<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kent &#8211; Kent Ekranı</title>
	<atom:link href="https://www.kentekrani.com/category/sehir/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.kentekrani.com</link>
	<description>&#039;&#039;Kent Aynasından Türkiye&#039;&#039;</description>
	<lastBuildDate>Tue, 23 Jun 2026 08:44:27 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.5</generator>

<image>
	<url>https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/cropped-kentlogo-512x512-1-32x32.jpg</url>
	<title>Kent &#8211; Kent Ekranı</title>
	<link>https://www.kentekrani.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Akaryakıt sektörüne operasyon: 6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/06/23/akaryakit-sektorune-operasyon-6-sirkete-el-konuldu-10-sirkete-kayyum-atandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Jun 2026 08:44:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kent İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Yerel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=183759</guid>

					<description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren şirketlere yönelik geniş kapsamlı bir operasyon gerçekleştirildiğini açıkladı. Operasyon sonucunda 6 şirkete el konulurken, 10 şirkete kayyum atandı. Ayrıca 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldığı açıklandı. Soruşturma dosyasına göre, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, bu süreçte [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren şirketlere yönelik geniş kapsamlı bir operasyon gerçekleştirildiğini açıkladı. Operasyon sonucunda 6 şirkete el konulurken, 10 şirkete kayyum atandı. Ayrıca 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldığı açıklandı.</p>



<p>Soruşturma dosyasına göre, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, bu süreçte oluşan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura düzenekleri ve hayali ihracat işlemleriyle ortadan kaldırılmaya çalışıldığı tespit edildi.</p>



<p>Bu tespitlerin ardından İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde’de eş zamanlı operasyonlar düzenlendi. Operasyon kapsamında 6 şirkete el konulurken, 10 şirkete kayyum atandı ve 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı.</p>



<p><br><br></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fatih Altaylı: Van’daki kilise bana ait değil, Kültür Bakanlığı gelsin alsın</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/06/23/fatih-altayli-vandaki-kilise-bana-ait-degil-kultur-bakanligi-gelsin-alsin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Jun 2026 07:53:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kent İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Yerel]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih Altaylı]]></category>
		<category><![CDATA[kilise]]></category>
		<category><![CDATA[Van]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=183756</guid>

					<description><![CDATA[Gazeteci Nil Gülsüm’ün YouTube programına konuk olan gazeteci&#160;Fatih Altaylı, arazisi ailesine ait olan&#160;Van’daki tarihi&#160;Varakavank&#160;Manastırı (Varaka Surp Nışan ya da Surp Khaç Manastırı, Türkçe:&#160;Yedi Kilise) ile ilgili açıklama yaptı. Agos Gazetesi’nde yer alan habere göre, Altaylı, konuya ilişkin soruya şu yanıtı verdi: “Kilise veya kiliseler kompleksinin bulunduğu arazi bana ait değil. O arazi hâlâ dedemin adına [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Gazeteci Nil Gülsüm’ün YouTube programına konuk olan gazeteci&nbsp;Fatih Altaylı, arazisi ailesine ait olan&nbsp;Van’daki tarihi&nbsp;Varakavank&nbsp;Manastırı (Varaka Surp Nışan ya da Surp Khaç Manastırı, Türkçe:&nbsp;Yedi Kilise) ile ilgili açıklama yaptı.</p>



<p>Agos Gazetesi’nde yer alan habere göre, Altaylı, konuya ilişkin soruya şu yanıtı verdi:</p>



<p>“Kilise veya kiliseler kompleksinin bulunduğu arazi bana ait değil. O arazi hâlâ dedemin adına kayıtlı. Kültür Bakanlığı istiyorsa gelsin, ailenin diğer fertleriyle de konuşayım. Alsınlar kullansınlar, bilabedel (bedelsiz) kamulaştırsınlar, biz kilise aşığı değiliz.”</p>



<p>Altaylı, kilisenin bulunduğu arazinin mülkiyetinin ailesine nasıl geçtiğini ise şu sözlerle anlattı:&nbsp;</p>



<p>“Birebir bilgim yok ama konuşulan şuydu, o dönemde aileye ait bazı arazilere kamu binaları yapılınca devlet de kendine ait bazı arazilerle takas yapmış, o arazilerin birinin içinde de&nbsp; kilise yer alıyormuş. Biz kiliseyi yıkmadık, satmaya kalkmadık, öyle duruyor.”</p>



<p>Bianet</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Adalar Belediye Başkanı tutuklandı.</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/06/23/adalar-belediye-baskani-tutuklandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Jun 2026 07:38:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kent İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Yerel]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Adalar Belediye Başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[tutuklandı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=183753</guid>

					<description><![CDATA[Adalar Belediyesi&#8217;ne yönelik yürütülen &#8216;rüşvet&#8217; soruşturması kapsamında dün adliyeye sevk edilen aralarında Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat&#8217;ın da bulunduğu 35 şüpheli tutuklandı, 4 kişi ise adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Adalar Belediyesi&#8217;ne yönelik yürütülen &#8216;rüşvet&#8217; soruşturması kapsamında dün adliyeye sevk edilen aralarında Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat&#8217;ın da bulunduğu 35 şüpheli tutuklandı, 4 kişi ise adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>🎥 Nilüfer Belediyesi 9.  Uluslararası Caz Festivali 24 Haziran Çarşamba günü başlıyor.</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/06/22/%f0%9f%8e%a5-nilufer-belediyesi-9-uluslararasi-caz-festivali-24-haziran-carsamba-gunu-basliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Jun 2026 11:30:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DOĞA-ÇEVRE]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kent İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Yerel]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik-Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[caz]]></category>
		<category><![CDATA[Nilüfer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=183731</guid>

					<description><![CDATA[Beş gün sürecek festival kapsamında caz ve dünya müziğinin başarılı isimleri kentin farklı park ve açık hava alanlarında sahne alacak. Festival 24 Haziran Çarşamba günü Üç Fidan Gençlik Parkı’nda Den Ze konseriyle başlayacak. 25 Haziran’da Şenay Lambaoğlu, 23 Nisan Parkı’nda sahne alacak. Programın son üç günü ise Balat Atatürk Ormanı’nda sürecek. 26 Haziran’da Emir Ersoy, “Cuban Classics” [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Beş gün </strong>sürecek festival kapsamında caz ve dünya müziğinin başarılı isimleri kentin farklı park ve açık hava alanlarında sahne alacak.</p>



<p>Festival 24 Haziran Çarşamba günü Üç Fidan Gençlik Parkı’nda Den Ze konseriyle başlayacak. 25 Haziran’da Şenay Lambaoğlu, 23 Nisan Parkı’nda sahne alacak. Programın son üç günü ise Balat Atatürk Ormanı’nda sürecek. 26 Haziran’da Emir Ersoy, “Cuban Classics” başlıklı performansıyla Küba müziğini Nilüfer’e taşıyacak. 27 Haziran’da Musa Eroğlu ve Yediveren Orkestrası, “Anadolu’dan Blues’a” adlı programla dinleyicilerle buluşacak. Festival 28 Haziran’da, Tunuslu sanatçı Emel Mathlouthi’nin konseriyle sona erecek.</p>



