<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yazarlar &#8211; Kent Ekranı</title>
	<atom:link href="https://www.kentekrani.com/category/yazarlar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.kentekrani.com</link>
	<description>&#039;&#039;Kent Aynasından Türkiye&#039;&#039;</description>
	<lastBuildDate>Sun, 02 Aug 2026 17:11:32 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.5</generator>

<image>
	<url>https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/cropped-kentlogo-512x512-1-32x32.jpg</url>
	<title>Yazarlar &#8211; Kent Ekranı</title>
	<link>https://www.kentekrani.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Cengiz ERDİL;              🎥 ODYSSEUS; ANADOLU MÜBALAĞA SANATI VE TEYYO PEHLİVAN</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/08/03/cengiz-erdil-%f0%9f%8e%a5-odysseus-anadolu-mubalaga-sanati-ve-teyyo-pehlivan/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Aug 2026 10:30:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cengiz ERDİL]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kent İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Yerel]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[TEYYO Pehlivan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=185010</guid>

					<description><![CDATA[Amerikan sinema endüstrisi yine dünya medyası sayesinde milyonlarca dolar kazandı. Görülmemiş tanıtım ve reklam atağıyla vizyona giren, Christopher Nolan’ın Odysseus adlı filminin reklamına bizde katkıda bulunduk! Mitolojideki bu destanın bir Anadolu ürünü olduğunu belirtmiş, Homeros’un binlerce yıl önce Ege’nin bu ve karşı yakasında meydanlarda anlatılan destanı biraz da kendi abartısıyla kağıda döktüğünü yazmıştık. Evet; abartma… [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Amerikan sinema endüstrisi yine dünya medyası sayesinde milyonlarca dolar kazandı. Görülmemiş tanıtım ve reklam atağıyla vizyona giren, Christopher Nolan’ın <strong>Odysseus</strong> adlı filminin reklamına bizde katkıda bulunduk!</p>



<p>Mitolojideki bu destanın bir Anadolu ürünü olduğunu belirtmiş, <strong>Homeros’un</strong> binlerce yıl önce Ege’nin bu ve karşı yakasında meydanlarda anlatılan destanı biraz da kendi abartısıyla kağıda döktüğünü yazmıştık.</p>



<p>Evet; <strong>abartma</strong>… Mitoloji ile mübalağa yani abartma arasında sıkı bir ilişki var.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-1 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="768" height="384" data-id="185018" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/1000096310.jpg" alt="" class="wp-image-185018" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/1000096310.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/1000096310-300x150.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/1000096310-696x348.jpg 696w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>
</figure>



<p>Çok kabaca şöyle; insan “Ben Kimim”ve “Dünya Neresi” diye sorgulayıp, bunun ardına doğal afetleri ve korkularını da ekleyince; tanrılar ve doğaüstü varlıklar insanların diline dolandı.</p>



<p>Eskinin mitolojisi, sonranın <strong>Jules Verne’nin</strong> hayal gücü ve bilim kurgu filmleriyle romanlarının temelinde sözlü mübalağa edebiyatı vardır.</p>



<p>Ansiklopedi, <strong>Mübalağa</strong> Edebiyatını şöyle tanımlıyor; “mübalağa yalnızca bir edebî sanat değil, sözlü kültürün ve epik anlatım tarzının temel taşıdır. Mübalağa, yalan söylemek ya da mantığı zorlamak değil; duyguyu, kahramanlığı, acıyı veya mizahı dinleyicinin zihnine ve kalbine kazıma sanatıdır.”</p>



<p>Anadolu’da,Ege ve Mezopotamya’da çoğu destanın benzer yanları var.. Mesela; Odyssus’daki Tepegöz <strong>Dede Korkut</strong> masallarında da geçer.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-2 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="300" height="507" data-id="185011" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/1000096274.jpg" alt="" class="wp-image-185011" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/1000096274.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/1000096274-178x300.jpg 178w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/1000096274-249x420.jpg 249w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></figure>
</figure>



<p><strong>TEYYO PEHLİVAN VE DİĞERLERİ</strong></p>



<p>Ben Teyyo veya Teyo Pehlivan’ı Erzurum’da <strong>TRT</strong> Muhabiri olarak çalıştığım 12 Eylül’ün karanlık günlerinde tanıdım. Karamsarlıkta bizi güldüren ve düşündüren, kalın paltosu içinde adeta kaybolan ufak tefek bir adamdı. Okuma yazma bilmeyen Teyyo, sürekli radyo dinleyip, gazetelerdeki fotoğrafları keser toplarmış.<br>TRT Haber Bürosuna sık gelir; meslekteki büyüğüm eski bir edebiyat öğretmeni olan <strong>Mücahit Küleri’yi</strong> ziyaret ederdi. <strong>Erzurum’da</strong> buz gibi havada kahvehanelerde gürül gürül yanan sobanın başındaki sohbetlerini izleme fırsatı buldum. Etrafına toplananlara sözüm ona başından geçenleri anlatır; gülenlere çok kızardı. “Burada yalan atmıyoruz, ciddi hadiseleri anlatıyoruz” derdi.</p>



<p><strong>PEHLİVAN ANLATIYOR</strong><br>Mesela Ulusal Kurtuluş Savaşı yıllarında Kazım Karabekir Teyyo Pehlivan’dan yardım ister. Düşman Karadeniz’den kanal açmış Erzurum’u su basmıştır. Su baskın sırasında kent köpek balıklarının istilasına uğrar, Tello elinde kılıçla köpek balıklarını imha eder, Karabekir Paşa’dan ‘aferin’ alır.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-3 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="926" data-id="185013" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/1000096285-1024x926.jpg" alt="" class="wp-image-185013" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/1000096285-1024x926.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/1000096285-300x271.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/1000096285-768x694.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/1000096285-1536x1389.jpg 1536w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/1000096285-696x629.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/1000096285-1068x966.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/1000096285-465x420.jpg 465w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/1000096285.jpg 1920w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</figure>



<p>Erzurum’un süpermeni(!) Teyyo güreş tuttuğunu nice pehlivanı yere indirdirdiğini ballandıra ballandıra anlatır; birgün Horasan çayırında karşısına dev gibi bir pehlivan getirirler, Teyyo hiç acımaz, bu pehlivanı yerden yere vurur… Pehlivan aman diler ve boyunduruk altındayken Teyyo’ya şöyle fısıldar; “Teyyo sırtımı yere getirme; benim adım <strong>Ahmet Ayık</strong>. Ben yakında olimpiyat ve dünya şampiyonu olacağım” Teyyo çok acır genç pehlivana, hayatında ilk kez numaradan yenilir ve Ayık’ın elini kaldırır.</p>



<figure class="wp-block-video"><video controls src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/1000096277.mp4"></video></figure>



<p>Erzurum’un cirit atlarını Amerika’ya götürmek işi de Teyyo Pehlivan’a düşer; atları uçak koltuklarına oturtup kemerlerini bir güzel bağlar; ancak uçuş sırasında atlar sinirlenir, parlayıverirler. Uçağın dengesi bozulur, kaptan panik halindedir. Teyyo, kaptan koltuğuna oturur. Ve tehlikeli anı şöyle anlatır; “Sonra karanlık bir alemde uçarken, uçağın direksiyonunu aldım.Şimal’den Cenup’a çeviriverdim. ”</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-4 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="720" height="892" data-id="185014" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/1000096278.jpg" alt="" class="wp-image-185014" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/1000096278.jpg 720w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/1000096278-242x300.jpg 242w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/1000096278-324x400.jpg 324w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/1000096278-696x862.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/1000096278-339x420.jpg 339w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></figure>
</figure>



<p>Teyyo Pehlivan mübalağa sanatının son temsilcilerinden mi? Edebiyat Tarihi araştırmacılarına iş düşüyor. Teyyo; 28 Aralık 1999 ‘da Erzurum Pasinler’de 86 yaşında vefat etti. Ben unutmadım; Erzurumlular da hiç unutmasınlar diyorum.</p>



<p>Cengiz <strong>ERDİL</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		<enclosure url="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/08/1000096277.mp4" length="47660774" type="video/mp4" />

			</item>
		<item>
		<title>İsmet HERGÜNŞEN; Barışın başkentinde savaşın gölgesi</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/08/03/ismet-hergunsen-barisin-baskentinde-savasin-golgesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Aug 2026 09:30:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[İsmet HERGÜNŞEN]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kent İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Yerel]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Anıtkabir]]></category>
		<category><![CDATA[İsmet Hergünşen]]></category>
		<category><![CDATA[nato]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=185028</guid>

					<description><![CDATA[2019 yılında Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un “NATO’nun beyin ölümü gerçekleşti.” yönündeki değerlendirmesi uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı. Aradan geçen yılların ardından Ankara’da gerçekleştirilen NATO Liderler Zirvesi ise bu tartışmayı yeniden gündeme taşıdı. Peki NATO’nun “beyin ölümü” gerçekten sonlandı mı? Son zirve, sonuçlarından çok zirve öncesi ve sırasında yaşanan gelişmelerle gündeme geldi. Alınan olağanüstü güvenlik önlemleri, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>2019 yılında Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un “<strong>NATO’nun</strong> beyin ölümü gerçekleşti.” yönündeki değerlendirmesi uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı.</p>



