<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>zaman &#8211; Kent Ekranı</title>
	<atom:link href="https://www.kentekrani.com/tag/zaman/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.kentekrani.com</link>
	<description>&#039;&#039;Kent Aynasından Türkiye&#039;&#039;</description>
	<lastBuildDate>Sun, 12 Jul 2026 11:46:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.5</generator>

<image>
	<url>https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/cropped-kentlogo-512x512-1-32x32.jpg</url>
	<title>zaman &#8211; Kent Ekranı</title>
	<link>https://www.kentekrani.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kalori Saymak mı? Saate Bakmak mı? Hangisi&#8230;Ve Aralıklı Oruçta Kilo Vermenin Yanısıra Elde Edilen Psikolojik Fayda.</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/07/12/kalori-saymak-mi-saate-bakmak-mi-hangisi-ve-aralikli-oructa-kilo-vermenin-yanisira-elde-edilen-psikolojik-fayda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Jul 2026 11:44:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[DOĞA-ÇEVRE]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Gözden Kaçmasın]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[kalori]]></category>
		<category><![CDATA[Oruç]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=184300</guid>

					<description><![CDATA[Pazar sabahının huzurlu atmosferinde kahvenizi yudumlarken, aklınızın bir köşesinden &#8220;Pazartesi diyete başlasam mı?&#8221; düşüncesi geçiyor olabilir. Ancak kilo verme kararı alan hemen herkesin zihnini kurcalayan klasik bir soru var: Her gün tabaktaki lokmaları tek tek hesaplayıp kalori mi saymalı, yoksa yeme saatlerini belirli kurallara bağlayan aralıklı oruç yöntemini mi seçmeli? Bilim dünyasından gelen taze haberler, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Pazar sabahının huzurlu atmosferinde kahvenizi yudumlarken, aklınızın bir köşesinden &#8220;Pazartesi diyete başlasam mı?&#8221; düşüncesi geçiyor olabilir. Ancak kilo verme kararı alan hemen herkesin zihnini kurcalayan klasik bir soru var: Her gün tabaktaki lokmaları tek tek hesaplayıp kalori mi saymalı, yoksa yeme saatlerini belirli kurallara bağlayan aralıklı oruç yöntemini mi seçmeli? Bilim dünyasından gelen taze haberler, bu sorunun yanıtının sadece tartıdaki sayılarda değil, zihnimizin derinliklerinde saklı olduğunu gösteriyor.</p>



<p>Yeni yapılan kapsamlı bir bilimsel araştırma; sürekli diyet değiştirip duran ve halk arasında &#8220;yo-yo diyeti&#8221; olarak bilinen döngüye hapsolmuş kişilerin kaderini değiştirebilecek çarpıcı sonuçlar sundu. Araştırma, geleneksel kalori kısıtlaması ile aralıklı orucun kilo kaybı miktarında benzer sonuçlar verdiğini; fakat aralıklı orucun psikolojik açıdan çok daha büyük bir özgürlük hissi yarattığını ortaya koyuyor.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-1 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1024" height="685" data-id="184301" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000091185-1024x685.jpg" alt="" class="wp-image-184301" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000091185-1024x685.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000091185-300x201.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000091185-768x514.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000091185-1536x1028.jpg 1536w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000091185-696x466.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000091185-1068x715.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000091185-627x420.jpg 627w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000091185.jpg 1600w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</figure>



<p><strong>Mutfakta Tartı mı, Zamanlayıcı mı? Dev Araştırmanın Detayları</strong></p>



<p>Avustralya’da bulunan Adelaide Üniversitesi Tıp Fakültesi araştırmacıları tarafından yürütülen ve tıp dünyasının prestijli yayınlarından Clinical Nutrition dergisinde yayımlanan çalışmada, obezite ile mücadele eden 200’den fazla katılımcı mercek altına alındı. Katılımcılar üç farklı gruba ayrıldı: İlk grup haftada üç gün sadece 08.00 ile 12.00 saatleri arasında yemek yeyip kalan 20 saat boyunca oruç tuttu. İkinci grup günlük kalori alımını %30 oranında kısıtlayarak standart kalori hesabı yaptı; üçüncü grup ise beslenme alışkanlıklarında hiçbir değişikliğe gitmedi.</p>



