Enkazda kalmak da bir insan hakkı ihlali!

0

Enkazda kalmak da bir insan hakkı ihlali!

Yerel seçim yaklaştıkça siyasi atmosfer de giderek geriliyor. Muhalefetteki partilerin ittifak yapmak şöyle dursun birbirini rakip gören söylem ve tavırları ‘parçala-böl- kaybet’ doğrultusunda ilerliyor. CHP’nin temasta olduğu DEM Parti ile AĶ Parti’nin görüştüğü Yeniden Refah Partisi’nin alacağı kararların seçim sonucuna etkisi önemli olduğundan yol haritaları merakla bekleniyor.

Her ne kadar siyasi partilerin seçim ittifakları, sonucu manevra boyutunda etkilese de seçmenler için açıkladıkları seçim vaatleri önemli olsa gerek.

Partilerin yerel seçimle ilgili vaatleri de ne kadar ileri giderse gitsin hiçbiri depremlerdeki yıkımların bir daha yaşanmasını engelleyecek dönüşümün sağlanması kadar değerli olamaz.

-BİR YIL OLDU-

Geçen 6 Şubat’ta meydana gelen büyük depremlerin üzerinden tam bir yıl geçti.  9 saat arayla 7.8 ve 7.6 büyüklüklerinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli iki depremde bölgedeki 11 şehir etkilenmiş, 50 bin kişi can verirken 110 bine yakın kişi de yaralanmıştı. 35 bini aşkın binanın yıkıldığı depremlerde daha fazlası da ağır hasar almıştı.

Bu davalar halen devam ederken imarla ilgili söz sahibi bazı yetkililerin partilerince yeniden belediye başkanlıklarına aday gösterilmeleri bu yöndeki vaatlerinin samimiyetini sorgulatıyor.

Deprem bilimci Prof. Dr. Naci Görür’ün sık sık dile getirdiği gibi belediye başkan adaylarını deprem planlarına göre değerlendirmenin tam zamanı. Oyumuzu buna göre vermeyi halâ yapamıyorsak olası kayıplarda artık kendimizi de suçlamalıyız.

-HAYATTA KALANLAR SANKİ YAŞIYOR MU ? –

Depremlerde yitirilenleri sayıyla ifade etmek dahi insana acı verirken o ailelerin çektiğinin tarifi imkansız. Depremlerin vurduğu yuvalarda yarattığı yıkımın şiddeti ölçülemez.

Yakınlarını toprağa verenler…

Enkazdan canlı çıkıp uzuvlarını yitirenler…

Sakat kalanlar…

Enkazda kalan anılar…

Altın değerindeki anı fotoğraflarının arandığı anlar…

-ÏNSAN HAKKIMIZ-

Yaşamak birinci derecede en temel insan hakkımız.

10 Aralık 1948 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nde yaşam hakkı onaylandı.

Tabii ki bu olmadan başka haklara sahip olmaktan söz edemeyiz.

Sadece yaşamak değil vücut bütünlüğümüzün korunması da bir insan hakkı ve anayasalarda mevcut. Bizim anayasamızın 17. Maddesi’nde de ‘herkes yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir’ yazılı.

Vücut bütünlüğümüzün korunması maddesiyle işkencenin önlenmesi, insanın kobay olarak kullanılmaması vs. amaçlansa da çürük zemine çürük bina yapanların, bunlara göz yumanların da bu haklarımızı ihlal ettiği şüphesiz.

Ve devletin

Ïhlaller meydana gelmeden önlem alma görevi var!

Üzerinde yaşadığımız topraklarda13 milyon yıldır deprem olduğunu ve de olacağını bildiğimize göre, devletin yaşam ve vücut bütünlüğümüzü koruma görevini yerine getirmesini istiyoruz.

Zeynep Nurten UZER/Gazeteci-Yazar

Zeynep Nurten UZER/kentekrani

Youtube Abone Olmak İçin Tıklayınız

www.kentekrani.com 4 Şubat 2024

Yazarın Tüm Yazıları