<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Şiir &#8211; Kent Ekranı</title>
	<atom:link href="https://www.kentekrani.com/tag/siir-2/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.kentekrani.com</link>
	<description>&#039;&#039;Kent Aynasından Türkiye&#039;&#039;</description>
	<lastBuildDate>Sun, 28 Jun 2026 12:34:44 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.5</generator>

<image>
	<url>https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/cropped-kentlogo-512x512-1-32x32.jpg</url>
	<title>Şiir &#8211; Kent Ekranı</title>
	<link>https://www.kentekrani.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>SÖYLEŞİ / Ahmet MIZRAK/Avukat /Edebiyat {ŞİİR}</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/06/28/soylesi-ahmet-mizrak-avukat-edebiyat-siir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Jun 2026 11:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kent İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Yerel]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Mızrak]]></category>
		<category><![CDATA[avukat]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=183856</guid>

					<description><![CDATA[&#8220;Aşk, insanın dünyaya karşı geliştirdiği en zarif direniş biçimlerinden biridir.&#8221; Avukat ve şair Ahmet Mızrak, mahkemelerin ağır ceza salonlarında insan hikâyelerinin en karanlık ve en kırılgan yüzlerine tanıklık ederken, aynı zamanda kelimelerle vicdanın ve direnişin sınırlarını yokluyor. “Şiir yalnızca yazılmaz, şiir yaşanır” diyen ve kelimeleri yalnızca estetik bir araç olarak değil; aynı zamanda vicdani ve [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>&#8220;<strong>Aşk, insanın dünyaya karşı geliştirdiği en zarif direniş biçimlerinden biridir.&#8221;</strong></p>



<p><em>Avukat ve şair Ahmet Mızrak, mahkemelerin ağır ceza salonlarında insan hikâyelerinin en karanlık ve en kırılgan yüzlerine tanıklık ederken, aynı zamanda kelimelerle vicdanın ve direnişin sınırlarını yokluyor. “Şiir yalnızca yazılmaz, şiir yaşanır” diyen ve kelimeleri yalnızca estetik bir araç olarak değil; aynı zamanda vicdani ve politik bir ifade biçimi olarak gören Diyarbakırlı Avukat/Şair Ahmet Mızrak ile şiir kitabı &#8216;Her Dize Bir Direniştir&#8217;i konuştuk.</em></p>



<p>“<em><strong>Şiir yalnızca yazılmaz, şiir yaşanır</strong>” ve “kelimeleri vicdani ve politik bir ifade biçimi olarak” görmenizden hareketle: Sizin için iyi şiirin ölçütleri nelerdir? Estetik ile etik/politik arasında nasıl bir denge kuruyorsunuz</em>?</p>



<p>Benim için iyi şiirin ilk ölçütü samimiyettir. Şiir teknik olarak kusursuz olabilir; ancak yaşanmamış bir acının, hissedilmemiş bir yalnızlığın ya da gerçekten inanılmamış bir düşüncenin kalıcı olacağına inanmıyorum. Bu yüzden sık sık “Şiir yalnızca yazılmaz, şiir yaşanır” diyorum.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-1 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="768" height="1024" data-id="183857" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000087479-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-183857" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000087479-768x1024.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000087479-225x300.jpg 225w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000087479-1152x1536.jpg 1152w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000087479-696x928.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000087479-1068x1424.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000087479-315x420.jpg 315w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000087479.jpg 1536w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>
</figure>



<p>Elbette estetik şiirin vazgeçilmezidir. Ancak benim için estetik, hakikati örten bir süs değil, onu görünür kılan bir araçtır. Bir dize hem güzel kurulmuş hem de insanın vicdanına dokunabilmelidir.</p>



<p>Şairin yaşadığı toplumdan bağımsız olduğunu düşünmüyorum. Bu nedenle kelimeleri aynı zamanda vicdani ve politik bir ifade biçimi olarak görüyorum. Ancak şiirin görevi slogan atmak değil, okurun içinde bir sorgulama alanı açmaktır.</p>



<p>Bana göre iyi şiir; zihinde bir görüntü, kalpte bir sızı ve vicdanda bir soru işareti bırakabilen şiirdir. Eğer bir dize hem estetik hem de düşündürücü olabiliyorsa, işte o zaman gerçek anlamda yaşamaya başlar.</p>



<p><em>Ceza avukatı olarak ağır dava dosyalarında kelimelerin gücünü ve sınırlarını yakından görüyorsunuz. Bir mahkeme savunmasında kullanamayacağınız bir cümleyi şiirde yazmak size nasıl bir özgürlük hissi veriyor?</em></p>



<p><strong>Avukatlık</strong> ile <strong>şiir</strong> arasında büyük bir mesafe varmış gibi görünse de ikisinin de temel malzemesi kelimelerdir. Ağır ceza avukatlığı, insan hayatının en kırılgan ve en ağır hikâyelerine tanıklık etmeyi gerektirir. Özgürlük, adalet, vicdan ve hakikat gibi kavramlarla her gün yüz yüze gelirsiniz. Bu yüzden mahkeme salonlarında kullandığımız dil dikkatli, ölçülü ve hukuk kurallarıyla sınırlıdır.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-2 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="768" height="1024" data-id="183858" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000087480-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-183858" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000087480-768x1024.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000087480-225x300.jpg 225w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000087480-1152x1536.jpg 1152w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000087480-696x928.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000087480-1068x1424.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000087480-315x420.jpg 315w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000087480.jpg 1536w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>
</figure>



<p>Ancak insanın yaşadığı her şey hukuki metinlere sığmaz. Özellikle Diyarbakır gibi hafızası güçlü, acıları ve umutları iç içe geçmiş bir şehirde büyüyen biri olarak, insanların taşıdığı sessizlikleri, kayıpları ve iç hesaplaşmaları yalnızca dilekçelerle anlatmanın mümkün olmadığını gördüm. Hukuk somut olaylarla ilgilenirken, şiir görünmeyen yaralara dokunur.</p>



<p>Bu nedenle şiir benim için bir kaçış değil, bir tamamlanma alanıdır. Mahkemede kuramayacağım bazı cümleleri şiirde kurabilmek bana özgürlük veriyor. Ama bu özgürlük sınırsız değil; nasıl avukatlıkta hukuka karşı bir sorumluluğumuz varsa, şiirde de hakikate ve vicdana karşı bir sorumluluğumuz var.</p>



<p>Belki de aradaki temel fark şudur: Mahkemede adaleti arıyoruz, şiirde ise insanı. Şiir bana, hukuk dilinin söyleyemediği şeyleri anlatma imkânı veriyor.</p>



<p><em>Ahmet Mızrak kendini  en iyi hangi 3 kelime ile anlatabilir?</em></p>



<p>Kendimi üç kelimeyle anlatacaksam; direniş, vicdan ve arayış derim. Çünkü hayatım da yazdıklarım da biraz bu üç kelimenin etrafında dönüyor.</p>



