<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Cüneyt Gündoğdu &#8211; Kent Ekranı</title>
	<atom:link href="https://www.kentekrani.com/tag/cuneyt-gundogdu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.kentekrani.com</link>
	<description>&#039;&#039;Kent Aynasından Türkiye&#039;&#039;</description>
	<lastBuildDate>Thu, 23 Oct 2025 09:31:34 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.4</generator>

<image>
	<url>https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/cropped-kentlogo-512x512-1-32x32.jpg</url>
	<title>Cüneyt Gündoğdu &#8211; Kent Ekranı</title>
	<link>https://www.kentekrani.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>🎥 Hülya Bilge GÜLTEKİN; &#8216;Şehir Zaman Kadın&#8217; ve Nurullah Kadirioğlu’nun Şiiri.</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2025/10/23/%f0%9f%8e%a5-hulya-bige-gultekin-sehir-zaman-kadin-sehir-zaman-kadin-ve-nurullah-kadirioglunun-siiri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Oct 2025 11:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DOĞA-ÇEVRE]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kent İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Cüneyt Gündoğdu]]></category>
		<category><![CDATA[Hülya Bige GÜLTEKİN]]></category>
		<category><![CDATA[Nurullah Kadirioğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Şehir Zaman Kadın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=174647</guid>

					<description><![CDATA[&#8216;Yaşamın salıncağında&#8217; demiş şair ilk şiirinde. Ondan yola çıkarak şiirin salıncağında diye başlayacağım ben de bu yazıya. Şiirin salıncağında, gelenekle görenek arasında, görünenle görünmeyenin gizemli sarmalında, metafizik ürpertilerle dolu bir yolculuğa çıkmak gibiydi bu kitabı okumak. Okumaya sık sık ara verip, anlatmak için midir şiir, anlamak için midir, diye sordum kendime. Nedir bunca şairin derdi, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>&#8216;Yaşamın salıncağında&#8217; demiş şair ilk şiirinde. Ondan yola çıkarak şiirin salıncağında diye başlayacağım ben de bu yazıya.</p>



<p>Şiirin salıncağında, gelenekle görenek arasında, görünenle görünmeyenin gizemli sarmalında, metafizik ürpertilerle dolu bir yolculuğa çıkmak gibiydi bu kitabı okumak.</p>



<p>Okumaya sık sık ara verip, anlatmak için midir şiir, anlamak için midir, diye sordum kendime. Nedir bunca şairin derdi, bunca sözcük ve imgeyle dedim. Duymak için olmalı kendini dedim sonra. İnsanın içi musıkiler silsilesi. Hissetmek için olmalı dedim, sesten, histen ve düşten de yaratıldığını.</p>



<p>Şehir, Zaman, Kadın; içe dönük bir şairin, gerçeklikten kopmadan his sesiyle ördüğü bir kitap. Şiirlerde egemen temalar olarak şehir, zaman ve kadın öne çıkıyor olsa da çok daha zengin temalar ve güçlü imgelerle bezeli.</p>



<p>Yaşam ve ölüm ve öteki ölüm.</p>



<p>&#8220;<em>Ölüm boyumuzca bir şeydir. -metafizik-<br>Elbet gün gelir emzirir analarımız.&#8221;</em></p>



<p>Çocukluk ve adamlık ve kadınlık.</p>



<p>&#8220;<em>Cevabı yıllar sonra aklıma yattı<br>Babama küçükken sorduğum<br>Kadına dair sorunun;<br>Bir yüzü ay, öteki neden hep gece<br>Süt de onda oğul, zehir de.&#8221;</em></p>



<p>Aşk ve acı ve hüzün.</p>



<p>&#8220;Bir kadın geçiyor gözlerimin buğusundan<br>Hüzünle kol kola<br>…<br><em>Bir şey bilirim<br>Yalnız bir şey<br>Ne acı yaraşır bize<br>Ne acısız çıkılır yola. &#8220;</em></p>



<p>Suç ve günah ve şehvet.</p>



<p>&#8220;Billur bir suç işledim<br>Dolaşıp kıbleye durdu günah,<br>…<br><em>Rutin darbelerle çıldırır gövde<br>Uzanır, meğer ki kadınım yok.&#8221;</em></p>



<p>Sabahlar ve akşamlar ve geceler.</p>



<p>&#8220;<em>Nefesimi unuttığum yerde<br>Dansı bıraktım,<br>Akşam şaraba benzerdi<br>Hu ya hu ya.&#8221;</em></p>



