<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Rıza GÖKBAYRAK &#8211; Kent Ekranı</title>
	<atom:link href="https://www.kentekrani.com/tag/riza-gokbayrak-2/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.kentekrani.com</link>
	<description>&#039;&#039;Kent Aynasından Türkiye&#039;&#039;</description>
	<lastBuildDate>Sat, 30 May 2026 14:57:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.5</generator>

<image>
	<url>https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/cropped-kentlogo-512x512-1-32x32.jpg</url>
	<title>Rıza GÖKBAYRAK &#8211; Kent Ekranı</title>
	<link>https://www.kentekrani.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>SÖYLEŞİ /🎥 Rıza GÖKBAYRAK/ Müzisyen/ Anadolu Rock</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/05/31/soylesi-%f0%9f%8e%a5-riza-gokbayrak-muzisyen-anadolu-rock/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 31 May 2026 11:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kent İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Yerel]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik-Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[Rıza GÖKBAYRAK]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=182724</guid>

					<description><![CDATA[&#8220;Ahmet Kaya, sadece bir sanatçı değil; bu toprakların vicdanını, acısını ve hafızasını taşıyan bir işim…&#8221; Sekiz yaşında ahşaptan gitar yapan bir çocuk, lise yıllarında “Memleket Hasreti”ne tutundu. Yirmi yıl sonra Gülten Kaya’nın ellerinden emaneti alan Rıza Gökbayrak, hasretin ve samimiyetin sesini sade ama derin bir yorumla yeniden hayata döndürdü. Anadolu Rock’un köklerinden beslenen, sınırları aşan [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>&#8220;<strong>Ahmet Kaya, sadece bir sanatçı değil; bu toprakların vicdanını, acısını ve hafızasını taşıyan bir işim…&#8221;</strong></p>



<p><em>Sekiz yaşında ahşaptan gitar yapan bir çocuk, lise yıllarında “Memleket Hasreti”ne tutundu. Yirmi yıl sonra Gülten Kaya’nın ellerinden emaneti alan Rıza Gökbayrak, hasretin ve samimiyetin sesini sade ama derin bir yorumla yeniden hayata döndürdü. Anadolu Rock’un köklerinden beslenen, sınırları aşan bir müzisyen  olan Gökbayrak ile ‘Memleket Hasreti’ni ve müzik yaşamını konuştuk.</em></p>



<p><em>Lise yıllarında <strong>Ahmet Kaya’nın</strong> &#8220;Memleket Hasreti&#8221;ni keşfetmenizden, <strong>Gülten Kaya </strong>ile olan görüşmenize ve 20 yıl sonra bu eseri yayınlamanıza uzanan bir yolculuk var. Bu uzun süreçte bu şarkı sizin için neye dönüştü?</em></p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-1 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="717" height="892" data-id="182735" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000080016.jpg" alt="" class="wp-image-182735" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000080016.jpg 717w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000080016-241x300.jpg 241w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000080016-696x866.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000080016-338x420.jpg 338w" sizes="(max-width: 717px) 100vw, 717px" /></figure>
</figure>



<p>“Bu şarkı benim için sadece bir eser değil, yıllara yayılan çok derin bir yolculuk oldu. Lise yıllarımda amatör bir ruhla kaydedip plak şirketine gönderdiğim o video, aslında bu hikâyenin ilk adımıydı.</p>



<p>Sayın <strong>Gülten Kaya’nın</strong> davetiyle İstanbul’a gitmek, Ahmet Kaya’nın yaşamını ondan dinlemek ve ona ait enstrümanları, eşyaları, anıları o atmosferin içinde görmek benim için unutulmaz ve çok duygusal bir deneyimdi. Hatta görüşmemiz sırasında, ertesi gün yayımlanacak <strong>Ahmet Kaya</strong> nota kitaplarını hediye edip ‘Türkiye’de buna ilk sahip olan sensin’ demesi beni çok derinden etkilemişti.</p>



<p>Yıllar geçtikçe bu esere bakışım da değişti. Sadece sevdiğim bir şarkı olmaktan çıktı; bir insanın ülkesine, geçmişine ve ait olduğu topraklara duyduğu derin özlemin sembolüne dönüştü. Bu şarkı yıllar boyunca benimle birlikte demlendi, büyüdü ve olgunlaştı.</p>



