<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hüseyin İlker DUMAN &#8211; Kent Ekranı</title>
	<atom:link href="https://www.kentekrani.com/category/yazarlar/huseyin-ilker-duman/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.kentekrani.com</link>
	<description>&#039;&#039;Kent Aynasından Türkiye&#039;&#039;</description>
	<lastBuildDate>Thu, 24 Sep 2026 18:31:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/cropped-kentlogo-512x512-1-32x32.jpg</url>
	<title>Hüseyin İlker DUMAN &#8211; Kent Ekranı</title>
	<link>https://www.kentekrani.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>🎥 İlker DUMAN;       Yabancı: İyi Bir Film, Ama Yer Yer Fazla Uzak</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/09/25/%f0%9f%8e%a5-ilker-duman-yabanci-iyi-bir-film-ama-yer-yer-fazla-uzak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Sep 2026 10:30:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[10Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gözden Kaçmasın]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Hüseyin İlker DUMAN]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Albert camus]]></category>
		<category><![CDATA[İlker DUMAN]]></category>
		<category><![CDATA[Yabancı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=186326</guid>

					<description><![CDATA[François Ozon’un Yabancı (L’Étranger) filmi, Albert Camus’nün 1942 yılında yayımlanan ve dünya edebiyatının önemli eserlerinden biri kabul edilen aynı adlı romanından uyarlanıyor. Camus’nün romanını sinemaya aktarmak başlı başına zor bir iş. Çünkü Yabancı, yalnızca yaşanan olayları anlatan bir roman değil; insanın dünyayla, toplumla ve kendi varlığıyla kurduğu ilişkiyi sorgulayan bir metin. Ozon da bu zorlu [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>François Ozon’un Yabancı (L’Étranger) filmi, Albert Camus’nün 1942 yılında yayımlanan ve dünya edebiyatının önemli eserlerinden biri kabul edilen aynı adlı romanından uyarlanıyor. Camus’nün romanını sinemaya aktarmak başlı başına zor bir iş. Çünkü Yabancı, yalnızca yaşanan olayları anlatan bir roman değil; insanın dünyayla, toplumla ve kendi varlığıyla kurduğu ilişkiyi sorgulayan bir metin.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-1 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-full"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="720" height="950" data-id="186328" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000105888.jpg" alt="" class="wp-image-186328" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000105888.jpg 720w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000105888-227x300.jpg 227w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000105888-696x918.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000105888-318x420.jpg 318w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></figure>
</figure>



<p>Ozon da bu zorlu metni birebir aktarmak yerine kendi sinema diliyle yeniden yorumlamayı tercih ediyor. Ortaya çıkan filmi genel olarak beğendim; ancak benim için ortalama bir film olarak kaldığını da söylemeliyim. Yer yer sıkıldığım bölümler oldu.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-2 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="243" height="400" data-id="186329" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000105889-1.jpg" alt="" class="wp-image-186329" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000105889-1.jpg 243w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000105889-1-182x300.jpg 182w" sizes="(max-width: 243px) 100vw, 243px" /></figure>
</figure>



<p>Romanın merkezindeki varoluşsal anlamsızlık ve yabancılaşma meselesinin filmde doğru bir şekilde ele alındığını düşünüyorum. Fakat bu anlatının bir noktadan sonra biraz boşlukta kaldığını hissettim. Söylenmek istenen düşünce açık; ancak film, bu düşünceyi seyircide aynı ölçüde güçlü bir karşılığa dönüştürmekte zaman zaman zorlanıyor. Camus’nün kitabını okurken zihinde oluşan o varoluşsal huzursuzluk, filmde yer yer daha mesafeli kalıyor.</p>



<figure class="wp-block-video"><video controls src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000105875.mp4"></video></figure>



<p>Buna karşılık, filmin ırkçılık ve sömürgecilik üzerinden kurduğu anlatımı daha yerinde buldum. Romanın yazıldığı dönemle filmin bugünden baktığı tarihsel bağlam arasındaki fark burada hissediliyor. Ozon, Cezayir’deki Fransız sömürge düzeninin ve ırksal eşitsizliğin hikâyedeki yerini daha görünür hâle getiriyor. Bu yaklaşım, filmin yalnızca Camus’nün bireysel varoluş meselesiyle sınırlı kalmasını engelliyor.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-3 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="635" height="393" data-id="186331" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000105884.jpg" alt="" class="wp-image-186331" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000105884.jpg 635w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000105884-300x186.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000105884-356x220.jpg 356w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></figure>
</figure>



<p>Oyunculukları başarılı buldum. Özellikle karakterlerin duygularını büyük jestlerle açıklamak yerine daha kontrollü bir oyunculukla vermeleri, filmin atmosferiyle uyumlu. Erotizmin kullanımı da bana göre yerinde. Bu sahneler filmin dışına taşan, yalnızca seyirciyi etkilemek için eklenmiş unsurlar gibi hissettirmiyor.</p>



<figure class="wp-block-video"><video controls src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000105873.mp4"></video></figure>



<p>Ancak filmin benim için en güçlü tarafı kesinlikle yönetmenliği ve görsel dili. Ozon’un kadrajları, ışığı, mekân kullanımı ve kamera tercihleri son derece başarılı. Bazı sahnelerde görüntünün kendisi anlatının önüne geçiyor. Siyah-beyaz görüntü kullanımı da filmin dönem duygusunu ve atmosferini güçlendiriyor. Ozon, Camus’nün edebi dünyasını yalnızca anlatmaya değil, aynı zamanda görsel olarak hissettirmeye çalışıyor.</p>



<p>Yine de Yabancı, benim açımdan romanın yarattığı etkiyi bütünüyle sinemaya taşıyabilmiş bir film değil. Camus’nün kitabında insanın anlamsızlık karşısındaki duruşu zihinsel olarak daha uzun süre okuyucunun peşinden geliyor. Filmde ise bu duygu zaman zaman görüntülerin estetik gücünün gerisinde kalıyor.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-4 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="720" height="398" data-id="186333" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000105885.jpg" alt="" class="wp-image-186333" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000105885.jpg 720w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000105885-300x166.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000105885-696x385.jpg 696w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></figure>
</figure>



<p>Sonuç olarak Yabancı, oyunculukları, erotik anlatımı, yönetmenlik tercihleri ve özellikle sanatsal çekimleriyle beğendiğim; ancak temposu ve varoluşsal anlatısının yer yer boşlukta kalması nedeniyle beni tamamen içine alamayan bir film oldu.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-5 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="720" height="895" data-id="186334" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000105887.jpg" alt="" class="wp-image-186334" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000105887.jpg 720w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000105887-241x300.jpg 241w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000105887-696x865.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000105887-338x420.jpg 338w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></figure>
</figure>



<p>Kısacası: Eğer sinemada zaman zaman sıkılmayı göze alıyorsanız, Yabancı izlenebilir bir film. Hatta biraz sıkılmak isteyenlerin izleyeceği bir film olduğunu bile söyleyebilirim.</p>