<p>Araştırma tamamlandığında elde edilen fizyolojik veriler şaşırtıcı bir eşitliği işaret ediyordu: Hem aralıklı oruç tutanlar hem de her gün titizlikle kalori sayanlar süreç sonunda neredeyse birebir aynı miktarda kilo kaybetmişti. Ancak tartıdaki bu eşitliğin aksine, katılımcıların süreç boyunca hissettikleri zihinsel yük ya da psikolojik durumları tamamen farklı bir tablo çiziyordu.</p>



<p>Tartıdaki rakamlar her iki yöntemin de çalıştığını söylese de, aralıklı orucu öne çıkıran asıl mucize zihinsel süreçlerde yaşanıyordu.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-2 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="716" data-id="184302" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000091186-1024x716.jpg" alt="" class="wp-image-184302" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000091186-1024x716.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000091186-300x210.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000091186-768x537.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000091186-1536x1074.jpg 1536w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000091186-100x70.jpg 100w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000091186-696x487.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000091186-1068x747.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000091186-601x420.jpg 601w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000091186.jpg 1600w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</figure>



<p><strong>Zihindeki &#8220;Yemek Gürültüsü&#8221; Kesiliyor: Aralıklı Orucun Psikolojik Zaferi</strong></p>



<p>Çalışmanın lideri, Adelaide Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Leonie Heilbronn, aralıklı oruç uygulayan katılımcıların diyet yaparken kendilerini aşırı yemek yemeyi kontrol etmek ya da sürekli kalori takibi yapmak zorunda hissetmediklerini belirttiklerini vurguluyor. Uzmanların &#8220;yemek gürültüsü&#8221; (food noise) olarak adlandırdığı; gün boyunca ne yeneceğini, ne kadar yeneceğini düşünme halinin yarattığı mental yorgunluk aralıklı oruç sayesinde büyük oranda azaldı.</p>



<p>Beslenme Uzmanı Monique Richard da bu durumu destekleyerek, kısıtlanmış yemek yeme penceresinin karar verme sürecini basitleştirdiğini ifade ediyor. Richard’a göre sürekli lokmaları hesaplamak insanlarda suçluluk ve kaygı duygusunu tetiklerken, belirli saat dilimlerine odaklanmak zihinsel esneklik sağlıyor. Prof. Dr. Heilbronn, gıdayla kurduğu duygusal ilişkiyi düzeltmekte zorlanan kişiler için aralıklı orucun diyet krizlerini aşmada son derece etkili bir psikolojik destek sunduğunu belirtiyor.</p>



<p>Zihni özgürleştiren bu yöntemin çekiciliği ortada olsa da, uzmanlar bu beslenme modelinin her bünye için aynı derecede güvenli olmayabileceği konusunda uyarıyor.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-3 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="569" data-id="184303" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000091188-1024x569.jpg" alt="" class="wp-image-184303" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000091188-1024x569.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000091188-300x167.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000091188-768x427.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000091188-1536x853.jpg 1536w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000091188-696x387.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000091188-1068x593.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000091188-756x420.jpg 756w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000091188.jpg 1600w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</figure>



<p><strong></strong><strong>Aralıklı Oruç Herkes İçin Uygun mu? Uzmanlardan Hayati Uyarılar</strong></p>



<p>Hangi beslenme modeli seçilirse seçilsin, bireysel sağlık koşullarının göz önünde bulundurulması hayati önem taşıyor. MemorialCare Cerrahi Kilo Verme Merkezi Tıbbi Direktörü Dr. Mir Ali, aralıklı orucun özellikle kan şekeri dengesizliği yaşayan ve diyabet ilacı kullanan bireylerde kan şekerini tehlikeli seviyelere düşürebileceği konusunda uyarıda bulunuyor. Dr. Ali, bu tür bir beslenme düzenine geçmeden önce mutlaka bir hekime danışılması gerektiğinin altını çiziyor.</p>



<p>Bunun yanı sıra beslenme uzmanları; hamilelerin, emziren annelerin, gelişme çağındaki ergenlerin ve geçmişinde yeme bozukluğu öyküsü bulunan kişilerin aralıklı oruçtan uzak durması gerektiğini vurguluyor. Monique Richard, en iyi diyetin en hızlı kilo verdiren değil, metabolik sağlığı korurken kişinin gıdayla sağlıklı ve sürdürülebilir bir ilişki kurmasını sağlayan diyet olduğunu hatırlatıyor.</p>



