<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>teğmenler &#8211; Kent Ekranı</title>
	<atom:link href="https://www.kentekrani.com/tag/tegmenler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.kentekrani.com</link>
	<description>&#039;&#039;Kent Aynasından Türkiye&#039;&#039;</description>
	<lastBuildDate>Sat, 07 Feb 2026 15:01:08 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.4</generator>

<image>
	<url>https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/cropped-kentlogo-512x512-1-32x32.jpg</url>
	<title>teğmenler &#8211; Kent Ekranı</title>
	<link>https://www.kentekrani.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İsmet HERGÜNŞEN; Disiplin ve Kırılan Vicdan</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/02/08/ismet-hergunsen-disiplin-ve-kirilan-vicdan/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Feb 2026 08:15:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[İsmet HERGÜNŞEN]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kent İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Yerel]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[İsmet Hergünşen]]></category>
		<category><![CDATA[teğmenler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=178956</guid>

					<description><![CDATA[Her olumsuzluğu savunmak mümkündür; her hatayı cezalandırmak da. Ancak adalet, yalnızca cezalandırma refleksiyle işletildiğinde değil, hakkaniyetle birleştiğinde vicdanları tatmin eder. Son döneme damga vuran genç teğmenler üzerinden yürütülen tartışmaları yalnızca bir disiplin meselesi olarak görmek eksik olur.  Çünkü mesele, tek bir davranıştan ibaret değildir; zaman, mekan ve verilen tepkilerle birlikte ele alındığında çok daha geniş [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Her olumsuzluğu savunmak mümkündür; her hatayı cezalandırmak da.</p>



<p>Ancak <strong>adalet</strong>, yalnızca cezalandırma refleksiyle işletildiğinde değil, <strong>hakkaniyetle</strong> birleştiğinde vicdanları tatmin eder.</p>



<p>Son döneme damga vuran genç <strong>teğmenler</strong> üzerinden yürütülen tartışmaları yalnızca bir disiplin meselesi olarak görmek eksik olur. </p>



<p>Çünkü mesele, tek bir davranıştan ibaret değildir; zaman, mekan ve verilen tepkilerle birlikte ele alındığında çok daha geniş bir anlam kazanır.</p>



<p>Yaşananlar, <strong>Cumhuriyet değerleriyle</strong> kurulan bağın giderek zayıflatıldığına dair bir duyarsızlığın işaretlerini verdiği izlenimini doğurmaktadır.</p>



<p>Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün aziz hatırası üzerinden yürütülmeye çalışılan tartışmaların kamu vicdanında derin bir rahatsızlık yarattığı da açıktır.</p>



<p>Özellikle meslek hayatlarının henüz başında olan genç subayların, siyasi tartışmaların merkezine çekilmesi doğru bir yaklaşım değildir.&nbsp;</p>



<p>Askerlik yalnızca bir meslek değil; bir yaşam biçimi, bir etik duruş ve ağır bir sorumluluk bilincidir. Günlük siyasi hesaplara alet edilemeyecek kadar köklü bir tarihsel miras taşır.</p>



<p>Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kurumsal yapısı ve disiplini elbette önemlidir. Ancak bu disiplin, ölçüsüz ve orantısız kararlarla değil; adaletle ve hakkaniyetle güçlenir.&nbsp;</p>



<p>Kamuoyuna yansıyan gelişmeler, “adalet duygusu”nu beslemek yerine yeni soru işaretleri doğurmaktadır.</p>



<p>Genç subayların sergilediği tutumda açık bir meydan okuma görmek güçtür. Aksine, aldıkları eğitimin özü olan <strong>ahde vefa</strong>, <strong>dayanışma</strong> ve <strong>meslek onuru</strong> vardır. </p>



<p>Bu tür davranışların yıllardır süregelen gelenek ve ritüeller bağlamından koparılarak değerlendirilmesi, iyi niyetli bir yaklaşım olarak okunamaz.</p>



<p>Dostoyevski’nin <strong>Suç ve Ceza’da </strong>söylediği gibi: “Her şey insanın içinde yaşadığı ortama bağlıdır.” Tanık olduğumuz tablo da budur. </p>



<p>Empati yoksunluğu, peşin hükümler ve siyasi refleksler; sağduyunun önüne geçmiştir.</p>



<p>Oysa askerlik mesleğinin temeli şeref, onur ve sadakattir.&nbsp;</p>



<p>Bu değerler kimi zaman bir tören alanında, kimi zaman bir sınır hattında, kimi zaman da sessizce verilen bir kararla sınanır. Asıl mesele, bu sınavlardan geçerken kamu vicdanını yaralamamaktır.</p>



