<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>CapitaliZoo &#8211; Kent Ekranı</title>
	<atom:link href="https://www.kentekrani.com/tag/capitalizoo/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.kentekrani.com</link>
	<description>&#039;&#039;Kent Aynasından Türkiye&#039;&#039;</description>
	<lastBuildDate>Mon, 23 Feb 2026 15:12:39 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.4</generator>

<image>
	<url>https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/cropped-kentlogo-512x512-1-32x32.jpg</url>
	<title>CapitaliZoo &#8211; Kent Ekranı</title>
	<link>https://www.kentekrani.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Derya ULUSOY;            🎥Kendi Sesinde Kaybolmak: &#8216;CapitaliZoo&#8217; ve &#8216;Uğultulu Tepeler&#8217; Üzerine</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/02/24/derya-ulusoy-%f0%9f%8e%a5kendi-sesinde-kaybolmak-capitalizoo-ve-ugultulu-tepeler-uzerine/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Feb 2026 10:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[10Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Derya ULUSOY]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Gözden Kaçmasın]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik-Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[CapitaliZoo]]></category>
		<category><![CDATA[Uğultulu Tepeler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=179432</guid>

					<description><![CDATA[Son günlerde iki farklı kültürel tartışma gündemde:Biri Beren Saat&#8217;in İngilizce şarkısı CapitaliZoo.Diğeri, Uğultulu Tepeler&#8216;in Emerald Fennell imzalı yeni uyarlaması. İlk bakışta ilgisiz görünebilirler. Ama aslında aynı soruya işaret ediyorlar: Bir iş çok konuşuluyorsa, gerçekten değerli midir?Yoksa sadece görünür olduğu için mi önemsenir? Görünürlük Tuzağı Bugün kültürel üretimde sık rastlanan bir durum var:Eserin ne söylediğinden çok, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Son günlerde iki farklı kültürel tartışma gündemde:<br>Biri Beren Saat&#8217;in İngilizce şarkısı <strong>CapitaliZoo</strong>.<br>Diğeri, <strong>Uğultulu Tepeler</strong>&#8216;in Emerald Fennell imzalı yeni uyarlaması.</p>



<p>İlk bakışta ilgisiz görünebilirler. Ama aslında aynı soruya işaret ediyorlar: Bir iş çok konuşuluyorsa, gerçekten değerli midir?<br>Yoksa sadece görünür olduğu için mi önemsenir?</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-1 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1024" height="576" data-id="179433" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058155-2-1024x576.jpg" alt="" class="wp-image-179433" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058155-2-1024x576.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058155-2-300x169.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058155-2-768x432.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058155-2-696x392.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058155-2-1068x601.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058155-2-747x420.jpg 747w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058155-2.jpg 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</figure>



<p><strong>Görünürlük Tuzağı</strong></p>



<p>Bugün kültürel üretimde sık rastlanan bir durum var:<br>Eserin ne söylediğinden çok, ne kadar konuşulduğu önemseniyor.<br>Tartışma yaratmak başarı sayılıyor.<br>Şok etmek cesaret gibi sunuluyor.<br>Gündemde kalmak, derinliğin yerini alıyor.<br>İşte buna &#8220;<strong>görünürlük tuzağı</strong>&#8221; diyebiliriz. Bu tuzak, hem üreticiyi hem izleyiciyi içine çekiyor; herkes görünür olanın peşinde koşarken, gerçekten söylenecek sözler sessizliğe gömülüyor.</p>



<figure class="wp-block-video"><video controls src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058163-2.mp4"></video></figure>



<p><strong>CapitaliZoo: Küresel Ama Köksüz</strong></p>



<p>Beren Saat&#8217;in şarkısına yönelik temel eleştiri teknik değil.<br>Asıl mesele, şarkının kimseye aitmiş gibi hissettirmemesi.<br>İngilizce söylemek elbette sorun değil.<br>Sorun şu: Şarkı belirli bir kültüre, coğrafyaya ya da kişisel bir hikâyeye yaslanmıyor gibi duruyor. Küresel pop estetiğinin tanıdık kalıpları içinde ilerliyor ama onları dönüştürmüyor.<br>Ortaya çıkan şey, parlak ama yerleşmeyen bir iş.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-2 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="1024" data-id="179435" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058172-1-1024x1024.jpg" alt="" class="wp-image-179435" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058172-1-1024x1024.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058172-1-300x300.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058172-1-150x150.jpg 150w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058172-1-768x768.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058172-1-696x696.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058172-1-1068x1068.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058172-1-420x420.jpg 420w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058172-1.jpg 1440w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</figure>



