<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Cengiz ERDİL &#8211; Kent Ekranı</title>
	<atom:link href="https://www.kentekrani.com/category/yazarlar/cengiz-erdil/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.kentekrani.com</link>
	<description>&#039;&#039;Kent Aynasından Türkiye&#039;&#039;</description>
	<lastBuildDate>Mon, 27 Jul 2026 20:44:25 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.5</generator>

<image>
	<url>https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/cropped-kentlogo-512x512-1-32x32.jpg</url>
	<title>Cengiz ERDİL &#8211; Kent Ekranı</title>
	<link>https://www.kentekrani.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>CengizERDİL:               🎥 BİZİM KÖYLÜLER NASIL ODYSSEİA’NIN ASKERİ OLDU? </title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/07/27/cengizerdil-%f0%9f%8e%a5-bizim-koyluler-nasil-odysseianin-askeri-oldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Jul 2026 11:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[10Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Cengiz ERDİL]]></category>
		<category><![CDATA[DOĞA-ÇEVRE]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gözden Kaçmasın]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Homeros]]></category>
		<category><![CDATA[Odysseia]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=184773</guid>

					<description><![CDATA[Medyada fırtınası çekimleri sırasında koparılan Sinemaseverlerin dörtgözle beklediği  Christopher Nolan’ın yönettiği Odysseia adlı filmi vizyonda.  Yazıya başlamadan belirteyim; Türkçe ve Yunancada ‘ Odiseus’ deniyor. O kadar da kafaya takmaya gerek yok yani… Truva Savaşında Akha ve Spartalıların safında katılan İthaka kralı i ülkesine bir türlü dönememesinin öyküsü bu… Akdeniz ve Ege’de tanrılar ve yaratıklarıyla  karşılaşmasını, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Medyada fırtınası çekimleri sırasında koparılan Sinemaseverlerin dörtgözle beklediği  <strong>Christopher Nolan’ı</strong>n yönettiği Odysseia adlı filmi vizyonda.  Yazıya başlamadan belirteyim; Türkçe ve Yunancada ‘ Odiseus’ deniyor. O kadar da kafaya takmaya gerek yok yani… Truva Savaşında Akha ve Spartalıların safında katılan İthaka kralı <strong>i</strong> ülkesine bir türlü dönememesinin öyküsü bu… Akdeniz ve Ege’de tanrılar ve yaratıklarıyla  karşılaşmasını, mücadelesini ve de kaçışını anlatan mitolojik destana bir yol, bir rota tutturması denilebilir.</p>



<figure class="wp-block-video"><video controls src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000094535.mp4"></video></figure>



<p><strong>Yönetmen:Christoher Nolan</strong></p>



<p>Kral Odiseus 10 yıl boyunca ülkesine dönmek için acılar çeker, devlerle falan savaşır.&nbsp;</p>



<p>Truva savaşının 3 bin 600 yıl önce olduğu, savaşı içeren İlyada ve Odyssseia destanlarının ise savaştan 800 yıl sonra yazıldığı biliniyor.&nbsp; Dünya edebiyatının köşetaşı kabul edilen ve pekçok yazarı etkileyen bu destanları Homeros yazmış.&nbsp; Homeros, Anadolu’nun Ege kıyılarında bire bin&nbsp; katılarak anlatılan sözlü edebiyatının bu destanlarını geyik ve koyun derilerine yazmış, tanrıları dikkate alarak(!) O da gerekli abartmaları yapmış. Ortaya eskinin ‘Yüzyıllık Yalnızlık’ gibi bir destanı ortaya çıkıvermiş.</p>



<p>Kökeni Anadolu olan bu destanlar elbette sinema endüstrisinin de ilgisi çekmiş, çok sayıda film yapılmış.&nbsp;</p>



<p>Ancak biri var ki bizi de ilgilendiyor.</p>



<p><strong>BİZİM FİGÜRANLAR İTTAKA YOLUNDA&nbsp;</strong></p>



<p>Şimdi buraya bir yönetmenin adını yazacağım,&nbsp; mesleki anlamda Nolan’ı suya götürüp susuz getirir. <strong>         Andrei Konchalovsky…</strong></p>



<p>The Odyssey adlı TV dizisinin yönetmeniliği yapan Konchalocsky Rus yönetmenlerinin önde gelenlerinden. Sinema tarihinde bir ekoldür kendileri… Sovyet döneminin yetiştirmesi olan yönetmen Holivud’un da dikkatini çekmişti.&nbsp; Amerika’da da oscarlı filmleri var, ancak kendisine hiçbir zaman yüksek bütçeler verilmedi. Başrolünde Armand Assante’nin yer aldığı iki bölümlük 1997 yapımı Odyyseia adlı mini dizi, görsel efektleri ve kadrosuyla (Emmy Ödülü kazanmıştı.</p>



<figure class="wp-block-video"><video controls src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000094529-1.mp4"></video></figure>



<p>Yönetmen ;<strong>Andrei Konchalovsky</strong></p>



<p><strong>DİZİ TÜRKİYE’DE ÇEKİLDİ</strong></p>



<p>Dizinin çekimleri Muğla Fethiye’nin Kelebekler Vadisi ve Gemile Koyunda yapıldı. O vakitler ATV’de çalışıyordum.(Ali Kırca’lı ATV) Bu koylarda kurulan platolarda dizinin TV haberini hazırlamıştım.</p>



<p>Filmin uyanık yapımcısı yöredeki köylerden delikanlıları (askerleri !) toplamış, ya kralın askeri ya da yaratıkların yandaşı yapmıştı. Fena da para vermemişti doğrusu. Köylüler pek memnundu, bir destanın figüranı olmaktan…Bazıları üzerinde amerikan bezinden çullar vardı. Bazıları uyduruk kostümler giymişti. Tahtadan ve köpükten yapılmış silahları da kuşanmışlardı.&nbsp;&nbsp;</p>



<p>Aslında Truva savaşının kahramanlarını&nbsp; destanlaştıran bu topraklardır. Homeros sözlü edebiyatı yazıya dökmüştü sadece. Anadolu’nun her yerinde eskinin meydanlarında abartıcılar vardı, binlerce yıl geçti yine varlar. Erzurum’da köpek balıklarıyla savaşan Tello Pehlivan unutulur mu?&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>



<p>Homeros sadece bir birleşticiydi, öyküleri kağıda döktü. Bu eserleri Türkçeye çeviren Mavi Yolculuğun mucitlerinden Azra Erhat şöyle diyor; “İlyada bir olayın, Odysseia bir kişinin destanıdır. Çağdaş okuyucu destan da demez Odyssiea’ya. Onu daha çok bir romana, bir filme benzetir. Gerçekten de konusuyla romanı, kuruluşuyla filmi andırır Odysseia.”</p>



