<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>hatice görgeç &#8211; Kent Ekranı</title>
	<atom:link href="https://www.kentekrani.com/tag/hatice-gorgec/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.kentekrani.com</link>
	<description>&#039;&#039;Kent Aynasından Türkiye&#039;&#039;</description>
	<lastBuildDate>Sat, 22 Nov 2025 14:18:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.4</generator>

<image>
	<url>https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/cropped-kentlogo-512x512-1-32x32.jpg</url>
	<title>hatice görgeç &#8211; Kent Ekranı</title>
	<link>https://www.kentekrani.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Hatice GÖRGEÇ; ŞATHİYE YOLU İLE TANRI’YA DOKUNMAK</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2025/11/23/hatice-gorgec-sathiye-yolu-ile-tanriya-dokunmak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 23 Nov 2025 10:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DOĞA-ÇEVRE]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Gözden Kaçmasın]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hatice GÖRGEÇ]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[hatice görgeç]]></category>
		<category><![CDATA[Şathiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=176041</guid>

					<description><![CDATA[“Sekiz cennet yaptın sen âdem içün Adın büyük bağışla anın suçun Âdemi cennetten çıkardın niçün Buğday nene lazım harmancı mısın” Şathiye tasavvufun en cesur dili, en oyunbaz yüzüdür. Kökeni Arapça “şath,”“Taşmak, köpürmek” anlamına gelir. Tasavvufî bağlamıyla, Sûfînin kendinden geçerek söylediği, ilk bakışta şeriata aykırı gibi görünen ama derin anlamlar taşıyan sözlerdir. Hallâc-ı Mansûr’un “Ene’l-Hakk” sözü [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>“<em>Sekiz cennet yaptın sen âdem içün</em></p>



<p><em>Adın büyük bağışla anın suçun</em></p>



<p><em>Âdemi cennetten çıkardın niçün</em></p>



<p><em>Buğday nene lazım harmancı mısın”</em></p>



<p><strong>Şathiye</strong> tasavvufun en cesur dili, en oyunbaz yüzüdür. Kökeni Arapça “şath,”“Taşmak, köpürmek” anlamına gelir. Tasavvufî bağlamıyla, Sûfînin kendinden geçerek söylediği, ilk bakışta şeriata aykırı gibi görünen ama derin anlamlar taşıyan sözlerdir. Hallâc-ı Mansûr’un “<strong>Ene’l-Hakk</strong>” sözü buna en belirgin örnek olarak verilebilir. Şathiye, duygu ve düşüncenin alaycı, iğneleyici bir dille ifade edilmesiyle edebî kimlik kazanır. Ama bu alay, hakikati örtmez, aksine alabildiğince açar.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-1 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="605" height="340" data-id="176044" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2025/11/1000034457.jpg" alt="" class="wp-image-176044" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2025/11/1000034457.jpg 605w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2025/11/1000034457-300x169.jpg 300w" sizes="(max-width: 605px) 100vw, 605px" /></figure>
</figure>



<p>Görünürde dünyevî bir mizah ya da dinsel bir taşlama gibi duran bu şiirler, aslında ilahi hakikati farklı bir üslupla dile getirme amacı taşır. Şathiye türü, dervişlerin ve mutasavvıf şairlerin Tanrı’yla doğrudan, samimi bir ilişki kurduğu bir ifade biçimi olarak görülebilir. Şair, çoğu zaman Tanrı’ya dostane bir dille seslenir, onunla sohbet eder, sitem eder ya da alaycı bir üslupla konuşur. Bu açıdan şathiye, Tanrı korkusuna dayalı bir dinden çok, Tanrı sevgisini ve insanın acizliğini temele yerleştirir.</p>



<p>Şathiye şiirlerinde kullanılan dil çoğu zaman ironik, mizahi ve kışkırtıcıdır.</p>



<p>“<em>Kıldan köprü yaratmışsın</em></p>



<p><em>Gelsin kullar geçsin deyu</em></p>



<p><em>Hele biz şöyle duralım</em></p>



<p><em>Yiğit isen geç a Tanrı”</em></p>



<p>Şair, dini kalıpları ve toplumsal tabuları yıkarak özgün bir anlatım kurmaya çalışır. Zahirde anlamsız, absürd ya da saygısız görünen sözlerin ardında, tasavvufun özüne ait “vahdet-i vücûd” yani varlık birliği öğretisi gizlidir. Bu öğretide Tanrı, evrende var olan her şeyde tecelli eder. Dolayısıyla şair, kendini Tanrı’yla bir görür, bazen Tanrı’yı insana, bazen de insanı Tanrı’ya benzetir. Bu, zahiri anlamda küfür gibi dursa da, batıni anlamda bir teslimiyet ve birlik düşüncesidir. Biraz da sarhoş bilincin şiiridir. Şarap, meyhane, sevgili gibi dünyevî unsurlar sıkça kullanılır. Ancak bu semboller maddi anlamda değil, mecazî biçimde değerlendirilebilir. Şarap ilahi aşkı, meyhane hakikat meclisini, sevgili ise Tanrı’yı simgeler. Aşkın en radikal hâline ulaşmak gayesi vardır. Sevgiliye sitemle yaklaşmak, onu provoke ederek dikkatini çekmek.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-2 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="620" height="375" data-id="176042" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2025/11/1000034458.jpg" alt="" class="wp-image-176042" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2025/11/1000034458.jpg 620w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2025/11/1000034458-300x181.jpg 300w" sizes="(max-width: 620px) 100vw, 620px" /></figure>
</figure>



<p>“<em>Cennet Cennet dedikleri birkaç köşkle birkaç huri</em></p>



<p><em>İsteyene ver sen anı, bana seni gerek seni”</em></p>



<p>Burada <strong>Yunus</strong>, cennetin nimetlerini küçümser gibi görünür, fakat asıl niyeti Tanrı sevgisinin tüm dünyevî ödüllerden üstün olduğunu anlatmaktır. Şathiye türü asıl gelişimini ise 15. yüzyıldan itibaren Bektaşî edebiyatı içinde kazanır. Kaygusuz Abdal, Nesimî, Pir Sultan Abdal, Virânî ve Hubyar Sultan gibi şairler, bu türün en güçlü temsilcileri arasında yer alır. Özellikle <strong>Kaygusuz Abdal’ın;</strong></p>



<p>“<em>Bakkal mısın teraziyi neylersin İşin gücün yoktur gönül eğlersin Kulun günahını tartıp neylersin Geçiver suçundan bundan sana ne”</em><br>dizeleri, türün özünü en iyi şekilde yansıtır. Yüzeyde Tanrı’yı zahit olarak niteleyen bu sözler, aslında Tanrı’nın gücünün genişliğini yani tüm varlıkların bu gücün etkisiyle var olduğu düşüncesini anlatır.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-3 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="480" height="480" data-id="176043" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2025/11/1000034459.jpg" alt="" class="wp-image-176043" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2025/11/1000034459.jpg 480w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2025/11/1000034459-300x300.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2025/11/1000034459-150x150.jpg 150w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2025/11/1000034459-420x420.jpg 420w" sizes="(max-width: 480px) 100vw, 480px" /></figure>
</figure>



<p>Şathiye türü sadece tasavvufî bir derinlik taşımaz, aynı zamanda bir tür toplumsal eleştiri vazifesi de yüklenir. Bektaşî dervişleri, dönemin dini otoritelerine ve katı kurallarına karşı bu şiirlerle eleştirel bir tutum takınırlar. Mizahı bir silah gibi kullanarak sahte dindarlığı, ikiyüzlülüğü ve dünyevî çıkarları hicvederler. Bu yönüyle şathiye, hem bir inanç biçiminin hem de bir düşünsel özgürlüğün ifadesine aracılık eder.</p>



<p>Genel itibarıyla şathiye, Türk edebiyatında tasavvufun en özgün anlatım biçimlerinden sayılabilir. Dışarıdan bakıldığında şaka, hiciv, alay veya küfür gibi görünen bu şiirler, aslında Tanrı’yla insan arasındaki samimi bağın, sevginin ve hakikat arayışının en içten yansımalarıdır. Şathiye, mizahın ardına gizlenmiş bir iman, ironinin içine yerleştirilmiş aşka aracılık eden bir türdür. Bu nedenle hem edebî hem felsefî açıdan Türk kültür mirasında bugün dile geldiğinde taşlanacak olsa da özel bir yere sahiptir.</p>



<p>Hatice <strong>GÖRGEÇ</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hatice GÖRGEÇ; Rejisörsüz Bir Ülke</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2025/07/31/hatice-gorgec-rejisorsuz-bir-ulke/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Jul 2025 08:40:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[10Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hatice GÖRGEÇ]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kent İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Yerel]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[hatice görgeç]]></category>
		<category><![CDATA[Rejisörsüz Bir Ülke]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=172175</guid>

					<description><![CDATA[Gündem dediğimiz şey, her gün sahneye çıkan oyuncularla dolu: gazeteciler, siyasetçiler, uzmanlar, hatta hava durumu sunucuları… Herkes repliklerini ezberlemiş gibi, sahneye çıkıp rolünü oynuyor. Fakat fark ettiniz mi? Koca bir oyun var ama bir rejisör yok. Ormanlar yanıyor, ekranlar parlıyor, vaatler uçuşuyor ama sahne hâlâ aynı. Dekor değişmiyor. Replikler yenilenmiyor. Dramaturji ise sabit: bir gün [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Gündem dediğimiz şey, her gün sahneye çıkan oyuncularla dolu: gazeteciler, siyasetçiler, uzmanlar, hatta hava durumu sunucuları… Herkes repliklerini ezberlemiş gibi, sahneye çıkıp rolünü oynuyor. Fakat fark ettiniz mi? Koca bir oyun var ama bir rejisör yok.</p>



<p>Ormanlar yanıyor, ekranlar parlıyor, vaatler uçuşuyor ama sahne hâlâ aynı. Dekor değişmiyor. Replikler yenilenmiyor. Dramaturji ise sabit: bir gün “terörsüz Türkiye”, ertesi gün “şeffaf belediyecilik”, sonra tekrar “endişe etmeyin, kriz yok.”</p>



<p>Bir oyun ki oyuncuları var, ama senaryosu her sabah yeniden yazılıyor, yazan da belli değil. İsim yok!</p>