<p>O dönem beni en çok etkileyen şey, Ahmet Kaya’nın sürgünde ülkesine duyduğu özlem ve memleket hasretinin şarkıya sinen o gerçek duygusuydu.</p>



<figure class="wp-block-video"><video controls src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000079983.mp4"></video></figure>



<p>Bugün ‘<strong>Memleket Hasreti</strong>’ benim için sadece bir single değil; Ahmet Kaya’nın taşıdığı o duyguyu kendi yorumumla yaşatmaya çalıştığım, manevi değeri çok büyük bir emanet.”</p>



<p><em>Kült bir eseri yorumlamak büyük bir sorumluluk. Siz kendi yorumunuzu &#8220;sade ama kişisel&#8221; olarak tanımlıyorsunuz. Bu sadeliği korurken eserin o devasa duygusal yükünü nasıl dengede tuttunuz?</em></p>



<p>“Böyle devasa eserlerin altında ezilmemek için bence en önemli şey samimiyettir. Şarkıyı süslemelere, ağdalı düzenlemelere boğmak yerine onun o saf, çıplak ,vurucu, hüzünlü etkisini korumaya çalıştım.</p>



<p>Evet, bu büyük bir sorumluluk ama ben şarkıyı sadece ‘okumadım’; adeta o duygunun içine yerleştim. Bazı anlarda teknikten çok hisle hareket ettim. Çünkü bu tür eserlerde fazla dokunuş, duygunun önüne geçebiliyor.</p>



<p>Düzenlemede bilinçli olarak geri çekildiğim anlar oldu; enstrüman kalabalığı yerine boşluğa da alan bıraktım. Çünkü bazen sessizlik bile bir notadır.</p>



<p>Kendi hayatımdaki yaşanmışlıkları, kendi melankolimi kattım ama şarkının özündeki o devasa yükü zedelemeden, sadece kendi rengimi vererek bir denge kurdum. Sadeliğin gücü, bazen binlerce enstrümandan daha fazla ses getirir.”</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-2 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="704" height="1024" data-id="182726" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000080003-704x1024.jpg" alt="" class="wp-image-182726" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000080003-704x1024.jpg 704w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000080003-206x300.jpg 206w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000080003-696x1012.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000080003-289x420.jpg 289w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000080003.jpg 720w" sizes="(max-width: 704px) 100vw, 704px" /></figure>
</figure>



<p><em>Sekiz yaşında kendi yaptığınız ahşap gitarla başlayan; bağlama, gitar, mızıka gibi birçok enstrümanı kapsayan bir serüveniniz var. Bu yolculukta bir Ahmet Kaya cover&#8217;ı yapmak sizin için ne anlam taşıyor?</em></p>



<p>“Sekiz yaşındaki o çocuğun ahşaptan yaptığı gitarla başlayan merak, zaman içinde beni bağlamanın toprağına, gitarın modernliğine ve mızıkanın o içli sesine uzanan çok enstrümanlı bir dünyaya taşıdı. Bağlama kursundan çıktıktan sonra ise kendi kendime öğrendiğim Ahmet Kaya şarkılarını eve gidip arkadaşlarıma, aileme çalmaya çalıştığımı hatırlıyorum.</p>



<p>“Ahmet Kaya şarkıları benim çocukluğumdur. Şarkılarında, özellikle zor zamanlarımda manevi olarak bana eşlik eden bir taraf bulmuşumdur; adeta bir dert ortağı gibi hissettiğim anlar olmuştur.</p>



<p>Her enstrüman ise bu yolculukta ayrı bir durak gibi oldu; her biri müzikal kimliğime başka bir renk ve ifade biçimi kattı.”</p>



<p>Ahmet Kaya cover’ı yapmak benim için sadece bir yorum değil, bu yolculuğun en anlamlı karşılaşmalarından biri oldu. Çünkü Ahmet Kaya, sadece bir sanatçı değil; bu toprakların vicdanını, acısını ve hafızasını taşıyan bir isim.</p>



<p>Kendi enstrümanlarımla, yıllar içinde biriktirdiğim o çok sesli dünyayla bu esere dokunmak, aslında kendi müzikal kimliğimin kökleriyle yeniden buluşması gibi. Bir anlamda geçmişimle bugünün el sıkışmasıydı bu.”</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-3 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="710" height="942" data-id="182727" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000079997.jpg" alt="" class="wp-image-182727" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000079997.jpg 710w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000079997-226x300.jpg 226w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000079997-696x923.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000079997-317x420.jpg 317w" sizes="(max-width: 710px) 100vw, 710px" /></figure>
</figure>