<p>Şarkılar ve makamlar ve rüyalar.</p>



<p>&#8220;<em>Oradaysa gitti<br>Kim gitmez ki?<br>İncesaz segâh yerine<br>Incesızı hüzzam.<br>Yıkanır suyunda zaman<br>Ağusu akar<br>Ellerini yıkar.&#8221;</em></p>



<p>Ve insanlar:</p>



<p>&#8220;<em>Kasiyerler, natırlar, kasaplar… muavinler, bekçiler, zabıtalar, katipler… fahişeler, ayyaşlar, kopuklar… bitli oğlanlar, sivilceli kızlar…&#8221;</em></p>



<p>Ve dahası.</p>



<p>Şairin yalın ve çarpıcı dili, hem duygusal hem de düşünsel bağı kolayca kurar okuyucuyla. Güçlü üslubu, duygusal bir yolculuk sunarken, insanın çelişik ve karmaşık doğası üzerine düşünmeye de teşvik eder. Şiirlerin estetik gücü ise bireysel deneyimlerin evrensel temalara dönüştüğü alegorik dizelerde gösterir kendini. Şairin Özdemir Asaf gibi büyük ustaları da selamladığı dizelerdir bunlar aynı zamanda.</p>



<p>&#8220;Sen hem bir hastalık gibisin hem de sağlık gibisin.&#8221;</p>



<p>&#8220;Süt de onda oğul, zehir de.&#8221;</p>



<p>Ve Orhan Veli misali, şiir gündelik hayatın ta kendisidir dedirtmekten de geri durmamıştır şair. &#8216;Rutin&#8217; adlı şiirinde, hayatın sıradanlığı içindeki şiirselliği, samimi ve yalın bir üslupla aktarmıştır okuyucuya.</p>



<p>&#8220;<em>Ehven-i şer bir iş, kırmızı yok.<br>Vasat bir ev, biz arka balkona<br>Kömür koyuyoruz<br>Eve geç kalma,<br>Eve<br>Geç<br>Kalma,<br>Karımın sesi bu da<br>Ve salınımı<br>Hayasızca salınışı ümidin.<br>Yoruldum<br>Şimdi bir yağmur yağsa<br>Ancak rahatlarım.&#8221;</em></p>



<p>Şiirlerdeki kadın vurgusunda, kadın, sadece fiziksel güzelliğiyle sınırlandırılmamıştır, kadının, şairin yaşam enerjisinin kaynağı da olduğunu görmek mümkündür. Kadın, yokken bile varlığını ve hükmünü sürdürür şairin iç dünyasında. Dolayısıyla Özdemir Asaf ve Orhan Veli ile sınırlı kalmaz şairin ustaları selamlaması. Şiir serüveninde en büyük &#8216;ders&#8217; ve desteği gördüğü; &#8216;Ne kadınlar sevdim, zaten yoktular, &#8216;diyen ustası Attila İlhan&#8217;ı da selamlar şair.</p>



<p>&#8220;<em>Ve kadınlar<br>Hülyaların güzel oyuncakları;<br>Starlar, artistler, sevgililer<br>Çocukluğumun sedef aynasında<br>Makyaj tazeleyenler<br>Neye yarar?&#8221;</em></p>



<p>Sadece yenilikçi şairleri selamlamakla kalmaz Nurullah Kadirioğlu, divan şiirine de göndermeler yapar kimi dizelerinde. Gelenek ağacından topladıklarını özenle kurduğu yenilikçi sofrasına da ustalıkla serpiştirir.</p>



<p>&#8220;<em>Vakfına erdim:<br>Avarif&#8217;ul me&#8217;arif<br>Ekanim-i selâse<br>Yitik zamanda<br>Konuşurken usul kelâm<br>Nerede kalmıştık biz<br>Allah aşkına?&#8221;</em></p>



<p>Okumaya devam ettikçe, şairin &#8216;nostaljik ve melankolik ve alegorik&#8217; iç dünyasına tanık olmakla kalmaz, şiirlere sinen zamanların ruhuna da aşina oluruz bir yandan. Şairin kendini merkeze alarak yol alışı, içinde bulunduğu &#8216;toplum ve dünya ve kainat&#8217; ile olan bağına da ışık tutar. Bireysel mücadelesini varoluşsal mücadelesine Deniz Gezmiş&#8217;i anarak içiçe yansıttığını görürürüz.</p>



<p>&#8220;<em>Tamamlandı düşen satır:<br>Leke<br>Sır<br>Ayna<br>Alt alta üç nokta:<br>Protest<br>Şiar<br>Nümayiş,<br>Eğildi karanfil:<br>Havaya<br>Suya<br>Toprağa<br>Ağzıma<br>Dördüncü<br>Cemre:<br>Bere<br>Yara<br>Mayıs<br><strong>Deniz</strong>&#8220;</em></p>



