<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Füsun ALTINOK &#8211; Kent Ekranı</title>
	<atom:link href="https://www.kentekrani.com/category/yazarlar/fusun-altinok/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.kentekrani.com</link>
	<description>&#039;&#039;Kent Aynasından Türkiye&#039;&#039;</description>
	<lastBuildDate>Fri, 23 Oct 2026 14:04:41 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.10</generator>

<image>
	<url>https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/cropped-kentlogo-512x512-1-32x32.jpg</url>
	<title>Füsun ALTINOK &#8211; Kent Ekranı</title>
	<link>https://www.kentekrani.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Füsun ALTINOK; Aptallığın Dayanılmaz Hafifliği</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/10/24/fusun-altinok-aptalligin-dayanilmaz-hafifligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 24 Oct 2026 09:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Füsun ALTINOK]]></category>
		<category><![CDATA[Gözden Kaçmasın]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=187499</guid>

					<description><![CDATA[“Ahmak insanlardan, kötü insanlardan korktuğumuzdan daha fazla korkmalıyız.”Bu önemli cümle Bonhoeffer’e ait. Aptallığın Teorisi’ni yazan ve ağır işkenceler gördüğü hapishaneden filozof olarak çıkan yazar. Peki, tarihe damga vuran ve günümüzde hâlâ geçerliliğini koruyan bu teori nereden çıktı? Dünyada Hitler rüzgârı esiyor. 31 Temmuz 1932&#8217;de seçimler yapılıyor ve Nasyonal Sosyalist İşçi Partisi, yüzde 34 oyla Alman [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>“<strong><em>Ahmak insanlardan, kötü insanlardan korktuğumuzdan daha fazla korkmalıyız.”<br>Bu önemli cümle Bonhoeffer’e ait. Aptallığın Teorisi’ni yazan ve ağır işkenceler gördüğü hapishaneden filozof olarak çıkan yazar.</em></strong></p>



<p>Peki, tarihe damga vuran ve günümüzde hâlâ geçerliliğini koruyan bu teori nereden çıktı?</p>



<p>Dünyada <strong>Hitler</strong> rüzgârı esiyor. 31 Temmuz 1932&#8217;de seçimler yapılıyor ve Nasyonal Sosyalist İşçi Partisi, yüzde 34 oyla Alman meclisinde, 230 milletvekiline sahip oluyor. Ve Adolf Hitler, Şansölye olarak atanıyor.<br>Aradan bir yıl bile geçmeden erken seçimlerle Hitler yüzde 91 oyla milletvekillerinin tamamını alıyor.<br>Artık “Tek Adam”dır.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-1 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="450" height="684" data-id="187500" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000114041.jpg" alt="" class="wp-image-187500" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000114041.jpg 450w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000114041-197x300.jpg 197w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000114041-276x420.jpg 276w" sizes="(max-width: 450px) 100vw, 450px" /></figure>
</figure>



<p>O zamana kadar Alman ailelerinin, daha bebeklikten başlayarak iyi eğittiği çocukları varken, o donanımlı ve eğitimli halkı iki yıla varmadan kölesi haline getiriyor. Âdeta sirk maymununa çeviriyor.</p>



<p>Bilim, sanat, teknoloji ve kültürün merkezi denilen Almanya’da nasıl oluyor da cahil ve ruh hastası bir adam, böyle bir halkı peşinden sürükleyebiliyordu?<br>Bilim insanlarına, akademisyenlere, rütbeli subaylara hükmedebiliyordu.</p>



<p>Karanlık bir çağ başlamıştı. Masum insanların dükkanları taşlanıyor, kadınlar ve çocuklar sokak ortasında zalimce aşağılanıyordu.<br>Gazeteciler dövülüyordu.<br>Siyasi cinayetler işleniyordu.</p>



<p>Hitleri eleştirenler tutuklanıyordu.<br>Muhalif her çıkış cezalandırılıyordu.<br>Yargı Hitler&#8217;in sopası olmuştu.<br>Berlin&#8217;de artık hakim koltuğuna oturtulmuş kâtipler vardı.<br>Tek adam rejiminin kâtipleri…</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-2 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="640" height="356" data-id="187501" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000114042.jpg" alt="" class="wp-image-187501" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000114042.jpg 640w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000114042-300x167.jpg 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></figure>
</figure>



<p><strong>Direnişçi bir ilahiyatçı.</strong></p>



<p>İşte bu ortamda genç bir papaz olan <strong>Dietrich Bonhoeffer, </strong>yaşanan bunca zulme itiraz etti. Sen misin asilik yapan? Derhal hapse atıldı.<br>Ağır işkencelerden geçirildi.</p>



<p>Bonhoeffer, hapisteyken bu konu üzerine uzun uzun düşündü. Avrupa’nın bu aydın toplumu nasıl olmuştu da organize kötülüğün ve suçun merkezi haline gelmişti?</p>



<p>Sonunda Bonhoeffer bir kanıya vardı; “Sorunun kökeninde kötülük değil, <strong>aptallık</strong> yatıyor&#8221; dedi.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-3 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="175" height="238" data-id="187502" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000114044.jpg" alt="" class="wp-image-187502"/></figure>
</figure>



<p>Hapiste kendini daha da geliştiren bu adam şuna inandı ki; kötülükle savaşılabilirdi ama ahmaklıkla asla. Hem de organize olmuş ahmaklarla…</p>



<p>İstediğinizi yazın, çizin, anlatın, açıklayın, kanıtları ortaya dökün, bu ahmaklara etki etmiyordu. İnanmıyorlardı, önemli bulmuyorlardı.</p>



<p>Aptallar sürüsünün çoğu halinden memnundu. Farklı bakış açısı istemiyorlardı. Sesini çıkartanlara kızıyor, hatta saldırıya geçiyorlardı. İşte o zaman tehlikeli oluyorlardı. Acıma duyguları körelmiş, vicdanları yok olmuştu.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-4 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="334" height="596" data-id="187503" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000114045.jpg" alt="" class="wp-image-187503" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000114045.jpg 334w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000114045-168x300.jpg 168w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000114045-235x420.jpg 235w" sizes="(max-width: 334px) 100vw, 334px" /></figure>
</figure>



<p><em>Aptallık ahlaki sorun.</em></p>



<p>Bonhoeffer artık emindi ki, aptallık bir zekâ problemi değildi, aptallık ahlaki bir problemdi.<br>Aptallık sadece cehalet değildi. Entelektüel birikimleri, iyi eğitimleri olduğu halde insanlar aptal olabiliyorlardı.</p>



<p>Bazıları aptallığın doğuştan gelen bir zeka yetersizliği olduğunu düşünüyordu. Fakat bu görüş, toplumsal aptallığı açıklayamıyordu. İnsanlar bazı koşullara göre başkalarının kendilerini aptallaştırmasına izin veriyorlardı. İşte o zaman da sorun psikolojik değil sosyolojik oluyordu.</p>



<p>Diktatör gücünü arttırdıkça, insanlar o gücün büyüsüne kapılıyorlar, bağımsız düşünme yetilerini kaybediyorlardı.<br>Karşı koymak yerine aptallaşarak sürüde koyun olmayı yeğliyorlardı.<br>Aptallık onlar için konfor alanı oluşturuyordu. Hitler onları aptallaştırmadı, aptalların öne çıkmasını kolaylaştırdı.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-5 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="364" height="549" data-id="187504" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000114043.jpg" alt="" class="wp-image-187504" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000114043.jpg 364w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000114043-199x300.jpg 199w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000114043-278x420.jpg 278w" sizes="(max-width: 364px) 100vw, 364px" /></figure>
</figure>



<p>Gözlerine sokulan gerçekleri inatla reddediyorlardı. Onlarla konuştuğunuzda bellenmiş klişe sloganları tekrarlıyorlardı.<br>Hipnotizeydiler sanki.<br>Peki bu insanlar nasıl bağımsız ve özgür olabileceklerdi?</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-6 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="500" height="709" data-id="187506" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000114046.jpg" alt="" class="wp-image-187506" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000114046.jpg 500w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000114046-212x300.jpg 212w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000114046-296x420.jpg 296w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" /></figure>
</figure>



<p>Zaman ilerliyordu. Almanlar ancak İkinci Dünya Savaşı sonrası bağımsız ve özgür olabildiler. Aptallıktan kurtulabildiler.<br>Bedelini çok ağır ödediler.<br>Yirmi iki milyon Alman öldü, Almanya harabeye döndü.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-7 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="425" height="604" data-id="187505" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000114048.jpg" alt="" class="wp-image-187505" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000114048.jpg 425w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000114048-211x300.jpg 211w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000114048-296x420.jpg 296w" sizes="(max-width: 425px) 100vw, 425px" /></figure>
</figure>



<p>Conrad Adenaur&#8217;un şu sözleri tarihe geçti: &#8220;Umarım bir daha İsa bile gelse tüm yetkiyi tek kişiye verecek kadar aptal olmayız…”</p>



<p>Bonhoeffer&#8217;in düşünceleri sisteme aykırıydı ve Naziler için kabul edilemezdi.<br>9 Nisan 1945 günü sabaha karşı, Bonhoeffer&#8217;i bir toplama kampının darağacına asarak öldürdüler.<br>Bonhoeffer, Aptallığın Teorisini yazmıştı.</p>



<p>Füsun <strong>ALTINOK</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Füsun ALTINOK; Gidilmeyen Yol</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/10/17/fusun-altinok-gidilmeyen-yol/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Oct 2026 09:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DOĞA-ÇEVRE]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Füsun ALTINOK]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kent İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Künye]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Video Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=187267</guid>

