<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kirlilik &#8211; Kent Ekranı</title>
	<atom:link href="https://www.kentekrani.com/tag/kirlilik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.kentekrani.com</link>
	<description>&#039;&#039;Kent Aynasından Türkiye&#039;&#039;</description>
	<lastBuildDate>Wed, 14 Aug 2024 09:52:34 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.4</generator>

<image>
	<url>https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/cropped-kentlogo-512x512-1-32x32.jpg</url>
	<title>kirlilik &#8211; Kent Ekranı</title>
	<link>https://www.kentekrani.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>ODTÜ: &#8220;Marmara komada; azot, fosfor kirliliği artarak devam ediyor&#8221;</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2024/08/14/odtu-marmara-komada-azot-fosfor-kirliligi-artarak-devam-ediyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Aug 2024 09:52:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[DOĞA-ÇEVRE]]></category>
		<category><![CDATA[Gözden Kaçmasın]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[kirlilik]]></category>
		<category><![CDATA[Marmara]]></category>
		<category><![CDATA[ODTÜ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=154421</guid>

					<description><![CDATA[ODTÜ: &#8220;Marmara komada; azot, fosfor kirliliği artarak devam ediyor&#8221; ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Yücel, Marmara Denizi’nin ilk 30 metresi hariç ciddi oksijen azlığı çektiğini söyledi. Marmara Denizi’nin komada olduğunu anlatan Yücel, “Oksijen özellikle ilk 30 metreden sonra hipoksi eşiği dediğimiz, bir balığın giremeyeceği seviyede düşük.” diye konuştu. Ortadoğu Teknik Üniversitesi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ODTÜ: &#8220;Marmara komada; azot, fosfor kirliliği artarak devam ediyor&#8221;</strong></p>
<p>ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Yücel, Marmara Denizi’nin ilk 30 metresi hariç ciddi oksijen azlığı çektiğini söyledi.</p>
<p>Marmara Denizi’nin komada olduğunu anlatan Yücel, “Oksijen özellikle ilk 30 metreden sonra hipoksi eşiği dediğimiz, bir balığın giremeyeceği seviyede düşük.” diye konuştu.</p>
<p>Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Deniz Bilimleri Enstitüsü Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Yücel, ilk 30 metresi hariç ciddi oksijen azlığı tespit edilen Marmara Denizi&#8217;nin koma halinde olduğunu, sıcaklık, oksijensizleşme ve kirliliğin birbirini besleyen kısır bir döngü oluşturduğunu söyledi.</p>
<p>Özellikle Doğu Marmara&#8217;ya odaklandıklarını bildiren Yücel, &#8220;İlk bulgularımızda özellikle oksijende durum hiç ama hiç iç açıcı değil, hala Marmara ilk 30 metresi hariç ciddi oksijen azlığı çeken, komada bir yer. Oksijen özellikle ilk 30 metreden sonra  &#8216;hipoksi eşiği&#8217; dediğimiz, bir balığın giremeyeceği seviyede düşük. Ardından 150-200 metreye eriştiğinizde neredeyse ölçmekte zorlandığımız, çok çok az seviyelerde oksijen var.&#8221; dedi.</p>
<p>Daha önce, özellikle Doğu Marmara&#8217;da 600 ila 800 metre bandındaki Akdeniz suyunun Marmara&#8217;ya az da olsa bir nefes verdiğini ve oksijen değerlerini bir nebze de olsa artırdığını belirten Yücel, son seferde buna rastlamadıklarını, denizlerdeki ısınmanın bu sonucu doğurmuş olabileceğini ifade etti.</p>
<p>Önceki yıllara göre Marmara Denizi&#8217;nin çok fazla ısınıp yorulduğunu, mayıs sonu itibarıyla da alg patlamalarıyla sistemin hırpalandığını dile getiren Yücel, &#8220;Geçen yılki seferimizde eylül ayında ölçtüğümüz yaz sonu değerlerini şimdiden ölçmüşüz ve geçmişiz bile. Yaz süresince bunun artacağını düşünüyoruz. Deniz suyu sıcaklıkları bu yıl rekorlar kırdı. Temmuz, ağustos, eylül aylarında bu rekorların yenilenmesi olası. Şimdiden Doğu Marmara&#8217;da deniz suyu sıcaklığını 26, İzmit Körfezi&#8217;nde 27 derece ölçtük ki bu bölgelerde son 40 yılın ortalaması 24-25 derecelerdir.&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Deniz suyu sıcaklığındaki artışın daha az oksijen çözülebilmesine ve kirlilik artışına neden olduğunu aktaran Yücel, sıcaklık, oksijensizleşme ve kirliliğin kısır bir döngü içinde birbirini beslediği tespitini paylaştı.</p>
<p>Yücel, şunları söyledi:</p>
<p>&#8220;Özellikle son yıllarda çok yoğun veri topladığımız için çok net konuşabilirim. Marmara&#8217;da azot, fosfor kirliliği artarak devam ediyor, birikim devam ediyor, trendlerde azalmayı bırakın herhangi bir durma gözlemlemedik. Marmara&#8217;da çok ciddi bir biyolojik üretim hali sürmekte. Üretim değerleri Karadeniz&#8217;in 3-4 katı. Esas 3-4 hafta önceki biyolojik üretim patlamasını geride bıraktık, şimdi sistem nispeten yazla ilgili bir denge durumuna ulaştı. Marmara çok üretken, aşırı azot ve fosfor yüklü.&#8221;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>📽️ Aras Şelalesi’nden tertemiz doğan Bursa Nilüfer Çayı&#8217;nı Kent acımasızca kirletiyor!</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2024/06/02/aras-selalesinden-tertemiz-dogan-bursa-nilufer-cayini-kent-acimasizca-kirletiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 02 Jun 2024 11:10:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[DOĞA-ÇEVRE]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Gözden Kaçmasın]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Bursa]]></category>