<p>Eğer sağlık durumunuz elveriyorsa ve aralıklı orucun zihinsel rahatlığından faydalanmak istiyorsanız, bu sürece adım atmanın çok daha yumuşak yolları bulunuyor.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-4 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="677" data-id="184306" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000091189-1024x677.jpg" alt="" class="wp-image-184306" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000091189-1024x677.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000091189-300x198.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000091189-768x508.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000091189-1536x1016.jpg 1536w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000091189-696x460.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000091189-1068x706.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000091189-635x420.jpg 635w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000091189.jpg 1600w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</figure>



<p><strong>Aralıklı Oruca Başlarken Neler Yapılmalı?</strong></p>



<p>Aralıklı oruç dünyasına adım atmak isteyenler için Dr. Mir Ali, sürece doğrudan sert kısıtlamalarla değil, yavaş ve kademeli başlamayı öneriyor. Örneğin 20 saatlik açlıklar yerine 12 veya 14 saatlik açlık pencereleriyle başlanabileceğini söyleyen Ali, bu sürenin büyük bir kısmının uyku saatlerine denk getirilmesinin uyumu kolaylaştıracağını belirtiyor. Akşam 18.00’de yemeği tamamlayıp ertesi sabah 08.00’e kadar aç kalmak, biyolojik ritmi zorlamadan etkili bir başlangıç yapmanızı sağlıyor.</p>



<p>Beslenmenin kalitesi ise sürecin başarısındaki en önemli diğer ayak. Yemek yeme penceresinin açık olduğu saatlerde işlenmiş ve paketli gıdalar yerine sebze, meyve, kaliteli proteinler, tam tahıllar ve sağlıklı yağlara yer vermek gerekiyor. Kısacası, zihninizi kalori hesaplama stresinden kurtarırken tabağınızı besleyici gıdalarla doldurmak, uzun vadeli ve kalıcı bir formun kapısını aralıyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Coşkun KARTAL;     YENİ YIL VE ZAMANIN KONTROLÜ</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2025/12/30/coskun-kartal-yeni-yil-ve-zamanin-kontrolu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Dec 2025 09:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Coşkun KARTAL]]></category>
		<category><![CDATA[DOĞA-ÇEVRE]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gözden Kaçmasın]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[coşkun Kartal]]></category>
		<category><![CDATA[Takvimler]]></category>
		<category><![CDATA[yeni yıl]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=177495</guid>

					<description><![CDATA[&#160;İnsanoğlunun, ortaya çıktığından beri en önemli kavgası, üzerinde tam kontrol sağlamaya çalıştığı en büyük unsur nedir? Başka bir deyişle “hayalindeki” en önemli dostu, gerçekte karşısında yenilmeye mahkum olduğu en acımasız, en yok edici düşmanı kimdir? Bana sorarsanız “Zaman” derim. Tarih boyunca üç kuruşluk çıkarları için bile kendinden kabul etmediği herkesle didişen, savaşan, “karşı tarafın” uygarlıklarını [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>&nbsp;İnsanoğlunun, ortaya çıktığından beri en önemli kavgası, üzerinde tam kontrol sağlamaya çalıştığı en büyük unsur nedir?</p>



<p>Başka bir deyişle “hayalindeki” en önemli dostu, gerçekte karşısında yenilmeye mahkum olduğu en acımasız, en yok edici düşmanı kimdir?</p>



<p>Bana sorarsanız “<strong>Zaman</strong>” derim.</p>



<p>Tarih boyunca üç kuruşluk çıkarları için bile kendinden kabul etmediği herkesle didişen, savaşan, “karşı tarafın” uygarlıklarını yok etmeye çalışan, bu uğurda imparatorluklar, kanlı diktatörlükler, emperyalizmler kuranların en büyük korkusu.</p>



<p>Kendilerine “bahşedilen” hayatı başkalarının kötülüğüne kullanmakta özgür olduğunu düşünenlerin, böyle davrananların eninde sonunda gelip tosladıkları o yıkılmaz duvar.</p>



<p>Bir türlü kontrol altına alınamayan evrenin başına buyruk çocuğu, “Zaman”!</p>