<p>İlker DUMAN</p>
]]></content:encoded>
					
		
		<enclosure url="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000105875.mp4" length="9806124" type="video/mp4" />
<enclosure url="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000105873.mp4" length="15275617" type="video/mp4" />

			</item>
		<item>
		<title>İLKER DUMAN;            📽️ Görünmeyen Bir Şeyin Peşinde: El llanto</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/08/29/ilker-duman-%f0%9f%93%bd%ef%b8%8f-gorunmeyen-bir-seyin-pesinde-el-llanto/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 29 Aug 2026 11:30:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[10Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Gözden Kaçmasın]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Hüseyin İlker DUMAN]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[El llanto]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=185635</guid>

					<description><![CDATA[Bazı korku filmleri vardır. Film bittiğinde hikâyeyi düşünürsünüz. Bazı filmler ise size hikâyeden çok görüntüler bırakır. Bir koridor, bir pencere, boş bir oda, bir kamera ekranı ya da duyduğunuz bir ses… El llanto benim için daha çok ikinci gruba giren bir film. Pedro Martín-Calero’nun yönettiği El llanto, görünmeyen bir varlığın kadınların peşinden gitmesini anlatıyor. Hikâye [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Bazı korku filmleri vardır. Film bittiğinde hikâyeyi düşünürsünüz. Bazı filmler ise size hikâyeden çok görüntüler bırakır. Bir koridor, bir pencere, boş bir oda, bir kamera ekranı ya da duyduğunuz bir ses…</p>



<p>El llanto benim için daha çok ikinci gruba giren bir film.</p>



<p><strong>Pedro Martín-Calero’nun</strong> yönettiği <strong>El llanto, </strong>görünmeyen bir varlığın kadınların peşinden gitmesini anlatıyor. Hikâye farklı zamanlarda ve farklı ülkelerde yaşayan <strong>üç kadını</strong> birbirine bağlıyor. Kadınların yaşadığı şey birbirinden bağımsız gibi görünse de zaman geçtikçe aynı korkunun farklı dönemlerde tekrarlandığını görüyoruz.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="790" height="1024" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/harpers-bazaar-ed-el-llanto-002-0248-c2101-r2141993-670e563b4820c-790x1024.jpg" alt="" class="wp-image-185636" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/harpers-bazaar-ed-el-llanto-002-0248-c2101-r2141993-670e563b4820c-790x1024.jpg 790w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/harpers-bazaar-ed-el-llanto-002-0248-c2101-r2141993-670e563b4820c-231x300.jpg 231w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/harpers-bazaar-ed-el-llanto-002-0248-c2101-r2141993-670e563b4820c-768x995.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/harpers-bazaar-ed-el-llanto-002-0248-c2101-r2141993-670e563b4820c-696x902.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/harpers-bazaar-ed-el-llanto-002-0248-c2101-r2141993-670e563b4820c-324x420.jpg 324w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/harpers-bazaar-ed-el-llanto-002-0248-c2101-r2141993-670e563b4820c.jpg 980w" sizes="(max-width: 790px) 100vw, 790px" /></figure>



<p>Filmin hikâyesine baktığımızda aslında çok yeni bir şey söylediğini düşünmüyorum. Görünmeyen bir varlık, kendisini takip eden bir kadın, geçmişte yaşanan benzer olaylar ve bütün bunların birbirine bağlanması korku sinemasında daha önce de gördüğümüz şeyler.</p>



<p>Ama El llanto’nun benim için önemli tarafı hikâyenin kendisinden çok, bunu anlatma biçimi.</p>



<p>Film korkuyu çoğu zaman göstererek değil, hissettirerek yaratıyor.</p>



<p>Kameranın kullanımı burada önemli. Kadrajın içinde hiçbir şey yokmuş gibi görünen bir anda bile bir şeylerin yanlış olduğunu hissedebiliyoruz. Yönetmen, seyircinin bakışını kullanarak korku yaratmaya çalışıyor. Bazen kameranın gösterdiği şeyden çok, <strong>göstermediği</strong> şey merak uyandırıyor.</p>



<p><em>Bu yaklaşımı sevdim.</em></p>



<p>Çünkü korku sinemasında her şeyi göstermek zorunda değiliz. Hatta bazı şeyleri göstermemek, onları göstermekten daha etkili olabilir.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="576" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/wailing2-1080x608-1-1024x576.jpg" alt="" class="wp-image-185637" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/wailing2-1080x608-1-1024x576.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/wailing2-1080x608-1-300x169.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/wailing2-1080x608-1-768x432.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/wailing2-1080x608-1-696x392.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/wailing2-1080x608-1-1068x601.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/wailing2-1080x608-1-746x420.jpg 746w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/wailing2-1080x608-1.jpg 1080w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>El llanto bunu özellikle mekân kullanımında başarıyor. Normalde güvenli olarak gördüğümüz evler, odalar ve gündelik yaşam alanları zamanla huzursuz edici hâle geliyor. Korku yalnızca karanlıkta ya da terk edilmiş bir yerde karşımıza çıkmıyor. Günlük hayatın içine giriyor.</p>



<p>Filmde kamera ve görüntü kayıtlarının kullanılması da bu açıdan hoşuma gitti. Normalde gerçeği görmemizi sağlayan kamera burada gerçeği daha da belirsiz hâle getiriyor.</p>



<p>Bir şeyi kendi gözümüzle göremiyoruz.</p>



<p>Ama kamera görüyor.</p>



<p>Bence filmin en başarılı fikirlerinden biri bu.</p>



<p>Fakat El llanto yalnızca bir korku filmi olarak kalmıyor.</p>



<figure class="wp-block-video"><video controls src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/&#x1f3ac;-El-llanto-dirigida-por-Pedro-Martin-Calero&#x1f4fd;-Del-jueves-28-al-miercoles-4-14-00-22-30-.mp4"></video></figure>



<p>Filmin altında <strong>kadınlara yönelik şiddetle</strong> ilgili başka bir hikâye var.</p>



<p>Görünmeyen varlık burada sadece doğaüstü bir tehdit olarak düşünülmemeli. Kadınların yaşadığı korkunun, çevresindeki insanlar tarafından görülmemesi ve bazen ciddiye alınmamasıyla da ilişkilendirilebilir.</p>



<p>Üç kadının farklı zamanlarda aynı tehditle karşılaşması bu nedenle önemli.</p>



<p>Yaşanan şey yalnızca bir kadının başına gelen kişisel bir olay olmaktan çıkıyor. Daha büyük bir şeye dönüşüyor.</p>



<p>Burada film bence güçlü bir metafor kuruyor.</p>



<p>Ancak filmin en güçlü tarafı aynı zamanda en problemli tarafına da dönüşüyor.</p>