<p><em>20 yıllık bir bekleyişten sonra eser yayınlamak, popüler kültürün o &#8220;hız&#8221; çağında bir başkaldırı olarak yorumlanabilir mi?</em></p>



<p>“Kesinlikle bir başkaldırı tarafı var. Bugün her şeyin hızla tüketildiği, şarkıların birkaç hafta içinde gündemden düşüp unutulduğu bir düzende yaşıyoruz. Sürekli üreten ama çok az ‘yaşayan’ bir çağ bu.</p>



<p>20 yıl boyunca bir eseri bekletmek, ona zaman tanımak; aslında bu hızın tam tersine yürümek demek. Benim için bu süreç, modern dünyanın dayattığı ‘hızlı üret – hızlı tüket’ kültürüne karşı bilinçli bir duruş oldu.</p>



<p>Ben hiçbir zaman hızlı tüketilen bir şey üretme derdinde olmadım. Daha çok, yıllar sonra bile geri dönüp yeniden hissedilebilen işler bırakmanın peşindeyim.</p>



<p>Bu bekleyiş bana şunu öğretti: Kalıcılık, hızdan daha güçlüdür. Ve bazen en büyük ifade, acele etmemekte gizlidir. Üretmek benim doğamda var; asıl önemli olan, ürettiğim şeyin zamana dayanabilmesi.”</p>



<figure class="wp-block-video"><video controls src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000079984.mp4"></video></figure>



<p><em><strong>Anadolu rock </strong>kökenli bir sanatçı olarak müziğinizde folklorik, etnik ve rock unsurları nasıl harmanlıyorsunuz? Cem Karaca ve <strong>Barış Akarsu</strong> benzetmeleri için ne dersiniz?</em></p>



<p>“Müziğimde <strong>Cem Karaca’nın</strong> teatral ve derin anlatımı benim için çok güçlü ve doğrudan bir referanstır. Anadolu rock geleneğini bugünün diliyle buluştururken, onun bıraktığı o anlatı gücünden mutlaka besleniyorum.</p>



<p>Barış Akarsu ise benim için müzikal bir referans çizgisinden ziyade, bu topraklarda çok güçlü bir samimiyet ve sahicilik bırakmış özel bir isim. Yıllardır hem dinleyicilerden hem de çevremden gelen benzetmeleri de anlayışla karşılıyorum; ancak bu benzerlikler, doğrudan onun müzikal yolculuğunu takip ettiğim ya da o çizgiden ilerlediğim anlamına gelmiyor. Kendi yolum ve müzikal arayışım farklı bir eksende ilerliyor. Buna rağmen, onun müziğinin ve bıraktığı kitlenin taşıdığı sevgi ve bağlılık çok kıymetli.</p>



<p>Benim asıl yolum, Anadolu rock geleneğini kendi özgün dilimle yeniden yorumlamak ve bu toprakların hikâyesini bugünün rock estetiği içinde anlatabilmek. Ben daha çok, çok enstrümanlı yapım ve sanata evrensel bakışımla, farklı ve deneysel alanlara da açılabilen kendi özgün yolumu kuruyorum.”</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-4 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="706" height="1024" data-id="182729" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000080004-706x1024.jpg" alt="" class="wp-image-182729" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000080004-706x1024.jpg 706w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000080004-207x300.jpg 207w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000080004-696x1010.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000080004-289x420.jpg 289w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000080004.jpg 720w" sizes="(max-width: 706px) 100vw, 706px" /></figure>
</figure>



<p><em>Sanatın opera ve tiyatro salonlarında daha görünür olması temenniniz var. Sizce sanatçının topluma ve kültüre karşı sorumluluğu nedir?</em></p>



<p>“Sanatçı sadece eğlence üreten bir figür değil; toplumu estetik olarak besleyen ve onu daha yukarı taşıyan bir sorumluluğun parçasıdır.</p>



<p>Sanatın, o tozlu sahnelerin taşıdığı asaletten koparılarak yalnızca sığ ve hızlı tüketilen alanlara hapsedilmesine karşıyım. Tiyatro ve operanın taşıdığı derinlik, disiplin ve estetik anlayışın hayatın her alanına daha fazla sızması gerektiğine inanıyorum.</p>