<p>Aradan geçen yılların ardından Ankara’da gerçekleştirilen <strong>NATO Liderler Zirvesi</strong> ise bu tartışmayı yeniden gündeme taşıdı. Peki NATO’nun “beyin ölümü” gerçekten sonlandı mı?</p>



<p>Son zirve, sonuçlarından çok zirve öncesi ve sırasında yaşanan gelişmelerle gündeme geldi.</p>



<p>Alınan olağanüstü güvenlik önlemleri, yapılan yüksek harcamalar ve sivil toplum kuruluşlarına yönelik uygulamalar, Türk kamuoyunda en çok tartışılan konular arasında yer aldı.</p>



<p>Uluslararası diplomasi geleneğine alışkın liderlerin, yaşanan bu tabloyu kamuoyu önünde yansıtmamaya özen gösterseler de kendi aralarında farklı değerlendirmiş olmaları muhtemeldir.</p>



<p>Zirvenin Türkiye açısından en önemli olumlu yönü, Cumhuriyet’in başkenti <strong>Ankara’da</strong> gerçekleştirilmiş olması ve <strong>savunma sanayimizin</strong> ulaştığı seviyenin üye ülkelere tanıtılmasına imkan sağlamasıdır.</p>



<p>Konuk edildikleri mekanlardan , “<strong>Yurtta Barış, Dünyada Barış”</strong> ilkesiyle yalnızca kendi dönemine değil, tüm insanlığa kalıcı bir miras bırakan Gazi Mustafa Kemal <strong>Atatürk’ün</strong> düşünce dünyasını daha yakından tanıma fırsatı bulmuş olabilirler.</p>



<p>Ne var ki zirvenin sonunda yayımlanan bildirge, Atatürk’ün evrensel barış anlayışından çok caydırıcılığı öne çıkaran ve askeri hazırlıkları artırmayı hedefleyen bir yaklaşımı yansıtmaktadır.</p>



<p>Her NATO zirvesinde olduğu gibi Vashington Antlaşması’nın 5. maddesine bağlılık ve savunma ile caydırıcılıkta “360 derece yaklaşımı” bir kez daha teyit edilmiştir.</p>



<p>2025 yılında Lahey’de alınan kararlara atıf yapılarak Rusya Federasyonu, Avrupa-Atlantik bölgesinin güvenliği ve istikrarı açısından uzun vadeli bir tehdit olarak tanımlanmıştır.</p>



<p>Ülkelerin savunma harcamalarındaki artış ve yaklaşık 150 milyar dolarlık yatırım hacmi vurgulanırken, savunma sanayi üretim kapasitesini geliştirmek amacıyla 50 milyar dolarlık yeni bir fon oluşturulacağı açıklanmıştır.</p>



<p>Beklendiği üzere zirvenin gündem maddelerinden biri de Ukrayna’ydı. Önümüzdeki yıl bu ülkeye yaklaşık 70 milyar dolarlık destek sağlanmasına yönelik karar da bildirgede yer almıştır.</p>



<p>Bir diğer dikkat çekici başlık ise <strong>İran’dır</strong>.</p>



<p>İran’a ilişkin maddenin önceki zirvelere göre daha operasyonel bir içerikle kaleme alınması, NATO’nun artık sadece Avrupa’ya değil Körfez’e de baktığını gösteriyor.</p>



<p>ABD’nin elini güçlendirmesi beklenen İran’ın nükleer silaha sahip olmaması ve <strong>Hürmüz</strong> Boğazı’ndaki seyrüsefer serbestisine ilişkin ifadeler ilk kez bu kadar açık biçimde NATO bildirgesine yansımıştır.</p>



<p>ABD Başkanı’nın Ankara’dan İran’a yönelik operasyon kararı; zirvede katılımcılar ve ev sahibi ülke açısından beklenmedik bir güç gösterisiydi.</p>



<p>Peki Türkiye yeni mimaride ne hedeflemeli?</p>



<p>Hiç kuşkusuz zirve, Türkiye’nin dış politika ve güvenlik stratejisinde yeni bir dönemin habercisi olacaktır.</p>



<p>Ancak bu süreç, ne İran ve Rusya ile ilişkileri gereksiz biçimde geren ne de Mavi Vatan’daki hak ve menfaatlerimizin zedelenmesine yol açan bir anlayış üzerine inşa edilmelidir.</p>



<p>Zirve öncesinde gündeme gelen Konya ve İstanbul’da kurulacak NATO <strong>komutanlıkları</strong>, Türkiye’nin yeni bölgesel güvenlik mimarisinde daha fazla sorumluluk üstleneceğini göstermektedir.</p>



<p><strong>Montrö</strong> Boğazlar Sözleşmesi’nin hilafına herhangi bir oluşuma gidilmemesi, Türkiye’nin temel güvenlik önceliklerinden biri olmalıdır. Ayrıca asıl önem taşıyan husus, bu yeni oluşumda siyasi ve askeri karar alma mekanizmalarının nasıl şekilleneceği ve kimler tarafından yönlendirileceğidir.</p>



<p>Sonuç olarak Ankara Zirvesi, NATO’nun askeri reflekslerini yeniden güçlendirdiğini gösterirken, barış söylemi ile güvenlik politikaları arasındaki gerilimi de gözler önüne sermiştir.</p>



<p>Belki de bugün sorulması gereken asıl soru şudur: NATO’nun beyin ölümü gerçekten sona mı erdi, yoksa sadece farklı bir güvenlik anlayışıyla yeniden mi şekilleniyor?</p>



<p><em>Son sözse</em>; <strong>belki de siyaset, doğal düzeni altüst etme sanatıdır.</strong></p>



<p>İsmet <strong>HERGÜNŞEN</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Deprem İstanbul&#8217;da tsunami&#8217;ye yol açar mı? Uzmanından yanıt geldi.</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/08/02/deprem-istanbulda-tsunami-ya-yol-acar-mi-uzmanindan-yanit-geldi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 02 Aug 2026 08:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[DEPREM]]></category>
		<category><![CDATA[DOĞA-ÇEVRE]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kent İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Yerel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Osman Bektaş]]></category>
		<category><![CDATA[tsunami]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=184973</guid>

					<description><![CDATA[Yüksek Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. OsmanBektaş, Marmara Denizi&#8217;nin sismik geçmişini ve fay yapısını işaret ederek megakentte büyük bir tsunami tehlikesi öngörmediğini belirtti. Bektaş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, son günlerde yeniden gündeme gelen &#8220;Büyük İstanbul tsunamisi olabilir mi?&#8221; sorusuna yanıt verdi. Bektaş, paylaşımında &#8220;Büyük olasılıkla hayır.&#8221; ifadelerini kullanarak Marmara Denizi&#8217;ndeki fay yapısına ilişkin dikkat çeken [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Yüksek Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman<br>Bektaş, Marmara Denizi&#8217;nin sismik geçmişini ve fay yapısını işaret ederek megakentte büyük bir tsunami tehlikesi öngörmediğini belirtti.</p>



<p>Bektaş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, son günlerde yeniden gündeme gelen &#8220;Büyük İstanbul tsunamisi olabilir mi?&#8221; sorusuna yanıt verdi.</p>



<p>Bektaş, paylaşımında &#8220;Büyük olasılıkla hayır.&#8221; ifadelerini kullanarak Marmara Denizi&#8217;ndeki fay yapısına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.</p>



<p>Prof. Dr. Bektaş&#8217;a göre Marmara Denizi&#8217;nde depremler, tek seferde çok büyük bir fay kırılması yerine uzun yıllardır parça parça meydana geliyor. Uzman isim, bu durumu şu ifadelerle açıkladı: &#8220;Marmara&#8217;da depremler, tek seferde dev bir kırılma yerine yıllardır parça parça gerçekleşiyor.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>🎥 Füsun ALTINOK; Rota Oluşturuldu…</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/08/01/%f0%9f%8e%a5-fusun-altinok-rota-olusturuldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Aug 2026 10:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Füsun ALTINOK]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kent İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Yerel]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Navigasyon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=184930</guid>

					<description><![CDATA[Bir Navigasyon Olayı ve Bir Üst Seviyeye Geçmek Navigasyon, yol kılavuzu diyeceğimiz, hayatı kolaylaştıran şahane bir teknoloji. Gideceğiniz adresi cihaza giriyorsunuz, birisi sağa dön, sola dön komutlarıyla, arayarak asla bulamayacağınız adreslere sizi yönlendiriveriyor. “Hedef solunuzda” müjdesiyle seviniyorsunuz. Ayrıca sekiz kişiye sorup sekiz ayrı yol tarifi almadığınız için de benzin harcamanız yarıya iniyor. Yalnız bazı evli [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Bir Navigasyon Olayı ve Bir Üst Seviyeye Geçmek</strong></p>



