<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sanat &#8211; Kent Ekranı</title>
	<atom:link href="https://www.kentekrani.com/tag/sanat/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.kentekrani.com</link>
	<description>&#039;&#039;Kent Aynasından Türkiye&#039;&#039;</description>
	<lastBuildDate>Sat, 30 Nov 2024 13:17:54 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.4</generator>

<image>
	<url>https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/cropped-kentlogo-512x512-1-32x32.jpg</url>
	<title>sanat &#8211; Kent Ekranı</title>
	<link>https://www.kentekrani.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>📽️ 6,2 Milyon Dolarlık Muz: Sanat Olarak Absürtlük mü, Absürtlük Olarak Sanat mı?</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2024/12/01/%f0%9f%93%bd%ef%b8%8f-62-milyon-dolarlik-muz-sanat-olarak-absurtluk-mu-absurtluk-olarak-sanat-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Dec 2024 08:15:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Derya ULUSOY]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Gözden Kaçmasın]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[6.2 milyonluk muz]]></category>
		<category><![CDATA[Absürtlük]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=160805</guid>

					<description><![CDATA[İtalyan sanatçı Maurizio Cattelan, 2019 yılında sıradan bir muzu duvara bantlayarak Komedyen adını verdiği bir eser ortaya koydu. Bu basit eserin etkisi ise inanılmazdı: Geçtiğimiz günlerde bu muz tam 6,2 milyon dolara satıldı. Olay, sanat dünyasında bir tartışma fırtınası başlattı. Bu muz, sanat piyasasının saçmalığına dair ince bir alay mıydı, yoksa sanat dünyasının kendi boşluğuna [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>İtalyan sanatçı Maurizio Cattelan, 2019 yılında sıradan bir muzu duvara bantlayarak Komedyen adını verdiği bir eser ortaya koydu. Bu basit eserin etkisi ise inanılmazdı: Geçtiğimiz günlerde bu muz tam 6,2 milyon dolara satıldı. Olay, sanat dünyasında bir tartışma fırtınası başlattı. Bu muz, sanat piyasasının saçmalığına dair ince bir alay mıydı, yoksa sanat dünyasının kendi boşluğuna kahkahalarla gülüp ifşa olduğu bir durum muydu?</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="420" height="314" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0015.jpg" alt="" class="wp-image-160806" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0015.jpg 420w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0015-300x224.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0015-80x60.jpg 80w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0015-265x198.jpg 265w" sizes="(max-width: 420px) 100vw, 420px" /></figure>



<p>Bugüne geldiğimizde ise hikaye yeni bir boyut daha kazandı. Muzu satın alan, Çinli kripto para girişimcisi Justin Sun, sahnede, kameraların önünde 6,2 milyon dolarlık o meşhur muzu yedi. </p>



<figure class="wp-block-video"><video controls src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/480x270_MP4_1689893721670568214-1.mp4"></video></figure>



<p>Ve şu sözleri söyledi: <em>“Diğer muzlardan çok daha iyi. Bir basın toplantısında onu yemek de sanat eserinin tarihinin bir parçası olabilir.” </em>Şimdi asıl soru şu: Sun’ın bu hareketi, absürdlüğün doruk noktası mı, yoksa sanatın anlamını tamamen bitiren, tabutuna çakılan son çivi mi?</p>



<p>Bu hikaye duvara bantlanmış bir muzdan çok daha fazlası. Bu, neye ve neden değer verdiğimizi sorgulatan, sanatın gerçek amacından ne kadar uzaklaşmış olabileceğimizi gösteren bir tablo.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="733" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0012-1024x733.jpg" alt="" class="wp-image-160807" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0012-1024x733.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0012-300x215.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0012-768x550.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0012-1536x1099.jpg 1536w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0012-696x498.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0012-1068x764.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0012-587x420.jpg 587w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0012.jpg 1600w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><strong>Sanatın Saçmalıkla Dansı</strong></p>



<p>Cattelan’ın Komedyen eseri, baştan sona bir kışkırtma amacı taşıyordu. Bu muz, sanatın metalaşmasını, özünden koparılıp ultra zenginlerin gösteri dünyasına indirgenmesini eleştiren bir simgeydi. Duvara bantlanmış bu meyve, o kadar geçici bir nesne ki, birkaç gün içinde çürüyüp gidiyor. Ancak alıcı, aslında muzun kendisini değil, onun “fikrini” satın alıyor. Bu fikir, orijinallik sertifikası ve meyvenin düzenli olarak değiştirilmesi için talimatlarla birlikte satıldı.</p>



<p>Peki, işin içine milyon dolarlar girdiğinde bu eleştiri kendi saçmalığının içine çekilmiyor mu? Alay ettiği sistemin bir parçası haline geldiğinde, eleştirinin etkisi yitip gitmiyor mu?</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" width="1024" height="676" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0014.jpg" alt="" class="wp-image-160810" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0014.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0014-300x198.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0014-768x507.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0014-696x459.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0014-636x420.jpg 636w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Muz tam da bu noktada bocalıyor. Bir yandan tartışmaları ateşlerken, diğer yandan bu tartışmaların aslında ne kadar yüzeysel olabileceğini ortaya koyuyor. Eserin değeri işçiliğe, yeniliğe ya da estetik bir güzelliğe değil, yalnızca kışkırtma gücüne dayanıyor. Aklınızda kalıp bakış açınızı değiştirmekten çok, sizi ya şoke ediyor, ya güldürüyor, ya da rahatsız ediyor.</p>



<p><strong>Alıcının Sanat Eserini Yemesi Şakanın Sonu mu?</strong></p>



<p>Justin Sun’ın muzu yeme kararı, bu garip hikayeye bir katman daha ekliyor. Sanat eserinin tarihine dahil edilen bu canlı performans, aynı zamanda içi boş bir jest gibi hissediliyor. Muzu yiyerek, bir zamanlar eleştiri, gösteri ve absürdlüğün simgesi olan bu nesneyi basit bir meyveye indirgemiş oluyor. Artık o muz, tüketilen sıradan bir gıdadan başka bir şey değil.</p>



<p>Yine de Sun’ın bu hareketi, Komedyen’in başından beri işaret ettiği noktayı güçlendirmiyor mu? Değer dediğimiz şeyin bir kurgu olduğunu bir kez daha hatırlatıyor: Algılar, piyasalar ve yutturmaca tarafından yaratılan bir yanılsama. 35 sentlik bir muz, 6,2 milyon dolarlık bir sanat eserine dönüştü, çünkü insanlar onun değerli olduğuna karar verdi. Sonuçta, o meşhur muzu yemek, onu duvara bantlamak kadar keyfi bir eylem değil mi?</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="640" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA00161-1024x640.jpg" alt="" class="wp-image-160808" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA00161-1024x640.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA00161-300x188.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA00161-768x480.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA00161-1536x960.jpg 1536w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA00161-696x435.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA00161-1068x668.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA00161-672x420.jpg 672w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA00161.jpg 1600w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption class="wp-element-caption">Maurizio Cattelan</figcaption></figure>



<p>Ama asıl soru şu: Bu eylem bizi gerçekten etkiliyor mu? Düşünmeye, hissetmeye, sorgulamaya itiyor mu? Yoksa bu, dikkatlerimizi&nbsp; önemli olandan çekip, bizi basitliğiyle oyalayan sonsuz bir saçmalık döngüsünde yalnızca bir başka başlık mı?</p>



<p><strong>Muzun Bedeli: Sanat, Değer ve İnsanlık</strong></p>



<p>Sanat, genellikle toplumu kendine bir ayna tutmaya zorlar. Komedyen küresel bir sansasyona dönüştüğünde, eleştiriler de bu aynayı tersine çevirerek sanatı ve değer anlayışımızı sorguladı. İki eleştirel çalışma, bu tepkilerin özünü ortaya koyuyor:</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="819" height="1024" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0007-819x1024.jpg" alt="" class="wp-image-160811" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0007-819x1024.jpg 819w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0007-240x300.jpg 240w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0007-768x960.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0007-1229x1536.jpg 1229w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0007-696x870.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0007-1068x1335.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0007-336x420.jpg 336w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0007.jpg 1280w" sizes="(max-width: 819px) 100vw, 819px" /></figure>