<p>Teğmenler üzerinden verilen mesaj, yalnızca onları değil; kuruma güven duyan geniş bir toplumu da etkilemektedir. Oysa olması gereken, farklı görüşleri bastırmak değil; sağduyu, ölçülülük ve adalet duygusunu güçlendirmektir.</p>



<p>Bazı teğmenler hakkında verilen <strong>olumlu idari yargı </strong>kararlarının beklenmeden uygulanması, kurumu güçlendirecek ve kamuoyundaki olumsuz algıyı giderecektir.</p>



<p>Zaman her şeyin ilacı olabilir, ancak bazı yaralar zamanla değil, doğru kararlarla iyileşir. Unutulmamalıdır ki zaman, şimdiki zamandır.</p>



<p>Hukuk sistemimiz içinde Askerî Yargı’nın yeri her zaman tartışılmıştır. Ancak böylesi durumlarda, adaletin hızlı ve güvenilir biçimde tesis edilmesi açısından varlığı hayati bir gereklilik olarak karşımıza çıkmaktadır.</p>



<p>Son sözse; <strong>Adalet, devletin şemsiyesidir.</strong></p>



<p>İsmet <strong>HERGÜNŞEN</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Teğmenler için ilk karar: &#8216;Red&#8217; olarak çıktı.</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2025/06/03/tegmenler-icin-ilk-karar-red-olarak-cikti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Jun 2025 17:08:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kent İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Yerel]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[İdare Mahkemesi]]></category>
		<category><![CDATA[Red kararı]]></category>
		<category><![CDATA[teğmenler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=169757</guid>

					<description><![CDATA[&#8216;Mustafa Kemal’in askerleriyiz” dedikleri için “disiplinsizlik” suçlamasıyla TSK’dan atılan teğmenlerin hukuk mücadelesinde ilk sonuç geldi. İki teğmen yürütmenin durdurulmasını talep etmişti. Ağustos’taki mezuniyet töreninden sonra kendi aralarında kılıç çatıp, “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” dedikleri için “disiplinsizlik” suçlamasıyla TSK’dan atılan teğmenlerin yürütmenin durdurulması için açtığı davada ilk sonuç geldi. Ankara’daki aynı mahkeme,&#160;“telafisi güç veya imkansız zararlar doğmadığı”&#160;gerekçesiyle [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>&#8216;Mustafa Kemal’in askerleriyiz” dedikleri için “disiplinsizlik” suçlamasıyla TSK’dan atılan teğmenlerin hukuk mücadelesinde ilk sonuç geldi.</p>



<p>İki teğmen yürütmenin durdurulmasını talep etmişti.</p>



<p>Ağustos’taki mezuniyet töreninden sonra kendi aralarında kılıç çatıp, “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” dedikleri için “disiplinsizlik” suçlamasıyla TSK’dan atılan teğmenlerin yürütmenin durdurulması için açtığı davada ilk sonuç geldi.</p>



<p>Ankara’daki aynı mahkeme,&nbsp;“telafisi güç veya imkansız zararlar doğmadığı”&nbsp;gerekçesiyle oybirliğiyle iki teğmenin bu talebinin reddine karar verdi.</p>



<p>Teğmenler Ebru Eroğlu, Talip İzzet Akarsu, Batuhan Gazi Kılıç, Serhat Gündar ile Deniz Demirtaş, ihraç işleminde yürütmenin durdurulması için Mart ve Nisan aylarında dava açtı.</p>



<p>Ancak mahkemeler, başvurunun MSB’nin savunması alındıktan sonra ele alınmasını kararlaştırdı.</p>



<p>Bu arada bir mahkeme, teğmenlerin davasının bir arada görülmesi için girişimde bulundu.</p>



<p>Ankara Bölge İdare Mahkemesi oy birliğiyle bu talebi reddetti.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İsmet HERGÜNŞEN; Hukukta şüpheye yer yoktur</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2025/02/07/ismet-hergunsen-hukukta-supheye-yer-yoktur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Feb 2025 09:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Gözden Kaçmasın]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[İsmet HERGÜNŞEN]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[İhraç]]></category>
		<category><![CDATA[İsmet Hergünşen]]></category>
		<category><![CDATA[teğmenler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=164890</guid>

