<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kültür/Sanat &#8211; Kent Ekranı</title>
	<atom:link href="https://www.kentekrani.com/category/kultur-sanat-2/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.kentekrani.com</link>
	<description>&#039;&#039;Kent Aynasından Türkiye&#039;&#039;</description>
	<lastBuildDate>Thu, 07 May 2026 09:18:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.5</generator>

<image>
	<url>https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/cropped-kentlogo-512x512-1-32x32.jpg</url>
	<title>Kültür/Sanat &#8211; Kent Ekranı</title>
	<link>https://www.kentekrani.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Barış Manço&#8217;nun sahne arkadaşı Hüseyin Cebeci evinde ölü bulundu</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/05/07/baris-manconun-sahne-arkadasi-huseyin-cebeci-evinde-olu-bulundu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 May 2026 09:18:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[10Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Gözden Kaçmasın]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Yerel]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik-Magazin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=182041</guid>

					<description><![CDATA[Türk müziğinin efsane isimlerinden Barış Manço ile aynı sahneyi paylaşan perküsyon sanatçısı Hüseyin Cebeci’den acı haber geldi. Bodrum’daki evinde av tüfeğiyle vurulmuş halde bulunan Cebeci&#8217;nin ölümüne ilişkin geniş çaplı soruşturma başlatıldı. Olayın intihar mı cinayet mi olduğu araştırılıyor. Muğla’nın Bodrum ilçesinde müzik dünyasını yasa boğan bir olay yaşandı. Bir dönem Kurtalan Ekspres kadrosunda yer alan [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Türk müziğinin efsane isimlerinden Barış Manço ile aynı sahneyi paylaşan perküsyon sanatçısı Hüseyin Cebeci’den acı haber geldi. Bodrum’daki evinde av tüfeğiyle vurulmuş halde bulunan Cebeci&#8217;nin ölümüne ilişkin geniş çaplı soruşturma başlatıldı. Olayın intihar mı cinayet mi olduğu araştırılıyor.</p>



<p>Muğla’nın Bodrum ilçesinde müzik dünyasını yasa boğan bir olay yaşandı. Bir dönem Kurtalan Ekspres kadrosunda yer alan ve Barış Manço ile aynı sahneyi paylaşan perküsyon sanatçısı Hüseyin Cebeci, yaşadığı evde ölü bulundu.</p>



<p>Olay, Bodrum’un Müsgebi Mahallesi Müsgebi Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre Cebeci’den uzun süre <a href="https://www.haberler.com/"><strong>haber</strong></a> alamayan yakınları durumdan şüphelenerek evine gitti. Eve giren yakınları, ünlü müzisyeni av tüfeğiyle vurulmuş halde yerde hareketsiz halde buldu.</p>



<p>İhbar üzerine adrese sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Kısa sürede olay yerine ulaşan 112 Acil Sağlık ekipleri, yaptıkları ilk kontrolde Hüseyin Cebeci’nin yaşamını yitirdiğini belirledi.</p>



<p>Muğla Gazetesi&#8217;nden Kenan Gürbüz&#8217;ün haberine göre; polis ekipleri ev ve çevresinde güvenlik önlemleri alırken, olay yerinde detaylı inceleme başlatıldı. Cebeci’nin ölümünün intihar mı yoksa farklı bir nedenle mi gerçekleştiğinin yapılacak kriminal incelemelerin ardından netleşeceği bildirildi.</p>



<p>Cebeci&#8217;nin vefatı sanat dünyasını yasa boğdu. Ünlü müzisyen, bugün Marmaris Beldibi Altınoluk Camii&#8217;nde kılınacak ikindi namazının ardından Gökbel Mezarlığı&#8217;na defnedilecek.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>🎥 Rock müziğin efsane gruplarından The Rolling Stones, 25&#8217;inci albümünü çıkarıyor.</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/05/06/%f0%9f%8e%a5-rock-muzigin-efsane-gruplarindan-the-rolling-stones-25inci-albumunu-cikariyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 May 2026 11:51:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Gözden Kaçmasın]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik-Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[albüm]]></category>
		<category><![CDATA[The Rolling Stones]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=182034</guid>

					<description><![CDATA[1962&#8217;de Londra&#8217;da kurulan grubun yeni albümü Foreign Tongues için New York’ta özel bir dinleme etkinliği düzenledi. Grubun vokalisti Mick Jagger, Keith Richards ve Ronnie Wood, 14 şarkılık albümde rock’tan country’ye, blues’dan punk’a uzanan farklı türlere yer verdiklerini anlattı. Foreign Tongues albümünde efsane sanatçılar Steve Winwood ve Paul McCartney&#8217;nin yanı sıra The Cure’dan Robert Smith ve [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>1962&#8217;de Londra&#8217;da kurulan grubun yeni albümü Foreign Tongues için New York’ta özel bir dinleme etkinliği düzenledi.</p>