<p>İlkinde, Vincent van Gogh’un tutku, acı ve anlam arayışını yansıtan başyapıtları, yüzeylerine bantlanmış muzlarla “tahrif edilerek”, bizzat Van Gogh tarafından bir pazar tezgahında satılıyor. Bu hiciv, sadece Komedyen’i değil, geçici bir gösteriyi kalıcı bir etkinin önüne koyan sanat dünyasını da hedef alıyor. Bantlanmış muzlar, böylesine basit bir şeyin, Van Gogh’un eserlerinin derinliğine denk tutulabileceği fikriyle alay ediyor. Bu eser, değerlerimizin sorgulanmasına neden oluyor: Van Gogh yaşamı boyunca resimlerini satmakta zorlanırken, bugün bir muza nasıl milyonlarca dolar değer biçebiliyoruz?</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="1024" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0006-1024x1024.jpg" alt="" class="wp-image-160812" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0006-1024x1024.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0006-300x300.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0006-150x150.jpg 150w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0006-768x767.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0006-696x695.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0006-1068x1067.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0006-420x420.jpg 420w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0006.jpg 1100w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>İkinci eser ise daha sert bir eleştiri getiriyor. Komedyen, açlıktan ölmek üzere olan bir çocuğun görüntüsüyle yan yana yer alıyor. Kontrast keskin ve sarsıcı: Bir tarafta absürd derecede pahalı bir muz; diğer tarafta temel ihtiyaçlara bile erişimi olmayan, bir deri bir kemik bir çocuk. Bu karşılaştırma, yalnızca sanat dünyasını değil, insanlığı da eleştiriyor. Bu eser, bizi lüks ve sefaletin bir arada var olduğu bu dünyanın rahatsız edici gerçekliğiyle yüzleşmeye zorluyor ve toplumsal önceliklerimizin çarpıklığını gözler önüne seriyor.</p>



<p><strong>Merdiven ve Muz: Sanatta İki Yol</strong></p>



<p>Cattelan&#8217;ın muzunu düşürken, onu yıllar önce karşılaştığım bir başka sanat eseriyle karşılaştırmadan edemedim: Ceal Floyer&#8217;in Humboldt Üniversitesi&#8217;nde bir süre sergilenmiş olan Basamağa Dikkat! (Vorsicht, Stufe!) isimli çalışması. Floyer&#8217;in enstalasyonu bağırmıyordu. Milyon dolarlara satılmamış, küresel bir tartışma yaratmamıştı. Ama derin bir şey fısıldadı, yıllar sonra bile benimle kalan bir şey.</p>



<p><strong>Merdivenlerle İlk Karşılaşma: Tedirginlik ve Kafa Karışıklığı</strong></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0011-1024x682.jpg" alt="" class="wp-image-160813" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0011-1024x682.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0011-300x200.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0011-768x512.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0011-696x464.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0011-1068x712.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0011-630x420.jpg 630w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0011.jpg 1181w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Üniversitenin ana binasının girişindeki merdiven enstalasyonuyla ilk karşılaştığımda bunun sanat olduğunu bilmiyordum. Merdivenlerden çıkarken, her bir basamağa sabitlenmiş “Basamağa Dikkat!” yazılı pirinç levhalar dikkatimi çekmişti. İlk tepkim tedirginlik oldu. “Acaba bu merdivenlerde fark etmediğim bir tehlike mi vardı?” diye düşündüm. “Tadilatta mı, dikkatlice mi yürümem gerekiyor? Kayar mıyım? Ya düşersem?”</p>



<p>Bu düşünceler, merdivenleri sanki ayağım her an kayabilir gibi yavaşça ve temkinle çıkmama neden oldu. Ancak bir yandan da bu his garip ve saçma geliyordu. Günlük hayatın sıradan bir parçası olan bir merdiven, neden bu kadar tehditkar hissettirmişti? Levhaların tekrarlayan sürekli uyarıları, sıradan ve düşünmeden yapılan otomatikleşmiş bir hareketi—merdiven çıkmayı—garip bir şekilde sorgulayıcı bir hale getirmişti.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="714" height="1024" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0008-714x1024.jpg" alt="" class="wp-image-160814" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0008-714x1024.jpg 714w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0008-209x300.jpg 209w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0008-768x1102.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0008-1070x1536.jpg 1070w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0008-696x999.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0008-1068x1533.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0008-293x420.jpg 293w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0008.jpg 1115w" sizes="(max-width: 714px) 100vw, 714px" /></figure>



<p><strong>Merdivenin Zirvesinde Marx’ın Sözleri</strong></p>



<p>Tedirginlikle çıktığım basamakların sonunda karşıma çıkan şey, bu deneyimi bambaşka bir boyuta taşıdı: Merdivenlerinin tepesine 1953 yılında kazınmış Karl Marx’a ait o ünlü söz:<br>“Filozoflar dünyayı yalnızca çeşitli şekillerde yorumlamışlardır; oysa asıl mesele onu değiştirmektir.”</p>



<p>Bu söz, fiziksel bir basamağa dikkat çağrısı yapan levhaların yarattığı sorgulamayı zihinsel bir sorgulamaya dönüştürdü. Eğer levhalar her adımda beni hareketlerimi düşünmeye zorluyorsa, Marx’ın bu güçlü ifadesi de beni yaşamımdaki amaçları sorgulamaya çağırıyordu. Dünyayı sadece izleyen, yorumlayan biri miydim? Yoksa onu değiştirmek için harekete geçebilecek biri mi?</p>



<p>Bu söz, hem tarihsel bağlamıyla hem de içerdiği anlamla, merdivenin her adımında düşündüğüm basit soruları daha derin bir boyuta taşıdı. Bu sadece bir sanat eseri değil, yaşamın anlamı ve kişinin kendi sorumluluğu üzerine bir meydan okumaydı. Marx’ın bu sözü, basit bir merdiven yolculuğunu, yaşamın yönünü sorgulatan bir içsel yolculuğa dönüştürdü.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="680" height="1024" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0010-680x1024.jpg" alt="" class="wp-image-160815" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0010-680x1024.jpg 680w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0010-199x300.jpg 199w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0010-768x1157.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0010-696x1048.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0010-279x420.jpg 279w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0010.jpg 996w" sizes="(max-width: 680px) 100vw, 680px" /><figcaption class="wp-element-caption">Ceal Floyer</figcaption></figure>



<p><strong>Sessiz Sanatın Gücü</strong></p>



<p>Ceal Floyer’in çalışması, dikkat çekmek için şok ya da gösteriye dayanmıyordu. Bunun yerine, sizi yavaşlamaya ve fark etmeye davet ediyordu. Sıradan bir hareketi—merdiven çıkmayı—olağanüstü bir deneyime dönüştürüyordu. Milyon dolarlık muzun aksine kendi değerini kanıtlama ihtiyacı duymuyordu; zaten o değer, gündelik olanı yeni bir gözle görme becerisinde saklıydı.</p>



<p><strong>Çağdaş Sanatın Durumu</strong></p>



<p>Biri gürültülü ve geçici, diğeri sessiz ve derinlikli olan bu iki eser, günümüz çağdaş sanatının durumu hakkında bize ne anlatıyor? Belki de temel bir gerilimi ortaya koyuyorlar: Gösteri ile içerik arasındaki mücadele. Komedyen, viral anlara, milyon dolarlara ve yüzeysel değerlere takıntılı bir dünyanın ruhunu (Zeitgeist) yakalıyor. Bizi güldürüyor, kızdırıyor, tartışmaya zorluyor ve sosyal medyada içerikleri hızla kaydırmaya devam ettiriyor. Ama gerçekten düşündürüyor mu? Dünyaya bakışımızı değiştirecek bir derinlik sunuyor mu?</p>



<p><strong>Bizi Tökezleten Sanat</strong></p>



<p>Ceal Floyer&#8217;in enstalasyonuysa, sanatın etkili olmak için bağırmasına gerek olmadığını hatırlatıyor. Ne milyon dolarlara ne de büyük tartışmalara ihtiyaç duyuyor. Basamağa Dikkat! bizi hem fiziksel hem de zihinsel olarak tökezlemeye ve bu tökezlemede yeni bir şey görmeye davet ediyor.</p>