<p><em>Kitabın girişindeki manifestonuzda, &#8220;Bazen de, eksik kalanı tamamlamak için, şiirin yanına düz yazı gelir. Çünkü her şey, yalnızca şiirle anlatılamaz diyorsunuz. Bu, bir şair için oldukça radikal bir itiraf. Şiirin tıkandığı, kelimelerin estetik sınırlarına çarptığı ve yerini düz yazının doğrudanlığına bırakmak zorunda kaldığı o eksiklik anı tam olarak nedir?</em></p>



<p>Ben bunu şiirin yetersizliği olarak değil, insan deneyiminin büyüklüğü olarak görüyorum. Şiir bir duygunun ruhunu yakalayabilir; ancak bazen o duygunun hikâyesini, nedenlerini ve yolculuğunu anlatmak için düz yazıya ihtiyaç duyulur.</p>



<p>Ben şiir ile düz yazıyı birbirinin rakibi değil, tamamlayıcısı olarak görüyorum. Şiir sezdirir, düz yazı açıklar. Şiir bir kapıyı aralar, düz yazı o kapıdan içeri girer.</p>



<p>Bu nedenle düz yazının şiirin yanına gelişi benim için bir eksiklik ya da yenilgi değil; hakikati daha eksiksiz anlatma arzusudur. Çünkü bazı şeyler yalnızca şiirle anlatılamaz, ama bazı şeyler de şiir olmadan asla anlatılamaz.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-3 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="768" height="1024" data-id="183859" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000087482-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-183859" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000087482-768x1024.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000087482-225x300.jpg 225w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000087482-1152x1536.jpg 1152w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000087482-696x928.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000087482-1068x1424.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000087482-315x420.jpg 315w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000087482.jpg 1536w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>
</figure>



<p><em>Bireysel aşk ile toplumsal direniş arasındaki ilişkiyi sıkça işliyorsunuz. Aşkı bir sığınak mı, yoksa direnişin ta kendisi mi görüyorsunuz? Örneğin, sevgili figürü aynı zamanda bir halkın, bir coğrafyanın veya bir vicdanın metaforu mu oluyor?</em></p>



<p>Benim için aşk ve direniş birbirinden ayrı değil. Sevmek, tüm sertliklere rağmen insanca kalabilme iradesidir; bu yüzden aşk kimi zaman bir sığınak, kimi zaman da direnişin kendisidir.</p>



<p>Şiirlerimdeki sevgili çoğu zaman kişiyi değil, yazdıkça genişleyen bir anlamı temsil eder; bazen bir şehir, bazen bir memleket, bazen de insanın vicdanına dönüşür. Özellikle bu coğrafyada aşkın toplumsal bir boyutu olduğuna inanıyorum. Bir sevgiliye duyulan özlemle bir memlekete duyulan özlem, çoğu kez aynı duygusal kaynaktan beslenir.</p>



<p>Bu nedenle şiirlerimdeki sevgili yalnızca romantik bir figür değil; bir halkın sesi, bir coğrafyanın hafızası ya da yitirmek istemediğimiz son vicdan kırıntısıdır.</p>



<p>Bu yüzden aşkı ne yalnızca bir sığınak ne de yalnızca bir mücadele olarak görüyorum. Aşk, insanın dünyaya karşı geliştirdiği en zarif direniş biçimlerinden biridir.</p>



<p>&#8220;<em>Bir Günlüğüne Gelecek Kaderi Yazacağım&#8221; isimli kapanış şiirinizde &#8220;Müfredattan &#8216;nefret&#8217; kelimesini sileceğim, sözlüklerden &#8216;bitti&#8217; kelimesini kazıyacağım&#8221; diyerek umutlu bir dünya tasarımıyla veda ediyorsunuz. Geleceğe dair bu iyimserlik, bunca acı imgenin içinden nasıl sağ çıkabildi?</em></p>



<p>O şiirdeki iyimserlik, acılardan habersiz olmanın değil; acılara rağmen umudu koruyabilmenin sonucudur. Gerek meslek hayatımda gerek günlük yaşamda insanların en ağır hikâyelerine tanıklık ediyorum. Şiirlerimdeki karanlık imgeler de büyük ölçüde bu tanıklığın izlerini taşıyor.</p>



<p>Ancak insanı yalnızca acı üzerinden okumak eksik olur. Bana göre umut, gerçekliği inkâr etmek değil; ona teslim olmamaktır. “Bir Günlüğüne Gelecek Kaderi Yazacağım” şiirinde de anlatmak istediğim buydu. Şiir bazen dünyanın nasıl olduğunu değil, nasıl olması gerektiğini de söyleyebilir.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-4 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="320" height="470" data-id="183860" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000087478.jpg" alt="" class="wp-image-183860" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000087478.jpg 320w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000087478-204x300.jpg 204w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000087478-286x420.jpg 286w" sizes="(max-width: 320px) 100vw, 320px" /></figure>
</figure>



<p>Kitabın sonunda böyle bir şiire yer vermemin nedeni de bu. Çünkü direniş yalnızca acıyı anlatmak değil, daha adil ve daha merhametli bir dünyanın hayalini kurabilmektir. Umut, mücadelenin sonunda gelen bir ödül değil; onun devam etmesini sağlayan şeydir.</p>



<p>Bu nedenle o şiirdeki iyimserlik, karanlığın dışında değil, tam içinden doğuyor. Okura söylemek istediğim şey şu: Hayatta kırgınlıklar ve kayıplar olabilir; ama insan geleceği yeniden hayal edebiliyorsa, hiçbir şey gerçekten bitmiş değildir.</p>



<p> <em>Klasikleşen bir sorum var onu size de sormak istiyorum. Elinizde sihirli bir değnek olsaydı dünyada ya da hayatınızda neyi değiştirmek isterdiniz?</em></p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-5 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="576" height="1024" data-id="183861" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000087481-576x1024.jpg" alt="" class="wp-image-183861" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000087481-576x1024.jpg 576w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000087481-169x300.jpg 169w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000087481-768x1365.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000087481-864x1536.jpg 864w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000087481-696x1237.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000087481-1068x1899.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000087481-236x420.jpg 236w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000087481.jpg 1152w" sizes="(max-width: 576px) 100vw, 576px" /></figure>
</figure>



<p>Elimde gerçekten sihirli bir değnek olsaydı, önce insanların birbirine verdiği acıyı azaltmak isterdim. Çünkü bana göre dünyanın en büyük eksikliği bilgi değil, empati eksikliğidir. İnsanlar birbirlerinin yaralarını gerçekten hissedebilselerdi, nefret bu kadar kolay büyümezdi.</p>



<p>Kendi hayatıma gelince; geçmişimi değiştirmezdim. Acıları da kayıpları da olduğu gibi bırakırdım. Çünkü insanı büyüten çoğu zaman başarıları değil, yaralarıdır. Bugün yazdığım şiirler de, kurduğum hayaller de biraz o yaralardan doğdu.</p>



<p>Ama sihirli değneği bir kez kullanma hakkım olsaydı, çocukların korkmadan büyüdüğü, insanların sevmekten vazgeçmediği ve umudun kaybedilmediği bir dünya dilerdim. Çünkü ben hâlâ inanıyorum ki; umut varsa değişim mümkündür, sevgi varsa insan kendini yeniden kurabilir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hülya Bilge GÜLTEKİN/ Şiir                       Mustafa Kemal ATATÜRK</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2025/11/10/hulya-bilge-gultekin-siir-mustafa-kemal-ataturk/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Nov 2025 14:13:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Hülya Bilge GÜLTEKİN]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=175349</guid>