		<category><![CDATA[KENT]]></category>
		<category><![CDATA[kirlilik]]></category>
		<category><![CDATA[Nilüfer çayı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=148962</guid>

					<description><![CDATA[📽️ Aras Şelalesi’nden tertemiz doğan Bursa Nilüfer Çayı&#8217;nı Kent acımasızca kirletiyor! Bursa’nın su ihtiyacınının önemli kısmını karşılayan Nilüfer Çayı&#8217;nda kirlilik yüzünden balıklar ölüyor; sulanan tarımsal ürünler tehdit oluşturuyor Sadece Bursa&#8217;ya içme suyu sağlamakla kalmayan Nilüfer Çayı kentteki tarımsal alanlara sulama suyu da sağlıyor. Uludağ’ın güneyinden akan ve Bursa ovasını tek başına besleyen Nilüfer Çayı&#8217;nda belirli [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f4fd.png" alt="📽" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Aras Şelalesi’nden tertemiz doğan Bursa Nilüfer Çayı&#8217;nı Kent acımasızca kirletiyor!</strong></p>
<p>Bursa’nın su ihtiyacınının önemli kısmını karşılayan Nilüfer Çayı&#8217;nda kirlilik yüzünden balıklar ölüyor; sulanan tarımsal ürünler tehdit oluşturuyor</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-148963" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240601_120150-300x209.jpg" alt="" width="300" height="209" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240601_120150-300x209.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240601_120150-768x535.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240601_120150-1024x714.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240601_120150-100x70.jpg 100w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240601_120150-696x485.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240601_120150-1068x745.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240601_120150-602x420.jpg 602w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240601_120150.jpg 1080w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Sadece Bursa&#8217;ya içme suyu sağlamakla kalmayan Nilüfer Çayı kentteki tarımsal alanlara sulama suyu da sağlıyor.</p>
<p>Uludağ’ın güneyinden akan ve Bursa ovasını tek başına besleyen Nilüfer Çayı&#8217;nda belirli dönemlerde toplu balık ölümleri görülüyor.</p>
<div style="width: 540px;" class="wp-video"><!--[if lt IE 9]><script>document.createElement('video');</script><![endif]-->
<video class="wp-video-shortcode" id="video-148962-1" width="540" height="960" preload="metadata" controls="controls"><source type="video/mp4" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/FbVideo_1717232415285.mp4?_=1" /><a href="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/FbVideo_1717232415285.mp4">https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/FbVideo_1717232415285.mp4</a></video></div>
<p>Bölge sakinleri kirlenmenin 30-40 yıl geçmişi bulunan denetimsiz sanayileşmeyle başladığını vurguluyor.</p>
<p>Geçtiği güzergah boyunca çok sayıda fabrikanın kimyasal ve boya atıklarıyla kirlenen Nilüfer Çayı’nın suyu Bursa ovasını suluyor.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-148964" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240601_120128-300x215.jpg" alt="" width="300" height="215" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240601_120128-300x215.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240601_120128-768x550.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240601_120128-1024x733.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240601_120128-696x498.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240601_120128-587x420.jpg 587w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240601_120128.jpg 1067w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Bu suyla tarımsal sulama yapılması milyonlarca insanın sağlığını tehlikeye atıyor.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-148965" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240601_183852-300x178.jpg" alt="" width="300" height="178" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240601_183852-300x178.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240601_183852-768x457.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240601_183852-696x414.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240601_183852-706x420.jpg 706w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240601_183852.jpg 802w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Karacabey İlçesi İnkaya Mahallesi Muhtarı <strong>Hayrettin Başaran</strong>, “Bu sorun sadece biz köylülerin sorunu değil, tüm Türkiye’nin sorunu. Çünkü bu köylerden çıkan mahsullerin hepsi zehirli. 2016 yılında çevrecilerle bir kez daha eylem yapmıştık. Maalesef hiç kimseye sesimizi duyuramadık. Akan su resmen zehir. Bu zehirle sulanan mahsul tüketene de üretene de zarar. Ben çocukken 80’li yıllarda burada tutulan yayın balığının 9 buçuk kilogram geldiğini biliyorum. Ama şu an bu çayda bir tane kurbağa yaşamıyor. Bu canlıların tekrar bu çayda yaşayıp, bu insanların da bu zevki yaşaması en büyük hakkıdır” şeklinde konuştu.