<p>Cengiz <strong>ERDİL</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		<enclosure url="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000094535.mp4" length="10554718" type="video/mp4" />
<enclosure url="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/07/1000094529-1.mp4" length="19410633" type="video/mp4" />

			</item>
		<item>
		<title>Cengiz ERDİL; ÇANAKKALE’DE  İTHAL KÖMÜRLE ÇALIŞAN SANTRAL  </title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/07/12/cengiz-erdil-canakkalede-ithal-komurle-calisan-santral/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Jul 2026 09:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Cengiz ERDİL]]></category>
		<category><![CDATA[DOĞA-ÇEVRE]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Gözden Kaçmasın]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[İthal kömür]]></category>
		<category><![CDATA[santral]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=184267</guid>

					<description><![CDATA[Bu işi beceren şirket; son 25 yıldır ülkenin neredeyse her bölgesinde karşımıza çıkan, ‘koyu’ rengi pek seven özel sektörümüzün beş atlısının önde geleni… Cengiz Holding uzun süreden beri Alarko Holding ortaklığıyla Biga’da Cenal Entegre Termik Santralini işletiyor.  Sadece ithal kömürle çalışan bu işletme için kapasite artışında bulunuldu. Termik Santrali ile ilgili Haziran ayında Çevresel Etki [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Bu işi beceren şirket; son 25 yıldır ülkenin neredeyse her bölgesinde karşımıza çıkan, ‘koyu’ rengi pek seven özel sektörümüzün beş atlısının önde geleni… <strong>Cengiz</strong> <strong>Holding</strong> uzun süreden beri <strong>Alarko</strong> Holding ortaklığıyla Biga’da Cenal Entegre Termik Santralini işletiyor. </p>



<p>Sadece <strong>ithal kömürle</strong> çalışan bu işletme için kapasite artışında bulunuldu. Termik Santrali ile ilgili Haziran ayında Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci başlatıldı. </p>



<p>Santral halen 2 bin 926 MWt kurulu güce sahip ve yıllık ortalama dokuz milyar kWh elektrik üretiyor. Ana yakıt olarak yıllık yaklaşık 2 milyon 65 bin ton ithal kömür kullanıyor.</p>



<p>Planlanan Artış ile&nbsp; tesise bin 50 MWe gücünde ilave bir ünite yeni bir kazan ve baca eklenmesi planlanıyor. Ek ünitenin inşaat aşamasının dört yıl sürmesi ve tesisin işletme ömrünün 30 yıl olması öngörülüyor. İnşaat sürecinde bölgeye geçici bir beton santrali kurulması da planlanıyor.</p>



<p><strong>ASLINDA İKİNCİ BİR TERMİK SANTRAL YAPILACAK</strong></p>



<p>Kapasite artışının planlandığı alan; orman, tarım arazileri ve su yüzeyleri içerisinde kalıyor. Tesisin soğutma ve içme suyu&nbsp; da deniz suyundan karşılanıyor. Kapasite artışıyla birlikte tesiste saatte 152 bin 500 metreküp deniz suyu kullanılacak. Çevre örgütleri, bu devasa miktardaki su sirkülasyonunun ve denize geri deşarj edilecek sıcak suyun Karabiga deniz ekosistemine ciddi zararlar vereceğini savunuyor. Ayrıca yeni bir kazan ve baca açılacak olması, fiilen ikinci bir termik santral kurulmasıyla aynı. Bu durum bölgedeki hava kirliliğini ikiye katlayacak.</p>



<p><strong>İTHAL KÖMÜRLE YOLA DEVAM</strong> </p>



<p>Burada işlenecek kömür yerli ve milli değil; ithal ediliyor ve edilmeye devam edilecek. ‘Termik santrallerde topraklarımızdan çıkarılan kömürü kullanıyoruz’ sözleri de koskoca bir yalan….</p>



<p>Türkiye, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) başkanlığına aday ülkelerden biri. <strong>Fosil</strong> yakıtlardan vazgeçilmesi dünyanın gündemindeyken böylesine  termik santral genişlemesine izin verilmesi bir çelişki.</p>



<p>Ancak biz bu çelişkilere, saçmalıklara alışığız. Cengiz Holding malum; taş üstüne taş koymanın(!) uzmanı sayılır. Bu santralde ortak olan, Alarko gibi çevreci ve doğasever geçinen şirketin yaptığına ne demeli? Yanıtı çok basit ve dünyanın her yanında aynı…bunların kitabında yazılıdır;&nbsp; kar- rant varsa ne doğa tanır, ne de çevre…Koydu mu oturtur…</p>



<p>Cengiz <strong>ERDİL</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cengiz ERDİL; GELİNCİKLER, HAŞHAŞ VE ESKİŞEHİR…</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/06/28/cengiz-erdil-gelincikler-hashas-ve-eskisehir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Jun 2026 09:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Cengiz ERDİL]]></category>
		<category><![CDATA[DOĞA-ÇEVRE]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kent İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Yerel]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Eskişehir]]></category>
		<category><![CDATA[gelincik]]></category>
		<category><![CDATA[Haşhaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=183850</guid>

					<description><![CDATA[Siz hiç gelincik çiceği istilası gördünüz mü?&#160; Bir sabah uyanırsınız, dere kenarları, nadasa bırakılan tarlalar ve doğanın başıboş bıraktığı alanlar adeta kan kırmızıdan, kızılın çeşitli tonlarına bürünüverir. Baharla yaz aylarının ilk günlerinde, yabani gelincik tarlaları gözünüzü kırmızıya boyar.&#160; Çiçeğe çok meraklı Japonlar gelincikler için şöyle demiş; ’Gelincik insan ömrü gibidir. Dünü vardır, yaşamıştır. Bugünü vardır, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Siz hiç gelincik çiceği istilası gördünüz mü?&nbsp; Bir sabah uyanırsınız, dere kenarları, nadasa bırakılan tarlalar ve doğanın başıboş bıraktığı alanlar adeta kan kırmızıdan, kızılın çeşitli tonlarına bürünüverir. Baharla yaz aylarının ilk günlerinde, yabani gelincik tarlaları gözünüzü kırmızıya boyar.&nbsp;</p>



<p>Çiçeğe çok meraklı Japonlar gelincikler için şöyle demiş; ’Gelincik insan ömrü gibidir. Dünü vardır, yaşamıştır. Bugünü vardır, yaşıyordur. Ama yarını belli değildir’</p>



<p>Eskişehir’de de Haziran, Temmuz ayları <strong>gelincik</strong> zamanı. İstanbul’da bir zamanlar böyleydi. Şimdi gelinciklerin hayat bulacağı alan kalmadı. Kalanları da piknikçiler eziyor zaten…</p>



