<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>mustafa Kemal &#8211; Kent Ekranı</title>
	<atom:link href="https://www.kentekrani.com/tag/mustafa-kemal/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.kentekrani.com</link>
	<description>&#039;&#039;Kent Aynasından Türkiye&#039;&#039;</description>
	<lastBuildDate>Tue, 29 Oct 2024 08:52:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.4</generator>

<image>
	<url>https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/cropped-kentlogo-512x512-1-32x32.jpg</url>
	<title>mustafa Kemal &#8211; Kent Ekranı</title>
	<link>https://www.kentekrani.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Mustafa Kemal Atatürk; Cumhuriyet Nasıl Kuruldu? Nutuk 11. Bölüm</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2024/10/29/mustafa-kemal-ataturk-cumhuriyet-nasil-kuruldu-nutuk-11-bolum/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Oct 2024 08:52:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gözden Kaçmasın]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyetin ilanı]]></category>
		<category><![CDATA[mustafa Kemal]]></category>
		<category><![CDATA[nutuk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=158651</guid>

					<description><![CDATA[&#8220;… Gece olmuştu Çankaya’ya gitmek üzere Meclis binasından ayrılırken, koridorlarda beni beklemekte olan Kemâlettin Sami ve Hâlit Paşa’lara rastladım. Ali Fuat Paşa Ankara’dan hareket ederken bunların Ankara’ya geldiklerini o günkü gazetede ‘Bir uğurlama ve bir karşılama’ başlığı altında okumuştum. Daha kendileriyle görüşmemiştim. Benimle konuşmak üzere geç vakte kadar orada beklediklerini anlayınca, akşam yemeğine gelmelerini, Millî [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>&#8220;… Gece olmuştu Çankaya’ya gitmek üzere Meclis binasından ayrılırken, koridorlarda beni beklemekte olan Kemâlettin Sami ve Hâlit Paşa’lara rastladım. Ali Fuat Paşa Ankara’dan hareket ederken bunların Ankara’ya geldiklerini o günkü gazetede ‘Bir uğurlama ve bir karşılama’ başlığı altında okumuştum. Daha kendileriyle görüşmemiştim. Benimle konuşmak üzere geç vakte kadar orada beklediklerini anlayınca, akşam yemeğine gelmelerini, Millî Savunma Bakanı Kâzım Paşa vasıtasıyla kendilerine bildirdim. İsmet Paşa ile Kâzım Paşa’ya ve Fethi Bey’e de Çankaya’ya benimle birlikte gelmelerini söyledim. Çankaya’ya gittiğim zaman, orada, beni görmek üzere gelmiş bulunan Rize Milletvekili Fuat, Afyonkarahisar Milletvekili Ruşen Eşref Bey’lerle karşılaştım. Onları da yemeğe alıkoydum.&nbsp; Yemek&nbsp;sırasında: ‘Yarın Cumhuriyet ilân edeceğiz’ dedim. Orada bulunan arkadaşlar, derhal düşünceme katıldılar. Yemeği bıraktık. O dakikadan itibaren, nasıl hareket edileceği konusunda kısa bir program yaparak arkadaşları görevlendirdim.”</p>



<p>&#8220;Yaptığım programın ve verdiğim talimatın uygulanışını göreceksiniz!<br>Efendiler, görüyorsunuz ki, Cumhuriyet ilânına karar vermek için Ankara’da bulunan bütün arkadaşlarımı davet ederek onlarla görüşüp tartışmaya asla lüzum ve ihtiyaç görmedim. Çünkü, onların da aslında ve tabiî olarak benim gibi düşündüklerinden şüphe etmiyordum. Halbuki, o sırada Ankara’da bulunmayan bazı kişiler, yetkileri olmadığı halde, kendilerine&nbsp;haber&nbsp;verilmeden, düşünce ve rızaları alınmadan Cumhuriyetin ilân edilmiş olmasını bize gücenme ve bizden ayrılma sebebi saydılar.”</p>



<p>“O gece birlikte olduğumuz arkadaşlar erkenden ayrıldılar. Yalnız İsmet Paşa Çankaya’da misafirdi. Onunla yalnız kaldıktan sonra, bir kanun tasarısı müsveddesi hazırladık. Bu müsveddede 20 Ocak 1921 tarihli Teşkilât-ı Esasiye Kanunu’nun (Anayasa) devlet şeklini tespit eden maddelerini şu şekilde değiştirmiştim:<br>Birinci maddenin sonuna “Türkiye Devleti’nin hükûmet şekli Cumhuriyettir” cümlesini ekledim.<br>Üçüncü maddeyi şu yolda değiştirdim: “Türkiye Devleti Büyük Millet Meclisi tarafından idare olunur. Meclis, hükûmetin ayrıldığı idare kollarını bakanlar vasıtasıyla yönetir.”</p>



<p>Bundan başka Teşkilât-ı Esasiye Kanunu’nun temel maddelerinden olan sekizinci ve dokuzuncu maddelerle de değiştirilerek ve açıklığa kavuşturularak şu maddeler yazıldı :<br>“Madde &#8211; Türkiye Cumhurbaşkanı Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu tarafından ve kendi üyeleri arasından bir&nbsp;seçim&nbsp;dönemi için seçilir. Cumhurbaşkanlığı görevi yeni Cumhurbaşkanının seçilmesine kadar devam eder. Görev süresi biten Cumhurbaşkanı yeniden seçilebilir.”<br>“Madde &#8211; Türkiye Cumhurbaşkanı devletin başkanıdır. Bu sıfatla lüzum gördükçe Meclis’e ve Bakanlar Kurulu’na başkanlık eder.”<br>“Madde &#8211; Başbakan, Cumhurbaşkanı tarafından ve Meclis üyeleri arasından seçilir. Diğer bakanlar, Başbakan tarafından ve yine Meclis üyeleri arasından seçildikten sonra Cumhurbaşkanı tarafından hepsi birden Meclis’in onayına sunulur. Meclis, toplantı halinde değilse, onaylama, Meclis’in toplantısına bırakılır.”</p>



<p>Bu maddelere, komisyonda ve Meclis’te din ve dil ile ilgili bildiğiniz bir madde de eklenmiştir.&#8221;</p>



<p>&#8220;Efendiler, Parti Grubu toplantısına son verildi ve hemen Meclis toplantısı açıldı. Saat 18.00 idi (29 Ekim). Kanun teklifi, Kanun-ı Esasî Encümeni tarafından usulen incelenip tutanağı hazırlanırken, Meclis diğer bazı işlerle meşgul oldu. Sonunda, Başkanlık kürsüsünde oturan Başkan Vekili İsmet Bey (Paşa) Meclis’e şu bilgiyi verdi:<br>“Kanun-ı Esasî Encümeni, Teşkilât-ı Esasiye Kanunu’nda değişiklikler yapılması ile ilgili tasarının öncelikle ve derhal görüşülmesini teklif ediyor.<br>“Kabul!” sesleri üzerine, tutanak okundu. Teklif edildiği gibi öncelikle görüşüldü. Nihayet, kanun, birçok konuşmacının “Yaşasın Cumhuriyet!” sesleriyle alkışlanan konuşmalarıyla kabul edildi. Ondan sonra Cumhurbaşkanı seçilmesi için Meclis’te oylamaya geçildi. Toplanan oyların sonucunu Başkanlık kürsüsünde oturan İsmet Bey (Paşa) Genel Kurul’a şu şekilde bildirdi:</p>