<p>Bazen en kalıcı izleri bırakan, bizi gündelik olanın ötesini görmeye davet eden, sessizce yolumuzu değiştiren eserlerdir. Bu tür sanat, fark ettirmeden düşünce dünyamızda kök salar. Gösteriş takıntılı bir dünyada Floyer&#8217;in sanatı sessiz bir isyandır. Dikkat çekmek için çığlık atmaz ama adım adım bunu hak eder. Bunu yaparken de sanatın en iyi yapabildiği şeyi somutlaştırır: Sıradan olanı anlamlı olana, sıradan olanı derin olana dönüştürmek.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0009.jpg" alt="" class="wp-image-160816" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0009.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0009-300x200.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0009-768x512.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0009-696x464.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG-20241130-WA0009-631x420.jpg 631w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Dolayısıyla, bir dahaki sefere sanatla karşılaştığınızda, ister duvara yapıştırılmış bir muz, ister bir basamaktaki dikkat uyarısı olsun, kendinize sorun: Bu benim dünyayı farklı görmemi sağlıyor mu? Geride bıraktıktan uzun süre sonra bile aklımda kalıyor mu? Eğer öyleyse, belki de gerçek değeri burada yatıyordur.</p>



<p>Milyon dolarlık muz manşetlere hakim olabilir, ama benim için kalıcı olan merdivenler. Bana sanatın en iyi haliyle dünyayı sadece yorumlamakla kalmadığını, onu nasıl gördüğümüzü de değiştirdiğini hatırlatıyorlar. Ve bazen o değişim için tek gereken şey, sessiz bir adımdır. O yüzden adımlarınıza dikkat edin. Sizi nereye götüreceğini asla bilemezsiniz.</p>



<p>Derya <strong>ULUSOY</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		<enclosure url="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/480x270_MP4_1689893721670568214-1.mp4" length="1100297" type="video/mp4" />

			</item>
		<item>
		<title>Sanatın Kırılma Noktası: Gerçek Şiddetin Gölgesinde Etik ve Sorumluluk</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2024/10/22/sanatin-kirilma-noktasi-gercek-siddetin-golgesinde-etik-vesorumluluk/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Oct 2024 10:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Derya ULUSOY]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gözden Kaçmasın]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Etik]]></category>
		<category><![CDATA[Kırılma]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=158167</guid>

					<description><![CDATA[İkbal Uzuner ve Ayşenur Halil&#8217;in, Semih Çelik tarafından kasap bıçağıyla vahşice öldürülmesinin ardından, kamuoyunun dikkati oyuncu Uraz Kaygılaroğlu&#8216;nun aylar önce verdiği pozlara yöneldi. Kaygılaroğlu, bir sanat sergisi için fotomontajla parçalanmış kadın bedenlerinin önünde kasap bıçağıyla poz vermişti. Bu görüntüler, gerçek hayattaki korkunç cinayetlerle yan yana gelince, sosyal medyada büyük bir tepki dalgasına neden oldu. Oyuncu, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>İkbal Uzuner ve Ayşenur Halil&#8217;in, Semih Çelik tarafından kasap bıçağıyla vahşice öldürülmesinin ardından, kamuoyunun dikkati oyuncu <strong>Uraz Kaygılaroğlu</strong>&#8216;nun aylar önce verdiği pozlara yöneldi.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="998" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/10/IMG-20241021-WA0008-1024x998.jpg" alt="" class="wp-image-158168" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/10/IMG-20241021-WA0008-1024x998.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/10/IMG-20241021-WA0008-300x292.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/10/IMG-20241021-WA0008-768x748.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/10/IMG-20241021-WA0008-696x678.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/10/IMG-20241021-WA0008-1068x1040.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/10/IMG-20241021-WA0008-431x420.jpg 431w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/10/IMG-20241021-WA0008.jpg 1200w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption class="wp-element-caption">Uraz Kaygılaroğlu</figcaption></figure>



<p>Kaygılaroğlu, bir sanat sergisi için fotomontajla parçalanmış kadın bedenlerinin önünde kasap bıçağıyla poz vermişti. Bu görüntüler, gerçek hayattaki korkunç cinayetlerle yan yana gelince, sosyal medyada büyük bir tepki dalgasına neden oldu. Oyuncu, kadına yönelik şiddeti normalleştirmekle suçlandı ve özrü ile açıklamaları — sadece bir başkasının sanatsal vizyonunun parçası olduğu ve bu tepkiyi beklemediği yönündeki savunması — eleştirileri yatıştırmada yetersiz kaldı.</p>



<p>Peki, başlangıçta bir sanat sergisinin parçası olan bu görüntüler, gerçek hayattaki şiddetin ışığında neden bu kadar yoğun bir öfkeye yol açtı? Bu durum bizi şu acil soruyla yüzleştiriyor: <strong>Toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin yaygın olduğu bir toplumda, sanatın sınırları olmalı mı? </strong>Yoksa sanatın rolü, ne kadar rahatsız edici olursa olsun, en karanlık gerçeklerimizi ortaya çıkararak düşünce ve değişimi tetiklemek mi olmalıdır?</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="353" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/10/IMG-20241021-WA0011.jpg" alt="" class="wp-image-158169" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/10/IMG-20241021-WA0011.jpg 800w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/10/IMG-20241021-WA0011-300x132.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/10/IMG-20241021-WA0011-768x339.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/10/IMG-20241021-WA0011-696x307.jpg 696w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /><figcaption class="wp-element-caption">Picasso, &#8220;Guernica</figcaption></figure>



<p>Tarih boyunca sanat, tabuları yıkan ve toplumsal yaraları açığa çıkaran bir araç olmuştur. Örneğin, <strong>Picasso&#8217;nun</strong> &#8220;<strong>Guernica&#8221;</strong>sı savaşın dehşetini gözler önüne sererken, <strong>Goya</strong>&#8216;nın &#8220;<strong>3 Mayıs 1808</strong>&#8221; tablosu insan şiddetinin acımasızlığını çarpıcı bir şekilde tasvir eder.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="790" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/10/IMG-20241021-WA0012-1024x790.jpg" alt="" class="wp-image-158170" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/10/IMG-20241021-WA0012-1024x790.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/10/IMG-20241021-WA0012-300x232.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/10/IMG-20241021-WA0012-768x593.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/10/IMG-20241021-WA0012-1536x1186.jpg 1536w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/10/IMG-20241021-WA0012-696x537.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/10/IMG-20241021-WA0012-1068x824.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/10/IMG-20241021-WA0012-544x420.jpg 544w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/10/IMG-20241021-WA0012.jpg 1600w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption class="wp-element-caption">Goya, &#8220;3 Mayıs 1808&#8221;</figcaption></figure>



<p>Bu eserler, insanlığın en çirkin yüzleriyle bizi yüzleştirirken, aynı zamanda eleştirel düşünceyi ve toplumsal farkındalığı artırdıkları için takdir edilirler.</p>



<p>Ancak günümüzde, özellikle kadına yönelik şiddetin artan bir kriz olduğu bir ülkede, böyle tasvirler yeni bir hassasiyet kazanıyor. Kaygılaroğlu&#8217;nun pozları, sanatın provokatif gücünün ötesinde, gerçek hayattaki acıları yeniden üretmekle suçlandı. Kamuoyu,sembolik bile olsa, <strong>şiddetin &#8220;tarafsız&#8221; bir sanatsal ifade</strong> olarak kabul edilmesine tepki gösterdi. İkbal Uzuner ve Ayşenur Halil&#8217;in korkunç cinayetleri, kadına yönelik şiddetin soyut bir kavram değil, günlük bir gerçeklik olduğunu acı bir şekilde hatırlattı. Bu bağlamda, Kaygılaroğlu&#8217;nun sanatsal performansı çizgiyi aşmak olarak görüldü.<br>Bu tepki sadece bir oyuncuya değil, <strong>sanatın gerçek hayattaki dehşetleri nasıl yansıttığına ve potansiyel olarak normalleştirdiğine yönelik bir eleştiriydi</strong>. Mesaj netti: Sanat özgürlüğü, toplumun yaralarını derinleştirecek şekilde kullanılmamalı.</p>



<p>Bu durum, sanat ve etik arasındaki karmaşık ilişkiyi yeniden düşünmemizi gerektiriyor.<br>Sanatın amacı, ne pahasına olursa olsun kışkırtmak ve rahatsız etmek midir? Yoksa sanat, toplumsal sorumluluk alarak, özellikle hassas konularda etik bir duruş sergilemeli midir?</p>