<p>Meteoroloji uzmanı sahneye çıkıyor: “Sıcaklık mevsim normallerinin 12 derece üstünde!” diyor. Sahneye bir vantilatör bile konmuyor. Oyuncular terliyor, seyirci bayılıyor ama oyun devam ediyor. Çünkü bu sahnede terlemek de rolün bir parçası.<br>Sanat ise locada tek başına… Elinde program yok çünkü bu oyunun takvimi tutmuyor. Ne alkışlıyor ne de yuhalıyor. Çünkü sanat bu metne dâhil değil. O, kendi sahnesinde, kendi metnini yazıyor. “Toplum için mi?” diye soranlara bakmadan, kendi kendine konuşuyor. Seyircisiz de oynar, alkışsız da sürer. Çünkü gerçek sahne, izlenmek için değil yankılanmak içindir.</p>



<p>Bazıları sanatı “bir ayna” olarak tanımlar. Peki, biz hangi aynaya bakıyoruz? İklim krizini dumanla, sosyal çöküşü sıcak havayla, ideolojileri monologlarla anlatan bir sahne bu… Ve bu sahnede sanat sadece sessiz bir figüran. Gündemi kaydetmez, tepki vermez, sadece var olur.<br>Sahne arkasında ise başka bir oyun oynanıyor: “Kenevir serbest mi bırakıldı?”, “Şehit ailesine maaş bağlanmadı mı?”, “Yargı tatile mi çıktı?” gibi sorular kuliste fısıldanıyor. Ama sahneye çıkmıyorlar. Çünkü bu oyunun dramaturgu, kulisi sahneye dahil etmiyor.<br>Belki de sorun bu: sanatın konuşmaması değil, çok şey duyuyor olması. Ama seçtiği şey kendi dilidir, topluma müdahale etmez çünkü rolü bu değildir. Zaten toplum da bazen sahneye hiç bakmaz; kulise sıkışmış söylentilerle yetinir.<br>Sonuç mu? Rejisörsüz bir ülkenin senaryosu her gün yeniden sahne alır ama bu oyunun finali yoktur. Sanat ise kendi perdesini kapatmaz, çünkü onun başlangıcı da finali de metnin dışında bir yerde başlar. Tam da burada, bu satırlarda olduğu gibi…<br>Ne ülke ama!…</p>



<p>Hatice <strong>GÖRGEÇ</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Tiyatrosu&#8217;nda bir ilk: TÜBİTAK destekli Türkiye’nin ilk akademik tiyatro konferansı İstanbul&#8217;da yapıldı.</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2024/09/13/turk-tiyatrosunda-bir-ilk-tubitak-destekli-turkiyenin-ilk-akademik-tiyatro-konferansi-istanbulda-yapildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 09:08:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gözden Kaçmasın]]></category>
		<category><![CDATA[Hatice GÖRGEÇ]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[hatice görgeç]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=156302</guid>

					<description><![CDATA[Türk Tiyatrosu&#8217;nda bir ilk: TÜBİTAK destekli Türkiye’nin ilk akademik tiyatro konferansı İstanbul&#8217;da yapıldı. TÜBİTAK destekli &#8220;Varoluş, Gelenek ve Gelecek&#8221; mottosuyla yola çıkan 2. Uluslararası UTAD Tiyatro Araştırmaları Konferansı, 5-7 Eylül 2024 tarihleri arasında İstanbul&#8217;da Bahçeşehir Üniversitesi&#8217;nin ev sahipliğinde düzenlendi. 2. Uluslararası UTAD Tiyatro Araştırmaları Konferansı, tiyatro dünyasını bir araya getirerek tiyatro araştırmaları alanında önemli bir [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türk Tiyatrosu&#8217;nda bir ilk: TÜBİTAK destekli Türkiye’nin ilk akademik tiyatro konferansı İstanbul&#8217;da yapıldı.</strong></p>
<p>TÜBİTAK destekli &#8220;Varoluş, Gelenek ve Gelecek&#8221; mottosuyla yola çıkan 2. Uluslararası UTAD Tiyatro Araştırmaları Konferansı, 5-7 Eylül 2024 tarihleri arasında İstanbul&#8217;da Bahçeşehir Üniversitesi&#8217;nin ev sahipliğinde düzenlendi.</p>
<p>2. Uluslararası UTAD Tiyatro Araştırmaları Konferansı, tiyatro dünyasını bir araya getirerek tiyatro araştırmaları alanında önemli bir platform olmayı başardı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-156304" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/09/IMG-20240912-WA0002-225x300.jpg" alt="" width="225" height="300" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/09/IMG-20240912-WA0002-225x300.jpg 225w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/09/IMG-20240912-WA0002-768x1024.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/09/IMG-20240912-WA0002-696x928.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/09/IMG-20240912-WA0002-1068x1424.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/09/IMG-20240912-WA0002-315x420.jpg 315w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/09/IMG-20240912-WA0002.jpg 1200w" sizes="(max-width: 225px) 100vw, 225px" /></p>
<p>Konferans, Uluslararası Tiyatro Araştırmaları Derneği (UTAD) ve Bahçeşehir Üniversitesi Konservatuvarı iş birliğiyle düzenlendi.</p>
<p>Türkiye&#8217;den ve dünyanın dört bir yanından 120 akademisyen ve sanatçının katılımıyla gerçekleşen konferans; akademik bildiri sunumları, atölye çalışmaları, söyleşiler ve performanslara ev sahipliği yaptı.</p>
<p>TÜBİTAK desteğini alan ilk akademik tiyatro konferansı olma özelliğiyle, 100&#8217;den fazla atölye çalışmasına yer vererek katılımcılara zengin bir deneyim sundu.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-156305" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/09/IMG-20240912-WA0000-225x300.jpg" alt="" width="225" height="300" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/09/IMG-20240912-WA0000-225x300.jpg 225w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/09/IMG-20240912-WA0000-768x1024.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/09/IMG-20240912-WA0000-696x928.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/09/IMG-20240912-WA0000-1068x1424.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/09/IMG-20240912-WA0000-315x420.jpg 315w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/09/IMG-20240912-WA0000.jpg 1200w" sizes="(max-width: 225px) 100vw, 225px" /></p>
<p>Konferansın konuşmacıları arasında Royal Holloway University of London&#8217;dan Prof. Dr. Helen Gilbert, Kadir Has Üniversitesi&#8217;nden Prof. Dr. Dikmen Gürün ve Grotowski Enstitüsü&#8217;nün direktörü Jaroslaw Fret ve Prof. Dr. Paul Innes gibi isimler vardı. Tiyatronun farklı alanlarında çalışmalar yapmış isimler, gruplara ayrılan oturumlarda sunumlarını gerçekleştirdiler.</p>
<p>Oyunculuk, sahne sanatları ve dramaturji gibi konularda uygulamalı atölye çalışmaları düzenlendi. Indiana University of Pennsylvania&#8217;dan Prof. Richard J. Kemp, &#8220;Nörobilim ve Oyunculuk&#8221; üzerine bir atölye çalışması yaptı.</p>
<p>Tiyatro dünyasında çalışmalar yapmış isimlerin katılımıyla çeşitli söyleşiler ve paneller gerçekleştirildi. Bu etkinliklerde, tiyatronun güncel sorunları ve geleceği üzerine tartışmalar yapıldı.</p>
<p>Konferans süresince teoriden pratiğe dökülen tiyatro performansları sergilendi. Bu performanslar, konferansın temasına uygun olarak hazırlandı.</p>
<p>Akademik alanda hangi çalışmalar yapıldığına dair fikir edinilmesi ve farklı perspektifler açarak katılımcıların deneyimlerini zenginleştirmesi açısından konferansın Türkiye’de tiyatro adına sayılı organizasyonlardan biri olduğunu düşünüyorum.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-156306" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/09/IMG-20240912-WA0001-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/09/IMG-20240912-WA0001-300x225.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/09/IMG-20240912-WA0001-768x576.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/09/IMG-20240912-WA0001-1024x768.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/09/IMG-20240912-WA0001-80x60.jpg 80w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/09/IMG-20240912-WA0001-265x198.jpg 265w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/09/IMG-20240912-WA0001-696x522.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/09/IMG-20240912-WA0001-1068x801.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/09/IMG-20240912-WA0001-560x420.jpg 560w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/09/IMG-20240912-WA0001.jpg 1600w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Mottosundan anlaşılacağı üzere, tiyatronun geçmişten günümüze evrimi ve gelecekteki potansiyel yönelimleri üzerine odaklanan konferans, tiyatronun varoluşsal temellerini, geleneksel uygulamalarını ve gelecekteki yenilikçi yaklaşımlarını tartışarak amacını başarıyla gerçekleştirdi. Nitekim böyle organizasyonların artmasını ve akademi dünyasında yer bulmasını önemsiyorum. Zira bu alanda geçmiş ve şimdiden yol alarak geleceği inşa etmek ve tiyatro dünyası adına nitelikli çalışmalara yer vermek için çırpınan akademisyenlerimiz var. Bülent Sezgin ve Önder Çakırtaş önderliğinde konferansın organizasyonunda büyük emek harcandı. Bu tür etkinliklerin artması, tiyatro araştırmalarının ve uygulamalarının daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlayarak, tiyatro sanatının gelişimine katkıda bulunacağı muhakkaktır.</p>
<p>Konferansın sonunda, katılımcılar arasında yapılan değerlendirmeler ve geri bildirimler, gelecekteki etkinliklerin daha da verimli ve etkili olmasına yönelik önemli ipuçları sundu. Katılımcılar, konferansın sadece akademik bir platform olmanın ötesinde, aynı zamanda yeni iş birliklerinin ve projelerin doğmasına vesile olan bir buluşma noktası olduğunu belirttiler.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-156308" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/09/IMG-20240912-WA0003-225x300.jpg" alt="" width="225" height="300" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/09/IMG-20240912-WA0003-225x300.jpg 225w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/09/IMG-20240912-WA0003-768x1024.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/09/IMG-20240912-WA0003-696x928.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/09/IMG-20240912-WA0003-1068x1424.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/09/IMG-20240912-WA0003-315x420.jpg 315w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/09/IMG-20240912-WA0003.jpg 1200w" sizes="(max-width: 225px) 100vw, 225px" /></p>
<p>2. Uluslararası UTAD Tiyatro Araştırmaları Konferansı, tiyatro dünyasında önemli bir iz bırakarak, katılımcıların bilgi ve deneyimlerini paylaşmalarına olanak tanıdı. Bu tür organizasyonların devam etmesi, tiyatro sanatının evrensel değerlerinin korunması ve geliştirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Bizdeki önemi ise Türkiye’yi akademik anlamda da dünyanın birçok ülkesiyle buluşturmaya devam edecek olmasıdır. Ve temennim akademi dünyasının katılımlarını artırması, bu organizasyonlar içinde yer alması veya bu anlamda organizasyonlar yapmasıdır. Gelecekte daha fazla akademik ve sanatsal etkinlikte buluşmak dileğiyle&#8230;</p>
<p>Hatice GÖRGEÇ/Tiyatro Eğitmeni</p>
<p>Hatice GÖRGEÇ/kentekrani</p>
<p><a href="https://www.youtube.com/channel/UCmnfnwPK8PU4eSIXEv3DPXg?view_as=subscriber">Youtube Abone Olmak İçin Tıklayınız</a></p>
<p>www.kentekrani.com 13 Eylül 2024</p>
<p><a href="https://www.kentekrani.com/category/hatice-gorgec/">Yazarın Tüm Yazıları</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EĞİTİMDE SANATIN ÖNEMİ..</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2024/08/23/egitimde-sanatin-onemi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Aug 2024 09:10:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Gözden Kaçmasın]]></category>
		<category><![CDATA[Hatice GÖRGEÇ]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[hatice görgeç]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=155054</guid>