					<description><![CDATA[Balkanların kalbinden doğdu sesi,Rüzgâr sustu, ufuk eğildi.Dağlar yere göğe muştuladı,Zübeyde ananın yüreğine kor gibi düştü adı. Mustafa! O yürüdü, dost düşman ayağa kalktı.Yorgun topraklardan geçti çıplak ayakla,Küllerin içinden doğan sabahları gördü,Zaman &#8216;ilelebet&#8217; çekildi önünden saygıyla. Ankara onunla yürek oldu bir vatana,Kurtuluş bir ateşti, bakışlarıyla tutuşturdu.Ne bir taç giydi, ne de saraylardan saray seçti;Bir masa, bir [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Balkanların kalbinden doğdu sesi,<br>Rüzgâr sustu, ufuk eğildi.<br>Dağlar yere göğe muştuladı,<br>Zübeyde ananın yüreğine kor gibi düştü adı.</p>



<p>Mustafa!</p>



<p>O yürüdü, dost düşman ayağa kalktı.<br>Yorgun topraklardan geçti çıplak ayakla,<br>Küllerin içinden doğan sabahları gördü,<br>Zaman &#8216;ilelebet&#8217; çekildi önünden saygıyla.</p>



<p>Ankara onunla yürek oldu bir vatana,<br>Kurtuluş bir ateşti, bakışlarıyla tutuşturdu.<br>Ne bir taç giydi, ne de saraylardan saray seçti;<br>Bir masa, bir türkü, bir dost meclisi yetti.</p>



<p>Bir çocuğun ezberinde, bir annenin duasında,<br>Bir marşta, bir gözyaşında, bir umutta,<br>Bir ulusun can evindeydi tahtı, hiç inmedi.<br>Bir coğrafyanın nabzı onunla yeniden attı.</p>



<p>Mustafa Kemal!<br>Mustafa Kemal!</p>



<p>10 Kasım’da öldü dedilerse de sakın inanma,<br>O, her 23 Nisan sabahı bir çocuk sesiyle<br>Çelik mavisi gözlerini yeniden açıyor dünyaya<br>Milletin alın yazısına düşen ölümsüz bir imza gibi,<br>Toprağın kokusunda, dalgaların sesinde<br>Çağdan çağa, nefesten nefese yankılanıyor adı:</p>



<p>Mustafa Kemal ATATÜRK!<br>Mustafa Kemal ATATÜRK!<br>Mustafa Kemal ATATÜRK!</p>



<p>Hülya Bilge <strong>GÜLTEKİN</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>🎥 128 Dikişli Şiir… Bir Didem Madak şiiri…Yazarımız Hüma SEVİM seslendirdi.</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2025/11/09/%f0%9f%8e%a5-128-dikisli-siir-bir-didem-madak-siiriyazarimiz-huma-sevim-seslendirdi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 09 Nov 2025 13:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DOĞA-ÇEVRE]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hüma SEVİM]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kent İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Yerel]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Didem Madak]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=175255</guid>

					<description><![CDATA[YouTube&#8217;da İzle Tüm Şiirler İçin; Lirikhttps://youtube.com/@lirikben-huma8324?si=B8xwSAfQoJnWKuRs Ben-Hüma https://youtube.com/@lirikben-huma8324?si=B8xwSAfQoJnWKuRs Hüma SEVİM]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-4-3 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe loading="lazy" title="128 DİKİŞLİ ŞİİR - Didem Madak" width="696" height="522" src="https://www.youtube.com/embed/0JU1Zzg9epU?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<p><strong>YouTube&#8217;da İzle</strong></p>



<p><strong>Tüm Şiirler İçin;</strong></p>



<p>Lirik<a href="https://youtube.com/@lirikben-huma8324?si=B8xwSAfQoJnWKuRs">https://youtube.com/@lirikben-huma8324?si=B8xwSAfQoJnWKuRs</a> Ben-Hüma</p>



<p><a href="https://youtube.com/@lirikben-huma8324?si=B8xwSAfQoJnWKuRs">https://youtube.com/@lirikben-huma8324?si=B8xwSAfQoJnWKuRs</a></p>



<p>Hüma <strong>SEVİM</strong> </p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gazeteci Nurullah Kadirioğlu’nun şiir kitabı çıktı. Kadirioğlu ile Serkan Selingil bir söyleşi yaptı.</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2025/10/17/gazeteci-nurullah-kadirioglunun-siir-kitabi-cikti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Oct 2025 10:25:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DOĞA-ÇEVRE]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Gözden Kaçmasın]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Nurullah Kadirioğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Şehir Zaman Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=174495</guid>

					<description><![CDATA[&#8220;Şehir çoğumuzun hayatında tekil bir mezarlık. Kadın, bu durumu katlanılır kılan bir &#8216;bilge&#8217;.Zaman ise bazen hayıflandığımız kimileyin onunla vücut bulduğumuz bir muamma&#8230;&#8221; Gazetecilik kariyerine TRT’de başlayan, uzun yıllar televizyonculuk ve akademisyenlik yapan Nurullah Kadirioğlu; hem medyanın dönüşümüne tanıklık etmiş bir gazeteci hem de “Şehir, Zaman, Kadın” kitabıyla iç dünyanın izini süren bir şair. Onun dünyasında [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>&#8220;Şehir çoğumuzun hayatında tekil bir mezarlık. Kadın, bu durumu katlanılır kılan bir &#8216;bilge&#8217;.Zaman ise bazen hayıflandığımız kimileyin onunla vücut bulduğumuz bir muamma</strong>&#8230;&#8221; </p>



<p><em>Gazetecilik kariyerine TRT’de başlayan, uzun yıllar televizyonculuk ve akademisyenlik yapan Nurullah Kadirioğlu; hem medyanın dönüşümüne tanıklık etmiş bir gazeteci hem de “Şehir, Zaman, Kadın” kitabıyla iç dünyanın izini süren bir şair. Onun dünyasında haber, gerçeğin peşindeki bir eylem; şiir ise ruhun sığınağı. Kadirioğlu ile medyanın bugünü, haberciliğin yarını ve şiirin direnci üzerine konuştuk. İyi okumalar.</em></p>



<p><strong>Gazetecilik kariyerinize TRT’de başladınız ve çeşitli TV kanallarında yöneticilik yaptınız. Bu süreçte medya sektörünün dönüşümüne tanık oldunuz. Sizce Türk medyasının en büyük değişimleri neler oldu ve bu değişimler haberciliği nasıl etkiledi?</strong></p>



<p>Ben TRT&#8217;nin son Altın Yılı&#8217;nın ürünüyüm. 98&#8217;de ayrıldım. İzleyen medya hayatımda ne gümüş ne de bronz yıllara tanıklık etmedim. Önce&#8217; çakma&#8217; denildi sahte ürünlere, daha sonra replika ismini uygun gördüler. Benim doğduğum kentte sahte olana&nbsp; &#8216;tel maşa&#8217; denirdi. Lafı uzatmak gereksiz. Şimdiki medya &#8216;tel maşa.&#8217;</p>