<p>Kültürümüzü magazinel bir yüzeysellikten uzaklaştırıp, ona hak ettiği asil ve entelektüel duruşu yeniden kazandırmak hepimizin sorumluluğu. Sanat aynı zamanda yaşananları görmezden gelmeyen, toplumsal olanı sezme ve görünmeyeni hissettirme gücüdür.</p>



<p>Sanatçı, toplumun sadece aynası değil; aynı zamanda yön gösteren, ışık tutan bir meşaledir.</p>



<p><em>Dijital platformlarda bağımsız bir sanatçı olarak yol alıyorsunuz. Bağımsız üretimde karşılaştığınız en büyük zorluklar ve avantajlar neler? Kırmızı ve Memleket Hasreti&#8217;nin dijital yolculuğu beklentilerinizi karşıladı mı?</em></p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-5 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="720" height="816" data-id="182734" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000080013.jpg" alt="" class="wp-image-182734" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000080013.jpg 720w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000080013-265x300.jpg 265w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000080013-696x789.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000080013-371x420.jpg 371w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></figure>
</figure>



<p>“Bağımsız olmak özgürlük olduğu kadar aynı zamanda ciddi bir yalnızlık da getiriyor. En büyük zorluklardan biri, tüm süreci kendi imkânlarınla yönetmek ve dijital platformların hızlı akışı içinde emeğin gerçek karşılığını görünür kılabilmek.</p>



<p>Spotify ve benzeri dijital mecralar bugün çok büyük bir akışın parçası. Bu hızın içinde bazen rakamsal karşılıklar, işin duygusal ve sahici tarafını tam olarak yansıtmayabiliyor. Bu yüzden ben her zaman sayılardan çok, dinleyiciyle kurulan gerçek bağa odaklanıyorum.</p>



<p>‘Kırmızı’ için konuşursak, dijital anlamda beklentilerimi tam olarak karşılayan bir sonuç olmadı. Ama bu süreç benim için yine de öğretici ve değerliydi.</p>



<p>‘Memleket Hasreti’ ise daha çok yeni bir yolculuk; onun karşılığını değerlendirmek için henüz erken olduğunu düşünüyorum.</p>



<p>Benim için asıl karşılık, yıllar içinde oluşan gerçek dinleyici bağıdır. Sahne hayatım boyunca biriken ve her geçen gün adeta çığ gibi büyüyen bu bağ, her türlü dijital göstergeden çok daha kıymetli bir yerde duruyor.”</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-6 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="636" height="961" data-id="182733" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000079991.jpg" alt="" class="wp-image-182733" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000079991.jpg 636w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000079991-199x300.jpg 199w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000079991-278x420.jpg 278w" sizes="(max-width: 636px) 100vw, 636px" /></figure>
</figure>



<p><em>Bir müzisyen ve anlatıcı olarak Memleket Hasreti projesinden sonra Rıza Gökbayrak’ın müzikal rotası hangi yöne doğru evrilecek?</em></p>



<p>“Ben sadece bir yorumcu olarak kalacak biri değilim. Müziğe bakışım sabit bir çizgi değil; sürekli keşfeden, kendini yenileyen bir yolculuk.</p>



<p>Evrensel bir müzikal dilin peşindeyim. Farklı coğrafyaların ezgileri, dilleri ve tınıları her zaman ilgimi çekiyor; yarın beni Farsça, Yunanca, Balkanlardan ya da Kürtçe bir ezgiyi kendi sound’umla yeniden yorumlarken görebilirsiniz.</p>



<p>Sınırları seven bir yerden değil, sınırları aşan bir yerden bakıyorum. Çünkü müzik benim için kalıpların değil, ihtimallerin alanı.</p>



<p>Öte yandan kendi bestelerim de bu yolculuğun çok önemli bir parçası. Şu an kendi içinde demleniyorlar; doğru zamanı geldiğinde, kendi hikâyelerimi en sahici haliyle dinleyiciyle paylaşacağım.”</p>



<p>Benim için müzik, sınırların değil ihtimallerin olduğu bir alan. Ve bu yolculuk, sürekli dönüşen ve kaendini yenileyen bir ifade alanı olmaya devam edecek.”</p>
]]></content:encoded>
					
		
		<enclosure url="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000079983.mp4" length="9299833" type="video/mp4" />
<enclosure url="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000079984.mp4" length="9652208" type="video/mp4" />

			</item>
	</channel>
</rss>