<p>Şimdi bir kez daha bu söz getiremediğimiz başına buyruk çocuğun&nbsp; dünyada “bir yıl daha” ileri gitmesini idrak edeceğiz!</p>



<p>Daha doğrusu, insanlığın artık tamamıyla sekülerleşmiş <strong>gregoryen</strong> takvimini kullanan bölümü idrak edecek.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-5 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="768" height="995" data-id="177496" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2025/12/1000044068.jpg" alt="" class="wp-image-177496" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2025/12/1000044068.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2025/12/1000044068-232x300.jpg 232w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2025/12/1000044068-696x902.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2025/12/1000044068-324x420.jpg 324w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /><figcaption class="wp-element-caption"><a href="https://www.papalartifacts.com/october-4-1582-the-adoption-of-the-gregorian-calendar/"><strong>5 Ekim 1582: Gregoryen Takviminin Kabulü</strong></a></figcaption></figure>
</figure>



<p>Elbette takvimler kullananlar, yıllarını başka yöntemlerle hesaplayanlar, başka inançların etkisiyle değişik gök çizimlerine bakıp kendi zamanlarını oluşturanlar da kendi yeni yıllarının başlangıcını başka günlerde karşılayacak.</p>



<p>Aslında ne yaparlarsa yapsınlar, hiç biri insanların hesaplarıyla oluşturdukları zamana egemen olamayacak.&nbsp;</p>



<p>Yılların günde şu kadar dakika eksik olduğu gerekçesiyle yeni hesaplamalara uysun diye günleri tarihten silseler de, &nbsp; kimi ülkelerde takvimler birbirine uyum sağlasın, ekonomi yolunda gitsin diye bazı yılları yaşanmamış saysalar da aslında gerçek zaman değişmeyecek.</p>



<p>* &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; * &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; *</p>



<p>Bundan tam 431 yıl önce,  <strong>5 Ekim 1582 Cuma</strong> günü neler yaşandığını biliyor musunuz?</p>



<p>Doğrusu, hiçbir şey yaşanmamıştır!</p>



<p>İnsanlık tarihinde 5 Ekim 1582 Cuma diye bir gün bulunmamaktadır.</p>



<p>O yıl, İtalya’da astronomlar, &nbsp;kullanılmakta olan &nbsp;“Jülien” takviminin”&nbsp; güneşin dönüşüne göre “yılda 11 dakika geri kaldığını”hesaplamışlardı!</p>



<p>&nbsp;Adamlar, &nbsp;bu müthiş keşfi yaptıktan sonra, “kardeşim bir yılda tam 525 bin 960 dakika var; 11 dakikacığın lafı mı olur be yahu!” dememişlerdi.&nbsp;</p>



<p>Milattan sonra geçen yıl sayısı olan 1582’yi &nbsp;11’le çarpmış ve o an itibarıyla Jülien takviminin, &nbsp;toplamda&nbsp; “geri kaldığı” yılları hesaplamışlardı ki, &nbsp;bu da aşağı yukarı 10 güne denk geliyordu.</p>



<p>Bu durumu düzeltmek için ne yapacaklarını kara kara düşünürken, hesaplamayı yapan astronomlardan biri, pratik zekasıyla “yahu tarihi 10 gün ileri alsak da güneşin hareketiyle eşitlesek &nbsp;ne olur?” demiş, bu öneriyi dönemin Gregorius adlı Papa’sı da benimseyince 5 Ekim 1582 &nbsp;günü, &nbsp;15 Ekim 1582 diye değiştirilmişti.</p>



<p>Yani, 5-15 Ekim 1582 tarihleri resmen “atlanmış”, yeni takvimin adına da “Gregoryen” denmişti.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-6 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="225" height="225" data-id="177497" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2025/12/1000044067.jpg" alt="" class="wp-image-177497" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2025/12/1000044067.jpg 225w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2025/12/1000044067-150x150.jpg 150w" sizes="(max-width: 225px) 100vw, 225px" /></figure>
</figure>



<p>Şimdi, bizim <strong>miladi</strong> takvim dediğimiz bu takvimi neredeyse bütün dünya kullanıyor.</p>