<p>Tüm konserler saat <strong>21.00</strong>’da başlayacak ve katılım <strong>ücretsiz</strong> olacak.</p>



<figure class="wp-block-video"><video controls src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085868.mp4"></video></figure>



<p><strong>PROGRAM</strong></p>



<p><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f3b7.png" alt="🎷" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> 24 Haziran | Den Ze | 21:00 | Üç Fidan Parkı<br><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f3b7.png" alt="🎷" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> 25 Haziran | Şenay Lambaoğlu | 21:00 | 23 Nisan Parkı<br><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f3b7.png" alt="🎷" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> 26 Haziran | Cuban Classics by Emir Ersoy | 21:00 | Balat Atatürk Ormanı<br><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f3b7.png" alt="🎷" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> 27 Haziran | Musa Eroğlu &amp; Yediveren Orkestrası Anadolu’dan Blues’a | 21:00 | Balat Atatürk Ormanı<br><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f3b7.png" alt="🎷" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> 28 Haziran | Emel Mathlouthi | 21:00 | Balat Atatürk Ormanı</p>
]]></content:encoded>
					
		
		<enclosure url="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085868.mp4" length="10932604" type="video/mp4" />

			</item>
		<item>
		<title>🎥 Besteci ve Piyanist Kubilay Kan’dan Zamansız Bir Epik: &#8220;The Merchant’s Journey&#8221; albümü yarın yayında!</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/06/22/%f0%9f%8e%a5-besteci-ve-piyanist-kubilay-kandan-zamansiz-bir-epik-the-merchants-journey-albumu-yarin-yayinda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Jun 2026 10:30:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kent İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Yerel]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik-Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[kubilay kan]]></category>
		<category><![CDATA[yeni albüm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=183713</guid>

					<description><![CDATA[Çok yönlü müzisyen, şarkıcı, besteci ve piyanist biri Kubilay Kan, müzikal kariyerinde yepyeni bir sayfa açıyor. Sanatçının uzun süredir merakla beklenen eseri &#8220;The Merchant’s Journey&#8221; (Bir Tüccarın Yolculuğu), yarın (23 Haziran Salı) tüm dijital platformlarda dinleyicilerle buluşuyor. Kubilay Kan, bu yeni albümünde dinleyicilerini sadece coğrafi sınırları değil, zamanın ötesindeki duygusal katmanları da aşan sinematik bir [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Çok yönlü müzisyen, şarkıcı, besteci ve piyanist biri Kubilay Kan, müzikal kariyerinde yepyeni bir sayfa açıyor. Sanatçının uzun süredir merakla beklenen eseri &#8220;The Merchant’s Journey&#8221; (Bir Tüccarın Yolculuğu), yarın (23 Haziran Salı) tüm dijital platformlarda dinleyicilerle buluşuyor.</p>



<p>Kubilay Kan, bu yeni albümünde dinleyicilerini sadece coğrafi sınırları değil, zamanın ötesindeki duygusal katmanları da aşan sinematik bir serüvene davet ediyor.</p>



<p>Albümün kapak tasarımı ise usta fotoğraf sanatçısı Metcan Eras imzası taşıyor.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-1 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1024" height="683" data-id="183714" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085862-1024x683.jpg" alt="" class="wp-image-183714" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085862-1024x683.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085862-300x200.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085862-768x512.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085862-1536x1025.jpg 1536w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085862-696x464.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085862-1068x712.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085862-630x420.jpg 630w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085862.jpg 2048w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</figure>



<p><strong>Geçmişin İzinde Ruhsal Bir Keşif</strong></p>



<p>Albümün felsefi altyapısını eski zamanlarda dünyayı dolaşan bir tüccarın hikayesi üzerine kuran Kan, eserin arkasındaki vizyonu şu sözlerle özetliyor:</p>



<p>&#8220;Bu eserde, dünyayı dolaşan eski zamanlardaki bir tüccarın duygu dalgalanmalarını, içsel iniş çıkışlarını ve yaşadığı dönüşümü hissettirmeye çalıştım. Her durak, sadece yeni bir şehir değil; aynı zamanda ruhun yeni bir evresi.&#8221;</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-2 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="1024" data-id="183718" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085860-1024x1024.jpg" alt="" class="wp-image-183718" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085860-1024x1024.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085860-300x300.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085860-150x150.jpg 150w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085860-768x768.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085860-1536x1536.jpg 1536w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085860-2048x2048.jpg 2048w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085860-696x696.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085860-1068x1068.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085860-420x420.jpg 420w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</figure>



<p><strong>New Age ve New Wave Esintileriyle Dolgun Bir Sound Evreni</strong></p>



<p>&#8220;The Merchant’s Journey&#8221;, teknik yapısıyla da müzik otoritelerinden tam not almaya aday. Albümün sound tasarımında modern ve retro ögeleri kusursuzca harmanlayan Kubilay Kan, melodik yapıyı şu teknik detaylarla ördüğünü belirtiyor:</p>



<p>Sentezleyici Estetiği: Eserin sound oluşumunda New Age ve New Wave synthesizer sesleri, yalın ama bir o kadar da akılda kalıcı, melodik ezgilerle süslendi.</p>



<p>Yoğun ve Dolgun Atmosfer: Sanatçı, yarattığı sound dünyasında &#8220;yoğunluk ve doluluk&#8221; kavramlarına öncelik verdi.</p>



<p>Synth Pad Büyüsü: Albümün alametifarikası olan bu dolgunluk ve derinlik hissi, ustalıkla işlenmiş synth pad’ler yoluyla dinleyiciye aktarıldı.</p>



<figure class="wp-block-video"><video controls src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085884.mp4"></video></figure>



<p><strong>Kulaklığınızı Takın ve Yolculuğa Hazırlanın</strong></p>



<p>Klasik piyano eğitimini modern elektronik sound&#8217;larla harmanlama konusundaki dehasını bir kez daha kanıtlayan Kubilay Kan, bu albümle ticari bir müzik yapmanın ötesine geçiyor. Temel amacın &#8220;dinleyicilerin bu sound evreninde derin ve kendi içlerine dönecekleri bir yolculuk etmelerini sağlamak&#8221; olduğunu vurgulayan sanatçı, müzikseverleri 23 Haziran&#8217;da bu büyüleyici serüvenin birer parçası olmaya çağırıyor.</p>



<p>&#8220;<strong>The Merchant’s Journey&#8221;,</strong> Yarından (23 Haziran) itibaren Spotify, Apple Music, YouTube Music ve tüm seçkin platformlarda yayında olacak.</p>



<p>Zamansız Bir Epik: &#8220;The Merchant’s Journey&#8221;<br>İçin ; Kent Ekranı YouTube</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-4-3 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe title="Kubilay Kan" width="696" height="522" src="https://www.youtube.com/embed/kN9EkVVgCPk?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>
]]></content:encoded>
					
		
		<enclosure url="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085884.mp4" length="7549722" type="video/mp4" />