<p><strong>Georges Bataille</strong> gibi filozoflar, sanatın insan doğasının en karanlık yönlerini keşfetmesi gerektiğini savunurken, <strong>Martha Nussbaum</strong> gibi düşünürler sanatın ahlaki bir sorumluluğu olduğunu vurgular. Nussbaum&#8217;a göre, sanat empatiyi teşvik etmeli ve etik düşünceyi desteklemelidir. Özellikle toplumsal cinsiyete dayalı şiddet gibi derin yaraların olduğu bir toplumda, sanatın bu sorumluluğu daha da önem kazanır.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="753" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/10/IMG-20241021-WA0009-1024x753.jpg" alt="" class="wp-image-158171" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/10/IMG-20241021-WA0009-1024x753.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/10/IMG-20241021-WA0009-300x221.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/10/IMG-20241021-WA0009-768x564.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/10/IMG-20241021-WA0009-80x60.jpg 80w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/10/IMG-20241021-WA0009-696x512.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/10/IMG-20241021-WA0009-1068x785.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/10/IMG-20241021-WA0009-571x420.jpg 571w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/10/IMG-20241021-WA0009.jpg 1200w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption class="wp-element-caption">Uraz Kaygılaroğlu</figcaption></figure>



<p>Kaygılaroğlu&#8217;nun durumu, <strong>sanatçının rolü ve sorumluluğ</strong>u konusunda da önemli sorular doğuruyor. Bir sanatçı, eserinin toplum üzerindeki etkisini ne ölçüde hesaba katmalıdır? Sanatçılar, büyük kültürel ve toplumsal dinamikler içinde, eserlerinin nasıl algılanacağından tamamen sorumlu tutulabilir mi? Yoksa sanatın özgürlüğü, bu türriskleri göze almayı mı gerektirir?</p>



<p>Kamuoyunun tepkisi, toplumun artık sanatın gerçek hayattaki şiddeti yansıtmasına tolerans göstermediğini gösteriyor. Özellikle de bu şiddet, birçok insanın günlük olarak deneyimlediği ve acısını çektiği bir gerçeklikse. Bu, sanatın sınırlarının yeniden çizilmesi gerektiğine dair bir çağrı olarak da okunabilir.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="576" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/10/IMG-20241021-WA0010-1024x576.jpg" alt="" class="wp-image-158172" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/10/IMG-20241021-WA0010-1024x576.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/10/IMG-20241021-WA0010-300x169.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/10/IMG-20241021-WA0010-768x432.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/10/IMG-20241021-WA0010-696x392.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/10/IMG-20241021-WA0010-1068x601.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/10/IMG-20241021-WA0010-747x420.jpg 747w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/10/IMG-20241021-WA0010.jpg 1200w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Diğer yandan, sanatın provokatif gücünü tamamen ortadan kaldırmak, <strong>ifade özgürlüğüne</strong> zarar verebilir. Sanat, toplumsal değişimin ve ilerlemenin önemli bir itici gücü olmuştur. Ancak bu güç, sorumlu ve etik bir çerçevede kullanılmalıdır.</p>



<p>Sonuç olarak, bu tartışma bizi sanatın <strong>toplumdaki rolü ve sorumluluğu </strong>üzerine derin düşünmeye zorluyor. Sanat, toplumun en karanlık yönlerini yansıtırken aynı zamanda iyileştirici bir güç olabilir mi? Yoksa belirli sınırlar çizilmeli mi?</p>



<p>Kaygılaroğlu&#8217;nun deneyimi, <strong>sanatın toplumdan bağımsız olmadığını ve sanatçıların eserlerinin etkileri üzerine düşünmeleri gerektiğini gösteriyor.</strong> Toplumun beklentilerive hassasiyetleri göz önünde bulundurulduğunda, sanatın sınırlarını yeniden tanımlamak gerekebilir. Çünkü &#8220;<strong>bu sadece sanat</strong>&#8221; demek, artık birçokları için yeterli bir açıklama değil.</p>



<p>Derya <strong>ULUSOY</strong></p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/10/IMG_20241020_113043.jpg" alt="" class="wp-image-158173"/></figure>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>📽️LARA TUNNA / RESSAM /SÖYLEŞİ / O BİR AMBİDEXTERİTY&#8230; RESİM YAPARKEN HER İKİ ELİNİ DE EŞİT DERECEDE KULLANABİLİYOR&#8230;</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2024/05/24/lara-tunna-ressam-soylesi-o-bir-ambidexterity-resim-yaparken-her-iki-elini-de-esit-derecede-kullanabiliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 May 2024 10:00:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gözden Kaçmasın]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[LARA TUNNA]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=148063</guid>