					<description><![CDATA[“Sarı ormanın içinde yol ayrımına geldimNe yazık ki her iki yoldan da gidemezdimYalnız bir yolcuydum, öylece durdumBir yolun ötelerine doğru bakındım kaldımTa uzaklarda yitip gittiği yere kadar. Düşünüp dururken, öteki yolda karar kıldımBelki de böylesi daha iyiydiÇünkü yol yeşildi, tam yürünmek içindiVe oradan gelip geçenlerÜzerlerine basıp geçmiş olsalar bile. Böylece yürüdüm gün ve geceYapraklar içinde [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>“<em>Sarı ormanın içinde yol ayrımına geldim<br>Ne yazık ki her iki yoldan da gidemezdim<br>Yalnız bir yolcuydum, öylece durdum<br>Bir yolun ötelerine doğru bakındım kaldım<br>Ta uzaklarda yitip gittiği yere kadar.</em></p>



<p><em>Düşünüp dururken, öteki yolda karar kıldım<br>Belki de böylesi daha iyiydi<br>Çünkü yol yeşildi, tam yürünmek içindi<br>Ve oradan gelip geçenler<br>Üzerlerine basıp geçmiş olsalar bile.</em></p>



<p><em>Böylece yürüdüm gün ve gece<br>Yapraklar içinde tek başıma sessizce<br>Günler boyu böylece yol aldım<br>Yolun sonunu bile bile, sordum kendime<br>Bir daha geri dönecek miyim, diye.</em></p>



<p><em>İşte bir feryatla haykırıyorum,<br>Çağlar ve çağlar ötesine<br>Ormanda yol ikiye ayrıldı<br>Ve ben daha az yürünenine saptım<br>Ve bütün olanlar da bu yüzden oldu.”</em></p>



<p>1916 tarihli bu şiir, ünlü şair <strong>Robert Frost’a</strong> ait. Gidilmeyen Yol, adından da anlaşılacağı gibi, bir yol ayrımında yapılan seçim üzerine düşündürüyor.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-8 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="395" height="600" data-id="187268" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000112229.jpg" alt="" class="wp-image-187268" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000112229.jpg 395w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000112229-198x300.jpg 198w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000112229-277x420.jpg 277w" sizes="(max-width: 395px) 100vw, 395px" /></figure>
</figure>



<p><strong>Aklı diğer yolda kalmak.</strong></p>



<p>Robert Frost bu şiiri, İngiltere&#8217;de birlikte uzun yürüyüşler yaptığı ve kararsızlığıyla tanınan şair dostu <strong>Edward Thomas’ın</strong> arkasından yazmış.<br>Edward Thomas, basında edebiyat eleştirileri yaparken şair arkadaşının etkisinde kalıp şiir yazmaya başlamış. Genelde savaş üzerine şiirler yazarken İngiliz ordusuna gönüllü olarak yazılıp savaşa gitmiş. İki yıl sonra da cephede vurularak ölmüş.</p>



<p>Frost bu dost ölümünün ardından pek çok sorgulama yapmış olmalı ki, sonunda ortaya “Gidilmeyen Yol” şiiri çıkmış.</p>



<p>Frost’a göre insan, yaşamındaki yol ayrımında hangi yoldan giderse gitsin, diğerini seçmediği için ileride hayıflanmaya veya &#8220;acaba diğerini seçseydim…” demeye başlıyor.</p>



<p>Yol burada metafor tabii. Oradan geçenler iki yolun da farklı şekilde aşındığını görüyorlar. Nedense yolun daha fazla aşınmış olanı tercih edilmiş.</p>



<p>“Yol ikiye ayrıldı ve ben daha az gidilmiş olanı tercih ettim ve bu oldu bütün farkı yaratan&#8221; dizesi önemli bu yüzden.</p>



<p>Sonuçta gelinen noktada gerçek yaşamda hangi yolun en iyi olduğunu bilmek mümkün mü? Kararlarımızın çoğu gelişi güzel, bilinçsiz gibi duruyor. Çoğu kişi yanlış ata oynamakla nam salmıştır zaten.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-9 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="576" height="345" data-id="187269" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000112226.jpg" alt="" class="wp-image-187269" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000112226.jpg 576w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000112226-300x180.jpg 300w" sizes="(max-width: 576px) 100vw, 576px" /></figure>
</figure>



<p><em>Kim ister ki kendisi için iyi olmayacak bir yolu seçmeyi?</em><br>Sırf başkaları bu yolu seçmedi ama ben bilinmezi tercih edeceğim demek gerçekten cesaret işi. Kahramanca bir tavır âdeta. Böyle hareket edenler bu şiiri kendine yakın hisseder doğal olarak. Az aşınmış yol, yani çoğu kişi bunu seçmemiş demek.</p>



<p>Konfor alanından çıkmadan yaşayınca insan sıradan ama daha güvende bir hayat yaşıyor. Fakat zorlukları göze alabilecek kapasiteniz varsa, rahat rahat kendinizi yaymayı elinizin tersiyle itebiliyorsunuz demektir.</p>



<p>“<em>Yüreğinin götürdüğü yere git” </em>zihniyetiyle bir yere kadar yani mantığın olduğu yere kadar güzel güzel gidersiniz. Sonra? Sonrasına sonra bakarım demek değişik bir rahatlık…</p>



<p>Her seçim bir vazgeçiştir cümlesi ne kadar doğru. Sadece eğitim, iş yaşamı değil, her ilişki de bir yol ayrımıdır. Nikâh dairelerinde her 15 dakikada bir evlenenler var; adliyelerde ise her yarım saatte bir boşananlar duruşma salonlarını dolduruyor.</p>



<p>Bilinçli veya değil, seçim yaparken tüm parametreleri bilmek mümkün değildir. İşte bu nedenle iki yolun da tam olarak nereye çıkacağı kestirilemez. O zaman insanlar kişisel kararlarına güvenemediklerinden mi yapay zekâya bunca akıl danışıyorlar.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-10 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="460" height="276" data-id="187270" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000112227.jpg" alt="" class="wp-image-187270" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000112227.jpg 460w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000112227-300x180.jpg 300w" sizes="(max-width: 460px) 100vw, 460px" /></figure>
</figure>



<p><strong>Ünlü son dize.</strong></p>



<p>Robert Frost’un “<strong>Karlı bir gecede orman kıyısında durmak” </strong>şiiri de hipnotize edici. Büyüleyici karlı gece manzarasını anlatırken aynı zamanda ölümün huzur verici yanı ve yaşamın sorumlulukları arasında kalan insanı yansıtıyor. Ve ünlü son dize; “Ama uyumam gereken milcahlar var, / Uyumadan önce kat etmem gereken yollar&#8221;<br>Verilmiş sözler, hayatın sorumlulukları ve bitirilmesi gereken görevler…</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-11 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="500" height="500" data-id="187276" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000112228.jpg" alt="" class="wp-image-187276" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000112228.jpg 500w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000112228-300x300.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000112228-150x150.jpg 150w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000112228-420x420.jpg 420w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" /></figure>
</figure>



<p>Robert Frost’u seviyorum. Onun içinde yaşama dair biraz şeytanca düşünceler hissediyorum.<br>İnsanlar yol ayrımında birini yeğlediklerinde bir daha diğer yola dönüp giremeyeceklerini bilirlerse bu onlarda büyük bir ruhsal çatışma yaratır.<br>Aslında seçmediğiniz yolun daha iyi veya daha kötü olduğunu hiçbir zaman öğrenemeyeceksiniz. Savunma mekanizmalarınız devreye girip -iyi çalışırsa- ancak öyle rahat hissedebileceksiniz. Hepsi bu.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-12 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="819" height="1024" data-id="187275" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000112238-819x1024.jpg" alt="" class="wp-image-187275" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000112238-819x1024.jpg 819w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000112238-240x300.jpg 240w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000112238-768x960.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000112238-1229x1536.jpg 1229w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000112238-1638x2048.jpg 1638w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000112238-696x870.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000112238-1068x1335.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000112238-336x420.jpg 336w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000112238.jpg 1920w" sizes="(max-width: 819px) 100vw, 819px" /></figure>
</figure>



<p>Füsun <strong>ALTINOK</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Füsun ALTINOK; Yeniden Tanışalım mı?</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/10/10/fusun-altinok-yeniden-tanisalim-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 10 Oct 2026 09:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Füsun ALTINOK]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kent İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Yerel]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=186947</guid>

					<description><![CDATA[Tanıdığımız insanları zihnimizde etiketleyerek bir rafa koyup orada sabitliyoruz. Oysa o kişi zaman içinde değişiyor, gelişiyor, dönüşüyor; fakat biz onu geçmişteki fotoğrafı ve özellikleriyle hatırlıyoruz. Öncelikle yeni tanıştığınız insanlarla aynı frekansta olmadığınızı anlayıp içsel bir değerlendirmeyle araya mesafe koymak iyi fikir olabilir ama yorucu. Sonra yeni kişilerle tanışmaya üşeniyorsunuz artık. Aslında sadece yeni tanışılan değil, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Tanıdığımız insanları zihnimizde etiketleyerek bir rafa koyup orada sabitliyoruz. Oysa o kişi zaman içinde değişiyor, gelişiyor, dönüşüyor; fakat biz onu geçmişteki fotoğrafı ve özellikleriyle hatırlıyoruz.</p>



<p>Öncelikle yeni tanıştığınız insanlarla aynı frekansta olmadığınızı anlayıp içsel bir değerlendirmeyle araya mesafe koymak iyi fikir olabilir ama yorucu. Sonra yeni kişilerle tanışmaya üşeniyorsunuz artık.</p>