<p>Medya (konvansiyonel) uzun süredir (hangi tarafta olursa olsun) oyuncağı &#8216;haber&#8217; olan bir evcilik oyunu içinde.</p>



<p><strong>Televizyon haberciliği ve programcılığı dersleri verdiniz. Günümüz dijital çağında televizyon haberciliğinin hâlâ bir geleceği var mı, yoksa yerini tamamen dijital platformlara mı bırakıyor?</strong></p>



<p>Öğrencilerime hep şunu dedim: haber ve program üretmek için &#8216;doğru&#8217; olanı öğrenin. Doğru, mutlaka bir gün kefenini yırtacaktır! Habercilikte ki sapma ister istemez başta sosyal medya olmak üzere alternatif dijital medya türlerine yol açtı.&nbsp; Bence gelecek bu kulvarda şekilleniyor.</p>



<p><strong>Akademisyenlik ile gazeteciliği bir arada yürütmek size neler kattı? Bu iki alan birbirini nasıl besledi?</strong></p>



<p>Bana kattıkları pek önemli değil. Çünkü biz o yıllarda TRT&#8217;de muhabirken araştıran ve aktaran anlamında bir tür &#8216;hoca&#8217;ydık zaten. Öğrencilerime gelince hep şunu dedim. Haber sınıflarda ve anfilerde değil, yaşamın dinamizmindedir. Sokağa çıkın! Peki çıktılar mı? Bilemem, ama ben olması gereken konusunda uyarımı yaptım.</p>



<p><strong>Medya eğitiminde etik ve sorumluluk kavramlarının önemi hakkında ne düşünüyorsunuz? Günümüzde bu konuda eksiklikler görüyor musunuz?</strong></p>



<p>Etik -tik, sorumluluk ise -luk seviyesinde. Bu kelimelerde&nbsp; kaç harf eksikse 10 ile çarpın: 80 eder. İkisine de o kadar yıl uzağız.</p>



<p><strong>Nurullah Kadirioğlu kendini&nbsp; en iyi hangi 3 kelime ile anlatabilir? Bu sorudan hareketlede kısaca sizi tanıyabilir miyiz?</strong></p>



<p><strong>Acı</strong></p>



<p><strong>Sancı</strong></p>



<p><strong>Alegori</strong></p>



<p><strong>1985 yılından beri şiir yazıyorsunuz ve Şehir, Zaman, Kadın adlı bir şiir kitabınız yayımlandı. Şiir yazmaya nasıl başladınız?&nbsp;</strong></p>



<p>80&#8217;lerin başında başladım. 12 Eylül faşizmini yaşadığımız dönem&#8230; Öncesinde, (ilk gençliğimde) 12 Mart faşist derbesini yaşamıştım flu bir şekilde de olsa. 80 ise bizi şiddetle salladı. O dönem beni sadece şiir kabul etti. Bigâne kalamazdım. El verdi, ben de o eli tuttum. Rehberim ve yönlendiricim Attila İlhan idi. Genel müdürlüğünü yaptığım dönemde TV8&#8217;de beraber çalıştık. Aydınlattı bizi bu namuslu ve bilge aydınımız.</p>



<p><strong>Kitabınızın adı Şehir, Zaman, Kadın. Bu kavramlar sizin için ne ifade ediyor ve şiirlerinizde bu temaları nasıl işlediniz?</strong></p>



<p>Şehir çoğumuzun hayatında tekil bir mezarlık.</p>



<p>Kadın bu durumu katlanılır kılan bir &#8216;bilge&#8217;.</p>



<p>Zaman ise bazen hayıflandığımız kimileyin onunla vücut bulduğumuz bir muamma ki, ancak şiir çıkar bu kaosun girdabından.</p>



<p><strong>Gazetecilik gibi yoğun ve dinamik bir meslekle şiir yazımının içe dönük&nbsp; dünyasını nasıl dengelediniz? Şiir, sizin için bir sığınak mı yoksa bir ifade biçimi mi?</strong></p>



<p>Bunu bir yerde de söylemiştim: Gündüz gazeteci veya &#8216;hırt&#8217; gece şair olursanız ikisi birbiriyle didişmez, Barış içinde yaşayıp giderler. Şiir benim için nedir? ;Sığınakta bir ifade biçimi. &#8216;Sesimi&nbsp; duyan var mı?&#8217; gibi bir tür &#8216;depremden&#8217; çıkış çırpınışı.</p>



<p><strong>Kent Ekranı internet sitesinde yazarlık yapıyorsunuz. Bu platformda hangi konuları ele almayı tercih ediyorsunuz?&nbsp;</strong></p>



<p>Kent Ekranı şu moda deyişle &#8216;butik&#8217; bir haber ve düşünce sitesi. Herkesin yaptığı gibi haber bombardımana girmiyoruz. Günümüz haberciliğinin unutulan; bireyin sıradan günlük yaşamını ilgilendiren ve sanırım &#8216;üvey&#8217; işlemi gören haber ve düşüncelere itibar ediyoruz. Mevcut medya düzeninde belki ancak bu şekilde &#8216;aslına uygun&#8217; habercilik yapılabilir.</p>



<p><strong>Klasikleşen bir sorum var onu size de sormak istiyorum. Elinizde sihirli bir değnek olsaydı dünyada ya da hayatınızda neyi değiştirmek isterdiniz?</strong></p>



<p>Değişim beklentisi beni hırpalar; üzer ve çürütür. Hayatımdan hep keyif aldım. Aynı kalsın. Dünyaya gelince&#8230; O kadar çok paraya &#8216;iman&#8217; eden var ki bunlar &#8216;sihirli değnek&#8217;i de satın alırlar!</p>



<p>Aşağıdaki linklerden birini kullanarak &#8216;Şehir Zaman Kadın&#8217; şiir kitabını edinebilirsiniz.&nbsp;</p>



<p>bkmkitap</p>



<p><a href="https://share.google/fsAcOPvR5wBy20kyS">https://share.google/fsAcOPvR5wBy20kyS</a></p>



<p>Şiirden Yayıncılık</p>



<p><a href="https://share.google/IYYNEaPGouk1c8hdT">https://share.google/IYYNEaPGouk1c8hdT</a></p>



<p>n11</p>



<p><a href="https://www.n11.com/urun/sehir-zaman-kadin-siir-kitabinurullah-kadirioglu-105187962?magaza=berce">https://www.n11.com/urun/sehir-zaman-kadin-siir-kitabinurullah-kadirioglu-105187962?magaza=berce</a></p>