			</item>
		<item>
		<title>İsmet HERGÜNŞEN; İttifaklar mı, çıkarlar mı?</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/06/22/ismet-hergunsen-ittifaklar-mi-cikarlar-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Jun 2026 09:30:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[İsmet HERGÜNŞEN]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kent İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Yerel]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[İsmet Hergünşen]]></category>
		<category><![CDATA[nato]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=183724</guid>

					<description><![CDATA[ABD’nin Ortadoğu hamlelerinin başarı mı yoksa başarısızlık mı olduğu yönündeki tartışmalar sürerken, 6-7 Temmuz’da toplanacak NATO’nun Ankara Zirvesi uluslararası kamuoyunun dikkatini üzerine çekecektir. Geçtiğimiz yıllarda yapılan zirvelerin gündeminde Çin, Rusya, İran ve Kuzey Kore olmak üzere dört otokrat devlet öne çıkmıştı.&#160; Ancak bu ülkelere karşı uygulanmaya çalışılan siyasi, askeri ve ticari yaptırımların beklenen sonuçları vermediği [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>ABD’nin Ortadoğu hamlelerinin başarı mı yoksa başarısızlık mı olduğu yönündeki tartışmalar sürerken, 6-7 Temmuz’da toplanacak <strong>NATO’nun Ankara Zirvesi</strong> uluslararası kamuoyunun dikkatini üzerine çekecektir.</p>



<p>Geçtiğimiz yıllarda yapılan zirvelerin gündeminde <strong>Çin, Rusya, İran ve Kuzey Kore </strong>olmak üzere dört otokrat devlet öne çıkmıştı.&nbsp;</p>



<p>Ancak bu ülkelere karşı uygulanmaya çalışılan siyasi, askeri ve ticari yaptırımların beklenen sonuçları vermediği bir gerçektir.</p>



<p><strong>ABD, İran’la</strong> yaşanan son kriz sürecinde Avrupa’daki müttefiklerine ilişkin hayal kırıklığını yüksek perdeden dile getirirken, Başkan <strong>Trump</strong> NATO’dan çekilme tehdidinde dahi bulunmuştur.</p>



<p>Batı dünyasının kararsızlığının bedelini ise her geçen gün <strong>Ukrayna</strong> ödemektedir. Kiev yönetiminin beklentilerini karşılayacak ortak ve kararlı bir irade de bugüne kadar tam anlamıyla ortaya konabilmiş değildir. Bu nedenle Ukrayna, bir kez daha zirvenin en önemli gündem maddelerinden birini oluşturacaktır.</p>



<p>Batı’nın desteğini arkasında yeterince hissedemeyen Ukrayna’nın belirli toprak kayıplarını kabullenmeye zorlanması ihtimalinin bu zirvede gündeme gelmesi de olasılık dahilindedir.&nbsp;</p>



<p>Böylesi bir durumda Ukrayna’nın NATO üyeliği yeniden gündeme gelebilecek midir? Yoksa Avrupa ile Rusya arasında özel statülü bir tampon bölge anlayışı çerçevesinde yeni bir çözüm modeli mi ortaya çıkacaktır?</p>



<p>Öte yandan, geçen yıl tartışmalara neden olan savunma harcamalarına yıllık GSYİH’nin yüzde 5’inin ayrılması yönündeki karara, <strong>İspanya</strong> başta bazı ülkelerin taahhütlerini yerine getirememesi toplantının bir diğer sancılı başlığını oluşturacaktır.</p>



<p>ABD’nin günümüzün dinamik güvenlik ortamında Avrupa’daki kuvvet yapısını gözden geçirme kararının da toplantıyı hareketlendirmesi beklenmelidir.</p>



<p>Asıl üzerinde durulması gereken husus ise NATO’nun kuruluş felsefesi ile günümüzdeki uygulamaları arasındaki uyumun ne ölçüde sürdüğüdür.</p>



<p>NATO, bir üyeye yapılan saldırının tüm üyelere yapılmış sayılacağı anlayışı üzerine inşa edilmiştir. Ancak ittifak, teoride var olan bu yükümlülüğü pratikte ne ölçüde yerine getirebilecektir?</p>



<p>NATO’nun 5. maddesi kapsamında&nbsp;üyeler gerçekten topyekün bir savaş riskini göze alabilecek midir? Dahası, NATO’dan zaman zaman şikayetlerini dile getiren ABD’nin böyle bir durumda takınacağı tavır ne olacaktır?</p>



<p>NATO’nun kuruluş yıllarındaki hedefleri ve tehdit algılamaları önemli ölçüde değişmiştir. Buna karşılık ittifakın gündemi hala büyük ölçüde kalıplaşmış düşman tanımları etrafında şekillenmekte, yeni jeopolitik gerçeklikler ise çoğu zaman göz ardı edilmektedir.</p>



<p><strong>Türkiye</strong> açısından asıl mesele, NATO’nun değişip değişmediğinden ziyade, değişen jeopolitik dengeler karşısında müttefiklik ilişkilerini hangi ölçüde yeniden tanımlayacağıdır.</p>



<p>Bugüne kadar gerçekleştirilen zirvelerden Türkiye, kendi hak ve menfaatleri doğrultusunda beklediği sonuçları elde edebilmiş değildir.&nbsp;</p>



<p>Ne terörle mücadelesinde aradığı desteği görebilmiş ne de Ege ve Doğu Akdeniz’deki dayatmaları etkili bir biçimde gündeme taşıyabilmiştir.</p>



<p>Türkiye’ye bazı müttefikleri tarafından uygulanan açık ve örtülü ambargoların yanı sıra Türk savunma sanayi ile iş birliğine çekince ise başlı başına ayrı bir tartışma konusudur.</p>



<p>Türkiye, bu zirvede ağırlığı, müttefikleriyle yaşadığı temel sorunlara vermeli; güvenlik kaygılarını ve ulusal çıkarlarını açık ve net bir biçimde ortaya koymalıdır.&nbsp;</p>



<p><strong>Yunanistan’ın</strong> maksimalist politikaları ile ABD başta olmak üzere <strong>Fransa ve İsrail’le</strong> Türkiye aleyhine geliştirdiği iş birlikleri de kararlılıkla gündeme getirilmelidir.</p>



<p>Unutulmamalıdır ki uluslararası siyasette kalıcı olan ittifaklar değil, devletlerin değişen şartlar altında korumayı başarabildikleri hayati çıkarlarıdır.</p>



<p>Eğer bu zirve, ABD’nin NATO’ya bağlılığına ilişkin tartışmaların tekrarlanması ve Ukrayna’ya yapılacak yardımların yeniden teyit edilmesiyle sınırlı kalacaksa, her yıl düzenlenmesinin anlamı da sorgulanacaktır.</p>



<p>Son sözse; <strong>başkalarının haklarını savunabilmenin ön şartı, her şeyden önce kendi hak ve menfaatlerini koruyabilecek irade ve kararlılığa sahip olmaktır.</strong></p>



<p>İsmet <strong>HERGÜNŞEN</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SÖYLEŞİ /Mete KARAGÖL/ Edebiyat /Öykü /MAHAL EDEBİYAT</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/06/21/soylesi-mete-karagol-edebiyat-oyku-mahal-edebiyat/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Jun 2026 12:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[10Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kent İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Yerel]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Mete Karagöl]]></category>
		<category><![CDATA[Öykü]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=183672</guid>