					<description><![CDATA[Hümanist Psikolog Rollo May, ¨Yaratma Cesareti¨ adlı kitabında cesareti şöyle tanımlamıştır: ¨Cesaret, tüm erdemlerin ve kişi değerlerinin altında yatan ve onlara gerçeklik kazandıran temeldir. Cesaret olmaksızın sevgimiz salt bağımlılık olarak solar. Cesaret olmaksızın sadakatimiz uyumculuk halini alır…¨ Teğmenler olayının; birkaç cesaret sahibi iyi adam tarafından, evrensel hukuk ve insanlığın büyük mücadelelerle kazandığı değerler kültürü bağlamında, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Hümanist Psikolog Rollo May, ¨Yaratma Cesareti¨ adlı kitabında cesareti şöyle tanımlamıştır:</p>



<p>¨Cesaret, tüm erdemlerin ve kişi değerlerinin altında yatan ve onlara gerçeklik kazandıran temeldir. Cesaret olmaksızın sevgimiz salt bağımlılık olarak solar. Cesaret olmaksızın sadakatimiz uyumculuk halini alır…¨</p>



<p>Teğmenler olayının; birkaç cesaret sahibi iyi adam tarafından, evrensel hukuk ve insanlığın büyük mücadelelerle kazandığı değerler kültürü bağlamında, olumlu sonuçlanacağını düşünenlerden biriydim; ama olmadı.</p>



<p>Beşi teğmen olmak üzere sekiz subay, dost ateşine maruz bırakılarak Türk Silahlı Kuvvetleri’ni hedef alanların yarattığı algılara kurban edildi.&nbsp;</p>



<p>İlgili makamlar tarafsız olması gerekirken, ¨ihsas-ı rey niteliğinde menfi açıklamalar olumsuz sonucun bir başlangıcıydı.</p>



<p>Sıralı amirleri tarafından özenle yetiştirilen bu teğmenler kimdi?</p>



<p>Harbiyeli olmanın onurunu ve gururunu bilen, toplumdaki yerinin farkında olan, iyi bir subay olmanın çok önemli olduğunu anlayan gençlerdi.</p>



<p>Atatürk’ün okuduğu Harbiye’de her 13 Mart gününde, ¨1283 numarası¨ seslenildiğinde ¨İçimizde¨ diyerek ayağa kalkan bir ruhla yetiştirilen gençlerdi.&nbsp;</p>



<p>Mustafa Kemal’in ¨Kumandanla Hasbihal ve Nutuk¨, Sun Tzu’nun ¨Savaş Sanatı¨ ve Clausewitz’in ¨Savaş Üzerine¨ kitaplarını ellerinden düşürmeyen gençlerdi.&nbsp;</p>



<p>Anayasa, İç Hizmet Kanunu ve Askeri Ceza Kanunu’nu bir hukukçu kadar bilen, ebedi başkomutanları Mustafa Kemal Atatürk olan gençlerdi.</p>



<p>Andımız ve Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi ile yurtseverlikleri şekillenen, engin kültürleri, üstün muhakeme yetenekleri, tartışılmaz hitabetleri ve meselelere olan ilgileri devletin en üst kademesinde dahi karşılık bulan gençlerdi.&nbsp;</p>



<p>Devlet ricalinin ayrılışını müteakip, geleneksel hale gelmiş olan kâh kılıç çatma kâh şapka atma ile gerçekleştirilen olayın neresinde suç unsuru vardı?</p>



<p>Ahde vefa, cesaret, onur ve sonsuza kadar sürecek silah arkadaşlığında mı?&nbsp;</p>



<p>¨Mustafa Kemal’in askerleriyiz¨ söyleminde mi?</p>



<p>Dosta güven, düşmana korku veren birkaç yıl öncesine kadar okunan şu yemin metninde mi?</p>



<p>¨ Ant içeriz ki laik demokratik Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığına, ülkenin bölünmez bütünlüğüne, yüce Türk Ulusunun namus ve şerefine, aziz vatanın bir karış toprağına uzanacak eller karşısında bizi bulacak ve kılıçlarımız daima keskin ve hazır olacaktır. Bizler Türk istikbalinin evlatlarıyız. Şerefimizle doğduk, şerefimizle yaşayacağız. Ne mutlu Türküm diyene! ¨</p>



<p>MSB, ihraçlar için şu notu düşmüş:</p>



<p>¨Önceliği müesses disiplinin muhafazası ve idamesi olan Türk Silahlı Kuvvetleri’nde disipline aykırı hiçbir eylem, olay ve duruma müsamaha gösterilmeyeceğinden en ufak bir şüphe duyulmamalıdır. ¨</p>



<p>Her olumsuzluğu suç olarak görmek, her durum ve davranışa gerekçe bulmak zorunluluğu varmışçasına hareket etmek, akıl ve vicdan sahibi insanları tatmin etmemiştir.&nbsp;</p>