<p>“Türkiye Cumhurbaşkanlığı için yapılan oylamaya yüz elli sekiz kişi katılmış ve Cumhurbaşkanlığına yüz elli sekiz üye, oybirliği ile Ankara Milletvekili Mustafa Kemal Paşa Hazretleri’ni seçmişlerdir.”<br>Efendiler, seçimin hemen arkasından Meclis’te yaptığım konuşmayı tutanaklarda okumuşsunuzdur. Ancak, tarihî bir hatıranın canlandırılması için, müsaade ederseniz, o konuşmamı burada aynen tekrar edeyim :<br>“Saygıdeğer arkadaşlar, dünya çapında önemli ve olağanüstü olaylar karşısında, saygıdeğer milletimizin gerçek uyanıklığına ve şuurluluğuna değerli bir belge olan Teşkilât-ı Esasiye Kanunu’nun bazı maddelerini açıklığa kavuşturmak için kurulmuş olan özel komisyon tarafından yüksek heyetinize teklif edilen kanun tasarısının kabulü dolayısıyla, Türkiye Devleti’nin zaten bütün dünyaca bilinen, bilinmesi gereken mahiyeti milletlerarası adıyla adlandırıldı. Bunun tabiî bir gereği olmak üzere bugüne kadar doğrudan doğruya Meclis Başkanlığı’nda bulundurduğunuz arkadaşınıza, yaptırdığınız bu görevi, Cumhurbaşkanı unvanıyla yine aynı arkadaşınız, bu âciz arkadaşınıza tevcih ediyorsunuz. Bu münasebetle şimdiye kadar hakkımda gösterdiğiniz sevgi, samimiyet ve güveni bir defa daha göstermekle, yüksek değerbilirliğinizi ispat etmiş oluyorsunuz. Bundan dolayı yüce heyetinize gönlümün bütün samimiyeti ile teşekkürlerini arz ederim&#8230;. ”</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>30 Ağustos 1922; Mustafa Kemal, &#8216;Kocatepe&#8217;den Afyon ovasına atladı&#8230;&#8217;</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2023/08/30/30-agustos-1922-mustafa-kemal-kocatepeden-afyon-ovasina-atladi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Aug 2023 07:00:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gözden Kaçmasın]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[30 Ağustos]]></category>
		<category><![CDATA[mustafa Kemal]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=121743</guid>

					<description><![CDATA[30 Ağustos 1922; Mustafa Kemal, &#8216;Kocatepe&#8217;den Afyon ovasına atladı&#8230;&#8217; &#8220;Düşündü birdenbire kayalardaki adam kaynakları ve yolları düşman elinde kalan bütün nehirleri Kim bilir onlar ne kadar büyük ne kadar uzundular? Birçoğunun adini bilmiyordu yalnız, Yunan&#8217;dan önce ve Seferberlikten evvel geçerdi Gediz&#8217;in sularını başı dönerek. Dağlarda tek tek ateşler yanıyordu Ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahtılar [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>30 Ağustos 1922; Mustafa Kemal, <em>&#8216;Kocatepe&#8217;den Afyon ovasına atladı&#8230;&#8217;</em></strong></p>
<p>&#8220;Düşündü birdenbire kayalardaki adam<br />
kaynakları ve yolları düşman elinde kalan bütün nehirleri<br />
Kim bilir onlar ne kadar büyük<br />
ne kadar uzundular?<br />
Birçoğunun adini bilmiyordu<br />
yalnız, Yunan&#8217;dan önce ve Seferberlikten evvel<br />
geçerdi Gediz&#8217;in sularını başı dönerek.</p>
<p>Dağlarda tek<br />
tek<br />
ateşler yanıyordu<br />
Ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahtılar ki<br />
şayak kalpaklı adam<br />
nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden<br />
güzel, rahat günlere inanıyordu<br />
ve gülen bıyıklarıyla duruyordu ki mavzerinin yanında<br />
birdenbire beş adım sağında onu gördü.<br />
Paşalar onun arkasındaydılar.<br />
O, saati sordu.<br />
Paşalar: &#8220;Uc&#8221; dediler,<br />
Sarisin bir kurda benziyordu.<br />
Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.<br />
Yürüdü uçurumun basına kadar,<br />
eğildi, durdu.<br />
Bıraksalar<br />
İnce, uzun bacakları üstünde yaylanarak<br />
ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak<br />
Kocatepe&#8217;den Afyon ovasına atlayacaktı.&#8221;</p>
<p>Kuvayi Milliye Destanı</p>
<p>Nâzım Hikmet</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-121744" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2023/08/c53b9eaae5e9704a6577651f04928139-300x256.jpg" alt="" width="300" height="256" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2023/08/c53b9eaae5e9704a6577651f04928139-300x256.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2023/08/c53b9eaae5e9704a6577651f04928139-491x420.jpg 491w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2023/08/c53b9eaae5e9704a6577651f04928139.jpg 585w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Büyük Zafer&#8217;den iki yıl sonra 30 Ağustos 1924&#8217;de Dumlupınar&#8217;da Cumhuriyet tarihimiz açısından oldukça önemli bir konuşma yaparak, şanlı zafere giden yolu an be an anlatmıştı.</p>
<p>İşte Atatürk&#8217;ün o konuşmanın bir bir bölümü &#8230;</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-121745" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2023/08/f532066f05a93dc03dbe9864b7c71a40-300x169.jpg" alt="" width="300" height="169" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2023/08/f532066f05a93dc03dbe9864b7c71a40-300x169.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2023/08/f532066f05a93dc03dbe9864b7c71a40-696x392.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2023/08/f532066f05a93dc03dbe9864b7c71a40.jpg 735w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>“Efendiler!</p>
<p>&#8220;Güneş batıya yaklaştıkça ateşli, kanlı ve ölümlü bir kıyametin kopmak üzere olduğu bütün ruhlarda duyuluyordu.</p>
<p>Bir zaman sonra dünyada büyük bir yıkım olacaktı.</p>