					<description><![CDATA[EĞİTİMDE SANATIN ÖNEMİ.. &#160; &#8220;Sanat eğitimi, diğer derslerle entegre edilerek daha anlamlı hale getirilebilir.&#8221; Sanat eğitimi, çocukların gelişiminde önemli bir rol oynar ve onların yaratıcılıklarını geliştirerek özgüvenli ve kendini ifade edebilen bireyler olmalarına katkı sağlar. Sanatla uğraşan çocuklar, kendilerini ifade etme konusunda daha rahat olurlar. Dans, müzik, resim, tiyatro, drama gibi alanlar aracılığıyla çocukların, gençlerin [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>EĞİTİMDE SANATIN ÖNEMİ..</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-155055" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/08/IMG_20240822_184757-300x166.jpg" alt="" width="300" height="166" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/08/IMG_20240822_184757-300x166.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/08/IMG_20240822_184757-768x425.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/08/IMG_20240822_184757-1024x567.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/08/IMG_20240822_184757-696x385.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/08/IMG_20240822_184757-1068x591.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/08/IMG_20240822_184757-758x420.jpg 758w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/08/IMG_20240822_184757.jpg 1275w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>&#8220;Sanat eğitimi, diğer derslerle entegre edilerek daha anlamlı hale getirilebilir.&#8221;</p>
<p>Sanat eğitimi, çocukların gelişiminde önemli bir rol oynar ve onların yaratıcılıklarını geliştirerek özgüvenli ve kendini ifade edebilen bireyler olmalarına katkı sağlar. Sanatla uğraşan çocuklar, kendilerini ifade etme konusunda daha rahat olurlar. Dans, müzik, resim, tiyatro, drama gibi alanlar aracılığıyla çocukların, gençlerin hayata karşı bakış açılarını değiştirmelerine ve farklı düşünme yollarını öğrenmelerine katkı sağlanır.</p>
<p><strong>Sanat eğitimi, çocukların duygusal zekalarını geliştirmelerine yardımcı olur.</strong> Sosyal ilişkilerde daha başarılı bireyler olurlar. Aynı zamanda çocukların odaklanma ve dikkat sürelerini artırarak akademik başarılarını da olumlu yönde etkiler. Sanatla uğraşan çocuklar problem çözme, analitik düşünme gibi beceriler kazanır. Çocukların farklı kültürleri tanımalarına ve estetik değerleri anlamalarına yardımcı bir öğedir. Kültürel çeşitlilik ve entegrasyon sanat aracılığıyla gerçekleşebilir.</p>
<p>Sonuç olarak, okullarda sanat eğitimi, çocukların çok yönlü gelişimini destekleyen ve onların gelecekte başarılı, mutlu ve yaratıcı bireyler olmalarına katkı sağlayan eğitim alanıdır.</p>
<p>Eğitim kurumlarında sanat eğitiminin daha etkili hale getirilmesi için çeşitli strateji ve yöntemler uygulanabilir:</p>
<p><strong>Entegre eğitim yaklaşımıyla sanat eğitimi,</strong> diğer derslerle entegre edilerek daha anlamlı hale getirilebilir. Örneğin, tarih dersinde bir dönemi ele alırken o dönemin sanat eserleri incelenebilir veya matematik dersinde geometri ile ilgili sanat projeleri yapılabilir.</p>
<p>Teknolojinin kullanımıyla dijital araçlar ve teknolojiler, sanat eğitimini daha ilgi çekici ve erişilebilir hale getirir. Sanal müze turları, dijital çizim uygulamaları ve online sanat dersleri gibi kaynaklarla, öğrencilerin sanatla daha fazla etkileşimde bulunmaları sağlanır.</p>
<p><strong>Proje tabanlı öğrenme yöntemiyle,</strong> öğrencilerin kendi sanat projelerini yaratmaları teşvik edilebilir. Böylece onların yaratıcılıklarını kullanmalarına ve kendi ilgi alanlarına göre çalışmalarına olanak tanınır. Proje tabanlı öğrenmede, öğrencilerin problem çözme ve eleştirel düşünme becerileri de gelişir.</p>
<p><strong>Yerel sanatçılarla işbirliği yapılarak</strong> öğrencilerin gerçek dünyadaki sanat uygulamalarını görmeleri sağlanabilir. Sanatçılar okullara davet edilerek atölye çalışmaları düzenlenebilir yahut öğrenciler sanat galerilerine ve stüdyolara götürülebilir.</p>
<p>Sanat eğitiminde sadece resim veya müzikle sınırlı kalınmamalıdır. Drama, dans, heykel, tiyatro, fotoğrafçılık gibi farklı sanat dallarına da yer verilerek öğrencilerin çeşitli alanlarda kendilerini ifade etmeleri teşvik edilmelidir.</p>
<p><strong>Öğrenci merkezli yaklaşımın benimsenerek</strong> sanat eğitiminin öğrencilerin ilgi ve yeteneklerine göre şekillendirilmesi gerekmektedir. Öğrencilerin kendi projelerini seçmelerine ve kendi hızlarında çalışmalarına olanak tanınmalıdır. Bu yöntemle öğrencilerin motivasyonları artacak ve öğrenme süreci daha keyifli hale gelecektir.</p>
<p>Öğrencilere düzenli ve yapıcı geri bildirimler verilmelidir. Sanat eserlerinin değerlendirilmesi, sadece teknik becerilere değil, aynı zamanda yaratıcılık ve ifade yeteneğine de odaklanmalıdır.</p>
<p><strong>Sanat eğitimi için yaratıcı projeler de</strong> öğrencilerin ilgisini çekebilir ve onların sanatsal becerilerini geliştirebilir. Örneğin;<br />
Çevre bilincini oluşturmak ve yaratıcılığı geliştirmek için öğrenciler, geri dönüştürülebilir malzemeler kullanarak sanat eserleri yaratabilirler. Veya günümüzde teknolojinin gelişimini de göz önünde bulundurarak öğrencilerin dijital araçlar kullanarak sanal sanat sergileri oluşturmaları desteklenebilir ve dijital platformlarda sergilenmesi sağlanabilir. Başka bir örnek olarak öğrencilerin, tasarım ve görsel iletişim becerilerini geliştirmeye yönelik bir düşünceyle, farklı yazı stilleri ve tipografik tasarımlar kullanması sağlanarak sanat eserleri oluşturulabilir.</p>
<p>Kültür sanat projeleriyle farklı kültürlerin sanatsal unsurlarını araştırarak ve bu kültürlerin özelliklerini taşıyan sanat eserleri yaratarak kültürlerarası etkileşim artırılabilir.</p>
<p>Bu örneklerde olduğu gibi sanatın her alanından faydalanılarak eğitim öğretim hayatında bireylerin gelişimine katkı sağlanılabilir, daha aydınlık, empati gücü yüksek, saygılı ve duyarlı nesiller yetiştirilebilir. O günlere kavuşmak dileğiyle&#8230;</p>
<p>Hatice GÖRGEÇ/Tiyatro Eğitmeni</p>
<p>Hatice GÖRGEÇ/kentekrani</p>
<p><a href="https://www.youtube.com/channel/UCmnfnwPK8PU4eSIXEv3DPXg?view_as=subscriber">Youtube Abone Olmak İçin Tıklayınız</a></p>
<p>www.kentekrani.com 23 Temmuz 2024</p>
<p><a href="https://www.kentekrani.com/category/hatice-gorgec/">Yazarın Tüm Yazıları</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SOSYAL MEDYADA SESLERİNİ DUYURAN GENÇLER: #fsmrahatsız Etiketiyle Eylem yapıyor.</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2024/07/05/sosyal-medyada-seslerini-duyuran-gencler-fsmrahatsiz-etiketiyle-eylem-yapiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Jul 2024 09:15:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Gözden Kaçmasın]]></category>
		<category><![CDATA[Hatice GÖRGEÇ]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[fatih sultan mehmet üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[hatice görgeç]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=151606</guid>