<p>Aslında sadece yeni tanışılan değil, gün geliyor en yakın arkadaşım dediğiniz kişi bile sizi şaşırtabiliyor. Zaman içinde bakıyorsunuz ki, bir zamanların yakın arkadaşıyla farklı yönlere doğru ilerlenmiş. Yeni bir işe girmiş, yeni bir sosyal çevre edinmiş, yeni sevgilisi olmuş, evlenmiş. Artık o sizin tanıdığınız kişi değil. Çocuktuk, ilk gençliğimizde neler yapardık, ah eski günler diye debelenmeyin. Yoğun bir yabancılaşma duygusu hissediyorsunuz. Uyum sağlamaya çalışıyorsunuz ama oturmuyor.<br>Yeni neslin bakış açısıyla bu durum genel olarak melankoli, hayal kırıklığı, dönüşüm süreci olarak tanımlanıyor.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-13 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" data-id="186948" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000110064.jpg" alt="" class="wp-image-186948" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000110064.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000110064-300x200.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000110064-768x512.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000110064-696x464.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000110064-631x420.jpg 631w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</figure>



<p>Sonuçta istemeseniz de eski defterler kapanıyor. Zaman böyle acımasız işte.<br>Bir erkek meslektaşım bir gün öğle tatilinden işyerine geldiğinde yıkık bir haldeydi. Ne oldu dedim. Bir zamanlar aşık olduğu kadına rastlamış. Heyecanlanmış. Bir yere oturmuşlar. Sarılmışlar. “Sonra baktım evet hâlâ kalbimi çarptıran kadın. Saçlarının kokusunu bile özlemişim. Sonra uzun uzun konuştuk. Konuştukça o kadın silindi, silindi ve yemeğin sonuna doğru başka biri oldu. Karşımda bir sisin içinde farklı bir kadın oturuyordu.”</p>



<p>Dedim ya, zaman acımasız. Ortak anılar, heyecanlar, mimikler bildiğiniz haliyle kalsa bile, hayata bakışın değişimi ile aradaki bağın günden güne inceldiğini fark ediyorsunuz.</p>



<p>Bu yabancılık nasıl oluştu? Maddi uçurumlardan mı? Yaşın ilerlemesi mi? Yaşananların izleri mi? Onu yeniden tanımanız gerekli. Gücünüz var mı?</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-14 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="334" height="217" data-id="186949" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000110065.jpg" alt="" class="wp-image-186949" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000110065.jpg 334w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000110065-300x195.jpg 300w" sizes="(max-width: 334px) 100vw, 334px" /></figure>
</figure>



<p><strong>Sebo değil, Sabahattin Bey</strong></p>



<p>Aynı sınıftaydınız. Arkadaş gruplarınız ortaktı. Aynı zamanlarda aşklarınız oldu. Tatillere gittiniz. Eğlendiniz, dertleştiniz.<br>Ne oldu şimdi? Firmasına gittiğinizde “Heey Sebo…” diyemezsiniz. O artık Sabahattin Bey’dir. Sınıfı, ortamsal değişiklikleri olmuştur. İstediğiniz kadar “yapay ciks tavırlar” deyin, değişmiştir.</p>



<p>Bir diğeri sevgili bulmuş veya evlenmiştir. Öncelikleri değişmiştir. Artık kendisine o kişiyle bir dünya kurmuştur. Eski ortamlarınıza “takılmıyordur”. Yeni partnerinin yanında onu tanıyabilir misiniz?</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-15 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="332" height="239" data-id="186950" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000110067.jpg" alt="" class="wp-image-186950" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000110067.jpg 332w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000110067-300x216.jpg 300w" sizes="(max-width: 332px) 100vw, 332px" /></figure>
</figure>



<p>J.P. <strong>Sartre</strong>, “Cehennem başkalarıdır” derken ne kadar haklıymış. Yaşınız ilerlerken yeni birine dönüşmüş bir insanı yeniden tanımaya çalışmak omuzlara başlı başına yük. O yüzden “Az insan, az dert” fikri cazip gelir. İyi güzel de, değişim ve farkındalığın bedeli de yalnızlık.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-16 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="334" height="413" data-id="186952" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000110078.jpg" alt="" class="wp-image-186952" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000110078.jpg 334w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000110078-243x300.jpg 243w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000110078-324x400.jpg 324w" sizes="(max-width: 334px) 100vw, 334px" /></figure>
</figure>



<p><strong>Biz değişmiyor muyuz?</strong></p>



<p>Herkes değişiyor da biz eskisi gibi mi kalıyoruz? Çocukluğunuzu düşünün, ergenliğinizi, gençliğinizi, yaşınızın ilerleyişini… Ben miydim o?<br><strong>Mevlana’nın</strong> güzel bir sözüdür; “Dün akıllıydım dünyayı değiştirmek istedim. Bugün bilgeyim, kendimi değiştiriyorum.”<br>Evet, zaman içinde herkesle yeniden tanışmalıyız ve hatta kendimizle de.</p>



<p>Füsun <strong>ALTINOK</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Füsun ALTINOK;     Sahte Yazılım ve Gerçek Ben</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/10/03/fusun-altinok-sahte-yazilim-ve-gercek-ben/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Oct 2026 09:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[DOĞA-ÇEVRE]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Füsun ALTINOK]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kent İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Yerel]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kişilik yazılımı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=186634</guid>

					<description><![CDATA[Sen hangisisin? Biri size bu soruyu sorduğunda dik dik bakarsınız büyük olasılıkla. Soruyu anlamaya çalışırsınız. “Hangisiyim derken…” diye siz ona sorarsınız. O devam eder; Ben dediğin kişi gerçekten sen misin? Toksik iyimsergillerdenseniz, “sen gerçek misin?” dediğini ve size iltifat ettiğini sanırsınız. Bu cümleden sonra sarılacak bana, belki öpecek diye beklersiniz. Çok beklersiniz… Olay artistik, ego [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Sen hangisisin</strong>? Biri size bu soruyu sorduğunda dik dik bakarsınız büyük olasılıkla. Soruyu anlamaya çalışırsınız. “Hangisiyim derken…” diye siz ona sorarsınız. O devam eder; Ben dediğin kişi gerçekten sen misin?</p>



<p>Toksik iyimsergillerdenseniz, “sen gerçek misin?” dediğini ve size iltifat ettiğini sanırsınız. Bu cümleden sonra sarılacak bana, belki öpecek diye beklersiniz. Çok beklersiniz… Olay artistik, ego yükseltici kıvamda hiç değildir. Çünkü karşınızdaki kendinizi ne kadar tanıdığınızı sormaktadır. Ve de teknoloji çağının terminolojisiyle söze şöyle devam edecektir;</p>



<p>“<strong>Kişilik yazılımını</strong> hiç düşündün mü? Ben dediğin kişi gerçekten sen misin?..” işte asıl sorduğu budur.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-17 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="1024" data-id="186635" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000108107-1024x1024.png" alt="" class="wp-image-186635" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000108107-1024x1024.png 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000108107-300x300.png 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000108107-150x150.png 150w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000108107-768x768.png 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000108107-696x696.png 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000108107-1068x1068.png 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000108107-420x420.png 420w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000108107.png 1254w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</figure>



<p>Kişilik yazılımı mı, o da ne? Evet, aynı bilgisayar gibi insanların da bir yazılımı var; kişilik yazılımı.<br>Şu elimizden düşmeyen telefonumuzu satın aldığımızda içinde bir işletim sistemi vardır. Peki ya insanda bir işletim sistemi yok mu?</p>



<p>İnsan doğduğunda biyolojik bir donanımla geliyor ama doğduğu andan itibaren ona bir yazılım yüklenmeye başlıyor. Kişiliğin tanımıyla paralel olarak sosyolojik, psikolojik ve biyolojik bileşenlerden örülü bir yazılım.<br>Örneğin yaşadığınız ülke, hatta şehir değişse, kişiliğiniz de değişiyor.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-18 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="576" data-id="186636" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000108127-1024x576.jpg" alt="" class="wp-image-186636" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000108127-1024x576.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000108127-300x169.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000108127-768x432.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000108127-696x392.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000108127-1068x601.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000108127-747x420.jpg 747w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000108127.jpg 1536w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</figure>



<p><strong>Bebek doğuyor.</strong></p>



<p>Doğduğumuzda sadece “özümüz” vardır. Öz, doğuştan geliyor. Bizim kozmolojik yanımız. Çocuk sorgulamadan her şeyi zihnine kaydediyor. Kişilik sonradan ediniliyor.<br>Bilgisayar/Sistem doktoru (Dr. Müh.) eğitmen <strong>Gülay Savaş,</strong> kişiliğin inşa edilişini anlatırken çok önemli bir konuya dikkat çekiyor. “Aile, öğretmenler, toplum, gelenek, görenekler, kişinin ödüllendirildiği davranışları, eleştirildiği yanlarıyla yavaş yavaş insanda kendine ait olmayan bir kişilik inşa edilir.”</p>



<p>İşte o doğduğumuzdaki saf, gerçek benimiz, özümüz yavaş yavaş koşullara göre şekillenmeye başlıyor.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-19 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="736" height="736" data-id="186637" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000108109.jpg" alt="" class="wp-image-186637" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000108109.jpg 736w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000108109-300x300.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000108109-150x150.jpg 150w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000108109-696x696.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000108109-420x420.jpg 420w" sizes="(max-width: 736px) 100vw, 736px" /></figure>
</figure>



<p>Kalp gibi, beyin gibi durmaksızın çalışan bir yazılım bu. Beğenilmek arzusu, haklı görülmek tutkusu, onaylanma isteği, güçlü görülmek çabaları, hatta bu yollarla aslında hepsini ‘kendine’ ispat etmek için. Sürekli tekrarlarla oluşan bu yazılıma sonunda artık insanın kendisi de inanır. Bu benim işte! Oysa davranışlarımızı kendimiz yönetmiyoruz; yüzde 95’i çocukluğumuzdan beri otomatik kaydedilenlerden idare ediliyor.</p>