					<description><![CDATA[&#8220;Edebiyatta kabul edilene başkaldıranları takip ediyorum” Hikâyelerini masada değil, Yeşilçam naifliğiyle adımladığı yollarda bulan; insan ruhunun sıkışmışlığını ve çelişkilerini odağına alan modern bir seyyah o. “Edebiyatta kabul edilene başkaldıranları takip ediyorum,” diyen Mete Karagöl ile dergicilikten kütüphaneciliğe, yolculuklardan yazınsal arayışlarına uzanan keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.  Mahal Edebiyat’ın kurucususunuz. Dijital mecralarda öykü kültürünü yaygınlaştırmak için büyük [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>&#8220;<strong>Edebiyatta kabul edilene başkaldıranları takip ediyorum”</strong></p>



<p><em>Hikâyelerini masada değil, Yeşilçam naifliğiyle adımladığı yollarda bulan; insan ruhunun sıkışmışlığını ve çelişkilerini odağına alan modern bir seyyah o. “Edebiyatta kabul edilene başkaldıranları takip ediyorum,” diyen Mete Karagöl ile dergicilikten kütüphaneciliğe, yolculuklardan yazınsal arayışlarına uzanan keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. </em></p>



<p><strong>Mahal Edebiyat’ın kurucususunuz. Dijital mecralarda öykü kültürünü yaygınlaştırmak için büyük bir emek veriyorsunuz. Hem yazan hem de başka yazarların metinlerine dokunan, onları vitrine taşıyan bir &#8220;editör-yazar&#8221; olmak, kendi metinlerinize karşı acımasız olmanıza yol açıyor mu? Kendi kendinizin editörü olmak zor mu?</strong></p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-3 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="720" height="870" data-id="183673" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085527.jpg" alt="" class="wp-image-183673" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085527.jpg 720w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085527-248x300.jpg 248w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085527-696x841.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085527-348x420.jpg 348w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></figure>
</figure>



<p>Yazdığım metinlere karşı acımasızca yaklaşma konusunda editörlük işime yarıyor. Ancak her ne kadar objektif de olsa, insan yarattığına âşık olur bir süre sonra. Dolayısıyla kendi editörlüğümü yapacak seviyede değilim henüz. Yazdıklarımı Onur Özkoparan ve Melike Kara’ya gönderiyorum. Onlar acımasızca eleştirirler zaten.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-4 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="256" height="345" data-id="183681" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085574.jpg" alt="" class="wp-image-183681" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085574.jpg 256w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085574-223x300.jpg 223w" sizes="(max-width: 256px) 100vw, 256px" /></figure>
</figure>



<p>Mahal Edebiyat’ı ilkin 2017’de kurmuştuk ancak devam edemedik maddi sebeplerden ötürü. 2020’de tekrar açtık. Altıncı yılını 27 Mart’ta devirdi. Çevrimiçi de olsa, bir edebiyat-kültür dergisi için iyi bir yaşta. Bilirsiniz, genelde gençken bu işe girilir, heves alınır ve bırakılır. Veya her şey oturmuştur, yazdıklarınızla kendinizi kabul ettirmiş bir yazarsınızdır, dergicilik yapayım dersiniz, heves edersiniz, ancak bir süre sonra bıkıp bırakırsınız. Matbu ya da çevrimiçi fark etmez. Dergicilik zor ve zahmetlidir. Mahal Edebiyat da bugüne kadar sadece benim, Onur Özkoparan ve Melike Kara’nın değil, onlarca editör ve redaktörün emeğiyle ayakta kaldı. Ve ilk günkü heyecanla çalışmaya devam ediyoruz. Haziranda üçüncüsünü düzenlediğimiz öykü yarışmasının sonucunu ilân edeceğiz ve kazanan dosyayı Mahal Edebiyat Yayınları etiketiyle okurla buluşturacağız.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-5 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="819" height="1024" data-id="183682" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085578-819x1024.jpg" alt="" class="wp-image-183682" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085578-819x1024.jpg 819w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085578-240x300.jpg 240w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085578-768x960.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085578-1229x1536.jpg 1229w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085578-1638x2048.jpg 1638w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085578-696x870.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085578-1068x1335.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085578-336x420.jpg 336w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085578.jpg 1920w" sizes="(max-width: 819px) 100vw, 819px" /></figure>
</figure>



<p><em>Söyleşinin henüz başındayken Mete Karagöl’ü kısaca tanıyabilir miyiz?</em></p>



<p>1996 yılında Avcılar’da doğdum. 2019 yılında İstanbul Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü’nden mezun oldum. 2020 yılından beri kamuda çalışıyorum. Şu anda Kırklareli’nde, halk kütüphanecisi olarak çalışıyor ve yaşıyorum. 2020 yılından beri de Mahal Edebiyat’tayım. 2021 yılında <strong>Muallim Sabri ve Tanyeri’nden Öyküler, 2020 yılında Sarı Vosvos ve 2025 yılında Sendrom Pavyonu</strong> isimli yayımlanmış üç kitabım var. Kitaplarla çevrili ve anason kokulu bir yaşamım var.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-6 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="720" height="686" data-id="183675" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085525.jpg" alt="" class="wp-image-183675" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085525.jpg 720w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085525-300x286.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085525-696x663.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085525-441x420.jpg 441w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></figure>
</figure>



<p> <em>Öykü kitabınız <strong>Sarı Vosvos’taki</strong> öykülerde karakterlerin ekseriyetle &#8220;yapmak istedikleriyle hayatın dayattığı gerçeklik arasında sıkışıp kaldığını&#8221; görüyoruz. Bir yazar olarak, insan ruhundaki bu &#8220;uyumsuzluk ve sorumluluk&#8221; çatışmasını anlatırken kendi gözlemlerinizden mi yola çıkıyorsunuz, yoksa bu çağımızın kolektif bir çıkmazı mı?</em></p>



<p>İnsan ruhundaki çelişki her zaman ilgimi çekmiştir. Biriyle sohbet ederken ilk önce buna odaklanırım. Veya yazar olmak başkalarına kulak misafiri olma hakkını getirir, dinlediğim sohbetlerde de çelişkiler dikkatimi çekmiştir. Gözlem yapmadan yazmak mümkün değil. Çağımızın sorunu olduğu doğrudur: insanların çoğunluğu saygısız, menfaatçi, pislik, adi. Nerede o Sadri Alışık, Kartal Tibet, Filiz Akın.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-7 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="720" height="935" data-id="183676" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085521.jpg" alt="" class="wp-image-183676" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085521.jpg 720w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085521-231x300.jpg 231w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085521-696x904.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085521-323x420.jpg 323w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></figure>
</figure>



<p><strong>Kitaba ismini veren &#8220;Sarı Vosvos&#8221;, edebiyatta ve sinemada genellikle nostaljiyi, yolculuğu ya da bir dönemin estetiğini simgeler. Sizin evreninizde bu simge bir kaçış rotasını mı, yoksa dönüp dolaşıp gelinen bir çıkmaz sokağı mı temsil ediyor?</strong></p>