<p>Ve beklediğimiz kurtuluş güneşinin doğabilmesi için bu yıkım gerekliydi. Karanlıklar içinde bu yıkım gerçekleşmeli idi. Gerçekten gökyüzünün karardığı bir dakikada Türk süngüleri düşman dolu o sırtlara saldırdılar. Artık karşımda bir ordu, bir kuvvet kalmamıştı. Tam olarak yok olmuş perişan bir arta kalan kitle bulunuyordu. Kendilerinin dediği gibi çok korkan ve titreyen, şekilsiz bir kitle, tuhaf bir karmaşa halinde kaçmak için açıklık arıyordu. Artık gecenin koyulaşan ağırlığı, sonucu gözle görmek için güneşin tekrar doğudan doğmasını beklemeyi zorunlu kılıyordu.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-121748" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2023/08/950709359401d77ba40884a58c6894b0-184x300.jpg" alt="" width="184" height="300" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2023/08/950709359401d77ba40884a58c6894b0-184x300.jpg 184w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2023/08/950709359401d77ba40884a58c6894b0-628x1024.jpg 628w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2023/08/950709359401d77ba40884a58c6894b0-696x1135.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2023/08/950709359401d77ba40884a58c6894b0-258x420.jpg 258w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2023/08/950709359401d77ba40884a58c6894b0.jpg 736w" sizes="(max-width: 184px) 100vw, 184px" /></p>
<p>Efendiler, ertesi gün tekrar bu savaş alanını dolaştığım zaman, ordumuzun kazandığı zaferin yüceliği ve buna karşılık düşman ordusunun düşürüldüğü felâketin büyüklüğü beni çok duygulandırdı.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;BİLİYORUM AMA SEN YİNE DE UNUTMA!&#8221;</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2022/11/20/biliyorum-ama-sen-yine-de-unutma/</link>
					<comments>https://www.kentekrani.com/2022/11/20/biliyorum-ama-sen-yine-de-unutma/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 Nov 2022 11:16:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gözden Kaçmasın]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Atabey]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Fatma Rafet Angın]]></category>
		<category><![CDATA[Matematik öğretmeni]]></category>
		<category><![CDATA[mustafa Kemal]]></category>
		<category><![CDATA[Öğretmenler Günü]]></category>
		<category><![CDATA[Öğretmenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Selanik Askeri Rüştiyesi]]></category>
		<category><![CDATA[Yüzbaşı. Mustafa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=98903</guid>

					<description><![CDATA[&#160; Bir öğreten olmasaydı, yaşamak için doğan insan, yaşamadan ölecekti! Öğrenen herkes için öğreten, seçilmiş insandır. Ve seçilmiş insan; ektiğini en geç biçen, eğitimin öznesi olan kişidir. Sabır taşlarımız, modellerimizdir! Öğretmenlerimizdir yani!&#8230; Ki onlar, daha güzel bir ülke ve daha yaşanası bir dünya için; Bilgi yükleyen. Düşündüren, Sorgulatan, Ve engellere karşı entelektüel bir tavır sergileten, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Bir öğreten olmasaydı, yaşamak için doğan insan, yaşamadan ölecekti!</strong></p>
<p><strong>Öğrenen herkes için öğreten, seçilmiş insandır.</strong><br />
<strong>Ve seçilmiş insan; ektiğini en geç biçen, eğitimin öznesi olan kişidir.</strong><br />
<strong>Sabır taşlarımız, modellerimizdir!</strong><br />
<strong>Öğretmenlerimizdir yani!&#8230;</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-98907 aligncenter" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/11/1-300x168.png" alt="" width="666" height="373" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/11/1-300x168.png 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/11/1-768x429.png 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/11/1-1024x573.png 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/11/1-696x389.png 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/11/1-1068x597.png 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/11/1-751x420.png 751w" sizes="(max-width: 666px) 100vw, 666px" /></p>
<p><strong>Ki onlar, daha güzel bir ülke ve daha yaşanası bir dünya için;</strong><br />
<strong>Bilgi yükleyen.</strong><br />
<strong>Düşündüren,</strong><br />
<strong>Sorgulatan,</strong><br />
<strong>Ve engellere karşı entelektüel bir tavır sergileten,</strong><br />
<strong>En rütbeli, en unvanlı toplum mimarlarıdır, yaşam koçlarıdır.</strong><br />
<strong>Ülke insanının yetişmişlik düzeyini belirlerler.</strong><br />
<strong>Ne yazık ki; çoğu zaman atama beklerken mum gibi eriyen, sonra da çocuklarımızı aydınlatması beklenen çilekeşlerimizdir.</strong></p>
<p><strong>Hakları ölçülemez, ödenemez…</strong></p>
<p><strong>Her dâhinin mutlaka bir keşfedeni vardır.</strong></p>
<p><strong>Benim bugünkü ilk kahramanım Selanik Askeri Rüştiyesi’nde 1893 yılında matematik öğretmeni olan Yüzbaşı Mustafa’dır.</strong><br />
Öğrencisi Mustafa’nın çalışkanlığını, zekâsını ve yeteneklerini saptayıp, adına ’’Kemal’’ ilave eden ve gönüllere ’’Mustafa Kemal’’ adını kazıyan kahramandır.<br />
Makamı yücelerde olsun.<br />
O kahramanın öğrencisi;<br />
1915’te Conkbayırı’nda durum çok kritikken tüm kuvvetlerin kendisine bağlanmasını isteyecek kadar kendine güvenen Miralay Mustafa Kemal’dir.<br />
Çanakkale’yi geçilmez yapan akıl ve cesaret abidesidir.<br />
Dönemin İngiliz Deniz Bakanı Churchill’e göre; ’’kaderin adamı’’dır.<br />
Hakkındaki ilk biyografi kitabında(H.C.Armstrong) adı; Bozkurt’tur.<br />
Kongrelerin ve Meclis’in Başkanıdır.<br />
Mareşal ve Gazi’dir.<br />
Hakkında idam fermanı veren İstanbul Hükümeti’nin bile Kumandan-ı Besaleti, yani kahraman komutanıdır.<br />
Nazım Hikmet’in Sarı Kurdu, İsmet Paşa’nın Lozan sırasında Aziz Şefi’dir..<br />
<strong>Cumhuriyetin banisidir.</strong><br />
<strong>Soyadı; İlimde, askerlikte, idarede herkesin müşaviri, hocası demek olan ’’ATABEY’’ kelimesinden gelen ATATÜRK’TÜR.</strong><br />
<strong>Ve nihayet Millet Mektepleri’nin Başöğretmeni’dir</strong></p>
<p><figure id="attachment_98908" aria-describedby="caption-attachment-98908" style="width: 669px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-98908" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/11/2-300x218.png" alt="" width="669" height="486" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/11/2-300x218.png 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/11/2-768x557.png 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/11/2-1024x743.png 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/11/2-324x235.png 324w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/11/2-696x505.png 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/11/2-1068x775.png 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/11/2-579x420.png 579w" sizes="(max-width: 669px) 100vw, 669px" /><figcaption id="caption-attachment-98908" class="wp-caption-text"><strong>Atatürk Sivas Kız Lisesi&#8217;nde geometri dersi veriyor. 13 Kasım 1937.</strong></figcaption></figure></p>