<p>Başkalarına göre hareket ederken özümüzden sıyrılıp kendini bilmeyen, oynadığı kişi olduğunu sanan aymaz biri olup çıkmışızdır. Gerçek bende mutsuzluk, sevgisizlik yoktu oysa.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-20 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="574" height="1024" data-id="186638" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000108125-574x1024.jpg" alt="" class="wp-image-186638" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000108125-574x1024.jpg 574w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000108125-168x300.jpg 168w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000108125-696x1243.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000108125-235x420.jpg 235w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000108125.jpg 736w" sizes="(max-width: 574px) 100vw, 574px" /></figure>
</figure>



<p><strong>Uyanabilir miyiz?</strong></p>



<p>Bazı edebi ve duyarlı yanı yüksek kişiler zaman zaman entelektüel bir ifadeyle “<strong>Ben kendime gidiyorum</strong>” derler. Tuhaf ama doğru. Biraz köşesine çekilip içsel bir yolculuğa çıkmak istiyordur. Kendisine içsel bir aynada bakmak, kendi kendine samimi bir hasbıhal gibi…</p>



<p>Belki bir belirsizlikle karşı karşıya kalmıştır. Belki bir kararında kendisini sorgulamak istemektedir.<br>Ben niye böyle bir karar verdim? Bu düşünce ve bu kanı gerçekten bana mı ait? Yoksa taa çocukluğumdan kafama yerleştirilmiş bir ifadenin veya bazı fikirlerin biçimlenmesi mi?</p>



<p>Hafıza dolusu sayısız etki… Tam analiz senteze soyunmuşken onca yıldır oluşmuş o sahte kişiliğiniz kendinize torpil yapmak için atağa geçer. Alışmışsınızdır bir kez, illa haklı çıkmalısınız. Kendi kendinizi onaylamak için tıpkı bir madde bağımlısı gibi realize etmek için şiddetli arzu içindesinizdir.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-21 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="600" height="600" data-id="186639" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000108108.jpg" alt="" class="wp-image-186639" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000108108.jpg 600w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000108108-300x300.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000108108-150x150.jpg 150w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/10/1000108108-420x420.jpg 420w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure>
</figure>



<p>Dikkat! Yol ayrımındasınız. Sahte yazılım ve gerçek ben…<br>Samimi ve dürüst olup kendinizi anlamaya çalışabilir misiniz?<br>Yoksa hayat boyu yıllar içinde oluşturduğunuz sahte bir kişilik yazılımı ile yola devam mı?<br>Uzmanlara göre değişim yüzde 100 mümkün. Sonuçta makineden farklıyız, insanız. Yazılımımızı fark edebilir ve bilinçli bir şekilde sorgulayabiliriz. Hatta güncelleyebiliriz. Hayatımızı yöneten işletim sistemini değiştirebiliriz. Yeter ki bilinçli çabalarımız olsun.</p>



<p>Füsun <strong>ALTINOK</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Füsun ALTINOK;    Yapay Gündemde Bugün</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/09/26/fusun-altinok-yapay-gundemde-bugun/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 26 Sep 2026 09:30:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[DOĞA-ÇEVRE]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Füsun ALTINOK]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kent İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Yerel]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=186359</guid>

					<description><![CDATA[“Vahdettin hain değildi…” şimdi durup dururken Vahdettin niye gündem oldu? Oldu işte!Son Padişah Vahdettin’in İngiliz zırhlısına binip ülkeden kaçtığı, ortaokul 8. sınıf kitaplarından çıkartıldı. Ki, Nutuk’ta da hain olduğu belirtilmiştir. Türk tarihinin önemli vatan hainleri sıralamasında yer almıştır. Tamam da neden şimdi gündem oluyor? İşte asıl konu bu. Ülke ekonomisinin hali, kadın cinayetleri, tecavüzler, pedofiller, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>“Vahdettin hain değildi…” şimdi durup dururken Vahdettin niye gündem oldu? Oldu işte!<br>Son Padişah Vahdettin’in İngiliz zırhlısına binip ülkeden kaçtığı, ortaokul 8. sınıf kitaplarından çıkartıldı. Ki, Nutuk’ta da hain olduğu belirtilmiştir. Türk tarihinin önemli vatan hainleri sıralamasında yer almıştır. Tamam da neden şimdi gündem oluyor?</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-22 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="796" data-id="186360" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000106040-1024x796.jpg" alt="" class="wp-image-186360" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000106040-1024x796.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000106040-300x233.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000106040-768x597.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000106040-696x541.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000106040-540x420.jpg 540w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000106040.jpg 1035w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</figure>



<p>İşte asıl konu bu. Ülke ekonomisinin hali, kadın cinayetleri, tecavüzler, pedofiller, evcil hayvan katliamları, eziyetler, yolsuzluklar, parçalanan aile kurumu varken, “Aaaa, cambaza bak…” yöntemiyle dikkatlerin farklı yönlere çekilmesi durumu. Eski hikayedir, herkes cambaza bakarken hırsızlar el çabukluğuyla izleyenleri soyar.</p>



<p>Çok eski bir yöntem aslında. Siyasilerce itina ile hedef şaşırtılır. Bu ciddi bir mesai ister. Ortada olay yokken eski bazı sorunların altı ısıtılır. Kahramanlar belirlenir. Klişeleşmiş konular tekrar servis edilmesi için baharatlar eklenip ortaya karışık hale getirilir.<br>Kürt meselesi şimdi niye tekrar ortaya çıktı? Türban neden gündeme geldi derken asıl dikkatlerden uzaklaştırılacak konu paketlenir.</p>



<p>Halkın gerçek sorunlarını ve ekonomik sıkıntıları göz ardı etmek için suni, dikkat dağıtıcı olaylar ve magazinsel gündemler servis edilir.</p>



<p>“<strong>Yat, yat, yat!”</strong></p>



<p>Haber bültenlerini izlerken birden dikkat kesilirsiniz. Narkotik polisi veya jandarma, gecekondudan bozma bir yapıya baskın yapar. Elemanlar bas bariton bir tonda bağırarak “Yat, yat, yat, yere yat…” komutlarıyla zanlıları yere yapıştırırlar. Önde koçbaşıyla duran iki görevliye bakıp işlerinin zorluğuyla empati kuranların gözleri yaşarmaktadır.</p>



<p>Rivayete göre, dikkatler bu konunun üzerindeyken diğer taraftan kamuoyundan uzaklaşması istenilen önemli ölçekte başka bir konu vardır. Hem de en irisi ve olmuşundan…</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-23 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="809" height="816" data-id="186372" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000106041-1.jpg" alt="" class="wp-image-186372" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000106041-1.jpg 809w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000106041-1-297x300.jpg 297w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000106041-1-150x150.jpg 150w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000106041-1-768x775.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000106041-1-696x702.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000106041-1-416x420.jpg 416w" sizes="(max-width: 809px) 100vw, 809px" /></figure>
</figure>



<p><strong>Bu bir meslek.</strong></p>



<p>Büyük ölçekli durumlarda, politik olarak suni gündem oluşturmak başlı başına bir meslek, bir uzmanlık işidir.<br>Örneğin Wag The Dog filminde Robert de Niro’nun yaptığı işin Amerikan terminolojisindeki adı Spin Doctoring’dir.<br>Kartviziti, doktora ünvanı yoktur elbette.</p>



<p>Filmde bizim Kurtlar Vadisi’ndeki gibi gerçek bir olayın benzeri beyaz perdeye yansıtılmıştır. ABD Başkanı Clinton’ın seks skandalını unutturmak için stüdyoda bir savaş sahnesi kurgulanıp akşam haberlerinde CNN’de gösterilir. Amerikan ordusunun Bosna’da elinde kuzusuyla saklanan gariban bir köylü kızı için kurtarma operasyonu düzenlemiştir. Savaş, seks skandalından önemlidir. Ne var ki kamuoyu Clinton’ın spin doctoring’ini yememiş, Monica Lewinsky tarihte minik bir şöhret edinmiştir.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-24 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="720" height="842" data-id="186365" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000106243.jpg" alt="" class="wp-image-186365" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000106243.jpg 720w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000106243-257x300.jpg 257w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000106243-696x814.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000106243-359x420.jpg 359w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></figure>
</figure>



<p><strong>Hayvanat yok mu?</strong></p>



<p>Bir de hayvanlar âlemi var. Siyasi gündemin uzaklaştırılması gereken zamanlarda hayvan haberleri imdada yetişir.<br>Şaşkınlıktan gözleri pörtlemiş bir kedicik her nasılsa çıktığı ağacın tepesinde kalmış, merdivenle kendisine yaklaşan itfaiyeciden nasıl kaçacağını bilememektedir. Pisicik kurtarılır, olayı izleyenler sevince boğulur.</p>



<p>Arşiv haberi de olsa sorun olmaz. Şaşkın suratlı anne köpek uzanmış, kedi yavrularını emzirmektedir. Filme çekiliyorum, poz vereyim diyecek hali yok, yükselen östrojenin etkisiyle ayı yavrusunu bile besleyecek durumdadır zaten. Televizyondan bu hayvancıkları izleyen bazı sevimli teyzeler amcalar da da “Ay ne güzeeeel, keşke dünya liderleri de böyle birbirini sevse, yalayıp beslese” gibi yorumlar yapıp iç geçirmektedirler.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-25 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="576" data-id="186366" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000106241-1024x576.webp" alt="" class="wp-image-186366" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000106241-1024x576.webp 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000106241-300x169.webp 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000106241-768x432.webp 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000106241-696x392.webp 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000106241-1068x601.webp 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000106241-747x420.webp 747w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000106241.webp 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</figure>