<p>Navigasyon, yol kılavuzu diyeceğimiz, hayatı kolaylaştıran şahane bir teknoloji. Gideceğiniz adresi cihaza giriyorsunuz, birisi sağa dön, sola dön komutlarıyla, arayarak asla bulamayacağınız adreslere sizi yönlendiriveriyor. “Hedef solunuzda” müjdesiyle seviniyorsunuz. Ayrıca sekiz kişiye sorup sekiz ayrı yol tarifi almadığınız için de benzin harcamanız yarıya iniyor.</p>



<p>Yalnız bazı <strong>evli kadınlar</strong> bu teknolojiye biraz zor alıştı. Koca direksiyondayken “Kuzey istikametinde ikinci çıkıştan çıkın” komutunu duyan hatun taifesi, sürücünün kuzu gibi laf dinlemesine sinirlenip, “beni mi dinleyeceksin, yoksa konuşan <strong>o edepsiz kadını</strong> mı?” çemkirmesiyle travma yaşatıyor, elektrik ve tansiyon pik yapıyor.</p>



<figure class="wp-block-video"><video controls src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000094790.mp4"></video></figure>



<p>Daha kötüsü, bazen İstanbul-Antalya yolunu Kütahya’nın köylerinden patikalarından geçirerek götürmesi. Güzergâhı nasıl anladıysa…</p>



<p>Artık ortaya çıkıyor ki, hayatın ve insanın da bir yazılımı var. Evrende hiçbir şey öyle tesadüfen işlemiyor. Kalp atışı gibi, mevsimler gibi, gece ve gündüz gibi peşpeşe bir ritm ve döngüler sürüyor. Sistemdeki bozulma için geri dönüşler oluyor. Pek çok insan düşündüğünü sanıyor ama aslında geçmişten gelen kalıpları tekrar ediyor.</p>



<p>İşte buradaki en önemli konu zihindeki değişiklikle yeni bir hayata sahip olunabileceği. Bunu ben söylemiyorum, bilim söylüyor. Beyinde yeni bağlantılarla <strong>yeni bir sen</strong> oluşturulabilir deniyor. Çünkü her şeyin bir matematiği var. Yalnızca her şeyi dikkatle, doğru ve güçlü titreşimler yayarak yapmak.</p>



<p><em>Yapmazsak ne oluyor ?</em><br>Seviye atlayamıyoruz. Yaşadığımız olumsuzluklar tekrar tekrar başımıza geliyor. Tıpkı bilgisayar oyunlarında olduğu gibi. Buna “level atlamak” demek yanlış değil.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-5 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="1024" data-id="184932" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000094770-1024x1024.png" alt="" class="wp-image-184932" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000094770-1024x1024.png 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000094770-300x300.png 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000094770-150x150.png 150w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000094770-768x768.png 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000094770-696x696.png 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000094770-1068x1068.png 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000094770-420x420.png 420w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000094770.png 1500w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</figure>



<p>İlişkiyi bir yere kadar getirip berbat sonu tekrar yaşamak örneğin. İş yaşamında bir seviyeye geldikten sonra grafiğin acınası düşüşü…</p>



<p>Her şeyin sonu mu? Hayır.<br>Düştüğümüz yerden kalkıp bir silkelenmemiz gerek.<br>Konuya navigasyonla girmiştik ya, işte tam bu aşamada U dönüşü zamanı. Tamam, Alanya’ya derken Şebinkarahisar’a gitmiş olabilirsiniz. İlla bir dönüş olacak.<br>Ha gayret!</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-6 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="500" height="750" data-id="184933" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000094855.jpg" alt="" class="wp-image-184933" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000094855.jpg 500w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000094855-200x300.jpg 200w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000094855-280x420.jpg 280w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" /></figure>
</figure>



<p><strong>Bir üst seviyeye geçmek</strong> imkansız değil. Yaşamın zorluklarını oyundaki bölüm sonu canavarı gibi geride bırakmak, hatalardan ders almak, yükü sırtlamak zor ama mümkün. O yanlışlar yüzünden çektiklerimiz, uzun menzilli anne terliği etkisinde. Zıpladıkça seviyeler aşılacak. İdam sehpasına götürülen Temel’in “Haçan, ha bu bağa ders olsun” dediği yere kadar yolu var.</p>



<p>Füsun <strong>ALTINOK</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		<enclosure url="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000094790.mp4" length="5172875" type="video/mp4" />

			</item>
		<item>
		<title>Cengiz ERDİL; ÜLKEMİZDEKİ KIYI YAĞMASININ DÜNYADA EŞİ BENZERİ YOK </title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/07/31/cengiz-erdil-ulkemizdeki-kiyi-yagmasinin-dunyada-esi-benzeri-yok/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Jul 2026 11:22:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cengiz ERDİL]]></category>
		<category><![CDATA[DOĞA-ÇEVRE]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kent İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Yerel]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kıyı]]></category>
		<category><![CDATA[Muğla]]></category>
		<category><![CDATA[yağma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=184920</guid>

					<description><![CDATA[Kıyı yağması sadece bizim sorunumuz değil, bir zamanlar Akdeniz ve Ege kıyılarına sahip tüm ülkelerin sorunuydu. Avrupa ülkeleri bu sorunu zorda olsa çözdü. Mesela; Yunanistan…&#160; Deniz ve denizciliğe bizden daha çok önem verdiği inkar edilemez Yunan halkının. Halk&#160; bu bilinçle &#8220;Havlulular Hareketi&#8221; başlattı. Bazı yerlerde kıyılara resmen el koydu, Şezlonglar, şemsiyeler kırıldı. Otel kıyıları işgal [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Kıyı yağması sadece bizim sorunumuz değil, bir zamanlar Akdeniz ve Ege kıyılarına sahip tüm ülkelerin sorunuydu. Avrupa ülkeleri bu sorunu zorda olsa çözdü. Mesela; Yunanistan…&nbsp;</p>



<p>Deniz ve denizciliğe bizden daha çok önem verdiği inkar edilemez Yunan halkının. Halk&nbsp; bu bilinçle &#8220;Havlulular Hareketi&#8221; başlattı. Bazı yerlerde kıyılara resmen el koydu, Şezlonglar, şemsiyeler kırıldı. Otel kıyıları işgal edilince; turizmin zarar göreceğini gören devlet, kıyıları tamamen halka açtı ve denetimleri sertleştirdi. Ülkede şimdi İHA ve özel yazılımlarla plajlardaki şezlong işgalleri sıkı şekilde izleniyor.</p>



<p>Bu ülkede kıyılar anayasal güvence altında değildi, bizde ise devletin denetim altında. Ama yasa kağıt üzerinde kalıyor.</p>



<p>Anayasa’nın 43. maddesi &#8220;Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla deniz ve göllerin kıyılarını belirleyen şeritlerden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir&#8221; der.&nbsp;</p>



<p>Kıyı Kanunu&nbsp; İlk 50 metreye yapı yasağı, ikinci 50 metreye ise sınırlı kamuya açık tesis izinleri getirir.&nbsp;&nbsp;</p>



<p>Bunlara rağmen göz göre göre, yağma yapılıyor. Devlet ve yerel yönetimler görmezden geliyor. Hatta bazı yerlerde&nbsp; kıyı kiralanması yapılıyor. Turizm teşvikleri ve özelleştirmeler gerekçe gösterilerek otopark-Liman düzenlemeleri ayağıyla&nbsp; Kıyı Kanunu bypass ediliyor. Kaçak yapılar veya plajları kapatan tesisler, idari para cezalarıyla geçiştirilip zamanla meşrulaştırılıyor.&nbsp;</p>



<p><strong>İŞGAL EDİLEN YERLER</strong></p>



<p>Türkiye&#8217;de&nbsp; işgal edilen kıyıların miktar bile belli değil. Bu işte&nbsp; kimlerin eli halkın cebinde olduğu çok iyi biliniyor ama yasalara rağmen boşluk yaratılması,&nbsp; özellikle belediyelerin ve Turizm Bakanlığı’nın işine geliyor.</p>



<p>TBMM Dilekçe Komisyonu ve Milli Emlak tarafından turizmin yoğun olduğu Muğla, Antalya ve Aydın’da&nbsp; yapılan resmi taramalarda 455 büyük haksız işgal tespit edildi.</p>



<p>Mesela Muğla’da 211 işgal noktası belirlendi. Bu ilimzde&nbsp; tek bir işletme&nbsp; tarafından halka kapatılan arazinin büyüklüğünün 42 dönüme kadar ulaştığı görüldü.&nbsp;</p>



<p>Bu üç ilde&nbsp; 24 beş yıldızlı otelin tel örgüler, beton eklentiler, özel localar ve kaçak iskelelerle kıyıları işgal ettiği resmi dilekçelere girdi ve şikayet konusu oldu.</p>