<p>Hepsi Burada</p>



<p><a href="https://www.hepsiburada.com/sehir-zaman-kadin-siir-kitabinurullah-kadirioglu-p-HBCV0000AAIY6J?magaza=PEN+GIDA&amp;url_src=and-product-detail">https://www.hepsiburada.com/sehir-zaman-kadin-siir-kitabinurullah-kadirioglu-p-HBCV0000AAIY6J?magaza=PEN+GIDA&amp;url_src=and-product-detail</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kent Ekranı Yazarı Nurullah Kadirioğlu&#8217;nun şiir kitabı çıktı.</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2025/10/02/kent-ekrani-yazari-nurullah-kadirioglunun-siir-kitabi-cikti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Oct 2025 15:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kent İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Yerel]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Nurullah KADİRİOĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Nurullah Kadirioğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Şenir zaman kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=174045</guid>

					<description><![CDATA[&#8220;ve ben,az seven, çok düşünen;ah !kendine hâlâuygun bir çocukluk arayan adam!&#8221; bkmkitaphttps://share.google/fsAcOPvR5wBy20kyS Şiirden Yayıncılıkhttps://share.google/IYYNEaPGouk1c8hdT Hepsi Buradahttps://www.hepsiburada.com/sehir-zaman-kadin-siir-kitabinurullah-kadirioglu-p-HBCV0000AAIY6J?magaza=PEN+GIDA&#38;url_src=and-product-detail Trendyolhttps://ty.gl/cjoh7xiftfhwf n11https://www.n11.com/urun/sehir-zaman-kadin-siir-kitabinurullah-kadirioglu-105187962?magaza=berce D&#38;Rhttps://share.google/5xcX1vmaaThVS7KQe]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>&#8220;<strong>ve ben,<br>az seven, çok düşünen;<br>ah !<br>kendine hâlâ<br>uygun bir çocukluk arayan adam!&#8221;</strong></p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-6 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="783" data-id="174046" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2025/10/1000009747-1024x783.jpg" alt="" class="wp-image-174046" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2025/10/1000009747-1024x783.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2025/10/1000009747-300x229.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2025/10/1000009747-768x587.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2025/10/1000009747-1536x1175.jpg 1536w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2025/10/1000009747-80x60.jpg 80w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2025/10/1000009747-696x532.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2025/10/1000009747-1068x817.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2025/10/1000009747-549x420.jpg 549w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2025/10/1000009747.jpg 1621w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</figure>



<p></p>



<p>bkmkitap<br><a href="https://share.google/fsAcOPvR5wBy20kyS">https://share.google/fsAcOPvR5wBy20kyS</a></p>



<p>Şiirden Yayıncılık<br><a href="https://share.google/IYYNEaPGouk1c8hdT">https://share.google/IYYNEaPGouk1c8hdT</a></p>



<p>Hepsi Burada<br><a href="https://www.hepsiburada.com/sehir-zaman-kadin-siir-kitabinurullah-kadirioglu-p-HBCV0000AAIY6J?magaza=PEN+GIDA&amp;url_src=and-product-detail">https://www.hepsiburada.com/sehir-zaman-kadin-siir-kitabinurullah-kadirioglu-p-HBCV0000AAIY6J?magaza=PEN+GIDA&amp;url_src=and-product-detail</a></p>



<p>Trendyol<br><a href="https://ty.gl/cjoh7xiftfhwf">https://ty.gl/cjoh7xiftfhwf</a></p>



<p>n11<br><a href="https://www.n11.com/urun/sehir-zaman-kadin-siir-kitabinurullah-kadirioglu-105187962?magaza=berce">https://www.n11.com/urun/sehir-zaman-kadin-siir-kitabinurullah-kadirioglu-105187962?magaza=berce</a></p>



<p>D&amp;R<br><a href="https://share.google/5xcX1vmaaThVS7KQe">https://share.google/5xcX1vmaaThVS7KQe</a></p>



<p></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tarkan&#8217;dan zeytinlik yasasına bir şiirle protesto!</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2025/07/24/tarkandan-zeytinlik-yasasina-bir-siirle-protesto/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Jul 2025 09:37:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DOĞA-ÇEVRE]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Gözden Kaçmasın]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik-Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[Tarkan]]></category>
		<category><![CDATA[Zeytin yasası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=171896</guid>

					<description><![CDATA[Tarkan, zeytinliklerin madenciliğe açılmasına karşı sosyal medyada paylaştığı şiirle tepkisini gösterdi. Tarkan, Instagram hesabında paylaştığı bir şiirle zeytinliklerin korunması gerektiğini vurguladı. Şiirinde, &#8220;Ah canım zeytinim… Nedir senin şu insandan çektiğin?&#8221; ifadeleriyle duygularını dile getirdi. TARKAN&#8217;IN ŞİİRİ Tarkan&#8217;ın dikkat çeken şiiri şu şekilde: Ah canım zeytinim… Nedir senin şu insandan çektiğin? Ne yapsan yaranamadın mı? Bir [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Tarkan, zeytinliklerin madenciliğe açılmasına karşı sosyal medyada paylaştığı şiirle tepkisini gösterdi.</p>



<p>Tarkan, Instagram hesabında paylaştığı bir şiirle zeytinliklerin korunması gerektiğini vurguladı. Şiirinde, &#8220;Ah canım zeytinim… Nedir senin şu insandan çektiğin?&#8221; ifadeleriyle duygularını dile getirdi.</p>



<p>TARKAN&#8217;IN ŞİİRİ</p>



<p>Tarkan&#8217;ın dikkat çeken şiiri şu şekilde:</p>



<p>Ah canım zeytinim…</p>



<p>Nedir senin şu insandan çektiğin?</p>



<p>Ne yapsan yaranamadın mı?</p>



<p>Bir türlü bilinemedi mi değerin?</p>



<p>Ah bahtsız zeytinim…</p>



<p>Üç kuruş pula yine feda edildin</p>



<p>Oysa her şeyden daha zengindi</p>



<p>Senin bereketi nimetlerinin</p>



<p>Lakin rahat olsun için</p>



<p>Binlerce yıldır ne badirelere direndin</p>



<p>Gelir geçer insanın da devri bir gün</p>



<p>Devam eder hükmün senin.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="975" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2025/07/Screenshot_20250724_123504-1024x975.jpg" alt="" class="wp-image-171897" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2025/07/Screenshot_20250724_123504-1024x975.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2025/07/Screenshot_20250724_123504-300x286.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2025/07/Screenshot_20250724_123504-768x731.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2025/07/Screenshot_20250724_123504-696x662.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2025/07/Screenshot_20250724_123504-1068x1017.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2025/07/Screenshot_20250724_123504-441x420.jpg 441w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2025/07/Screenshot_20250724_123504.jpg 1080w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>📽️Neslihan ALTUN/ŞAİR/ SÖYLEŞİ</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2024/11/27/%f0%9f%93%bd%ef%b8%8fneslihan-altun-sair-soylesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 Nov 2024 10:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kent İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik-Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Neslihan altun]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=160575</guid>

					<description><![CDATA[&#8220;İstanbul’da ölmedimBir Goya önünde kalbim, durdu duracakSularda mikrop var diyorlariçiyoruz ne bileyim&#8221; Şair Neslihan Altun ile şiiri, edebiyatı, ve&#160; &#8220;Anmadan Olmaz Düğün Çiçeklerini&#8221; kitabını konuştuk. İyi okumalar.&#160; Şairlik yolculuğunuz nasıl başladı? İlk yazmaya başladığınız zamanki şiirlerinizle bugünkü şiirleriniz arasında ne gibi farklar görüyorsunuz? ✒️Leyla ile Mecnun dizisine arada bakıyordum. Yirmi üç yaşında olmalıyım. Dizide “Adam [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>&#8220;<em>İstanbul’da ölmedim<br>Bir Goya önünde kalbim, durdu duracak<br>Sularda mikrop var diyorlar<br>içiyoruz ne bileyim&#8221;</em></p>