<p>Grubun vokalisti Mick Jagger, Keith Richards ve Ronnie Wood, 14 şarkılık albümde rock’tan country’ye, blues’dan punk’a uzanan farklı türlere yer verdiklerini anlattı.</p>



<p>Foreign Tongues albümünde efsane sanatçılar Steve Winwood ve Paul McCartney&#8217;nin yanı sıra The Cure’dan Robert Smith ve Red Hot Chili Peppers’tan Chad Smith gibi isimler de yer alıyor.</p>



<figure class="wp-block-video"><video controls src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000074447.mp4"></video></figure>



<p><strong>ALBÜM BİR AYDA KAYDEDİLDİ</strong></p>



<p>Albümün kayıt sürecinin yaklaşık bir ayda tamamlandı. Jagger, “Sadece dört haftamızın olması bize bir aciliyet duygusu verdi. Stüdyoda çoğu zaman eğleniyoruz ama aynı zamanda çok yoğun bir konsantrasyon gerekiyor. Bir şarkının beş dakikasını gerçekten iyi değerlendirmek zorundasınız” dedi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		<enclosure url="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000074447.mp4" length="9782368" type="video/mp4" />

			</item>
		<item>
		<title>🎥 Murat Boz&#8217;un &#8216;Gülistan Doku&#8217; şarkısının Telif geliri Korunmaya Muhtaç Çocuklar Vakfı&#8217;na bağışlanacak</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/05/05/%f0%9f%8e%a5-murat-bozdan-gulistan-doku-sarkisinin-telif-geliri-korunmaya-muhtac-cocuklar-vakfina-bagislanacak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 May 2026 09:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kent İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Yerel]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik-Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Gülistan Doku]]></category>
		<category><![CDATA[Murat Boz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=181984</guid>

					<description><![CDATA[ve müziği Boz&#8217;a ait eser ağıt olarak bestelendi. Eserin düzenlemesini&#160;Mustafa Ceceli&#160;yaptı. Hazırlanan lirik video YouTube üzerinden yayınlandı, eser ise 30 Nisan&#8217;da tüm dijital müzik platformlarında dinleyiciyle buluşacak. Tunceli&#8217;de, 5 Ocak 2020&#8217;den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturma dosyası yeniden açılmıştı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>ve müziği Boz&#8217;a ait eser ağıt olarak bestelendi. Eserin düzenlemesini&nbsp;Mustafa Ceceli&nbsp;yaptı.</p>



<p>Hazırlanan lirik video YouTube üzerinden yayınlandı, eser ise 30 Nisan&#8217;da tüm dijital müzik platformlarında dinleyiciyle buluşacak.</p>



<p>Tunceli&#8217;de, 5 Ocak 2020&#8217;den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturma dosyası yeniden açılmıştı.</p>



<figure class="wp-block-video"><video controls src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073720.mp4"></video></figure>
]]></content:encoded>
					
		
		<enclosure url="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073720.mp4" length="14576364" type="video/mp4" />

			</item>
		<item>
		<title>Kurban bayramı tatili 9 gün oldu</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/05/04/kurban-bayrami-tatili-9-gun-oldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 May 2026 16:47:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kent İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Yerel]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[9 gün tatil]]></category>
		<category><![CDATA[kurban bayramı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=181978</guid>

					<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kurban Bayramı tatilinin 9 gün olacağını duyurdu. Buna göre 25 Mayıs Pazartesi ve 26 Mayıs Salı (arife günü) de eklenerek, 23 Mayıs ile 1 Haziran arası resmi tatil sayıldı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kurban Bayramı tatilinin 9 gün olacağını duyurdu.</p>



<p>Buna göre 25 Mayıs Pazartesi ve 26 Mayıs Salı (arife günü) de eklenerek, 23 Mayıs ile 1 Haziran arası resmi tatil sayıldı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ölüm Rehberi Olacak</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/05/04/olum-rehberi-olacak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 May 2026 09:17:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Gözden Kaçmasın]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Nicole Kidman]]></category>
		<category><![CDATA[Ölüm Rehberliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=181961</guid>