					<description><![CDATA[📽️ LARA TUNNA/ RESSAM /SÖYLEŞİ / O BİR AMBİDEXTERİTY&#8230; RESİM YAPARKEN HER İKİ ELİNİ DE EŞİT DERECEDE KULLANABİLİYOR&#8230; O bir Ambidexterity&#8230; Resim yaparken her iki elini de eşit derecede kullanabiliyor&#8230; İki elini birden aynı anda kullanarak yaptığı resimlerle İtalya’da tanınan ve  kısa bir süre önce beşinci kişisel sergisini açan Ressam Lara Tunna ile  resim ve  [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f4fd.png" alt="📽" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> LARA TUNNA/ RESSAM /SÖYLEŞİ /</strong><br />
<strong>O BİR AMBİDEXTERİTY&#8230; RESİM YAPARKEN HER İKİ ELİNİ DE EŞİT DERECEDE KULLANABİLİYOR&#8230;</strong></p>
<p><em>O bir Ambidexterity&#8230; Resim yaparken her iki elini de eşit derecede kullanabiliyor&#8230;</em></p>
<div style="width: 696px;" class="wp-video"><!--[if lt IE 9]><script>document.createElement('video');</script><![endif]-->
<video class="wp-video-shortcode" id="video-148063-1" width="696" height="870" preload="metadata" controls="controls"><source type="video/mp4" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/20240522205856_instagram_3.mp4?_=1" /><a href="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/20240522205856_instagram_3.mp4">https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/20240522205856_instagram_3.mp4</a></video></div>
<p>İki elini birden aynı anda kullanarak yaptığı resimlerle İtalya’da tanınan ve  kısa bir süre önce beşinci kişisel sergisini açan Ressam Lara Tunna ile  resim ve  sanat üzerine konuştuk. İyi okumalar.</p>
<p>Resime olan tutkunuz ne zaman başladı? Sanatsal yolculuğunuzdan bahseder misiniz?</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-148064" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/417538267_18377231860074002_2999840972003499456_n-280x300.jpeg" alt="" width="280" height="300" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/417538267_18377231860074002_2999840972003499456_n-280x300.jpeg 280w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/417538267_18377231860074002_2999840972003499456_n-768x823.jpeg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/417538267_18377231860074002_2999840972003499456_n-955x1024.jpeg 955w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/417538267_18377231860074002_2999840972003499456_n-696x746.jpeg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/417538267_18377231860074002_2999840972003499456_n-1068x1145.jpeg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/417538267_18377231860074002_2999840972003499456_n-392x420.jpeg 392w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/417538267_18377231860074002_2999840972003499456_n.jpeg 1440w" sizes="(max-width: 280px) 100vw, 280px" /></p>
<p><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f3a8.png" alt="🎨" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Kendimi bildim bileli… Tutkudan ziyade bir iletişim biçimi benim için. İfade biçimi. Yani sanatla uğraşmadığımda ihtiyaç duyuyorum, eksikliğini hissediyorum. Kısacası kendimi buluyorum, sanatla uğraşınca iyi geliyor bana.</p>
<p>Dahilik belirtisi sayılan her iki elini de maharetle kullanabilen insanlardansınız.  Resim yaparken bu özelliğinizden faydalanıyorsunuz. Hatta Aslı Atasoy ile yaptığınız röportajınızda İtalya’da insanların sokakta sizi durdurup  ‘Sen o Leonarda da Vinci gibi resim yapan kız değil misin?’ diye sorduklarını söylemişsiniz. ‘Ambidexterity (her iki elini de eşit derecede kullanabilme) yeteneğinizi nasıl keşfettiniz?</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-148065" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/431980798_18385628149074002_1035698373606435177_n-240x300.jpeg" alt="" width="240" height="300" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/431980798_18385628149074002_1035698373606435177_n-240x300.jpeg 240w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/431980798_18385628149074002_1035698373606435177_n-768x960.jpeg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/431980798_18385628149074002_1035698373606435177_n-819x1024.jpeg 819w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/431980798_18385628149074002_1035698373606435177_n-696x870.jpeg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/431980798_18385628149074002_1035698373606435177_n-1068x1335.jpeg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/431980798_18385628149074002_1035698373606435177_n-336x420.jpeg 336w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/431980798_18385628149074002_1035698373606435177_n.jpeg 1440w" sizes="(max-width: 240px) 100vw, 240px" /></p>
<p><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f3a8.png" alt="🎨" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Ben böyle doğdum. Sağ ya da sol el tercihim yoktu. Fakat hatırlıyorum, ilkokulda sağ elimi kullanmam konusunda beni çok yönlendirdiler. 6-7 sene öncesine kadar sol elimi de kullanabildiğimi unutmuştum. Bir gün Leonardo da Vinci’nin hayatını okurken “iki eliyle eşzamanlı olarak ayna yazısı yazabiliyordu” cümlesi bana her şeyi hatırlattı. Hemen iki kalem alıp denedim, baktım oluyor. 3 yaşımda evin duvarlarına yaptığım simetrik resimlere varana kadar her şey hafızamda geri geldi o an..</p>
<p>Ambidexterity sanatçı olarak karşılaştığınız zorluklar ve avantajlar neler? Bu yeteneğinizin sanat kariyerinize etkisi nedir?</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-148066" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/428344809_18378016621074002_8003906793523799306_n-240x300.jpeg" alt="" width="240" height="300" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/428344809_18378016621074002_8003906793523799306_n-240x300.jpeg 240w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/428344809_18378016621074002_8003906793523799306_n-768x960.jpeg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/428344809_18378016621074002_8003906793523799306_n-819x1024.jpeg 819w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/428344809_18378016621074002_8003906793523799306_n-696x870.jpeg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/428344809_18378016621074002_8003906793523799306_n-1068x1335.jpeg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/428344809_18378016621074002_8003906793523799306_n-336x420.jpeg 336w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/428344809_18378016621074002_8003906793523799306_n.jpeg 1440w" sizes="(max-width: 240px) 100vw, 240px" /></p>
<p><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f3a8.png" alt="🎨" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Zorluk yaşadım diyemem. Avantajı oldu, simetrik tablolarımı oluşturabildim. “Karma” adını verdiğim serideki çalışmalarımı iki elli eşzamanlı teknikle farklı şekillerde üretebildim.</p>
<p>Kariyerime etkisi, kısa sürede kolayca fark edilmemi sağlamış olabilir. Çünkü bu özelliğin sıra dışı ve az rastlanır olduğu söyleniyor. Ama benim dünyam, normalim bu.</p>
<p>Hangi tür resimlerde Ambidexterity&#8217;nin en çok faydasını gördünüz?</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-148067" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/411108983_18368303581074002_5327680790228080960_n-300x225.jpeg" alt="" width="300" height="225" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/411108983_18368303581074002_5327680790228080960_n-300x225.jpeg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/411108983_18368303581074002_5327680790228080960_n-768x576.jpeg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/411108983_18368303581074002_5327680790228080960_n-1024x768.jpeg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/411108983_18368303581074002_5327680790228080960_n-80x60.jpeg 80w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/411108983_18368303581074002_5327680790228080960_n-265x198.jpeg 265w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/411108983_18368303581074002_5327680790228080960_n-696x522.jpeg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/411108983_18368303581074002_5327680790228080960_n-1068x801.jpeg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/411108983_18368303581074002_5327680790228080960_n-560x420.jpeg 560w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/411108983_18368303581074002_5327680790228080960_n.jpeg 1440w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f3a8.png" alt="🎨" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Ambidestra olmam simetrik figürler ve geometrik şekilleri birleştirip orijinal eserler çıkarmamı sağladı. Line art ile simetrik figürler çizerken dinleniyorum. Geometrik şekillerin formlarını değiştirerek iki el senkronunu kullanmakta farklılık katıyor.</p>
<p>Bazı sanatçılar iki ellerini aynı anda kullanmanın dikkat dağıtıcı olduğunu söylüyor. Siz bu konuda neler düşünüyorsunuz?</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-148068" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/348545939_637051124560981_3542788996191664748_n-240x300.jpeg" alt="" width="240" height="300" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/348545939_637051124560981_3542788996191664748_n-240x300.jpeg 240w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/348545939_637051124560981_3542788996191664748_n-768x960.jpeg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/348545939_637051124560981_3542788996191664748_n-819x1024.jpeg 819w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/348545939_637051124560981_3542788996191664748_n-696x870.jpeg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/348545939_637051124560981_3542788996191664748_n-1068x1335.jpeg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/348545939_637051124560981_3542788996191664748_n-336x420.jpeg 336w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/348545939_637051124560981_3542788996191664748_n.jpeg 1440w" sizes="(max-width: 240px) 100vw, 240px" /></p>
<p><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f3a8.png" alt="🎨" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Neden dikkat dağıtsın ki zaten ayrı çalışıyor iki taraf. Fakat şunu söyleyebilirim. Eğer tabloyu iki elimi aynı anda farklı şekilde kullanarak yaparsam sonrasında dinlenme ihtiyacı hissediyorum; fakat simetrik bir tablo yaparsam hele bir de müzik eşiğinde yaparsam aksine sanki beynine masaj yapılıyormuş gibi dinlendiriyor beni.</p>
<p>Eserlerinizde sıklıkla kullandığınız konseptler ve temalar nelerdir?</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-148069" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/384099166_18355358947074002_125866306899452626_n-273x300.jpeg" alt="" width="273" height="300" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/384099166_18355358947074002_125866306899452626_n-273x300.jpeg 273w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/384099166_18355358947074002_125866306899452626_n-768x845.jpeg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/384099166_18355358947074002_125866306899452626_n-931x1024.jpeg 931w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/384099166_18355358947074002_125866306899452626_n-696x766.jpeg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/384099166_18355358947074002_125866306899452626_n-1068x1175.jpeg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/384099166_18355358947074002_125866306899452626_n-382x420.jpeg 382w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/384099166_18355358947074002_125866306899452626_n.jpeg 1440w" sizes="(max-width: 273px) 100vw, 273px" /></p>
<p><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f3a8.png" alt="🎨" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Portrelerimi yaparken saçları çiçeklerle, figürlerle yapıyorum. Uçuşan düşüncelerin görselleşmesi gibi geliyor bana. Sonra semboller kullanıyorum. Mesela bize ömür boyu kalacakmış gibi gelen durumların saniyeler içinde yok oluşunu renk renk sabun köpükleriyle anlattım.</p>
<p>Sanatsal dilinizi oluştururken nelere önem veriyorsunuz?</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-148070" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/394485403_18358589914074002_4476762223730144484_n-240x300.jpeg" alt="" width="240" height="300" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/394485403_18358589914074002_4476762223730144484_n-240x300.jpeg 240w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/394485403_18358589914074002_4476762223730144484_n-768x960.jpeg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/394485403_18358589914074002_4476762223730144484_n-819x1024.jpeg 819w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/394485403_18358589914074002_4476762223730144484_n-696x870.jpeg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/394485403_18358589914074002_4476762223730144484_n-1068x1335.jpeg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/394485403_18358589914074002_4476762223730144484_n-336x420.jpeg 336w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/394485403_18358589914074002_4476762223730144484_n.jpeg 1440w" sizes="(max-width: 240px) 100vw, 240px" /></p>
<p><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f3a8.png" alt="🎨" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Duygu yaratmasına. İlk sergimde tablolarımdan birinin karşısında hüngür hüngür ağlayan bir adam vardı. Anlattı ki tabloda anlattığım hikaye sayesinde ilk kez çocukluğundaki aile hayatını annesinin gözlerinden görebilmiş fakat artık annesinden özür dilemek için çok geçmiş çünkü annesi genç yaşta vefat etmiş. Hem üzüldüm hem sevindim. Demek ki gerçekten iletişim kurup anlatabilmişim istediklerimi.</p>
<p>Toplumsal veya kültürel konuları eserlerinizde ele alır mısınız?</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-148071" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/382990939_18355358923074002_2256843941748815976_n-273x300.jpeg" alt="" width="273" height="300" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/382990939_18355358923074002_2256843941748815976_n-273x300.jpeg 273w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/382990939_18355358923074002_2256843941748815976_n-768x844.jpeg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/382990939_18355358923074002_2256843941748815976_n-931x1024.jpeg 931w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/382990939_18355358923074002_2256843941748815976_n-696x765.jpeg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/382990939_18355358923074002_2256843941748815976_n-1068x1174.jpeg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/382990939_18355358923074002_2256843941748815976_n-382x420.jpeg 382w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/382990939_18355358923074002_2256843941748815976_n.jpeg 1440w" sizes="(max-width: 273px) 100vw, 273px" /></p>
<p><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f3a8.png" alt="🎨" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />İsteyerek değil. Yani amacım hiç değil ama portreleri yapıp yaşanmış hikayeleri anlatırken ucu mutlaka toplumsal kültürel konulara dokunuyor. Mesela doğuştan engelli bir kızın hikayesini anlatırken aslında benzer kaderi paylaşan bir çok kişinin de sorunlarına değinmiş oldum.</p>
<p>Sanat piyasasındaki trendleri ve gelişmeleri nasıl takip ediyorsunuz?</p>
<p><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f3a8.png" alt="🎨" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Hiç takip etmiyorum desem :). Enteresan sergi ya da aktiviteler olunca gidiyorum. Mesela en son Olafureliasson’un sergisine gittim. Değişikti.</p>
<p>Fakat dijital sanat ve NFT dünyasını ilginç buluyorum. Tüm dünya teknoloji devrimi yaşarken sanatta bundan nasibini alacak gibi duruyor.</p>
<p>Ressam olarak nasıl bir kariyer hayaliniz var? Yeni projelerinizden bahseder misiniz?</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-148072" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/382935470_18355358902074002_501430623903549585_n-273x300.jpeg" alt="" width="273" height="300" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/382935470_18355358902074002_501430623903549585_n-273x300.jpeg 273w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/382935470_18355358902074002_501430623903549585_n-768x845.jpeg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/382935470_18355358902074002_501430623903549585_n-931x1024.jpeg 931w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/382935470_18355358902074002_501430623903549585_n-696x766.jpeg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/382935470_18355358902074002_501430623903549585_n-1068x1175.jpeg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/382935470_18355358902074002_501430623903549585_n-382x420.jpeg 382w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/382935470_18355358902074002_501430623903549585_n.jpeg 1440w" sizes="(max-width: 273px) 100vw, 273px" /></p>
<p><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f3a8.png" alt="🎨" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Kalplere dokunup güzellik katayım isterim. Benim için tatmin edici oluyor sanatla iletişim kurabilmek. Düşünün; aslında bir insanın hayatına kalıcı bir güzellik katmak hem çok kolay hem de çok zor. Bir çok insanın hayatına kalıcı olarak güzellik katabilirsem ne mutlu bana.</p>
<p>Ressam olmayı düşünen gençlere veya yeni başlayanlara verebileceğiniz tavsiyeler nelerdir?</p>
<p><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f3a8.png" alt="🎨" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Sanatçılık aslında bir çeşit gerçeği bozma filtresi. Yani gerçek olanı başarı ile işleyip bir form verirseniz “zanaatkar” olursunuz. Fakat her gerçek sanatçının bir parmak izi vardır. Gerçek olanı kendine has yöntemlerle anlatır. Her kim yeni başlıyorsa gerçekten hayal etmeye ve üretmeye çalışsın. Bence ancak bu şekilde sanat ilerler. Kendi kimliğini bularak.</p>
<p>Röportajlarımın klasik sorusudur. Size de sormak istiyorum. Elinizde sihirli bir değnek olsaydı ne yapmak isterdiniz?</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-148073" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/274702989_663407098144525_5372893057339400273_n-300x300.jpeg" alt="" width="300" height="300" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/274702989_663407098144525_5372893057339400273_n-300x300.jpeg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/274702989_663407098144525_5372893057339400273_n-150x150.jpeg 150w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/274702989_663407098144525_5372893057339400273_n-768x768.jpeg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/274702989_663407098144525_5372893057339400273_n-1024x1024.jpeg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/274702989_663407098144525_5372893057339400273_n-696x696.jpeg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/274702989_663407098144525_5372893057339400273_n-1068x1068.jpeg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/274702989_663407098144525_5372893057339400273_n-420x420.jpeg 420w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/274702989_663407098144525_5372893057339400273_n.jpeg 1080w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f3a8.png" alt="🎨" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Ben küçükken resmî dairelerde ışık düğmelerinin üstünde “lüzumsuzsa söndür” yazardı. Hayata dair çok ironik bulmuşumdur bunu.</p>
<p>Sihirli bir değneğim olsa dünyada genel anlamda lüzumsuz olan her şeyi söndürürdüm. İronik değil mi sizce de?</p>
]]></content:encoded>
					