<p>Kitabın vaadettikleri bu kadarla sınırlı değil elbette. Küçük bir pencere açmaya çalıştım ben kitabın kapağına. Daha fazlası için küçük bir davetiye. Okuyacak olanlarla aynı dizede buluşmak dileğiyle.</p>



<p>&#8220;<strong>Kuşlar değil ya hep imge.&#8221;</strong></p>



<p>Hülya Bilge <strong>GÜLTEKİN</strong></p>



<p><em>Şehir Zaman Kadın</em></p>



<p><strong>EN GÜZEL RESİM</strong><br>Şiir: Nurullah <strong>KADİRİOĞLU</strong><br>Seslendiren; Cüneyt <strong>GÜNDOĞDU</strong><br>TRT Spikeri</p>



<figure class="wp-block-video"><video controls src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2025/10/1000025310.mp4"></video></figure>



<p>Kitap İçin;</p>



<p><a href="https://share.google/fsAcOPvR5wBy20kyS">https://share.google/fsAcOPvR5wBy20kyS</a></p>



<p><a href="https://share.google/IYYNEaPGouk1c8hdT">https://share.google/IYYNEaPGouk1c8hdT</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		<enclosure url="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2025/10/1000025310.mp4" length="12393840" type="video/mp4" />

			</item>
		<item>
		<title>İNSANLIĞIN HAKKINI VERİN</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2024/03/14/insanligin-hakkini-verin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 Mar 2024 08:14:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cüneyt GÜNDOĞDU]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Gözden Kaçmasın]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Cüneyt Gündoğdu]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=142215</guid>

					<description><![CDATA[İNSANLIĞIN HAKKINI VERİN İnsanoğlunun yazdığı tabletlerde, papirüslerde, yazıtlarda, kitaplarda; indirilen kutsal kitaplarda kaç bin yıldır anlatılır insan olmanın kaideleri. Kolaydır ama nedense kolayına gelmez insan(!)oğlunun, kızının. Az biraz sorumluluğu vardır ya, ondan olsa gerek bu tembellik. Oysa ölçüt çok basit: kendine nasıl davranılmasını istiyorsan karşındakine öyle davran. İletişimin ana kurallarından biri budur aslında. Karşımızdakinin bizi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İNSANLIĞIN HAKKINI VERİN</strong></p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone wp-image-142216" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/03/IMG_20240313_153402-300x200.jpg" alt="" width="746" height="497" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/03/IMG_20240313_153402-300x200.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/03/IMG_20240313_153402-768x513.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/03/IMG_20240313_153402-696x465.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/03/IMG_20240313_153402-629x420.jpg 629w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/03/IMG_20240313_153402.jpg 791w" sizes="(max-width: 746px) 100vw, 746px" /></p>