<p>Eskişehir’de bir tepeye çıktığınızda, kentin sınırlarını kolayca saptayabilirsiniz. Dağlar, ormanlar sanki elinizle tutacakmış gibi yakındır. İstanbul’da betonun sonu yoktur ama Anadolu kentlerinde olduğu gibi Eskişehir’de betona bir sınır vardır.&nbsp; Kentler biter, toprak başlar… İstanbul’da güzelim boğazın rüzgarını kesen apartman ve gökdelenler tv dizilerinin ayracı olurken, Anadolu’da kent yakınlarındaki doğa parçaları bir senfoninin notalarını oluşturur. Notalara insan çabası olmadan sızanlar ise gelinciklerdir.</p>



<p> <strong>HAŞHAŞLI EKMEK </strong></p>



<p>Aslında vatanı Afyon ilimizdir ama Eskişehir, Uşak ve Kütahya’da da yetiştirilir ve hamur işlerinde tohumu çok kullanılır <strong>haşhaş</strong> bitkisinin…Bir zamanlar “uyuşturucuyu ekmeğe katıyorlar “diye bir haber çıkmış Amerikan basınında…ABD’deki Türkler Bu asparagasın kavgasını yapmışlar 70’li yıllarda. Ancak dönem ‘Geceyarısı Ekspresi’ yıllları…Türkiye Afyon cenneti olarak anıldı uzun süre.. Uzun hikayedir; Türkiye ABD’nin baskısına rağmen afyon üretime devam etti ve dünya ilaç sanayi Türk Afyonuna muhtaç… Şunu da belirtelim; her önüne  gelen afyon ekemez, bu sıkı kontrole bağlı…</p>



<p>Bilindiği gibi haşhaş bitkisi , uyuşturucu yapımında kullanılan morfin ve kodein gibi alkaloidleri barındırıyor.. Ancak bu maddeler bitkinin kapsülünün içindeki sütünde bulunuyor. Ekmek ve çöreklerde kullandığımız haşhaş tohumları ise bu sıvıya sahip değil… Kısaca; güvenle ve afiyetle yiyebilirsiniz. Haşhaşlı ekmeğin yapacağı tek şey, yanına güzel bir çay demlendiğinde gelen o tatlı huzur ve mutluluk… Biraz keçi peyniriyle tavsiye ederim…</p>



<p><strong>ESKİŞEHİR’İN DİJİTAL ELÇİLERİ</strong></p>



<p>Eskişehir, sosyal medyada adı en çok geçen Anadolu kentlerinden. İstanbul ve Ankara’ya da çok yakın. Bu yakınlık hızlı trenle daha da arttı. Kent özellikle tur otobüslerinden geçilmiyor. Eskişehir&nbsp; &#8220;Öğrenci Kenti&#8221; denildiğinde akla gelen ilk kent…</p>



<p>Öğrencilerin Eskişehir&#8217;in kent tanıtımına katkısı çok büyük. Onların yaptığını ne devlet kurumları ne de yerel yönetimler başarıyor. Onlara “dijital elçi” deniyor.&nbsp; Bir lokanta veya cafenin,konserin, festivalin ve&nbsp; Porsuk kıyısında bir fotoğrafın&nbsp; dünyanın dört bir yanında takipçisi var… Bundan daha ucuz, daha hızlı ve de daha anlamlı tanıtım olur mu?&nbsp;</p>



<p>Cengiz <strong>ERDİL</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cengiz ERDİL:        TEMA NATO’YA NASIL PUSU KURDU? </title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/06/26/cengiz-erdil-tema-natoya-nasil-pusu-kurdu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 2026 09:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Cengiz ERDİL]]></category>
		<category><![CDATA[DOĞA-ÇEVRE]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kent İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Yerel]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[nato]]></category>
		<category><![CDATA[TEMA]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=183804</guid>

					<description><![CDATA[Bu ülkenin eskisi de yenisi de bir alem doğrusu. Geçmiş yılların anılarında  sigara paketlerinin üzerinde orak çekiç arayan zihniyet; günümüzde demirden yumruğa dönüştü. Cezaevlerini dolduran böyle bir dönem görülmedi. Cemil Meriç üstadın dediği gibi; bu ülkenin tarihi saçmalıklarla doludur. Eski yıllarda  1 Mayıs’lar yaklaşırken, solcu aydınlar ve işçi liderleri  Nisan ayının son haftası gözaltına alınmaya [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Bu ülkenin eskisi de yenisi de bir alem doğrusu. Geçmiş yılların anılarında  sigara paketlerinin üzerinde orak çekiç arayan zihniyet; günümüzde demirden yumruğa dönüştü. Cezaevlerini dolduran böyle bir dönem görülmedi. <strong>Cemil Meriç</strong> üstadın dediği gibi; bu ülkenin tarihi saçmalıklarla doludur. Eski yıllarda  1 Mayıs’lar yaklaşırken, solcu aydınlar ve işçi liderleri  Nisan ayının son haftası gözaltına alınmaya başlarmış. Mesela <strong>Aziz Nesin </strong>bavulunu hazırlar, evinin bir köşesinde polisin gelmesini beklermiş. </p>



<p>Şimdi Ankara <strong>Nato</strong> zirvesi dolayısıyla  acayip günler yaşıyor, kişiye özel havaalanı yapıldı bitti bile, gecekondularının önüne panolar asıldı en çok badanacı takımı kazandı, yol güzergahındaki evler devlet katkısıyla boyanıyor.  </p>



<p>Ve büyük operasyonlar var. Terör örgütlerinin tepesine tepesine vuruluyor. Gizli örgütler adeta Nato zirvesi bekleniyormuşcasına darbe üstüne darbe alıyor.</p>



<p>Bunlardan en tehlikesi ise ülkemizde erozyon tehlikesine dikkat çeken TEMA idi. Demek erozyondan kasıt başka bir amaçları olmasıymış. Ankara siyasetinin erozyona uğradığını ifşa ettikleri; çok derin olan devletin gizli belgelerinde yazılıymış. Ben Ankara kulislerin yalancısıyım.&nbsp;</p>



<p>NATO tarihinde çok önemli bir yeri olacak ve asla unutulmayacak ve kuruluşundan bu yana karşılaştığı en sinsi, en organize tehditle karşılaşmıştı.&nbsp;</p>



<p>TEMAYA ŞAFAK OPERASYONU</p>



<p>Polisin aldığı güçlü ve güvenilir istihbarata göre; NATO Liderler Zirvesi öncesinde, TEMA&nbsp; örgütü mensupları&nbsp; arazi taraması yapıyorlardı.Üstelik bunlar çok deneyimli teröristlerdi, yaş ortalaması 60 civarındaydı.</p>



<p>Arazide lojistik destek arayışında olan TEMACI grubun bir başka direnişçi grup maden işçileriyle karşılaşmaları asıl büyük tehlikeydi. TEMA&nbsp; ve&nbsp; işçiler güçlerini birleştirirse asıl kıyamet&nbsp; o zaman kopardı. Devlet aklı bunu hemen önledi ve Temacılar&nbsp; bir şafak vakti evlerinden tek tek toplandı.</p>