<p><em>Tanıdık ama iz bırakmayan.</em></p>



<p>Evrensel olmak için benzemek gerektiği düşüncesi burada belirginleşiyor. Oysa Orhan Pamuk, Nuri Bilge Ceylan, Fazıl Say ya da Almanya çıkışlı Cartel başka birine benzemeye çalışarak değil, kendi seslerini kurarak evrenselleşti.<br>Evrensellik taklitten değil, kökten gelir.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-3 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="819" height="1024" data-id="179436" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058158-1-819x1024.jpg" alt="" class="wp-image-179436" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058158-1-819x1024.jpg 819w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058158-1-240x300.jpg 240w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058158-1-768x960.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058158-1-696x870.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058158-1-336x420.jpg 336w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058158-1.jpg 1000w" sizes="(max-width: 819px) 100vw, 819px" /></figure>
</figure>



<p><strong>Uğultulu Tepeler: Sert Bir Roman</strong></p>



<p><em>Emily Brontë&#8217;nin</em> romanı bir aşk masalı değildir.<br>Sınıf, dışlanma, güç, şiddet ve intikam üzerine kurulu karanlık bir metindir.<br><em>Heathcliff</em> sıradan bir romantik kahraman değildir. Kökeni belirsiz, aşağılanan, dışlanan bir figürdür. Onun trajedisi yalnızca <em>Cathy&#8217;nin</em> onu terk etmesi değil; sistemli bir hor görülmenin sonucudur. Romanın ikinci yarısındaki sertlik de buradan doğar.<br>Kitabın gücü tam da bu rahatsız edici derinliğindedir.</p>



<figure class="wp-block-video"><video controls src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058174-1.mp4"></video></figure>



<p><strong>Uyarlamada Ne Değişti?</strong></p>



<p>Fennell&#8217;in filminde bu sert çekirdeğin büyük ölçüde yumuşatılması eleştiriliyor.<br>Heathcliff&#8217;in &#8220;ötekiliği&#8221; arka plana itiliyor. Sınıf gerilimi sadeleşiyor. Hikâye, yapısal bir çatışma olmaktan çok stilize bir tutku gösterisine dönüşüyor.</p>



<p>Görsel dünya gösterişli. Kostümler, estetik tercihler, provokatif sahneler dikkat çekiyor. Ama birçok eleştirmen, bu görsel ihtişamın romanın ruhunun önüne geçtiğini söylüyor.</p>



<p>Film için yapılan yorumlar sert: &#8220;Parfüm reklamı estetiği&#8221;, &#8220;Instagram gotiği&#8221;, &#8220;Bridgerton kuşağı için Uğultulu Tepeler.&#8221; Özellikle eklenen şok edici cinsellik sahneleri, romanın iç gerilimini derinleştirmek yerine yüzeysel bir provokasyon gibi duruyor. Bu da şu soruyu doğuruyor:<br>Amaç gerçekten hikâye anlatmak mı, yoksa şok edip tepki toplamak mı?</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-4 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="671" height="1024" data-id="179438" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058160-1-671x1024.jpg" alt="" class="wp-image-179438" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058160-1-671x1024.jpg 671w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058160-1-197x300.jpg 197w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058160-1-768x1171.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058160-1-1007x1536.jpg 1007w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058160-1-696x1062.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058160-1-275x420.jpg 275w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058160-1.jpg 1049w" sizes="(max-width: 671px) 100vw, 671px" /></figure>
</figure>



<p><strong>Saltburn Bağlantısı</strong></p>



<p>Fennell&#8217;in önceki filmi Saltburn da benzer bir biçimde tartışılmıştı. Film, sınıf meselesini işlerken daha çok skandal sahneleriyle konuşulmuştu.<br>Bu tekrar eden yöntem, bir üslup tercihinden çok bir strateji izlenimi veriyor:<br>Dikkat çek, şok et, gündemi ele geçir.<br>Ama dikkat çekmek ile anlam üretmek aynı şey değil.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-5 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1000" height="1000" data-id="179439" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058156.jpg" alt="" class="wp-image-179439" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058156.jpg 1000w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058156-300x300.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058156-150x150.jpg 150w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058156-768x768.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058156-696x696.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058156-420x420.jpg 420w" sizes="(max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></figure>
</figure>