<p>İnsanoğlunun yazdığı tabletlerde, papirüslerde, yazıtlarda, kitaplarda; indirilen kutsal kitaplarda kaç bin yıldır anlatılır insan olmanın kaideleri. Kolaydır ama nedense kolayına gelmez insan(!)oğlunun, kızının. Az biraz sorumluluğu vardır ya, ondan olsa gerek bu tembellik. Oysa ölçüt çok basit: kendine nasıl davranılmasını istiyorsan karşındakine öyle davran. İletişimin ana kurallarından biri budur aslında. Karşımızdakinin bizi dinlemesini mi istiyoruz, önce biz onu dinleyeceğiz; bizi anlamasını mı bekliyoruz, önce biz onu anlamaya çalışacağız; bize saygıda kusur etmemesini mi istiyoruz, önce biz saygılı olacağız. Burada saygı kavramının iki boyutunu düşünmek gerekir: saygı duymak, saygı göstermek. Saygı duymak çok açık, o kişiye, kişilik özelliklerinden dolayı (Parasından, makamından olmasın ha J Saygı kişiliğe duyulur çünkü.) önem, önemden öte değer vermek. Saygı göstermek ise farklıdır. Saygı göstermek, saygı duymasanız bile onun varlığına, düşüncelerine, davranışlarına hoşgörüyle bakabilmektir. Ama burada bir sınır vardır. O da o kişinin size veya çevreye saygısızlık edip etmediğidir. O kişi de saygı sınırlarında kalarak kendisini ifade ediyor ve gerçekleştiriyorsa sizin de ona saygınız devam eder, ama gene de o kalıplara itirazınız vardır. Konumuza dönelim…Demiştik ki, iyi insan olmanın kaideleri vardır. Bunlar da kendimize davranılmasını istediğimiz şeyleri başkasına gocunmadan gösterebilmektir.  İyi insanın tanımını kutsal kitaplar, din dışı öğretilere dair metinleri felsefeciler ortaya koymuş oldukları için şimdilik bu konuyu pas geçiyorum. Şuna değineceğim çokça. “İnsan” diyoruz kendimize ama peki “insanlığın hakkını” verebiliyor muyuz?</p>
<p>Öncelikle şunu söyleyeyim, bu makale bir robotun insan gibi davranması için yazılmadı…Bir insanın “insan gibi” davranması için yazıldı…Yani muradım, ruhu tanımış ve ortak kaygılar, ortak sevinçler yüklenmiş ruhun birbirine güzellik filtresinden geçerek ulaşmasına katkı sunmaktır. İnsanım demek kolay. Zor gibi görünse de daha kolay olan insanlığın hakkını verebilmektir. İnsanlığın hakkını vermek, kendi hakkına razı olmakla başlayıp son lokmanı bile paylaşabilmenle biter. Ve bittiği yerde büyük bir anlam başlar.</p>
<p>Sanıldığı gibi iki ayağımızın üzerinde durabildiğimiz için insan olmuyoruz. Ahlak, vicdan, empati sahibi olmak; sözüne yalan, sütüne su katmamak; hodkâm değil diğerkâm olabilmektir insanlığın hakkını verebilmek. Bizim kendimize “insan” dememiz bir yere kadar geçerli ve önemlidir. Genel kanaat bizim için “insan gibi insandır” şeklindeyse yolumuz doğru, şanımız ulu, ruhumuz dolu demektir.</p>
<p>“İnsan”larla karşılaşmak ümidiyle…</p>
<p>Cüneyt <strong>GÜNDOĞDU</strong></p>
<p>Cüneyt Gündoğdu/kentekrani</p>
<p><a href="http://www.cuneytgundogdu.com/" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=http://www.cuneytgundogdu.com&amp;source=gmail&amp;ust=1691408118418000&amp;usg=AOvVaw3mw7cu0ePMarGRpYXVrKH_">http://www.cuneytgundogdu.com</a></p>
<div dir="auto">
<p><a href="https://www.youtube.com/channel/UCmnfnwPK8PU4eSIXEv3DPXg?view_as=subscriber">Youtube Abone Olmak İçin Tıklayınız</a></p>
<p>www.kentekrani.com  14 Mart 2023</p>
</div>
<div dir="auto"><a href="https://www.kentekrani.com/category/cuneyt-gundogdu/">Yazarın Tüm Yazıları</a></div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KONUŞMAK İÇİN ÖNCE DİNLEYİN</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2023/11/27/konusmak-icin-once-dinleyin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Nov 2023 08:00:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cüneyt GÜNDOĞDU]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Gözden Kaçmasın]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Cüneyt Gündoğdu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=131627</guid>