<p>Yapılan aramalarda&nbsp; dürbünler ve büyüteçler ele geçiridi. Ayrıca ev yapımı börek ve poğacaların stoklandığı tesbit edildi.</p>



<p>TEMA’ya çok ağır bir suçlama var; gözlemledikleri kuşları hipnotize ederek; NATO liderlerine saldırı düzenleyecekleri iddia ediliyor! Bu durum NATO’yu da harekete geçirdi. Brüksel’deki kaynaklara göre, kuşlar, çiçekler ve ağaçlara karşı yeni savunma projelerini hayata geçireceklermiş.</p>



<p>Nato zirvesini, özellikle Trump’ın gelmesini kıskanan iç ve dış mihrakların gözleri çıksın diyorum, devletime saygılarımı sunuyorum efendim…</p>



<p>Cengiz ERDİL</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cengiz ERDİL;🎥 “ONLAR” ESKİŞEHİR’DEYDİ…</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/06/21/cengiz-erdil%f0%9f%8e%a5-onlar-eskisehirdeydi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Jun 2026 11:30:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cengiz ERDİL]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kent İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Yerel]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Onlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=183704</guid>

					<description><![CDATA[Ülkemizde araştırmacı gazeteciliğin bayrağını taşıyan bir avuç genç arkadaşımız var.&#160; Gazeteciliğin ve gerçeğin peşinde koşmanın bedelinin her geçen gün ağırlaştığı bir dönemde; Timur Soykan, Murat Ağırel, Barış Terkoğlu ve Barış Pehlivan’dan oluşan &#8220;Onlar&#8221; ekibi, Anadolu’yu adımlamaya devam ediyor. Ekibin son durağı Eskişehir’di. Şule Aydın mazeretliydi,gelemedi. Eskişehir Kent Konseyi ile Memleket Sevdalıları Derneği tarafından düzenlenen “Onlar [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Ülkemizde araştırmacı gazeteciliğin bayrağını taşıyan bir avuç genç arkadaşımız var.&nbsp; Gazeteciliğin ve gerçeğin peşinde koşmanın bedelinin her geçen gün ağırlaştığı bir dönemde; Timur Soykan, Murat Ağırel, Barış Terkoğlu ve Barış Pehlivan’dan oluşan &#8220;Onlar&#8221; ekibi, Anadolu’yu adımlamaya devam ediyor. Ekibin son durağı Eskişehir’di. Şule Aydın mazeretliydi,gelemedi.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-1 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1024" height="576" data-id="183705" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085787-1024x576.jpg" alt="" class="wp-image-183705" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085787-1024x576.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085787-300x169.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085787-768x432.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085787-696x392.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085787-1068x601.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085787-747x420.jpg 747w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085787.jpg 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</figure>



<p>Eskişehir Kent Konseyi ile Memleket Sevdalıları Derneği tarafından düzenlenen “Onlar Eskişehir’de” söyleşi ve imza gününe katılım orta halliydi. Katılanların yüzde 90’nının yaş ortalaması neredeyse 50-60 idi. Üç üniversitenin bulunduğu kente gençlerin katılım göstermemesi beni şaşırttı doğrusu.</p>



<p>Eskişehir, Türkiye’de &#8220;öğrenci kenti&#8221; kavramıyla özdeşleşmiş kent; ancak salonda gençleri parmakla saymak mümkündü; katılımın ezici çoğunluğunu yaşlılar ve orta yaş üzeri vatandaşlar oluşturuyordu. Şunu belirtmekte yarar var; yaşlı ve orta yaşlı kuşağa &nbsp; “Toplumsal hafızayı yaşayanlar” deniyor. Ülkenin demokratik geçmişini, laiklik mücadelesini ve basın özgürlüğünün kıymetini en iyi bilenler bu kuşaktan çıkıyor.. 68 ‘liler ve 78’liler olayı…</p>



<figure class="wp-block-video"><video controls src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085788.mp4"></video></figure>



<p>Gözler Barış Terkoğlu’nda</p>



<p>Panelin en sıcak ve gerilimli sacayağını ise Barış Terkoğlu’na yöneltilecek olan &#8220;Kemal Kılıçdaroğlu Röportajı&#8221; soruları oluşturuyordu. Terkoğlu’nun Sözcü Tv’de bir gün önce canlı yayında katıldığı program reiting patlaması yapmıştı.&nbsp; Ancak Eskişehir’de Onlar ekibine izleyeciler soru soramadı, Söyleşi faslı ‘es’ geçiliverdi.</p>



<p>Benim merak ettiğim Kilıçdaroğlu’nun bazı belediye başkanlarıyla ilgili iddialarıydı.&nbsp;</p>



<p>İstanbul Adalar Belediye Başkanı  ve tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanlarının soyadları “Akpolat” …Acaba akrabalar mı?  Nasuh  Mahruki’nin önü başkalarına rakip olmasın diye mi kesildi? Uşak ve Antalya’da neden başka isimler aday gösterilmedi? Ben şahsen bu soruları sormak isterdim.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-2 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="768" data-id="183707" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085784-1024x768.jpg" alt="" class="wp-image-183707" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085784-1024x768.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085784-300x225.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085784-768x576.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085784-1536x1152.jpg 1536w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085784-80x60.jpg 80w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085784-265x198.jpg 265w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085784-696x522.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085784-1068x801.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085784-560x420.jpg 560w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085784.jpg 2048w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</figure>



<p>Neyse; gazetecilere toplum mühendisliği görevini yüklemek de doğru değil…</p>



<p>Toplantıdan sonra imza günü vardı. Satılan kitaplar üzerinde sonradan yapıştırılan etiketler günün anısına fiyat artışını işaret ediyordu.&nbsp;</p>



<p>Cengiz <strong>ERDİL</strong></p>



<p></p>
]]></content:encoded>
					
		
		<enclosure url="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085788.mp4" length="13278326" type="video/mp4" />

			</item>
		<item>
		<title>Cengiz ERDİL;           VAN GÖLÜ’NDE SON DURUM</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/06/21/cengiz-erdil-van-golunde-son-durum/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Jun 2026 09:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Cengiz ERDİL]]></category>
		<category><![CDATA[DOĞA-ÇEVRE]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kent İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Yerel]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Van Gölü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=183667</guid>

