Bu işlem, beyne riskli erişim gerektiren karmaşık bir nörolojik prosedür değil. Aksine, doktorların bunamaya neden olan toksik proteinleri dışarı atmak için tıkalı bir gideri açmaya benzettiği nispeten basit bir teknik.
Beynin, atıkları uzaklaştırmak için kendi lenfatik drenaj sistemi vardır. Yaşlandıkça bu sistem yavaşlar ve atık sıvısındaki zararlı proteinlerin beyinde birikmesine neden olur.
Bu proteinler, bilişsel işlevlere zarar vermeye başlayan ve sonunda hafıza kaybı, kafa karışıklığı, dil sorunları ve kişilik değişiklikleri gibi semptomlara yol açan amiloid plakları adı verilen birikintilerin oluşmasına neden olabilir.
Şimdiye kadar yaklaşık 2.000 demans hastası bu prosedürden geçti ve bazı vakalarda hastaların sevdiklerini tekrar tanıyabildikleri ve hastalık nedeniyle kaybettikleri anıları geri kazanabildikleri iddia ediliyor.
Ameliyat, çenenin hemen altında boyunda küçük bir kesi yapılmasını içerir. Bu kesi, boyundan kanı boşaltan derin servikal vene ulaşmayı sağlar; bu ven, beyinden atık maddeleri taşıyan lenf damarıyla paralel olarak ilerler.
Ardından damara bir delik açılır ve lenf damarı yerine dikilir. Hemen hemen anında, plak oluşumuna neden olan proteinler akmaya başlar. Genel anestezi altında yapılan ameliyat birkaç saat sürer.
Bristol Üniversitesi’nde translasyonel demans araştırmaları profesörü olan Pat Kehoe, “Bu, günümüzdeki birçok yeni ilacın ardındaki prensiple hemen hemen aynı; temelde kötü proteinleri vücuttan atmaya çalışmak” diyor.

Şimdiye kadar demans hastaları üzerinde gerçekleştirilen yaklaşık 2.000 işlemin neredeyse tamamı Çin’de yapıldı; eleştirmenler, cerrahların işlemin güvenli (hele etkili) olup olmadığını önceden tespit etmeden ameliyat yapabildiklerini söylüyor.
Çin’in Chongqing kentindeki Ordu Tıp Üniversitesi’nde ise tartışmalı ameliyatı geçiren 26 Alzheimer hastası takip edildi.
Uluslararası Cerrahi Dergisi’nde yayınlanan sonuçlara göre, bir ay sonra tüm hastalarda, genel olarak hafıza, dikkat, dil ve yönelim becerilerini değerlendirerek bilişsel gerilemeyi ölçen bir anket olan Mini-Mental Durum Muayenesi’nde (MMSE) önemli iyileşmeler kaydedildi.