<p>&nbsp;Otellerin sahil kapatabilmesinin arkasında &#8220;Ecrimisil&#8221; (Haksız İşgal Tazminatı) adı verilen yasal boşluk yatıyor. Devlet/Milli Emlak durumu tespit edip oteli tahliye etmek yerine otele ecrimisil (haksız kullanım cezası) kesiyor.&nbsp;</p>



<p>Oteller için bu ceza tutarları müşteri gelirine kıyasla son derece düşük kaldığından, oteller bu parayı adeta bir &#8220;sahil kiralama bedeli&#8221; gibi ödeyerek kıyıyı işgal etmeyi sürdürüyor.</p>



<p>İki yıl önce devletin başlattığı &#8220;Denizler Halkındır&#8221; projesi kapsamında kaçak iskeleler, çitler ve barikatların kaldırılacağı ve denetimlerin artırılacağı duyuruldu ama nafile..&nbsp;</p>



<p>Bu işle başa çıkılması zor. 70’li yıllardnıa kıyıları betona boğan İspanya&nbsp; en zor kararı vermiş, otelllerin yıkılması için yasa çıkarmış. Şimdi İspanya’da miladı dolan oteller yıkılıyor ve yerine yenisi yapılmıyor. Artık bu ülkede butik otel modası var..&nbsp;</p>



<p>Bakalım bizde sorun nasıl çözülecek?&nbsp;</p>



<p>Cengiz <strong>ERDİL</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SÖYLEŞİ /Gamze Zeynep KAMACI/Sergi/ Seramik/ &#8216;KIYININ HAFIZASI&#8217;</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/07/31/soylesi-gamze-zeynep-kamaci-sergi-seramik-kiyinin-hafizasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Jul 2026 09:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[DOĞA-ÇEVRE]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Hüseyin İlker DUMAN]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kent İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Yerel]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Gamze Zeynep KAMACI]]></category>
		<category><![CDATA[Seramik sergisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=184879</guid>

					<description><![CDATA[&#8220;Günlük hayatın telaşı içinde çoğu zaman bakıyoruz ama gerçekten görmüyoruz.&#8221; KIYININ HAFIZASI Halley Dergisinde “Huzuru Şekillendirmek” söyleşimizin ardından, Yeni Foça‘nın incisi olan OASIS MARİNA&#8217;nın eşsiz dokusunda “Kıyının Hafızası” sergisi vesilesiyle Sayın Gamze Zeynep Kamacı ile yeniden birlikteyiz. Sergiyi gezerken yaptığım gözlemler ve çevreden duyduğum yorumlar, eserlerin son derece olumlu karşılandığını gösteriyor. Şimdi Sayın Kamacı’yı bu [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>&#8220;<strong><em>Günlük hayatın telaşı içinde çoğu zaman bakıyoruz ama gerçekten görmüyoruz.&#8221;</em></strong></p>



<p><strong>KIYININ HAFIZASI</strong></p>



<p><em>Halley Dergisinde “Huzuru Şekillendirmek” söyleşimizin ardından, Yeni Foça‘nın incisi olan OASIS MARİNA&#8217;nın eşsiz dokusunda “Kıyının Hafızası” sergisi vesilesiyle Sayın Gamze Zeynep Kamacı ile yeniden birlikteyiz. Sergiyi gezerken yaptığım gözlemler ve çevreden duyduğum yorumlar, eserlerin son derece olumlu karşılandığını gösteriyor.</em></p>



<p><em>Şimdi Sayın Kamacı’yı bu sıcaklarda sorularımızla biraz daha terletme zamanı…</em></p>



<p><em>Merhaba Gamze Hanım, sizi yeniden konuk etmek beni çok mutlu etti. Davetimi kabul ettiğiniz için teşekkür ederim.</em></p>



<p><em>Gamze Hanım, “Kıyının Hafızası” sergisini planlamanız ve hayata geçirmeniz ne kadar zaman aldı?</em></p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-7 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="683" height="1024" data-id="184880" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095405-683x1024.jpg" alt="" class="wp-image-184880" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095405-683x1024.jpg 683w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095405-200x300.jpg 200w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095405-768x1152.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095405-696x1044.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095405-280x420.jpg 280w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095405.jpg 1024w" sizes="(max-width: 683px) 100vw, 683px" /></figure>
</figure>



<p><strong>Aslında</strong> bu sergiyi yalnızca hazırlık süresiyle ölçmek doğru olmaz. Yaklaşık on yıldır seramik sanatıyla uğraşıyorum ve hem doğa hem de antik izler uzun zamandır çalışmalarımın merkezinde yer alıyor.&nbsp;</p>



<p>“<strong>Kıyının Hafızası</strong>”, yıllar içinde biriken gözlemlerin, araştırmaların ve üretimlerin doğal bir sonucu oldu diyebilirim. Serginin fiziksel hazırlıkları yaklaşık 8 ay sürdü ama fikri çok daha uzun bir yolculuğun ürünü.</p>



<p><em>Bu süreçte karşılaştığınız başlıca zorluklar nelerdi?</em></p>



<p>Bu coğrafyaya ait o kadar zengin bir hikâye ve sembol arşivi var ki… En büyük zorluk, anlatmak istediğim hikâyeleri gereksiz ayrıntılara boğmadan, sade bir dille aktarabilmekti.&nbsp;</p>



<p>Bir yandan Phokaia’nın zengin tarihine saygı duyarken, diğer yandan serginin sadece geçmişe bakan bir anlatı olmamasını istedim. Antik sembollerle günümüz insanı arasında sessiz bir bağ kurmaya çalıştım.</p>



<p>Elbette üretim sürecinin kaçınılmaz teknik zorlukları da vardı. Seramik sabır isteyen bir malzeme; bazen haftalarca emek verdiğiniz bir parça fırından beklediğiniz gibi çıkmayabiliyor. Ama sanırım bu da hikâyenin bir parçası.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-8 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="768" height="1024" data-id="184881" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095413-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-184881" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095413-768x1024.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095413-225x300.jpg 225w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095413-1152x1536.jpg 1152w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095413-696x928.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095413-1068x1424.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095413-315x420.jpg 315w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095413.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>
</figure>



<p><em>Sergiyi ziyaret edenlere verdiğiniz kitap ayraçtaki şu sözler özellikle dikkatimi çekti:</em></p>



<p>“<em>Yaklaşık üç bin yıl önce bu kıyılardan denize açılan Phokaialı denizciler, yıldızları izleyerek Akdeniz’in uzak limanlarına ulaştılar. Bugün onların bıraktığı izler hâlâ denizin, taşların ve toprağın hafızasında yaşamayı sürdürüyor.”</em></p>



<p><em>Bu tarihsel miras sizin için ne ifade ediyor?</em></p>



<p>Beni en çok etkileyen şey, insanların ve mekanların değişmesine rağmen bazı duyguların hiç değişmemesi.</p>



<p>Yaklaşık üç bin yıl önce bu kıyılardan denize açılan insanlar da merak ediyordu, umut ediyordu, korkuyordu ve keşfetmek arzusu ile doluydu.</p>



<p>Bugün bizler aynı kıyılarda yürüyoruz. Benzer duyguları taşıyarak…</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-9 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="768" height="1024" data-id="184882" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095412-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-184882" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095412-768x1024.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095412-225x300.jpg 225w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095412-1152x1536.jpg 1152w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095412-696x928.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095412-1068x1424.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095412-315x420.jpg 315w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095412.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>
</figure>



<p>Belki taşlar değişmedi, rüzgâr değişmedi, denizin sesi değişmedi. Bu düşünce bana büyük bir süreklilik hissi veriyor. Bunun heyecanı da doğal olarak üretim aşamalarıma yansıyor.</p>



<p>Ben eserlerimde tam da bu görünmeyen bağı görünür kılmaya çalışıyorum.</p>



<p><em>Aynı ayraçta Akdeniz limanları ile mutluluk arasında da bir bağ kuruyorsunuz. Bir seramik sanatçısı olarak Akdeniz’in ve limanlarının sizde uyandırdığı mutluluk duygusunu nasıl tarif edersiniz?</em></p>



<p><strong>Benim</strong> için liman yalnızca teknelerin yanaştığı bir yer değil.</p>



<p>Liman; dönüşü, güveni ve yeniden başlamayı simgeliyor.</p>



<p><strong>Akdeniz</strong> ise ışığı, rüzgârı, tuzu ve yaşamı hatırlatıyor.</p>



<p>Seramik üretirken de buna benzer duygular yaşıyorum. Toprağı şekillendirirken zaman yavaşlıyor. O anlarda insanın iç dünyası da sakinleşiyor.</p>



<p>Belki de mutluluk tam olarak budur; ait hissettiğiniz bir yere, bir uğraşa ya da bir ana dönebilmek.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-10 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="768" height="1024" data-id="184883" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095408-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-184883" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095408-768x1024.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095408-225x300.jpg 225w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095408-1152x1536.jpg 1152w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095408-696x928.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095408-1068x1424.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095408-315x420.jpg 315w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095408.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>
</figure>