<p>Neredeyse diyorum, zira Milattan Önce 44 yılında Jül Sezar’ın emriyle hazırlanan <strong>Jülyen</strong> takvimini hala kullanan koca bir Ortadoks dünyası var.</p>



<p>Gregoryen takvimine göre 25 Aralık olarak kabul edilen Hazreti <strong>İsa’nın</strong> doğum günü, Jülyen takvimine göre 7 Ocak olarak benimseniyor. </p>



<p>Gregoryen takvimine göre, Luka incilinde sözü edilen bir olay, yahudi kökenli olan İsa peygamberin yahudi “şeriatına” göre doğumundan sekiz gün sonra sünnet edilmesi, yılın ilk günü olarak kabul ediliyor.</p>



<p>Hz, İsa’nın sünneti , Ortadoksların kullandığı Jülyen takviminde 14 Ocak’a denk geliyor.</p>



<p>Ortadoks kiliselerinde, 14 ocak günlerinde yapılan ayinlerle sünnet hadisesi bayram olarak kutlanıyor.</p>



<p>Dünyada genel uygulamaya uyarak gregoryen takvimi kabul eden ortadokslar ise 1 Ocak’ta “seküler yeni yılı”, 14 Ocakta&nbsp; “eski yeni yıl” adıyla jülyen yeni yılını kutluyorlar.</p>



<p>Tabii burada sadece Hz.İsa’nın sünnetine ilişkin değil, doğumuna ilişkin de bazı çelişkiler ortaya çıkıyor.</p>



<p>Buna göre, İsa peygamber Milattan Önce 44 yılında doğmuş olmalı!</p>



<p>O<strong> </strong>zaman , Jülyen Takvimnin oluşturulmasını emreden<strong> Jül Sezar</strong>, Roma baş tanrısı Jüpiter’e inancından vaz geçip hristiyan inancını benimsemiş olmalı !</p>



<p>Oysa <strong>Romalıların</strong> hristiyan inancını kabul edenlere İsa’dan sonraki yüz yıllar boyunca  zulüm yaptıkları çok anlatılan ve tarihsel gerçeklikleri ortaya konmuş olaylardır.</p>



<p><strong>Yahudi</strong> geleneğine göre yapılan sünnetin, genel olarak sünnet yapılmayan, hatta tarihin çok büyük bölümü boyunca tüm mezhepleriyle  yahudileri yok edilecek  düşman kabul eden Hristiyan dünyasında niye bayram olarak kutlandığı da ayrı bir muamma!</p>



<p>Zaten, artık&nbsp; hangi takvimi uygularlarsa uygulasınlar, 1 Ocak yıl başı günü dinsel kimlikten tamamen sıyrılmış seküler bir kutlama halini almıştır.</p>



<p>Takvimden bilimsel gerekçelerle silinip, muhtemelen katoliklerin konuyu benimsemesi için dini gerekçeler sunulan&nbsp; 10 günü de&nbsp; kimse sormuyor artık .</p>



<p>Zaten o günler “teknik olarak” kayıp.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-7 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="720" height="720" data-id="177499" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2025/12/1000044069.webp" alt="" class="wp-image-177499" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2025/12/1000044069.webp 720w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2025/12/1000044069-300x300.webp 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2025/12/1000044069-150x150.webp 150w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2025/12/1000044069-696x696.webp 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2025/12/1000044069-420x420.webp 420w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></figure>
</figure>



<p>Yalnızca eski takvim sistemine uygun olarak değil de “başka numarayla” yaşanmış günler!</p>



<p>Çünkü, günlere , &nbsp;aylara, yıllara verilen numaralar olmasa da, başına buyruk &nbsp;zaman, hayatımıza getirdiği olumlu ya da olumsuz gelişmelerle, dünyanın güneş çevresinde dönmeye devam edeceği son ana kadar,&nbsp; iyi ve kötü günleri belleğine kaydederek akıp gidecek…</p>



<p>Takvimlerden günler değil yıllar silinse de, “yaşadığımız günler” ne eksilecek ne de artacak.</p>



<p>Zaman, hiç birimizi ayırdetmeden hakkımızdaki kaçamayacağımız hükmünü verecek.</p>



<p><em>İnanıyorum ki, yeni yıl iyilere iyi gelecek, kötülere daha kötü günler yaşatacak.</em></p>