					<description><![CDATA[SOSYAL MEDYADA SESLERİNİ DUYURAN GENÇLER: #fsmrahatsız Etiketiyle Eylem yapıyor. Eğitimin çok önemli olduğunu biliyoruz, sadece mesleki kazanım değil kişisel gelişim olarak da bireyin hayatına katkıları yadsınamaz. Eğitim bu kadar önemliyken ancak eğitime aynı ölçüde değer verilmezken ekonomik krizin arşa çıktığı şu zamanlarda da eğitim sorunlarından bahsetmemek olmazdı. Ekonomik krizlerle zaten muzdarip olan öğrenciler okullardaki maddi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>SOSYAL MEDYADA SESLERİNİ DUYURAN GENÇLER: #fsmrahatsız Etiketiyle Eylem yapıyor.</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-151608" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/07/IMG_20240704_113059-300x199.jpg" alt="" width="300" height="199" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/07/IMG_20240704_113059-300x199.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/07/IMG_20240704_113059-768x511.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/07/IMG_20240704_113059-696x463.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/07/IMG_20240704_113059-632x420.jpg 632w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/07/IMG_20240704_113059.jpg 785w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Eğitimin çok önemli olduğunu biliyoruz, sadece mesleki kazanım değil kişisel gelişim olarak da bireyin hayatına katkıları yadsınamaz. Eğitim bu kadar önemliyken ancak eğitime aynı ölçüde değer verilmezken ekonomik krizin arşa çıktığı şu zamanlarda da eğitim sorunlarından bahsetmemek olmazdı. Ekonomik krizlerle zaten muzdarip olan öğrenciler okullardaki maddi giderlerden de şikayetçi ve bazı talepleri var. Gerek devlet gerek özel okullarda ve üniversitelerde farklı sorunlarla karşılaşmak mümkün. Her sorunu göremesek de görebildiklerimizi göstermek lazım diye düşünüyorum. Bu konuda bir grup öğrenciye ses olmak adına şu haberi paylaşmak isterim. Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi öğrencileri bir eylem başlattı. Ve üniversitenin yaptığı yüzde yüz zamlara karşı bazı talepleri var. Sorunlarının görünür olmasını isteyen bu gençlerimizin isteği ise şu:</p>
<p>&#8220;Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi 2023-2024 dönemi yaz okulu fiyatlarını AKTS başı 2500₺ olarak belirledi. Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi 2010 yılında kurulan sosyal bilimler, hukuk, sivil havacılık ve kabin hizmetleri, mimarlık ve mühendislik gibi bir çok alanda eğitim veren bir üniversite. Altı vakfın bir araya gelerek kurduğu üniversite Vakıflar Genel Müdürlüğüne bağlı bir okul. Vakıf üniversitesi olması nedeniyle birçok öğrenci tarafından tercih edilen üniversitede bu yıl öğrencilerin gündeminde yaz okulu fiyatları var. Öğrencilerin aktarımına göre geçen yıl 1250₺ olan yaz okulu AKTS başı ücret bu yıl %100 zamlanarak 2500₺ seviyesine çıktı. Henüz resmi duyurusu yapılmayan yeni yaz okulu ücreti alınan bilgilere göre mütevelli heyeti tarafından onaylandı. Bu hafta içi duyurulması beklenen yeni ücret tarifesi ile öğrencilerin yaz okulunda alabileceği AKTS sayısının 16 AKTS olduğu düşünüldüğünde dudak uçuklatan bir meblağ ortaya çıkmakta. Nitekim bu şekilde 16 x 2500₺ olarak hesap edildiğinde 40.000₺ gibi bir fiyatı bulması kaçınılmaz görünüyor. Öğrenciler sosyal medya platformu X&#8217;te etiket çalışması başlatarak seslerini okul yönetimine duyurmak için harekete geçti. #fsmrahatsız etiketi ile başlatılan hastag(etiket) çalışması seslerini duyurmak için bir araç oldu ve bu konuda da destek bekliyorlar.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-151607" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/07/IMG-20240701-WA0079-300x300.jpg" alt="" width="300" height="300" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/07/IMG-20240701-WA0079-300x300.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/07/IMG-20240701-WA0079-150x150.jpg 150w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/07/IMG-20240701-WA0079-768x768.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/07/IMG-20240701-WA0079-1024x1024.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/07/IMG-20240701-WA0079-696x696.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/07/IMG-20240701-WA0079-1068x1068.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/07/IMG-20240701-WA0079-420x420.jpg 420w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/07/IMG-20240701-WA0079.jpg 1080w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Üniversitelerinin idari ve akademik kadrosu ile daima uzlaşı içinde götürdükleri karar alma sürecini perçinlemek adına harekete geçtiğini belirten öğrenciler, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Şimşek ve okul mütevelli heyetinin,  taleplerine kayıtsız kalmayacağını ümit etmekteler.&#8221;</p>
<p>Öğrenciyi müşteri olarak gören ve onları sosyal medyada hak aramaya itenlere sözümüz; öğrenci odaklı çözüm üretmeleridir. Zaten eğitimini zor şartlarda sürdürmeye çalışan öğrenciler bir de bu dertlerle uğraşmak zorunda bırakılmamalılar. Hiç değilse batmakta olan bir geminin batmasını hızlandırmayalım. Gelin ülkenin yarınki sahiplerine kulak verelim.. Ne güzel kelimelerimiz var, bakın: Zorlaştırmayalım&#8230; Kolaylaştıralım&#8230;</p>
<p>Hatice GÖRGEÇ/Tiyatro Eğitmeni</p>
<p>Hatice GÖRGEÇ/kentekrani</p>
<p><a href="https://www.youtube.com/channel/UCmnfnwPK8PU4eSIXEv3DPXg?view_as=subscriber">Youtube Abone Olmak İçin Tıklayınız</a></p>
<p>www.kentekrani.com 5 Temmuz 2024</p>
<p><a href="https://www.kentekrani.com/category/hatice-gorgec/">Yazarın Tüm Yazıları</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>📽️ Ti̇yatronun di̇ji̇talleşen &#8220;çi̇rki̇n&#8221; yüzü.</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2024/07/02/%f0%9f%93%bd%ef%b8%8f-ti%cc%87yatronun-di%cc%87ji%cc%87tallesen-ci%cc%87rki%cc%87n-yuzu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Jul 2024 09:10:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gözden Kaçmasın]]></category>
		<category><![CDATA[Hatice GÖRGEÇ]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Çirkin]]></category>
		<category><![CDATA[hatice görgeç]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=151319</guid>

					<description><![CDATA[📽️ Ti̇yatronun di̇ji̇talleşen &#8220;çi̇rki̇n&#8221; yüzü. Firuze Engin&#8217;in kaleme aldığı ve Güray Dinçol&#8217;un yönettiği Çirkin, Türkiye&#8217;nin ilk &#8220;immersive&#8221; (kapsayıcı) tiyatro oyunu olarak seyirci karşısına çıktı. Oyunun başrollerinde Nihal Yalçın ve Onur Berk Arslanoğlu var. Oyunun konusunu &#8220;çirkin&#8221; olarak damgalanmış Şiva ve onunla birlikte lanetlenerek ölümsüzlüğe mahkum edilen bir tavuğun hikayesi oluşturur.  Geleneksel anlatı tiyatrosunun sınırlarını zorlayarak [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f4fd.png" alt="📽" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Ti̇yatronun di̇ji̇talleşen &#8220;çi̇rki̇n&#8221; yüzü.</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-151325" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/07/IMG_20240630_230600-212x300.jpg" alt="" width="212" height="300" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/07/IMG_20240630_230600-212x300.jpg 212w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/07/IMG_20240630_230600-297x420.jpg 297w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/07/IMG_20240630_230600.jpg 400w" sizes="(max-width: 212px) 100vw, 212px" /></p>
<p>Firuze Engin&#8217;in kaleme aldığı ve Güray Dinçol&#8217;un yönettiği Çirkin, Türkiye&#8217;nin ilk &#8220;immersive&#8221; (kapsayıcı) tiyatro oyunu olarak seyirci karşısına çıktı. Oyunun başrollerinde Nihal Yalçın ve Onur Berk Arslanoğlu var. Oyunun konusunu &#8220;çirkin&#8221; olarak damgalanmış Şiva ve onunla birlikte lanetlenerek ölümsüzlüğe mahkum edilen bir tavuğun hikayesi oluşturur. <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-151320" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/07/IMG_20240630_230958-300x213.jpg" alt="" width="659" height="468" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/07/IMG_20240630_230958-300x213.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/07/IMG_20240630_230958-768x546.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/07/IMG_20240630_230958-100x70.jpg 100w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/07/IMG_20240630_230958-696x495.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/07/IMG_20240630_230958-591x420.jpg 591w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/07/IMG_20240630_230958.jpg 1010w" sizes="(max-width: 659px) 100vw, 659px" /></p>
<p>Geleneksel anlatı tiyatrosunun sınırlarını zorlayarak izleyicileri mekanın etkileyici atmosferiyle karşılayan Çirkin, Anadolu&#8217;nun anlatı kültüründen ilham alındığı hissinden ziyade uzak doğu hikayelerini çağrıştırır. Hint mistisizmini çağrıştıran adıyla Şiva, toplum tarafından dışlanmış bir kadın olarak karşımıza çıkar. Yaptığı kötülükler yüzünden lanetlenerek ölümsüzlüğe mahkum edilir. Ona eşlik eden bir tavuk vardır. Fantastik ve mistik bir maceranın içinde gelişen oyunun merkezinde Şiva&#8217;nın çocukluktan itibaren başına gelenleri anlattığı hikayeler vardır. Şiva ve tavuk, ölümsüzlüklerinin getirdiği ağır yükü taşırken, birbirlerine karşı da bir çatışma içindedirler. Şiva&#8217;nın çirkin bedeni nedeniyle arzuladığı takdiri görememesi, ön yargılar ve öteki olma kavramları oyunun fantastik kurgusunda, oyunu gerçeğe yakınlaştıran öğeler olmaktadır.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-151321" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/07/IMG_20240630_230745-300x231.jpg" alt="" width="300" height="231" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/07/IMG_20240630_230745-300x231.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/07/IMG_20240630_230745-768x591.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/07/IMG_20240630_230745-696x536.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/07/IMG_20240630_230745-546x420.jpg 546w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/07/IMG_20240630_230745.jpg 998w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Oyuna özgü mekanın dijital enstalasyonla, adeta dijital bir dünya oluşturması, izleyiciyi bir sinema filminin içinde hissettirir. İzleyiciler, sıra dışı sahne tasarımı ve interaktif unsurlar sayesinde kendilerini oyunun içinde bulurlar. Bu noktada tiyatro ve teknolojinin kesişim noktasında yeni bir alan açılmakta ve izleyicilere alışılagelmişin dışında bir deneyim vaat edilmektedir. Oyun, izleyicileri sadece bir hikayenin değil, aynı zamanda bir sanat eserinin de parçası haline getirerek, tiyatro deneyimini yeniden tanımlar. Bu tür yenilikçi çalışmalar, tiyatronun gelecekte evrileceği form hakkında fragman sunar niteliktedir.</p>
<div style="width: 696px;" class="wp-video"><!--[if lt IE 9]><script>document.createElement('video');</script><![endif]-->
<video class="wp-video-shortcode" id="video-151319-1" width="696" height="393" preload="metadata" controls="controls"><source type="video/mp4" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/07/536d971030ea4b9ab1defecd6c10da8c.mp4?_=1" /><a href="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/07/536d971030ea4b9ab1defecd6c10da8c.mp4">https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/07/536d971030ea4b9ab1defecd6c10da8c.mp4</a></video></div>
<p>Oyun, Türkiye&#8217;nin eski sinema salonlarından biri olan Hope Alkazar&#8217;da sergileniyor. Mekana özgü tasarımla izleyiciyi karşılayan oyun, dijital destekle oyunu masalsı bir atmosfere sürüklemektedir. Oyun, geleneksel tiyatro sanatını dijital aktörlerle birleştirerek, sahne sanatlarına yeni bir bakış açısı kazandırır. Işık tasarımlarıyla duvarlarda yansıyan karakterler, oyuna dijital anlatı gözüyle de bakılmasını sağlayabilir. Dijital enstalasyonların yoğun kullanımı, oyunun temel hikayesinden dikkati dağıtabilir ve bazı izleyiciler için görseller aşırı yükleme yaratabilir. Oyunun kapsayıcı doğası, geleneksel tiyatro anlayışını tercih eden izleyiciler için yabancı ve hatta rahatsız edici olabilir. Yine de &#8220;Çirkin&#8221; oyunu, tiyatro sanatının sınırlarını genişletmeye çalışan yenilikçi bir adım olarak görünmektedir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-151323" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/07/IMG_20240630_230949-300x232.jpg" alt="" width="300" height="232" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/07/IMG_20240630_230949-300x232.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/07/IMG_20240630_230949.jpg 468w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Konu olarak masalları andıran oyunun, Anadolu&#8217;daki anlatılara yakınlığına istinaden kültürel olarak &#8220;öz&#8221;den beslenmek yerine Hint masallarını andıran adlandırmalarla yapılandırılmasını özel bir neden yoksa kompleks olarak görüyorum. Toplumsal olarak yabancı olana duyulan hayranlık ve kendinden olanı küçümseme dürtüsünün uzantıları asırlardır toplumun bilinçaltında yer edinmekte. Kendi kültürel öğelerinden beslenildiği takdirde tüm büyünün kaçıp gideceğine inanıyor olmalılar. Dolayısıyla, ön yargıları sorgulayan, öteki olma kavramını masalsı bir evrende, eleştirel bir bakışla işleyen oyun, aslında esinlendiği geleneği ötekileştirmektedir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-151324" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/07/IMG_20240630_230657-295x300.jpg" alt="" width="295" height="300" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/07/IMG_20240630_230657-295x300.jpg 295w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/07/IMG_20240630_230657-768x782.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/07/IMG_20240630_230657-696x708.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/07/IMG_20240630_230657-413x420.jpg 413w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/07/IMG_20240630_230657.jpg 957w" sizes="(max-width: 295px) 100vw, 295px" /></p>
<p>Yönetmenin ilgilendiği fiziksel tiyatro, clown ve doğaçlama gibi oyunculuğa dair çalışmaların etkileri sergilenen performansta da etkileyici biçimde görülmektedir. Onur Berk Arslanoğlu&#8217;nun bu iş için epey bir ter döktüğünü söylemek yerinde olur.</p>
<p>Özetle &#8220;Çirkin&#8221; oyunu, tiyatro sanatının geleceğine dair yenilikçi bir örnek teşkil etmektedir. Geleneksel ve teknolojik unsurları bir araya getiren bu eser, izleyicilere sadece bir hikaye sunmakla kalmıyor, aynı zamanda onları sinematografik bir hikayenin bir parçası yaparak, tiyatro deneyimini teknolojik bir boyuta taşıyor. Gelecekte tiyatro ve oyunculuğun metamorfoza uğrayacağının kanıtı ve bir prototip olarak bu oyun karşımızda duruyor.</p>
<p>Hatice GÖRGEÇ/Tiyatro Eğitmeni</p>
<p>Hatice GÖRGEÇ/kentekrani</p>
<p><a href="https://www.youtube.com/channel/UCmnfnwPK8PU4eSIXEv3DPXg?view_as=subscriber">Youtube Abone Olmak İçin Tıklayınız</a></p>
<p>www.kentekrani.com 2 Temmuz 2024</p>
<p><a href="https://www.kentekrani.com/category/hatice-gorgec/">Yazarın Tüm Yazıları</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>📽️MODERN BİR KLASİK : FLU LYSİSTRATA </title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2024/06/26/%f0%9f%93%bd%ef%b8%8fmodern-bir-klasik-flu-lysistrata/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Jun 2024 11:12:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gözden Kaçmasın]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Hatice GÖRGEÇ]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[hatice görgeç]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=150843</guid>

