Almanya İzlenimleri (Köln) 3   

0

Almanya İzlenimleri (Köln) 3   

Köln, Münih’i saymazsak Braunschweig ile birlikte Almanya’ya ait bildiğim sayılı kentlerden biriydi. Daha coğrafya dersinde bile görmemiştik. İlkokul zamanlarıydı. 1960’ların ortası. Benim twisti öğrendiğim ve düğün salonlarında oynadığım zamanlar. Köln’ü Klemans dolayısıyla biliyordum. O, eniştemin yeğeniydi ve hemen hemen aynı yaştaydık. Birbirimizin dikkatini çekerdik sanırım. İnce kırılgan bir yapısı vardı. Ne zaman annemin ablama yaptığı yiyecekleri götürmek için Kurtuldu sokaktaki ablamın da oturduğu evlerine gitsem tesadüf müdür o açardı kapıyı. Bu satırları yazarken anılar canlandı zihminde her şey uçup gitmiyor sanki. İnsan yeri geliyor hatırlıyor. O da beni düşünmüş müdür hiç bilmem. Bildiğim babası İtalyan kökenliydi; adı da Carlo’ydu. Köln’de çalışıyordu. Sonra ailecek oraya yerleşmişlerdi. Braunschweig’de ise ablam yaşıyordu. O zaman zaman kart yollardı, Köln’ü oradan biliyordum.

Almanya’da gezdiğim kentlerin ruhu vardı. Gelenek ile modernlik arasındaki sürekliliği korumayı başarmışlar bir dönemin ünlü deyişiyle “sözde değil özde” geleneğe sahip çıkmışlar, kentlerin dokusunu korumanın sentezini gerçekleştirmişler. Biz belki de yaşadığımız kentlerdeki ruhsuzluğa alıştığımızdan gördüklerimiz, yaşadıklarımız olağan geliyor. Ruhsuz ama bedenli şehirler bizim uzun zamandır kabullendiğimiz gerçeğimiz. Bence “yiğit yattığı yerden belli olur” sözünü yiğitliğe gerek duyulmayan çağımızda “insan yaşadığı kentlerden belli olur”a dönüştürmek lazım. Bizim halimiz, pür melalimiz ortada: Sözde gelenekçi, özde bundan fersah fersah uzaktayız.

Köln Katedrali

Nüfusu bir milyonu aşan Köln’de nereye giderseniz gidin şehrin neredeyse her noktasında Katedrali haşmetiyle sizi karşılıyor. Yüksekliğinin 157 metre olmasının payı büyük bunda. Yapımına 13’üncü yüzyılda başlanılan Katoliklerin ibadet etmesi için açılan Gotik tarzdaki çift kuleli katedralin yapımı 19’uncu yüzyılın sonuna doğru 632 yılda tamamlanabilmiş. Kaynakların yetmemesi ve savaşlar nedeniyle katedralin yapımı bu kadar uzun sürmüş. Ama tamamlanışlar. Benim aklıma 1970’lerde seçim dolayısıyla temeli atılan ama yapımı sürdürülmeyen projeler geldi. Milliyet gazetesinde bir dizi olmuştu. Şimdilerde medyanın geldiği konum nedeniyle pek yapılamayan araştırmacı gazetecilik örneğiydi.

Köln katedrali, 163 metre uzunluğundaki Ulm Katedrali’nden sonra Avrupa’da ikinci sırada yer alıyor. Katolik kiliselerin temel özelliği Hıristiyanların kutsal sembolü haç formunda yani uzun dikey eksen, daha kısa yatay eksen olarak yapılması.

Köln Katedrali

Bizim ziyaret ettiğimiz de çevresinde kuyruk vardı. Şehrin sembolü ve en nemli yapılarından biri olunca herkes o anı ölümsüzleştirmek istiyor doğal olarak. Biz de bir anı olsun deyip modaya uyduk ve öz çekim yaptık. İkinci Dünya Savaşı’nda bombalanan bölümleri restore edilmiş. Köln Katedrali’nin rengi hava kirliliği ve güvercinlerin dışkısı nedeniyle siyaha dönüşmüş. Bu konuda şimdilik herhangi bir çalışma yok. Katedralin içi de oldukça etkileyiciydi.

Köln Katedrali/Kemal Aslan

Hafta sonu olduğundan Ren nehri kenarındaki parkta insanlar oturup bir şeyler yiyor ve içiyorlardı. Kimse kimseye de karışmadı.

Köln’e gidip de Hohenzollern Köprüsü’nden geçmek olmazdı. 1907 yılında temeli atılan köprünün yapımı 4 yıl sürmüş. 4 kemerli demir-çelik kullanılarak yapılan köprünün uzunluğu 409 metre genişliği ise 29… Köprüden yayaların ve bisiklet kullananların geçmesi için de gerekli olan alan yaratılmış.

Hohenzollern Köprüsü

Amsterdam’da da görmüştüm burada da âşıklar köprüye adlarının baş harflerini yazarak kilitli biçimde anahtarlar bırakmışlar. Farklı türde ve boyutta anahtarlar var. Köprünün bir yanında yer kalmadığından girişine de anahtarlar konulmaya başlanmış. İlk ne zaman başladı bu gelenek, kaç yıldır sürüyor bu konuda bilgi alabileceğim biri olmadı. Belki de benim eksikliğimden oldu. Hohenzollern Köprüsü nasıl Ren Nehri’nin iki kıyısını birleştirmiş ise anahtarların kilitli olması da âşıkların birlikteliklerinin sürmesi anlamına geliyor.