					<description><![CDATA[Şu cennet köşesi vatanın o kadar çok çevre sorunu var ki; saymakla bitmez. Vahşi madencilik uygulamaları, orman vasfından çıkarılan alanlar, milli parklara kadar uzanan yağma ve talan düzeni, deniz kıyılarındaki el koyma ve betonlaşma, yaylalardaki kaçak yapı çılgınlığı, nehir yataklarında yapılaşma ve bazı göllerin&#160; kuruyup yokolma sürecine girmesi… Ülkemizin en büyük gölü, yöre halkının ‘deniz’ [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Şu cennet köşesi vatanın o kadar çok çevre sorunu var ki; saymakla bitmez. Vahşi madencilik uygulamaları, orman vasfından çıkarılan alanlar, milli parklara kadar uzanan yağma ve talan düzeni, deniz kıyılarındaki el koyma ve betonlaşma, yaylalardaki kaçak yapı çılgınlığı, nehir yataklarında yapılaşma ve bazı göllerin&nbsp; kuruyup yokolma sürecine girmesi… Ülkemizin en büyük gölü, yöre halkının ‘deniz’ dediği Van Gölü’ne bakacağız. Burada iyi bir işten söz etmenin tam zamanı…</p>



<p>Yüzölçümü 3 bin713 kilometrekare olan <strong>Van Gölü </strong>tam olarak ne tatlı su ne de deniz gibidir. Dünyada başka bir örneği olmayan bu göl  tuzlu ve sodalıdır bu yüzden Van Gölü yüksek rakıma ve sert kışlara rağmen donmaz.  En derin yeri 451 metre olan gölün yaşının 600 bin yıl olduğu biliniyor.</p>



<p>Özellikle  2012 depreminden sonra   hayata geçirilen &#8220;Van Gölü Havzası Koruma <strong>Eylem Planı</strong>&#8221; çerçevesinde devasa bir çevre ve altyapı yatırımı gerçekleştirildi. </p>



<p><strong>TRT’nin</strong> haberine göre; göl tabanından 2 milyon metreküpü aşkın <strong>dip çamuru</strong> çıkarıldı. Ayrıca göle akan akarsuların kirlilik taşımasını önlemek için yaklaşık 222 kilometrelik dere ıslahı ve taşkın kontrol uygulaması tamamlandı. Havza genelinde kurulan ileri biyolojik arıtma tesisleri sayesinde göle ulaşan evsel atık suların arıtılma oranı yüzde 98 seviyesine çıkarıldı. Bunun yanı sıra, göl çevresindeki tüm ilçelerde bulunan  vahşi çöp depolama alanları kapatılarak tamamen ıslah edildi ve entegre katı atık bertaraf tesisleri devreye alındı.</p>



<p><strong>ANCAK VAN GÖLÜ KÜÇÜLÜYOR</strong></p>



<p>Bunun sorumlusu küresel iklim değişikliği ve göl çevresinde deprem riski taşımasına rağmen neredeyse yüz yıldır süren yapılaşma… Adeta bir <strong>iç</strong> <strong>deniz</strong> olan Van Gölü , Asya’daki (mesela Aral Gölü) diğer iç denizler gibi küçülüyor. Burada buharlaşma daha fazla… Gölün derinliklerinde saklı olan göl mercanları bazı yerlerde görünür hale geldi. Yıllar önce teknelerin yanaştığı birçok balıkçı limanı ve iskele tamamen karanın ortasında kaldı. Balıkçılar teknelerini göle indirirken zorlanıyor.</p>



<p>Bu kış aylarında Van Gölü Havzası son yılların en yoğun kar yağışlarından birini aldı. Uzmanlar bu yağışların yeraltı su kaynaklarını beslediğini ve bölgenin bu yılki su ihtiyacını büyük oranda karşıladığını belirtiyor.</p>



<p>Ancak Van Gölü, Marmara Denizi&#8217;nin neredeyse üçte biri büyüklüğünde devasa bir ekosistem. Yıllardır süregelen derin su kaybının dengelenmesi ve gölün eski seviyesine ulaşması, sadece bir yıllık iyi yağışla mümkün olmuyor.&nbsp;</p>



<p>Dünyada eko sistemi ‘hassas’ olan ve korunması öncelikli alanlardan biri olan Van Gölü’nde buraya has bir balık türü var; <strong>İnci Kefali..</strong> Birara yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalan bu balığın öyküsü bir başka yazının konusu… Temmuz ayında da Van’da önemli bir çevre çalıştayı gerçekleştiririlecek. Buradan da duyurmuş olalım.</p>



<p>Cengiz <strong>ERDİL</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cengiz ERDİL; FESTİVALLER ŞEHRİ; ESKİŞEHİR…</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/06/15/cengiz-erdilfestivalller-sehri-eskisehir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jun 2026 09:20:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Cengiz ERDİL]]></category>
		<category><![CDATA[DOĞA-ÇEVRE]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kent İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Yerel]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Eskişehir]]></category>
		<category><![CDATA[festival]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=183511</guid>

					<description><![CDATA[Hayatın pahalılıktan kaynaklanan dayanılmaz ağırlığı var insanlar üzerinde. Ortadoğu’da savunmasız insanlara uygulanan akıl almaz şiddet ve inen yangın bombaları da bir yandan…Bir yandan rafa kalkan hukuk ve adalet… İnsanların yüzleri gülmüyor, ülkede yaygın bir karamsarlık var. Enflasyon hesabı sürekli şaşan, devletin İstatistik Kurumu bile insanların mutlu olmadığını sayılara dökmüş…&#160; Ama Anadolu’da bir yer var; enseyi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Hayatın pahalılıktan kaynaklanan dayanılmaz ağırlığı var insanlar üzerinde. Ortadoğu’da savunmasız insanlara uygulanan akıl almaz şiddet ve inen yangın bombaları da bir yandan…Bir yandan rafa kalkan hukuk ve adalet… İnsanların yüzleri gülmüyor, ülkede yaygın bir karamsarlık var. Enflasyon hesabı sürekli şaşan, devletin İstatistik Kurumu bile insanların mutlu olmadığını sayılara dökmüş…&nbsp;</p>



<p>Ama Anadolu’da bir yer var; enseyi karartmıyor. <strong>ESKİŞEHİR</strong>…</p>



<p>Osmanlının doğduğu, Ulusal Kurtuluş destanının ilk savaşının kazanıldığı topraklar; bu yıl çizdiği vizyonla&nbsp; şehri akıllı, sürdürülebilir, kültürel mirasını koruyan ve sanayi ile teknolojiyi harmanlayan bir Avrupa kenti standardına ulaştırmayı hedefliyor.&nbsp;</p>



<p>Kentin üç&nbsp; üniversitesinin genç nüfusuyla&nbsp; inanılmaz dinamizm kazandığı bir gerçek. Bu durum yerel yönetimlerin akıllıca uygulamalarıyla birleşince; Eskişehir’in Anadolu’daki diğer kentlerle farkı ortaya çıkıyor.&nbsp; Kent festivallerle de anılıyor artık…</p>