		
		<enclosure url="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/05/20240522205856_instagram_3.mp4" length="1373905" type="video/mp4" />

			</item>
		<item>
		<title>Nuri Alço beyin kanaması geçirdi</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2024/04/06/nuri-alco-beyin-kanamasi-gecirdi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 Apr 2024 16:19:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[nuri Alço]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=144174</guid>

					<description><![CDATA[Nuri Alço beyin kanaması geçirdi Bayram tatili için memleketi Eskişehir&#8217;e giden Nuri Alço, dün gece evde fenalaştı. Nuri Alço, eşi Burcu Alço tarafından hastaneye götürüldü. Yapılan ilk muayenede sanatçının beyin kanaması geçirdiği öğrenildi]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Nuri Alço beyin kanaması geçirdi</strong></p>
<p>Bayram tatili için memleketi Eskişehir&#8217;e giden Nuri Alço, dün gece evde fenalaştı.</p>
<p>Nuri Alço, eşi Burcu Alço tarafından hastaneye götürüldü.</p>
<p>Yapılan ilk muayenede sanatçının beyin kanaması geçirdiği öğrenildi</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sanatçı Bahar Öztan hayatını kaybetti.</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2024/03/21/sanatci-bahar-oztan-hayatini-kaybetti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Mar 2024 20:43:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[bahar öztan]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=142864</guid>

					<description><![CDATA[Sanatçı Bahar Öztan hayatını kaybetti. Bahar Özran&#8221;ın ölüm haberini Film San duyurdu. Sanatçı bir süredir kanserle mücadele ediyordu Bahar Öztan 11 Ağustos 1962 İskenderun doğumludur. Oynadığı şampuan reklamı ile televizyon dünyasına adım atan Öztan, 1972 yılında yönetmenliğini Osman Seden’in yaptığı ve Cüneyt Arkın, Hale Soygazi, Seyyal Taner’in başrolde oynadığı “Mahkum” adlı sinema filmi ile adını duyurdu. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sanatçı Bahar Öztan hayatını kaybetti.</strong></p>
<p>Bahar Özran&#8221;ın ölüm haberini Film San duyurdu.</p>
<p>Sanatçı bir süredir kanserle mücadele ediyordu</p>
<p>Bahar Öztan 11 Ağustos 1962 İskenderun doğumludur. Oynadığı şampuan reklamı ile televizyon dünyasına adım atan Öztan, 1972 yılında yönetmenliğini Osman Seden’in yaptığı ve Cüneyt Arkın, Hale Soygazi, Seyyal Taner’in başrolde oynadığı “Mahkum” adlı sinema filmi ile adını duyurdu. Yeşilçam&#8217;da &#8216;gamzeli güzel&#8217; olarak anılan sanatçı, yer aldığı “Şaşkın Milyoner”, &#8220;Doktor Civanım&#8221;, &#8220;Kanlı Nigar&#8221;, &#8220;Sevenler Ölmez&#8221; filmleri ile dikkat çekti. Bir dönem şarkıcılık yapan, yurt içi ve yurt dışında çeşilti konserler veren sanatçı ayrıca; &#8220;Görgüsüzler&#8221;, &#8220;Aşk Kapıyı Çalınca&#8221;, &#8220;Yalvarış&#8221;, &#8220;Kavak Ailesi&#8221;, &#8220;Günbatımı&#8221;, &#8220;Sonsuz Kaçış&#8221;, &#8220;Serseri Aşıklar&#8221;, &#8220;Umutların Ötesi&#8221;, &#8220;Gençlik Yılları&#8221; gibi birçok dizi ve filmde yer aldı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EQUALS = EŞİTTİR&#8230;KARMA SERGİ İSTANBUL&#8217;DA YARIN AÇILIYOR</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2024/03/15/equals-esittir-karma-sergi-istanbulda-yarin-aciliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Mar 2024 13:10:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[EQUALS = EŞİTTİR]]></category>
		<category><![CDATA[guga]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=142316</guid>