<p><strong>İkinci kahramanım Cumhuriyetin ilk kadın öğretmenlerinden olan Fatma Rafet Angın’dır.</strong><br />
<strong>Kendisine Atatürk’ün öğüdü şöyledir;</strong><br />
<strong>’’Hep birlikte başardığımız inkılâpları ve onun temeli olan ilkeleri sen yaşatacaksın.</strong><br />
<strong>Gerektiğinde bunlar için mücadele edeceksin. Bunları sakın unutma’’</strong><br />
<strong>’’Paşam, nasıl unuturum, Cumhuriyeti nasıl kazandık?</strong><br />
<strong>’’ Biliyorum, ama sen yine de unutma!’’</strong></p>
<p><figure id="attachment_98910" aria-describedby="caption-attachment-98910" style="width: 658px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-98910" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/11/3-300x200.png" alt="" width="658" height="438" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/11/3-300x200.png 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/11/3-1068x713.png 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/11/3-629x420.png 629w" sizes="(max-width: 658px) 100vw, 658px" /><figcaption id="caption-attachment-98910" class="wp-caption-text"><strong>Refet Angın öğretmen olduktan sonra Gelibolu Ortaokulu’nda öğretmen olarak göreve başladı. Sonra sırasıyla Biga Ortaokulu, Bursa Kız Lisesi Tarih Öğretmenliği, Antakya Kız Meslek Lisesi Müdürlüğü, Hasanoğlan Köy Enstitüsü Yüksek Kısım Şefliği; Gaziantep, Balıkesir ve Kız Meslek Lisesi müdürlüklerinde bulundu.</strong></figcaption></figure></p>
<p><strong>’’Biliyorum, ama sen yine de unutma’’ bu yazının ana öğesidir.</strong><br />
<strong>Ve hepimize verilmiş bir öğüttür.</strong><br />
<strong>Fatma Rafet Angın Türkiye’de yılın öğretmeni seçilen ilk eğitimcidir.</strong><br />
<strong>Mekânı cennet, makamı ala olsun…</strong></p>
<p>Yaşamımıza yön veren, kimliğimizin yaratıcısı başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm öğretmenlerimize şükran ve minnetlerimizi sunuyoruz.<br />
Öğretmenler günü kutlu olsun.</p>
<p>Saygı, sevgi ve inançla,<br />
Kemal Yalnız</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kentekrani.com/2022/11/20/biliyorum-ama-sen-yine-de-unutma/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>1930-1938 Yılları Arasında Atatürk’ün Hollanda Basınındaki Yeri</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2022/09/07/1930-1938-yillari-arasinda-ataturkun-hollanda-basinindaki-yeri/</link>
					<comments>https://www.kentekrani.com/2022/09/07/1930-1938-yillari-arasinda-ataturkun-hollanda-basinindaki-yeri/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Sep 2022 09:20:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gözden Kaçmasın]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[hollanda basını]]></category>
		<category><![CDATA[mustafa Kemal]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=92501</guid>

					<description><![CDATA[1930-1938 Yılları Arasında Atatürk’ün Hollanda Basınındaki Yeri STRATEJİK ORTAK  Yazan : Muhammed Emin Ayverdi Osmanlı İmparatorluğu’nun dağılması ve Atatürk tarafından kurulan modern Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu, 20. yüzyılda Batı medyası için ilgi çekici bir konu olagelmiştir. Dünyanın başka yerlerindeki tarihsel olaylar ve figürler, Batılı izleyiciler ve okurlara özel bir bakış açısıyla lanse edilmiştir. Bu yazıda, Hollanda [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>1930-1938 Yılları Arasında Atatürk’ün Hollanda Basınındaki Yeri</strong></p>
<p><em>STRATEJİK ORTAK</em><br />
<em> Yazan : Muhammed</em> Emin Ayverdi</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-92502" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/09/IMG_20220907_115342-300x197.png" alt="" width="300" height="197" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/09/IMG_20220907_115342-300x197.png 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/09/IMG_20220907_115342-768x503.png 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/09/IMG_20220907_115342-1024x671.png 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/09/IMG_20220907_115342-696x456.png 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/09/IMG_20220907_115342-741x486.png 741w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/09/IMG_20220907_115342-1068x700.png 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/09/IMG_20220907_115342-641x420.png 641w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/09/IMG_20220907_115342.png 1369w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Osmanlı İmparatorluğu’nun dağılması ve Atatürk tarafından kurulan modern Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu, 20. yüzyılda Batı medyası için ilgi çekici bir konu olagelmiştir. Dünyanın başka yerlerindeki tarihsel olaylar ve figürler, Batılı izleyiciler ve okurlara özel bir bakış açısıyla lanse edilmiştir. Bu yazıda, Hollanda gazetelerinden yararlanarak, Hollanda basınının Atatürk’ü nasıl yorumladığı ele alınmakla birlikte, Hollanda gazetelerinin bu yorumlarına da bir açıklama getirilmeye çalışılacaktır. Bu çalışma bilhassa Delpher web sitesinde bulunan Hollanda gazetelerinden yararlanmıştır. Hollanda basını Atatürk’ü nasıl yorumladı ve bu yorumu nasıl açıklayabiliriz? Bu araştırmanın odaklandığı araştırma sorusu bu şekildedir ve bu araştırma için hem ulusal hem de bölgesel Hollanda gazeteleri kullanılmıştır. Bu araştırma için 1930-1938 yılları arasında Atatürk hakkında yayın yapan Hollanda gazetelerinden yararlanılmıştır. Başlangıç ​​noktası olarak 1930’un ele alınma nedeni, 1930 yılından önce Atatürk’ün Hollanda basınında isminin nadiren geçmesidir. 1930 yılından önceki Hollanda gazetelerinde Atatürk’ün ismi geçmiş olsa bile, bunlar öznel yorum yapılmaksızın salt haber türleri olagelmiştir.</p>