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-148966" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240601_120141-300x211.jpg" alt="" width="300" height="211" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240601_120141-300x211.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240601_120141-768x540.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240601_120141-1024x721.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240601_120141-100x70.jpg 100w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240601_120141-696x490.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240601_120141-1068x752.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240601_120141-597x420.jpg 597w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240601_120141.jpg 1080w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /><br />
İlhan Güven, “Nilüfer Çayı, ileriki tarihlerde longoz ormanlarının kurumasına sebep olacak. Bunu yetkililer duyar da el atarsa, longoz ormanlarını da kurtarmış oluruz. Görüntüsü petrolü andırıyor, yağmur yağdığında temiz gibi görünse de pislik yine akmaya devam ediyor. Yaz aylarında köylerde kokudan durulmuyor. Eylül, ekim aylarında burada çok fazla balık ölümü gerçekleşti. Derede balık avlamak yasak deniliyor ama toplu ölümlere gelince kimse sesini çıkarmıyor” ifadelerini kullandı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		<enclosure url="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/FbVideo_1717232415285.mp4" length="9550404" type="video/mp4" />

			</item>
		<item>
		<title>Dünya ölmüş de ağlayanı yok! Yerkürenin neredeyse hiçbir yeri zehirli hava açısından  güvenli değil.</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2023/03/20/dunya-olmus-de-aglayani-yok-yerkurenin-neredeyse-hicbir-yeri-zehirli-hava-acisindan-guvenli-degil/</link>
					<comments>https://www.kentekrani.com/2023/03/20/dunya-olmus-de-aglayani-yok-yerkurenin-neredeyse-hicbir-yeri-zehirli-hava-acisindan-guvenli-degil/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Mar 2023 15:23:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gözden Kaçmasın]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[kirlilik]]></category>
		<category><![CDATA[zehirli hava]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=108443</guid>

					<description><![CDATA[Dünya ölmüş de ağlayanı yok! Yerkürenin neredeyse hiçbir yeri zehirli hava açısından  güvenli değil. Dünya nüfusunun sadece binde biri güvenli hava seviyesine sahip Avustralya ve Çin&#8217;den bilim insanlarının yürüttüğü ortak araştırmada dünya nüfusunun sadece çok az bir bölümünün Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) belirlediği ince parçacık (PM2,5) kirliliği limitleriyle uyumlu yaşadığı ortaya çıktı. The Lancet Planetary [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dünya ölmüş de ağlayanı yok! Yerkürenin neredeyse hiçbir yeri zehirli hava açısından  güvenli değil.</strong><br />
<em>Dünya nüfusunun sadece binde biri güvenli hava seviyesine sahip</em></p>
<p>Avustralya ve Çin&#8217;den bilim insanlarının yürüttüğü ortak araştırmada dünya nüfusunun sadece çok az bir bölümünün Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) belirlediği ince parçacık (PM2,5) kirliliği limitleriyle uyumlu yaşadığı ortaya çıktı.</p>
<p>The Lancet Planetary Health&#8217;te yayımlanan araştırmada insanların yıl içindeki günlerin yüzde 70&#8217;inden fazlasında DSÖ&#8217;nün güvenli olduğunu belirttiği 15 mikrogram/m3 seviyesinin üzerindeki hava kirliliğine maruz kaldığı tespit edildi.</p>
<p>Bilim insanları, 2,5 mikrometreden küçük partikül ya da ince parçacık kirliliğinin, motorlu araç egzozları, enerji santralleri ile diğer tesislerde yakılan yakıtlar ve orman yangınlarından kaynaklandığını belirtti.</p>
<p>Monash Üniversitesi&#8217;nden Prof. Yuming Guo, dünya çapında ince parçacık kirliliğini daha doğru şekilde ölçmek maksadıyla geleneksel hava kalitesi gözlemleri, uydu tabanlı meteoroloji ve hava kirliliği dedektörleri ile istatistiksel ve makine öğrenimi yöntemlerini bir araya getirerek yeni bir metot geliştirdiklerini açıkladı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-108444" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2023/03/IMG_20230320_182452-300x297.jpg" alt="" width="300" height="297" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2023/03/IMG_20230320_182452-300x297.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2023/03/IMG_20230320_182452-150x150.jpg 150w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2023/03/IMG_20230320_182452-696x690.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2023/03/IMG_20230320_182452-424x420.jpg 424w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2023/03/IMG_20230320_182452.jpg 756w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Yerkürenin yüzeyini yaklaşık onar kilometrekarelik bölümlere ayırarak DSÖ&#8217;nün güvenli limit belirlediği kirlilik oranını aşan bölgelere yoğunlaştıklarını anlatan Guo, 2000-2019 yıllarına ait çoklu meteorolojik ve jeolojik bilgileri derleyerek yenilikçi bir metot kullandıklarını söyledi.</p>