<p><em>Etkileşimli bir sergi hazırlamışsınız ve ziyaretçilere “Bu sergide ne hissettin?” diye soruyorsunuz. Ben de aynı soruyu size yöneltmek istiyorum: Sergiyi gezenlerin ne hissetmesini isterdiniz? Kendi adıma bu soruya “huzur, mutluluk ve bolca yaratıcılık” cevabını verirdim.</em></p>



<p><strong>Öncelikle</strong> yavaşlamalarını isterdim.</p>



<p><strong><em>Günlük hayatın telaşı içinde çoğu zaman bakıyoruz ama gerçekten görmüyoruz.</em></strong></p>



<p>Bu amaçla, sergi ortamında duyularımızın çoğuna hitap eden bir atmosfer yaratmaya çalıştım.</p>



<p>Dünyada gittikçe zorlaşan yaşama koşullarında, sanatın, sığınabileceğimiz güvenli bir liman olduğunun fark edilmesini isterim.</p>



<p>Eğer bu sergiden çıkarken biri denize biraz daha dikkatle bakarsa, bir taşın dokusunu fark ederse ya da çocukluğundan bir yaz anısını hatırlarsa, belki unutmuş olduğu bir duyguyu hatırlarsa, benim için sergi amacına ulaşmış olacaktır.</p>



<p>Kartlara tek kelime yazmalarını istememin nedeni de buydu.</p>



<p>Her ziyaretçinin sergiyi kendi hikâyesiyle tamamlamasını istedim.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-11 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="768" height="1024" data-id="184884" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095411-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-184884" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095411-768x1024.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095411-225x300.jpg 225w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095411-1152x1536.jpg 1152w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095411-696x928.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095411-1068x1424.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095411-315x420.jpg 315w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095411.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>
</figure>



<p><strong>Yaptığımız son söyleşiden bu yana sanatınızda nasıl bir değişim olduğunu düşünüyorsunuz? Sanatsal yaklaşımınızda ya da üretim biçiminizde belirgin bir dönüşüm yaşandı mı?</strong></p>



<p><strong>Sanırım</strong> daha sadeleşti.</p>



<p>Eskiden daha çok biçim üzerine düşünürdüm.</p>



<p>Bugün ise, bir eserin anlattığı hikâye de benim için çok önemli.</p>



<p>Artık sadece güzel bir obje üretmek değil hedefim.</p>



<p>İzleyicide bir duygu uyandırmasını, bir anıyı harekete geçirmesini istiyorum.</p>



<p>Bu nedenle üretimlerimde semboller kadar boşluklara, sessizliğe ve sadeliğe de daha çok yer vermeye başladım.</p>



<p><em>Eserlerinize bakanların Gamze Zeynep Kamacı ve onun sanat dünyası hakkında ne düşünmesini ya da hissetmesini isterdiniz?</em></p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-12 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="768" height="1024" data-id="184885" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095409-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-184885" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095409-768x1024.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095409-225x300.jpg 225w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095409-1152x1536.jpg 1152w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095409-696x928.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095409-1068x1424.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095409-315x420.jpg 315w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095409.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>
</figure>



<p><strong>Benim</strong> hakkımda çok şey düşünmeleri gerekmiyor.</p>



<p>Daha çok eserlerin onlarla konuşmasını isterim.</p>



<p>Ama eğer sergiden ayrılırken “Bu objeleri elleriyle böyle ortaya çıkaranlar var. Peki ya ben emeğimi katarak neler yapabilirim?” derlerse, bu bana yeter.</p>



<p><em>Son olarak, Gamze Zeynep Kamacı bundan sonra neler yapmayı planlıyor? Ufukta yeni sergiler veya projeler var mı?</em></p>



<p>“<strong>Kıyının Hafızası</strong>” benim için yeni bir başlangıç. Mart 2027’de İzmir’de planladığım bir sergim daha var. Gelecek projelerim, gkworks_ hesabımdan takip edilebilir.</p>



<p>Deniz kültürü, antik semboller ve Anadolu’nun kıyı hafızasından beslenen yeni seriler üzerinde çalışmaya devam edeceğim.</p>



<p>Çünkü bütün çalışmalarımın ortak noktası doğaya, zamana ve yaşadığımız coğrafyaya duyduğum hayranlık.</p>



<p>Aslında ben geçmişi yeniden üretmiyorum; geçmişin bugüne bıraktığı izi, seramiğin diliyle görünür kılmaya çalışıyorum</p>



<p><em>Gamze Hanım, bu keyifli söyleşi için çok teşekkür ederim.</em></p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-13 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="376" data-id="184886" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095406-1024x376.jpg" alt="" class="wp-image-184886" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095406-1024x376.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095406-300x110.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095406-768x282.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095406-1536x564.jpg 1536w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095406-696x256.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095406-1068x392.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095406-1144x420.jpg 1144w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000095406.jpg 2048w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</figure>



<p><em>Kıyının Hafızası sergisi, Yeni Foça Quasıs Marina&#8217;da 9 Ağustos’a kadar açık olacak.</em></p>



<p>Hüseyin İlker <strong>DUMAN</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Derya YAĞMUR; Otoplasti: Kendine Güvenin Sessiz Dokunuşu</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/07/30/derya-yagmur-otoplasti-kendine-guvenin-sessiz-dokunusu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Jul 2026 10:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Derya YAĞMUR]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kent İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Yerel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Derya yağmur]]></category>
		<category><![CDATA[Otoplasti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=184851</guid>

					<description><![CDATA[İnsan, aynaya baktığında yalnızca yüzünü değil, kendine dair hislerini de görür. Kimi zaman doğuştan gelen belirgin kulak yapısı, kimi zaman bir travmanın bıraktığı iz, kişinin dış görünüşünden çok psikolojisini etkileyebilir. İşte bu noktada otoplasti, yalnızca estetik bir müdahale olmanın ötesine geçerek bireyin yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen önemli bir cerrahi uygulama olarak öne çıkar. Otoplasti Nedir? [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>İnsan, aynaya baktığında yalnızca yüzünü değil, kendine dair hislerini de görür. Kimi zaman doğuştan gelen belirgin <strong>kulak</strong> yapısı, kimi zaman bir travmanın bıraktığı iz, kişinin dış görünüşünden çok psikolojisini etkileyebilir. İşte bu noktada otoplasti, yalnızca estetik bir müdahale olmanın ötesine geçerek bireyin yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen önemli bir <strong>cerrahi</strong> uygulama olarak öne çıkar.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-14 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="735" height="710" data-id="184852" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000094952.jpg" alt="" class="wp-image-184852" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000094952.jpg 735w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000094952-300x290.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000094952-696x672.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000094952-435x420.jpg 435w" sizes="(max-width: 735px) 100vw, 735px" /></figure>
</figure>



<p><strong>Otoplasti Nedir?</strong></p>



<p>Otoplasti, kulakların şeklini, büyüklüğünü veya başla olan açısını düzeltmek amacıyla yapılan estetik cerrahi işlemdir. En sık uygulama nedeni, halk arasında &#8220;kepçe kulak&#8221; olarak bilinen kulakların baştan belirgin şekilde ayrık durmasıdır. Bunun yanı sıra doğuştan kulak şekil bozuklukları, asimetri ya da kaza sonucu oluşan deformasyonların düzeltilmesi için de uygulanabilir.</p>



<p>Kulak gelişiminin büyük bölümü çocukluk döneminde tamamlandığından, otoplasti genellikle okul çağına başlamadan önce veya sonrasında güvenle yapılabilir. Elbette uygun görülen yetişkin bireylerde de başarılı sonuçlar elde edilmektedir.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-15 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="511" height="600" data-id="184857" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000094954.jpg" alt="" class="wp-image-184857" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000094954.jpg 511w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000094954-256x300.jpg 256w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000094954-358x420.jpg 358w" sizes="(max-width: 511px) 100vw, 511px" /></figure>
</figure>



<p><strong>Otoplasti Neden Yapılır?</strong></p>



<p>Otoplasti uygulanmasının başlıca nedenleri şunlardır:</p>



<p>Kepçe kulak görünümünü düzeltmek.</p>



<p>Kulakların birbirine daha simetrik görünmesini sağlamak.</p>



<p>Doğuştan gelen şekil bozukluklarını gidermek.</p>



<p>Travma veya yaralanma sonrası oluşan deformasyonları onarmak.</p>



<p>Kişinin estetik kaygılarını azaltarak özgüvenini desteklemek.</p>



<p>Bu operasyonun amacı yalnızca görünümü değiştirmek değil, kişinin kendisini sosyal yaşamında daha rahat hissetmesine katkı sağlamaktır.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-16 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="735" height="559" data-id="184858" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000094953.jpg" alt="" class="wp-image-184858" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000094953.jpg 735w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000094953-300x228.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000094953-80x60.jpg 80w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000094953-696x529.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000094953-552x420.jpg 552w" sizes="(max-width: 735px) 100vw, 735px" /></figure>
</figure>