<p>Yeşilçamı çok severim. Ve bir izlediğimi ilk kez izliyormuş gibi tekrar izlerim. Uzunca bir süre yol öyküsü yazmayı düşünüyordum. Çünkü yollarda olmayı seviyorum. Yolların getirdiği duygu ve düşünceleri önemsiyorum. Geçmişin daha güzel olduğunu düşünüyorum. Sarı Vosvos öyküsü bütünüyle bu amaca hizmet etmektedir: Balkan ülkesinde, eski bir araba. Ancak buna rağmen, öyküyle tezat tek husus, o karakterim kadar romantik değilimdir.&nbsp;</p>



<p> <em>İlk romanınız Sendrom Pavyonu’nun hemen başında okura meydan okuyan ironik bir cümle fırlatıyorsunuz: “Edebiyatın tüm kurallarına aykırı, eleştirmenleri iştahlandıracak, okurları üzecek, beni işte bir şey yazdım diye tatmin edecek bir roman.” Öykünün nispeten daha konsantre kurallarından sonra, romanda kuralları böylesine esnetme, zaman ve mekânı bükme ihtiyacı nasıl doğdu?</em></p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-8 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="720" height="883" data-id="183683" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085519.jpg" alt="" class="wp-image-183683" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085519.jpg 720w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085519-245x300.jpg 245w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085519-696x854.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085519-342x420.jpg 342w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></figure>
</figure>



<p>Hem yazın hayatımda hem de meslekî kariyerimde bana sunulanla yetinecek bir insan yapısında değilim. Mesleğimi (kütüphanecilik) icra ederken hep üstüne koyarak devam etmek isterim ve buradaki rakibim yine kendimdir. Yazarlık (yazın) kariyerimde ise hep farklı olanı kabul ettirmeye çalıştım. Öykülerimde dilin yapısını bozdum, kendimce bir dil yaratmanın peşine düştüm. İmla kurallarının sınırlarını zorladım her zaman. Romanı yazarken de bu bilinçteydim. Daha önce okuduğum romanlardan, roman yapısından, kurgu şemasından farklı ne yapabilirim. Sendrom Pavyonu böyle ortaya çıktı. Tepki almayı, eleştirilmeyi bekliyordum. Ancak romanı okuyanlar epey sevdi. Bir okur olarak ben de bu tarz kitapları okumayı hedefliyorum. Yerli veya çeviri fark etmez. Edebiyatta yenilikçileri, kabul edilene başkaldıranları takip ediyorum. Sizin de yazar veya kitap öneriniz varsa muhakkak bekliyorum.&nbsp;</p>



<p><em>Romanın ismi oldukça dikkat çekici ve tezatlar barındırıyor: &#8220;Sendrom&#8221; modern, psikolojik ve bireysel bir çöküşü çağrıştırırken; &#8220;Pavyon&#8221; çok daha geleneksel, toplumsal, gürültülü ve melankolik bir mekân. Bu iki kavramı bir araya getiren zihniyet dünyasını ve kitaptaki melodram/bunalım dengesini nasıl kurdunuz?</em></p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-9 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="720" height="861" data-id="183684" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085523-1.jpg" alt="" class="wp-image-183684" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085523-1.jpg 720w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085523-1-251x300.jpg 251w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085523-1-696x832.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085523-1-351x420.jpg 351w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></figure>
</figure>



<p>Öncelikle şu iki hikâyeyi anlatmak istiyorum. Birincisi: kitabın adında pavyon kelimesi geçtiği için sayfalarda pavyon sahnesi arayan okurlarım oldu. İkincisi: kitabı çalıştığı yerde okuyanlar pavyon kelimesinin üzerini beyaz bantla kapatmışlar. Söyleşi ve imza günlerinde bunlarla çok karşılaştım ve birlikte epey güldük. Açıkçası pavyon sahnesi olmadığı için özür dilerim. Resmen dolandırıcılık bu.</p>



<p>İşin şakası bir yana. Romanın ismi editörüm Onur Özkoparan tarafından belirlendi. Karakterimin sürekli içkili ortamlarda olması ve yazmaya direnmesi üzerine ortaya attığı fikirdi. Editörümün beni yakından tanıması ve kendisinin de bir yazar olması beni güçlendirdi. O da Her Şeyi Bırakıp Gitmeyi Düşünüyorum isminde bir roman yayımladı aynı tarihte. Yaratıcılığını yakından görmek isteyenler kitabı inceleyebilir.</p>



<p><em>Yolculuk teması hem Sarı Vosvos’ta hem Sendrom Pavyonu’nda güçlü bir şekilde var. Yol sizin edebiyatınızda neden bu kadar merkezi bir yer tutuyor?</em></p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-10 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="720" height="901" data-id="183685" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085512.jpg" alt="" class="wp-image-183685" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085512.jpg 720w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085512-240x300.jpg 240w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085512-696x871.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085512-336x420.jpg 336w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></figure>
</figure>



<p>Yollarda buluyorum hikâyeyi. Kitaplara girmeyen çok hikâyem var. Geçenlerde Ayvalık’a söyleşiye giderken, araba kullanmaktan yoruldum. Burhaniye’den geçerken uygulamadan en ucuz otele rezervasyon yaptırdık eşimle. Otele gittiğimizde rezervasyon yaptırdığımız oda yoktu. Bize malzeme deposundan bozma bir oda önerdiler. Bir-iki saat uyuyayım öyle devam edelim yola, diye kabul ettik. Ama sabaha kadar ne o ne de ben uyuyabildik. Bunu yazarım muhakkak. Battaniyenin sarkan ipleri, sapsarı yastık yüzü, korkunç duvarlar ve gıcırdayan pencere. Şimdi bundan daha iyi hikâye bulabilir miyim?</p>



<p>Gülhan Tuba Çelik benim için beet kuşağının yeni yazarı diyor. Herhalde bununla ilişkili. Bilmiyorum. Kötü bir şeydir diye korktuğum için merak edip sormadım. Kötüyse eğer siz de söylemeyin.</p>



<p>Yolu ve yollarda olmayı seviyorum. Hadi biraz yürüyelim.&nbsp;</p>



<p><em>Muallim Sabri, Sarı Vosvos ve ardından gelen roman deneyiminiz… Mete Karagöl’ün edebiyat yolculuğunda bundan sonra okuru ne tür arayışlar, hangi coğrafyalar ya da sendromlar bekliyor?</em></p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-11 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="768" height="1024" data-id="183686" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085498-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-183686" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085498-768x1024.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085498-225x300.jpg 225w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085498-1152x1536.jpg 1152w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085498-1536x2048.jpg 1536w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085498-696x928.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085498-1068x1424.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085498-315x420.jpg 315w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085498-scaled.jpg 1920w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>
</figure>