<p>Şair Neslihan Altun ile şiiri, edebiyatı, ve&nbsp; &#8220;Anmadan Olmaz Düğün Çiçeklerini&#8221; kitabını konuştuk. İyi okumalar.&nbsp;</p>



<p>Şairlik yolculuğunuz nasıl başladı? İlk yazmaya başladığınız zamanki şiirlerinizle bugünkü şiirleriniz arasında ne gibi farklar görüyorsunuz?</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="831" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_20241126_170945-1024x831.jpg" alt="" class="wp-image-160577" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_20241126_170945-1024x831.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_20241126_170945-300x243.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_20241126_170945-768x623.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_20241126_170945-696x565.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_20241126_170945-1068x866.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_20241126_170945-518x420.jpg 518w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_20241126_170945.jpg 1070w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/2712.png" alt="✒" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Leyla ile Mecnun dizisine arada bakıyordum. Yirmi üç yaşında olmalıyım. Dizide “Adam vurdum, belki de katilim.” diye bir cümle duydum. İlk şiirim “Denize Adam Düştü yahut Neyse”nin ilk dizesi ortaya çıkmış oldu böylece. Şiir yazmaya pek de şiirsel olmayan bir şekilde başladım yani.&nbsp;</p>



<p>İlk şiirlerimle son şiirim arasında on seneden fazla bir süre var. Şiirlerim arasında zamana bağlı bir nitelik farkı görmüyorum ben. Heves farkı görüyorum. Yazmaya başladığım ilk yıllarda daha hevesliydim. Şiirlerimde bunun yansıması var bence. Sonlara doğru şiire dair hevesim azaldı ve sanıyorum nihayet bitti. Tek bir şiir daha yazabileceğimi sanmıyorum. Yazmak da istemiyorum zaten.</p>



<p>Kitabınızın ismi olan &#8220;Anmadan Olmaz Düğün Çiçeklerini&#8221; oldukça metaforik ve dikkat çekici. Bu ismi seçmenizin ardındaki düşünce nedir?&nbsp;</p>



<p><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/2712.png" alt="✒" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Bu cümleyi bir düğünde duydum tesadüfen. Sesi hoşuma gitti. Bir şiir haline getirmek istedim.</p>



<p>Edebiyat dünyasında kadın şairlerin karşılaştığı zorluklar ve önyargılar hakkında ne düşünüyorsunuz?</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="764" height="1024" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_20241126_165602-764x1024.jpg" alt="" class="wp-image-160578" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_20241126_165602-764x1024.jpg 764w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_20241126_165602-224x300.jpg 224w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_20241126_165602-768x1030.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_20241126_165602-696x933.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_20241126_165602-313x420.jpg 313w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_20241126_165602.jpg 936w" sizes="(max-width: 764px) 100vw, 764px" /></figure>



<p></p>



<p><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/2712.png" alt="✒" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Şiirle, kitapla filan ilgili süreçte kadın olduğum için belirli, ekstra bir zorluk yaşamadım ben. Şiirle ilgili konuştuğumda, şiirle ilgili yazdığımda da bir zorlukla veya önyargıyla karşılaştığımı sanmıyorum. Edebiyat, hele şiir narin bir alan olduğu için “kadın işi” sayılabiliyor çünkü. Hiç sözüm kesilmeden sonsuza kadar konuşabilmem için şiir alanında serbestlik tanınıyor. Ta ki iş şiirin, edebiyatın, sanatın koşullarını, sonuçlarını, beslendiği alanları, tesirlerini konuşmaya gelene kadar. İdeolojiden, siyasetten, toplumdan söz etmeden sanattan söz edemem. Bunlar hala erkek alanları olarak kodludur. Haliyle, nadiren de olsa kimi zaman bakışların kaçırıldığını, benimle aynı şeyi söyleyen erkek bir kişiye kulak verilirken ben de aynı şeyi söylememe rağmen bana itiraz edildiğini filan tecrübe ettim. Kendilerini tehdit altında hissediyorlar sanırım. Benim on yaşında erkek öğrencilerim de kızların saçlarını çekerler. Aynı motivasyon. Kısa bir kurmaca yazıyorum bu konuda. İsimleri çok az değiştirerek başıma gelen bu tip gülünç anları anlattığım. Bakalım, altından kalkabilirsem… Yine de ben çok ortalıkta bir şair olmadığım için bu tarz ayrımcılıklar diğer hemcinsim şairlere oranla başıma daha az geliyordur muhtemelen, bilemiyorum.</p>



<p>Sizi tanıyabilir miyiz? Neslihan Altun yazmak dışında neler yapar? Hobileri neler? Olmazsa olmazları var mıdır?</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="914" height="1024" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_20241126_165547-914x1024.jpg" alt="" class="wp-image-160579" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_20241126_165547-914x1024.jpg 914w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_20241126_165547-268x300.jpg 268w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_20241126_165547-768x861.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_20241126_165547-696x780.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_20241126_165547-375x420.jpg 375w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_20241126_165547.jpg 943w" sizes="(max-width: 914px) 100vw, 914px" /></figure>



<p><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/2712.png" alt="✒" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Öğretmenim ben 18 yıldır. Okumayı söktüğüm andan itibaren istikrarlı olarak yaptığım tek şey, okumak. Başka bir şey yapıyorum denemez. Arkadaşlarımla büyük sofralar kurup gülüşüp sohbet ederek içmek, bundan artan zamanlarımda da kitap okumak. Başka bir şey pek yapmıyorum.</p>



<p>&#8220;Anmadan Olmaz Düğün Çiçeklerini&#8221;&nbsp; kitabınızdaki şiirler, bireysel deneyimlerden toplumsal meselelere kadar geniş bir yelpazeye yayılıyor. Bu dengeyi nasıl sağlıyorsunuz?</p>



<p><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/2712.png" alt="✒" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Toplumun içinde bir birey olduğum için bu denge kendiliğinden oluşmuştur herhalde. Özellikle böyle bir denge kurma amacım yoktu, kurulmuşsa ne mutlu bana.</p>



<p>Günümüzün hızla tüketilen dünyasında, şiirin hala bir direnç ve yavaşlama noktası olduğunu söyleyebilir miyiz? Şiir yazmak, zamanın akışına karşı bir duruş olarak görülebilir mi?</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="947" height="705" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_20241126_165534.jpg" alt="" class="wp-image-160580" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_20241126_165534.jpg 947w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_20241126_165534-300x223.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_20241126_165534-768x572.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_20241126_165534-80x60.jpg 80w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_20241126_165534-265x198.jpg 265w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_20241126_165534-485x360.jpg 485w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_20241126_165534-696x518.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_20241126_165534-564x420.jpg 564w" sizes="(max-width: 947px) 100vw, 947px" /></figure>