<p>Yukarıdaki açıklamayı yapanların, bunun farkında oldukları şüphe götürmez bir gerçektir.</p>



<p>Kara Kuvvetleri Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’nun vermiş olduğu karar, sadece vicdanları sarsmakla kalmamış; hukuk sistemimiz içerisinde yeri her daim tartışılsa da Askeri Yargı’nın önemini bir kez daha ortaya koymuştur.</p>



<p>Zaman aslında her şeyin ilacıdır; umuttur zaman. Geçmiş, bu an ve gelecektir esas olan.</p>



<p>Bu kez, unutulmayacak ve zamanın acımasızlığına terk edilmeyecektir.</p>



<p>Anneler, babalar, kardeşler, arkadaşlar, sayısız insan ve adalet savunucuları çırpınmaya devam edeceklerdir.</p>



<p>Zor günlerde uzatılan bir el ve gösterilen dayanışma, kadir kıymet bilen beş teğmen ve onların sıralı amirlerince de unutulmayacaktır.</p>



<p>Bireyin yaşama imkânlarını gözetmeyen bozuk düzenin ve toplumsal dayatmaların, onu nasıl bir girdaba sürükleyip ezdiğini konu alan ¨Suç ve Ceza¨ romanında Dostoyevski şöyle der:</p>



<p>“Her şey insanın içinde yaşadığı ortama bağlıdır. Her şeyi belirleyen çevredir. İnsansa bir hiçtir.”&nbsp;</p>



<p>Sene 1866… Ve sene 2025… Nereden nereye…</p>



<p><strong><em>Son sözse; Adalet dağıtmayan kanun, kanun değildir, Augustinus</em></strong></p>



<p>İsmet <strong>HERGÜNŞEN</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HEDEFTEKİ TEĞMENLER</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2024/02/17/hedefteki-tegmenler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Feb 2024 08:33:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İsmet HERGÜNŞEN]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[İsmet Hergünşen]]></category>
		<category><![CDATA[teğmenler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=139951</guid>