<p>Arada sosyal sorumluluk sergilermiş gibi hayvanlara eziyet haberleri yapılır. Birinci sırada Kurban Bayramı gelir haliyle. Hayvanı keseyim derken kendini yaralayanlar, denizin kırmızıya boyanması gibi berbat görüntüler, hayvan hakları ihlalleri adına yapılmaz tabii. İnsan hakları yerde sürünürken hayvan haklarına kim bakar?<br>Hayvanat bahçesinden midilli çalıp kesen, cins horoz çalıp yemek yapan şahıslar ne yazık ki magazin haberi gibi yer alır.</p>



<p>Bu arada İtalya&#8217;da fanusta balık beslemenin yasaklanma gerekçesi dudak uçuklatıcıdır bize göre. Çünkü gerekçe olarak “fanusun dış bükey olmasına bağlı olarak balıkların dünyayı olduğundan çok farklı şekilde ve yanlış görmesi&#8221; gösterilmiştir. Neeee?</p>



<p>Bizde yavru kedileri öldüren birisi serbest kalırken, gerekçe olarak akli dengesinin yerinde olmadığının gösterilmesi ayrı bir tartışma konusudur.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-26 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="570" height="380" data-id="186370" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000106249.jpg" alt="" class="wp-image-186370" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000106249.jpg 570w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000106249-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 570px) 100vw, 570px" /></figure>
</figure>



<p>Bu arada yeri gelmişken 80’ler akımı da yapay gündem açısından iyi bir can simidi oldu.</p>



<p>Sadece siyasiler değil tabii. Magazinciler de ünlülere mikrofon uzatıp uydurulmuş bir iddiayı sorarlar. Sorunun muhatabı, “Ay çocuklaaaar, suni gündem yapıyorlar kendilerinden söz ettirmek içiiiin” diye cevap verir. Karşısındaki habercilere “çocuklar” diye hitap ederken, bu kişilerin her birinin bir yayını, gazeteyi, tv kanalını temsil ettiği umurunda değildir.</p>



<p>Sonuçta adına ister suni gündem diyelim, ister yapay gündem, bu yöntem birilerinin ekmeğine güzel yağ sürer. İkili ilişkilerde de, karşınızdaki habire konuşur, yapmadığı gevezelik kalmaz fakat ne hikmetse hayatının özel, gizemli, dikkat edilmesi gereken, hatta duyunca 50 metre uzağa fırlamayı düşüneceğiniz gerçeklerini söylemez. O yüzden gerçeği söylemek yerine çok konuşmak, boş konuşmak olur.</p>



<p>Biz uzun yıllardır yapay gündemlerlerle uyutuluyoruz zaten. Gerçeklerin farkında olsak da bu suni gündemlerden kendimizi, hayatlarımızı kurtaramıyoruz. Kartvizitsiz adamlar işin erbabı oldular, ne yapalım…</p>



<p>Füsun <strong>ALTINOK</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Füsun ALTINOK;    Ölenin Ardından</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/09/19/fusun-altinok-olenin-ardindan/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Sep 2026 09:30:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DOĞA-ÇEVRE]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Füsun ALTINOK]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kent İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=186147</guid>

					<description><![CDATA[Yaz bitiyor. Okullar açılınca sahiller boşaldı, yazın neşesi boğazına düğümlendi. Çocuk çığlıkları, genç kız kahkahaları, eğlenceli günler geride kaldı. Biz, yaz bitmesin diyenler inatla sonbaharı henüz kabullenmiyoruz.Ne var ki, yazın yaşadığımız sahil kasabası ıssızlaşırken değişmeyen gelenekler neredeyse her gün içimizi burkuyor; selalar. Gene gitti biri diyoruz. Sela, kentlerde artık anlamını yitirmiş olan ama kasabalarda, köylerde [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Yaz bitiyor. Okullar açılınca sahiller boşaldı, yazın neşesi boğazına düğümlendi. Çocuk çığlıkları, genç kız kahkahaları, eğlenceli günler geride kaldı. Biz, yaz bitmesin diyenler inatla sonbaharı henüz kabullenmiyoruz.<br>Ne var ki, yazın yaşadığımız sahil kasabası ıssızlaşırken değişmeyen gelenekler neredeyse her gün içimizi burkuyor; selalar. Gene gitti biri diyoruz.</p>



<p>Sela, kentlerde artık anlamını yitirmiş olan ama kasabalarda, köylerde hüzünlü bir duyuru hâlâ. Ölümün acıklı senfonisi.</p>



<p>Kimi huşu içinde dinler, kiminin psikolojisi bozulur ve bu arada dirimizi umursamayan yerel yönetimler ölüm durumunda cenaze işlerini tıkır tıkır sürdürürler. İşlemlerin nasıl yürüdüğüne şaşarken evinizin kapısına yemek göndermeyi, cenaze ahalisini doyurmayı bile önerirler.</p>



<p>Bu acıklı durum sosyal medyada da yer buluyor. Vefat etmiş birinden sonra sanırım en çok söylenilen cümle; “Sözün bittiği yer…”</p>



<p><strong>Kalıp cümleler</strong></p>



<p>Doğrudur. Artık ne söylense eksik kalacaktır. Durum belli, ölen ölmüştür. Kalıp cümleler devreye girer… Fakat bazıları özellikle sosyal medyada tuhaflıklarıyla asap bozmuyor mu?</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-27 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="1024" data-id="186148" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000104641-1024x1024.png" alt="" class="wp-image-186148" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000104641-1024x1024.png 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000104641-300x300.png 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000104641-150x150.png 150w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000104641-768x768.png 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000104641-696x696.png 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000104641-1068x1068.png 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000104641-420x420.png 420w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000104641.png 1254w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</figure>



<p>“<strong>Yıldızlar yoldaşı olsun.”</strong><br>Nasıl yani?<br>Mevta astronot mu oldu? Samanyolu’na başarıyla giriş mi yaptı?</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-28 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="1024" data-id="186149" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000104642-1024x1024.png" alt="" class="wp-image-186149" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000104642-1024x1024.png 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000104642-300x300.png 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000104642-150x150.png 150w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000104642-768x768.png 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000104642-696x696.png 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000104642-1068x1068.png 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000104642-420x420.png 420w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000104642.png 1254w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</figure>



<p>“<strong>Yattığı yer incitmesin!”</strong><br>Ebedi istirahatgâhına konulan mevtanın rahatını bozacak bir durumla karşılaşmamasını dileyen bu ifade son yıllarda çok şiirsel ve romantik bulundu ne hikmetse. O daracık yerde ölü beden için nasıl bir incinme olabilir, hayal gücüm yetmiyor.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-29 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="559" data-id="186150" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000104643-1024x559.png" alt="" class="wp-image-186150" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000104643-1024x559.png 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000104643-300x164.png 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000104643-768x419.png 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000104643-696x380.png 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000104643-1068x583.png 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000104643-770x420.png 770w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000104643.png 1408w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</figure>



<p>“<strong>Işıklar içinde uyusun.”</strong><br>Nasıl yani? Led mi, güneş enerjili aydınlatmalı mı? Marjinal olayım derken tökezlemek değil mi bu? Dinsel bir yaklaşım olamaz mı ki, nurlarda yatsın denmiyor?</p>



<p>Bir de gidenin etnik kökenini, ideolojisini ifşalamak var;</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-30 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="584" height="283" data-id="186158" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000104426.jpg" alt="" class="wp-image-186158" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000104426.jpg 584w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000104426-300x145.jpg 300w" sizes="(max-width: 584px) 100vw, 584px" /></figure>
</figure>



<p><br>“<strong>Devri daim olsun”</strong></p>



<p>Yaşam döngüsünün ve hatırasının devamını dilemek iyi de, niyeyse bazı etnik köken ve ideolojiler için daha yaygın tercih ediliyor. Aslında genel kanı olarak Alevlilikle ilişkilendiriliyor. İnsanın kâmil olana kadar hakka yürümeyeceğine olan inanç. Diğer ifadesi de hakka yürümek zaten.<br>Yine de rastlayınca aydın birisinin gittiğine işaret ediyor.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-31 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="701" height="1024" data-id="186152" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000104645-1-701x1024.jpg" alt="" class="wp-image-186152" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000104645-1-701x1024.jpg 701w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000104645-1-205x300.jpg 205w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000104645-1-696x1017.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000104645-1-287x420.jpg 287w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000104645-1.jpg 720w" sizes="(max-width: 701px) 100vw, 701px" /></figure>
</figure>



<p>“<strong>Kutlu tini uçmağa ersin”</strong><br>Ruhu cennete ulaşsın temennisi. Eski Türklerde, Türk kültüründe edilen bir dua.<br>Şehit cenazelerinin acısını yansıtıyor daha çok. İdeolojik çağrışım ayan beyan. Tengriye dua, “emdi yürek yırtılur…” gibi.</p>



<p>Sanki Teşvikiye Camisi’nde “Allah rahmet eylesin dese banal olacak. Klasik duadır, edin kardeşim. Ben de taziye için ziyarete gitmişsem sabır diliyorum. Ölene de rahmet. Bazen “huzur içinde dinlensin” dediğim de oluyor. Acısı olana bir faydası olmasa da bir hüzün ifadesi işte. Ne diyeyim, isteyen istediğini söylesin.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-32 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="987" height="560" data-id="186153" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000104652.jpg" alt="" class="wp-image-186153" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000104652.jpg 987w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000104652-300x170.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000104652-768x436.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000104652-696x395.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000104652-740x420.jpg 740w" sizes="(max-width: 987px) 100vw, 987px" /><figcaption class="wp-element-caption">Halide Edip Hindistan’da </figcaption></figure>
</figure>