<p>Araştırma sonucunda, verilerin değerlendirildiği yaklaşık 20 yıl içinde yıllık ince parçacık kirliliği oranı ve yıl içinde yüksek kirliliğe maruz kalınan günler, Avrupa ve Kuzey Amerika&#8217;da düşüş gösterirken Asya, Avustralya, Yeni Zelanda, Latin Amerika ile Karayipler&#8217;de ise arttığı tespit edildi.</p>
<p>Bunun yanı sıra Güney ve Doğu Asya ile Kuzey Afrika&#8217;da yıl içindeki günlerin yüzde 90&#8217;ında yüksek ince parçacık kirliliğine maruz kalındığı, en düşük kirlilik yoğunluğunun Avustralya ve Yeni Zelanda&#8217;da olduğu, sonrasında Okyanusya&#8217;nın kalan bölgelerinin ve Güney Amerika&#8217;nın geldiği açıklandı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-108445" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2023/03/IMG_20230320_182500-300x174.jpg" alt="" width="300" height="174" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2023/03/IMG_20230320_182500-300x174.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2023/03/IMG_20230320_182500-768x446.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2023/03/IMG_20230320_182500-696x404.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2023/03/IMG_20230320_182500-724x420.jpg 724w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2023/03/IMG_20230320_182500.jpg 958w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Araştırmada, dünya nüfusunun sadece yüz binde 1&#8217;inin DSÖ&#8217;nün 2021 limitlerine uygun ince parçacık kirliliği değerlerinin altında (ortalama 5 mikrogram/m3) yaşadığı, dünya karasal alanının sadece binde 18&#8217;inin söz konusu seviyeyle uyumlu olduğu belirlendi.</p>
<p>Öte yandan ABD&#8217;de yapılan bir araştırma, hava kirliliğinin Parkinson hastalığına yakalanma riskini artırdığını ortaya koydu.</p>
<p>Amerikan Nöroloji Akademisi&#8217;nin 75. Yıllık Toplantısı&#8217;nda sunulan araştırmada, 22 milyon 500 bin kişinin sağlık değerleri incelendi.</p>
<p>Araştırmacılar, deneklerden 83 bin 674&#8217;ünün Parkinson hastası olduğunu belirledi. Bu kişilerin yaşadığı yerlerde Parkinson&#8217;a yakalanma oranı ile yüksek hava kirliliği olan bölgelerde bu hastalığa yakalanma oranları karşılaştırıldı.</p>
<p>Karşılaştırma sonucunda ortalama 19 mikrogram/m3 ince partikül kirliliğine sahip bölgelerde 100 binde 434 Parkinson hastasına rastlanırken yıllık 5 mikrogram/m3 kirlilik yaşanan bölgelerde 100 binde 359 vaka tespit edildi.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kentekrani.com/2023/03/20/dunya-olmus-de-aglayani-yok-yerkurenin-neredeyse-hicbir-yeri-zehirli-hava-acisindan-guvenli-degil/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DOĞAYI SAVURGANCA KULLANMANIN SONU</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2022/12/04/dogayi-savurganca-kullanmanin-sonu/</link>
					<comments>https://www.kentekrani.com/2022/12/04/dogayi-savurganca-kullanmanin-sonu/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Dec 2022 07:00:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cengiz ERDİL]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[2022 Yaşayan Gezegen Raporu]]></category>
		<category><![CDATA[açlık ve yoksulluk]]></category>
		<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[doğa]]></category>
		<category><![CDATA[kirlilik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=99926</guid>

					<description><![CDATA[DOĞAYI SAVURGANCA KULLANMANIN SONU 2022 Yaşayan Gezegen Raporu açıklandı. Raporda istatistikler, analizler var, bilimsel araştırmaların sonuçları var. Ancak raporun özü başlıkta yazılı. İnsanoğlu; yıllarca dünyanın armağanı olan doğal kaynakları acımasızca çarçur etti, artık yolun sonuna gelindi. Dünya insanlığın yükünü artık kaldıramıyor. Dünya Doğayı Koruma Vakfı ve Londra Zooloji Derneği’nin hazırladığı Yaşayan Gezegen Raporları iki yılda [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>DOĞAYI SAVURGANCA KULLANMANIN SONU</strong></p>
<p>2022 Yaşayan Gezegen Raporu açıklandı. Raporda istatistikler, analizler var, bilimsel araştırmaların sonuçları var. Ancak raporun özü başlıkta yazılı. İnsanoğlu; yıllarca dünyanın armağanı olan doğal kaynakları acımasızca çarçur etti, artık yolun sonuna gelindi. Dünya insanlığın yükünü artık kaldıramıyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-99928" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/12/cengiz-çevre-300x199.jpg" alt="" width="938" height="622" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/12/cengiz-çevre-300x199.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/12/cengiz-çevre-768x510.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/12/cengiz-çevre-696x462.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/12/cengiz-çevre-632x420.jpg 632w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/12/cengiz-çevre.jpg 965w" sizes="(max-width: 938px) 100vw, 938px" /></p>