<p><strong>Otoplastinin Faydaları</strong></p>



<p>Başarılı bir otoplasti operasyonu sonrasında birçok kişi hem fiziksel hem de psikolojik açıdan olumlu değişimler yaşayabilir.</p>



<p>Öne çıkan faydaları şunlardır:</p>



<p>Daha doğal ve dengeli bir kulak görünümü sağlar.</p>



<p>Kişinin özgüvenini artırabilir.</p>



<p>Çocuklarda akran zorbalığına maruz kalma riskini azaltmaya yardımcı olabilir.</p>



<p>Saç toplama veya kısa saç kullanma konusunda kişinin kendini daha rahat hissetmesini sağlayabilir.</p>



<p>Kalıcı sonuçlar sunması nedeniyle uzun vadede memnuniyet oranı yüksektir.</p>



<p><strong>Olası Riskleri ve Zararları</strong></p>



<p>Her cerrahi işlemde olduğu gibi otoplastinin de bazı riskleri bulunmaktadır. Bunlar her hastada görülmez ancak bilinmesi önemlidir.</p>



<p>Olası riskler arasında:</p>



<p><em>Enfeksiyon</em> gelişmesi,</p>



<p><em>Kanama</em> veya şişlik,</p>



<p>Geçici <em>ağrı</em> ve hassasiyet,</p>



<p>Yara <em>izi</em> oluşumu,</p>



<p>Kulaklarda hafif <em>asimetri</em> kalması,</p>



<p>Nadir durumlarda ikinci bir düzeltme ameliyatına ihtiyaç duyulması yer alabilir.</p>



<p>Deneyimli bir plastik cerrah tarafından, uygun koşullarda yapılan operasyonlarda bu risklerin görülme olasılığı önemli ölçüde azalır.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-17 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="558" height="413" data-id="184859" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000094955.jpg" alt="" class="wp-image-184859" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000094955.jpg 558w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000094955-300x222.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000094955-80x60.jpg 80w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000094955-485x360.jpg 485w" sizes="(max-width: 558px) 100vw, 558px" /></figure>
</figure>



<p><strong>Toplumdaki Yeri</strong></p>



<p>Günümüzde estetik cerrahiye bakış açısı geçmişe göre oldukça değişmiştir. Otoplasti artık yalnızca dış görünüşü değiştiren bir işlem olarak değil, bireyin psikolojik iyi oluşunu destekleyen bir uygulama olarak da değerlendirilmektedir.</p>



<p>Özellikle çocukluk döneminde belirgin kulak yapısı nedeniyle alay edilmek veya zorbalığa uğramak, bireyin özgüvenini olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle gerekli görülen durumlarda yapılan otoplasti, kişinin sosyal ilişkilerine ve yaşam kalitesine olumlu katkı sağlayabilir.</p>



<p>Bununla birlikte estetik operasyonların toplumsal baskı nedeniyle değil, kişinin kendi isteği ve gerçekçi beklentileri doğrultusunda değerlendirilmesi önemlidir. Estetik müdahalelerin amacı, kusursuzluk yaratmak değil; kişinin kendisini daha mutlu ve rahat hissetmesine yardımcı olmaktır.</p>



<p>Otoplasti, kulakların görünümünü düzeltmeyi amaçlayan güvenilir estetik operasyonlardan biridir. Doğru hasta seçimi, deneyimli cerrah ve gerçekçi beklentilerle uygulandığında hem estetik hem de psikolojik açıdan tatmin edici sonuçlar sağlayabilir.</p>



<p>Unutulmamalıdır ki gerçek güzellik yalnızca dış görünüşte değil, insanın kendini olduğu gibi kabul edebilmesinde ve gerek duyduğunda bilinçli kararlar alabilmesinde saklıdır. Otoplasti de bu yolculukta, bazı bireyler için özgüveni destekleyen değerli bir seçenek olur.</p>



<p>Derya <strong>YAĞMUR</strong> </p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>🎥 Coşkun KARTAL ;       BİR HABER VE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ SAKINCALI BULANLAR {2}</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/07/29/%f0%9f%8e%a5-coskun-kartal-bir-haber-ve-basin-ozgurlugunu-sakincali-bulanlar-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 2026 10:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Coşkun KARTAL]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kent İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Yerel]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[coşkun Kartal]]></category>
		<category><![CDATA[Ebru çelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=184828</guid>

					<description><![CDATA[(Önceki yazımızın konusuna devam etmeden önce, benim için gerekli bir mesleki değerlendirme ) Gazetecilik önemlidir; hem de çok önemli. Kendi istekleri dışındaki haberlerin kamuoyuna ulaşmasına tahammül edemeyenler ile giderek tamamen mesleğin dışından sektöre el koyan patronlar haberciliği evrensel ölçüler dışına çıkarmak için&#160; istedikleri kadar çaba göstersinler, bu mesleğin önemini azaltamazlar . İstedikleri kadar gazeteciyi satın [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>(<strong>Önceki yazımızın konusuna devam etmeden önce, benim için gerekli bir mesleki değerlendirme )</strong></p>



<p>Gazetecilik önemlidir; hem de çok önemli.</p>



<p>Kendi istekleri dışındaki haberlerin kamuoyuna ulaşmasına tahammül edemeyenler ile giderek tamamen mesleğin dışından sektöre el koyan patronlar haberciliği evrensel ölçüler dışına çıkarmak için&nbsp; istedikleri kadar çaba göstersinler, bu mesleğin önemini azaltamazlar .</p>



<p>İstedikleri kadar gazeteciyi satın aldıklarını düşünsünler, basın yayın sektörünün emekçilerine 60 yıl önce bu ülkede var olan sendikalaşma, hak aramalar arzuladıkları ölçüde bütünüyle&nbsp; yasaklansın..</p>



<p>Gazetecilik,&nbsp; son zerresine kadar, toplumu fısıltı sektörüne mahkum edecek denli yok edilemez;&nbsp; mümkün değil!</p>



<p>Zira, tarih kör topal da olsa, zaman zaman sapmalarla akmaya devam da etse, çarkını ileri doğru döndürmeye devam eder.</p>



<p>Bir toplumun içinde zamanında küçücük bir aydınlanma ışığı belirmişse, örneğin insan hakları, özgür basın gibi kavramların&nbsp; bilinci bir dönem insanlarda yer etmişse, bu alanlarda illaki ilerleme sağlanacaktır.</p>



<p>Tersi düşünülse, aydınlanma ve ilerleme olanaklarının artık ortadan kalktığı yönündeki umutsuzluk yaygınlaşsa bile.</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>        *        *</li>
</ul>



<p>Birkaç gündür, haberciliğin artık son raddesine geldiğini düşündüğümüz, yok edilmiş&nbsp; mesleğimizin yasını tutma hazırlıklarına giriştiğimiz bir noktada, -muhtemelen Z kuşağından- henüz iki yıllık mesleki kıdemi olan bir genç kadın kamuoyunu resmen sarsan bir habere imza attı.</p>



<p><strong>Birgün Gazetesi</strong> muhabiri <strong>Ebru Çelik ,</strong> yaptığı dört dörtlük haberle tüm namuslu meslektaşlarının yüreğine adeta su serpti.</p>



<p>Yalnızca gördüklerini yorumsuz aktararak, meslek ilkelerini çiğnemeden,&nbsp; gazeteciliğin “mürekkep kokusu almış” umutsuz emekçilerinin yeniden umutlanmasın sağladı.</p>



<p>“Oh be, bu meslek henüz ölmemiş!” dedirtti.</p>



<figure class="wp-block-video"><video controls src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000094981-1.mp4"></video></figure>



<p>Ancak, Atatürk’ün partisi diye övünen CHP’nin atanmış yöneticileri, kurucunun her yerde duvarlarda asılı bir sözünü çoktan unutmuşlardı:</p>



<p>“Basın Özgürlüğünden Doğan Sakıncaları Gidermenin Yolu Yine Basın Özgürlüğüdür!”</p>



<p>Doğrusu bu meselede basın özgürlüğünden doğan her hangi bir sakınca da söz konusu değildi.</p>



<p>Habere, skandalın sorumluluğunu taşıması gerekenler olmadık şiddetle tepki gösterdiler.</p>



<p>Hiç bir etek değer, basın özgürlüğüne, demokrasiye en ufak saygı belirtisi olmaksızın tehditler savuranlar, aslında doğrudan basın özgürlüğünü “sakıncalı” bulduklarını ortaya koydular.</p>



<p>Haberin açıklamasını yapması gereken bugünkü CHP yöneticileri, genç arkadaşımız ve çalıştığı kurum başta olmak üzere tüm muhalif başına karşı saldırıya geçtiler. (Böylesi yakın tarihte pek görülmemişti doğrusu! )</p>



<p>Lakin, işin içine Ebru’nun haberini defalarca doğrulayan başka açıklamalar da girince, birkaç ay öncesinin iktidarı sarsan ana muhalefet partisi CHP’nin atanmış genel başkanının katıldığı rozet takma toplantısına minibüslerle taşınan sloganlar öğretilmiş yüzlerce kişinin cast ajanslarının figüranları olduğundan kimsenin kuşkusu kalmadı.</p>