<p><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/2712.png" alt="✒" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Bu güzel soru için teşekkür ederim öncelikle. Anladığımı düşündüğüm şekilde yanıtlamaya çalışayım: Şiir benim için kesinlikle bir yavaşlama noktasıdır. Sadece dizelere dökülmüş, kağıda basılmış şiirler değil. İçinde şiir barındıran her şey: İki evin kesiştiği köşede yere vuran bir gölgenin biçimi, aniden beni dokuz yaşımda bir haziran akşamına götüren bir koku, mezarlıklar, elbise kenarında bir sökük, açık kalp ameliyatı, elektronik atık yığını, çorap izi kalmış bir ayak bileği vesaire.&nbsp;</p>



<p>On sekiz yaşımda annemlerin odasında yatmıştım bir gece, tek başıma. Neden öyle gerekmişti şimdi hatırlamıyorum. Sabah epey erkenden uyandım, camdan odanın ortasına düşen güneş ışınının içinde bir toz süzülüyordu. Yirmi senelik kurmalı saate baktım, aynanın önünde duran çocukluk fotoğrafımıza baktım, halıya baktım ellerime baktım tavandaki ezbere bildiğim ize baktım. Işığın ortasında yere bir türlü düşemeyen toza baktım tekrar. İki saat kadar ağladığımı bilirim. Şu yaşımda biliyorum ki bütün varlığımı kaplayan geçicilik hissi yüzünden ağlamıştım. O gün bilmiyordum neye ağladığımı.&nbsp;</p>



<p>Soruyu doğru anladıysam, bunlar benim için şiirli anlardır ve evet bir yavaşlama noktasıdır. Hatta bir dönüşüm noktası kimi zaman.</p>



<p>Şiirlerinizi bir aktivizm aracı olarak görüyor musunuz? Toplumsal sorunlara dair şiirsel bir dille bir şeyler söyleme isteğiniz var mı?&nbsp;</p>



<p><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/2712.png" alt="✒" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Öyle bir isteğim var evet. Bu yönde bir iradem var. Söylüyorum da.</p>



<p>Bir öğretmen olarak, öğrencilere şiiri nasıl tanıtıyorsunuz? Şiire olan ilginin gençler arasında nasıl yaygınlaştırılabileceğini düşünüyorsunuz?</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="795" height="511" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_20241126_165339.jpg" alt="" class="wp-image-160581" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_20241126_165339.jpg 795w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_20241126_165339-300x193.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_20241126_165339-768x494.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_20241126_165339-696x447.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_20241126_165339-653x420.jpg 653w" sizes="(max-width: 795px) 100vw, 795px" /></figure>



<p><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/2712.png" alt="✒" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Şiir çok kendine özgü bir tür. Çocuklar şiiri özellikle sevmeli gibi bir gayem yok. Ben şiir yazmama rağmen yirmi yıldır döndüre döndüre iki üç aynı şairi okuyorum sadece. Şiir okuru sayılmazken şiir okutmaya çalışmak biraz tuhaf olurdu.&nbsp;</p>



<p>Şairin topluma karşı sorumlulukları olduğuna inanıyor musunuz?&nbsp;</p>



<p><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/2712.png" alt="✒" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Bu soruyu hep görürüm, ne demeye geldiğini de pek anlamam işin aslı. Bana da kısmetmiş cevaplamak. Soruyu şair olarak değil de genel anlamda sanat üreten kişi olarak alayım daha geniş bir şekilde:</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="500" height="772" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/wi_500-2.jpeg" alt="" class="wp-image-160585" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/wi_500-2.jpeg 500w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/wi_500-2-194x300.jpeg 194w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/wi_500-2-272x420.jpeg 272w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" /></figure>



<p>Kasıt eğer toplumu “iyiye güzele” yönlendirmek sorumluluğu gibi bir şeyse, sanatın günümüzde böyle bir vasfı olduğunu düşünmüyorum çünkü herkes telefonuna bakıyor. Sanat ürününden kimse bir şey öğrenemez. Öyle bir devir vardıysa da çok eskilerde kalmıştır. Toplumu dönüştürmek sanatla değil dönüşmek zorunda bırakarak olabilir ancak. Tarihi okuduğumuzda sınanmış ve çalışan yöntemler epey açıktır.</p>



<p>Kasıt eğer topluma ayna tutmaksa, sanatçı eserinde toplumu yansıtmalıdır evet. Sanatçının bundan kaçabileceğini de zaten düşünmüyorum.&nbsp;</p>



<p>Okuyucuların şiirlerinize farklı anlamlar yüklediğini gördüğünüzde nasıl hissediyorsunuz? Bu farklı yorumlar sizin için olumlu mu, yoksa şiirinizin anlamını kaybettiğini düşündüğünüz anlar oluyor mu?</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="670" height="480" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_20241126_165329.jpg" alt="" class="wp-image-160582" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_20241126_165329.jpg 670w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_20241126_165329-300x215.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_20241126_165329-586x420.jpg 586w" sizes="(max-width: 670px) 100vw, 670px" /></figure>



<p><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/2712.png" alt="✒" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Şiir diğer edebi türlere kıyasla yoruma daha açık bir tür. Elbette benim kastımdan bambaşka şeyler anlaşıldığı oluyor. Bunu doğal buluyorum ama içimden düzeltiyorum “Onu demek istememiştim aslında.” diye. Şiir bir risktir. Şiirimin benim kastımdan çıkması, benim kastımı aşması, onu çarpıtması şiiri aslında çoğaltır ama samimi konuşmak gerekirse beni huzursuz hissettirdiği oluyor bunun. Mesleki deformasyon olabilir. Doğru anlaşılmak benim için çok önemli çünkü.&nbsp;</p>



<p>Son olarak, röportajlarımdaki klasik sorumdur, size de sormak isterim. Elinizde sihirli bir değnek olsaydı ne yapardınız?</p>



<p><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/2712.png" alt="✒" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Yatışmış bir zihin.</p>



<p><em>Şiir: Neslihan Altun<br>&#8216;Anmadan Olmaz Düğün Çiçeklerini&#8217;<br>Seslendiren: Yusuf Araf</em></p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe loading="lazy" title="SESLİ ŞİİR I neslihan altun - anmadan olmaz düğün çiçeklerini" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/NBYgAxqsiyc?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Shakespeare’in kemikleri sızlayacak! Yapay Zekâ, &#8216;iyi&#8217; Şiir  Yazmada Shakespeare’i Gölgede Bıraktı</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2024/11/24/shakespearein-kemikleri-sizlayacak-yapay-zeka-iyi-siir-yazmada-shakespearei-golgede-birakti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 24 Nov 2024 11:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Gözden Kaçmasın]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Shakespeare]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=160401</guid>