<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Anadolu’da giderek yaygınlaştırdığı <strong>Kültür Yolu Festivali</strong> Mayıs ayında, sonra Haziran ayında <strong>kahve</strong>, Temmuz da ise <strong>Ahşap</strong> festivali var.  Yaz sonunda ise <strong>Caz</strong> Festivali…</p>



<p><strong>AHŞAP FESTİVALİ </strong></p>



<p>Odunpazarı Belediyesi’nin düzenlediği bu festival 2015 yılından beri yapılıyor, kereste çeşitlerinin sergilendiği bir festival değil elbette…Yerli ve yabancı ağaç yontucuları için açık çalışma alanı gibi düşünün…Semtin adından kaynaklanan odun hikayesi bu festivalle ete kemiğie bürünüyor. Sanatçıların ahşap heykel çalışmasını meraklıları izleyebiliyor.&nbsp; Bu yıl Güney Kore’den iki ünlü ahşap yontucu var. Ülkemizden ise Yeliz Cantekin, Soner Özdemir, Umut Berke Özcan var. Ayrıca Güzel Sanatlar Fakültesi’nden öğrencilerle&nbsp; amatör yontucular birarada… Ortaya çıkan heykellerde daha çok insan ve hayvan figürleri işleniyor ve ağacın doğal formu bozulmuyor, mesela bir ağaç kökü kurda dönüşürken, dallar kanat olup uçuyor.&nbsp;</p>



<p>Elbette ahşap işleriyle ekmeğini kazanan esnafta kurulan standlarda satış yapıyor. Tarihi Odupazarı meydanı bir hafta boyunca, çam, akasya, bilumum ağaç ve reçine kokularıyla sarılıyor.</p>



<p>Ankara ve İstanbul’a yakın olunca, Eskişehir günü birlik ve ya iki günlük turların akına uğradığı bir yere dönüşmüş durumda. Özellikle Odunpazarı semti&nbsp; dolup taşıyor.</p>



<p>Soğuk havasıyla ünlü kent, havaların ısınmasıyla&nbsp; şıngır mıngır bir yer oluveriyor.</p>



<p>Cengiz <strong>ERDİL</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cengiz ERDİL;.      DÜNYA KUPASI KİMLERE KAZANDIRACAK?  </title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/06/14/cengiz-erdil-dunya-kupasi-kimlere-kazandiracak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 14 Jun 2026 09:30:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Cengiz ERDİL]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Gözden Kaçmasın]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[dünya kupası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=183447</guid>

					<description><![CDATA[Futbol sadece Cengiz ERDİL;DÜNYA KUPASI KİMLERE KAZANDIRACAK?&#160;&#160; Futbol sadece futbol değildir… 22 genç adamın; yeşil çimler üzerinde meşin yuvarlağın peşinden koşturması, devasa bir ekonominin lokomotifidir aslında.  Dört yılda bir dünya kıtalarındaki turları geçen ülkelerin futbol takımları arasındaki mücadele, tüm spor ve sanat etkinliklerinden sağlanan geliri kat kat aşıyor. Bu işte kazanan çok ama sağladığı gelirle [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Futbol sadece Cengiz ERDİL;<br>DÜNYA KUPASI KİMLERE KAZANDIRACAK?&nbsp;&nbsp;</p>



<p><strong>Futbol</strong> sadece futbol değildir… 22 genç adamın; yeşil çimler üzerinde meşin yuvarlağın peşinden koşturması, devasa bir <strong>ekonominin</strong> lokomotifidir aslında.  Dört yılda bir dünya kıtalarındaki turları geçen ülkelerin futbol takımları arasındaki mücadele, tüm spor ve sanat etkinliklerinden sağlanan geliri kat kat aşıyor.</p>



<p>Bu işte kazanan çok ama sağladığı gelirle diğer kazananları fersah fersah geçen kara suratlılar grubu var… Yasal ve yasadışı <strong>bahis</strong> şirketleri… Mesela 2022  FIFA Dünya Kupası turnuvasında 200 milyar dolar üzerinde bahis oynandığı tahmin ediliyor.</p>



<p>Turnuvaya ev sahipliği yapan ülkeler altyapı yatırımları nedeniyle bazen masrafını çıkaramıyor ama ülke genelinde küçük işletmelerden tutun da dev şirketlere büyük paralar kazandırıyor. Yayın hakları, sponsorluklar, bilet satışları, lisanslı ürünler…Bu kalemlerden sağlanan gelir <strong>7-8 milyar dolar </strong>seviyesinde. Hadi yuvarlayalım; 15 milyar dolar diyelim, bahis gelirlerinin yanında devede kulak kalır.</p>



<p>Kendini dünyanın efendisi sanan <strong>Trump</strong> hazretleri; bu turnuvanın bir bölümünün ülkesinde yapılmasından dolayı ellerini ovuşturuyordur, çünkü otel ve kumarhanelerinde  bahislerden çok para kaldıracak.</p>



<p><strong>Kara para </strong>simsarları dünyanın her yanından akacak bahis paralarını dört gözle bekliyor.  Karın tokluğundan en yüksek gelir grubuna doğru tarihsel bir süreci olan futbolcu tayfası için bu alanlar kan, gözyaşı ve terin arenasıdır. Onların bazıları da bu turnuvadan değer artırıp çıkacaklar. Seyirciler ve tv başındaki izleyicilerin ise beklentisi ülke bayraklarının turnuva sonuna kadar zirvede kalması ve de güzel oyun…</p>



<p><strong>DÜNYANIN GÖZÜ İRAN FUTBOL TAKIMINDA</strong></p>



<p>Son yıllarda yine bir başarı yakalayan bizim milli takımımızın iyi sonuçlar alacağı uzmanları görüşü. Elbette gönlümüz onlarla ama bir takım daha var; İran…</p>



<p>Renk cümbüşünün yaşanacağı&nbsp; bu turnuvada ülkelerin izleyecekleri tanıtım atakları da ilgi çekiyor. Bizim tanıtım ise evlere şenlik! Futbol topundan ço k ihalar, sihalar, gemiler falan var. Futbolcuların figüran olduğu tantımda köprü, otoyol, tüneller var. Adeta bir seçim çalışması…</p>



<p>Dünya medyası, İran futbol takımın turnuvaya nasıl geleceklerini merak edip duruyordu..Meksika’da uçaklarından sessizce indiklerinde yakalarında “<strong>168</strong>” yazılı rozetler vardı. Amerika kıtasına böyle bir halkla ilişkiler çalışmasıyla çıkmaları doğrusu bir başarıydı.  </p>



<p><strong>168 tokat indi</strong> Amerikan medyasının objektiflerine…</p>



<p>Batı medyasının fazla üzerinde durmadığı katliamda, ABD savaş uçaklar Minab kentindeki bir <strong>kız ilkokuluna</strong> hava saldırısı düzenlenmişti. Saldırıda 168  kız çocuğu dahil <strong>180&#8217;den</strong> fazla kişinin hayatını kaybetmişti.</p>



