CengizERDİL: 🎥 BİZİM KÖYLÜLER NASIL ODYSSEİA’NIN ASKERİ OLDU? 

0

Medyada fırtınası çekimleri sırasında koparılan Sinemaseverlerin dörtgözle beklediği  Christoher Nolan’ın yönettiği Odysseia adlı filmi vizyonda.  Yazıya başlamadan belirteyim; Türkçe ve Yunancada ‘ Odiseus’ deniyor. O kadar da kafaya takmaya gerek yok yani… Truva Savaşında Akha ve Spartalıların safında katılan İthaka kralı i ülkesine bir türlü dönememesinin öyküsü bu… Akdeniz ve Ege’de tanrılar ve yaratıklarıyla  karşılaşmasını, mücadelesini ve de kaçışını anlatan mitolojik destana bir yol, bir rota tutturması denilebilir.

Yönetmen:Christoher Nolan

Kral Odiseus 10 yıl boyunca ülkesine dönmek için acılar çeker, devlerle falan savaşır. 

Truva savaşının 3 bin 600 yıl önce olduğu, savaşı içeren İlyada ve Odyssseia destanlarının ise savaştan 800 yıl sonra yazıldığı biliniyor.  Dünya edebiyatının köşetaşı kabul edilen ve pekçok yazarı etkileyen bu destanları Homeros yazmış.  Homeros, Anadolu’nun Ege kıyılarında bire bin  katılarak anlatılan sözlü edebiyatının bu destanlarını geyik ve koyun derilerine yazmış, tanrıları dikkate alarak(!) O da gerekli abartmaları yapmış. Ortaya eskinin ‘Yüzyıllık Yalnızlık’ gibi bir destanı ortaya çıkıvermiş.

Kökeni Anadolu olan bu destanlar elbette sinema endüstrisinin de ilgisi çekmiş, çok sayıda film yapılmış. 

Ancak biri var ki bizi de ilgilendiyor.

BİZİM FİGÜRANLAR İTTAKA YOLUNDA 

Şimdi buraya bir yönetmenin adını yazacağım,  mesleki anlamda Nolan’ı suya götürüp susuz getirir. Andrei Konchalovsky…

The Odyssey adlı TV dizisinin yönetmeniliği yapan Konchalocsky Rus yönetmenlerinin önde gelenlerinden. Sinema tarihinde bir ekoldür kendileri… Sovyet döneminin yetiştirmesi olan yönetmen Holivud’un da dikkatini çekmişti.  Amerika’da da oscarlı filmleri var, ancak kendisine hiçbir zaman yüksek bütçeler verilmedi. Başrolünde Armand Assante’nin yer aldığı iki bölümlük 1997 yapımı Odyyseia adlı mini dizi, görsel efektleri ve kadrosuyla (Emmy Ödülü kazanmıştı.

Yönetmen ;Andrei Konchalovsky

DİZİ TÜRKİYE’DE ÇEKİLDİ

Dizinin çekimleri Muğla Fethiye’nin Kelebekler Vadisi ve Gemile Koyunda yapıldı. O vakitler ATV’de çalışıyordum.(Ali Kırca’lı ATV) Bu koylarda kurulan platolarda dizinin TV haberini hazırlamıştım.

Filmin uyanık yapımcısı yöredeki köylerden delikanlıları (askerleri !) toplamış, ya kralın askeri ya da yaratıkların yandaşı yapmıştı. Fena da para vermemişti doğrusu. Köylüler pek memnundu, bir destanın figüranı olmaktan…Bazıları üzerinde amerikan bezinden çullar vardı. Bazıları uyduruk kostümler giymişti. Tahtadan ve köpükten yapılmış silahları da kuşanmışlardı.  

Aslında Truva savaşının kahramanlarını  destanlaştıran bu topraklardır. Homeros sözlü edebiyatı yazıya dökmüştü sadece. Anadolu’nun her yerinde eskinin meydanlarında abartıcılar vardı, binlerce yıl geçti yine varlar. Erzurum’da köpek balıklarıyla savaşan Tello Pehlivan unutulur mu?   

Homeros sadece bir birleşticiydi, öyküleri kağıda döktü. Bu eserleri Türkçeye çeviren Mavi Yolculuğun mucitlerinden Azra Erhat şöyle diyor; “İlyada bir olayın, Odysseia bir kişinin destanıdır. Çağdaş okuyucu destan da demez Odyssiea’ya. Onu daha çok bir romana, bir filme benzetir. Gerçekten de konusuyla romanı, kuruluşuyla filmi andırır Odysseia.”

Cengiz ERDİL