COŞKUN KARTAL: “ANKARA’DA BİR GARİP ORHAN VELİ”/KİTAP/ ÖZKAN ARAS 

0

COŞKUN KARTAL: “ANKARA’DA BİR GARİP ORHAN VELİ”/KİTAP/ ÖZKAN ARAS 

“Üç Nal Lokantasının orayı insanlara çekici kılan ‘doğulu tarzı’ bir de tanıtımı vardır: Üç Nal’a Gelen Dört Nala Gider!”

1946 yılının mayıs ayında, Ankara’da Anafartalar caddesine çıkan sokaklardan birinde , Konak sokakta yeni bir meyhane açılır.

Meyhanenin adı Üç Nal Lokantasıdır.

Sahibi, Şinasi Baray’dır. Mekanı ailesine ait  konağın eskiden ahır olarak kullanılan alt katında açmıştır.

Şinasi, dönemin bir çok ünlü yazar ve edebiyatçısının ve sanatçısının deyim yerindeyse “kankası”dır.

Ve kısa zaman içinde meyhane, bu çevre için her akşam uğranılan, “bayanların da gelip içki içebildiği , batı tarzına yakın” bir uğrak halini alır.

Batı tarzı Üç Nal Lokantasının orayı insanlara çekici kılan “doğulu tarzı” bir de tanıtımı vardır.

“Üç Nal’a Gelen Dört Nala Gider!”

Kimler yoktur ki müdavimler arasında:

Hasan Ali Yücel, Sabahattin Eyüpoğlu, Ahmet Hamdi Tanpınar, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Refik Halit Karay, Yahya Kemal Beyatlı, Yaşar Kemal, İlhan Berk, Ümit Yaşar Oğuzcan, Can Yücel, Münir Nureddin Selçuk , İbrahim Çallı,  Nuri İyem, Cahide Sonku, daha çocuk yaşta oraya gelip lokantanın herkesin bir şeyler karaladığı ünlü defterine “burayı çok sevdim” diye yazan İdil Biret ve başka tanınmış şair,yazar, edebiyatçı, ressam, müzik insanı…

Garip adı verilen şiir akımının öncüleri Oktay Rıfat, Melih Cevdet Anday ve İstabul’da doğup yaşanının on üç yılını geçirdikten sonra ailesiyle Ankara’ya taşınıp ölünceye kadar burada yaşayan Orhan Veli Kanık.

Şiirlerinde İstanbul’u dile getiren, edebiyat ve şiir severlerin algılarında “İstanbul şairi” izleniminin yer ettiği Türk şiirinde yüzlerce yıllık kalıpları kırıp yeni bir çığır açan “Ankaralı” şair Orhan Veli.

Ankara’da uzun yıllar yaşayıp İstanbul’a döndükten kısa süre sonra bir haftalığına geldiği başkentte bir belediye çukuruna düşüp yaralanan, daha sonra gittiği İstanbul’da henüz 36 yaşındayken hayatını kaybeden Orhan Veli Kanık.

(Orhan Veli, Şinasi bey’in yakın arkadaşı olması nedeniyle, Üç Nal Lokantası’nın ahırdan meyhaneye dönüştürülme sürecini de yakından izlemiş, tadilat sürerken sık sık oraya gitmiştir. Tadilatın bitmesine yakın, bir gün Şinasi Baran, babaannesini eski ahırı ne hale getirdiğini göstermek için mekana getirir. O esnada Orhan Veli, bir direğe dayanmış ufak ufak demlenmektedir. Babaanne ona bakar ve “biz işte bu direğe merkebimizi bağlardık” deyiverir!)

*         *.          *

Bugünlerde elime alıp bir türlü  bırakamadığım bir  kitap var .

Dorlion yayınlarından çıkan adı, Ankara’da Bir Garip Orhan Veli.

Yazarı, tam dört yıl boyunca büyük ozanın izlerini takip ederek titiz bir çalışmayla bizleri sokak sokak  O’nun yaşadığı 1950 öncesi yılların Ankara’sına götüren  arkadaşım Özkan Aras.

Özkan, alışılmamış tarzdaki yapıtında, “baş kahraman” Orhan Veli Kanık’ın hayatını aktarmakla kalmıyor , okuru o dönem Ankara’sının sokaklarında dolaştırıyor.

Yine o dönemin cumhuriyet tarihine damga vurmuş tanınmış isimleriyle karşılaşıyoruz.

Özkan Aras, kitabının arka kapağındaki tanıtım yazısında  okurlara “1950 öncesi Ankara’sının ünlü karakterleriyle Orhan Veli’nin ayak izlerinde buluşturma” vaadinde bulunuyor ve şöyle diyor:

“Kimi zaman Konur Sokak’ta, kimi zaman Karanfil Sokak’ta, kimi zaman Sağlık Sokak’ta, kimi zaman Hanımeli Sokak’ta, kimi zaman İzmir Caddesi, kimi zaman Posta Caddesi, Hükümet Caddesi, Yüksel Caddesi, Atatürk Bulvarı, Ataç Sokak, Sümer Sokak,  HataySokak’ta…

Kürdün Meyhanesinde iki tek atıp, Özen’de ‘Garip’leşeceğiz. Mutlu’da gülüp, Şükran’da hüzünlenecek, Üç Nal’a gelip dört nala gideceğiz!…”

Özkan Aras, her bakımdan doyurucu bulduğum Ankara’da Bir Garip Orhan Veli adlı kitabında şairle ilgili bir çok anekdot’a da yer  veriyor.

Şair, Charles Gros’un ünlü şiiri Çirozname’yi Türkçe’ye çevirdiği günlerde Üç Nal Lokantasına gider.

İkinci Yeni adlı şiir akımının öncülerinden sayılan şair İlhan Berk’de oradadır.

“Kafası biraz iyi” olan İlhan Berk, önündeki meze tabağından aldığı bir çiroz’u Orhan Veli’ye fırlatır.

“Al ulan sana çirozname!”

Ortalık bir anda gerilir.

Sonra oradaki diğer müşterilerin araya girmesiyle mesele tatlıya bağlanır.

Üç Nal’a gidilip dört nala dönülmemiş olur !

Coşkun KARTAL/Gazeteci

Coşkun KARTAL/kentekrani

Youtube Abone Olmak İçin Tıklayınız

www.kentekrani.com 24 Aralık 2023

Yazarın Tüm Yazıları