<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hainlik &#8211; Kent Ekranı</title>
	<atom:link href="https://www.kentekrani.com/tag/hainlik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.kentekrani.com</link>
	<description>&#039;&#039;Kent Aynasından Türkiye&#039;&#039;</description>
	<lastBuildDate>Thu, 04 Jun 2026 06:37:48 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.5</generator>

<image>
	<url>https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/cropped-kentlogo-512x512-1-32x32.jpg</url>
	<title>Hainlik &#8211; Kent Ekranı</title>
	<link>https://www.kentekrani.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Coşkun KARTAL; HAİNLİĞİN ALT KOLLARI!</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/06/04/coskun-kartal-hainligin-alt-kollari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Jun 2026 08:30:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Coşkun KARTAL]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gözden Kaçmasın]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik-Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[coşkun Kartal]]></category>
		<category><![CDATA[Hainlik]]></category>
		<category><![CDATA[İhanet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=182892</guid>

					<description><![CDATA[Son günlerde “hain” sözcüğü dillerden düşmez, kulaklardan silinmez oldu. Hain diye emanete ihanet edene, sadakatsizlik yapana, nankörlere, kendisini sevenlere iyi görünüp arkalarından iş çevirene deniyor. Savaşta düşmanla iş birliği yapana da vatan haini sıfatı uygun görülmüş.&#160; Her halde bir kimseye yüklenen hain sıfatı, binde bir gerçeklik payı olsa bile çok ağır.&#160; Hainlikle suçlanan normal bir [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Son günlerde “<strong>hain</strong>” sözcüğü dillerden düşmez, kulaklardan silinmez oldu.</p>



<p>Hain diye emanete ihanet edene, sadakatsizlik yapana, nankörlere, kendisini sevenlere iyi görünüp arkalarından iş çevirene deniyor.</p>



<p>Savaşta düşmanla iş birliği yapana da vatan haini sıfatı uygun görülmüş.&nbsp;</p>



<p>Her halde bir kimseye yüklenen hain sıfatı, binde bir gerçeklik payı olsa bile çok ağır.&nbsp;</p>



<p>Hainlikle suçlanan normal bir insanı, eğer çok küçük bir vicdan kırıntısı varsa uyutmayacak, utançtan yerin dibine geçirecek kadar ağır.</p>



<p>Ne var ki, tarih boyunca hainliğin de kategorileri olmuş.</p>



<p>&nbsp;Bana göre bir <strong>pasif hainlik</strong>, bir de aktif hainlik var.</p>



<p>Pasif hainlik, insanların kendisinden beklediği davranış biçimlerini göstermeyen, rekabet durumlarında “karşı tarafa” geçip o tarafın hizmetine girenler için kullanılabilir.</p>



<p>Ancak ihanet ettiği tarafa zarar verme kapasitesi sınırlıdır.</p>



<p>Zaten bu tür karşıtlık durumlarında kimin iyi (ve haklı) kimin kötü ( ve haksız) olduğu taraflara göre değiştiği için hainlik suçlaması yarı yarıyadır.</p>



<p>Kamuoyunun diğer yarısı bu tür geçişleri “doğru yolu bulma” diye değerlendirebilir.</p>



<p>Lakin, geçilen tarafın stratejik olarak kabul edip geçeni içten içe hain olarak kabul ettiği kimi ihanet eylemleri de vardır.</p>



<p>Bu eylemler bana göre “<strong>mutlak hainlik</strong>” halidir.</p>



<p>Bu tür ihanetler hiçbir yerden saygı görmez, faillerine kimse güvenmez, herkes nefret eder.</p>



<p>Bir de “<strong>eylemli ihanet</strong>” biçimi vardır ki, bu en vahimidir.&nbsp;</p>



<p>Tarihte bir çok ülkede yaşanmış ve önemli sonuçları olmuş örnekleri mevcuttur.</p>



<p>Bir iki örnek vermek gerekirse, <strong>Sezar’ın</strong> katledildiği suikastte yer alan kendisine çok yakın -bazılarına göre yeğeni &#8211; <strong>Brütüs’ün</strong> saldırısı&nbsp; bir örnektir.</p>



<p>İmparator, bir rivayete göre Romalı senatörlerden oluşan saldırgan grubun içinde çok sevdiği Brütüs’ü görünce büyük bir hayal kırıklığı içinde “sen de mi oğlum !” diyebilmiştir.</p>



<p>Bu olayı oyunlaştıran <strong>Shaekspeare’in</strong> ise bu rivayetten esinlenerek Sezar’a “Sen de mi Brütüs” dedirttiği anlatılır</p>



<p>“<strong>Sen de mi Brütüs</strong>” sözü, yazıldığından bu yana geçen yüz yıllar boyunca bir tiyatro repliği boyutunu aşmış, ihanetin en gerçek vurgusu olarak kabul görmüştür.</p>