					<description><![CDATA[HEDEFTEKİ TEĞMENLER Her olumsuzluğu savunmak, her suçu cezalandırmak olanağı vardır. Ancak, geçerliği ve yerindeliği tartışılır. Tuzla Piyade Okulu’nda 10 Kasım töreninde yakasına Atatürk fotoğrafı takmak istemeyen kişiye tepki gösteren teğmenler için alınan karar kamuoyunu tatmin etmekten oldukça uzaktır. Yaşanan olayı salt bir disiplin suçu olarak görmek yanılgıların en büyüğüdür. Cumhuriyet değerlerine yönelik art niyet vardır. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>HEDEFTEKİ TEĞMENLER</strong></p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone  wp-image-139952" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/02/IMG_20240217_111114-300x173.jpg" alt="" width="872" height="503" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/02/IMG_20240217_111114-300x173.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/02/IMG_20240217_111114-696x402.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/02/IMG_20240217_111114.jpg 709w" sizes="(max-width: 872px) 100vw, 872px" /></p>
<p>Her olumsuzluğu savunmak, her suçu cezalandırmak olanağı vardır.</p>
<p>Ancak, geçerliği ve yerindeliği tartışılır.</p>
<p>Tuzla Piyade Okulu’nda 10 Kasım töreninde yakasına Atatürk fotoğrafı takmak istemeyen kişiye tepki gösteren teğmenler için alınan karar kamuoyunu tatmin etmekten oldukça uzaktır.</p>
<p>Yaşanan olayı salt bir disiplin suçu olarak görmek yanılgıların en büyüğüdür.</p>
<p>Cumhuriyet değerlerine yönelik art niyet vardır.</p>
<p>Bağnazlık ve bilgisizliğin ağırlaştırıldığı saltanat ve hilafet yanlılarına verilmek istenen mesaj vardır.</p>
<p>Karmaşa ve kargaşalardan medet umanlara, siyasi rant sağlamak isteyenlere gönderi vardır.</p>
<p>Mütedeyyin kesimleri etkilemek amacıyla Türk Silahlı Kuvvetleri’ni din karşıtı göstermek isteyenlerin kötü propagandaları vardır.</p>
<p>Ülke güvenliğinin akamete uğratılma düşüncesi vardır.</p>
<p>Askerin siyasete alet edilme anlayışı vardır.</p>
<p>Atatürk’ün değersizleştirilmesi ve aziz hatırasının kirletilmesi vardır.</p>
<p>Olayın yeri ve zamanı da ilginç ve düşündürücüdür.</p>
<p>“Her şey insanın içinde yaşadığı ortama bağlıdır. Her şeyi belirleyen çevredir. İnsansa bir hiçtir.” demiş, Suç ve Ceza romanında Dostoyevski…</p>
<p>Galiba pek de haksız sayılmazmış, dünden bugüne yaşanan gelişmelere tanıklık edince.</p>
<p>Empati yoksunu, kaygı bozukluğu, iletişim eksikliği yaşayan ve birbirine yabancılaşan sıradan insanlar topluluğu olduk.</p>
<p>Sonuç böyle mi olmalıydı?</p>
<p>Pozitif ilimden uzaklık, etik değerlerden yoksunluk, hukuk ve adalette sınır tanımazlık had safhadadır.</p>
<p>Her geçen gün toplumu ötekileştiren ve geren algıda yetersizlikler silsilesi, çevremizi fena halde kuşatmıştır.</p>
<p>Ya vicdanları sızlatan olay ve alınan kararlara ne demeli?</p>
<p>Yanılgılardan ders almak yerine, ilk uygulama alanı peşin hükümlü davranmak, suçlu aramak ve nihayetinde de cezalandırma olmuştur.</p>
<p>Yaş ilerledikçe daha olumlu, daha olgun düşüneceğimize, yanılgılarımızı hiç hesaba katmadan avara kasnak misali aynı yerde duruyoruz.</p>
<p>Doğru bilindiği ve görüldüğü halde, düşüncelerimizi hiç ama hiç değiştirmeden, kılıf uydurmaya çalışarak yaşantımızı sürdürüyoruz.</p>
<p>Düşündürücü olanı ise bu hastalıklı ruh halinin, toplumun geneline sirayet etmiş olmasıdır.</p>
<p>Bilişsel, duygusal ve kültürel zekadan uzak, vahşi bir ormanda korkuya dayalı bir kültüre mahkûm edilmişiz.</p>
<p>Paylaşımdan uzak yapılanları yok farz edercesine megalomaniye tutulmuşuzdur.</p>
<p>Kendini beğenmişlik ve kibir budalası zemininde öz eleştiri yapmadan, bilgi sahibi olmadan fikir beyan eden bir davranış biçimi.</p>
<p>Kendi kusurlarımızı görmek mi? Ne mümkün!..</p>
<p>Sanıyoruz ki; merkezde sadece kendimiz, dünya etrafımızda dönüyor.</p>
<p>Denilebilir ki;</p>
<p>Verilen kararlar siyasi makamlara aittir.</p>
<p>Elbette bu husus doğrudur.</p>
<p>Ancak samimi, gerçekçi, tavsiyelerin dikkate alınmaması karar vericilerin üzerinde vicdani sorumluluk yaratacaktır.</p>
<p>İkbal için olayları mecrasından çıkartarak kendi etkinlik ve egemenliklerini sürdürme arzusu kötü yöneticilerin alışılmış yöntemlerindendir.</p>
<p>Atatürk’ü niçin seviyoruz?</p>
<p>Yurdumuza gelen düşmanları kovmuş.</p>
<p>Padişahlığı kaldırarak, egemenliği asıl sahibine milletine vermiş.</p>
<p>Cumhuriyeti kurmuş.</p>
<p>İlke ve devrimleri ile medeni bir ülke yaratmış.</p>
<p>Fikri hür, vicdanı hür nesillerin yetişmesinde fırsat eşitliği sağlamış.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni gençliğe emanet ederken, demiştir ki:</p>
<p>Ey Türk Gençliği!</p>
<p>&lt;Birinci vazifen; Türk istiklalini, Türk cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.</p>
<p>Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.&gt;</p>
<p>Bir ulusun onuru, namusu ve insanlığı iki şeye bağlıdır:</p>
<p>Özgürlük ve bağımsızlık…</p>
<p>Yirmili yaşlardaki teğmenlerin davranışı da, Atatürk’ün aziz hatırası bağlamında Türk’ü korumak ve kollamak olarak algılanmalıydı.</p>
<p><strong>Son sözse; Demokrasilerin tek sağlıklı güvencesi HUKUK, kazananları da ADALET savunucularıdır.</strong></p>
<p>İsmet HERGÜNŞEN</p>
<p>İsmetHERGÜNŞEN/kentekrani</p>
<p><a href="https://www.youtube.com/channel/UCmnfnwPK8PU4eSIXEv3DPXg?view_as=subscriber">Youtube Abone Olmak İçin Tıklayınız</a></p>
<p>www.kentekrani.com 17 Şubat 2024</p>
<p><a href="https://www.kentekrani.com/category/ismet-hergunsen/">Yazarın Tüm Yazıları</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