<p>Dünya Doğayı Koruma Vakfı ve Londra Zooloji Derneği’nin hazırladığı Yaşayan Gezegen Raporları iki yılda bir yayımlanıyor. Rapor 50 yıldır dünyadaki tüm canlıların yaşamını sayılara döküyor. İşin uzmanlarının beklediği bir rapor bu. Rapora göre, son 50 yılda dünyada omurgalı türlerin yüzde 69’u yok oldu. Küresel ölçekte en büyük düşüş yüzde 83 ile tatlı su yaşamında. İnsanlığın önce su kaynaklarını yok ettiği bir kara tablo var karşımızda.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-99927" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/12/son-50-yılda-dünyada-omurgalı-türlerin-yüzde-69’u-yok-oldu-300x143.jpg" alt="" width="994" height="474" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/12/son-50-yılda-dünyada-omurgalı-türlerin-yüzde-69’u-yok-oldu-300x143.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/12/son-50-yılda-dünyada-omurgalı-türlerin-yüzde-69’u-yok-oldu.jpg 589w" sizes="(max-width: 994px) 100vw, 994px" /></p>
<p>Göller, dereler ve nehirler; 10 bin yıldır hatta daha fazla insanlığın hayat bulduğu doğal ortamlardı. Endüstri çağında da bu alışkanlık değişmedi, akan veya yerinde duran su kaynakları adeta foseptik çukuru olarak kullanıldı. Bu ortamdaki canlıların sonu geldi, tatlı sularda hayatının sonunu insanlar hazırladı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-99929" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/12/cengiz-kuraklık-300x188.jpg" alt="" width="938" height="588" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/12/cengiz-kuraklık-300x188.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/12/cengiz-kuraklık.jpg 463w" sizes="(max-width: 938px) 100vw, 938px" /></p>
<p>Bilim insanlarına çok saygı duyuyorum. Masada sayılarla, laboratuvarlarda virüs ve bakterilere uğraşıp duruyorlar. Çok da kibarlar. Bu tür raporları yazanlar geniş halk kitlelerin anlayacağı ifadeleri nedense bir türlü bir araya getirmezler. Ben size kabaca(!) raporu şöyle özetleyeyim… “İnsanoğlu dünyanın içine öyle bir etti ki; Şimdi buyurun b….nuzu temizleyin”</p>
<p>İnsanlık artık eski üretim ve tüketim alışkanlıklarını bırakmalı. İşin özü bu. Yapılması çok zor. Bazı bilim insanlarına göre, kıllı atalarımızdan elbiseler giydiğimiz dönemlere geldiğimiz yılları unutun, insanoğlu bulutsu(!) bir evrim sürecine girmeden hem bu dünyanın hem de kendisinin sonunu getirecek. Fazla vaktimiz kalmadı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-99930" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/12/cengiz-çevre-kirliliği-300x169.jpg" alt="" width="937" height="528" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/12/cengiz-çevre-kirliliği-300x169.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/12/cengiz-çevre-kirliliği-696x392.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/12/cengiz-çevre-kirliliği-746x420.jpg 746w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/12/cengiz-çevre-kirliliği.jpg 750w" sizes="(max-width: 937px) 100vw, 937px" /></p>
<p><strong>NELER ETTİK NELER…</strong></p>
<p>Dünya insan faaliyetlerinden kaynaklanan küresel ısınma nedeniyle büyük bir krize sürüklenirken, araştırmalar insanlığın Dünya’nın bir yılda ürettiğinden yaklaşık yüzde 73 daha fazla doğal kaynak kullandığını ortaya koydu. “Doğadan hep al, ama hiç verme” anlayış böyle…</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-99931" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/12/cengiz-doğal-kaynaklar-tükeniyor-300x225.jpg" alt="" width="1056" height="792" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/12/cengiz-doğal-kaynaklar-tükeniyor-300x225.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/12/cengiz-doğal-kaynaklar-tükeniyor-80x60.jpg 80w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/12/cengiz-doğal-kaynaklar-tükeniyor-265x198.jpg 265w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/12/cengiz-doğal-kaynaklar-tükeniyor.jpg 460w" sizes="(max-width: 1056px) 100vw, 1056px" /></p>
<p>İnsanların dünyanın üretebileceğinden daha fazlasını kullanmaya devam etmesi doğal kaynakların sonunu getirecek… bu büyük kıtlıklar demek&#8230;</p>
<p>Birleşmiş Milletlerin de böyle bir raporu var. Raporun son cümlesi şöyle; “Doğanın insanlar tarafından tahribi anlamsız ve intihara yönelik”.</p>
<p>Raporda altı çizilecek satırbaşlarına bakalım; Dünyadaki orman örtüsünün yüzde 10&#8217;unu kayboldu. Dünyadaki sulak alanların yüzde 85&#8217;i bozuldu.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-87280" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/07/kazdağları-altın-arama-300x172.jpg" alt="" width="972" height="557" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/07/kazdağları-altın-arama-300x172.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/07/kazdağları-altın-arama-768x440.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/07/kazdağları-altın-arama.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/07/kazdağları-altın-arama-696x399.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/07/kazdağları-altın-arama-733x420.jpg 733w" sizes="(max-width: 972px) 100vw, 972px" /></p>
<p>Balık avı tüm miktarın yüzde 60&#8217;ına ulaştı. Okyanuslarda 400&#8217;den fazla oksijeni tükenmiş bölge saptandı. Denizlerdeki plastik kirliliği 1980&#8217;den beri 10 kat arttı.</p>