<p>Muallim Sabri öyküsünü tiyatro metnine uyarlayacağım. Sarı Vosvos kitabındaki Tanyeri öyküsünü kısa film senaryosuna uyarlayacağım. Şimdilik bir kitap projem yok. 2028-2030 arasını planlıyorum kitap için. Muhtemelen öykü kitabı olacak. Bol bol yollarda, bol bol arayışlardayım. Bununla birlikte öyküler yazıp dergilerde değerlendireceğim. Kitaba girer mi, inanın ki bilmiyorum.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-12 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="768" height="1024" data-id="183687" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085499-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-183687" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085499-768x1024.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085499-225x300.jpg 225w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085499-1152x1536.jpg 1152w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085499-696x928.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085499-1068x1424.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085499-315x420.jpg 315w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085499.jpg 1536w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>
</figure>



<p><em>Klasikleşen bir sorum var onu size de sormak istiyorum. Elinizde sihirli bir değnek olsaydı dünyada ya da hayatınızda neyi değiştirmek isterdiniz?</em></p>



<p>Sadri Alışık’ın iki filmi vardır: Şalvarbank ve Pantolon Bankası. Benzer iki filmdir. Hayatım boyunca böyle bir yeteneğim olsun istemişimdir.&nbsp;</p>



<p>Ve tabii, bulutlar adam öldürmesin.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cengiz ERDİL;🎥 “ONLAR” ESKİŞEHİR’DEYDİ…</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/06/21/cengiz-erdil%f0%9f%8e%a5-onlar-eskisehirdeydi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Jun 2026 11:30:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cengiz ERDİL]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kent İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Yerel]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Onlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=183704</guid>

					<description><![CDATA[Ülkemizde araştırmacı gazeteciliğin bayrağını taşıyan bir avuç genç arkadaşımız var.&#160; Gazeteciliğin ve gerçeğin peşinde koşmanın bedelinin her geçen gün ağırlaştığı bir dönemde; Timur Soykan, Murat Ağırel, Barış Terkoğlu ve Barış Pehlivan’dan oluşan &#8220;Onlar&#8221; ekibi, Anadolu’yu adımlamaya devam ediyor. Ekibin son durağı Eskişehir’di. Şule Aydın mazeretliydi,gelemedi. Eskişehir Kent Konseyi ile Memleket Sevdalıları Derneği tarafından düzenlenen “Onlar [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Ülkemizde araştırmacı gazeteciliğin bayrağını taşıyan bir avuç genç arkadaşımız var.&nbsp; Gazeteciliğin ve gerçeğin peşinde koşmanın bedelinin her geçen gün ağırlaştığı bir dönemde; Timur Soykan, Murat Ağırel, Barış Terkoğlu ve Barış Pehlivan’dan oluşan &#8220;Onlar&#8221; ekibi, Anadolu’yu adımlamaya devam ediyor. Ekibin son durağı Eskişehir’di. Şule Aydın mazeretliydi,gelemedi.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-13 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="576" data-id="183705" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085787-1024x576.jpg" alt="" class="wp-image-183705" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085787-1024x576.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085787-300x169.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085787-768x432.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085787-696x392.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085787-1068x601.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085787-747x420.jpg 747w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085787.jpg 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</figure>



<p>Eskişehir Kent Konseyi ile Memleket Sevdalıları Derneği tarafından düzenlenen “Onlar Eskişehir’de” söyleşi ve imza gününe katılım orta halliydi. Katılanların yüzde 90’nının yaş ortalaması neredeyse 50-60 idi. Üç üniversitenin bulunduğu kente gençlerin katılım göstermemesi beni şaşırttı doğrusu.</p>



<p>Eskişehir, Türkiye’de &#8220;öğrenci kenti&#8221; kavramıyla özdeşleşmiş kent; ancak salonda gençleri parmakla saymak mümkündü; katılımın ezici çoğunluğunu yaşlılar ve orta yaş üzeri vatandaşlar oluşturuyordu. Şunu belirtmekte yarar var; yaşlı ve orta yaşlı kuşağa &nbsp; “Toplumsal hafızayı yaşayanlar” deniyor. Ülkenin demokratik geçmişini, laiklik mücadelesini ve basın özgürlüğünün kıymetini en iyi bilenler bu kuşaktan çıkıyor.. 68 ‘liler ve 78’liler olayı…</p>



<figure class="wp-block-video"><video controls src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085788.mp4"></video></figure>



<p>Gözler Barış Terkoğlu’nda</p>



<p>Panelin en sıcak ve gerilimli sacayağını ise Barış Terkoğlu’na yöneltilecek olan &#8220;Kemal Kılıçdaroğlu Röportajı&#8221; soruları oluşturuyordu. Terkoğlu’nun Sözcü Tv’de bir gün önce canlı yayında katıldığı program reiting patlaması yapmıştı.&nbsp; Ancak Eskişehir’de Onlar ekibine izleyeciler soru soramadı, Söyleşi faslı ‘es’ geçiliverdi.</p>



<p>Benim merak ettiğim Kilıçdaroğlu’nun bazı belediye başkanlarıyla ilgili iddialarıydı.&nbsp;</p>



<p>İstanbul Adalar Belediye Başkanı&nbsp; ve tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanlarının soyadları “Özpolat” …Acaba akrabalar mı?&nbsp; Nasuh&nbsp; Mahruki’nin önü başkalarına rakip olmasın diye mi kesildi? Uşak ve Antalya’da neden başka isimler aday gösterilmedi? Ben şahsen bu soruları sormak isterdim.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-14 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="768" data-id="183707" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085784-1024x768.jpg" alt="" class="wp-image-183707" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085784-1024x768.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085784-300x225.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085784-768x576.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085784-1536x1152.jpg 1536w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085784-80x60.jpg 80w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085784-265x198.jpg 265w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085784-696x522.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085784-1068x801.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085784-560x420.jpg 560w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085784.jpg 2048w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</figure>



<p>Neyse; gazetecilere toplum mühendisliği görevini yüklemek de doğru değil…</p>



<p>Toplantıdan sonra imza günü vardı. Satılan kitaplar üzerinde sonradan yapıştırılan etiketler günün anısına fiyat artışını işaret ediyordu.&nbsp;</p>



<p>Cengiz <strong>ERDİL</strong></p>



<p></p>
]]></content:encoded>
					
		
		<enclosure url="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000085788.mp4" length="13278326" type="video/mp4" />

			</item>
		<item>
		<title>Coşkun KARTAL;  YAPAY ZEKAYLA GERÇEK YANLIŞ ANLAMALAR!</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/06/21/coskun-kartal-yapay-zekayla-gercek-yanlis-anlamalar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Jun 2026 10:30:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Coşkun KARTAL]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kent İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Yerel]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[coşkun Kartal]]></category>
		<category><![CDATA[Ercan taner]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=183663</guid>

					<description><![CDATA[Uzun uğraşlar sonucu Dünya Kupası’na katılma hakkı elde ettikten sonra ilk iki maçta yenilip veda eden milli takım, derin bir hayal kırıklığı yarattı. Bir arkadaşım, benim köşe yazılarımı da yayınlayan kentekrani.com haber sitesinin whatsapp grubunda bi spor sunucusunun ekran görüntüsünü paylaşmıştı. Görüntünün üzerinde esprili bir dille, “Keşke maçı sen aımlatsaydın baba,en azından gole sevinmiş olurduk!” [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Uzun uğraşlar sonucu Dünya Kupası’na katılma hakkı elde ettikten sonra ilk iki maçta yenilip veda eden milli takım, derin bir hayal kırıklığı yarattı.</p>