<p>Bir başka çok bilinen örnek de, Çarlık Rusya’sının başkenti St.Petersburg (Petrograd) da yaşanan <strong>Kanlı Pazar olayıdır.</strong></p>



<p>Bu olayın faili de <strong>Papaz Georgi Gapon</strong> diye bilinen bir Ortadoks din adamıdır.</p>



<p>Yüzyılın ilk yıllarında Çarlık Rusya’sında işçiler yetersiz ücretlerle, yoksulluk içinde, günde 12 saat mesaiyi bulan çok ağır koşullarda çalışıyorlardı.</p>



<p>Bu durum, işçilerin o dönem yükselmeye başlayan sol ve sosyalist hareketlere yönelmesine, desteklerinin artmasına yol açıyordu.</p>



<p>Çarlık rejimini korumakla görevli Çarlık gizli polisi Ohranka, bu durumu  engellemek için bir proje geliştirmişti.</p>



<p>Projeye göre, devlet kontrolünde sarı sendikalar kurularak işçilerin taleplerini dile getirmeleri sağlanacak, böylece sol ve sosyalist akımlarla ilişki kurmalarının önüne geçilecekti.</p>



<ol start="20" class="wp-block-list"></ol>



<p>Proje kapsamında St. <strong>Petersburg’da</strong> üzerinde devletin gizli&nbsp; kontrolü bulunan Rus Fabrika İşçileri Meclisi adıyla bir sendika kuruldu.</p>



<p>Sendikanın başına da etkili hitabetiyle bilinen Papaz Gapon getirildi.</p>



<p>Gapon, akıcı konuşmalarıyla işçileri etkiledi ve kendisini çok sevdirdi!</p>



<p>İşçiler, onu kendilerini koruyacak kutsal bir lider, <strong>Çar’a</strong> isteklerini iletecek bir elçi olarak görüyorlardı.</p>



<p>1904 yılının Aralık ayında Gapon’un sendikasına üye 4 işçi işten çıkarılınca, papaz grev çağrısı yaptı ve Ocak ayında 150 bin işçi greve gitti.</p>



<p>Grevlerin hayatı durma noktasına getirmesi üzerine Gapon, çağrısıyla greve giden işçilere Çar II. <strong>Nikolay’ın</strong> sarayına “barışçı “ bir yürüyüş düzenleyip sorunlarını anlatma önerisinde bulundu.</p>



<p>9 Ocak (miladi takvime göre 22 Ocak) Pazar günü, kadın, çocuk ve erkeklerden oluşan on binlerce işçi, papazın ardından St. Petersburg cadde ve sokaklarından “baba gibi medet umdukları“ Çar’ın kışlık sarayına doğru yürüyüşe geçti.</p>



<p>Ellerinde ikonalar ve haçlar vardı.</p>



<p>Bir kısmı “<strong>Tanrı Çarı Korusun</strong>” diye şarkı bile söylüyordu.</p>



<p>Ancak Çar, sandıkları gibi, isteklerini öğrenmek için&nbsp; sarayında değildi.</p>



<p>Onun yerine, bu “barışçıl” yürüyüşü rejime karşı tehdit olarak algılayan askerler vardı.</p>



<p>Ellerinde silahları, caddelerde ve sarayın önünde barikatlar kurmuşlardı.&nbsp;</p>



<p>İşçiler yaklaştığında, sözüm ona bir uyarı yaptıktan sonra sivil halka doğrudan ateş açtılar.</p>



<p>Süvari birlikleri atlarıyla kalabalığa dalıp önlerine gelene kılıç darbeleri indirmeye başladı.</p>



<p>Sonuç, yüzlerce ölü, binlerce yaralı.</p>



<p>Rusya tarihinin kanlı pazarı.</p>



<p>Ancak, Papaz Gapon’un hain provokatörlüğü o gün de ortaya çıkmadı.&nbsp;</p>



<p>Kendisi, yürüyüşçülerden biri tarafından “kurtarılmak için” alandan uzaklaştırıldı; hemen ardından yurt dışına kaçtı.</p>



<p>Hain papaz, yurt dışında da, sürgünde bulunan Rus devrimcilerle bağlantı kurarak Çarlık polisine bilgi aktarmaya devam etti.( o sırada İsviçre’de bulunan <strong>Lenin’le</strong> bile görüşmeyi başardığı söylenir.)</p>



<p>Gapon, bir süre sonra Rusya’ya dönüp işçilerin arasından polise bilgi aktarmaya devam etti, ancak bu kez “<strong>papaz pilav yemedi</strong>” ve kısa sürede foyası ortaya çıktı.</p>



<p>Tarihin en tanınmış “eylemli hain”inin kanlı öyküsü, ihanetinin cezalandırılmasıyla&nbsp; sona erdi.</p>



<p>Ancak, aralarında çocuklar ve kadınların da olduğu işçileri, yıkılmak üzere olan Çarlık’ın kanlı ellerine teslim ettiği hiç unutulmadı.</p>



<p>COŞKUN <strong>KARTAL</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