<p>Gezegendeki tahmini 8 milyon bitki ve hayvan türünün 1 milyondan fazlası yok olma riskiyle karşı karşıya.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-99932" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/12/yok-olan-hayvan-ve-bitki-türleri-300x188.jpg" alt="" width="820" height="514" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/12/yok-olan-hayvan-ve-bitki-türleri-300x188.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/12/yok-olan-hayvan-ve-bitki-türleri-768x480.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/12/yok-olan-hayvan-ve-bitki-türleri-696x435.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/12/yok-olan-hayvan-ve-bitki-türleri-672x420.jpg 672w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/12/yok-olan-hayvan-ve-bitki-türleri.jpg 800w" sizes="(max-width: 820px) 100vw, 820px" /></p>
<p>Hava kirliliğinden kaynaklanan hastalıklar her yıl yaklaşık 6,5 milyon erken ölüme neden olurken, kirli su ise çoğu çocuk 1,8 milyon kişiyi öldürüyor.</p>
<p>1,3 milyar insan ise hala yoksul ve 700 milyon kişi açlık çekiyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-99933" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/12/afrikalı-çocuklar-300x169.jpg" alt="" width="989" height="557" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/12/afrikalı-çocuklar-300x169.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/12/afrikalı-çocuklar-768x432.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/12/afrikalı-çocuklar-696x392.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/12/afrikalı-çocuklar-747x420.jpg 747w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2022/12/afrikalı-çocuklar.jpg 976w" sizes="(max-width: 989px) 100vw, 989px" /></p>
<p>Her yıl 400 milyon ağır metal, zehirli ve diğer endüstriyel atıkların sulara karışıyor. Daha var da; yerimiz dar.</p>
<p>Cengiz ERDİL/Gazeteci</p>
<p>CengizERDİL/kentekrani</p>
<p><a href="https://www.youtube.com/channel/UCmnfnwPK8PU4eSIXEv3DPXg?view_as=subscriber">Youtube Abone Olmak İçin Tıklayınız</a></p>
<p>www.kentekrani.com 4 Aralık 2022</p>
<p><a href="https://www.kentekrani.com/category/cengiz-erdil/">Yazarın Tüm Yazıları</a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kentekrani.com/2022/12/04/dogayi-savurganca-kullanmanin-sonu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İŞTE DÜNYAYI EN FAZLA KİRLETEN ÜLKELER</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2022/10/20/iste-dunyayi-en-fazla-kirleten-ulkeler/</link>
					<comments>https://www.kentekrani.com/2022/10/20/iste-dunyayi-en-fazla-kirleten-ulkeler/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Oct 2022 11:37:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gözden Kaçmasın]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[elektrik]]></category>
		<category><![CDATA[kirlilik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=96473</guid>

					<description><![CDATA[İŞTE DÜNYAYI EN FAZLA KİRLETEN ÜLKELER Climate Trace adlı bağımsız çevre örgütünün verilerine göre, geçen yıl dünyada 50,6 milyar ton, Türkiye&#8217;de ise 530 milyon ton karbondioksit eş değeri emisyon salımı gerçekleşti. Küresel emisyonların yaklaşık yüzde 64&#8217;üne Çin, ABD, Hindistan, Rusya ve Endonezya&#8217;nın  aralarında bulunduğu 10 ülke neden oldu. Paris Anlaşması&#8217;nı onaylayarak iklim değişikliğiyle mücadeledeki adımlarını hızlandırmayı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İŞTE DÜNYAYI EN FAZLA KİRLETEN ÜLKELER</strong></p>
<p>Climate Trace adlı bağımsız çevre örgütünün verilerine göre, geçen yıl dünyada 50,6 milyar ton, Türkiye&#8217;de ise 530 milyon ton karbondioksit eş değeri emisyon salımı gerçekleşti.</p>
<p>Küresel emisyonların yaklaşık yüzde 64&#8217;üne Çin, ABD, Hindistan, Rusya ve Endonezya&#8217;nın  aralarında bulunduğu 10 ülke neden oldu.</p>
<p>Paris Anlaşması&#8217;nı onaylayarak iklim değişikliğiyle mücadeledeki adımlarını hızlandırmayı planlayan Türkiye&#8217;nin küresel emisyonlardaki payı geçen yıl yüzde 1 olarak hesaplandı, emisyonların yüzde 64&#8217;üne 10 &#8220;kirletici&#8221; ülke yol açtı.</p>
<p>Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli&#8217;nin (IPCC) bu yıl 234 bilim insanının katkısıyla yayımladığı rapora göre, insan faaliyetleri kaynaklı emisyonlar nedeniyle küresel ısınma son 2 bin yılda benzeri görülmemiş şekilde arttı. Mevcut durumda 1 derecenin üzerinde ısınan gezegen için en büyük tehdit olan emisyonların 2030&#8217;a kadar yarıya, 2050&#8217;ye kadar ise sıfır seviyesine indirilmesi gerekiyor. Küresel sıcaklık artışını Paris Anlaşması kapsamında 1,5 dereceyle sınırlandırmak için emisyonların azaltılmasına yönelik iddialı ve acil önlemlerin alınmasına ihtiyaç duyuluyor.</p>
<p>İklim ve Enerji Çözümleri Merkezi ve Climate Trace verilerinden derlediği bilgilere göre, insan faaliyeti kaynaklı küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 76&#8217;sı karbondioksit, yüzde 16&#8217;sı metan, kalan yüzde 8&#8217;i ise azot oksit ve diğerlerinden kaynaklanıyor. Küresel emisyonlar son 70 yılda hızla artarken 1990&#8217;da 35 milyar ton karbondioksit eş değeri olan emisyon salımı 50 milyar ton seviyesine kadar çıktı.</p>