<p>Çünkü El llanto, söylemek istediği şeye o kadar fazla önem veriyor ki bazı noktalarda hikâyenin kendisi geri planda kalıyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="576" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/16298259-1024x576.jpeg" alt="" class="wp-image-185639" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/16298259-1024x576.jpeg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/16298259-300x169.jpeg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/16298259-768x432.jpeg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/16298259-1536x864.jpeg 1536w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/16298259-696x392.jpeg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/16298259-1068x601.jpeg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/16298259-747x420.jpeg 747w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/16298259.jpeg 1600w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Ben belirsizliği seven bir seyirciyim. Bir filmin her şeyi açıklamasını istemem. Özellikle korku filmlerinde bilinmeyen şeyin bilinmeyen olarak kalmasının daha etkili olduğunu düşünüyorum.</p>



<p>Ama belirsizlik ile eksiklik arasında bir fark var.</p>



<p>El llanto bazı yerlerde bu ikisinin arasında kalıyor.</p>



<p>Filmin özellikle sonlarına doğru bazı olayların neden gerçekleştiği konusunda kafamda soru işaretleri oluştu. Bu soruların hepsinin cevaplanmasını beklemiyorum. Fakat bazı noktaların daha iyi hazırlanabileceğini düşünüyorum.</p>



<p>Bu nedenle finali filmin geri kalanındaki kadar güçlü bulmadım.</p>



<p>Bence film başlangıçta yarattığı atmosferi finalde aynı güçle sürdüremiyor.</p>



<p>Bununla birlikte oyunculuklar filmin önemli avantajlarından biri.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="819" height="1024" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/InShot_20260828_165342707-819x1024.jpg" alt="" class="wp-image-185640" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/InShot_20260828_165342707-819x1024.jpg 819w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/InShot_20260828_165342707-240x300.jpg 240w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/InShot_20260828_165342707-768x960.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/InShot_20260828_165342707-1229x1536.jpg 1229w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/InShot_20260828_165342707-1638x2048.jpg 1638w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/InShot_20260828_165342707-696x870.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/InShot_20260828_165342707-1068x1335.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/InShot_20260828_165342707-336x420.jpg 336w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/InShot_20260828_165342707.jpg 1920w" sizes="(max-width: 819px) 100vw, 819px" /></figure>



<p><strong>Ester Expósito</strong>, Andrea karakterinde filmin duygusal merkezini oluşturuyor. Karakterin yaşadığı korku yalnızca korkmakla sınırlı değil. Şüphe, yalnızlık ve çaresizlik de giderek karakterin üzerine geliyor. Expósito bunu özellikle yüz ifadeleri ve küçük tepkiler üzerinden vermeyi başarıyor.</p>



<p>Film çok fazla şeyi açıklamadığı için oyuncunun yüzündeki küçük değişimler daha önemli hâle geliyor. Andrea’nın gerçekten ne gördüğünü ya da yaşadığını anlamaya çalışırken onun verdiği tepkiler bize yol gösteriyor.</p>



<p>Bu nedenle Expósito’nun performansını başarılı buldum.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="683" height="1024" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/InShot_20260828_165753267-683x1024.jpg" alt="" class="wp-image-185641" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/InShot_20260828_165753267-683x1024.jpg 683w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/InShot_20260828_165753267-200x300.jpg 200w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/InShot_20260828_165753267-768x1151.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/InShot_20260828_165753267-1025x1536.jpg 1025w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/InShot_20260828_165753267-1366x2048.jpg 1366w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/InShot_20260828_165753267-696x1043.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/InShot_20260828_165753267-1068x1601.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/InShot_20260828_165753267-280x420.jpg 280w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/InShot_20260828_165753267.jpg 1708w" sizes="(max-width: 683px) 100vw, 683px" /></figure>



<p><strong>Malena Villa </strong>ise Camila karakterinde farklı bir enerji getiriyor. Camila’nın görüntüler üzerinden bir şeyleri anlamaya çalışması, filmin kamera fikriyle de birleşiyor. Karakterin merakı zamanla huzursuzluğa dönüşüyor.</p>



<p>Villa’nın performansında özellikle bu değişimi başarılı buldum.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="975" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/InShot_20260828_170305426-1024x975.jpg" alt="" class="wp-image-185642" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/InShot_20260828_170305426-1024x975.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/InShot_20260828_170305426-300x286.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/InShot_20260828_170305426-768x731.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/InShot_20260828_170305426-1536x1462.jpg 1536w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/InShot_20260828_170305426-696x663.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/InShot_20260828_170305426-1068x1017.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/InShot_20260828_170305426-441x420.jpg 441w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/InShot_20260828_170305426.jpg 1920w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><strong>Mathilde Ollivier</strong> ise Marie karakterinde daha farklı bir korku duygusu yaratıyor. Onun hikâyesinde yalnızlık daha belirgin. Çevresindeki insanların yaşadığı şeyi anlamaması ve karakterin kendi korkusuyla baş başa kalması, filmin temel meselesini daha görünür hâle getiriyor.</p>



<p>Üç oyuncunun performanslarının birbirinden farklı olması da önemli.</p>



<p>Çünkü film üç kadını aynı karakterin üç farklı versiyonu hâline getirmiyor.</p>



<p>Her biri yaşadığı korkuya farklı tepki veriyor.</p>



<p>Bu da filmin kadın karakterlerini yalnızca “korku filmindeki kurbanlar” olmaktan çıkarıyor.</p>



<p>Yönetmenlik açısından ise El llanto oldukça başarılı bir ilk film.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="996" height="720" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/PE_ElLlanto_Pedro-Martin-Calero3-3.jpg" alt="" class="wp-image-185643" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/PE_ElLlanto_Pedro-Martin-Calero3-3.jpg 996w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/PE_ElLlanto_Pedro-Martin-Calero3-3-300x217.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/PE_ElLlanto_Pedro-Martin-Calero3-3-768x555.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/PE_ElLlanto_Pedro-Martin-Calero3-3-324x235.jpg 324w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/PE_ElLlanto_Pedro-Martin-Calero3-3-696x503.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/PE_ElLlanto_Pedro-Martin-Calero3-3-581x420.jpg 581w" sizes="(max-width: 996px) 100vw, 996px" /><figcaption class="wp-element-caption"><strong>Pedro Martín-Calero</strong></figcaption></figure>



<p><strong>Pedro Martín-Calero’nun</strong> özellikle görüntü yaratma konusunda güçlü olduğunu düşünüyorum. Filmin bazı sahnelerinde hikâyeden bağımsız olarak yalnızca görüntünün kendisi bile çalışıyor.</p>



<p>Boşlukları kullanması, kadrajın dışındaki alanı önemsemesi ve seyircinin neye bakacağını kontrol etmesi filmin en güçlü taraflarından.</p>



<p>Bu nedenle film bana göre senaryosundan daha iyi yönetilmiş bir film.</p>



<p>Senaryonun bazı bölümlerinde daha güçlü bağlantılar kurulabilirdi. Bazı karakter davranışları daha iyi hazırlanabilirdi. Finalin daha etkili olabileceğini düşünüyorum.</p>