<p>Bu yazının dayandığı ana kavram, olumlu tarafsızlık kavramıdır. Buna göre, herhangi bir taraf tutulmaksızın, olumlu bir eğilimin varlığından bahsetmek mümkündür. Tarafsızlığın “olumlu” yönü, işbu Hollanda gazetelerinin manşetlerinde ve bu manşetlerin nedenselliğinde yatmaktadır. Hollanda gazetelerince, Atatürk’e yönelik bir bilinmezliğin ve yabancılığın esasen olumlu haberler ve gidişatlar neticesinde iyi bir izlenime dönüştüğü bu yazıda vurgulanacaktır. İlk etapta çeşitli Hollanda gazetelerinin Atatürk’le ilgili manşetlerine, hitabetlerine ve Atatürk’ü sunuş şekillerine bakılacaktır. İkinci etapta ise işbu Hollanda gazetelerinin Atatürk’ü sunuş şekillerinin yorumlanması vuku bulacaktır. Sonuç bölümünde ise, yazının toparlanması ve araştırmamızın kapanışı gerçekleştirilmek suretiyle, gelecekteki potansiyel Hollanda bağlamındaki Atatürk araştırmalarına işaret edilecek ve zemin hazırlanacaktır. Bu zemin elbette, bu yazının eksikliklerinin doldurulması şartıyla gerçekleşecektir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-92503" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/09/IMG_20220907_115300-300x217.jpg" alt="" width="300" height="217" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/09/IMG_20220907_115300-300x217.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/09/IMG_20220907_115300-768x557.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/09/IMG_20220907_115300.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/09/IMG_20220907_115300-324x235.jpg 324w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/09/IMG_20220907_115300-696x504.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/09/IMG_20220907_115300-580x420.jpg 580w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p><em>Hollanda gazetelerinde Atatürk’ten nasıl bahsedilmiştir?</em></p>
<p>1930-1938 yılları arasında gerek Hollanda’nın ana merkez gazeteleri, gerekse Hollanda’nın sömürgeleri olan Surinam ve bilhassa Endonezya menşeili basın kuruluşlarının Atatürk hakkında genel ve özel olmak üzere, haber yapıldığı ve özel yazılar yazıldığı malumdur Hollanda sömürgelerinde çıkan Atatürk ve haberleri, özellikle Hollanda basının merkez yerleşkesi olan anavatan Hollanda’dan çıkma yazılar ve haberlerdir. Hollanda’nın bölgesel ve yerel gazeteleri de, tıpkı Hollanda sömürgelerindeki gazeteler gibi, Hollanda’nın merkezi uluslararası etki yaratabilecek kapasiteye sahip olan ulusal gazetelerinden ilham alarak Atatürk hakkında haber yapmıştır. Şu halde, Hollanda sömürgelerindeki ve Hollanda’nın bölgesel gazetelerinin, büyük ve uluslararası boyutta etki alanına sahip ulusal Hollanda gazetelerince esinlendiği durumunun bilinciyle, gazeteler arası ayrım yapmaksızın, Hollanda gazetelerinin Atatürk hakkında yazdıklarına geçmek faydalı olacaktır.</p>
<p>Bugün bile Hollanda’nın en büyük gazetelerinden biri olan De Telegraaf adlı Hollanda gazetesi, Türkiye’nin yenilenmesine işaret ederek, Türkiye’nin yüksek bir tempoyla yenilendiğini ve dilin bile yeniden düzenlendiğini vurgulamıştır.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-92504" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/09/IMG_20220907_115227-237x300.png" alt="" width="237" height="300" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/09/IMG_20220907_115227-237x300.png 237w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/09/IMG_20220907_115227.png 278w" sizes="(max-width: 237px) 100vw, 237px" /></p>
<p><em>De TelegraafGazetesi’ne göre; “Türkiye yüksek bir tempoyla kendini yeniliyor. Dil bile yeniden düzenlendi.”</em></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-92505" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/09/IMG_20220907_115148-300x298.png" alt="" width="300" height="298" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/09/IMG_20220907_115148-300x298.png 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/09/IMG_20220907_115148-150x150.png 150w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/09/IMG_20220907_115148-423x420.png 423w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/09/IMG_20220907_115148.png 593w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Rotterdamsch Nieuwsblad adlı gazete, Türkiye’nin iç ve dış siyasette yenilendiğini vurgulayarak şunları söylemiştir: “Türkiye’nin dış- ve iç yenilenmesi: Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın adı artık Kemal Atatürk’tür.”</p>
<p>Bununla birlikte, Hollanda gazetelerinde, Atatürk hakkında çıkan çeşitli hitabetler bulunmaktadır. “Türk milletinin kurtarıcısı ve Türk devletinin yaratıcısı” “asker, devlet adamı ve devrimci”, “Türklerin babası”, “büyük reformcu” gibi hitabetler, isimlendirmeler ve unvanlar Atatürk’e bahşedilmiştir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-92506" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/09/IMG_20220907_115127-300x148.png" alt="" width="300" height="148" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/09/IMG_20220907_115127-300x148.png 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/09/IMG_20220907_115127-324x160.png 324w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/09/IMG_20220907_115127.png 364w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Atatürk; Sessiz William[5], Cromwell ve Napoleon gibi diğer büyük Avrupalı ​​isimlerle de mukayese edilmiştir. Atatürk’ün bu büyük Avrupalı isimlerle mukayese edilmesini bir sonraki etapta ele alınmaya çalışılacaktır.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-92507" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/09/IMG_20220907_115109-300x162.png" alt="" width="300" height="162" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/09/IMG_20220907_115109-300x162.png 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/09/IMG_20220907_115109.png 337w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>“Türk Cumhuriyetinin cumhurbaşkanına da bir soyadı verilmiştir. Yasalar ile birlikte kendisine, Türklerin babası anlamına gelen, Atatürk soyadı verilmiştir. Ve bununla birlikte Gazi de Sessiz William, Cromwell, Napoleon, Lenin ve Mussolini gibi isimlerle aynı çizgiye konmalıdır”</p>