					<description><![CDATA[EQUALS = EŞİTTİR&#8230;KARMA SERGİ İSTANBUL&#8217;DA YARIN AÇILIYOR &#8220;Önemin ve lüzumun saptanması için ölçütlere ihtiyaç vardır. Değerin belirlenmesi için kullanılan ölçümler kıyas ile ispatlanabilir. Karşılaştırma yoluyla yaptığımız sağlama ise bize kesin doğruyu verir. Yaşamı oluşturan dengeye ulaşmak için değer ya da değerler kümesinden karşılıklar edinilir. Eşitliğin iki tarafının birbirine benzemesi gerekmez, değerlerinin benzeş olması yeterlidir. Eşdeğerlerin [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>EQUALS = EŞİTTİR&#8230;KARMA SERGİ İSTANBUL&#8217;DA YARIN AÇILIYOR</strong></p>
<p>&#8220;Önemin ve lüzumun saptanması için ölçütlere ihtiyaç vardır. Değerin belirlenmesi için kullanılan ölçümler kıyas ile ispatlanabilir. Karşılaştırma yoluyla yaptığımız sağlama ise bize kesin doğruyu verir.</p>
<p>Yaşamı oluşturan dengeye ulaşmak için değer ya da değerler kümesinden karşılıklar edinilir. Eşitliğin iki tarafının birbirine benzemesi gerekmez, değerlerinin benzeş olması yeterlidir. Eşdeğerlerin birbiriyle teması uyumu sağlar. Zıtlığın içinde üretilmiş eşitlik yaşamın varoluş şeklidir.</p>
<p>Bu seçkide yer alan eserlerin yarattığı değerler bütününün sözsel karşılığı yukarıdaki metindir. Eşitlik sağlanmış mı, bu problemi sanatseverler çözsün istedik.&#8221;</p>
<p>Meysam Nejad Rasouli, Sinan Hussein, Clement Loisel, Ufuk Güneş Taşkın, İlayda Kepez, Ghodratollah Agheli, Ercan Akyol, Selim Çınar, Engin Beyaz, Ali Demirci’nin katılımıyla gerçekleştirilecek olan “Equals” isimli karma sergi 15 Mart &#8211; 15 Nisan 2024 tarihleri arasında Guga Contemporary’de yer alacak.</p>
<p>Sergi 16 Mart’tan itibaren 10:00 – 19.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>📽️Atatürk filmi tüm zamanların en çok izlenen 100 filmi arasına girdi</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2023/12/18/%f0%9f%93%bd%ef%b8%8fataturk-filmi-tum-zamanlarin-en-cok-izlenen-100-filmi-arasina-girdi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 Dec 2023 12:00:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gözden Kaçmasın]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[100 film arasına girdi]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk filmi]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=133614</guid>

					<description><![CDATA[📽️Atatürk filmi tüm zamanların en çok izlenen 100 filmi arasına girdi Aras Bulut İynemli&#8217;nin başrolünde yer aldığı Atatürk 1881 &#8211; 1919 (1. Film) altıncı haftasının sonunda 1,5 milyon seyirci sınırını aşarak tüm zamanların en çok izlenen 100 filmi arasına adını yazdırdı. Aras Bulut İynemli&#8217;nin başrolünde yer aldığı Atatürk 1881 &#8211; 1919 (1. Film) toplamda 1 milyon 577 [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f4fd.png" alt="📽" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Atatürk filmi tüm zamanların en çok izlenen 100 filmi arasına girdi</strong></p>
<p>Aras Bulut İynemli&#8217;nin başrolünde yer aldığı Atatürk 1881 &#8211; 1919 (1. Film) altıncı haftasının sonunda 1,5 milyon seyirci sınırını aşarak tüm zamanların en çok izlenen 100 filmi arasına adını yazdırdı.</p>
<p>Aras Bulut İynemli&#8217;nin başrolünde yer aldığı Atatürk 1881 &#8211; 1919 (1. Film) toplamda 1 milyon 577 bin 924 seyirciye ulaşarak tüm zamanların en çok izlenen 100 filmi arasına adını yazdırdı. Açılışını 269 bin 113 seyirciyle gerçekleştiren, Mehmet Ada Öztekin imzalı film 2023 yılında bu listeye adını yazdıran üçüncü yapım oldu.</p>
<p>İlk haftasında 470 bin 528 seyirci tarafından izlenen Atatürk 1881 &#8211; 1919 (1. Film) ikinci hafta sonunda salon sayısı %25 oranında azalmasına rağmen gişesini %4 oranında artırdı. İkinci haftasının sonunda 1 milyon  seyirciye ulaşan film beşinci haftasında 1,5 milyon sınırını aştı. Vizyondaki altıncı haftasının sonunda Top 100 listesine adını yazdıran Atatürk 1881 &#8211; 1919 (1. Film)&#8217;un ikinci halkası Atatürk 1881 &#8211; 1919 (2. Film) 5 Ocak 2024 tarihinde seyirciyle buluşacak</p>
<p><iframe loading="lazy" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/yQTtseCdTsU?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen title="Atatürk TV Özel Yayın Ana Fragman"></iframe></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İsmi, Dostyoveski&#8217;den; &#8220;Beyaz Geceler”&#8230; Heykel sergisi İstanbul&#8217;da açıldı.</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2023/12/02/ismi-dostyoveskiden-beyaz-geceler-heykel-sergisi-istanbulda-acildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 02 Dec 2023 07:00:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gözden Kaçmasın]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Beyaz Geceler]]></category>
		<category><![CDATA[heykel sergisi]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=132065</guid>

					<description><![CDATA[İsmi, Dostyoveski&#8217;den; &#8220;Beyaz Geceler”&#8230; Heykel sergisi İstanbul&#8217;da açıldı. Beyaz Geceler&#8221; isimli heykel sergisi 15 Aralık&#8217;a kadar Beyoğlu Guga Contemporary&#8217;de gerçekleşecek. Adını Dostyoveski&#8217;nin bir romanından alan &#8220;Beyaz Geceler&#8221; isimli sergide çalışmalarıyla, Hande Ünver, İlayda Kepez, Kağan Çelik, Neslihan Demircioğlu, Selin Aral ve  Semiha Atabey yer alıyor. Galeri, sergi süresince Perşembe ve Cumartesi günleri gece yarısına kadar [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İsmi, Dostyoveski&#8217;den; &#8220;Beyaz Geceler”&#8230; Heykel sergisi İstanbul&#8217;da açıldı.</strong></p>
<p>Beyaz Geceler&#8221; isimli heykel sergisi 15 Aralık&#8217;a kadar Beyoğlu Guga Contemporary&#8217;de gerçekleşecek.</p>
<p>Adını Dostyoveski&#8217;nin bir romanından alan &#8220;Beyaz Geceler&#8221; isimli sergide çalışmalarıyla, Hande Ünver, İlayda Kepez, Kağan Çelik, Neslihan Demircioğlu, Selin Aral ve  Semiha Atabey yer alıyor.</p>
<p>Galeri, sergi süresince Perşembe ve Cumartesi günleri gece yarısına kadar ziyarete açık olacak.</p>
<p>Heykel sergisi, diğer günlerde ise 9:30 – 19:00 arasında gezilebilecek.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>📽️Türk Sanat Müziği sanatçısı Güzide Kasacı hayatını kaybetti.</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2023/11/29/%f0%9f%93%bd%ef%b8%8fturk-sanat-muzigi-sanatcisi-guzide-kasaci-hayatini-kaybetti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Nov 2023 12:34:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gözden Kaçmasın]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[güzide Kasacı hayatını kaybetti]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=131875</guid>