<p>Ama yönetmenin ne yapmak istediğini görmek mümkün.</p>



<p>Bu da ilk uzun metraj için önemli.</p>



<p>El llanto‘nun IMDb’de yaklaşık 6.0/10 seviyesinde bir puana sahip olması da bence filmin neden herkesi aynı şekilde etkilemediğini gösteriyor. Ben ise bu puandan biraz daha yukarıda değerlendiriyorum.</p>



<p>Çünkü film kusursuz değil ama bende bir iz bırakıyor.</p>



<p>Film bittikten sonra hikâyedeki bütün soruların cevaplarını hatırlamıyorum.</p>



<figure class="wp-block-video"><video controls src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/The-Wailing-2024-_-Trailer-_-Pedro-Martin-Calero.mp4"></video></figure>



<p>Ama bazı görüntüleri hatırlıyorum.</p>



<p>Bir kadının yüzünü.</p>



<p>Boş bir alanı.</p>



<p>Bir kamerayı.</p>



<p>Ve ağlama sesini.</p>



<p>Bence korku sinemasında bunun da bir değeri var.</p>



<p>Çünkü iyi bir korku filmi her zaman size neyin korkutucu olduğunu söylemez.</p>



<p>Bazen yalnızca etrafınıza biraz daha dikkatli bakmanızı sağlar.</p>



<p>El llanto da bunu yapmaya çalışıyor.</p>



<p>Görmediğimiz bir şeyin gerçekten orada olup olmadığını sorgulatıyor.</p>



<p>Fakat film ilerledikçe bunun yalnızca doğaüstü bir varlıkla ilgili olmadığını anlıyoruz.</p>



<p>Bazı şeyleri gerçekten görmüyoruz.</p>



<p>Çünkü görünmez oldukları için değil.</p>



<p>Bakmadığımız için.</p>



<p>Ben El llanto’yu kusursuz bir korku filmi olarak görmüyorum.</p>



<p>Ama kendi sinema dilini kurmaya çalışan, atmosferi ve görüntüleri senaryosundan daha güçlü olan, oyuncularının da bu atmosferi taşıdığı başarılı bir ilk film olarak görüyorum.</p>



<p>Ve belki de filmin en önemli tarafı şu:</p>



<p>Filmdeki varlığın ne olduğunu tam olarak göremiyoruz.</p>



<p>Ama onun orada olduğunu hissediyoruz.</p>



<p><strong>Bazı korkularımız da böyle değil mi?</strong></p>



<p><strong>Görünmezler</strong>.</p>



<p><strong>Ama yok değiller.</strong></p>



<p>İlker <strong>DUMAN</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		<enclosure url="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/🎬-El-llanto-dirigida-por-Pedro-Martin-Calero📽️-Del-jueves-28-al-miercoles-4-14-00-22-30-.mp4" length="1144572" type="video/mp4" />
<enclosure url="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/The-Wailing-2024-_-Trailer-_-Pedro-Martin-Calero.mp4" length="11995741" type="video/mp4" />

			</item>
		<item>
		<title>İlker DUMAN;            &#8220;Sen Engelliye Benzemiyorsun!&#8221;</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/08/06/ilker-dumansen-engelliye-benzemiyorsun/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Aug 2026 10:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[10Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hüseyin İlker DUMAN]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kent İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Yerel]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=185142</guid>

					<description><![CDATA[&#8220;Çoğu kişinin karıştırdığı önemli bir nokta var.Hastalık ile engellilik aynı şey değildir.&#8221; &#8220;Sen Engelliye Benzemiyorsun!&#8221; Bu cümleyi hayatım boyunca defalarca duydum. İlk bakışta iltifat gibi söyleniyor. Oysa altında büyük bir yanlış var. Çünkü insanlar hâlâ engelliliğin nasıl &#8220;görünmesi gerektiğine&#8221; dair kalıplarla düşünüyor. Birinin konuşmasına, gülmesine, üretmesine ya da sosyal medyada aktif olmasına bakıp engelli olup [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>&#8220;<em>Çoğu kişinin karıştırdığı önemli bir nokta var.<br>Hastalık ile engellilik aynı şey değildir.&#8221;</em></p>



<p>&#8220;<strong>Sen Engelliye Benzemiyorsun!&#8221;</strong></p>



<p>Bu cümleyi hayatım boyunca defalarca duydum.</p>



<p>İlk bakışta iltifat gibi söyleniyor. Oysa altında büyük bir yanlış var. Çünkü insanlar hâlâ engelliliğin nasıl &#8220;görünmesi gerektiğine&#8221; dair kalıplarla düşünüyor. Birinin konuşmasına, gülmesine, üretmesine ya da sosyal medyada aktif olmasına bakıp engelli olup olmadığına karar verebiliyorlar.</p>



<p>Son zamanlarda ise beni rahatsız eden başka bir durum var.</p>



<p>Sosyal medyada Serebral Palsi&#8217;li olduğunu söyleyen genç bir kızın paylaşımlarını görüyorum. Açıkçası artık bunun bir farkındalık çabasından çok takipçi kazanma amacı taşıdığı izlenimine kapılıyorum. Elbette bir insanın niyetini kesin olarak bilemem. Ancak kullanılan dil ve paylaşımların biçimi bende bu düşünceyi oluşturuyor.</p>



<p>Beni asıl rahatsız eden ise sürekli &#8220;Serebral Palsi hastalığım var.&#8221; denilmesi.</p>



<p>Çünkü Serebral Palsi bir hastalık değildir.</p>



<p>Serebral Palsi; gebelikte, doğum sırasında ya da yaşamın ilk yıllarında gelişmekte olan beynin etkilenmesi sonucu ortaya çıkan kalıcı bir nörogelişimsel durumdur. İlerleyici değildir, bulaşıcı değildir. Dolayısıyla Serebral Palsi&#8217;li bir kişi, sürekli hasta olduğu için değil, engelli olduğu için bazı fiziksel sınırlılıklarla yaşar.</p>



<p>Burada çoğu kişinin karıştırdığı önemli bir nokta var.</p>



<p>Hastalık ile engellilik aynı şey değildir.</p>



<p>Hastalık; vücudun veya organların normal işleyişini bozan, teşhis ve tedavi gerektiren tıbbi bir durumdur. Grip, zatürre ya da SMA gibi genetik hastalıklar buna örnek gösterilebilir.</p>



<p>Engellilik ise kişinin fiziksel, zihinsel, duyusal ya da nörogelişimsel bir farklılığı nedeniyle, çevresel engellerle birlikte günlük yaşama katılımında kısıtlılık yaşaması durumudur. Bir insan engelli olabilir ama hasta olmayabilir. Aynı şekilde hasta olabilir ama engelli olmayabilir.</p>



<p>Bu ayrımı doğru yapmak yalnızca kelime meselesi değildir. Çünkü kullandığımız kavramlar, toplumun bakış açısını da şekillendirir.</p>