					<description><![CDATA[KONUŞMAK İÇİN ÖNCE DİNLEYİN Millet olarak bir sıkıntımız var, sabırsızız. Oysaki göçebe kültürden gelen köklerimizde sabır kavramı çok önemlidir, zira zorlu şartlarda hayatta kalmanın ilk kuralı o şartlara sabır göstermekti. Kur’an-ı Kerim’de sabır kelimesi seksenden fazla yerde geçer.(Keza, diğer kutsal kitaplarda da geçer.) Atalarımız göçebeydi. Göçebelikte sabır çok önemli yer tutar. Tüm bunlara rağmen bu [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KONUŞMAK İÇİN ÖNCE DİNLEYİN</strong></p>
<p><img decoding="async" class="wp-image-131628 aligncenter" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2023/11/b3618e66693265c35a45e22abf4c8ebf-300x268.jpg" alt="" width="536" height="479" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2023/11/b3618e66693265c35a45e22abf4c8ebf-300x268.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2023/11/b3618e66693265c35a45e22abf4c8ebf-696x621.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2023/11/b3618e66693265c35a45e22abf4c8ebf-471x420.jpg 471w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2023/11/b3618e66693265c35a45e22abf4c8ebf.jpg 735w" sizes="(max-width: 536px) 100vw, 536px" /></p>
<p>Millet olarak bir sıkıntımız var, sabırsızız. Oysaki göçebe kültürden gelen köklerimizde sabır kavramı çok önemlidir, zira zorlu şartlarda hayatta kalmanın ilk kuralı o şartlara sabır göstermekti. Kur’an-ı Kerim’de sabır kelimesi seksenden fazla yerde geçer.(Keza, diğer kutsal kitaplarda da geçer.) Atalarımız göçebeydi. Göçebelikte sabır çok önemli yer tutar. Tüm bunlara rağmen bu konuda milletçe acemiyiz. Kendimiz bir şey anlatırken akan sular dursun, herkes bizi dinlesin istiyoruz ama başkası konuşurken dinleme nezaketini gösteremiyoruz. Tartışma programlarını göz önüne alın. Koca koca akademisyenler,  anlı şanlı gazeteciler, sanatçılar, fikir adamları, ancak söz sırası alabilmiş kişinin daha üçüncü cümlesinde “Ama” diye başlıyor itiraza. Bir şeyi dinlemeden neye itiraz ediliyor anlamak mümkün değil bu bir tarafa; aynı şey kendisine yapıldığında hiç hoş karşılamıyor. Herhangi bir şeyi onaylamak için de, itiraz etmek için de anlamak şart. Anlamak için de dinlemek şart.</p>
<p>Size bir şey anlatıldığında dikkatle, özenle dinleyin. Dinlediğiniz konu size sıkıcı gelebilir ama size anlatan için çok önemli olabilir. Tabii aynı konu bir saplantı hâline getirilip sabah akşam anlatılıyorsa, çözüm bulma noktasında bir sonuca ulaşılamıyorsa durum farklıdır. Bu şartlarda o kişiyi sizin değil bir uzmanın dinlemesi gerekir.  Özel sorunların dışında işiniz gereği insanları çok dinlemek zorunda kalıyorsanız, gene sabır göstermeniz gerekir. Mesela bir işletmenin müşteri danışma hattında görevliyseniz birbirine benzer sorunların ve soruların gelmesi kaçınılmazdır. Bu durumda sizi arayan kişiye “Daha demin arayana açıkladım aynı şeyi” mantığıyla yaklaşmanız doğru bir hareket tarzı olmaz. Çünkü o kişi ilk defa aradığı için, sorununa çözüm beklemektedir (Burada çözüm belki yönetsel manada olabilir. Yeterli sayıda personel arasında uygulanacak sağlıklı bir rotasyon sistemi, sorunu azaltacaktır kanaatindeyim.) Yüz yüze yapılan görüşmelerde dinleyici konumundaysanız, gözlerinizi muhatabınızdan kaçırmayın. Konu dışına çıkmayın, konunun merkezinde kalın. Dinleme esnasında elinize bir obje (Kalem, masa süsü vs.) alıp, ilginizi ona yoğunlaştırmayın. Bu durum karşınızdakinde “Beni dinlemiyor, anlattıklarımla ilgilenmiyor bile” duygusu yaratır, bunu unutmayın. Dinlediğiniz kişinin gözlerine bakın (Sabit bir şekilde ve gözlerinizi hiç ayırmadan değil…Makul aralıklarla ama ilgisizmişsiniz hissi uyandırmayacak şekilde), dinlerken başınızı sağa doğru hafifçe yatırmanız ilgili olduğunuzu gösterir. (Birini ilgiyle dinlerken aklınıza bu kural geldiğinde kendinize bakın, mutlaka başınızın sağa doğru hafifçe yatmış olduğunu göreceksinizdir. Ben kendimi çok gördüm öyle). Dinlerken arada bir “Hı hı, evet, anlıyorum” diyerek ilginizin sürdüğünü gösterin. Hele telefonda konuşuyorsanız bunu mutlaka yapın. Siz ses çıkarmazsanız karşınızdaki kişi boşluğa konuşuyor gibi hissedebilir kendisini. Bu basit kuralları amirseniz memurunuza karşı, ebeynseniz çocuklarınıza karşı, dostsanız çevrenize karşı, size herhangi bir konuda danışılan biriyseniz muhatabınıza karşı nezaketle uygulayın.</p>
<p>Ama ille de “Çok konuşacağım” diyorsanız size kimse bir şey yapamaz  tabii… Bence gene de konuşma öncesinde mutlaka “Çok dinleyin.”</p>
<p>Cüneyt Gündoğdu/kentekrani</p>
<p><a href="http://www.cuneytgundogdu.com/" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=http://www.cuneytgundogdu.com&amp;source=gmail&amp;ust=1691408118418000&amp;usg=AOvVaw3mw7cu0ePMarGRpYXVrKH_">http://www.cuneytgundogdu.com</a></p>
<div dir="auto">
<p><a href="https://www.youtube.com/channel/UCmnfnwPK8PU4eSIXEv3DPXg?view_as=subscriber">Youtube Abone Olmak İçin Tıklayınız</a></p>
<p>www.kentekrani.com  27 Kasım 2023</p>
</div>
<div dir="auto"><a href="https://www.kentekrani.com/category/cuneyt-gundogdu/">Yazarın Tüm Yazıları</a></div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SAHTE İMAJ=PATİNAJ</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2023/10/11/cuneyt-gundogdu-sahte-imajpatinaj/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Oct 2023 09:00:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cüneyt GÜNDOĞDU]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Gözden Kaçmasın]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Cüneyt Gündoğdu]]></category>
		<category><![CDATA[imaj]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=126965</guid>