					<description><![CDATA[📽️Türk Sanat Müziği sanatçısı Güzide Kasacı hayatını kaybetti. &#8220;Bayan Kahkaha&#8221; lakabıyla anılan Güzide Kasacı 94 yaşındaydı. Güzide Kasacı’nın kızı Canan Alhas, annesinin tedavi görmek üzere 27 Kasım’da kaldırıldığı hastanede bu sabah hayatını kaybettiğini açıkladı. Kasacı; &#8220;Ağlama Değmez Hayat&#8221;, &#8220;Benim Adım Çalıkuşu&#8221;, &#8220;Sarsam Seni&#8221; ve &#8220;Civelek&#8221; adlı şarkıların da aralarında bulunduğu, çok sayıda eseri yorumlamıştı. Kasacı, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f4fd.png" alt="📽" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Türk Sanat Müziği sanatçısı Güzide Kasacı hayatını kaybetti.</strong></p>
<p>&#8220;Bayan Kahkaha&#8221; lakabıyla anılan Güzide Kasacı 94 yaşındaydı.</p>
<p>Güzide Kasacı’nın kızı Canan Alhas, annesinin tedavi görmek üzere 27 Kasım’da kaldırıldığı hastanede bu sabah hayatını kaybettiğini açıkladı.</p>
<p>Kasacı; &#8220;Ağlama Değmez Hayat&#8221;, &#8220;Benim Adım Çalıkuşu&#8221;, &#8220;Sarsam Seni&#8221; ve &#8220;Civelek&#8221; adlı şarkıların da aralarında bulunduğu, çok sayıda eseri yorumlamıştı. Kasacı, 94 yaşında hayata veda etti.</p>
<p>Güzide Kasacı, 1929’da İstanbul’da doğdu.</p>
<p>Fatih Kız Ortaokulundan mezun olan sanatçı, 1951’de kayıt olduğu İstanbul Beledi­yesi Konservatuvarını 3 senede tamamlayarak me­zun oldu.</p>
<p>Kasacı, Münir Nurettin Selçuk, Refik Fersan, Dr. Nevzat Atlığ, Şefik Gürmeriç, Yesari Asım Arsoy ve Mustafa Nafiz Irmak’ın derslerine katıldı.</p>
<p>Sesiyle büyük beğeni kazanan sanatçı, 1960’tan itibaren solo albümlere imza attı.</p>
<p>Güzide Kasacı’nın seslendirdiği eserlerden bazıları şöyle:</p>
<p>“Seni Andım Yine”, “Suçlusun Bunda Sen de”, “Unutmak İstesem O Hatırayı”, “Ah Şu Gönlümüz”, “Bir Şeyler Var Aramızda”, “Unut Sevme Beni”, “Albümdeki Resimler”, “Aman Adanalı”, “Hüsnüne Güvenme”, “Leyla Acep Neden Ses Vermiyor Feryadıma”, “Merhaba Dostlar”, “Canın İsterse”, “Huysuzsun”, “Yalan Yalan Değil”, “Petek Petek Varken Balın”, “Sevda Öyle Müşkül ki”, “Kalmadı Bende Ne Arzu Ne Gönül”, “Ah Dedim Vah Dedim”, “Benim Yarim Yaramazdır Yaramaz”, “Hangi Bağın Bağbanısan Gülüsen”, “Sen Böyle İstedin”, “Her Günüm Mazide Kalmış”, “Ayrılsak da Beraberiz”, “Dün Gece Ye’s ile Kendimden Geçtim”, “Hicranla Harap Oldu”, “Çiçekten Çiçeğe”</p>
<p><iframe loading="lazy" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/J7AQySNdkAY?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen title="Güzide Kasacı ♪♪♪ CİVELEK"></iframe></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KAÇIŞ  YOLU OLARAK SANAT</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2023/11/13/hatice-gorgec-kacis-yolu-olarak-sanat/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Nov 2023 07:00:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gözden Kaçmasın]]></category>
		<category><![CDATA[Hatice GÖRGEÇ]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[hatice görgeç]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=130294</guid>

					<description><![CDATA[KAÇIŞ  YOLU OLARAK SANAT &#8220;Bu dünyadan memnuniyetsizlik duyan için sanat bir kaçış, bir sığınak, başka bir dünya gibidir.&#8221; Ruhen iyi gelecek şeyler aranır genel olarak, şartları değiştiremeyecek durumdaysak ruhu kurtarmanın derdine düşeriz. Andan sıyrılmanın çaresi başka anlara dalmak, ruhun sonsuz bir uçuşla andan kopuşuna tanık olmak ve metafiziğin boyutlarında ılımlı bir rüzgarı hissetmekte mutabık olmak.. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KAÇIŞ  YOLU OLARAK SANAT</strong></p>
<p>&#8220;Bu dünyadan memnuniyetsizlik duyan için sanat bir kaçış, bir sığınak, başka bir dünya gibidir.&#8221;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-130295" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2023/11/315132f66d2893e3eb42be22e0c8baa7-183x300.jpg" alt="" width="993" height="1628" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2023/11/315132f66d2893e3eb42be22e0c8baa7-183x300.jpg 183w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2023/11/315132f66d2893e3eb42be22e0c8baa7-256x420.jpg 256w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2023/11/315132f66d2893e3eb42be22e0c8baa7.jpg 586w" sizes="(max-width: 993px) 100vw, 993px" /></p>
<p>Ruhen iyi gelecek şeyler aranır genel olarak, şartları değiştiremeyecek durumdaysak ruhu kurtarmanın derdine düşeriz. Andan sıyrılmanın çaresi başka anlara dalmak, ruhun sonsuz bir uçuşla andan kopuşuna tanık olmak ve metafiziğin boyutlarında ılımlı bir rüzgarı hissetmekte mutabık olmak.. Kapanmayan yaraları başka yaralar açarak hafifletiriz önceki yarayı daha az düşünmek için.. Bazen aidiyetsizliğin cazibesine bile kapılır artık olmuş olanı yok etmek için bilinç. Bir yere ait hissedemiyorsa insan hiçbir yere değil sadece bir şeye aittir. O da zihninde beliren onu gittiği her yere sürükleyecek olan şey.. Hayatına yön veren, en çok olmasını arzuladığı, bu minvalde yoğurduğu düşünceler. Mutsuzluğa sebeptir aynı zamanda düşünceler ve farkındalık.. Her şeyin farkında olma, anlama ama gerçekten anlama..</p>
<p>Gerçekten anlayan birini hemen tanırım, o kadar hassastır ki incinmekten korktuğu için incitmemeye gayret gösterir ve günün sonunda en çok incinen odur. En güzel sözde bile alt mesajı görür ve nem kapmamaya gayret etse de muhakkak kendisi için hazırlanmış bir satır bulur. Hayaller onu için bir sığınaktır, sanatın kolları başka başka masalların mekanlarıdır. Eve geldiğinde paltosunu portmantoya asan biri gibi sığınağına giderken bütün gerçekleri, kafasını kurcalayan soruları ve sorunları dışarıda bırakır ve içeri dalar. Bu dünyadan memnuniyetsizlik duyan için sanat bir kaçış, bir sığınak, başka bir dünya gibidir. Onu eşsiz cazibeli yapan da bu gerçek dünyadan çekip koparmasıdır. Başka hülyalara daldırıp başka karakterleri üzerimize giydirmesi, başkası olmamıza imkan tanımasıdır. Tıpkı romanlarda, öykülerde, başka hikayelere, dünyalara tanık olmamız gibi.. Arasındaki fark; birinde okuyucu yani dışarıdan izleyip tanık olan seyirci, diğerinde  hikayeyi yaşayan yani canlandıran olmamızdır. Çeşitli hayatlara girip çıktıkça inceliğin, kırılganlığın zayıflığını ümit etmek, yersiz bir çabaya dönüştüğünü görmek de bizim zayıflığımız. Bunca nobranlığın, anlayışsızlığın içinde naiflik her an dalından koparılacak bir çiçek gibi, sahibini de bu sıfatlarından arındıracak gelişmeler etrafında peyda oluveriyor. Şairin de dediği gibi incelik bekliyor  insan, incinmesin yüreği diye.. Zor değil aslında  zorlaştırmamak, kolaylaştırmak&#8230;</p>
<p>Zorlaştıkça zorlanıyor, yol uzadıkça yoruluyoruz çünkü böyle buyuruyor ve istiyor icat ettiği kuralları neredeyse dokunulmaz kılıp ilahlaştıran yeni Zerdüşt..</p>
<p>Ömrün kısa süren macerasında yol hikayesine tekdüzeliğin dışında eklentiler yapmak, arayışıdır insanın, nereye kıvrılmak istediğini bilir ancak nereye kıvrıldığını bilemez..  Seçtiğimizi düşündüğümüz aslında seçeneksizliğin takdiriyle yaşadığımız anın, estetik bir görüntüyle hafızada yer edinmesi ve iz bırakması için çırpınırız.. Lirik döngüler arasında birden fazla kişi ya da durum içinde olma, canlandırma isteği beraberinde merakı tetiklemiş ve bizi hülyalara daldırarak bambaşka suretler yaratmaya teşvik etmiştir. Musikinin verdiği ruhani zevk gibi iç dünyada hareketlenme başka boyutlarda hissetme ve düşünme, anlık örüntülerle hayatı renklendirip anlam kazandırmıştır ve kazandırmaya her daim devam edecektir..</p>
<p>Hatice GÖRGEÇ/Tiyatro Eğitmeni</p>
<p>Hatice GÖRGEÇ/kentekrani</p>
<p><a href="https://www.youtube.com/channel/UCmnfnwPK8PU4eSIXEv3DPXg?view_as=subscriber">Youtube Abone Olmak İçin Tıklayınız</a></p>
<p>www.kentekrani.com 13 Kasım 2023</p>
<p><a href="https://www.kentekrani.com/category/hatice-gorgec/">Yazarın Tüm Yazıları</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