<p><strong>Zarafet, nezaket.</strong></p>



<p><strong>Halide Edip Adıvar</strong>, 1935 yılında Hindistan’a gittiğinde <strong>Mahatma Gandi </strong>ile sıcak bir dostluk kurar. İşte tam o günlerde memleketten bir haber alır. Bir yakınını kaybetmiştir. Bunu öğrenen Gandi, Halide Hanıma bir taziye mesajı gönderir.</p>



<p>“Ölümün sizin için bir dehşet olmadığını biliyorum. Ölüm, sizin için yakın bir dost… Bu yüzden size taziyelerimi iletmiyorum. Ancak şu anda bir dosta ihtiyaç duyarsanız, acınızı, kaybınızı, ayrılığınızı sessizce paylaşmaya hazır pek çok dostunuz arasında beni de sayın.&#8221;</p>



<p>Zarif, insanca, duygulu. Her acı, insanın hafızasında ve anılarında derin izler bırakıyor. Acıyı paylaşanların inceliği, anlayışı, zarafeti ve olgunluğu da unutulmuyor.</p>



<p>Füsun <strong>ALTINOK</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Füsun ALTINOK;          🎥 Maslow’un Piramidi</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/09/12/fusun-altinok-%f0%9f%8e%a5-maslowun-piramidi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 12 Sep 2026 10:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[DOĞA-ÇEVRE]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Füsun ALTINOK]]></category>
		<category><![CDATA[Gözden Kaçmasın]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kent İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Maslow’un Piramidi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=186011</guid>

					<description><![CDATA[İlk bellediğim piramit, çocukluğumda annemin daha çok soğuk havalarda ve doğum günlerimizde yaptığı piramit pastaydı. Sonra ortaokulda, lisede Mısır piramitlerini öğrendik. Keops, Kefren, Mikerinos ve diğerleri. İçinde bulunan suyun, bitkinin uzun zaman bozulmadığı, kralın mezarına yılda iki kez güneş ışığının vurduğu ve daha nice nice müthiş gizemlerle vizyonumuzu şaşırtan yapılar. Piramitlerden söz ederken mimarisi konusuna [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>İlk bellediğim piramit, çocukluğumda annemin daha çok soğuk havalarda ve doğum günlerimizde yaptığı piramit pastaydı. Sonra ortaokulda, lisede Mısır piramitlerini öğrendik. Keops, Kefren, Mikerinos ve diğerleri.</p>



<p>İçinde bulunan suyun, bitkinin uzun zaman bozulmadığı, kralın mezarına yılda iki kez güneş ışığının vurduğu ve daha nice nice müthiş gizemlerle vizyonumuzu şaşırtan yapılar.</p>



<p>Piramitlerden söz ederken mimarisi konusuna girersek ardından derhal ‘Antik Uzay Teorisyenleri’ devreye girer ki sonu gelmez. Köleler, gönüllüler, uzaylıların ilginç mozaiği ve de komplo teorileri…<br>Yıldızlar arası seyahatlerde “Şu dünyaya da bir uğrayalım bakalım” deyip tonlarca ağırlıktaki taşlarla piramitleri diktikleri iddia edilen uzaylıları ciddiye alırsak insan gücünü de hafife almış oluruz. Hoş hepimiz uzaylıyız ya…</p>



<p><strong>İhtiyaçlar ve piramit.</strong></p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-33 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="768" height="432" data-id="186014" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000103220.jpg" alt="" class="wp-image-186014" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000103220.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000103220-300x169.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000103220-696x392.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000103220-747x420.jpg 747w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /><figcaption class="wp-element-caption"><strong><strong>Abraham Maslow.</strong></strong></figcaption></figure>
</figure>



<p>Piramitlerin gizemlerini bir kenara bırakırsak, bu geometrik biçim pek çok bilim insanına da esin kaynağı olmuş. İçlerinde önemli bir isim <strong>Abraham Maslow.</strong></p>



<p>Rusya’dan Amerika’ya göç etmiş Aşkenazi Yahudi bir ailenin oğlu. 1908 doğumlu. Aile sonradan altı çocuk daha yapmış ama bu ilk çocuğu çok önemsemiş. Ne var ki Abraham, hiç de mutlu bir çocuk değilmiş. “Ben hiç Yahudi komşuların olmadığı bir yerdeki tek Yahudi çocuktum, bu sanki beyaz çocukların okuduğu bir okulda tek siyah çocuk olmaya benziyor. İşte bu yüzden kendimi hep dışlanmış ve mutsuz hissediyordum. Ama bu sayede laboratuvarlarda ve kitapların arasında oldum” diye anlatırdı. İşte her şerde bir hayır vardır dedikleri bu.</p>



<p>Önce ailesini memnun etmek için hukuk eğitimi almış fakat yüreğinin sesini dinleyip psikolojiyi seçmiş. Bu kariyer sırasında önemli hocalarla çalışmış. Alfred Adler, Wertheimer, Benedict gibi. Bu arada ailesinin hiç onaylamadığı bir evlilik yapmış kuzeni Bertha ile.</p>



<p>İşte en önemli çalışmasına o zamanlar başlamış. Muhteşem insan doğasını anlama yolunda ‘ihtiyaçlar hiyerarşisi teorisi’ ortaya çıkmış. 50’li, 60’lı yıllarda yazdıklarıyla psikolojide hümanistlik ekolünün sembolü olmuş.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-34 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="519" height="526" data-id="186015" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000103221-1.jpg" alt="" class="wp-image-186015" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000103221-1.jpg 519w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000103221-1-296x300.jpg 296w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000103221-1-414x420.jpg 414w" sizes="(max-width: 519px) 100vw, 519px" /></figure>
</figure>



<p><strong>Piramit formülü.</strong></p>



<p>Maslow, ilk olarak ihtiyaçlar hiyerarşisi teorisiyle ünleniyor.<br>Hiyerarşik olarak genellikle &#8216;en altta güvenlik, sığınma, beslenme gibi basit ihtiyaçlar oluyor. Daha sonra para kazanma, bir işe yarama, sevme, sevilme geliyor. En üstte ise başarı isteği yer alıyor.<br>Güvenlik konusu önemli, seksten de önce geliyor.</p>



<p>Bu hiyerarşiye göre kişiler üst düzey ihtiyaçları için önce daha alt düzeydeki ihtiyaçlarını karşılamalıdır.<br>Maslow, piramidin zirvesi olan kendini gerçekleştirmeyi, çoğu kişinin başaramadığını söylüyor.</p>



<p>Maslow&#8217;un bu piramidi psikolojide ve yönetimde çok popüler oluyor.<br>Günümüzde çoğu kişi için böyle piramit şemalı anlatımlarda en çok diyetisyenler dikkati çekiyor. Besin piramidi, yemek severler ve obezler için çok sıkıntılı. Tahıllar, karbonhidratlar, sebzelerin katmanları iştahlı kişiler için iç açıcı değil…</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-35 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="248" height="202" data-id="186016" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000103222.jpg" alt="" class="wp-image-186016"/></figure>
</figure>



<p><strong>Moslow’dan cümleler.</strong></p>



<p>Profesörün aaltın çekici meşhur;</p>



<p>Diyor ki; eğer kişinin elinde sadece çekiç varsa her şeyi çivi olarak görür.</p>



<p>Açlığı gidermek için çalışırken gdo’lu gıdalar üretimi yapan kimyagerin hastalıklara neden olması da bu çerçeveye giriyor. Çekiç meselesi.</p>



<p>Ayrıca diyor ki; Sevgi açlığı, tuz eksikliği ya da vitamin eksikliği gibi bir eksiklik hastalığıdır.</p>



<p>Korku ve cesaret arasındaki çatışmanın yarattığı bir ileri, bir geri gidip gelen diyalektik bir ilişkide savrulup duruyoruz.</p>



<p>insanın gözünü kör eden sevgiden dem vuran o basmakalıp söze karşılık asıl kör edicinin sevgisizlik olduğuna her geçen gün daha çok inanıyorum.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-36 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="516" height="409" data-id="186017" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000103283.jpg" alt="" class="wp-image-186017" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000103283.jpg 516w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000103283-300x238.jpg 300w" sizes="(max-width: 516px) 100vw, 516px" /></figure>
</figure>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>insan kurallara sığmaz.</strong></li>
</ul>



<p>Bu bilge hocanın piramidini yanlış uygulayınca ne olur? Kişi kendini bulmak için dağa çıksa karnı acıkınca geri döner. Bu kadar basit…<br>(Açken sen, sen değilsin örneği…)</p>



<p>Profesör Maslow, zirve deneyimler, yaratıcılık ve mutluluğun doğası gibi konuları araştırdı. 1970&#8217;te vefat etti. Ancak çalışmaları psikoloji alanında etkili olmaya devam ediyor. Özellikle hümanist psikolojiye katkıları da kalıcı bir etkiye sahip.</p>



<figure class="wp-block-video"><video controls src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000103352.mp4"></video></figure>



<p>Video<br>Mizaha Giriş<br>@lisedenbirarkadas</p>



<p>Füsun <strong>ALTINOK</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		<enclosure url="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000103352.mp4" length="7245945" type="video/mp4" />

			</item>
		<item>
		<title>Füsun ALTINOK;     Hayat Aşırı İroniktir</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/09/05/fusun-altinok-hayat-asiri-ironiktir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 05 Sep 2026 10:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Füsun ALTINOK]]></category>
		<category><![CDATA[Gözden Kaçmasın]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Arthur Schopenhauer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=185796</guid>