<p>Coşkun <a href="https://www.kentekrani.com/kunye/" data-type="page" data-id="96392"><strong>KARTAL</strong></a><br>                   </p>



<p><br></p>



<p></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Birkaç yıl içinde bir gün dünyadaki herkes zamanının bir saniyesini kaybedecek.</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2024/03/30/birkac-yil-icinde-bir-gun-dunyadaki-herkes-zamaninin-bir-saniyesini-kaybedecek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Mar 2024 12:10:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gözden Kaçmasın]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[saniye]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=143502</guid>

					<description><![CDATA[Birkaç yıl içinde bir gün dünyadaki herkes zamanının bir saniyesini kaybedecek. Yeni bir çalışmaya göre bunun tam olarak ne zaman gerçekleşeceği insanların etkilerine göre belirlenecek Çünkü kutup buzunun erimesi Dünya’nın dönüşünü ve zamanı da değiştiriyor. Günlerimizi belirleyen saat ve dakikalar, Dünya’nın dönüşüne göre belirleniyor. Ancak bu dönüş sabit değil; Dünya yüzeyinde ve erimiş çekirdeğinde olup [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Birkaç yıl içinde bir gün dünyadaki herkes zamanının bir saniyesini kaybedecek.</strong></p>
<p>Yeni bir çalışmaya göre bunun tam olarak ne zaman gerçekleşeceği insanların etkilerine göre belirlenecek Çünkü kutup buzunun erimesi Dünya’nın dönüşünü ve zamanı da değiştiriyor.</p>
<p>Günlerimizi belirleyen saat ve dakikalar, Dünya’nın dönüşüne göre belirleniyor.</p>
<p>Ancak bu dönüş sabit değil; Dünya yüzeyinde ve erimiş çekirdeğinde olup bitenlere bağlı olarak çok az da olsa değişebilir.</p>
<p>Neredeyse algılanamayan bu değişiklikler zaman zaman dünya saatlerinin “artık saniye” ile ayarlanması gerektiği anlamına geliyor.</p>
<p>Bu küçük bir değişiklik gibi görünebilir ancak bilgi işlem sistemleri üzerinde büyük bir etkiye sahip olabilir.</p>
<p>Yıllar boyunca zamana çok sayıda saniye eklendi. Ancak uzun bir yavaşlama eğiliminin ardından, çekirdeğindeki değişiklikler nedeniyle Dünya’nın dönüşü artık hızlanıyor.</p>
<p>Fransa’daki Uluslararası Ağırlık ve Ölçüler Bürosu Zaman Departmanı’na göre yakın zamanda bir saniyenin çıkarılması gerekecek.</p>
<p><strong>Zaman nasıl ölçülüyor?</strong></p>
<p>1955’ten önce bir saniye, Dünya’nın yıldızlara göre bir kez dönmesi için geçen sürenin belirli bir kısmı olarak tanımlanıyordu.</p>
<p>Daha sonra, fiziksel bir saniyeyi tanımlamanın çok daha istikrarlı bir yolu olduğunu kanıtlayan son derece hassas atom saatleri dönemi geldi.</p>
<p>1960’ların sonlarından itibaren dünya, zaman dilimlerini ayarlamak için koordineli evrensel saati (UTC) kullanmaya başladı.</p>
<p>UTC atom saatlerine dayanıyor ancak yine de gezegenin dönüşüne ayak uydurur.</p>
<p>Ancak dönüş hızı sabit olmadığı için iki zaman ölçeği yavaş yavaş birbirinden uzaklaşıyor. Bu, onları yeniden hizaya getirmek için ara sıra bir “sıçrama saniyesinin” eklenmesi gerektiği anlamına geliyor.</p>
<p>Uzun vadede Dünya’nın dönüşündeki değişikliklere, okyanus tabanındaki gelgitlerin sürtünmesi hakim oldu ve bu da onun dönüşünü yavaşlattı.</p>
<p>Son zamanlarda gezegeni ısıtan fosil  yakıtları yakan insanların neden olduğu kutup buzlarının erimesinin etkileri de önemli bir faktör haline geldi.</p>
<p>Buz okyanusta eridikçe eriyen su kutuplardan Ekvator’a doğru hareket ediyor ve bu da Dünya’nın dönüş hızını daha da yavaşlatıyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