<p>Nazım Hikmet’in&nbsp; ABD’nin Hiroşima katliamında öldürdüğü çocukları andığı “Kız Çocuğu” şiiri üzerinde biraz oynayarak, Minab Kız ilkokulu’na saygı duruşunda bulunalım…</p>



<p>“<strong>İran’da öleli oluyor bir üç ay kadar/ Yedi yaşında bir kızım/Büyümez ölü çocuklar/ </strong></p>



<p>Cengiz <strong>ERDİL</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cengiz ERDİL;              BU NE SIFIR ATIK, BU NE LAHANA TURŞUSU!</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/05/31/cengiz-erdil-bu-ne-sifir-atik-bu-ne-lahana-tursusu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 31 May 2026 09:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Cengiz ERDİL]]></category>
		<category><![CDATA[DOĞA-ÇEVRE]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kent İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Yerel]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[atık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=182739</guid>

					<description><![CDATA[Sözlüğe baktım; Anadolu topraklarının bilgeliğinden süzülüp gelen bir özlü söz var… &#8220;Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu&#8221; Bu deyim, &#8221; Söylenenler yazılıp çizilenler, yapılanlarla uyuşmuyor&#8221; anlamına geliyor. Bizim ülke çapında plastik, kağıt, metal gibi atıkların toplanmasında sürdürülen projelere ‘cuk’ diye oturuyor bu deyim. Çünkü bir yandan topluyor, bir yandan daha fazlasını yurt dışından ithal [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Sözlüğe baktım; Anadolu topraklarının bilgeliğinden süzülüp gelen bir özlü söz var… &#8220;Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu&#8221; Bu deyim, &#8221; Söylenenler yazılıp çizilenler, yapılanlarla uyuşmuyor&#8221; anlamına geliyor. Bizim ülke çapında <strong>plastik, kağıt, metal </strong>gibi atıkların toplanmasında sürdürülen projelere ‘cuk’ diye oturuyor bu deyim.</p>



<p>Çünkü bir yandan topluyor, bir yandan daha fazlasını yurt dışından ithal ediyoruz.</p>



<p>Ülkemizde atıkların toplanması konusunda son yıllarda hem merkezi hemde yerel yönetimlerin çabaları inkar edilemez. Avrupa’da toplama oranı yüzde 70, bizde ise&nbsp; yüzde 35-40 seviyelerinde. Halkın bu konuda gittikçe bilinçlendiği de söylenebilir. Ancak Avrupa’da sıfır atık ithalatında birinciyiz. Yani elalemin çerini çöpünü alıyoruz.</p>



<p>Avrupa Birliği ülkelerinden yılda ortalama 12 milyon ton <strong>çöp alıyoruz. </strong>Bunun büyük kısmı 11 milyon ton ile hurda metal ve kağıt… Geriye kalanı ise plastik atık…Ticaret verilerine göre, son 10 yılda 118 milyon ton atık ithal edildi.</p>



<p>Atıkların hepsi “çöp” olarak düşünülmemeli. Büyük kısmı ekonomik amaçla kullanılıyor. Plastik, metal ve kâğıt atıklar eritilip yeniden hammaddeye çevrilip sanayide değerlendiriliyor.&nbsp; Türkiye’de birçok tesisin&nbsp; bu ithalata bağımlı olması da hayli ilginç…Neden kuruldu, nasıl izin verildi? Sorularına muhatabı olan bu tesisler, su kaynaklarının ve ovaların başlıca kirleticisi durumunda. Sorunun altını çizen uzmanlara göre; Avrupa’dan gelen plastik atıkların bir bölümü tarlalara döküldü, açıkta yakıldı. Bunun kanserojen etkileri, ortaya çıkardığı sağlık sorunları da ithal edilen atıkların bonusu oluyor.</p>



<p><strong>SIFIR ATIK FESTİVALİ </strong></p>



<p>Atık ithalatında üst sıralarda olan ülkemiz, şimdi dünyada ilk kez atık sorununu bir festivalle(!) Haziran ayının ilk haftasında gündeme taşıyacak.&nbsp; Uluslararası festivalin tanıtımında, ilham verici(!) konuşmalar olacağı, ellerin toprağa değdiği atölyeler kurulacağı belirtiliyor.&nbsp;</p>



<p>Benim de ilham alacağım festivalden beklentim yüksek!… İthal edilen atıklardan bir sergi ve tarımın sürgün edildiği topraklardan alınacak numunelerle gelecek nesillere armağan buzdolabı magnetlerini dört gözle bekliyorum.</p>



<p>Cengiz <strong>ERDİL</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Coşkun KARTAL;  İYİLER VE KÖTÜLER!</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/05/29/coskun-kartal-iyiler-ve-kotuler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 May 2026 08:50:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cengiz ERDİL]]></category>
		<category><![CDATA[Coşkun KARTAL]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kent İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Yerel]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[coşkun Kartal]]></category>
		<category><![CDATA[Halet efendi]]></category>
		<category><![CDATA[Kılıçdaroğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=182705</guid>

					<description><![CDATA[İYİLER VE KÖTÜLER! İlginç günler yaşıyoruz doğrusu. Belki de yüzlerce yıllık tarih boyunca dünyanın pek çok yerinde görülmemiş ve görülmeyecek olan şaşırtıcı, kolay kolay akıl almayacak günler. Bu günlerde, bundan üç yıl kadar önce seçmenlerin yüzde 48’ini alan bir ‘adayın” yarattığı genel hayal kırıklığı var. Hala o yüzde 48’i cebinde mi sanıyor bilmiyorum ama, ona [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>İYİLER VE KÖTÜLER!</strong></p>



<p>İlginç günler yaşıyoruz doğrusu.</p>



<p>Belki de yüzlerce yıllık tarih boyunca dünyanın pek çok yerinde görülmemiş ve görülmeyecek olan şaşırtıcı, kolay kolay akıl almayacak günler.</p>



<p>Bu günlerde, bundan üç yıl kadar önce seçmenlerin yüzde 48’ini alan bir ‘adayın” yarattığı genel hayal kırıklığı var.</p>



<p>Hala o yüzde 48’i cebinde mi sanıyor bilmiyorum ama, ona oy veren seçmenler aynı kanıda değil.</p>



<p>Tam tersine, inanamazlıkla, öfkeyle, tepkiyle ve kendisine yönelik mutlak red duygularıyla dolular.</p>



<p>Meydanlarda onbinlerin ağzından çıkan “hain” sloganları , sosyal medyada paylaştığı bir bayram kutlamasının bile kabul görmediği iletiler, onun artık “partim” dediği siyasal kurum ile hiç bir gönül bağının kalmadığının göstergesi adeta.</p>