<p>Bugün hâlâ birçok insan, engelli bireyleri sürekli hasta olarak görüyor. Kimileri ise engelliliği sosyal medyada görünür olmanın veya takipçi kazanmanın bir aracı hâline getiriyor. Farkındalık oluşturmak elbette değerlidir. Ancak farkındalık ile mağduriyet üzerinden görünür olmaya çalışmak arasında ince ama önemli bir çizgi vardır.</p>



<p>Ben artık engelliliğin yanlış kavramlarla anlatılmasından da, bu tür durumların istismar edilmesinden de son derece rahatsızlık duyuyorum. Engellilik, ilgi toplamak için kullanılan bir etiket değil; doğru anlaşılması ve doğru anlatılması gereken bir yaşam gerçeğidir</p>



<p>İlker DUMAN</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SÖYLEŞİ /Gamze Zeynep KAMACI/Sergi/ Seramik/ &#8216;KIYININ HAFIZASI&#8217;</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/07/31/soylesi-gamze-zeynep-kamaci-sergi-seramik-kiyinin-hafizasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Jul 2026 09:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[DOĞA-ÇEVRE]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Hüseyin İlker DUMAN]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kent İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Yerel]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Gamze Zeynep KAMACI]]></category>
		<category><![CDATA[Seramik sergisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=184879</guid>

					<description><![CDATA[&#8220;Günlük hayatın telaşı içinde çoğu zaman bakıyoruz ama gerçekten görmüyoruz.&#8221; KIYININ HAFIZASI Halley Dergisinde “Huzuru Şekillendirmek” söyleşimizin ardından, Yeni Foça‘nın incisi olan OASIS MARİNA&#8217;nın eşsiz dokusunda “Kıyının Hafızası” sergisi vesilesiyle Sayın Gamze Zeynep Kamacı ile yeniden birlikteyiz. Sergiyi gezerken yaptığım gözlemler ve çevreden duyduğum yorumlar, eserlerin son derece olumlu karşılandığını gösteriyor. Şimdi Sayın Kamacı’yı bu [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>&#8220;<strong><em>Günlük hayatın telaşı içinde çoğu zaman bakıyoruz ama gerçekten görmüyoruz.&#8221;</em></strong></p>



<p><strong>KIYININ HAFIZASI</strong></p>



<p><em>Halley Dergisinde “Huzuru Şekillendirmek” söyleşimizin ardından, Yeni Foça‘nın incisi olan OASIS MARİNA&#8217;nın eşsiz dokusunda “Kıyının Hafızası” sergisi vesilesiyle Sayın Gamze Zeynep Kamacı ile yeniden birlikteyiz. Sergiyi gezerken yaptığım gözlemler ve çevreden duyduğum yorumlar, eserlerin son derece olumlu karşılandığını gösteriyor.</em></p>



<p><em>Şimdi Sayın Kamacı’yı bu sıcaklarda sorularımızla biraz daha terletme zamanı…</em></p>



<p><em>Merhaba Gamze Hanım, sizi yeniden konuk etmek beni çok mutlu etti. Davetimi kabul ettiğiniz için teşekkür ederim.</em></p>



<p><em>Gamze Hanım, “Kıyının Hafızası” sergisini planlamanız ve hayata geçirmeniz ne kadar zaman aldı?</em></p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-6 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="683" height="1024" data-id="184880" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095405-683x1024.jpg" alt="" class="wp-image-184880" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095405-683x1024.jpg 683w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095405-200x300.jpg 200w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095405-768x1152.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095405-696x1044.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095405-280x420.jpg 280w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095405.jpg 1024w" sizes="(max-width: 683px) 100vw, 683px" /></figure>
</figure>



<p><strong>Aslında</strong> bu sergiyi yalnızca hazırlık süresiyle ölçmek doğru olmaz. Yaklaşık on yıldır seramik sanatıyla uğraşıyorum ve hem doğa hem de antik izler uzun zamandır çalışmalarımın merkezinde yer alıyor.&nbsp;</p>



<p>“<strong>Kıyının Hafızası</strong>”, yıllar içinde biriken gözlemlerin, araştırmaların ve üretimlerin doğal bir sonucu oldu diyebilirim. Serginin fiziksel hazırlıkları yaklaşık 8 ay sürdü ama fikri çok daha uzun bir yolculuğun ürünü.</p>



<p><em>Bu süreçte karşılaştığınız başlıca zorluklar nelerdi?</em></p>



<p>Bu coğrafyaya ait o kadar zengin bir hikâye ve sembol arşivi var ki… En büyük zorluk, anlatmak istediğim hikâyeleri gereksiz ayrıntılara boğmadan, sade bir dille aktarabilmekti.&nbsp;</p>



<p>Bir yandan Phokaia’nın zengin tarihine saygı duyarken, diğer yandan serginin sadece geçmişe bakan bir anlatı olmamasını istedim. Antik sembollerle günümüz insanı arasında sessiz bir bağ kurmaya çalıştım.</p>



<p>Elbette üretim sürecinin kaçınılmaz teknik zorlukları da vardı. Seramik sabır isteyen bir malzeme; bazen haftalarca emek verdiğiniz bir parça fırından beklediğiniz gibi çıkmayabiliyor. Ama sanırım bu da hikâyenin bir parçası.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-7 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="768" height="1024" data-id="184881" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095413-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-184881" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095413-768x1024.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095413-225x300.jpg 225w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095413-1152x1536.jpg 1152w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095413-696x928.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095413-1068x1424.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095413-315x420.jpg 315w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095413.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>
</figure>



<p><em>Sergiyi ziyaret edenlere verdiğiniz kitap ayraçtaki şu sözler özellikle dikkatimi çekti:</em></p>



<p>“<em>Yaklaşık üç bin yıl önce bu kıyılardan denize açılan Phokaialı denizciler, yıldızları izleyerek Akdeniz’in uzak limanlarına ulaştılar. Bugün onların bıraktığı izler hâlâ denizin, taşların ve toprağın hafızasında yaşamayı sürdürüyor.”</em></p>



<p><em>Bu tarihsel miras sizin için ne ifade ediyor?</em></p>



<p>Beni en çok etkileyen şey, insanların ve mekanların değişmesine rağmen bazı duyguların hiç değişmemesi.</p>



<p>Yaklaşık üç bin yıl önce bu kıyılardan denize açılan insanlar da merak ediyordu, umut ediyordu, korkuyordu ve keşfetmek arzusu ile doluydu.</p>



<p>Bugün bizler aynı kıyılarda yürüyoruz. Benzer duyguları taşıyarak…</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-8 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="768" height="1024" data-id="184882" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095412-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-184882" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095412-768x1024.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095412-225x300.jpg 225w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095412-1152x1536.jpg 1152w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095412-696x928.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095412-1068x1424.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095412-315x420.jpg 315w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095412.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>
</figure>