<p>Bunlardan birinin daha önce tv’lerde bazı kadın programlarına katıldığı, dini programlarda sorular sorduğu bile görüntülerle kanıtlandı.</p>



<p>Yaşanan skandal kesinleşti!</p>



<p>Aslında, bir haberin doğruluğunu anlamak için, uzun uzun açıklamalar dinlemek çok da gerekli değil bana göre.</p>



<p>Haberin doğruluğunu anlamak, sanıldığından çok kolay.</p>



<p>Habere konu olan ve açıklama yapması gereken kişilerin yalnızca bakışlarındaki saklanamayan öfke, utanç ya da pişkinlik ifadeleri bile her şeyi anlatır çoğu zaman.</p>



<p>Hele birileri haberi yalanlamaya çalışıyorsa, onların söylediklerin içinde yer alan tehditler,&nbsp; çelişkiler hatta tedirginlikler doğruluğu ortaya koyan önemli ipuçlarıdır.</p>



<p>Haberinden dolayı muhabirin ve gazetesinin yetkilileri hakkında basın özgürlüğü falan umursamadan suç duyurusunda bulunmanın,&nbsp; savcılardan anında yerine getirilen soruşturma talep etmenin hiçbir etik anlayışta yeri yoktur.</p>



<p>Geçmişinde sol izler bulunan bir partinin, iç rejim değişikliği ile ekseninin tam tersi yöne bilinçli olarak kaydırıldığının açık bir göstergesidir bu tutum.</p>



<p>Atanmış genel başkanın daha önce seçilmiş</p>



<p>olarak görev yaptığı dönemlerde “Atatürk’ün partisini” kuruluş ve kurtuluş ideolojilerinden yoksun kılma çabalarının devamından ibarettir.</p>



<p>Bu partinin İstanbul il başkanı olarak ortaya çıkan birinin de, isterse on bin akrabasını oraya toplayabileceğini söylemesi, gazeteciliğin ve kamuoyunun açıkça tehdit edilmesidir .</p>



<p>Aşiret düzeninin siyasal hayatın tam göbeğine gelip oturabileceğini ima eden bu tehdit, aslında haberin “kesinlikle doğru” olduğunun da göstergesidir.</p>



<p>Kime ait olduğu belirsiz bir ses kaydı dinletip mesleğinin henüz başındayken yaptığı haberle sırça saraylarını zangırdatan kızımıza galiz sözlerle hakaret ettirenler, resmen suç işleyerek, yarattıkları etik dışı skandalların ortalığa dökülmesini örtmenin telaşı içindedirler.&nbsp;</p>



<p>Anlaşılıyor ki, polis, toma, tazyikli su gücüyle girebildikleri genel merkez binasında da, İstanbul il başkanlığında da bundan sonra daha da küçüleceği görülen partileriyle doğruları örtbas ederek yaşamaya devam edeceklerdir.</p>



<p>Kamuoyunda haksız ve ölçüsüz&nbsp; tepkilerine karşılık olarak uyanan öfke ve kızgınlık duygularını kendilerine karşı sempatiye çevirebilmeleri hayalden ibarettir.</p>



<p>Ayrıca bu saydıklarım yalnızca gücü yettiğine saldıran sıradan faşistleri andıran alışılmış tavırlarından ibarettir.</p>



<p>Siyaseten yaptıkları, kimin mirasına seçimsiz çökmeye çalıştıkları, hangi ideoloji ve politikaları silmek istedikleri, kime ve nereye yanaşma derdinde oldukları ise ayrı konudur.</p>



<p>Her şey, herkesin gözü önünde olup bitiyor.</p>



<p>COŞKUN <strong>KARTAL</strong></p>



<p><strong>Önceki Bölüm</strong></p>



<p>Coşkun KARTAL; ESKİ PARTİLER&nbsp; YENİ PARTİLER VE SİYASETİN DİZAYNI! {1}</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-wp-embed is-provider-kent-ekran wp-block-embed-kent-ekran"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<blockquote class="wp-embedded-content" data-secret="t7BlToDqci"><a href="https://www.kentekrani.com/2026/07/24/coskun-kartal-eski-partiler-yeni-partiler-ve-siyasetin-dizayni/">Coşkun KARTAL;      ESKİ PARTİLER  YENİ PARTİLER VE SİYASETİN DİZAYNI! {1}</a></blockquote><iframe loading="lazy" class="wp-embedded-content" sandbox="allow-scripts" security="restricted"  title="&#8220;Coşkun KARTAL;      ESKİ PARTİLER  YENİ PARTİLER VE SİYASETİN DİZAYNI! {1}&#8221; &#8212; Kent Ekranı" src="https://www.kentekrani.com/2026/07/24/coskun-kartal-eski-partiler-yeni-partiler-ve-siyasetin-dizayni/embed/#?secret=s2rgkgwndQ#?secret=t7BlToDqci" data-secret="t7BlToDqci" width="600" height="338" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no"></iframe>
</div></figure>
]]></content:encoded>
					
		
		<enclosure url="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000094981-1.mp4" length="18865063" type="video/mp4" />

			</item>
		<item>
		<title>Celal PİR;              AĞLAK Erkekler GÜÇLÜ TÜRK KIZLARI…ya da ZEKİ, ÇEVİK VE AHLAKLI OLABİLMEK…</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/07/28/celal-pir-aglak-erkeklerguclu-turk-kizlariya-dazeki-cevik-ve-ahlakli-olabilmek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 2026 09:30:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Celal PİR]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kent İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Yerel]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[a milli futbol]]></category>
		<category><![CDATA[kadın voleybol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=184790</guid>

					<description><![CDATA[Türk milli futbol takımı Dünya Kupası&#8217;nda sonuncu, yani 48&#8217;nci; ya da sondan bir önceki sırayı 47&#8217;nciliği kaptı.Tam bir sportif başarısızlık örneği ortaya koydu. Peki ahlaki olarak utandılar mı?Ağlak bir yüzle; &#8220;Üzerimizde kamuoyu baskısı var o yüzden oynayamadık&#8221; diye bir bahaneye sığındılar.Yani ahlaken de çöktüler, dünya sonuncusu oldular. Yerlerini pekiştirdiler.DÜnya sonuncusu olan erkek milli futbol takımına [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Türk milli futbol takımı Dünya Kupası&#8217;nda sonuncu, yani 48&#8217;nci; ya da sondan bir önceki sırayı 47&#8217;nciliği kaptı.<br>Tam bir sportif başarısızlık örneği ortaya koydu.</p>



<p>Peki ahlaki olarak utandılar mı?<br>Ağlak bir yüzle; &#8220;Üzerimizde kamuoyu baskısı var o yüzden oynayamadık&#8221; diye bir bahaneye sığındılar.<br>Yani ahlaken de çöktüler, dünya sonuncusu oldular. Yerlerini pekiştirdiler.<br>DÜnya sonuncusu olan erkek milli futbol takımına KOCAMAN AFERİN…</p>



<p>Peki erkekler; deyim yerindeyse &#8216;ağlayıp sızlarken&#8217;, Türk kızları ne yaptı…<br>Dünya şampiyonu oldular….</p>



<p>Hep sahada hem de ahlaken… Son 3 yılda İKİNCİ KEZ (2023-2026) DÜNYANIN EN İYİ TAKIMI olarak hepimizi gururlandırdılar….</p>



<p>Ağlayıp, zırlamadılar. Üstüne üstlük bir de ders verdiler…<br>2023 yılında milli takım kaptanı Eda Erdem, &#8216;dile bizden ne dilersin&#8221; diyen voleybol federasyonu başkanına…<br>&#8221; Biz prim istemiyoruz Atatürk&#8217;ün kızları olarak 85 milyona yaşattığımız şampiyonluk sevinci bize yeter&#8221; demişti.</p>



<p>Dedim ya ağlamadan, zırlamadan, kimselere parmak sallamadan.<br>Hepimize helal olsun kızlarımıza dedirttiler…</p>



<p>&#8216;BEN SPORCUNUN ZEKİ, ÇEVİK VE AKILLISINI SEVERİM&#8221; diyen Mustafa Kemal de gurur duymuştur. Bir yerden izliyorsa…</p>



<p>Neyse ki; &#8220;Ağlak erkeklere karşılık güçlü kızlarımız var&#8221;…</p>



<p>Futbolda dünya sonuncusu olanların cebine adam başına, daha turnuvaya gitmeden 23&#8217;er milyon lira prim ve her biri 2-3 milyon dolarlık BODRUM villası koyan veya koyacağını ilan eden TFF başkanına yakışan futbolcular….</p>



<p>Kuru bir özür dilediler. Paralar ceplerinde kaldı. İade ettiğini ya da sonuncu oldukları kupaya giderken haketmediği parayı almadığını söyleyen olmadı… Adam başı aşağı yukarı 150 milyon ve üstü…</p>