					<description><![CDATA[SAHTE İMAJ=PATİNAJ Askere gittiğimde bir arkadaşımın da aynı yerde askerlik yaptığını gördüm. Oradan buradan konuşurken acemilik sonrası geldiği bu birlikteki ilk gününde, askerlere “iyi bir çıkıştığını”, onların “gözünü iyi bir korkuttuğunu” anlatmıştı bana…Bu “imaja” ne gerek var demiştim kendi kendime. Arkadaşıma göre saygı görmenin yolu korkutmaktan geçiyordu anlaşılan. Ben ise sevgi diliyle kazanılan şeyin saygı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>SAHTE İMAJ=PATİNAJ</strong></p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-126966" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2023/10/IMG_20231010_164857-300x297.jpg" alt="" width="300" height="297" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2023/10/IMG_20231010_164857-300x297.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2023/10/IMG_20231010_164857-150x150.jpg 150w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2023/10/IMG_20231010_164857-424x420.jpg 424w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2023/10/IMG_20231010_164857.jpg 453w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Askere gittiğimde bir arkadaşımın da aynı yerde askerlik yaptığını gördüm. Oradan buradan konuşurken acemilik sonrası geldiği bu birlikteki ilk gününde, askerlere “iyi bir çıkıştığını”, onların “gözünü iyi bir korkuttuğunu” anlatmıştı bana…Bu “imaja” ne gerek var demiştim kendi kendime. Arkadaşıma göre saygı görmenin yolu korkutmaktan geçiyordu anlaşılan. Ben ise sevgi diliyle kazanılan şeyin saygı olduğunu bildiğimden bu yolu benimsemedim hayatım boyunca. Bence kişi önce yumuşak bir üslupla yaklaşmalı konulara ve kişilere. O yumuşak üslup sonunda istismar ediliyorsa (ki, bu da mümkün) ölçüsünce bir tedbir alınabilir. Ama baştan böyle yaklaşmak, olası tüm iyi ilişki kurma ihtimallerini yok edebilir. Saygı, korkuya dayalıysa saygı değildir, o korkudur. Saygı, sevgiden besleniyorsa kalıcı ve saygındır.</p>
<p>Sonra bir eğitim çavuşu tanıdım. Kendisi de bizler gibi kısa dönem er olarak askerliğini yapmak üzere gelmiş biriydi. Ama o tavırları yok muydu? Mesleği askerlik olan biri bile onun kadar sıkı sarılmıyordu eğitimlere. Bizden sadece birkaç ay önce geldiği için kısa bir süre önce çavuş olmuş bu arkadaşımız, sanki on gün sonra Yunanistan’a girecekmişiz de bizim bir an önce hazır olmamız gerekiyormuş gibi anamızdan emdiğimiz sütü burnumuzdan getiriyordu eğitim alanında. Allah’ın İstanbul’unun Ağustos sıcağını, nemini bilen bilir. Bu arkadaş o sıcakta “askercilik” oynamayı çok sevdiğinden hiçbir eğitim çavuşunun yaptırmadıklarını yaptırıyor, bizi oradan oraya koşturduğu yetmiyormuş gibi toza toprağa bulanıp o sıcakta iyice kokalım diye, yerlerde yüz üstü sırt üstü süründürüyordu. Çekik gözleri, ten rengi, yüz şekli ama en çok da ilişki kurma şeklinden dolayı kimi arkadaşların, izledikleri filmlerde gördükleri tiplemelere benzetmelerinden dolayı “Kamboçyalı” lakabını taktıkları bu arkadaşa bir gün, sosyal yönü gelişmiş bir iki arkadaş yaklaşıp sohbet etmek istedik. Önceleri o sert, taviz vermez, kraldan çok kralcı tavrı sürse de adamı çözmek çok zaman almadı. Biraz sonra bizle kahkaha atan, espriler yapan (Ama esprileri çok kötüydü <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f60a.png" alt="😊" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />), şakalaşan ama arada da ölçüyü kaçırıp karizmayı çizdirmemek adına da yapay bir ciddiliğe bürünen bu arkadaşa dedik ki “Yahu hiç mi oyuncak tabancan olmadı küçüklüğünde? Bu sertliğin sebebi nedir?!”. Ne dedi biliyor musunuz: “Ben askerlikten sonra bürokraside çok yükselmeyi planlıyorum. Bu yüzden burada onun hazırlığını yapıyorum.” İyi de burası asker ocağı. Bir gün sonra gelen, bir gün önce gelene “mecburen” komutanım diyor. Sivil hayattaki emniyet amiri (kısa dönem yapıyorsa) kendisinden önce askere giden memuruna “Emret komutanım” diyor demek istedik ama, nafile. Arkadaş öyle inanmış ki “imaja”. Orada sert kaidelerle elde edilen göreve, daha da sert bir imaj katıştırarak bizim canımıza okuyordu. Aslında kendi hayatını da bu imaj belasına kelepçelediğinin de farkında değildi, asıl acı olan buydu.  Şimdilerde o günleri yad ettiği bir askerlik arkadaşı var mıdır bilinmez…</p>
