Sırbistan siyasetinde 14 yıldır süren Aleksandar Vucic ve Sırp İlerleme Partisi (SNS) iktidarı, sokaktan yükselen ve tabana yayılan benzeri görülmemiş bir gençlik dalgasıyla sarsıldı. Novi Sad’da 16 kişinin ölümüne yol açan tren garı faciasının ardından patlak veren, daha önceki haksızlar ve anti demokratik baskılarla birikip patlayan öfke, geleneksel muhalefetin kısır döngüsünü kırarak kusursuz örgütlenmiş bir “sandık devrimine” dönüştü. “Öğrenci Listesi – Öğrenciler Kazanıyor” (SL) çatısı altında birleşen gençlik hareketi, Vucic’in tüm baskı ve medya ablukasına rağmen erken seçimlerde tarihi bir zafer elde ederek iktidarı değiştirdi.

Skandalı Hafife Alan “Kibirli” İktidarı Yıkılmaya Götüren Süreç
Sırbistan’daki bu sismik kırılmanın fitili, uzun süredir biriken toplumsal hoşnutsuzlukların ve Novi Sad’daki tren istasyonu faciası sonrasında yetkililerin sergilediği skandal kayıtsızlığın birleşmesiyle ateşlendi. İktidarın kibri ve olayların üstünü örtme çabaları, toplumun her kesiminden büyük bir öfke dalgası yarattı. Geleneksel muhalefet partilerinin bu kitlesel öfkeyi kanalize etmekte yetersiz kalması, inisiyatifin doğrudan gençlere ve üniversitelere geçmesine zemin hazırladı. Aylarca süren kitlesel protestoların ardından sıkışan Vucic yönetimi, Cumhurbaşkanlığı görevinden istifa edip başbakanlık için erken seçim kumarına başvursa da bu hamle gidişatı tersine çeviremedi. Erken genel seçimlerde sandığa giden seçmenler rekor bir katılım oranıyla değişimden yana oy kullandı. Seçim gecesi kameraların karşısına geçen Aleksandar Vucic, Öğrenci Listesi’nin parlamentoda yaklaşık 135 sandalye kazandığını, kendi koalisyonunun ise 105 civarında kaldığını belirterek yenilgiyi resmen kabul etmek zorunda kaldı.

Gençlik Hareketinin Kampanya Stratejisi ve Benzersiz Aday Seçme Düzeni
Öğrenci hareketinin başarısının arkasında, geleneksel siyasetin kalıplarını tamamen reddeden yepyeni bir “tabandan tavana” örgütlenme modeli yattı. Kampanya sürecinde dışarıdan dayatma gündemler veya profesyonel reklam ajansları yerine, üniversitelerdeki öğrenci forumları (plenumlar) merkeze alındı. Sokağın enerjisini somut politikalara dönüştüren hareket; yolsuzlukla mücadele, kamu ihalelerinde şeffaflık, yargı bağımsızlığı ve medya reformunu içeren 11 maddelik net bir “Öğrenci Planı” ilan etti. Aday belirleme mekanizması ise Sırp siyaset tarihinde bir ilki temsil etti: Listede ne iktidar mensuplarına ne de eski hantal muhalefet partilerinin yöneticilerine yer verildi. 250 kişilik parlamento listesindeki adaylar kendi kendilerine başvurmadı; ülke genelindeki üniversite meclisleri ve meslek örgütleri tarafından liyakatlerine göre aday gösterildi. Hiçbir siyasi bagajı olmayan bu yapı; üniversite hocalarından, doktorlardan, bilim insanlarından, sanatçılardan ve çiftçilerden oluşturuldu. Listenin çok büyük bir kısmının uzman isimlerden oluşması, halkta dürüst bir alternatif algısını güçlendirdi.

Vucic Döneminin Anti-Demokratik Baskı Unsurları ve Aşırı Sıkı Gözetim Rejimi
Gençliğin kazandığı bu zafer, Sırbista7n’da uzun yıllardır tesis edilen otoriter rejimin sınırlarını zorlayarak gerçekleşti. Vucic dönemi boyunca muhalefet üzerinde kurulan tahakküm çeşitli baskı unsurlarıyla şekilleniyordu: Televizyonlar ve yazılı basın büyük ölçüde iktidarın kontrolündeydi; öğrenci liderleri ve muhalifler sürekli olarak devlet medyasında hedef gösterilerek dış güçlerden finansman almakla suçlandı. Sivil toplum aktivistleri ve muhalif öğrenciler Pegasus benzeri casus yazılımlarla dijital takibe alındı, özel hayatın gizliliği ve iletişim özgürlüğü sistematik olarak ihlal edildi. Protestoların başlangıcından itibaren iktidar yanlısı gruplar sokak eylemlerine fiziksel saldırılarla müdahale etti.Yargı, kamu görevlileri ve polis aracılığıyla gözdağı verdirildi. Kamu kurumlarında işe alımlar tamamen iktidar partisinin üyeliği şartına bağlandı; kamu çalışanları ve aileleri üzerinden ekonomik şantaj mekanizmaları işletildi.

Bölgede Otokratik Rejimle Yönetilen Ülkelerde Yankılar
Sırbistan’daki bu siyasi dönüm noktası, yalnızca iç politikayı değil, tüm Balkanlar’ı ve Avrupa’yı sarsan bölgesel bir dalgaya dönüştü. Sırbistan’ın komşuları Bosna-Hersek, Karadağ ve Hırvatistan’da da coşkuyla kutlanan seçimler, Macaristan ve Slovakya gibi ülkelerdeki otokratik yönetimlere karşı yükselen gençlik hareketleriyle doğrudan benzeştirildi. Öte yandan, seçim gününde bazı sandık merkezlerinde maskeli grupların seyyar saldırıları ve usulsüzlük iddiaları yaşanmasına rağmen, halkın sandığa küsmeyip katılımı yüzde 68 sınırına taşıması, korku duvarlarının yıkılmasında en kritik katalizör oldu.
*Topal Ördek: Karar alma mekanizmalarında gücünü büyük ölçüde kaybetmiş liderler için kullanılan Amerikan (Lame Duck) deyimi.
