<p>Belki taşlar değişmedi, rüzgâr değişmedi, denizin sesi değişmedi. Bu düşünce bana büyük bir süreklilik hissi veriyor. Bunun heyecanı da doğal olarak üretim aşamalarıma yansıyor.</p>



<p>Ben eserlerimde tam da bu görünmeyen bağı görünür kılmaya çalışıyorum.</p>



<p><em>Aynı ayraçta Akdeniz limanları ile mutluluk arasında da bir bağ kuruyorsunuz. Bir seramik sanatçısı olarak Akdeniz’in ve limanlarının sizde uyandırdığı mutluluk duygusunu nasıl tarif edersiniz?</em></p>



<p><strong>Benim</strong> için liman yalnızca teknelerin yanaştığı bir yer değil.</p>



<p>Liman; dönüşü, güveni ve yeniden başlamayı simgeliyor.</p>



<p><strong>Akdeniz</strong> ise ışığı, rüzgârı, tuzu ve yaşamı hatırlatıyor.</p>



<p>Seramik üretirken de buna benzer duygular yaşıyorum. Toprağı şekillendirirken zaman yavaşlıyor. O anlarda insanın iç dünyası da sakinleşiyor.</p>



<p>Belki de mutluluk tam olarak budur; ait hissettiğiniz bir yere, bir uğraşa ya da bir ana dönebilmek.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-9 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="768" height="1024" data-id="184883" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095408-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-184883" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095408-768x1024.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095408-225x300.jpg 225w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095408-1152x1536.jpg 1152w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095408-696x928.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095408-1068x1424.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095408-315x420.jpg 315w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095408.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>
</figure>



<p><em>Etkileşimli bir sergi hazırlamışsınız ve ziyaretçilere “Bu sergide ne hissettin?” diye soruyorsunuz. Ben de aynı soruyu size yöneltmek istiyorum: Sergiyi gezenlerin ne hissetmesini isterdiniz? Kendi adıma bu soruya “huzur, mutluluk ve bolca yaratıcılık” cevabını verirdim.</em></p>



<p><strong>Öncelikle</strong> yavaşlamalarını isterdim.</p>



<p><strong><em>Günlük hayatın telaşı içinde çoğu zaman bakıyoruz ama gerçekten görmüyoruz.</em></strong></p>



<p>Bu amaçla, sergi ortamında duyularımızın çoğuna hitap eden bir atmosfer yaratmaya çalıştım.</p>



<p>Dünyada gittikçe zorlaşan yaşama koşullarında, sanatın, sığınabileceğimiz güvenli bir liman olduğunun fark edilmesini isterim.</p>



<p>Eğer bu sergiden çıkarken biri denize biraz daha dikkatle bakarsa, bir taşın dokusunu fark ederse ya da çocukluğundan bir yaz anısını hatırlarsa, belki unutmuş olduğu bir duyguyu hatırlarsa, benim için sergi amacına ulaşmış olacaktır.</p>



<p>Kartlara tek kelime yazmalarını istememin nedeni de buydu.</p>



<p>Her ziyaretçinin sergiyi kendi hikâyesiyle tamamlamasını istedim.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-10 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="768" height="1024" data-id="184884" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095411-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-184884" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095411-768x1024.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095411-225x300.jpg 225w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095411-1152x1536.jpg 1152w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095411-696x928.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095411-1068x1424.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095411-315x420.jpg 315w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095411.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>
</figure>



<p><strong>Yaptığımız son söyleşiden bu yana sanatınızda nasıl bir değişim olduğunu düşünüyorsunuz? Sanatsal yaklaşımınızda ya da üretim biçiminizde belirgin bir dönüşüm yaşandı mı?</strong></p>



<p><strong>Sanırım</strong> daha sadeleşti.</p>



<p>Eskiden daha çok biçim üzerine düşünürdüm.</p>



<p>Bugün ise, bir eserin anlattığı hikâye de benim için çok önemli.</p>



<p>Artık sadece güzel bir obje üretmek değil hedefim.</p>



<p>İzleyicide bir duygu uyandırmasını, bir anıyı harekete geçirmesini istiyorum.</p>



<p>Bu nedenle üretimlerimde semboller kadar boşluklara, sessizliğe ve sadeliğe de daha çok yer vermeye başladım.</p>



<p><em>Eserlerinize bakanların Gamze Zeynep Kamacı ve onun sanat dünyası hakkında ne düşünmesini ya da hissetmesini isterdiniz?</em></p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-11 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="768" height="1024" data-id="184885" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095409-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-184885" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095409-768x1024.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095409-225x300.jpg 225w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095409-1152x1536.jpg 1152w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095409-696x928.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095409-1068x1424.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095409-315x420.jpg 315w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095409.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>
</figure>



<p><strong>Benim</strong> hakkımda çok şey düşünmeleri gerekmiyor.</p>



<p>Daha çok eserlerin onlarla konuşmasını isterim.</p>



<p>Ama eğer sergiden ayrılırken “Bu objeleri elleriyle böyle ortaya çıkaranlar var. Peki ya ben emeğimi katarak neler yapabilirim?” derlerse, bu bana yeter.</p>



<p><em>Son olarak, Gamze Zeynep Kamacı bundan sonra neler yapmayı planlıyor? Ufukta yeni sergiler veya projeler var mı?</em></p>



<p>“<strong>Kıyının Hafızası</strong>” benim için yeni bir başlangıç. Mart 2027’de İzmir’de planladığım bir sergim daha var. Gelecek projelerim, gkworks_ hesabımdan takip edilebilir.</p>



<p>Deniz kültürü, antik semboller ve Anadolu’nun kıyı hafızasından beslenen yeni seriler üzerinde çalışmaya devam edeceğim.</p>



<p>Çünkü bütün çalışmalarımın ortak noktası doğaya, zamana ve yaşadığımız coğrafyaya duyduğum hayranlık.</p>



<p>Aslında ben geçmişi yeniden üretmiyorum; geçmişin bugüne bıraktığı izi, seramiğin diliyle görünür kılmaya çalışıyorum</p>



<p><em>Gamze Hanım, bu keyifli söyleşi için çok teşekkür ederim.</em></p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-12 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="376" data-id="184886" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095406-1024x376.jpg" alt="" class="wp-image-184886" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095406-1024x376.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095406-300x110.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095406-768x282.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095406-1536x564.jpg 1536w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095406-696x256.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095406-1068x392.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095406-1144x420.jpg 1144w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095406.jpg 2048w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</figure>



<p><em>Kıyının Hafızası sergisi, Yeni Foça Quasıs Marina&#8217;da 9 Ağustos’a kadar açık olacak.</em></p>



<p>Hüseyin İlker <strong>DUMAN</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İlker DUMAN;  🎥   İnanç mı, Yalnızlık mı? Saint Maud’un Rahatsız Edici Sessizliği</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/06/13/ilker-duman-%f0%9f%8e%a5-inanc-mi-yalnizlik-mi-saint-maudun-rahatsiz-edici-sessizligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Jun 2026 11:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[10Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Gözden Kaçmasın]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Hüseyin İlker DUMAN]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[Saint Maud]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=183407</guid>