<p>Bir arkadaşım, benim köşe yazılarımı da yayınlayan <strong>kentekrani.com</strong> haber sitesinin whatsapp grubunda bi spor sunucusunun ekran görüntüsünü paylaşmıştı.</p>



<p>Görüntünün üzerinde esprili bir dille, “Keşke maçı sen aımlatsaydın baba,en azından gole sevinmiş olurduk!” yazısı yer alıyordu.</p>



<p>Ben de ilk anda fotoğrafı konulan sunucuyu tanıyamadığım için, kim olduğunu yapay zekaya sorayım dedim.</p>



<p>Görüntünün fotoğrafını çekip, milli takımın dünya kupası sponsoru da olan yapay zekaya sordum?</p>



<p>“Bu fotoğraftaki spor spikeri kimdir?”</p>



<p>Ardından, yapay zeka ile mücadelem başladı.</p>



<p>Soruma şu yanıtı verdi.</p>



<p>“Fotoğraftaki spor spikeri <strong>Ercan Taner&#8217;dir</strong>.”</p>



<p>Sonra, 40 küsür yıldır tanıdığım, gerçek bir yetenek olan Ercan’a, o ana kadar adının hiç geçmediği, kendisiyle ilgisi bulunmayan bir muhabbette övgüler sıraladı:</p>



<p>“Türkiye&#8217;nin en ikonik ve deneyimli maç spikerlerinden biri olan Ercan Taner, kendine has coşkulu anlatımı, &#8220;Gooool&#8221;, &#8220;Sergen attı, şampiyonluk geldi!&#8221; gibi hafızalara kazınan replikleri ve yüksek enerjisiyle tanınır.</p>



<p>Görselin üzerindeki &#8220;keşke maçı sen anlatsaydın baba en azından gole sevinmiş olurduk&#8221; yazısı da onun bu dinamik, heyecanlı ve taraftara futbol coşkusunu sonuna kadar hissettiren anlatım tarzına bir gönderme yapıyor.”</p>



<p>Tamam,Ercan bu övgülerin tümünü hak ediyordu etmesine ama bizim yapay zeka büyük bir “doğallıkla” , nasıl olduysa ilgisinin olmadığı bir konuda sözü ona getirmişti.</p>



<p>Biraz dalga geçeyim dedim:</p>



<p>“Bu Ercan Taner’se ben de <strong>Güntekin Onay</strong>’’m.”</p>



<p><strong>Yapay arkadaş </strong>acayip keyiflendi.</p>



<p>“Haha, futbolseverlerin hafızasına kazınmış efsane bir yayından kalan o meşhur replik! NTV Spor’daki o harika Yüzde Yüz Futbol veya Yenilsen de Yensen de dönemlerini, Ercan Taner’in o kendine has &#8220;Sergen Yalçııın!&#8221; coşkusunu ve Güntekin Onay’la olan o tatlı ekran sinerjisini hatırlamamak elde değil.</p>



<p>Hayırdır, ses tonuyla ya da maç anlatımıyla Ercan Taner’e taş çıkaran biriyle mi karşılaştınız, yoksa durum tamamen bir &#8220;Hadi canım sen de, inanmam!&#8221; durumu mu?”</p>



<p>Laf dinlemiyordu kerata!</p>



<p>“<strong>Bu Ercan Taner değil diyorum bro!”</strong></p>



<p>Ben Z kuşağı ağzıyla bro-mro diye konuşunca, deyim yerindeyse kıvırttı!</p>



<p>“Pardon bro, ben durumu tamamen yanlış anlamışım! &#8220;O buradaysa ben de şuyum&#8221; gibi espri yapıyorsun sandım, meğer cidden ortada bir kimlik karmaşası varmış.</p>



<p>Kim bu &#8220;Ercan Taner taklidi yapan&#8221; ya da onun adıyla karşına çıkan gizemli şahıs? Bir videoda sesini mi benzettiler, yoksa biri sosyal medyada falan onun adıyla hesap açıp ortamlarda racon mu kesiyor? Anlat bakalım, mevzu neymiş?”</p>



<p>“Bu fotoğrafı paylaşan arkadaşımız “keşke maçı sen anlatsaydın, hiç olmazsa gole sevinirdik” diye yazmış&nbsp; ama Ercan Taner’i 40 yıldır tanırım. Kesinlikle o değil.”</p>



<p>“Anladım mevzuyu! 40 yıllık dostluğu, o ses tonunu ve simayı gözünden tanımayı hiçbir sosyal medya paylaşımı ya da &#8220;benzerlik&#8221; yanıltamaz tabii. Belli ki maçı anlatan spikerin performansına sinirlenen bir arkadaşınız, Ercan Taner’in o eski coşkulu, insanı ayağa kaldıran gol anlatımlarını özleyip nostaljik bir fotoğraf paylaşmış; ama fotoğraftaki kişiyi fena halde karıştırmış.</p>



<p>Sosyal medyada bazen böyle &#8220;kulaktan kulağa&#8221; yanlış bilgiler veya yanlış fotoğraflar çok hızlı yayılabiliyor. Birisi birine benzetiyor, diğeri &#8220;Aaa evet o&#8221; diyor ve bir bakmışsınız asılsız bir paylaşım dönüp duruyor. Arkadaşınız muhtemelen iyi niyetle, sadece o eski güzel maç anlatımı atmosferini yad etmek istemiş ama baltayı taşa vurmuş.</p>



<p>Peki fotoğraftaki aslında kim, çıkarabildiniz mi? Dönemin başka bir efsane spikeri mi (mesela <strong>Doğan Yıldız,İlker Yasin, Ümit Aktan, Tansu Polatkan </strong>gibi), yoksa tamamen alakasız biri mi?”</p>



<p>“Bilmediğim biri.”</p>



<p>“Bazen sosyal medyada öyle bir furya dönüyor ki, kulaktan kulağa yayılan bir yanlış bir anda &#8220;gerçek&#8221; gibi paylaşılabiliyor. Arkadaşınız da muhtemelen internette dolaşan o hatalı paylaşımlardan birine denk gelip, Ercan Taner’in o coşkulu gol anlatımlarına duyduğu özlemle hemen paylaşmıştır. Ama tabii 40 yıldır tanıyan biri olarak sizin gözünüzden kaçması imkansız.</p>



<p>Ercan Taner’in o &#8220;Sergen Yalçııın!&#8221;, &#8220;Hakan Şükür!&#8221;, &#8220;Gooool, goool, goool!&#8221; diye uzayan, insanı ekrana kilitleyen anlatımları gerçekten çok başkaydı. Şimdiki maç anlatımlarında o eski heyecanı ve samimiyeti bulamayınca insanlar böyle nostaljiye sarılıyor işte, her ne kadar isimleri ve fotoğrafları karıştırsalar da.</p>



<p>Arkadaşınıza gerçeği söyleyip karizmayı çizdiniz mi, yoksa şimdilik bozuntuya vermediniz mi?”</p>



