan hakim ve savcılar hakkında “itibar suikastı” yapmak üzere kompromat (şantaj malzemesi) topladığı, hatta yolsuzluk soruşturmalarını yürüten polis şeflerini itibarsızlaştırmak için Sivil Muhafızlar’ın (yani jandarmanın) siyasi olarak atanmış genel müdürüyle gizli toplantılar organize ettiği iddia ediliyor.

İktidar Partisinin Genel Merkezi Basıldı
Milli Mahkeme, bu operasyonun finansmanının bizzat PSOE tarafından paravan şirketler ve sahte faturalar aracılığıyla karşılandığını ileri sürüyor. Müfettişler, parti bütçesinden bazı avukatlara sabotaj ve bilgi sızdırma faaliyetleri kapsamında yüz binlerce avro aktarıldığını tespit etti. Nitekim yargıç talimatıyla 26 Mayıs 2026’da polis, delil toplamak amacıyla PSOE’nin Madrid’deki genel merkezine (Ferraz) baskın düzenleyerek arama yapmıştı. Soruşturmanın derinleşmesiyle İçişleri Bakanı Fernando Grande-Marlaska da bir açıklama yaparak, emrindeki polis şeflerinin adli soruşturmalara müdahale ettiğinden haberdar olmadığını ve böyle bir şeye asla müsamaha göstermeyeceğini savunmak zorunda kaldı.

Avrupa’da Yargı Kıskacında İsrail Karşıtı “Sıradışı” Bir Hükümet
Pedro Sanchez, 2018 yılında muhafazakar Halk Partisi (PP) hükümetinin büyük bir yolsuzluk davasında suçlu bulunmasının ardından, İspanya siyasetini “temizleme” ve yolsuzlukla mücadele etme vaadiyle gensoru önergesi vererek iktidara gelmişti.
Pedro Sanhez, özellikle dış politikada Avrupa’daki diğer benzeri siyasi oluşumlara tezat, ABD ve İsrail’den gelen baskılara göğüs germiş, özellikle İsrail’in Gazze’deki soykırımına karşı çıkan bir lider olarak dikkat çekmişti. Sanchez Türkiye’de CHP’ye yönelik operasyonlara da karşı çıkmıştı.
Sanchez’in sekiz yıllık başbakanlık sürecinde, bizzat kendi partisi ve yakın çevresi ardı ardına yargı kıskacına girmişti.

İspanya’da yargının siyasi hesaplaşmalar için bir araç olarak kullanıldığı iddiaları daha önce de sıklıkla gündeme gelmişti. Sanchez, geçmişte de sağcı ve aşırı sağcı unsurların, yargı mekanizmalarını kullanarak azınlık koalisyon hükümetini düşürmeye çalıştığını savunmuş ve muhalefeti sistematik bir “çamur makinesi” işletmekle suçlamıştı. Nitekim Sanchez’in eşi Begoña Gómez’e ticari nüfuz ticareti, kardeşi David Sanchez’e ise usulsüz kadro tahsisi suçlamalarıyla açılan davaların, aşırı sağ bağlantılı “Manos Limpias” (Temiz Eller) adlı bir oluşumun şikayetleriyle başlamış olması, hükümet tarafından “yargı yoluyla darbe” girişimi olarak yorumlanmıştı. Hatta Başbakan Sanchez, eşine yönelik suçlamaların ardından geçtiğimiz dönemde istifa etmeyi düşünerek beş günlük bir “tefekkür süresi” ilan etmiş ve halkın “göreve devam” gösterileri üzerine görevde kalma kararı almıştı.
Siyasi Yansımalar
Milli Mahkeme özetinde yer alan bu iddialar henüz hukuki olarak kanıtlanmamış olup, adı geçen tüm şüpheliler yargı süreci boyunca masumiyet karinesinden yararlanmaya devam ediyor. PSOE yönetimi, Leire Díez hakkında henüz resmi bir parti içi suçlamada bulunmadıklarını ve davanın henüz ön inceleme aşamasında olduğunu açıkladı.
Sanchez ise baskılara boyun eğmeyeceğini, erken seçime gitmeyeceğini ve normal görev süresinin dolacağı 2027 yılına kadar iktidarda kalacağını vurguladı.

