					<description><![CDATA[Korku sineması denildiğinde akla genellikle karanlık koridorlar, ani sıçratmalar, doğaüstü varlıklar ve yüksek ses efektleri gelir. Ancak bazı filmler vardır ki korkuyu seyircinin karşısına çıkarmak yerine onun zihnine yerleştirir. Rose Glass’ın ilk uzun metraj filmi Saint Maud tam olarak bunu yapan yapımlardan biri. IMDb’de 6,7 puana sahip olan film, yüzeyde dini bir hikâye anlatıyor gibi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Korku</strong> sineması denildiğinde akla genellikle karanlık koridorlar, ani sıçratmalar, doğaüstü varlıklar ve yüksek ses efektleri gelir. Ancak bazı filmler vardır ki korkuyu seyircinin karşısına çıkarmak yerine onun zihnine yerleştirir. <strong>Rose Glass’ın</strong> ilk uzun metraj filmi <strong>Saint Maud</strong> tam olarak bunu yapan yapımlardan biri.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-13 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="1024" data-id="183408" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083449-1024x1024.jpg" alt="" class="wp-image-183408" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083449-1024x1024.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083449-300x300.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083449-150x150.jpg 150w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083449-768x768.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083449-1536x1536.jpg 1536w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083449-696x696.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083449-1068x1068.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083449-420x420.jpg 420w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083449.jpg 1920w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</figure>



<p>IMDb’de 6,7 puana sahip olan film, yüzeyde dini bir hikâye anlatıyor gibi görünse de özünde yalnızlık, suçluluk, aidiyet arayışı ve zihinsel çözülme üzerine kurulu güçlü bir karakter çalışması sunuyor.</p>



<p>Film, geçmişinde yaşadığı travmatik bir olayın ardından dine yönelen genç bakıcı <strong>Maud’un</strong> hikâyesini takip ediyor. Ölümcül bir hastalığa yakalanan <strong>Amanda’nın</strong> bakımını üstlenen Maud, zamanla onu kurtarmanın kendi görevi olduğuna inanmaya başlıyor. Ancak bu noktadan sonra film, bir insanın başkasını kurtarma çabasından çok kendi içindeki boşluğu doldurma mücadelesine dönüşüyor.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-14 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="768" height="495" data-id="183412" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083421.jpg" alt="" class="wp-image-183412" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083421.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083421-300x193.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083421-696x449.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083421-652x420.jpg 652w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>
</figure>



<p>Saint Maud‘un en dikkat çekici yanı, klasik korku sinemasının alışkanlıklarını büyük ölçüde reddetmesi. Filmde seyirciyi koltuğundan sıçratacak sahneler yok denecek kadar az. Kamera sürekli olarak Maud’un dünyasına odaklanıyor ve korku, dışarıdaki bir tehditten değil, karakterin zihninde büyüyen düşüncelerden doğuyor. Bu nedenle film izlenirken hissedilen duygu korkudan çok huzursuzluk. Seyirci, Maud’un yaşadıklarının ne kadarının gerçek, ne kadarının kendi zihninin ürünü olduğunu sorgulamaya başlıyor.</p>



<figure class="wp-block-video"><video controls src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083413.mp4"></video></figure>



<p>Bu noktada filmin başarısında en büyük paylardan biri başrol oyuncusu <strong>Morfydd Clark’a </strong>ait. Clark, Maud karakterine yalnızca bir performans vermiyor; adeta karakterin içine yerleşiyor. Sessizliklerde, bakışlarda ve en küçük mimiklerde bile karakterin iç dünyasını hissettirebiliyor. Özellikle inancı ile gerçeklik arasındaki çizginin giderek bulanıklaştığı anlarda sergilediği oyunculuk, filmi sıradan bir psikolojik gerilim olmaktan çıkarıyor. Film boyunca yaşanan gerilimin önemli bir kısmı, Clark’ın seyirciyi karakterin zihnine ikna edebilmesinden kaynaklanıyor.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-15 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="768" height="404" data-id="183414" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083419.jpg" alt="" class="wp-image-183414" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083419.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083419-300x158.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083419-696x366.jpg 696w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>
</figure>



<p>Rose Glass’ın yönetmenliği de ilk film için dikkat çekici bir olgunluk taşıyor. Dar mekânlar, yalnız kadrajlar ve kontrollü kamera kullanımı sayesinde film, Maud’un iç dünyasını görsel olarak da hissettiriyor. Yönetmen, korkuyu göstermek yerine ima etmeyi tercih ediyor. Bu tercih filmin temposunu zaman zaman ağırlaştırsa da atmosferini güçlendiriyor.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-16 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="225" height="336" data-id="183418" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083414.jpg" alt="" class="wp-image-183418" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083414.jpg 225w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083414-201x300.jpg 201w" sizes="(max-width: 225px) 100vw, 225px" /></figure>
</figure>



<p>Elbette Saint Maud herkese hitap eden bir korku filmi değil. Hızlı ilerleyen hikâyelerden veya sürekli gerilim bekleyen seyirciler için fazla yavaş bulunabilir. Ancak karakter odaklı anlatıları sevenler için film oldukça doyurucu bir deneyim sunuyor. Çünkü burada korkunun kaynağı bir canavar ya da lanet değil; insan zihninin karanlıkta bıraktığı düşünceler.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-17 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="768" height="379" data-id="183415" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083420.jpg" alt="" class="wp-image-183415" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083420.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083420-300x148.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083420-324x160.jpg 324w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083420-696x343.jpg 696w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>
</figure>



<p>Filmin finali ise uzun süre hafızadan silinmeyecek kadar etkili. Rose Glass, bütün film boyunca kurduğu gerilimi yalnızca birkaç saniyelik bir görüntüyle zirveye taşıyor ve seyirciyi film bittikten sonra da düşünmeye devam etmeye zorluyor.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-18 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="768" height="515" data-id="183416" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083416.jpg" alt="" class="wp-image-183416" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083416.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083416-300x201.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083416-696x467.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083416-626x420.jpg 626w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>
</figure>



<p>Sonuç olarak Saint Maud, son yılların en dikkat çekici psikolojik korku filmlerinden biri. Klasik korku kalıplarını reddeden yapısı, güçlü atmosferi ve özellikle Morfydd Clark’ın olağanüstü performansı sayesinde türün öne çıkan örnekleri arasında yer alıyor. Korkunun bazen karanlık bir koridorda değil, insanın kendi zihninde saklandığını hatırlatan rahatsız edici ve etkileyici bir film.</p>



<p>İlker <strong>DUMAN</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		<enclosure url="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083413.mp4" length="6577781" type="video/mp4" />

			</item>
		<item>
		<title>Hüseyin İlker DUMAN;🎥 İyi Çocuk mu, Otomatik Portakal mı?</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/06/04/huseyin-ilker-duman%f0%9f%8e%a5-iyi-cocuk-mu-otomatik-portakal-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Jun 2026 10:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[10Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gözden Kaçmasın]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Hüseyin İlker DUMAN]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Good Boy]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=182863</guid>

