Dünyanın en ağır insan hakları ihlallerini, savaş suçlarını ve soykırımları yargılayarak küresel adaletin tecellisini sağlamakla görevli Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), tarihinin en ağır güven krizlerinden biriyle sarsılıyor. Mahkemenin Başsavcısı Karim Khan, hakkındaki cinsel suistimal ve taciz iddiaları üzerine yürütülen bağımsız soruşturma sürecinde görevinden uzaklaştırıldı.
Görevden Uzaklaştırma ve İddiaların Perde Arkası
UCM Başsavcısı Karim Khan, kadın bir çalışanına yönelik cinsel suistimal, baskı ve uygunsuz davranışlarda bulunduğu iddiaları üzerine soruşturmaya tabi tutuluyor. Suçlamaların ardından mahkeme yönetimi ve Taraf Devletler Asamblesi, sürecin şeffaf bir şekilde yürütülebilmesi adına Khan’ın yetkilerini askıya aldı. Karim Khan, hakkındaki suçlamaları reddederek kendisini savunsa da, kurum içi bağımsız denetim mekanizmaları, iddiaların ciddiyeti karşısında başsavcının görevde kalmasının soruşturmanın selameti ve mahkemenin saygınlığı açısından risk taşıdığına hükmetti. Khan’ın görevine son verilmesiyle birlikte soruşturma derinleştirilirken, mahkeme yönetimi geçici olarak yardımcı savcıları göreve getirdi.
Ancak kurum içindeki bu sarsıcı kriz, mahkemenin yürüttüğü son derece kritik uluslararası soruşturmaların geleceğine ilişkin soru işaretlerini de beraberinde getirdi.

Mustafi Başsavcı Karim Khan
Zamanlama manıdar mı? Netanyahu hakkında tutuklama emri çıkarmıştı.
Görevden alma kararının zamanlaması, uluslararası diplomatik çevrelerde geniş yankı uyandırdı ve çeşitli komplo teorileri ile siyasi tartışmaları tetikledi. İngiltere vatandaşı Karim Khan, son dönemde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, eski Savunma Bakanı Yoav Gallant ve Hamas liderleri hakkında tutuklama emri talep ederek dünyada çok ses getiren adımlar atmıştı. Aynı zamanda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin hakkında Ukrayna’daki savaş suçları nedeniyle çıkarılan yakalama kararının da mimarlarından biriydi. Bu denli yüksek profilli ve küresel dengeleri sarsan kararların hemen ardından gelen cinsel suistimal iddiaları, kararın tamamen hukuki mi yoksa siyasi bir baskı unsuru mu olduğu yönündeki spekülasyonları artırdı. Mahkeme yetkilileri ise iddiaların tamamen bağımsız etik kurullar tarafından incelendiğini ve soruşturmanın dış baskılardan bağımsız yürütüldüğünü vurguluyor.

Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (UCM) Önemi ve İşlevi
2002 yılında yürürlüğe giren Roma Statüsü ile kurulan Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), Hollanda’nın Lahey kentinde faaliyet gösteren, dünyadaki ilk ve tek daimi uluslararası ceza mahkemesidir. UCM’nin temel işlevi ve varlık sebebi tamamlayıcılık ilkesi gereği, “ulusal yargı organlarının yetersiz kaldığı, isteksiz olduğu veya yargılama yapamadığı durumlarda devreye girmek” olarak tanımlanıyor. Mahkeme şu dört temel suç üzerinde yargı yetkisine sahip:
Soykırım Suçu: Bir ulusal, etnik, ırksal veya dini grubu kısmen veya tamamen yok etme kastıyla işlenen eylemler.
İnsanlığa Karşı Suçlar: Sivil nüfusa yönelik yaygın veya sistematik saldırıların parçası olarak işlenen cinayet, köleleştirme, sürgün, işkence gibi eylemler.
Savaş Suçları: Cenevre Sözleşmeleri ve uluslararası insani hukuk kurallarının ağır ihlalleri.
Saldırı Suçu: Bir devletin siyasi veya askeri eylemlerini kontrol eden kişinin, başka bir devletin egemenliğine karşı açıkça uluslararası hukuka aykırı kuvvet kullanması.
UCM, devletleri değil, bireyleri yargılar. Devlet başkanlarından askeri komutanlara kadar hiçbir kimsenin dokunulmazlığı mahkeme önünde geçerli değildir.

