<p>Partililerin, etrafına topladığı üç beş kişi dışında ona hiç mi hiç güvenmediği, ağzıyla kuş tutsa o güveni bir daha tesis edemeyeceği ortada.&nbsp;</p>



<p>Ana muhalefet, siyaset dışı yöntemlerle devre dışı bırakılmış durumda.</p>



<p>Parti meclisi ve grup toplantıları yapılamıyor.</p>



<p>Butlan kararıyla yeniden iş başına geldiği&nbsp; iddia edilen ancak YSK tarafından verilmiş mazbatası bulunmayan “genel başkan”, büyük tasfiyelere hazırlandığı görüntüsü veriyor.</p>



<p>Çevresine toplanan küçük bir grup, iktidara yakın medya ile işbirliği halinde polis marifetiyle partililerin tazyikli su, göz yaşartıcı gaz sıkılarak uzaklaştırılmasından sonra girdikleri genel merkezde çikolata dağıtarak kutlama yapıyor.</p>



<p>Belki de bir zamanlar parti kardeşi oldukları insanların yaralanmalarını kutluyorlar!</p>



<p>Tartışmalar, değerlendirmeler sürüyor.&nbsp;</p>



<p>Muhalif siyasi partilerden hemen hemen tümü hukuk dışı işlemler yapıldığı görüşünde ve itiraz ediyor.</p>



<p>Lakin, gündemde işin siyasi boyutunu çok aşan bir de insani boyut var.</p>



<p><strong>CHP</strong> genel merkezinin boşaltılması, üst üste üç kurultayda seçim kazanan ve kazandıkları seçim kurullarınca da onaylanıp mazbataları verilen genel başkan ve parti yöneticilerinin icra yoluyla çıkarılması kabul edilir gibi değil.</p>



<p>Meydanlardaki kalabalıklar da kolay kabul edeceğe benzemiyor.</p>



<p>Yaşar Kemal’in sözleriyle ortamın “<strong>iyi insanların güzel atlara binip, çekip gitmesi</strong>” durumuna gelmemesi, “demirin tuncuna, insanın…” uğursuzuna kalınmaması CHP’lilerin toplam sayısını çok aşan sayıda yurttaşların ortak dileği haline gelmiş.</p>



<p>*&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; * &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; *</p>



<p>Neyse biraz konuyu değiştirelim !</p>



<p>Son günlerde yaşadıklarımızı düşünürken insanın aklına doğal olarak, insanoğlunu belirleyen en “sıradan” özellik, insanın yapısal özellikleri geliyor.</p>



<p>Yani insanların iyi ya da kötü olması.</p>



<p>Psikanalistlerin <strong>Freud’cu</strong> bölümü, iyi ya da kötü olmanın nedenlerini belirlerken çocukluk travmalarına inilmesi gerektiği görüşündeler.</p>



<p>Pek de genel kabul görmeyen bu görüşe göre, insanın kimliğini, kişiliğini belirleyen tüm özellikler çocuklukta yaşadıklarında saklı.</p>



<p>Bu yaklaşım , en başta bazılarını “kötü” diye tanımlayan kişilik özelliklerine bir bahane sunuyor.</p>



<p>Öte yandan, <strong>Jung , Fromm</strong> gibi dünyaca ünlü psikanalizciler,&nbsp; çocukluk muhabbetine fazla takılmıyorlar.</p>



<p>Bu görüşte olanlar, “bazılarının kötü olmasının çocuklukla falan ilgisi yoktur, onlar düpedüz kötüdürler” görüşünde.</p>



<p>İyi olanların, davranışlarını çevrelerindeki insanları incitmeyecek, onlara dostça yaklaşacak, yardımcı olacak şekilde düzenlediklerini zaten herkes bilir.</p>



<p>Bu “iyi” davranışlarının ödülünü de sevilerek, takdir edilerek alır ve mutlu olurlar.</p>



<p>“Düpedüz kötü” olanların, çevresindekiler, başka insanlar onların ne yaşadıkları, neye ihtiyaçları olduğu falan umurlarında değildir.</p>



<p>Bu yüzden, kötü denilenler başkalarının felaketleri, acıları, başlarına gelenler karşısında tepki göstermedikleri gibi mutlu biçimde gülebilirler.</p>



<p>Kendilerinin sevilip&nbsp; sevilmediği de hiç farketmez.</p>



<p>Hatta sevilmemek, nefret edilmek bile hoşlarına gider, çünkü korku salmak, güç gösterileri yapıp herkesi tehdit etmek işlerine gelir.</p>



<p>*&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; *&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; *</p>



<p>Tarihte böylesi nefret odağı olmuş kişiler vardır.</p>



<p>Bunlardan biri, <strong>2.Mahmut</strong> döneminde çok yüksek görevlere gelmiş, ancak padişah üzerindeki etkisini birilerinin malına mülküne çökmek, sevmediklerini entrikalarla devirmek için kullanmıştır.</p>



<p>Mora’da görevli <strong>Tepedelenli</strong> Ali Paşa’nın ayaklanmasına yol açan tezgahlar kurmuş, sonuçta Osmanlı’nın Mora’daki egemenliği sona erip dağılma süreci başlamış, Yunanlılara da bağımsızlık yolu açılmıştır.</p>



<p>Yeniçeri ocağını kaldırmak isteyen padişahın arkasından iş çevirip yeniçerilerle işbirliği yapınca, padişah Konya’ya sürgün etmiş, orada da entrikalarını sürdürmüştür.</p>



<p>Bu entrikaların sonunda padişahın tepesi atınca kendisini dönemin kurallarına göre cezalandırmıştır!</p>



<p><strong>Halet Efendi (</strong>Mehmet Sait Halet Efendi (1760, İstanbul &#8211; Kasım 1823, Konya)öldükten sonra da namı yürümüş, bu tür hileci, entrikacı, ortalığı karıştırıcı kişiler için adeta örnek gösterilen biri olmuştur.</p>



<p>Öyle ki, hala bu denli kötü bilinen kişiler için söylenen, pek çoğumuzun bildiği hatta uzaklaşan birilerinin ardından tekrarladığı&nbsp; beyit, aslında Halet Efendi için yazılmıştır.&nbsp;</p>



<p><em>Ne kendi etti rahat ne alem buldu huzur</em></p>



<p><em>Yıkılıp gitti cihandan dayansın ehli kubur!</em></p>



<p>(Ehli kubur dedikleri, anlaşılan mevtanın defnedildiği mezarlıkta yatan diğer ölüler.)</p>



<p>Adam sağlığında o kadar nefret toplamış ki, insanlar öldüğünde mezarlıkta yatanlara bile kötülüğü dokunabileceğini düşünerek onlar için hayıflanmışlar !</p>



<p>Tanrı kimseyi o hale düşürmesin!</p>



<p>COŞKUN <strong>KARTAL</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