					<description><![CDATA[📽️MODERN BİR KLASİK : FLU LYSİSTRATA  Günümüz tiyatrosunda sıklıkla gördüğümüz yenilikçi yaklaşımlardan biri olan klasik eserlerin modern çağa uyarlanması hem izleyicilerin hem de eleştirmenlerin artık hep karşılaştığı bir durum. Son zamanlarda, geleneksel tiyatro anlayışını aşarak deviced tiyatro anlayışıyla hareket eden Bakırköy Belediye Tiyatrosu bu bağlamda dikkat çekmektedir. &#8220;Lysistrata&#8221; adlı klasik eserin bu tiyatro anlayışıyla, Bakırköy [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f4fd.png" alt="📽" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />MODERN BİR KLASİK : FLU LYSİSTRATA </strong></p>
<p>Günümüz tiyatrosunda sıklıkla gördüğümüz yenilikçi yaklaşımlardan biri olan klasik eserlerin modern çağa uyarlanması hem izleyicilerin hem de eleştirmenlerin artık hep karşılaştığı bir durum.</p>
<p>Son zamanlarda, geleneksel tiyatro anlayışını aşarak deviced tiyatro anlayışıyla hareket eden Bakırköy Belediye Tiyatrosu bu bağlamda dikkat çekmektedir. &#8220;Lysistrata&#8221; adlı klasik eserin bu tiyatro anlayışıyla, Bakırköy Belediye Tiyatrosu&#8217;nun modern bir yorumu olan oyun, izleyiciyi modern ve klasik arasında bir çizgide bırakıyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-150844" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240625_164232-204x300.jpg" alt="" width="204" height="300" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240625_164232-204x300.jpg 204w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240625_164232-286x420.jpg 286w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240625_164232.jpg 667w" sizes="(max-width: 204px) 100vw, 204px" /></p>
<p>Tiyatro sanatı, her dönemde toplumsal, politik ve kültürel meseleleri işlemek için bir platform olmuştur. Lysistrata metni de bu düşünce paralelinde bir oyun. Aristophanes&#8217;in yazdığı, Barış Arman&#8217;ın yönettiği oyunun kadrosu hayli kalabalık. Ve seyirciyle birlikte bir deney yapmaya çalışıyor. Oyun, Antik Yunan komedisi &#8220;Lysistrata&#8221;nın temel öğelerini koruyarak, modern bir bağlamda yeniden kurgulanmış. Bu yenilikçi yaklaşım, karakterlerin ve hikayenin evrensel ve zamansız niteliklerini vurgularken, aynı zamanda günümüz toplumunun sorunlarına da dokunuyor.</p>
<p>Oyun, kadınların cinsel grev yoluyla savaşı durdurma çabasını konu alır ve bu süreçte hem cinsiyet rolleri üzerine alaycı bir bakış atar hem de barışın önemini vurgular. Lysistrata, Aristophanes&#8217;in eserleri arasında belki de en politik olanıdır. Kadınların erkekler üzerindeki cinsel gücünü kullanarak savaşı durdurma girişimi, o dönem için oldukça radikal bir fikir olarak karşımıza çıkar.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-150845" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240625_163824-300x170.jpg" alt="" width="300" height="170" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240625_163824-300x170.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240625_163824-696x395.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240625_163824-740x420.jpg 740w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240625_163824.jpg 758w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Bakırköy Şehir Tiyatrosu tarafından sahnelenen &#8220;Flu Lysistrata&#8221; isimli oyun, belirsizlik düşüncesi ve &#8216;devised theatre&#8217; anlayışından hareketle &#8220;Lysistrata&#8221;nın feminist ve politik öğelerini bir araya getirmiş.</p>
<p>Oyun, cinsiyet rolleri, güç ilişkileri ve toplumsal değişim gibi temaları ele alarak, izleyiciye sınırlı katılım deneyimini sunar.</p>
<p>Deviced tiyatronun özünde olan interaktif ve katılımcı unsurlar, bu yeniden yorumlamada da etkili bir şekilde kullanılmaya çalışılmış. Seyirciler, oyunda öngörülmüş aktiflikte bir rol oynayarak hikayenin gelişimine doğrudan olmasa da katkıda bulunuyorlar. Zira oyunda varlığını hissettiren yönetmen ve tercihleri ile oyuncu, seyircinin açılabileceği sınırın da varlığını hissettiriyor. Devised tiyatro anlayışıyla bakıldığında, izleyicilerin oyunun içine bir sınır dahilinde çekilmesi sağlanırken aynı zamanda oyundaki konu ve oyunun sonu hakkında izleyici ile birlikte fikir yürütülüyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-150846" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240625_163637-300x194.jpg" alt="" width="300" height="194" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240625_163637-300x194.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240625_163637-768x496.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240625_163637-696x450.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240625_163637-650x420.jpg 650w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240625_163637.jpg 1006w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Devised tiyatro modelinde, oyun metni doğaçlama çalışmalarıyla ekip tarafından oluşturulur. Hikayeler anlatılır, egzersizler yapılır, doğaçlama sahneler üretilir, bir fikirden yola çıkarak tekrar tekrar çalışılır vs. Bu oyunda da oyuncuların birbirleriyle kurdukları iletişim, tanışma hikayeleri, özgeçmişleri, bağlı bulundukları Bakırköy Belediye Tiyatrosu&#8217;nda edindikleri değerler, birbirleri için ne anlama geldikleri röportajlar ve atölye, ısınma egzersizleri gibi yollarla sürdürdükleri doğaçlamalar, oyunun bir parçası olarak karşımıza çıkıyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-150847" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240625_163630-300x164.jpg" alt="" width="300" height="164" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240625_163630-300x164.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240625_163630-768x421.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240625_163630.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240625_163630-696x381.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240625_163630-767x420.jpg 767w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Yazarın bu riskli ama merak uyandıran kararını değerlendirmek için, oyunun karakterizasyonundan başlamak gerekir. Karakterler, devised tiyatro anlayışıyla provalardan oyuna taşıdıkları konu parçalarını, Antik Yunan döneminin sosyal normlarına karşı mücadeleye girişerek, güçlü ve kararlı kadınları temsil eden Lysistrata&#8217;nın kurgusuna başarıyla yansıtıyor.</p>
<p>Yönetim ve sahne tasarımı oyunun güçlü yanlarından biri. Sahne düzenlemesi ve görsel hareketlilik, hikayenin atmosferini güçlendirirken, klasik ve moderni, hikaye ve mekanda buluşturuyor. Sahnedeki mekan ve aksesuarlar modern dünyaya ait, eski zamanın öyküsü modern mekanda yaşıyor.</p>
<p><iframe loading="lazy" width="696" height="522" src="https://www.youtube.com/embed/A3SZggbP10Q?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen title="LYSISTRATA &quot; KADINLAR DA SAVAŞIRSA &#39;&#39; - FRAGMAN"></iframe></p>
<p>Oyunun mizahi unsurları da dikkate değer. Doğaçlama kurulan metnin mizahı ile Antik Yunan komedisinin klasik mizahı arasında denge kurulması, seyirciyi oyunda kalmaya çağırıyor. Ancak, bazen bu dengeyi korumakta zorlandığı ve zaten zayıf bir metin olan Lysistrata&#8217;yı seyirciden tamamen uzaklaştırdığı söylenebilir. Şöyle ki; oyun esnasında yeterince yabancılaştırmayla karşılaşan izleyici, oyun biter bitmez oyunun etkisi altından çıkıyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-150848" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240625_163216-300x233.jpg" alt="" width="300" height="233" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240625_163216-300x233.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240625_163216.jpg 400w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Yanılıp yanılmadığımı anlamak için birkaç kez izlediğim bu oyunun, bende bıraktığı etki nerdeyse yok. Tür hakkında bilgisi olmayan izleyici için, oyunun sürekli kesintiye uğraması, oyuncuyu karakterden uzaklaştırma nedeni oluyor. Onu sahnede bir şeyler yapmaya çalışan oyuncu olarak görüyor. Ve oyuncunun canlandırdığı karakterin öyküsüne inanmamaya başlıyor.</p>
<p>Karakterlerin yüzeysel tutulması ve tartışmaya açılması &#8211; Merine gibi- da seyirciyi karakterin kaderini tayin etmeye davet ediyor ancak fikir yürütmekten öteye geçilen bir durum değil. Amaç sanki “feedback”ten ziyade, seyirciyle önceden belirlenmiş bir zaman aralığında sohbet etmek. Seyircinin epik tiyatroyu andıran karakterlerin olası sonları veya neler yaşanmasını istediklerine dair görüşlerini belirtmesi ancak bunun anlamlı bir noktaya bağlanmaması, sadece bir deneyimi yaşatmış olmak için gösterilen bir çaba olarak görünüyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-150849" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240625_163206-300x191.jpg" alt="" width="300" height="191" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240625_163206-300x191.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240625_163206-768x490.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240625_163206.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240625_163206-696x444.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240625_163206-659x420.jpg 659w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Sadece yenilikçi yanlarıyla bakıldığında oldukça başarılı ancak bütün özellikleriyle bir araya geldiğinde atölye çalışmaları izlenimi almaktan öteye geçemediğim bir oyundu. Ancak fikrin uygulanabilirliği açısından doğru bir noktada ilerlediğini de söylemek gerek. Bu türde yapılan çalışmalar için referans olacak oyunlar arasında. Ve seyircisini beklemeye devam ediyor.</p>
<p>Hatice GÖRGEÇ/Tiyatro Eğitmeni</p>
<p>Hatice GÖRGEÇ/kentekrani</p>
<p><a href="https://www.youtube.com/channel/UCmnfnwPK8PU4eSIXEv3DPXg?view_as=subscriber">Youtube Abone Olmak İçin Tıklayınız</a></p>
<p>www.kentekrani.com 26 Haziran 2024</p>
<p><a href="https://www.kentekrani.com/category/hatice-gorgec/">Yazarın Tüm Yazıları</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TARİHLER FARKLI AMA &#8216;KAYNAYAN KAZAN&#8217; AYNI: CADI KAZANI&#8230;</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2024/06/23/tarihler-farkli-ama-kaynayan-kazan-ayni-cadi-kazani/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 23 Jun 2024 10:10:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gözden Kaçmasın]]></category>
		<category><![CDATA[Hatice GÖRGEÇ]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[cadı kazanı]]></category>
		<category><![CDATA[hatice görgeç]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=150567</guid>