<p>Algemeen Handelsblad adlı gazetede Atatürk, kısa bir sürede sağlıklı ve tamamen modern bir devlet yaratan ve kadınların erkeklerle eşitlenmesini sağlayan bir lider olarak gösterilmiştir Ayrıca Atatürk, adeta Batı standartlarıyla modern Türkiye’nin kurucusu olarak öne çıkmaktadır Atatürk’ün fesi yasaklayarak, hilafeti kaldırarak, Latin alfabesini ve modern bir medeni kanunu getirerek, özünde ilerici ve modern bir insan olan gerçek bir Batılı olduğunu göstermesi de Hollanda gazetelerince önemli olagelmiştir. Atatürk için kullanılan Avondlander ifadesi de bunu doğrular niteliktedir. Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyeti’ni ilericilik ve muasır medeniyetler yolunda daha da ileriye taşıyan eylemleri, Hollanda gazetelerinin perspektifinde, yeni kurulmuş olan Türkiye Cumhuriyeti’ni Batı Avrupa ülkeleri ile aynı seviyeye getirmiştir.</p>
<p>Atatürk’ün özellikle kadın haklarının genişletmesi; kadınların kurtuluşu veyahut kadınların özgürleşmesi çerçevesinde ele alınmıştır. Hollanda gazetelerinin perspektiflerine göre, Türk kadınları eski Osmanlı dönemlerinde erkek tahakkümü altında yaşadıkları dönemden daha fazla özgürlük elde ettiler ve bu da şüphesiz Atatürk’ün büyük bir icraatı olarak lanse edilmiştir.</p>
<p>Hollanda gazetelerine göre Atatürk; kültürel ve sosyal açıdan güçlü Batılı özelliklere sahipti ve bu şüphesiz onun Hollanda gazetelerinin gözünde parlak kılmıştır. Atatürk, Arap etkisinden bağımsız, halkına yeni bir dil bahşeden bir lider olarak gösterilmiştir.</p>
<p>Türkiye hakkındaki oryantalist tahayyülün kısmen Atatürk’ün Batıcı ve çağdaş uygulamaları sayesinde parçalanmaya başladığı da Hollanda basınında görülebilen önemli bir noktadır.</p>
<p>Provinciale Geldersche ve Nijmeegsche Courant adlı gazetelerin Atatürk’ü lanse etme şekilleri de çok önemlidir zira Atatürk hakkında, Türkiye’yi sarsılmaz bir kesinlikle modern bir devlet haline getirdiği, asırlık gelenekleri ve önyargıları kökten ortadan kaldırdığı ve fena halde yıpranmış Türkiye’yi hayati ve canlı bir ülke haline getirdiği vurgulanmaktadır.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-92508" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/09/IMG_20220907_115042-156x300.jpg" alt="" width="156" height="300" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/09/IMG_20220907_115042-156x300.jpg 156w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/09/IMG_20220907_115042-218x420.jpg 218w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/09/IMG_20220907_115042.jpg 232w" sizes="(max-width: 156px) 100vw, 156px" /></p>
<p>“Yeni Türkiye. Atatürk’ün reformları on yıl içerisinde Türkiye’yi batılı bir devlet haline getirdi. Tüm dünya kargaşalarla birlikte alevler içindeyken ve hükümetler tamamen çöküşün nasıl önleneceği konusunda şaşkına dönmüş durumda iken, Yakın Doğu’da bir adam sarsılmaz bir kesinlikle ülkesini modern bir devlet haline getirmeye devam ediyor, asırlık gelenekleri ve önyargıları kökten ortadan kaldırıyor ve harap Türkiye’yi, hayati bir ülke haline dönüştürüyor. Asırlardır padişahların idaresi altında olan İstanbul, on yıl önce zaten her türlü çelişkilerin şehriydi. Birkaç yıl öncesine kadar, bir yanda hala sokaklarda tamamen örtülü kadınlar görülürken, diğer yanda çağdaş standartlarda bile modern görünen Türk kadınları görülüyordu.</p>
<p>Gazi’nin başarısının sırrı, radikal reformlarında asla acele etmemesinde, ancak çalışmalarını çağa uyarlamasında yatmaktadır. Ancak her şeyden önce, halkının psikolojisini baştan sona bilmekteydi. Muhalefetin tüm bu reformların güç ve şiddetle yapıldığını iddia ettiği doğru ama bu iddia doğru değil! Zira Gazi, yeni fikirlerini her zaman özenle hazırlar, konuşmalar yapar ve hayata geçirmeden önce makaleler yayınlardı.”</p>
<p>Ayrıca Atatürk, Nieuwe Haarlemsche Courant’ta sessizce yerinde kalmayan ve sürekli yeni şehirler inşa etmek için dolaşan interaktif bir lider olarak gösterilmektedir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-92509" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/09/IMG_20220907_115028-268x300.png" alt="" width="268" height="300" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/09/IMG_20220907_115028-268x300.png 268w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/09/IMG_20220907_115028-375x420.png 375w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/09/IMG_20220907_115028.png 402w" sizes="(max-width: 268px) 100vw, 268px" /></p>
<p><em>“Kemal Atatürk şehirler inşa ediyor.”</em></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-92510" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/09/IMG_20220907_115014.png" alt="" width="272" height="97" /></p>
<p><em>“Türkiye Cumhurbaşkanının Paternalist Politikası. Diktatör Değil, Gönüllerin Kazananı. Atatürk’ün Savaş Tehlikesini Önleme Fikirleri.”</em></p>
<p>Son olarak Zutphense Courant, Atatürk’ü diktatörlük motifleriyle tartışırken, De Telegraaf ve De Sumatra Post’taki bir manşet şu şekildedir: ”Diktatör Değil, Gönüllerin Kazananı”.</p>
<p>De Volkskrant, Atatürk’ün diğer Avrupalı ​​liderlere yönelik eleştirilerini ve yakın gelecekte ortaya çıkan yeni bir savaş tehdidini bile yayınlamıştır. 1935 yılında gerçeklesen bu röportaj, İngiliz basın kurulu Daily Telegraph ile yapılmıştır ve Atatürk’ün bu sözleri, bir kehanet gibi tecelli etmiştir zira yalnızca 4 yıl sonra, İkinci Dünya Savaşı patlak vermiştir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-92511" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/09/IMG_20220907_114948-234x300.png" alt="" width="234" height="300" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/09/IMG_20220907_114948-234x300.png 234w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/09/IMG_20220907_114948.png 278w" sizes="(max-width: 234px) 100vw, 234px" /></p>