<p>Dünyada geçen yıl 50,6 milyar ton karbondioksit eş değeri emisyon salımı gerçekleşirken bu emisyonların yüzde 26,8&#8217;i elektrik, yüzde 19,2&#8217;si imalat, yüzde 13,5&#8217;i ulaşım, yüzde 12,7&#8217;si tarım, yüzde 10,8&#8217;i petrol ve gaz, yüzde 8,4&#8217;ü ise binalardan kaynaklandı. Atık sektörü, emisyonların yüzde 6,5&#8217;ine ve denizcilik sektörü ise yüzde 2&#8217;sine yol açtı.</p>
<p>Özellikle elektrik üretim ve ulaşım sektöründe fosil yakıtların yoğun kullanılması küresel ısınmanın en önemli nedenleri arasında yer alırken kömür başta olmak üzere fosil yakıt kullanımının sonlandırılması, sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlandırmak için kritik önem arz ediyor.</p>
<p>Dünyanın en büyük kömür üreticisi ve tüketicisi konumunda bulunan Çin, küresel emisyonların yüzde 26,9&#8217;una (13,63 milyar ton karbondioksit eş değeri) neden oldu. Çin&#8217;i yüzde 12,2 (6,18 milyar ton karbondioksit eş değeri) ile ABD ve yüzde 7,35 (3,72 milyar ton karbondioksit eş değeri) ile Hindistan izledi.</p>
<p>Küresel emisyonların yüzde 4,8&#8217;ine (2,43 milyar ton karbondioksit eş değeri) Rusya, yüzde 2,8&#8217;ine (1,42 milyar ton karbondioksit eş değeri) Endonezya neden oldu. Bu ülkeleri yüzde 2,6 ile Japonya, yüzde 2,4 ile Brezilya, yüzde 1,65 ile Almanya, yüzde 1,63 ile İran ve yüzde 1,52 ile Kanada takip etti.</p>
<p>Söz konusu 10 ülke küresel emisyonların yaklaşık yüzde 64&#8217;üne yol açtı. Türkiye, geçen yıl 530 milyon ton karbondioksit eş değeri emisyon salımıyla küresel emisyonlarda yüzde 1 paya sahip oldu ve dünyada 16&#8217;ncı sırada yer aldı.</p>
<p>Türkiye&#8217;deki emisyonların yüzde 24,1&#8217;i elektrik sektöründen kaynaklandı, yüzde 21,2&#8217;sini imalat, yüzde 15,8&#8217;ini ulaşım, yüzde 13,8&#8217;ini binalar, yüzde 11,1&#8217;ini atık, yüzde 9,3&#8217;ünü tarım, kalan yüzde 4,7&#8217;lik kısmını ise denizcilik, petrol ve doğal gaz sektörleri oluşturdu. Gelecek ay onaylayacağı Paris Anlaşması ile iklim değişikliğiyle mücadelede yeni bir döneme giren Türkiye, daha önce verdiği taahhüt kapsamında emisyonlardaki artışı yüzde 21 azaltmayı taahhüt ediyor. Türkiye&#8217;nin anlaşmayı onayladıktan sonra emisyon azaltımına yönelik yeni bir hedef belirlemesi bekleniyor.</p>
<p>Our World in Data verilerine göre, emisyonların ülkelere göre dağılımı 1800&#8217;lü yıllardan beri büyük çapta değişiklik gösterdi. Mevcut durumda küresel emisyonların yüzde 0,9&#8217;undan sorumlu olan Birleşik Krallık, 1888&#8217;e kadar dünyada en fazla emisyon salımı yapan ülke olarak ilk sırada yer aldı. ABD, 1888 itibarıyla emisyon salımında İngiltere&#8217;nin önüne geçti. Küresel emisyonların çoğunu oluşturan Asya ülkelerinde ise emisyon artışı 1950&#8217;den sonra hızlandı ve Çin, yıllık emisyon salımında ABD&#8217;yi geride bırakarak &#8220;en büyük kirletici&#8221; unvanını aldı. Öte yandan 1751-2017 dönemindeki kümülatif emisyonların yüzde 25&#8217;ini ABD, yüzde 22&#8217;sini Avrupa Birliği ülkeleri ve yüzde 12,5&#8217;ini Çin oluşturdu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kentekrani.com/2022/10/20/iste-dunyayi-en-fazla-kirleten-ulkeler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Müsilaj Raporu: &#8220;Marmara Denizi&#8217;ni kirleten atık suların büyük çoğunluğu belediyeler ve diğer bölümü endüstriyel tesisler tarafından veriliyor.&#8221;</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2022/04/10/musilaj-raporu-marmara-denizini-kirleten-atik-sularin-buyuk-cogunlugu-belediyeler-ve-diger-bolumu-endustriyel-tesisler-tarafindan-veriliyor/</link>
					<comments>https://www.kentekrani.com/2022/04/10/musilaj-raporu-marmara-denizini-kirleten-atik-sularin-buyuk-cogunlugu-belediyeler-ve-diger-bolumu-endustriyel-tesisler-tarafindan-veriliyor/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 10 Apr 2022 10:14:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[detay]]></category>
		<category><![CDATA[kirlilik]]></category>
		<category><![CDATA[manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Marmara]]></category>
		<category><![CDATA[Müsilaj]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=79928</guid>

					<description><![CDATA[Müsilaj Raporu: &#8220;Marmara Denizi&#8217;ni kirleten atık suların büyük çoğunluğu belediyeler ve diğer bölümü endüstriyel tesisler tarafından veriliyor.&#8221; Marmara Denizi&#8217;nde müsilajın önlenmesi için kapsamlı bir rapor Meclis Başkanlığı&#8217;na sunuldu. Müsilaj Araştırma Komisyonu&#8217;na göre bu süreçte milyarlarca liralık maliyet ve zaman gerekiyor. Uzmanlar sorunun çözülmemesinin maliyetinin daha yüksek olacağı yönünde uyarıda bulunuyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Müsilaj Raporu: &#8220;Marmara Denizi&#8217;ni kirleten atık suların büyük çoğunluğu belediyeler ve diğer bölümü endüstriyel tesisler tarafından veriliyor.&#8221;</strong></p>