<p><strong>İki Farklı İş, Aynı Sorun</strong></p>



<p>Beren Saat&#8217;in şarkısıyla Fennell&#8217;in filmi arasında görünmez bir bağ var.<br>İkisi de güçlü isimlere dayanıyor.<br>İkisi de yoğun biçimde konuşuluyor.<br>İkisi de dolaşımda.</p>



<p>Ama eleştirilerin ortak noktası şu:<br>Derinlik azalınca, gösteri artıyor.<br>Şarkıda kültürel hafıza zayıf.<br>Filmde romanın sert toplumsal damarı geri planda.<br>İkisi de kökten uzaklaştıkça daha parlak ama daha hafif hale geliyor.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-6 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="352" height="500" data-id="179440" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058553-1.jpg" alt="" class="wp-image-179440" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058553-1.jpg 352w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058553-1-211x300.jpg 211w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058553-1-296x420.jpg 296w" sizes="(max-width: 352px) 100vw, 352px" /></figure>
</figure>



<p><strong>Gösteri Toplumu</strong></p>



<p>Filozof Guy Debord&#8217;un &#8220;gösteri toplumu&#8221; dediği şey tam olarak bu:<br>Artık bir şeyin ne söylediği değil, nasıl göründüğü önemlidir.<br>Bir film gişe yapıyorsa başarılı sayılır.<br>Bir şarkı konuşuluyorsa hit kabul edilir.</p>



<p>Oysa görünürlük kalıcı değildir.<br>Derinlik kalıcıdır.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-7 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="707" data-id="179441" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058157-1-1024x707.jpg" alt="" class="wp-image-179441" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058157-1-1024x707.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058157-1-300x207.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058157-1-768x530.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058157-1-100x70.jpg 100w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058157-1-218x150.jpg 218w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058157-1-696x480.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058157-1-1068x737.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058157-1-609x420.jpg 609w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058157-1.jpg 1200w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</figure>



<p><strong>Son Soru</strong></p>



<p>Bugün asıl mesele şu: Görünür olmayı mı arzuluyoruz, yoksa gerçekten bir şey söylemeyi mi?</p>



<p>Görünürlük hızlıdır. Hemen tepki alır, çabuk alkış toplar, çevresine kalabalıklar üretir. Ama aynı hızla söner, unutulur gider.</p>



<p>Gerçeklik ise ağırdır. Emek ister, sabır ister, çoğu zaman yalnızlık ister. Ama kalıcı olan hep ağır olandır. Çünkü gerçeklik dediğimiz şey, zamanın süzgecinden geçebilendir.</p>



<p>Uğultulu Tepeler aradan geçen 170 yıla rağmen hâlâ okunuyorsa, bunun nedeni estetik gösterişi değil; insanın karanlık tarafını anlatma cesaretidir. Moda değildir; kökü vardır. Orada öylece durmaz, her yeni kuşakta yeniden yeşerir. Gerçek bir sanat eseri zamanla daha da derinleşir, tıpkı eski bir şarkının yıllar geçtikçe farklı anlamlar kazanması gibi.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-8 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="686" height="1024" data-id="179442" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058159-686x1024.jpg" alt="" class="wp-image-179442" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058159-686x1024.jpg 686w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058159-201x300.jpg 201w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058159-768x1147.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058159-696x1040.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058159-281x420.jpg 281w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058159.jpg 800w" sizes="(max-width: 686px) 100vw, 686px" /></figure>
</figure>



<p>Filmi izledikten sonra sinemadan pek çok izleyici gibi ben de sadece sıkılmış olarak değil, biraz da üzgün olarak ayrıldım. Bu üzüntü, derinliğini yitirmiş bir eserin ardından duyulan hüzündü. Gösteriye kurban edilmiş bir sanatın, ruhu boşaltılmış bir hikâyenin yasıydı.</p>



<p>Belki de asıl soru, artık bir eserin ne söylediğinin değil, ne kadar çok konuşulduğunun önemli olduğu bir çağda yaşıyor olmamız. Ama yine de umut var: Ruhu olan işler, eninde sonunda yolunu buluyor. <em>Çünkü gerçek olan, görünenden daha uzun yaşıyor.</em></p>



<p>Derya <strong>ULUSOY</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		<enclosure url="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058163-2.mp4" length="22634781" type="video/mp4" />
<enclosure url="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/02/1000058174-1.mp4" length="10425670" type="video/mp4" />

			</item>
	</channel>
</rss>