<p><em>Hollanda gazetelerinde bu şekilde lanse edilme nedenleri</em></p>
<p>Gerçek şu ki, Atatürk, Türkiye’nin kuruluşuyla birlikte, moderniteye ilişkin Batılı düşünceleri tanıtmaya çalışmış ve ülkeyi yeni parametreler üzerinde yeniden inşa etmek için devrimci önlemler almıştır. Atatürk’ün batı odaklı politikası Hollanda kamuoyunda olumlu bir Atatürk imajı yaratmıştır. Atatürk’ün çağdaş ve özellikle Batıcı uygulamalarının Hollanda basını nezdindeki olumlu tezahürünün açıklaması, ötekileştirilme meselesinin bulunmamasından kaynaklıdır. Osmanlı İmparatorluğu politik, askeri, sosyolojik, ideolojik ve benzeri faktörlerce Avrupalı devletlerden hep ayrı tutulmuş, ötekileştirilmiş ve Avrupa kimliğinin inşasının tetikleyici unsurlarından biri olagelmiştir. Fakat Atatürk, belki de bu tarihi durumun farkında olarak, muasır medeniyetlere erişme hedefince, Batılı düşünceleri ve uygulamalarını ülkeye entegre etmeye çalışmış ve bunu da Batıcılık kisvesi altında yapmamıştır Atatürk, ideolojik bir eğilim olarak, sırf Batıcı düşüncelere sahip olmasından kaynaklı bir durum içerisinde Türkiye Cumhuriyetini ve Türk halkını muasır medeniyetler seviyesine çıkartma idealine dahil etmemiştir. Pragmatist ve çağdaş akımların son derece farkında olan Atatürk, batılı devletlerin başarılarının, uyguladıkları sistemlerde ve uygulamalarda olduğunun bilinci dahilinde, söz konusu bu batılı düşünceleri ve uygulamaları kendi ülkesinde tanıtmaya çalışmıştır. Atatürk nezdinde, batılı devletler, batılı oldukları için başarılı değillerdi; faydalı sistemler ve uygulamaları tatbik ettikleri için başarılıydılar ve bu doğrultuda Atatürk’ün batılı düşüncelerinin kendi ülkesine tanıtmak etmesinin bu şekilde yorumlamakta fayda bulunmaktadır.</p>
<p>Buna ek olarak, Hollanda’nın Birinci Dünya Savaşı’nda tarafsız kaldığı, dolayısıyla Türkiye ile düşmanlık paylaşmadığı da zikredilmesi gereken önemli bir gerçektir. Hollanda’daki Atatürk tahayyülü ve Atatürk algısı, Birinci Dünya Savaşı sırasında Türkiye’nin selefi Osmanlı İmparatorluğu ile olumsuz ve düşmanca bir deneyim yaşayan Fransa ve Birleşik Krallık gibi diğer ülkelere göre daha saf ve katıksızdı. Dolaysıyla herhangi bir negatif önyargı bulunmaksızın, Hollanda kamuoyunun bilincinde saf ve katıksız bir şekilde var olan Atatürk, ülkesi Türkiye’yi de, tıpkı kendisi gibi, Hollanda kamuoyunda saf ve katıksız bir biçimde temsil etmiştir. Bu da yeni kurulmuş genç bir cumhuriyet olan Türkiye’nin Hollanda kamuoyunda olumsuz lanse edilmemesine ortam hazırlamıştır. Sonuç olarak Atatürk, hem ulusal hem de bölgesel olarak çeşitli Hollanda gazetelerinde olumlu bir tarafsızlıkla lanse edilmiştir. ‘Olumlu tarafsızlık’ kavramı böylelikle bu çalışmanın en büyük anahtar sözcüğü ve bel kemiği olagelmek suretiyle tasarlanmıştır.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-92513" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/09/IMG_20220907_114939-300x205.png" alt="" width="300" height="205" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/09/IMG_20220907_114939-300x205.png 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/09/IMG_20220907_114939-768x525.png 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/09/IMG_20220907_114939-1024x700.png 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/09/IMG_20220907_114939-218x150.png 218w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/09/IMG_20220907_114939-696x476.png 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/09/IMG_20220907_114939-615x420.png 615w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/09/IMG_20220907_114939.png 1039w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Ayrıca Atatürk Hollanda basınınca, Cumhuriyet döneminden önceki Arap kültür unsurlarıyla dolup taşan ataerkil Osmanlı toplumunda son derece yabancı bir konu olan kadın eşitliğine olan katkıları ve çabaları nedeniyle sıkça övülmüştür. Hollanda basınındaki çeşitli özel haberlerde, Atatürk’ün merkezi bir rol oynadığı modernleşme ve batılılaşma bağlamında Türkiye’deki gelişmeleri hakkında uzun yorumlar ve görüşler kaleme alınmıştır. Bu aynı zamanda Atatürk isminin, Hollanda gazeteleri üzerindeki öneminin ve etkisinin 1935 yılı civarında önemli ölçüde arttığının çok güçlü bir göstergesidir. Özellikle Atatürk’ün Sessiz William, Cromwell ve Napoleon gibi diğer büyük Avrupalı ​​isimlerle olan mukayesesi dikkat çekici bir durumdur. Nihayetinde Atatürk’ün kişilik özelliklerini ve liderlik sırlarını daha iyi anlayabilmek için tarihte önemli işler yapmış liderlere benzetilmesi ilkesel olarak anlaşılabilir bir durumdur.Zira henüz yeni tanıtılan bir lideri daha iyi anlayabilmek için, eş değere sahip başka tanınmış liderlerle bir mukayese yapmak, yeni tanıtılan bir liderin daha iyi anlaşılması ve tanınmasına yol açabilmektedir. Nitekim Hollanda basını da böyle bir yönteme, bilinçli veyahut bilinçdışı olmak üzere, başvurmuştur.</p>
<p>Atatürk’ten ayrıca diktatör olarak bahseden Hollanda gazeteleri de olmuştur. İkbal Ali Şah’a göre Atatürk ilk modern ve iyi diktatördür.  İkbal Ali Şah’ın bu yorumunu, bazı Hollanda gazetelerinin Atatürk için diktatör demesine entegre edecek olursak, Atatürk Hollanda basınında bir diktatör olarak tanımlanmış olsa bile, her zaman Avrupalı ​​diktatörlerden ayrı tutulmuştur. Zira Avrupalı diktatörler; yasama, yürütme ve yargıyı kendi adaletsizlikler ve hukuksuzluklar için gasp etmişlerdir Atatürk ise bunu yeni kurulmuş cumhuriyetin istikrarını sabitlemek ve yürürlükte olan eski gerici ve cağ dışı uygulamaları sonlandırmak için kullanmıştır. Nitekim Atatürk’ün çok partili doneme geçiş denemeleri de bu yorumu doğrular niteliktedir.</p>
<p><strong>Sonuç Yerine</strong></p>