<p>Zekiler mi, evet…<br>Çevikleri mi, sahada olmasalar da banka cüzdanında evet…<br>Ahlaklılar mı…<br>Ben başarısız olduk bu primi haketmedik diyen bir açıklama veya para iadesi görmedim.<br>Yani futbolda, başarısızlığın bu denli yüceltildiği bir ülkedeyiz…</p>



<p>Peki kızlarımız maddi ödül olarak kazandılar?<br>Hemen söyleyelim, devletin dünya şampiyonu olan sporcularımıza verdiği en büyük maddi ödüle hak kazandılar. 250&#8217;şer cumhuriyet altını…</p>



<p>Futbolcular gibi dünya kupasına yüzlerce araçlık, (hepsi Togg) konvoyla 20 tv kanalından canlı yayınla uğurlanmadan… Ekonomi sınıfı uçak biletiyle Çin&#8217;e uçtular…</p>



<p>2026 yılının başından bu yana dünya şampiyonu olmuş diğer sporcularımız gibi….</p>



<p>2026 dünya okçuluk kupası kazanan METE GAZOZ/FATMA URUK gibi….<br>2026 dünya gençler şampiyonlukları alan RAHMİ KAAN KARAHAN, TULYA KESEBİR, TUANA ÖZGÜR gibi…<br>2026 dünya özel sporcular şampiyonları MAHMUT DUHAN KUTSAL, ABDULLAH İNAN gibi…<br>2026 avrupa şampiyonu olan NESRİN BAŞ VE DÜNYA YENİHAYAT gibi…<br>Her biri gururumuz oldular. Maddi olarak devletin 100 ila 300 cumhuriyet altını olan resmi ödüllerini aldılar. Bugünkü kur ile 5-6 milyom TL.<br>Analarının ak sütü kadar helal olsun…</p>



<p><em>Son söz….</em><br><strong>Biz sporcunun zeki çevik ve ve en önemlisi ahlaklısını da severiz Atatürk böyle öğretmişti bize.</strong></p>



<p>Yoksa fırsat bulan şeytan olur deyip parayı cebe indirenler ve onlara çanak tutanlar; inanın ki Türkiye&#8217;de spora ve sporculara layık değillerdir.</p>



<p>Her şey para değil. Bİraz da insanın içinde milli gurur lazım, utanmak lazım. Hak etmediği parayı iade etmesi lazım.<br>İşte o zaman, spor sahalarındaki; &#8220;Ben sporcunun zeki çevik ve ahlaklısını severim&#8221; sözünü Türk futbolcularda yerine getirmiş olur.<br><em>Kalın sağlıcakla…</em></p>



<p>Celal <strong>PİR</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CengizERDİL:               🎥 BİZİM KÖYLÜLER NASIL ODYSSEİA’NIN ASKERİ OLDU? </title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/07/27/cengizerdil-%f0%9f%8e%a5-bizim-koyluler-nasil-odysseianin-askeri-oldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Jul 2026 11:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[10Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Cengiz ERDİL]]></category>
		<category><![CDATA[DOĞA-ÇEVRE]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gözden Kaçmasın]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Homeros]]></category>
		<category><![CDATA[Odysseia]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=184773</guid>

					<description><![CDATA[Medyada fırtınası çekimleri sırasında koparılan Sinemaseverlerin dörtgözle beklediği  Christopher Nolan’ın yönettiği Odysseia adlı filmi vizyonda.  Yazıya başlamadan belirteyim; Türkçe ve Yunancada ‘ Odiseus’ deniyor. O kadar da kafaya takmaya gerek yok yani… Truva Savaşında Akha ve Spartalıların safında katılan İthaka kralı i ülkesine bir türlü dönememesinin öyküsü bu… Akdeniz ve Ege’de tanrılar ve yaratıklarıyla  karşılaşmasını, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Medyada fırtınası çekimleri sırasında koparılan Sinemaseverlerin dörtgözle beklediği  <strong>Christopher Nolan’ı</strong>n yönettiği Odysseia adlı filmi vizyonda.  Yazıya başlamadan belirteyim; Türkçe ve Yunancada ‘ Odiseus’ deniyor. O kadar da kafaya takmaya gerek yok yani… Truva Savaşında Akha ve Spartalıların safında katılan İthaka kralı <strong>i</strong> ülkesine bir türlü dönememesinin öyküsü bu… Akdeniz ve Ege’de tanrılar ve yaratıklarıyla  karşılaşmasını, mücadelesini ve de kaçışını anlatan mitolojik destana bir yol, bir rota tutturması denilebilir.</p>



<figure class="wp-block-video"><video controls src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000094535.mp4"></video></figure>



<p><strong>Yönetmen:Christoher Nolan</strong></p>



<p>Kral Odiseus 10 yıl boyunca ülkesine dönmek için acılar çeker, devlerle falan savaşır.&nbsp;</p>



<p>Truva savaşının 3 bin 600 yıl önce olduğu, savaşı içeren İlyada ve Odyssseia destanlarının ise savaştan 800 yıl sonra yazıldığı biliniyor.&nbsp; Dünya edebiyatının köşetaşı kabul edilen ve pekçok yazarı etkileyen bu destanları Homeros yazmış.&nbsp; Homeros, Anadolu’nun Ege kıyılarında bire bin&nbsp; katılarak anlatılan sözlü edebiyatının bu destanlarını geyik ve koyun derilerine yazmış, tanrıları dikkate alarak(!) O da gerekli abartmaları yapmış. Ortaya eskinin ‘Yüzyıllık Yalnızlık’ gibi bir destanı ortaya çıkıvermiş.</p>



<p>Kökeni Anadolu olan bu destanlar elbette sinema endüstrisinin de ilgisi çekmiş, çok sayıda film yapılmış.&nbsp;</p>



<p>Ancak biri var ki bizi de ilgilendiyor.</p>



<p><strong>BİZİM FİGÜRANLAR İTTAKA YOLUNDA&nbsp;</strong></p>



<p>Şimdi buraya bir yönetmenin adını yazacağım,&nbsp; mesleki anlamda Nolan’ı suya götürüp susuz getirir. <strong>         Andrei Konchalovsky…</strong></p>



<p>The Odyssey adlı TV dizisinin yönetmeniliği yapan Konchalocsky Rus yönetmenlerinin önde gelenlerinden. Sinema tarihinde bir ekoldür kendileri… Sovyet döneminin yetiştirmesi olan yönetmen Holivud’un da dikkatini çekmişti.&nbsp; Amerika’da da oscarlı filmleri var, ancak kendisine hiçbir zaman yüksek bütçeler verilmedi. Başrolünde Armand Assante’nin yer aldığı iki bölümlük 1997 yapımı Odyyseia adlı mini dizi, görsel efektleri ve kadrosuyla (Emmy Ödülü kazanmıştı.</p>



<figure class="wp-block-video"><video controls src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000094529-1.mp4"></video></figure>



<p>Yönetmen ;<strong>Andrei Konchalovsky</strong></p>



<p><strong>DİZİ TÜRKİYE’DE ÇEKİLDİ</strong></p>



<p>Dizinin çekimleri Muğla Fethiye’nin Kelebekler Vadisi ve Gemile Koyunda yapıldı. O vakitler ATV’de çalışıyordum.(Ali Kırca’lı ATV) Bu koylarda kurulan platolarda dizinin TV haberini hazırlamıştım.</p>



<p>Filmin uyanık yapımcısı yöredeki köylerden delikanlıları (askerleri !) toplamış, ya kralın askeri ya da yaratıkların yandaşı yapmıştı. Fena da para vermemişti doğrusu. Köylüler pek memnundu, bir destanın figüranı olmaktan…Bazıları üzerinde amerikan bezinden çullar vardı. Bazıları uyduruk kostümler giymişti. Tahtadan ve köpükten yapılmış silahları da kuşanmışlardı.&nbsp;&nbsp;</p>



<p>Aslında Truva savaşının kahramanlarını&nbsp; destanlaştıran bu topraklardır. Homeros sözlü edebiyatı yazıya dökmüştü sadece. Anadolu’nun her yerinde eskinin meydanlarında abartıcılar vardı, binlerce yıl geçti yine varlar. Erzurum’da köpek balıklarıyla savaşan Tello Pehlivan unutulur mu?&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>



<p>Homeros sadece bir birleşticiydi, öyküleri kağıda döktü. Bu eserleri Türkçeye çeviren Mavi Yolculuğun mucitlerinden Azra Erhat şöyle diyor; “İlyada bir olayın, Odysseia bir kişinin destanıdır. Çağdaş okuyucu destan da demez Odyssiea’ya. Onu daha çok bir romana, bir filme benzetir. Gerçekten de konusuyla romanı, kuruluşuyla filmi andırır Odysseia.”</p>



<p>Cengiz <strong>ERDİL</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		<enclosure url="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000094535.mp4" length="10554718" type="video/mp4" />
<enclosure url="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000094529-1.mp4" length="19410633" type="video/mp4" />

			</item>
	</channel>
</rss>