					<description><![CDATA[TARİHLER FARKLI AMA &#8216;KAYNAYAN KAZAN&#8217; AYNI: CADI KAZANI&#8230; Arthur Miller&#8217;ın &#8220;Cadı Kazanı&#8221; oyunu, insanın perde arkasında kalan karanlık yönlerini, adaletin sınırlarını ve toplumsal baskıyı ele alan etkileyici bir eserdir. Oyun, Salem Cadı Mahkemeleri&#8217;nin gerçek yaşanmışlığından esinlenerek yazılmıştır ve 1692&#8217;de Salem&#8217;de yaşanan cadı avıyla toplumsal histeri ve paranoya atmosferini ustalıkla yansıtır. Arthur Miller&#8217;ın Cadı Kazanı&#8217;nı yazma [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>TARİHLER FARKLI AMA &#8216;KAYNAYAN KAZAN&#8217; AYNI: CADI KAZANI&#8230;</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-150575" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/1c04026062ee48278b33b6d78383968a-214x300.jpg" alt="" width="214" height="300" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/1c04026062ee48278b33b6d78383968a-214x300.jpg 214w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/1c04026062ee48278b33b6d78383968a-768x1075.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/1c04026062ee48278b33b6d78383968a-731x1024.jpg 731w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/1c04026062ee48278b33b6d78383968a-696x974.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/1c04026062ee48278b33b6d78383968a-1068x1495.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/1c04026062ee48278b33b6d78383968a-300x420.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/1c04026062ee48278b33b6d78383968a.jpg 1417w" sizes="(max-width: 214px) 100vw, 214px" /></p>
<p>Arthur Miller&#8217;ın &#8220;Cadı Kazanı&#8221; oyunu, insanın perde arkasında kalan karanlık yönlerini, adaletin sınırlarını ve toplumsal baskıyı ele alan etkileyici bir eserdir. Oyun, Salem Cadı Mahkemeleri&#8217;nin gerçek yaşanmışlığından esinlenerek yazılmıştır ve 1692&#8217;de Salem&#8217;de yaşanan cadı avıyla toplumsal histeri ve paranoya atmosferini ustalıkla yansıtır.</p>
<p><figure id="attachment_150568" aria-describedby="caption-attachment-150568" style="width: 235px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-150568" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240622_173824-235x300.jpg" alt="" width="235" height="300" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240622_173824-235x300.jpg 235w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240622_173824-768x980.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240622_173824-803x1024.jpg 803w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240622_173824-696x888.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240622_173824-1068x1363.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240622_173824-329x420.jpg 329w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240622_173824.jpg 1773w" sizes="(max-width: 235px) 100vw, 235px" /><figcaption id="caption-attachment-150568" class="wp-caption-text">Arthur Miller</figcaption></figure></p>
<p>Arthur Miller&#8217;ın Cadı Kazanı&#8217;nı yazma nedeni, Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nde, McCarthy dönemi olarak bilinen 1950&#8217;li yıllarda, komünist avını eleştirmektir. O dönemdeki komünizm korkusu ve &#8220;kırmızı avı&#8221; ile paralellikler taşıyan eser, masum insanların suçlanması ve toplumsal baskının sonuçlarına dikkat çeker.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-150569" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240622_174235-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240622_174235-300x200.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240622_174235-768x513.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240622_174235-696x465.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240622_174235-628x420.jpg 628w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240622_174235.jpg 808w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Miller&#8217;ın kendisi de toplumsal baskının etkisini yaşamış, Cadı Kazanı eser&#8217;i nedeniyle komünizmi desteklemekle suçlanmış ve Amerikan Karşıtı Faaliyetleri İzleme Komitesi tarafından 1957 yılında yargılanmıştır. Miller, yaşadığı dönemi cadı avına benzettiği için, 1692 yılında Salem kasabasında yaşanan cadı mahkemeleri konusuna eserinde yer vererek tüm baskı yönetimlerine ve baskı dönemlerine gönderme yapmak amacı taşımaktadır. Oyunun güncelliğini koruması da gücün, her çağda baskı unsuru olmasındandır.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-150570" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240622_174458-200x300.png" alt="" width="200" height="300" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240622_174458-200x300.png 200w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240622_174458.png 325w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240622_174458-280x420.png 280w" sizes="(max-width: 200px) 100vw, 200px" /></p>
<p>İstanbul Şehir Tiyatrolarının sahnelediği Cadı Kazanı&#8217;nın yönetmenliğini, Yiğit Sertdemir üstlenmiştir. Yiğit Sertdemir&#8217;in yönetmenliğindeki &#8220;Cadı Kazanı&#8221;, izleyicilere sadece bir tiyatro oyunu değil, aynı zamanda derin bir tarih dersi ve toplumsal bir eleştiri sunmaktadır. Oyun, geçmişte yaşanan olayların bugünümüze yansımalarını ve insan doğasının karanlık yönlerini gözler önüne serer. Bu başarılı sahnelemesiyle, Sertdemir ve ekibi, tiyatronun gücünü ve toplum üzerindeki etkisini bir kez daha kanıtlamıştır.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-150571" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240622_173641-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240622_173641-300x200.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240622_173641-768x512.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240622_173641-1024x682.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240622_173641-696x464.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240622_173641-1068x711.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240622_173641-630x420.jpg 630w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Metne sadık kalınarak sahnelenen oyunun merkezinde, kiliseye gitmeyi reddettiği için toplumdan dışlanan, özgür düşünce taraftarı çiftçi John Proctor ve eşi Elizabeth&#8217;in hikayesi yer alır. Proctor, Abigail Williams ile yaşadığı ilişki nedeniyle Abigail&#8217;in takıntısı haline gelir. Abigail, John&#8217;un karısı Elizabeth&#8217;e karşı kıskançlık duymaktadır. Salem Cadı Davaları sırasında, John Proctor ve eşi Elizabeth&#8217;in, cadılıkla suçlanmasını sağlar ve karı koca mahkum edilir. Proctor, Abigail&#8217;ın Salem&#8217;de cadı korkusunu başlatmasını durdurabileceğini fark eder ancak bunun için kendi zinasını itiraf etmesi gerekmektedir. Abigail&#8217;ı sahtekarlıkla suçlamaya çalışır ancak bu girişim başarısız olur. İtiraf ettiğinde ise iş işten geçmiştir ve Abigail&#8217;ın körüklediği av çılgınlığı durdurulamaz hale gelir. Proctor, sonunda cadı suçlanmasıyla idam edilir. Proctor gibi cadılıkla suçlanan insanlar üzerinden topluma korku salınmıştır ve halkı sindirme çabaları, oyunun ana eksenini oluşturmaktadır.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-150572" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240622_173629-300x199.jpg" alt="" width="300" height="199" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240622_173629-300x199.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240622_173629-768x511.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240622_173629-1024x681.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240622_173629-696x463.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240622_173629-1068x710.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240622_173629-632x420.jpg 632w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Oyunun karakterleri, derinlikle ele alınmıştır. John Proctor gibi karakterler, kendisiyle olduğu gibi çevresiyle çatışmaları ve vicdan mücadeleleriyle izleyiciyi etkilemeyi başarır. Ayrıca, Abigail Williams gibi karakterlerin manipülatif güçlerine karşı savaşan kişilerin trajedileri, kötülüğe yargının nasıl alet edildiğini ve toplumsal normların etkisini gözler önüne serer.</p>
<p>Oyun boyunca ironi ve sembolizm ustalıkla kullanılır. İzleyiciye, cadı avının gerçek nedenlerini sorgulatan ve insanların korku ve paranoyalarının toplumsal kaosa nasıl yol açabileceğini gösteren bir pencere açar.</p>
<p><iframe loading="lazy" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/dVeppkvvhuc?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen title="CADI KAZANI | FRAGMAN"></iframe></p>
<p>Kalabalık bir oyuncu kadrosuna sahip oyunda oyuncu kadrosunun her bir üyesi, karakterlerine hayat verirken, izleyicilerin empati kurmasını sağlayacak bir içtenlikle performans sergiliyor. Özellikle, toplum baskısının ve haksız suçlamaların, toplumsal yıkımı beraberinde getiren sahneler, Sertdemir&#8217;in yönetmenlik becerisini ortaya koyuyor.</p>
<p>Metin Deniz&#8217;in üstlendiği dekor tasarımı, oyunda Salem kasabasının kasvetli ve baskıcı atmosferini sahneye taşımaktadır. Sahne düzeni, o dönemin yaşam alanlarını ve toplumsal gerilimi hissettiren detaylarla bezeli. Dekor, oyunun temalarını destekleyen ve izleyiciyi o döneme götüren bir arka plan sunmaktadır.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-150573" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240622_173619-223x300.jpg" alt="" width="223" height="300" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240622_173619-223x300.jpg 223w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240622_173619-768x1032.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240622_173619-762x1024.jpg 762w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240622_173619-696x936.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240622_173619-1068x1436.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240622_173619-312x420.jpg 312w" sizes="(max-width: 223px) 100vw, 223px" /></p>
<p>Kostüm ve ışığın da ustaca tasarımı, oyunun hikayesini ve mesajını güçlendirirken, izleyicilerin oyunla kurduğu bağı da derinleştirmektedir. Atmosferin gerçekliği izleyicide empati duygusunu artırmakta ve izleyici, karakterlerle özdeşleşim kurmaktadır. Yiğit Sertdemir ve ekibinin bu başarılı sahnelemesi, tiyatro aracılığıyla, tarihe gerçekçi bir yolculuk yapılabileceğini ve bunu yaparken de görsel bir şölen sunulabileceğini kanıtlamaktadır.</p>
<p>Ancak oyunla ilgili teknik sıkıntılar olduğunu söylemeden de geçmemek gerek. Özellikle müziğin yükseldiği bazı sahnelerde ne yazık ki oyuncuların sesi işitilmez bir hale geliyor. İzlediğim güne mahsus bir sıkıntı olduğunu düşündüğüm için üzerinde durmamıştım ancak başka bir sahnelemede de tekrarlanınca dile gelmesi gereken bir husus oldu. Böylesi etkileyici bir oyunda, müziğin oyuncuların sesini engellemesi gibi bir durum, izleyicilerin deneyimini olumsuz yönde etkileyecektir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-150574" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240622_173609-300x194.jpg" alt="" width="300" height="194" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240622_173609-300x194.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240622_173609-696x450.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240622_173609-649x420.jpg 649w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/06/IMG_20240622_173609.jpg 767w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Ayrıca, bazı izleyiciler için oyunun süresi uzun gelebilir ve dikkatlerini kaybetmelerine neden olabilir. Uzun süren sahneler, modern zamanın izleyicisi açısından, bitmesi için sayılan dakikalara dönüşebilir.</p>
<p>Özetle, &#8220;Cadı Kazanı&#8221;, insanlara hükmetmek için kullanılan gücün niceliğini ve niteliğini, toplumsal baskının zararlarını ve adaletin sınırlarını izleyiciye trajik bir hikayeyle aktaran bir yapıt olarak öne çıkar. Miller&#8217;ın ustalıkla kurguladığı karakterler ve olaylara sadık kalınarak yapılan sahneleme, izleyicilerde kalıcı etkiler bırakırken, eserin toplumsal eleştiri boyutu da günümüzde hala geçerliliğini korumaktadır.</p>
<p>Hatice GÖRGEÇ/Tiyatro Eğitmeni</p>
<p>Hatice GÖRGEÇ/kentekrani</p>
<p><a href="https://www.youtube.com/channel/UCmnfnwPK8PU4eSIXEv3DPXg?view_as=subscriber">Youtube Abone Olmak İçin Tıklayınız</a></p>
<p>www.kentekrani.com 23 Haziran 2024</p>
<p><a href="https://www.kentekrani.com/category/hatice-gorgec/">Yazarın Tüm Yazıları</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>📽️NAZIM HİKMET&#8217;İN EDEBİ VE SİYASİ YOL HARİTASI</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2024/04/15/%f0%9f%93%bd%ef%b8%8fnazim-hikmetin-edebi-ve-siyasi-yol-haritasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Apr 2024 10:10:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Hatice GÖRGEÇ]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[hatice görgeç]]></category>
		<category><![CDATA[nazım Hikmet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=144857</guid>