<p>Bu araştırmada, Hollanda basınının Atatürk’ü nasıl yorumladığı ve bu yorumu nasıl açıklayabileceğimiz hususunda bir araştırma sorusuna şekillenmiş ve bir cevap bulunmaya çalışılmıştır. Hem ulusal hem de bölgesel özellikleri içeren www.delpher.nl web sitesindeki Hollanda gazetelerine erişim sayesinde, araştırma sorumuza sağlıklı yanıtlar verilebilmiştir. Öncelikle Atatürk hakkında yazan Hollanda gazetelerini manşetleri, konuları ve hitabetleriyle birlikte gösterilmeye çalışılmıştır. Ardından Hollanda gazetelerinin Atatürk’ü neden bu şekilde yorumladığına dair açıklık getirilmeye çalışılmıştır. Atatürk’ün 1930-1938 yılları arasında Hollanda gazeteleri üzerinde neredeyse olumlu bir etkisi olduğu not edilmiştir. Bu durum, olumlu taraflılık kavramı ile kavramsallaştırılmaya çalışılmıştır.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-92514" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/09/IMG_20220907_114929-300x250.jpg" alt="" width="300" height="250" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/09/IMG_20220907_114929-300x250.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/09/IMG_20220907_114929-768x640.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/09/IMG_20220907_114929-1024x853.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/09/IMG_20220907_114929-696x580.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/09/IMG_20220907_114929-504x420.jpg 504w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/09/IMG_20220907_114929.jpg 1063w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Türkiye’nin Atatürk tarafından 1923’te kurulmasından bu yana  modernleştirilmesi, Türkiye’ye yönelik Oryantalist söylemi değiştirmiştir. Bu, 1930’larda Atatürk’e olduğu kadar Türkiye’ye de ilişkin görüşlerin güçlü bir şekilde iyiye doğru değişmesini sağlamıştır. Bundan önce, genelde Batı Avrupa, özelde ise Hollanda basının perspektifinde hem Atatürk’e hem de Atatürk Türkiye’sine yönelik algı, o zamanlar “Avrupa’nın hasta adamı” olan Osmanlı İmparatorluğu döneminden itibaren zuhur eden Oryantalist izlenimlerden bir hayli etkilenmişti. Atatürk algısı böylece 1934-1935 yılları arasında yeni elementlerce tekrar yapılandı ve nihayetinde Türkiye’nin Batılılaşmasına, laikleşmesine ve modernleşmesine katkılarından dolayı Hollanda gazeteleri tarafından onurlandırılan bir dünya lideri haline gelmiştir.</p>
<p>Kaynak :</p>
<p>https://tinyurl.com/2zsezezw</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kentekrani.com/2022/09/07/1930-1938-yillari-arasinda-ataturkun-hollanda-basinindaki-yeri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mustafa Kemal&#8217;in bugüne dek hiç yayınlanmamış fotoğrafı, tv100 canlı yayınında ilk kez gösterildi.</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2022/07/23/mustafa-kemalin-bugune-dek-hic-yayinlanmamis-fotografi-tv100-canli-yayininda-ilk-kez-gosterildi/</link>
					<comments>https://www.kentekrani.com/2022/07/23/mustafa-kemalin-bugune-dek-hic-yayinlanmamis-fotografi-tv100-canli-yayininda-ilk-kez-gosterildi/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 23 Jul 2022 11:54:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Video Haber]]></category>
		<category><![CDATA[detay]]></category>
		<category><![CDATA[manşet]]></category>
		<category><![CDATA[MEDYA]]></category>
		<category><![CDATA[mustafa Kemal]]></category>
		<category><![CDATA[son haber]]></category>
		<category><![CDATA[Tv100]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=88225</guid>

					<description><![CDATA[Mustafa Kemal&#8217;in bugüne dek hiç yayınlanmamış fotoğrafı, tv100 canlı yayınında ilk kez gösterildi. tv100&#8217;de yayınlanan Ertan Özyiğit ile Kayıt Dışı programının bu haftaki yayınına araştırmacı ve yazar Oktan Keleş, konuk oldu. Programda gizemli sorulara yanıtlar arayan Keleş, Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ün bugüne kadar hiç yayınlanmamış fotoğrafını canlı yayınında ilk kez gösterdi. Atatürk&#8217;ün 5 yaşındaki fotoğrafını gösteren [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Mustafa Kemal&#8217;in bugüne dek hiç yayınlanmamış fotoğrafı, tv100 canlı yayınında ilk kez gösterildi.</strong></p>
<p>tv100&#8217;de yayınlanan Ertan Özyiğit ile Kayıt Dışı programının bu haftaki yayınına araştırmacı ve yazar Oktan Keleş, konuk oldu.</p>
<p>Programda gizemli sorulara yanıtlar arayan Keleş, Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ün bugüne kadar hiç yayınlanmamış fotoğrafını canlı yayınında ilk kez gösterdi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-88228" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/07/IMG_20220723_145149-300x158.jpg" alt="" width="744" height="392" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/07/IMG_20220723_145149-300x158.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/07/IMG_20220723_145149-1024x538.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/07/IMG_20220723_145149-696x366.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/07/IMG_20220723_145149-1068x561.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/07/IMG_20220723_145149-800x420.jpg 800w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/07/IMG_20220723_145149.jpg 1268w" sizes="(max-width: 744px) 100vw, 744px" /> <img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-88229 aligncenter" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/07/IMG_20220723_144858-1.jpg" alt="" width="550" height="1003" /></p>
<p>Atatürk&#8217;ün 5 yaşındaki fotoğrafını gösteren Keleş, &#8220;Bunu ilk defa burada gösteriyorum. Mustafa Kemal bir halı üzerine oturuyor. Mustafa Sabri Efendi, 1893&#8217;te Gazi Mustafa Kemal Atatürk&#8217;e Kemal ismini veren kişi. Rumi ve miladi takvim karışımı ay ve gün farkı olduğu düşünürsek 1 sene yanılma hatası olabilir.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p><iframe loading="lazy" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/RXIX24R04Vg?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen title="Atatürk'ün 5 yaşındaki fotoğrafı Tv100 Ertan Özyiğit Kayıtdışı Oktan Keleş"></iframe></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kentekrani.com/2022/07/23/mustafa-kemalin-bugune-dek-hic-yayinlanmamis-fotografi-tv100-canli-yayininda-ilk-kez-gosterildi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