					<description><![CDATA[Çok soğuk bir kış gününde bir araya gelen kirpiler, donmamak için birbirine yaklaşırlar. Onların bu ısınma çabası kedilerinki gibi öyle yumuşak yumuşak olmaz. Ve ne yazık ki bu sırada dikenleri birbirine batar ve acıyla birbirinden uzaklaşırlar. Soğuktan donmak ile batan dikenlerin acısı arasında gidip gelen kirpiler, ne tamamen ayrı kalabilir, ne de çok yakınlaşabilir. Bu [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Çok soğuk bir kış gününde bir araya gelen kirpiler, donmamak için birbirine yaklaşırlar. Onların bu ısınma çabası kedilerinki gibi öyle yumuşak yumuşak olmaz. Ve ne yazık ki bu sırada dikenleri birbirine batar ve acıyla birbirinden uzaklaşırlar.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-37 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="819" data-id="185797" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000101759-1024x819.png" alt="" class="wp-image-185797" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000101759-1024x819.png 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000101759-300x240.png 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000101759-768x615.png 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000101759-696x557.png 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000101759-1068x855.png 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000101759-525x420.png 525w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000101759.png 1402w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</figure>



<p>Soğuktan donmak ile batan dikenlerin acısı arasında gidip gelen <strong>kirpiler</strong>, ne tamamen ayrı kalabilir, ne de çok yakınlaşabilir. Bu çelişkidir.<br>Bu gariban hayvancıklar, her iki acıya da katlanabilecekleri &#8220;en uygun mesafeyi&#8221; bulmaya çalışırlar.</p>



<p>İşte bu mücadeleyi ünlü filozof <strong>Schopenhauer</strong>, “Kirpi İkilemi” veya “Kirpi teorisi” olarak adlandırıyor. Neden önemli? Çünkü bu durumun insan ilişkilerine yansıması da bunun tıpkısı.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-38 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="358" height="558" data-id="185798" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000101690.jpg" alt="" class="wp-image-185798" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000101690.jpg 358w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000101690-192x300.jpg 192w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000101690-269x420.jpg 269w" sizes="(max-width: 358px) 100vw, 358px" /></figure>
</figure>



<p>İnsanlar da yalnızlıktan kaçmak ve ruhlarındaki boşluğu doldurmak için başkalarıyla yakınlaşmak isterler. Maalesef <strong>insanlardaki kusurlar</strong>, egoizm, kırıcı sözler aynı o dikenler gibi birbirine batmaya başlar.</p>



<p>Hepimiz kirpiyiz gibi bir slogan atacak halimiz yok ama sonuçta herkes sağlıklı bir ilişki ile zarar görmeden yakınlaşmak için ustaca bir izolasyon ve ortalama bir mesafe için uğraş verir.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-39 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="873" height="1024" data-id="185799" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000101696-873x1024.png" alt="" class="wp-image-185799" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000101696-873x1024.png 873w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000101696-256x300.png 256w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000101696-768x901.png 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000101696-696x816.png 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000101696-358x420.png 358w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000101696.png 955w" sizes="(max-width: 873px) 100vw, 873px" /></figure>
</figure>



<p><strong>Dikenler, dikenler.</strong></p>



<p>Arthur Schopenhauer, eskiden beri yer yer sevdiğim, bazen yadırgadığım görüşlere sahip bir düşünür. Örneğin, “Dünyanın özü kötüdür” diyerek kötümserliğin dibine vurmuş bir kere…<br>İnsan hayatı bir tür hata olmalı demiş. Bu düşüncelerini sıkı bir konsantrasyonla oku, git kendini Boğaz Köprüsü’nden at mesela…</p>



<p>Onu cahilce kadın düşmanı olarak damgalayanlar var. Arthur bey de durup dururken kadınlara ters düşmedi herhalde. Kadınlardan gördüğü zararlar arşa çıkmış.</p>



<p>Henüz çocukken annesi tarafından epey hırpalanmış. Annesi Johanna, kocasından oldukça genç, özgürlüğüne düşkün, yazdığı feminizm temalı romanlar ve makalelerle ünlü bir yazar olmuş. Kocası ile kıskançlık, yaşça büyüklük gibi konulardan anlaşamadığı için zavallı adam ruhsal rahatsızlıklar yaşamış, Johanna ise kocasıyla uğraşmak yerine kısa yoldan onu hizmetçiye teslim etmiş. Üstüne üstlük eşi hastayken evde partiler verip vur patlasın, çal oynasın hayatına devam edince adam dayanamayıp intihar etmiş. Bu yüzden anne oğulun arası hiç düzelmemiş.</p>



<p>Arthur, 19 yaşındayken kendisinden 11 yaş daha büyük olan Karoline Jagemann ile yaşadığı cinsel aşkın sonucunda ruhsal anlamda bozulmuş, bunalımlara girmiş. Diğer kadınlar tarafından da hep reddedilmeyi yaşaması, kadınlarla ilgili para, adalet gibi konularda inanılmaz ters fikirleri savunmasına neden olmuş. Daha fazla saymayayım, sonuçta kadınların sadece insan soyunun üremesine yarayan ikinci sınıf varlıklar olduğunu söyler ve kişisel olarak nefretimi boca etmeme yol açar.</p>



<p>Ayrıca Schopenhauer’in bazı <strong>psişik</strong> sorunları vardı muhtemelen. Berberde tıraş olurken boğazını keseceğini düşündüğü için çok korkarmış örneğin. Geceleri yastığının altında dolu bir silah bulundururmuş. Kanlıların mı var? Bu korku niye?</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-40 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="815" height="1024" data-id="185800" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000101697-815x1024.png" alt="" class="wp-image-185800" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000101697-815x1024.png 815w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000101697-239x300.png 239w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000101697-768x965.png 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000101697-696x874.png 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000101697-334x420.png 334w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000101697.png 917w" sizes="(max-width: 815px) 100vw, 815px" /></figure>
</figure>



<p><strong>Çıkar ilişkileri.</strong></p>



<p>Yemek bittiği zaman masada kalan tabaklara ‘kirli’ denilir. Yani tabak, yemeği taşıdığı sürece takdir edilir,<br>insanlar da başkalarına, kendilerine sağladıkları fayda ölçüsünde değer verirler. İlişkiler gerçek şefkat yerine fayda üzerine kurulduğunda, minnettarlığın ne kadar kısa ömürlü olabileceğini gösterir. Sessiz trajedi…</p>



<p>Şu kadar önemli bir filozoftan şunu duymak iyi geliyor;<br>Okuma eylemi, zihnin pasifleşerek başka birinin düşünce kulvarına girmesidir…<br>Endişelerimizin ve kaygılarımızın yarısı başkalarının bizim hakkımızda düşündüklerinden kaynaklanır… bu dikeni tenimizden çıkarmalıyız.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-41 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="335" height="597" data-id="185801" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000101678.jpg" alt="" class="wp-image-185801" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000101678.jpg 335w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000101678-168x300.jpg 168w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/09/1000101678-236x420.jpg 236w" sizes="(max-width: 335px) 100vw, 335px" /></figure>
</figure>



<p>Sonuçta herkes birbirinin zihninde figüran ve hayat aşırı ironik. Herkes birbirinin ne düşündüğünü düşünürken, kimse kendi hayatını yaşayamıyor.</p>



<p>Füsun <strong>ALTINOK</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Füsun ALTINOK;       Reel Izdırap</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/08/29/fusun-altinok-reel-izdirap/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 29 Aug 2026 10:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Füsun ALTINOK]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kent İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Yerel]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Reel Videolar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=185625</guid>

					<description><![CDATA[&#8220;Evinde dolma tenceresinin altını kapatan hatun tayfası, ben niye yapmayayım ki moduna geçti…&#8221; Benim gibi çoğu kişinin artık yorulduğunu düşünüyorum. Yetkin ya da değil, herkesin uzman gibi ahkâm kesmesinden, bilimselliği ve doğruluğu şaibeli bilgilerle çevresini manipüle etmesinden gına geldi…Hemen belirteyim; bilim insanlarını ayrı tutuyorum. Özellikle izlediğim, çok güvendiğim değerli uzmanlar var. Sosyal medya ile hayatlarımıza [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>&#8220;<strong>Evinde dolma tenceresinin altını kapatan hatun tayfası, ben niye yapmayayım ki moduna geçti…&#8221;</strong></p>



<p>Benim gibi çoğu kişinin artık yorulduğunu düşünüyorum. Yetkin ya da değil, herkesin uzman gibi <strong>ahkâm</strong> kesmesinden, bilimselliği ve doğruluğu şaibeli bilgilerle çevresini manipüle etmesinden gına geldi…<br>Hemen belirteyim; bilim insanlarını ayrı tutuyorum. Özellikle izlediğim, çok güvendiğim değerli uzmanlar var.</p>



<p><strong>Sosyal medya</strong> ile hayatlarımıza giren kavramlardan biri “<strong>Reel videolar</strong>”, yani Instagram ve Facebook gibi sosyal medya platformlarında paylaşılan kısa ve dinamik video içerikleri.<br>Genelde 15 saniye veya 90 saniye sürüyor bunlar. Popüler müzikler, efektler, yazılar görüntülere ekleniyor. Üstelik sadece sizi izleyenler değil, isterseniz keşfetme tuşlarıyla binlerce kişi de görebiliyor. 24 saatte silinen hikâyelerinizden farklı olarak tamamen kalıcı oluyor.</p>



