Füsun ALTINOK; ‘Yeni Nesil’ Arınma

0

Yenilikler söz konusu olunca konu her ne olursa olsun başına mutlaka bir “Yeni nesil” deyimini iliştirmek moda oldu. Yeni nesil teknoloji, yeni nesil görgü kuralları, yeni nesil meyhane, yeni nesil komedyen, yeni nesil içecek…

Yeni nesil parantezine alınca olay popülerlik kazanmış, gelenekselin dışına çıkmış, verileri akıllıca işleyip üst düzeye taşımış yaklaşım kastediliyor. Fakat ne hikmetse bu popülerlik, ürünü veya kurumu yukarı taşımadığı gibi aksine düzeyini aşağı doğru çekiyor.

Zaten çok eski zamanlardan beri yeni nesil öyle göklere çıkarılmaz, “zamane” sözcüğünde bile bir kınama hissedilir.
Yeni neslin ahlakı eleştirilir, değerlerden uzaklaşması sorgulanır, halen z kuşağına çamur atanlar, bu çocukları kendileri yetiştirmemişler gibi suçu yine çocuklara yüklüyorlar. Yarı çıplak gezen kızları, taşkın delikanlıları eleştirip duruyorlar. Madalyonun diğer yüzü, gençler de ebeveynleri beğenmiyor. Ortalıkta bitmeyen bir Badesu ve Berkecan kavgaları var.
Yeni nesil aile, yeni nesil ebeveynler ve bitmeyen çatışmalar. Yapay zeka çocuklarının hazımsızlıkları…

Aslında yetişkinlerin “Yeni nesil çok saygısız ve sorumsuz” yargıları insanlık tarihi kadar eski. Muhtemelen Cilalı Taş Devrinde de ebeveynler çocuklarına çemkirip duruyorlardı.
Çok geri gittik diyelim, Ahmet Haşim, ‘O Belde’ şiirinde bundan dem vuruyor;
“…. Melâli anlamayan nesle âşinâ değiliz.
Sana yalnız bir ince tâze kadın
Bana yalnızca eski bir budala
Diyen bugünkü beşer,
Bu sefîl iştihâ, bu kirli nazar,
Bulamaz sende, bende bir ma’nâ,…”

Kuşak çatışmaları, ekonomik zorluklar, ülkesel çaresizlikler derken herkes kendi çıkış yolunu arıyor. Psikolojik destek arayışlarına ek olarak bir de ruhsal detoksları tercih edenler var.

Ruhsal temizlik.

İşte bunlardan biri, bilinçaltı temizliği. Theta Healing ve Çekim Yasası gibi başlıklarla ele alınıyor.

Bunu uygulayan ve hararetle savunan taraftarlar var. Çocukluktan veya aileden kalan olumsuz kök inançların temizlenebileceğine inanıyorlar. Örneğin para bana nereden gelecek, yanlış coğrafyada doğmuşuz, sülalede kimin yüzü gülmüş ki gibi sabit fikirleri olanları alıyorlar, olumlama cümlelerini belletiyorlar, üstüne bir kaç doz da meditasyonla kişiyi pirupak ediyorlar. (Bu onların iddiası.)

Gelelim bunları eleştirenlere. Bu durumu bilim insanlarının ‘plasebo etkisi’ veya ‘sahte bilim’ (pseudoscience) değerlendirmesi olarak görüyorlar. Bu spiritüel danışmanların uygulamalarına da “modern keriz silkelemesi” diyorlar. Ben demiyorum, onların söylemi…

Bir kesim de var ki, bu ruh arınması aktivitesinin tasavvufla olabileceğini ileri sürüyorlar.

Bu eylemleri yaşam biçimi haline getirmiş kişiler önemli hedefin “aurayı korumak” olduğunu belirtiyorlar. Bunu artık o kadar içselleştirmişler ki, ofislerinde “Bugün çok freşim ama aurama bir baksana”, “senin auran kızarmış” gibi diyaloglarını duyanların şaşkınlığı. İçlerinin fesat olmasından kaynaklı. Yoksa onlar bedenin çevresini saran hareden söz ediyorlar.

Zihinsel arınma.

Zihinsel arınma ve dijital arınma için akşam yatmadan önce telefonun bildirimlerini kapatmak ve videoları izlememek öneriliyor. Zihni zehirliyormuş. Aralıklı oruç, mekansal sadeleşme de öneriler arasında. Hatta işi ileriye götürüp “Yedi nesil geriye arınma” gibi spiritüel kamplara katılanlar var.

Herkesin kendi meşrebince bir arınmaya girmesinde bir sakınca yok. Yeter ki büyük meblağlarla “silkelenmelerle”savrulmasınlar.
Bir uzmanın söylediği, benim de aklıma yattı. Her on yılda bir güncelleme geliyormuş bedenimize, karakterimize. Yeni ben güncellemesi. Sevdim bunu. Fakat hangi sürümü kullanıyorum, henüz bilmiyorum. Araştıracağım…

Füsun ALTINOK