					<description><![CDATA[📽️NAZIM HİKMET&#8217;İN EDEBİ VE SİYASİ YOL HARİTASI Nazım Hikmet, Türk edebiyatında yeri olan şair ve yazarlardan biri olarak tarih sahnesinde yerini almıştır. Ancak, onun adını büyük ölçüde görünür kılan sadece edebi yönü değil, aynı zamanda siyasi bir figür olarak kendini var etmesidir. Özellikle komünizmle ilişkisi, onun düşünsel ve siyasi kimliğinin önemli bir parçasıdır. Komünizm, Nazım Hikmet&#8217;in ideolojik [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f4fd.png" alt="📽" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />NAZIM HİKMET&#8217;İN EDEBİ VE SİYASİ YOL HARİTASI</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-144858" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/04/3b247b2b1a890852215c1b73ecea5f33-227x300.jpg" alt="" width="227" height="300" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/04/3b247b2b1a890852215c1b73ecea5f33-227x300.jpg 227w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/04/3b247b2b1a890852215c1b73ecea5f33-696x920.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/04/3b247b2b1a890852215c1b73ecea5f33-318x420.jpg 318w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/04/3b247b2b1a890852215c1b73ecea5f33.jpg 735w" sizes="(max-width: 227px) 100vw, 227px" /></p>
<p>Nazım Hikmet, Türk edebiyatında yeri olan şair ve yazarlardan biri olarak tarih sahnesinde yerini almıştır. Ancak, onun adını büyük ölçüde görünür kılan sadece edebi yönü değil, aynı zamanda siyasi bir figür olarak kendini var etmesidir. Özellikle komünizmle ilişkisi, onun düşünsel ve siyasi kimliğinin önemli bir parçasıdır. Komünizm, Nazım Hikmet&#8217;in ideolojik ve siyasi bakış açısını etkilemiş bir doktrindir. Nazım Hikmet, komünizmi bir adalet ve eşitlik arayışı olarak görür ve bu ideolojiye bağlı bir şekilde dünya penceresini açar. Onun şiirlerinde ve yazılarında komünizm ve sosyalizmle ilgili açık referanslar bulunur. Özellikle toplumsal adaletsizliği ve sınıf farklarını ele alırken komünist ideolojinin ilkelerine atıfta bulunur. Nazım Hikmet&#8217;in komünizme olan bağlılığı, onun sadece bir şair değil, aynı zamanda bir devrimci olarak da tanınmasına yol açar.</p>
<p>Nazım Hikmet&#8217;in komünizmle ilişkisi sadece ideolojik düzeyde kalmaz, aynı zamanda pratik bir boyuta evrilir. Hayatının bir kısmını komünist hareketlerin içinde aktif olarak geçirir ve bu uğurda çeşitli zorluklarla karşılaşır. Komünist idealler uğruna yaşadığı sürgünler ve hapis cezaları, Nazım Hikmet&#8217;in komünizme olan bağlılık ve inancıyla ilgili bir fikir edinmemizi sağlar.</p>
<p>Hikmet&#8217;in edebi yönüne baktığımızda ise çeşitli akımlardan etkilendiğini görürüz. Özellikle, sosyal gerçekçiliğin ön planda olduğu eserlerinde Nazım&#8217;ın dünya ile, halk ile kurmak istediği farklı bir ilişki vardır. İkinci Dünya Savaşı ve getirdiği buhran, dünya halklarını yıpratmış ve geleceğe dair ümitsizlikle doldurmuştur. Nazım Hikmet tam da bu koşulların içinden kalemiyle halka seslenmektedir. Ancak okur yazar oranının o dönemler çok çok düşük olduğunu unutmayalım. Zor şartların zor insanları olarak, açtıkları pencerelere bir yenisini ekleyen Nazım Hikmet de güncelliğini koruyan şairler arasındadır. Zaman zaman denediği akımlar, onun ideolojisinden süzülen kelimelerle yoğrulup eserlere dönüşmüştür. Bazı şiirlerinde denediği fütürist etki oluşturma gayreti, Nazım Hikmet&#8217;in hem döneminin sanatsal akımlarına olan ilgisini yansıtır hem de onun özgün sesini oluşturur.</p>
<p>Bu akım, geleneksel sanat anlayışına karşı çıkar ve sanatı devrimci bir araç olarak görür. Nazım Hikmet, fütüristlerin bu radikal yaklaşımını benimseyerek kendi şiirlerinde de kullanmıştır.</p>
<p>Trrrrum,</p>
<p>trrrrum,</p>
<p>trrrrum!</p>
<p>trak tiki tak!</p>
<p>makinalaşmak istiyorum!</p>
<p>Beynimden, etimden, iskeletimden geliyor bu!</p>
<p>Her dinamoyu altıma almak için çıldırıyorum!</p>
<p>Tükrüklü dilim bakır telleri yalıyor,</p>
<p>damarlarımda kovalıyor,</p>
<p>oto-direzinler lokomotifleri!</p>
<p><iframe loading="lazy" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/Y9_1rvclYVs?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen title="İlhan Mimaroğlu - Makinalaşmak İstiyorum (Nazım Hikmet)"></iframe></p>
<p>(Seslendiren: İlhan Mimaroğlu)</p>
<p>Nazım Hikmet&#8217;ten örnek verilen şiirdeki fütürist etki, edebi türlerde yapılan devrimlerin uzantısıdır.</p>
<p>Teknolojik ve endüstriyel gelişmelere atıflar yapılmıştır. Ayrıca, dünyada modern yaşamla birlikte gündeme gelen karmaşıklık ve hızın yansıtıldığı imge olarak, değişen dünyanın dünyanın nabzı tutulmaya çalışılır.</p>
<p>Bu sayede, okuyucuya çağdaş dünyanın kaotik doğasını ve bireyin bu ortamda nasıl bir konumda olduğu hissettirilir.</p>
<p>Elbette, Nazım Hikmet&#8217;in şiirlerindeki asıl önemli nokta, insanın ve toplumun sorunlarına duyduğu duyarlılıktır. Fütüristler gibi, Nazım Hikmet de sanatı bir araç olarak görür ve toplumsal değişim için bir çağrı yapar. Şiirlerinde insanın acılarına, haksızlıklara ve umutlarına odaklanır.</p>
<p>Sonuç olarak, Nazım Hikmet&#8217;in hedeflediği adil dünya düzeninin, ideolojik yozlaşmalar nedeniyle ütopik bir düşünce olarak kaldığını söyleyebiliriz. Sovyet dünyasıyla ilgili kaleme aldığı tiyatro oyununa bakarak; İvan İvanoviç&#8217;lere dönüşmeden önce ideal dünyalar için ideolojileri, idealistleri, iyi niyetleri, ilahlaştırmamak gerekir. Aksi halde ideal olana ulaşmak için yürüdüğümüz tüm yollar, kutsanmanın gururuyla kibirden geçilmeyecektir.</p>
<p>Hatice GÖRGEÇ/Tiyatro Eğitmeni</p>
<p>Hatice GÖRGEÇ/kentekrani</p>
<p><a href="https://www.youtube.com/channel/UCmnfnwPK8PU4eSIXEv3DPXg?view_as=subscriber">Youtube Abone Olmak İçin Tıklayınız</a></p>
<p>www.kentekrani.com 15 Nisan 2024</p>
<p><a href="https://www.kentekrani.com/category/hatice-gorgec/">Yazarın Tüm Yazıları</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SOKAK SANATI VE TOPLUMSAL MESAJLAR HAKKINDA&#8230;</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2024/02/03/sokak-sanati-ve-toplumsal-mesajlar-hakkinda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Feb 2024 11:00:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Hatice GÖRGEÇ]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[hatice görgeç]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=138444</guid>