					<description><![CDATA[Jan Komasa’nın Good Boy (Heel) filmi, son yılların en tartışmalı psikolojik gerilimlerinden biri olmaya aday. IMDb’de yaklaşık 7 puan civarında seyreden film, eleştirmenlerden aldığı olumlu yorumlarla dikkat çekerken seyircileri de ikiye bölmüş durumda. Kimileri filmi cesur ve provokatif bulurken, kimileri ise anlattığı hikâyeyi yeterince inandırıcı bulmuyor. Filmi izlerken Stanley Kubrick’in başyapıtı A Clockwork Orange (Otomatik [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Jan <strong>Komasa’nın</strong> <strong>Good Boy </strong>(Heel) filmi, son yılların en tartışmalı psikolojik gerilimlerinden biri olmaya aday. IMDb’de yaklaşık 7 puan civarında seyreden film, eleştirmenlerden aldığı olumlu yorumlarla dikkat çekerken seyircileri de ikiye bölmüş durumda. Kimileri filmi cesur ve provokatif bulurken, kimileri ise anlattığı hikâyeyi yeterince inandırıcı bulmuyor.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-19 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="693" height="1024" data-id="182875" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081158-693x1024.jpg" alt="" class="wp-image-182875" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081158-693x1024.jpg 693w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081158-203x300.jpg 203w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081158-696x1028.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081158-284x420.jpg 284w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081158.jpg 700w" sizes="(max-width: 693px) 100vw, 693px" /></figure>
</figure>



<p>Filmi izlerken Stanley Kubrick’in başyapıtı A Clockwork Orange (<strong>Otomatik Portakal</strong>) akla geliyor. Hatta bazı sahnelerde bu etki bir ilhamın ötesine geçerek doğrudan bir akrabalık hissi yaratıyor. Her iki film de bireyin dönüştürülmesi, kontrol edilmesi ve toplumsal normlara uygun hale getirilmesi fikrini merkezine alıyor. İkisi de şu soruyu soruyor: Bir insanın özgürlüğü elinden alınarak onu “iyi” biri yapmak mümkün müdür?</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-20 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="620" height="930" data-id="182864" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000080731.jpg" alt="" class="wp-image-182864" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000080731.jpg 620w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000080731-200x300.jpg 200w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000080731-280x420.jpg 280w" sizes="(max-width: 620px) 100vw, 620px" /></figure>
</figure>



<p><strong>Kubrick</strong> bu soruyu sert, alaycı ve kışkırtıcı bir dille sorarken, <strong>Komasa</strong> daha karanlık ve psikolojik bir yol izliyor. Otomatik Portakal seyirciyi şok ederek düşünmeye zorlar. Good Boy ise huzursuz eden bir atmosfer kurarak aynı sorgulamayı farklı bir tonda yapmaya çalışıyor.</p>



<figure class="wp-block-video"><video controls src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000080730.mp4"></video></figure>



<p>Filmin en güçlü taraflarından biri oyuncu kadrosu. <strong>Stephen Graham,</strong> karakterine hem tehditkâr hem de kırılgan bir boyut kazandırmayı başarıyor. Kariyeri boyunca birçok güçlü performansa imza atan oyuncu, burada da filmin omurgasını taşıyan isimlerden biri. <strong>Andrea Riseborough</strong> ise karakterinin iç çatışmalarını büyük bir doğallıkla yansıtıyor. İki oyuncunun karşılıklı sahneleri, filmin gerilimini yükselten en önemli unsurlar arasında yer alıyor.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-21 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="786" height="524" data-id="182866" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000080734.webp" alt="" class="wp-image-182866" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000080734.webp 786w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000080734-300x200.webp 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000080734-768x512.webp 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000080734-696x464.webp 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000080734-630x420.webp 630w" sizes="(max-width: 786px) 100vw, 786px" /></figure>
</figure>



<p>Komasa’nın yönetmenliği de filmin dikkat çeken yönlerinden biri. Görsel dil, kadraj tercihleri ve atmosfer yaratma becerisi sayesinde film boyunca rahatsız edici bir gerginlik hissi korunuyor. Yönetmen, karakterlerini yargılamak yerine onları seyircinin önüne bırakıyor ve ahlaki değerlendirmeyi izleyiciye bırakmayı tercih ediyor. Bu yönüyle de Kubrick’in yaklaşımına yaklaşıyor.</p>



<p>Ancak tam da burada filmin en büyük sorunu ortaya çıkıyor. Good Boy, kurduğu fikir dünyasında oldukça cesur olsa da zaman zaman gerçeklik duygusundan uzaklaşıyor. Bazı karakter kararları ve hikâyenin belirli dönemeçleri, filmin başlarda oluşturduğu inandırıcılığı zayıflatabiliyor. Özellikle finale giden sekanslarda bu durum daha belirgin hale geliyor. Film metaforik anlatımı güçlendirmek isterken yer yer kendi gerçekliğini ikinci plana atıyor.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-22 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" data-id="182867" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000080733-1024x682.jpg" alt="" class="wp-image-182867" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000080733-1024x682.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000080733-300x200.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000080733-768x512.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000080733-1536x1024.jpg 1536w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000080733-696x464.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000080733-1068x712.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000080733-630x420.jpg 630w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000080733.jpg 2000w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</figure>



<p>Buna rağmen Good Boy, günümüz sinemasında sık rastlanmayan türden bir risk alma cesareti gösteriyor. Her sahnesi kusursuz değil; hatta bazı bölümleri tartışmaya açık. Ancak seyirciyi rahatsız etmeyi, düşündürmeyi ve ahlaki açıdan zor sorular sormayı başarıyor.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-23 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="512" data-id="182868" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000080732-1024x512.png" alt="" class="wp-image-182868" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000080732-1024x512.png 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000080732-300x150.png 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000080732-768x384.png 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000080732-696x348.png 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000080732-1068x534.png 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000080732-840x420.png 840w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000080732.png 1200w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</figure>



<p>Sonuç olarak, Good Boy izlenmeye değer bir film. Stanley Kubrick’in Otomatik Portakalı kadar etkili veya sinema tarihinde aynı ölçüde iz bırakacak bir yapım olduğunu söylemek zor. Ancak onun açtığı tartışmaları günümüz seyircisi için yeniden yorumlamaya çalışan cesur bir çalışma olduğu kesin. Ben filmi beğendim. Oyunculukları, atmosferi ve sorduğu sorular güçlüydü. Yine de daha sağlam bir gerçeklik zemini üzerine kurulmuş olsaydı çok daha etkileyici bir film olabilirdi.</p>



<p>Hüseyin İlker <strong>DUMAN</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		<enclosure url="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000080730.mp4" length="12613606" type="video/mp4" />

			</item>
	</channel>
</rss>