					<description><![CDATA[Yapay zekâ destekli dil modeli ChatGPT aracılığıyla yazılan şiirler, Shakespeare ve Dickinson gibi şairlerin eserlerine göre daha çok beğenildi. ChatGPT&#160;adlı&#160;yapay zekâ&#160;destekli dil modeli,&#160;edebiyat&#160;dünyasında yankı uyandırmaya devam ediyor. ABD’de yapılan bir araştırmada okurlar, sohbet botu tarafından yazılan şiirlerin YZ kaynaklı olduğunu tespit etmekte güçlük çekti. Dahası, bazı katılımcılar ChatGPT’nin şiirlerini&#160; William Shakespeare&#160;yapıtlarından daha çok beğendi. Yeni [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Yapay zekâ destekli dil modeli ChatGPT aracılığıyla yazılan şiirler, Shakespeare ve Dickinson gibi şairlerin eserlerine göre daha çok beğenildi.</p>



<p>ChatGPT&nbsp;adlı&nbsp;yapay zekâ&nbsp;destekli dil modeli,&nbsp;edebiyat&nbsp;dünyasında yankı uyandırmaya devam ediyor. ABD’de yapılan bir araştırmada okurlar, sohbet botu tarafından yazılan şiirlerin YZ kaynaklı olduğunu tespit etmekte güçlük çekti. Dahası, bazı katılımcılar ChatGPT’nin şiirlerini&nbsp; William Shakespeare&nbsp;yapıtlarından daha çok beğendi.</p>



<p>Yeni bir çalışma, insanların sohbet botu tarafından üretilen şiirleri basit ve anlaşılır imgeleri, duyguları ve temaları nedeniyle klasik şairlerin yapıtlarına kıyasla daha çok sevebileceğini öne sürüyor.</p>



<p>Scientific Reports&nbsp;dergisinde yayımlanan yeni bir makaleye göre yapay zekâ sohbet robotları&nbsp;William Shakespeare&nbsp;gibi ünlü şairleri birçok insan okuru kandıracak kadar iyi taklit edebiliyor. Buna ek olarak pek çok katılımcı YZ’nin şiirlerini ünlü şairlerin eserlerine tercih ediyor.</p>



<p>Araştırmacılar OpenAI tarafından geliştirilen&nbsp;ChatGPT-3.5&nbsp;botundan&nbsp;Walt Whitman, Geoffrey Chaucer, T.S. Eliot, Sylvia Plath, Allen Ginsberg, Emily Dickinson&nbsp;ve&nbsp;William Shakespeare&nbsp;gibi tanınmış sanatçıların tarzında şiirler üretmesini istedi.</p>



<p>1.634 kişinin dahil olduğu araştırmada katılımcılardan her bir şairden 10 şiir okumaları istendi. Bu şiirlerden 5’i&nbsp;ChatGPT&nbsp;tarafından yazılmıştı, 5’i ise gerçek şairlerin imzalarını taşıyordu.</p>



<p>Yeni Araştırma ChatGPT’nin Şiir Sanatındaki Gücünü Ortaya Koydu</p>



<p>Bilim insanları katılımcılardan hangi şiirlerin “sahte” hangilerinin gerçek olduğunu tespit etmelerini istedi. Araştırmanın sonucunda katılımcılar yaklaşık %46 oranında doğru tahminde bulundular. Bu oran yazı tura atmalarından biraz daha kötüydü.&nbsp;ChatGPT-3.5&nbsp;ünlü şairlerin eserleriyle eğitildiği için bu bulgu sürpriz sayılmazdı.</p>



<p>Kaliforniya Üniversitesi’nde bilişsel psikolog&nbsp;Keith Holyoak&nbsp;araştırmanın bu kısmında, “Esasen ChatGPT yarı intihalci biri olarak becerisini gösterdi,” değerlendirmesinde bulundu.</p>



<p>Araştırmacılar, ikinci bir deneyde 696 katılımcıya şiirler okutarak bu eserleri&nbsp;ritim&nbsp;ve&nbsp;özgünlük&nbsp;gibi 14 farklı özellik açısından değerlendirmelerini istedi. Katılımcılar üç gruba ayrıldı. İlk gruptakilere şiirlerin bir yapay zekâ sohbet robotu tarafından yazıldığı söylendi. İkinci gruptakilere şiirlerin bir insan tarafından kaleme alındığı belirtildi. Üçüncü gruba ise şiirlerin kim tarafından yazıldığına dair herhangi bir bilgi verilmedi. Aslında her üç gruba da insanlar ve yapay zekâ tarafından yazılmış şiirlerin bir karışımı sunuldu.</p>



<p>Daha önce yapılan araştırmalardan bilindiği üzere, şiirlerin insanlar tarafından yazıldığını düşünen katılımcılar, gerçekte ne okuduklarına bakmaksızın bu eserlere daha yüksek puanlar verme eğiliminde oldu. Öte yandan şiirlerin yapay zekâ tarafından yazıldığına inanan katılımcılar, aynı şiirleri daha düşük puanlarla değerlendirdi.</p>



<p>Sade ve Net Şiirler Daha Yüksek Puan Aldı</p>



<p>Ancak araştırma ekibi, şaşırtıcı bir bulguya daha ulaştı. Şiirlerin şairleri hakkında hiçbir bilgi verilmeden değerlendirme yapan üçüncü gruptaki katılımcılar,&nbsp;sohbet robotu tarafından yazılan şiirlere ortalama olarak daha yüksek puanlar verdi. Bu durum, yapay zekâ şiirlerinin sade ve net anlatımının okurlar üzerindeki olumlu etkisini bir kez daha ortaya koydu.</p>



<p>Okurların neden yapay zekâ tarafından üretilen şiiri tercih etmeye daha yatkın olduğu konusu henüz tam olarak açıklık kazanmış değil. Ancak araştırmacıların en iyi tahmini, yapay zekâ şiirlerinin&nbsp;nispeten basit&nbsp;ve&nbsp;anlaşılması&nbsp;sebebiyle kolay oldukları için daha çekici olabileceği yönünde.</p>



<p>Araştırmacılar makalede, yapay zekâ tarafından üretilen şiirlerin insanlar tarafından yazılan şiirlerin karmaşıklığıyla eşleşemediği için, “bir imgeyi, bir ruh halini, bir duyguyu veya bir temayı deneyimli olmayan şiir okurlarına açık bir şekilde iletmede” daha iyi olduklarını yazıyor.</p>



<p>Emily Dickinson’ın Bazı Tercihleri Yapay Zekâ Tarafından Taklit Edilemedi</p>



<p>Pittsburgh Üniversitesi’nden araştırmacı&nbsp;Brian Porter&nbsp;yaptığı açıklamada, “Emily Dickinson bazen kafiye şemasını bilerek bozuyor. Ancak yapay zekâ tarafından onun tarzında üretilen şiirler bunu bir kez bile yapmadı,” ifadelerini kullandı.</p>



<p>Araştırmacılar makalede, insanlar tarafından yazılan şiirleri anlamanın derin ve eleştirel düşünmeyi gerektirdiğini ve bunun şiirin cazibesinin büyük bir parçası olduğunu belirtiyor. Ancak Avustralya’daki Deakin Üniversitesi’nde edebiyat akademisyeni olan Andrew Dean’in görüşüne göre çağdaş okurlar bu emeği sarf etmek istemiyor, bunun yerine kendilerine karşı&nbsp;net olan metinleri tercih ediyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