					<description><![CDATA[SOKAK SANATI VE TOPLUMSAL MESAJLAR HAKKINDA&#8230; Sokak sanatı, geleneksel galeri, müze veya kurum binaları gibi ortamların dışında, genellikle kamuya açık alanlarda, duvarlarda veya sokak mobilyalarında vs. ortaya çıkan bir sanat türüdür. Bu sanat formu genellikle toplumsal mesajlar, politik ifadeler veya kültürel eleştiriler gibi derin anlamlar içerir. Sokak sanatı, sadece estetik bir deneyim sunmanın ötesinde, izleyicilere [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>SOKAK SANATI VE TOPLUMSAL MESAJLAR HAKKINDA&#8230;</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-138454 aligncenter" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/02/567de7334ebc42fcdd5eeb4165cd4d06-200x300.jpg" alt="" width="440" height="660" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/02/567de7334ebc42fcdd5eeb4165cd4d06-200x300.jpg 200w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/02/567de7334ebc42fcdd5eeb4165cd4d06-683x1024.jpg 683w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/02/567de7334ebc42fcdd5eeb4165cd4d06-696x1044.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/02/567de7334ebc42fcdd5eeb4165cd4d06-280x420.jpg 280w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/02/567de7334ebc42fcdd5eeb4165cd4d06.jpg 736w" sizes="(max-width: 440px) 100vw, 440px" />Sokak sanatı, geleneksel galeri, müze veya kurum binaları gibi ortamların dışında, genellikle kamuya açık alanlarda, duvarlarda veya sokak mobilyalarında vs. ortaya çıkan bir sanat türüdür. Bu sanat formu genellikle toplumsal mesajlar, politik ifadeler veya kültürel eleştiriler gibi derin anlamlar içerir. Sokak sanatı, sadece estetik bir deneyim sunmanın ötesinde, izleyicilere düşündürmeye teşvik ederek toplumsal bakış açısıyla bakma fırsatını sunar.</p>
<p>Sokak sanatının en belirgin özelliklerinden biri, geniş kitlelere hitap edebilme yeteneğidir. Şehirlerin duvarları, sanatçılar tarafından renkli bir tuval gibi kullanılarak, topluma açık galerilere dönüşür. Bu, sanatın elit kesimle sınırlı olmadığını ve herkesin erişebileceği bir sanat formu olduğunu vurgular.</p>
<p>Toplumsal mesajlar sokak sanatının temelini oluşturur. Sanatçılar, duvarları, binaları veya sokak mobilyalarını kullanarak çeşitli konularda seslerini duyururlar. Örneğin, politik bir durumu protesto etmek veya sosyal adaletsizliklere dikkat çekmek amacıyla yapılan grafitiler, toplumda bilinçlenmeye katkı sağlar. Verilmek istenen düşünsel unsurlar görsel verilerle desteklenir. Sanatın bu şekilde bir araç olarak kullanılmasıyla, çeşitli toplumsal konularda farkındalık yaratılır. Öte yandan sokak sanatının toplumsal mesajlarla etkileşimi, genellikle izleyici ile sanat arasında güçlü bir bağ kurar. Duvarlarda ortaya çıkan ifadeler, sadece geçici bir estetik deneyim değil, aynı zamanda düşündürücü bir diyalog başlatma potansiyeli taşır. İzleyici, sokak sanatının kendine özgü ve çoğu zaman provokatif doğası sayesinde, konular hakkında düşünmeye ve konuşmaya teşvik edilir.</p>
<p>Genel olarak, sokak sanatı toplumsal mesajlarla birleştirdiğinde, sadece estetik bir ifade değil, aynı zamanda toplumun kolektif bilincine bir katkı olarak görülebilir. Sanatçıların duvarları kullanarak iletmeye çalıştıkları mesajlar, toplumsal değişim ve farkındalık yaratma potansiyeli taşır, bu da sokak sanatını sadece bir sanat formu değil, aynı zamanda bir toplumsal eylem aracı haline getirir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-138446 aligncenter" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/02/Screenshot_20240202_020323-300x248.jpg" alt="" width="450" height="372" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/02/Screenshot_20240202_020323-300x248.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/02/Screenshot_20240202_020323-768x636.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/02/Screenshot_20240202_020323-696x576.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/02/Screenshot_20240202_020323-507x420.jpg 507w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/02/Screenshot_20240202_020323.jpg 963w" sizes="(max-width: 450px) 100vw, 450px" /></p>
<p>Örneğin, Banksy&#8217;nin &#8220;The Flower Thrower&#8221; adlı eseri, savaşın absürtlüğünü vurgulayan bir sokak sanatı örneğidir. İzleyicilere çiçekleriyle silah atan figür, barışın gücünü ve savaşın anlamsızlığını düşündürmek için etkili bir sembolist yaklaşım sunar.</p>
<p>Aynı şekilde, Shepard Fairey&#8217;in &#8220;Hope&#8221; posteri, Barack Obama&#8217;nın seçim kampanyasında ikonik bir simge haline gelmiş ve politik anlamda büyük etki yaratmıştır. Bu eser, sokak sanatının politik platformlarda nasıl etkili bir araç olabileceğinin bir örneğidir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-138448 aligncenter" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/02/Screenshot_20240202_020302-203x300.jpg" alt="" width="345" height="510" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/02/Screenshot_20240202_020302-203x300.jpg 203w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/02/Screenshot_20240202_020302-768x1136.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/02/Screenshot_20240202_020302-692x1024.jpg 692w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/02/Screenshot_20240202_020302-696x1029.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/02/Screenshot_20240202_020302-284x420.jpg 284w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/02/Screenshot_20240202_020302.jpg 781w" sizes="(max-width: 345px) 100vw, 345px" /></p>
<p>JR&#8217;in &#8220;Inside Out Project&#8221; ile dünya genelinde yüz binlerce portre kullanarak toplulukları bir araya getirmesi, yine sokak sanatının sadece duvarlara yapılan resimlerden öte bir anlam taşıdığını gösterir. Her bir portre, bir hikayeyi temsil eder ve toplumun çeşitli yönleriyle etkileşim kurar.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-138449 aligncenter" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/02/IMG_20240202_182313-228x300.jpg" alt="" width="403" height="530" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/02/IMG_20240202_182313-228x300.jpg 228w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/02/IMG_20240202_182313-319x420.jpg 319w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/02/IMG_20240202_182313.jpg 388w" sizes="(max-width: 403px) 100vw, 403px" /></p>
<p>Yine OBEY projesini de ekleyerek devam edersek;</p>
<p>Shepard Fairey&#8217;nin OBEY projesi, tüketim kültürünü eleştiren ve semboller aracılığıyla toplumun düşünmesini isteyen bir sokak sanatı hareketidir. Fairey, OBEY ile kitle kültürünün içsel çelişkilerine ve insanların tüketim alışkanlıklarına dikkat çeker, diyebiliriz.</p>
<p>ROA&#8217;nın &#8220;The Mole&#8221; adlı eseri, devasa bir yeraltı hayvanını tasvir ederek doğa ve insan etkileşimine dikkat çeken çarpıcı bir sokak sanatı örneğidir. Bu eser de doğanın korunması ve insanların çevresel etkilere karşı duyarlılığın vurgulanmasına hizmet eder.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-138451 aligncenter" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/02/Screenshot_20240202_020237-300x220.jpg" alt="" width="500" height="367" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/02/Screenshot_20240202_020237-300x220.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/02/Screenshot_20240202_020237-768x562.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/02/Screenshot_20240202_020237-80x60.jpg 80w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/02/Screenshot_20240202_020237-696x510.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/02/Screenshot_20240202_020237-573x420.jpg 573w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/02/Screenshot_20240202_020237.jpg 938w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" /></p>
<p>Sonuç olarak, sokak sanatını sadece kentsel manzaraların bir parçası olmaktan çıkarıp, toplumun kolektif bilincine bir katkı haline getiren duvarlardaki sanat eserleri, sadece geçici bir anlam taşımaz, aynı zamanda toplumun geçmişi, şu anı ve geleceği üzerinde kalıcı bir etki bırakır.</p>
<p>Hatice GÖRGEÇ/Tiyatro Eğitmeni</p>
<p>Hatice GÖRGEÇ/kentekrani</p>
<p><a href="https://www.youtube.com/channel/UCmnfnwPK8PU4eSIXEv3DPXg?view_as=subscriber">Youtube Abone Olmak İçin Tıklayınız</a></p>
<p>www.kentekrani.com 3 Şubat 2024</p>
<p><a href="https://www.kentekrani.com/category/hatice-gorgec/">Yazarın Tüm Yazıları</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