<p>Internetin tek hakimi olacağım diye sürekli icatlar için uğraşan <strong>Facebook</strong>, reel video uygulamasıyla  <strong>Instagram’da</strong> kurdun dişine kan değdirdi. <strong>Tiktok</strong> kusur kalır mı? Şimdi hep beraber aktifler.</p>



<p>“<em>Kanalıma hoşgeldiniz!”</em></p>



<p>Birilerinin yaşamlarına dair videoların yanında baktılar ki, <strong>yemek</strong> tarifi videoları çok izleniyor; haliyle girişimci ruhlar bedenlerinden önce harekete geçtiler. Evinde dolma tenceresinin altını kapatan hatun tayfası, ben niye yapmayayım ki moduna geçti. Anne terliği menzilindeki oğlunu cep telefonuyla esir alıp video çektirmeye başladı.<br>Hem de gayet profesyonelce tariflerine “Kanalıma hoşgeldiniz!” diyerek…</p>



<p>“Şimdi soğanımı öldürüp kıymamı da içine bırakıyorum, pijamalı patlıcanlarım tuzlu suda beklesin…” anlatımlarıyla değme ünlü aşçıları sollar oldular.<br>Bu arada <strong>öğrenci</strong> evinde kalan cümle genç, evde ekonomik yemek yapabilmeyi öğrendi.<br>Öyle televizyon ekranlarından havalı havalı mantar filaminyon, portakallı ördek tarifi yapan sosyetik gurme aşçılar da değişime ayak uydurup şatobriyan yerine anam babam usulü tavuk büryan tarifine yatay geçiş yaptılar.</p>



<p><strong>Reel video bağımlılığı.</strong></p>



<p>Bağımlılıklarımıza reel videolar da eklenmiş durumda. Yürüdüğü hatuna veya delikanlıya, aile efradına şirin enik videoları atmak, komik paylaşımlar yapmak günlük streslerden dakikalar için de olsa uzaklaştırıyor. 250. izleyişiniz de olsa batmıyor. Günde 15-20 doz almak gevşeme nedeni.</p>



<p>Bir başka favori video türü, <strong>sağlık</strong> öğütleri, vitaminler, mineraller.<br>İşte burada bir kaos yaşanıyor. Birinin dediğini diğerininki tutmayabiliyor.<br>Eskiden <strong>kolesterolü</strong> yüksek olanlar yumurta yemesin denirken, yetkin uzmanlar artık günde birkaç yumurta yemenin mucizevi yararlarını anlatıyor.<br>Geçmişte bu uyarılar yüzünden kim bilir ne kadar çok kişi <strong>yumurtaya</strong> hasret gitti.</p>



<p>Tamam, biz söz dinleriz. Fakat söyleyen kim? Neci? Mektepli mi, alaylı mı? <strong>Tıpla, eczacılıkla</strong> alâkası yokken bir gün aklına esip Google’da araştırmacı olmuş ve ahkâm kesiyor. Efendim, kan grubunuza göre nasıl beslenmelisiniz? Yahu bırakın uzmanlar konuşsun.</p>



<p>Yetmiyor, hangi tip magnezyumu almalısınız? Unutkanlık için yumurtayla avokadoyu aynı anda yiyin… Be adam, git bildiğin işi yap. Bunları da uzmanlara bırak.</p>



<p>Bu arada kuyruk dik, burun havada ve şunu şöyle yapın, bunu böyle yapın derken kaynak gösterme gereği de duymuyorlar. Elma sirkesinin içine nohutları ekleyin bağırsak kurtlarından kurtulun diye bilgelik taslar bir ifadede…</p>



<p>Koskoca bir <strong>yaşamın koçu</strong> olduğunu iddia eden, psikoloji okumamış, <strong>diplomasız</strong>, uzaktan sertifikalı kişilerin cesareti ayrı bir konu. Hem de kısa videolarda…<br>Ne diyeyim? Herkes eğitimini gördüğü işi yapsın.</p>



<p>Füsun <strong>ALTINOK</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Füsun ALTINOK;       Ödül ve Ceza Bağımlılığı</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/08/22/fusun-altinok-odul-ve-ceza-bagimliligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 22 Aug 2026 09:30:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Füsun ALTINOK]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kent İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Yerel]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=185469</guid>

					<description><![CDATA[Sabahları sosyal medya dostlarımdan pek çok günaydın mesajı geliyor. Kimi iki sözcük, iki de emojiyle yazıyor, kimileri gruplardan çiçekli böcekli, yaşadığı güzelliklerin fotoğraflarıyla iyi dileklerle selamlıyor. Önceleri ergenimsi bir tarz olarak gelse de, artık alışkanlık oldu. Sabah uykusunun kıymetini anlayıp yatağa iyice yapışanlar, dibi görüp tekrar nefeslenmeye yükseliyorlar. Bu mesajlar da ayılmaya yardımcı oluyor. Aslolan, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Sabahları sosyal medya dostlarımdan pek çok günaydın mesajı geliyor. Kimi iki sözcük, iki de emojiyle yazıyor, kimileri gruplardan çiçekli böcekli, yaşadığı güzelliklerin fotoğraflarıyla iyi dileklerle selamlıyor. Önceleri ergenimsi bir tarz olarak gelse de, artık alışkanlık oldu. Sabah uykusunun kıymetini anlayıp yatağa iyice yapışanlar, dibi görüp tekrar nefeslenmeye yükseliyorlar. Bu mesajlar da ayılmaya yardımcı oluyor.</p>



<p>Aslolan, uyanmak gerçekten bir mucize. Yaşamın, karşına geçip “Hadi bakalım sil baştan, resetle!” deyişi belki de. Yapabilirim evet… Kolay mı?</p>



<p><strong>Gün ilerliyor; dikkat!</strong></p>



<p>Sabah çiçekli böcekli girizgâhtan sonra gevşeyip günlük yaşamda hizaya sokulmamız arasında ince bir sınır var. Görünmez bir tokat, anlık sert bir rüzgâr gibi.<br>İşe geç kalmaktan, bir şeyleri geciktirmeye, irili ufaklı unutkanlıklardan bazı yanlışlara. Kendi doğrularınıza, keyfinize göre yaşamaya…</p>



<p><em>Veee derhal yargılamalar başlıyor</em>.</p>



<p>Sadece iş yaşamında değil, ikili ilişkilerde de ceza sistemi Demokles’in kılıcı gibi üstümüzdedir… Aile çevresi, ev ahalisi, konu komşu, arkadaşlar, onlara ters gelen bir davranışında yargıçlık için hazır beklemektedirler.<br>“İtina ile had bildirilir” ataklarının hedefisiniz.<br>Yargılamalar çok geniş bir yelpazededir. Her konuda, her durumda her seçimin, hatta mimiklerin incelenir, özelden genele nasıl geçtiğini anlayamadan sinüsoidal dalga grafiği gibi ilerler.</p>



<p><strong>Ceza geliyorum demez.</strong></p>



<p>Yargı artık sıradanlaşmıştır. Ufak sinirlenmelerle geçiştirilir. Fakat yargının ardından ceza elinde sopasıyla sırasını beklemektedir.</p>



<p>Eğer aile içindeyse, alışılagelmiş biçimleriyle, ikili ilişkilerde bir daha yapamasın düşüncesiyle uygulanır. Aslında iş yaşamında da öyle. Şuna dersini vereyim hamlesi.</p>



<p><strong>Ceza almadan yaşamak mümkün mü?</strong></p>



<p>Trafikteki magandaları ayrı tutuyorum. Aylık bütçenizi nasıl denkleyeceğinizi düşünürken bir anda gelen trafik cezasıyla şaşkınlığa uğruyorsunuz. Radar gizlenmiş bir yerde, örneğin ters duran bir araçta… Size gönderilen fotoğrafta o açıdan görünmüyor ama kemeriniz takılı. Uğraşın işiniz yoksa.</p>



<p><strong>Sadizme adım adım.</strong></p>



<p>Cezalar olacak ve olmalı elbette. “Ceza görmemiş ilk suçtan daha cesaret verici bir şey yoktur” diyor Marquis de Sade. Sade deyince bir parantez açmak gerek aslında. Şimdiki ergenler gibi bir iki deri kıyafetle şov yapanlar yanından bile geçemez; Aydınlanma çağı düşünürlerinin kimselere söyleyemediği düşünceleri, felsefesiyle söyleyen bir filozof. O düşünürlerin karanlık yüzlerinin arka odası. Öyle basitçe sadizmin kralı işte sapık, katil demek sığlık olur.</p>



<p><strong>Toplumda ceza.</strong></p>



<p>Ceza artık her yerde. Tek başına değil; uysal olduğunuzda, itaat ettiğinizde ödül de var. Aferin deyip başınızı okşarlar.<br>Ceza ve ödül yöntemi çocukluktan itibaren sistematik olarak öyle uygulanıyor ki, bunun bağımlısı olmamak mümkün değil. Herkes onaylanmak istiyor.</p>



<p>Öyle sisteme karşı dik durmak herkesin harcı mı?<br>İçinden gelen dürtüleri bastırmak, ahlak, din, toplum kurallarını sorgulamak, yargılamalara, cezalara direnmek. “Beni işten atabilirsiniz, aile sıcaklığından mahrum edebilirsiniz, güvencelerimi yok edebilirsiniz, beni hapsedebilirsiniz ama düşüncelerimi asla!” diyecek kaç babayiğit var?</p>



<p>Ödül ve ceza sistemi, genelde olumlu yanların pekişmesi için uygulanıyor. Fakat kısa vadede yarar sağladığı görünse de zaman içinde kişinin pazarlık yapma alışkanlığına dönüşüyor. Ödül veya kazanç yoksa niye yapayım düşüncesi…</p>



<p>Füsun <strong>ALTINOK</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