<p>Marmara Denizi&#8217;nde müsilajın önlenmesi için kapsamlı bir rapor Meclis Başkanlığı&#8217;na sunuldu. Müsilaj Araştırma Komisyonu&#8217;na göre bu süreçte milyarlarca liralık maliyet ve zaman gerekiyor. Uzmanlar sorunun çözülmemesinin maliyetinin daha yüksek olacağı yönünde uyarıda bulunuyor.</p>
<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Müsilaj Araştırma Komisyonu, 4 aylık çalışma sonucunda hazırladığı 570 sayfalık raporu geçtiğimiz günlerde Meclis Başkanı&#8217;na sundu.</p>
<p>Müslajın biyolojisinden etkilerine sorunu farklı yönleriyle ele alan rapor, uzmanlar, akademisyenler, Marmara Denizi çevresindeki belediyeler, Sivil Toplum Kuruluşları (STK) ve reel sektör temsilcileri gibi farklı taraflarla görüşmeler yapılarak hazırlandı.</p>
<p>BBC Türkçe&#8217;nin haberine göre rapor, müsilajın oluşumu, etkileri, bugüne kadar yapılan çalışmalar ve Komisyon&#8217;un önerileri olmak üzere 4 bölümden oluşuyor.</p>
<p>Müsilaj oluşumuyla ilgili insan kaynaklı (antropojenik) kirlenme, küresel ısınma ve Marmara Denizi&#8217;nin yapısal özellikleri sorunları öne çıkıyor.</p>
<p>Raporda evsel ve endüstriyel kullanımlar sonucu kirlenmiş atık suların ileri biyolojik arıtma yöntemine tabi tutulması, tarımda aşırı gübre kullanımının organik ve iyi tarım uygulamalarıyla iyileştirilmesi, deniz taşımacılığından kaynaklanan kirliliğin önlenmesi, Ergene ve Susurluk Havzaları&#8217;ndan gelen kirlilik yükünün azaltılması ve daha çevre dostu atık yönetim modellerinin oluşturulması gibi önemli çözüm önerileri var.</p>
<p>BBC Türkçe&#8217;ye konuşan Müsilaj Araştırma Komisyonu Başkanı Mustafa Demir, kirlilik sorununa çözüm bulunmasının bu önerilerde önceliklendirildiğini söylüyor.</p>
<p>Komisyon, ileri biyolojik arıtmayla temizlenmeyen suların Marmara&#8217;ya deşarj edilmemesi gerektiğini belirtiyor.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin nüfusu en yoğun bölgesiyle çevrili Marmara Denizi&#8217;ne her gün yeterince arıtılmadığı için azot açısından yoğun olan tonlarca kanalizasyon suyu boşalıyor.</p>
<p>Marmara Denizi&#8217;ni kirleten atık suların büyük çoğunluğu belediyeler ve diğer bölümü endüstriyel tesisler tarafından veriliyor.</p>
<p>Kentsel atık sularının azot ve fosfor açısından yoğun olması, müsilaj üreten fitoplankton adlı mikroorganizmalar için besin bolluğu anlamına geliyor ve aşırı çoğalmalarına katkı sağlıyor. Uzmanlar, son dönemde Marmara Denizi&#8217;nde yoğun müsilaj oluşumundaki en büyük etkenin arıtılmamış atık suyu olduğunu belirtiyor.</p>
<p>Marmara Denizi, Kasım 2021&#8217;de Koruma Eylem Planı kapsamında Cumhurbaşkanı Kararı ile &#8216;Özel Çevre Koruma Bölgesi&#8217; ilan edildi, doğal kaynakların ve nesli tehlikede bitki ve hayvan türlerinin korunacağı taahhüdü verildi.</p>
<p>Ancak uzmanlar, Marmara bölgesinde bulunan 200&#8217;den fazla kentsel atık su arıtma tesisinin yalnızca yüzde 19&#8217;unun gerekli ileri biyolojik artırma yöntemlerini kullandığını söylüyor, doğru standartlara göre arıtılmamış bu atık suyun deniz için çok ciddi tehlike oluşturduğuna dikkat çekiyor</p>
<p>Uzmanlar, Marmara Denizi&#8217;nin kirlilik yükünün büyük çoğunluğundan İstanbul&#8217;un sorumlu olduğunu söylüyor.</p>
<p>Komisyon Başkanı Demir, Marmara&#8217;ya her gün yaklaşık 7,5 milyon metreküp atık su boşaltıldığını, bunun 5 milyon 800 bin metreküplük bölümünün İstanbul&#8217;dan verildiğini söylüyor.</p>
<p>BBC Türkçe&#8217;nin bu konuda sorularını yanıtlayan İSKİ, İstanbul&#8217;da halihazırda 90 atık su arıtma tesisi bulunduğunu söylüyor. Ancak İSKİ verilerine göre Marmara Denizi&#8217;ne verilen atık suyun sadece yüzde 12&#8217;si ileri biyolojik arıtmadan geçiyor.</p>
<p>İSKİ, hedefinin yüzde 100 biyolojik ve ileri biyolojik arıtma olduğunu söylüyor. Ancak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı&#8217;na göre atık suyun azot ve fosfor gibi kirletici maddelerden arınması için mutlaka ileri biyolojik tesislerde arıtılması gerekiyor, ön artırma ve biyolojik arıtma yöntemleri yetersiz kalıyor.</p>
<p>İSKİ, İstanbul&#8217;da bulunan 90 atık su tesisinin 11 adedin ileri biyolojik, 8 adedin ön arıtma ve 71 adedin biyolojik atıksu arıtma tesisi olduğunu belirtiyor.</p>
<p>İSKİ, aynı zamanda İstanbul&#8217;da 15 yeni ileri biyolojik arıtma tesisi yapılacağını belirtiyor.</p>
<p>Ancak Demir&#8217;in aktardığına göre ileri biyolojik arıtma tesislerinin yapılması 2 ila 2,5 yıl alabiliyor.</p>
<p>Demir, ayrıca tesislerin İstanbul ile sınırlı kalmaması gerektiğini söylüyor ve ileri biyolojik artırmanın şehirler için &#8220;çöp toplama kadar&#8221; elzem olduğunu belirtiyor.</p>
<p>İleri biyolojik arıtma tesislerinin yapımı ve işletilmesinin Türk lirası cinsinden maliyeti de düzenli olarak artıyor.</p>
<p>Geçen Ağustos ayında açıklananlara göre bir ileri biyolojik artıma tesisinin yapım maliyeti yaklaşık 10 milyar TL idi. O dönemden bu yana Türk lirası dolar karşısında yaklaşık yüzde 80 değer kaybetti.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kentekrani.com/2022/04/10/musilaj-raporu-marmara-denizini-kirleten-atik-sularin-buyuk-cogunlugu-belediyeler-ve-diger-bolumu-endustriyel-tesisler-tarafindan-veriliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