<p>Bir örnek daha. Ünlü bir aktörümüz var. Yakışıklı, bıyıklı, filmlerinde kızdı mı “ulen” diyen, sert bakışlı. Bir sert bakar içiniz titrer, bardaktaki su titrer. Rivayet odur ki, bu aktörümüze bir kamera şakası yapılır. Aktörümüz o gün de bugün olduğu gibi çok tanınan biri. Diğer yandan, o günlerde bıyıkları yeni yeni terleyen çömez bir oyuncu da boy gösteriyor filmlerde ama o kadar da meşhur değil henüz. Hele bizim sert bakışlı aktörümüz kadar asla meşhur değil. Şaka bu ya, aktörümüz bir çay bahçesinde otururken yeni yetme oyuncu da aynı mekana gelip bir masaya oturur. Biraz sonra bir grup genç kız aynı mekana gelir. Gelir gelmez de bir bakarlar ki o yeni yetme oyuncu orada. Bir sevinç rüzgârı,  bir heyecan fırtınası, bir “aman bu anı ölümsüzleştirelim” telaşı…Sert bakışlı aktörümüzün yanından hızla pas geçerek büyük bir coşkuyla çok da tanınmayan oyuncuya yönelen kızların bu ilgisizliği bir tarafa, asıl bomba biraz sonra patlar. Kızlar yeni yetmeyle fotoğraf çektirmek için (Çekinmek veya çekilmek değil <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f60a.png" alt="😊" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />) birinin yardımına ihtiyaç duymaktadırlar. Çevreye bakarlar ki yan masada haşin bakışlı bir “ağır abi” oturuyor. Haşin bakıyor ama kim bilir belki de içinde çok naif bir canlı yaşıyordur düşüncesiyle ağır abiye yönelirler ve bir ricada bulunurlar: “BEYEFENDİ, ünlü oyuncumuz …… ile bir resmimizi çeker misiniz rica etsek?”</p>
<p>Haşin bakışlı adam: Ulennnnnn !!!</p>
<p>İmaj, yaşamayan, yaşanmayan ve yaşanmayacak bir şeydir.</p>
<p>İmaj, hiçbir şeydir.</p>
<p>İmaj, kimliksizlerin kimliğidir.</p>
<p>İmaj, koca bir yalandır.</p>
<p>İmaj, gerçeklikten. özden beslenmediği müddetçe ayakları yere değmeyen bir hayalet gibidir.</p>
<p>İmajınız gerçekliğiniz olsun. Gerçek hâlinizden şikâyetçiyseniz o yönünüzü (yönlerinizi) törpüleyin, ihtiyaç varsa kesin.</p>
<p>Sahteliğe dayalı imaj sizi geliştirmez, bu yüzden ilişkilerinizi de geliştirmez, hatta zedeler.</p>
<p>“Ben buyum, beni böyle kabul edeceksiniz.” demek de haklı ve geçerli bir yol değildir. Biz köpek değiliz ki havlamamız, ısırmamız normal kabul edilsin. Değişmesi gereken gerçeklikleri değiştirmek elbet mümkündür. Bunu düşünün ve deneyin.</p>
<p>Evrensel ahlak, saygı ve nezaket kuralları çerçevesinde doğal olun, gerçek olun.</p>
<p>İmajınız gerçeklik olsun; gerçekliğiniz güzellik olsun.</p>
<p>Cüneyt Gündoğdu/kentekrani</p>
<p><a href="http://www.cuneytgundogdu.com/" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=http://www.cuneytgundogdu.com&amp;source=gmail&amp;ust=1691408118418000&amp;usg=AOvVaw3mw7cu0ePMarGRpYXVrKH_">http://www.cuneytgundogdu.com</a></p>
<div dir="auto">
<p><a href="https://www.youtube.com/channel/UCmnfnwPK8PU4eSIXEv3DPXg?view_as=subscriber">Youtube Abone Olmak İçin Tıklayınız</a></p>
<p>www.kentekrani.com  11 Ekim 2023</p>
</div>
<div dir="auto"><a href="https://www.kentekrani.com/category/cuneyt-gundogdu/">Yazarın Tüm Yazıları</a></div>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yazar, spiker, şair, Cüneyt Gündoğdu Kent Ekranı ailesine katıldı.</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2023/08/09/yazar-spiker-sair-cuneyt-gundogdu-kent-ekrani-ailesine-katildi/</link>
					<comments>https://www.kentekrani.com/2023/08/09/yazar-spiker-sair-cuneyt-gundogdu-kent-ekrani-ailesine-katildi/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 Aug 2023 08:00:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gözden Kaçmasın]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Cüneyt Gündoğdu]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Ekranı]]></category>
		<category><![CDATA[MEDYA]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=119465</guid>