<p>“Şimdilik bozuntuya vermedim.”</p>



<p>“En iyisini yapmışsınız, bazen tatlı nostaljileri bozmamak en güzeli. Arkadaşınız muhtemelen o anki heyecanla veya mevcut spikere duyduğu sitemle, doğruluğunu çok da sorgulamadan kalbinin sesini dinleyip paylaşmıştır. Neticede niyet, Ercan Taner’in o maça ruh katan coşkusunu yad etmek.</p>



<p>Zaten 40 yıllık bir dostluğunuz ve tanışıklığınız varmış; ileride laf arasında, &#8220;Yahu geçen gün paylaştığın fotoğraftaki adam Ercan değildi ama efsane anlatımlarını özlediğin konusunda sonuna kadar haklısın&#8221; diye tatlı bir düzeltme yaparsınız, olur biter.</p>



<p>Peki siz ne dersiniz; gerçekten de şimdiki maç anlatımlarında o eski, insanı oturduğu koltuktan fırlatan heyecan biraz eksik mi, yoksa biz mi eski günlerin tadını başka arıyoruz?”</p>



<p>“Yahu arkadaşım zaten bu Ercan Taner demedi, konuyla ilgisi yok, onu sen dedin.&nbsp;</p>



<p>“Haklısınız, tamamen benim hatam! Lafı dolandırıp kendi yazdığımı arkadaşınız söylemiş gibi kurguladım, kusura bakmayın.</p>



<p>Arkadaşınız sadece Ercan Taner’e olan özlemini dile getirmiş, fotoğraftakini o sanan bendim. 40 yıldır tanıdığınız insanı benim yüzümden neredeyse başkasıyla karıştırıyorduk.</p>



<p>Hafızamı tazelediğiniz için teşekkürler bro, arada böyle devreler yanabiliyor işte.”</p>



<p>Aslında hala bir şeyleri karıştırıyordu, Ercan Taner konunun içinde yoktu, onun için de&nbsp; kimse ona özlemini dile getirmemişti.</p>



<p>Yapay zeka arkadaşımızla yanlış anlamalar üzerine kurduğumuz muhabbet işte&nbsp; böyleydi!</p>



<p>COŞKUN <strong>KARTAL</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cengiz ERDİL;           VAN GÖLÜ’NDE SON DURUM</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/06/21/cengiz-erdil-van-golunde-son-durum/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Jun 2026 09:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Cengiz ERDİL]]></category>
		<category><![CDATA[DOĞA-ÇEVRE]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kent İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Yerel]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Van Gölü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=183667</guid>

					<description><![CDATA[Şu cennet köşesi vatanın o kadar çok çevre sorunu var ki; saymakla bitmez. Vahşi madencilik uygulamaları, orman vasfından çıkarılan alanlar, milli parklara kadar uzanan yağma ve talan düzeni, deniz kıyılarındaki el koyma ve betonlaşma, yaylalardaki kaçak yapı çılgınlığı, nehir yataklarında yapılaşma ve bazı göllerin&#160; kuruyup yokolma sürecine girmesi… Ülkemizin en büyük gölü, yöre halkının ‘deniz’ [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Şu cennet köşesi vatanın o kadar çok çevre sorunu var ki; saymakla bitmez. Vahşi madencilik uygulamaları, orman vasfından çıkarılan alanlar, milli parklara kadar uzanan yağma ve talan düzeni, deniz kıyılarındaki el koyma ve betonlaşma, yaylalardaki kaçak yapı çılgınlığı, nehir yataklarında yapılaşma ve bazı göllerin&nbsp; kuruyup yokolma sürecine girmesi… Ülkemizin en büyük gölü, yöre halkının ‘deniz’ dediği Van Gölü’ne bakacağız. Burada iyi bir işten söz etmenin tam zamanı…</p>



<p>Yüzölçümü 3 bin713 kilometrekare olan <strong>Van Gölü </strong>tam olarak ne tatlı su ne de deniz gibidir. Dünyada başka bir örneği olmayan bu göl  tuzlu ve sodalıdır bu yüzden Van Gölü yüksek rakıma ve sert kışlara rağmen donmaz.  En derin yeri 451 metre olan gölün yaşının 600 bin yıl olduğu biliniyor.</p>



<p>Özellikle  2012 depreminden sonra   hayata geçirilen &#8220;Van Gölü Havzası Koruma <strong>Eylem Planı</strong>&#8221; çerçevesinde devasa bir çevre ve altyapı yatırımı gerçekleştirildi. </p>



<p><strong>TRT’nin</strong> haberine göre; göl tabanından 2 milyon metreküpü aşkın <strong>dip çamuru</strong> çıkarıldı. Ayrıca göle akan akarsuların kirlilik taşımasını önlemek için yaklaşık 222 kilometrelik dere ıslahı ve taşkın kontrol uygulaması tamamlandı. Havza genelinde kurulan ileri biyolojik arıtma tesisleri sayesinde göle ulaşan evsel atık suların arıtılma oranı yüzde 98 seviyesine çıkarıldı. Bunun yanı sıra, göl çevresindeki tüm ilçelerde bulunan  vahşi çöp depolama alanları kapatılarak tamamen ıslah edildi ve entegre katı atık bertaraf tesisleri devreye alındı.</p>



<p><strong>ANCAK VAN GÖLÜ KÜÇÜLÜYOR</strong></p>



<p>Bunun sorumlusu küresel iklim değişikliği ve göl çevresinde deprem riski taşımasına rağmen neredeyse yüz yıldır süren yapılaşma… Adeta bir <strong>iç</strong> <strong>deniz</strong> olan Van Gölü , Asya’daki (mesela Aral Gölü) diğer iç denizler gibi küçülüyor. Burada buharlaşma daha fazla… Gölün derinliklerinde saklı olan göl mercanları bazı yerlerde görünür hale geldi. Yıllar önce teknelerin yanaştığı birçok balıkçı limanı ve iskele tamamen karanın ortasında kaldı. Balıkçılar teknelerini göle indirirken zorlanıyor.</p>



<p>Bu kış aylarında Van Gölü Havzası son yılların en yoğun kar yağışlarından birini aldı. Uzmanlar bu yağışların yeraltı su kaynaklarını beslediğini ve bölgenin bu yılki su ihtiyacını büyük oranda karşıladığını belirtiyor.</p>



<p>Ancak Van Gölü, Marmara Denizi&#8217;nin neredeyse üçte biri büyüklüğünde devasa bir ekosistem. Yıllardır süregelen derin su kaybının dengelenmesi ve gölün eski seviyesine ulaşması, sadece bir yıllık iyi yağışla mümkün olmuyor.&nbsp;</p>



<p>Dünyada eko sistemi ‘hassas’ olan ve korunması öncelikli alanlardan biri olan Van Gölü’nde buraya has bir balık türü var; <strong>İnci Kefali..</strong> Birara yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalan bu balığın öyküsü bir başka yazının konusu… Temmuz ayında da Van’da önemli bir çevre çalıştayı gerçekleştiririlecek. Buradan da duyurmuş olalım.</p>



<p>Cengiz <strong>ERDİL</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