Hohenzollern Köprüsünde Anahtarlar

Bir tür çağdaş araçlarla olması istenilen bir dileğin modern görünümü. Anadolu’da bazı ağaçlara farklı renklerde kurdele asma geleneği vardır. Ona benzer bir ritüel. Acaba Türklerden de var mı diye baktım. 1987 yılında Kadir ile Leyla bir anahtar bırakmış. Sevdası karşılıksız kalan da kara bir anahtar bırakmış. Paslanmış çoğu. Bunlar zamanla ağırlık yaptığından köprünün dengesi bozulmasın diye zaman zaman kesilerek alınıyormuş. Buraya anahtar bırakan kaç çift acaba âşık olduğu kişiyle yaşamını sürdürüyor onun yanıtı yok ama zaman geçse de bir aşkın izi şimdilik burada yaşıyor. Belki yıllar sonra buraya anahtar bırakan biri yanındaki farklı biriyle o günleri anımsayacak. Çünkü her aşk bir iz bırakır unutulsa da.

Köln Üçgeni

Köln’de olup da ona panoramik açıdan bakmak olmazdı. Biz de bu fırsatı 103 metre yüksekliğindeki Köln Üçgeni denilen modern mimari yapının çatı katında bulduk. Şehrin manzarası etkileyiciydi. Üstelik camlarda baktığınız yönde hangi yapıların bulunduğuna ilişkin kısa enformasyon da vardı.

Şehre yukarıdan bakınca geleneksel yapıların yanı sıra çok modern binaların da çoğalmaya başladığını saptamak mümkün. Yeni yıkılan bir alanda inşaat çalışmalarına başlanmış bile.

Köln Früh Kölsch Birası

Köln’de anti-faşist tutumu sürdüren bir birahane gördüm. Üzerinde Nazilere bira yok afişi vardı. Kişiler gibi mekânların da yaşayan bir tarihi, kişiliği varmış, burada daha net öğrendim. Köln’deki bu küçük meydanda dört katlı binanın ilginç bir tarihi var.

Köln Früh Kölsch Birası

İlki 1721 yılına ait. Üçüncü kat 1. Dünya Savaşı’nda yani 1914 yılında yapılmış. Dördüncü kat ise 2. Dünya Savaşı’nda bombalar nedeniyle yıkılmış ve yeniden 1954 yılında hizmete açılmış. Kendinden önceki mimari anlayış çerçevesinde aynı formu koruyarak. Bizde pek rastlanılmayan bir durum.

Ren Nehri’nden ulaşımda yararlanılıyor. Köln-Düsseldorf arasında çalışan bir feribot iskelede duruyordu. Hafta sonu olduğundan Ren nehri kenarında yürüyüş yapanlar da çoktu.

Bu kadar gezince insan biraz soluklanmak istiyor. Sadece Köln’de bulunan Früh Kölsch birasını tarihi binasında deneme fırsatı buldum. En az bir asırlık bu tarihi binada kimler gelip bira içmemiştir ki? Almanya’nın karışık kaotik geçmiş tarihi de düşünülürse burada ne tür etkinlikler olmuştur. Früh Kölsch birasının karbondioksiti az. O nedenle 25 santilitrelik limonata bardaklarına benzer bardaklarda servis ediliyor. Bardağınız boşaldığında üzerini altlıklarla kapatmadığınızda ya da bardağınızı ters çevirmediğinizde hemen bir bira daha servis ediliyor. Bana Şanlıurfa ve Mardin’de mırra içme ritüelini anımsattı. İçimi hafif bir bira.

Alış-veriş yapılan Köln’ün en yoğun, yayaların tercih ettiği bir caddeyi de gördüm. İstiklal benzeri ama yoğunluk o kadar yok. Fakat çoğu bilinen markaların işyerleri var. İnsanların buraya uğramalarının bir nedeni de bu.

4711 Numaralı Bina

Köln’de en ilginç bina Napolyon döneminin izlerini taşıyan bina. Şimdi 4711 numaralı adıyla parfüm ürünleri satılıyor. Napolyon’un Köln’ü fethettiği zaman –  8 Ağustos 1792-ilk işi binaları numaralandırmak olmuş.

Napolyon Dönemini Anlatan Levha

4711 adı da o dönemden kalma.  Almanlar o döneme ait izleri silmemiş korumuş. Bu binanın üstünde mekanik bir saat var. Bir saatte bir iki Fransız asker ellerindeki bayraklarla nöbet değiştiriyor.

Opera Binası

4711 numaralı binanın karşısında estetik zevkten yoksun modern anlayışla yapılmış Opera binası var. Şimdilerde restorasyon sürüyor. Ama dışarıdan etkileyici bir yanı yok. Ancak işlevsel bir yapı. Burada tiyatro ya da opera oynayacak oyunların kalabileceği odalar da bulunuyor. Yani sanatçılar için konaklama hizmeti de düşünülmüş.

Üç Maymun Heykeli

Köln’de dolaşırken üç maymun heykellerine de rastladım. Yaşanılanlara sessiz kalmak, suskunluk içinde olmak… Yani görmezden, duymazdan, söylemekten gelmek… Süregelen insanlık hali… Sonra aklıma düşen Nazım’ın dizeleri “Hava kurşun gibi ağır…” İnsan bir gezide de olsa  kendi hallerini taşıyor, yaşıyor…

(Devam Edecek)

Kemal ASLAN

(Devam edecek)

Kemal ASLAN/Gazeteci-Yazar

Kemal ASLAN/kentekrani

Youtube Abone Olmak İçin Tıklayınız

www.kentekrani.com 7 Mart 2024

Yazarın Tüm Yazıları