					<description><![CDATA[Yazar, spiker, şair, Cüneyt Gündoğdu Kent Ekranı ailesine katıldı. Gündoğdu, alanına giren tüm alanlarda Kent Ekranı&#8217;nda yazacak. İşte ilk yazısı: &#8220;EYYAMIBAHUR&#8221; Cüneyt GÜNDOĞDU Kimdir? 1982 yılında, henüz 12 yaşında bir çocukken, TRT Ankara Radyosu&#8217;nun sınavlarını kazanarak yayıncılığa ilk adımını attı&#8230;O günden bugüne kadar aralıksız olarak mesleğin içinde oldu&#8230; Film ve belgesel seslendirmesi, oyunculuk, Ankara Radyosu [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yazar, spiker, şair, Cüneyt Gündoğdu Kent Ekranı ailesine katıldı.</strong></p>
<p>Gündoğdu, alanına giren tüm alanlarda Kent Ekranı&#8217;nda yazacak.<br />
İşte ilk yazısı:</p>
<blockquote class="wp-embedded-content" data-secret="B9samDxIwA"><p><a href="https://www.kentekrani.com/2023/08/06/eyyamibahur-kelimesi/">&#8220;EYYAMIBAHUR&#8221;</a></p></blockquote>
<p><iframe loading="lazy" class="wp-embedded-content" sandbox="allow-scripts" security="restricted"  src="https://www.kentekrani.com/2023/08/06/eyyamibahur-kelimesi/embed/#?secret=B9samDxIwA" data-secret="B9samDxIwA" width="600" height="338" title="&#8220;&#8220;EYYAMIBAHUR&#8221;&#8221; &#8212; Kent Ekranı" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no"></iframe></p>
<p><em><strong>Cüneyt GÜNDOĞDU Kimdir?</strong></em></p>
<p>1982 yılında, henüz 12 yaşında bir çocukken, TRT Ankara Radyosu&#8217;nun sınavlarını kazanarak yayıncılığa ilk adımını attı&#8230;O günden bugüne kadar aralıksız olarak mesleğin içinde oldu&#8230;</p>
<p>Film ve belgesel seslendirmesi, oyunculuk, Ankara Radyosu Çocuk Saati programında yönetmenlik, program yapımcılığı, sunuculuk ve haber spikerliği yaptı&#8230;</p>
<p>Türkolog&#8230;<br />
Yüksek lisansını Türkçe diksiyon alanında yaptı&#8230;Tezi, diksiyon üzerine yapılmış ilk ve tek &#8220;akademik&#8221; çalışma&#8230;</p>
<p>TRT Belgesel Programlar Müdürlüğü yaptı&#8230;</p>
<p>Türkiye&#8217;deki sayısız belediye çalışanına yıllarca diksiyon, iletişim ve protokol eğitimi verdi, vermeye devam ediyor&#8230;</p>
<p>Türk Dil Kurumu&#8217;nun ve Başkent Üniversitesi&#8217;nin düzenlemiş olduğu uluslararası dil sempozyumlarına kabul edilmiş ve yayımlanmış bildirileri mevcut&#8230;</p>
<p>80&#8217;li yıllarda yayımlanan ve TRT&#8217;nin ilk renkli yapımlarından olan Ahmet&#8217;in Günlüğü adlı dizide Ahmet rolüyle seyirci karşısına çıktı&#8230;</p>
<p>Yayımlanmış iki kitabı, yayına hazır bir kitabı, üzerinde çalıştığı üç kitabı var&#8230;</p>
<p>Şiir ve deneme yazıyor, beste yapıyor, yazdığı şiirleri yaptığı bestelerin üstüne seslendiriyor, tüm bunları www.cuneytgundogdu.com &#8216;da yayımlıyor&#8230;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kentekrani.com/2023/08/09/yazar-spiker-sair-cuneyt-gundogdu-kent-ekrani-ailesine-katildi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