					<description><![CDATA[Dünyaca ünlü Oscar ödüllü oyuncu Nicole Kidman, yaşamın en zorlu dönemi olan son yolculuk sürecinde profesyonel destek sunmak amacıyla yeni bir kariyere adım atıyor. Kidman, San Francisco Üniversitesi&#8217;nde katıldığı bir etkinlikte yaptığı açıklamada, &#8220;ölüm rehberi&#8221; (Death Doula) eğitimi almaya başladığını duyurdu. Ünlü yıldız, bu kararıyla son evre bakımı konusundaki farkındalığı artırmayı ve insanların hayat veda [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Dünyaca ünlü Oscar ödüllü oyuncu Nicole Kidman, yaşamın en zorlu dönemi olan son yolculuk sürecinde profesyonel destek sunmak amacıyla yeni bir kariyere adım atıyor. Kidman, San Francisco Üniversitesi&#8217;nde katıldığı bir etkinlikte yaptığı açıklamada, &#8220;ölüm rehberi&#8221; (Death Doula) eğitimi almaya başladığını duyurdu. Ünlü yıldız, bu kararıyla son evre bakımı konusundaki farkındalığı artırmayı ve insanların hayat veda ederken ihtiyaç duydukları manevi desteğe dikkat çekmeyi hedefliyor.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-1 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1024" height="688" data-id="181962" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073925-1024x688.jpg" alt="" class="wp-image-181962" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073925-1024x688.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073925-300x202.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073925-768x516.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073925-1536x1032.jpg 1536w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073925-2048x1376.jpg 2048w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073925-696x468.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073925-1068x717.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073925-625x420.jpg 625w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</figure>



<p><strong>Annesinin Hastalığı ve Kidman&#8217;ın Kararı</strong></p>



<p>Nicole Kidman&#8217;ın bu radikal kararı almasındaki en büyük etken, annesi Janelle’in 2024 yılındaki vefatı ve bu süreçte yaşadıkları oldu. Kidman, annesinin son günlerindeki yalnızlığına tanıklık etmenin kendisinde derin bir iz bıraktığını belirtti. Ailesinin sunduğu sevgi ve desteğin bir noktadan sonra yetersiz kaldığını fark eden oyuncu, &#8220;Annem hayata veda ederken yalnızdı; bir ailenin sağlayabileceği destek ancak bir yere kadar yetebiliyor. O an, dünyada sadece orada oturup tarafsız bir şekilde teselli ve bakım sağlayacak insanların olmasını diledim,&#8221; sözleriyle süreci anlattı. Bu ihtiyaçtan yola çıkarak, acı çekenlere ve hayatının son aşamasındaki kişilere bu bağı kalbinde hissettiği için yardım etmek istediğini vurguladı.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-2 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="673" data-id="181963" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073928-1024x673.jpg" alt="" class="wp-image-181963" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073928-1024x673.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073928-300x197.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073928-768x504.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073928-1536x1009.jpg 1536w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073928-2048x1345.jpg 2048w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073928-696x457.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073928-741x486.jpg 741w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073928-1068x702.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073928-639x420.jpg 639w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</figure>



<p><strong>Geçmişten Bugüne Ruhani Arayışlar ve Aile Kayıpları</strong></p>



<p>Nicole Kidman, geçmişte de ruhani ve derin meselelere olan ilgisiyle biliniyordu; ünlü oyuncu, hayatın anlamı ve ölüm üzerine daha önce de çeşitli meditasyon ve içsel yolculuk çalışmalarına ilgi göstermişti. Kidman’ın ailesine olan bağlılığı ve yaşadığı kayıplar, bu ilgisini zamanla daha profesyonel bir arayışa dönüştürmüştü. Özellikle 2014 yılında babası Antony Kidman’ın ani ölümü, oyuncuyu büyük bir sarsıntıya uğratmıştı. Annesi Janelle ise babasının ölümünden sonra Nicole Kidman için en önemli hayat rehberi ve sığınak olmuştu. Annesinin vefatıyla birlikte bu derin bağı kaybeden Kidman, yaşadığı bu kişisel yas sürecini başkalarına yardım ederek anlamlandırmaya karar vermişti.</p>



<p><strong>Ölüm Rehberliği Nedir?</strong></p>



<p>Modern anlamda &#8220;ölüm rehberi&#8221; kavramı, özellikle 2000&#8217;li yılların başından itibaren palyatif bakımın bir parçası olarak popülerlik kazanmaya başladı. Tıbbi bir müdahalede bulunmayan bu rehberler, terminal dönemdeki hastalara ve ailelerine duygusal, pratik ve ruhani destek sunarlar. Ölüm rehberleri, kişinin son günlerinde yanında refakat ederek huzurlu bir ortamın oluşmasına yardımcı olur, zor konuşmaları kolaylaştırır ve veda sürecinin daha saygın ve az sancılı geçmesini sağlarlar. Uzmanlar, tıbbın sadece fiziksel acıya odaklandığı noktada, ölüm rehberlerinin &#8220;insani ve manevi&#8221; bir köprü kurduğunu belirtmektedir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>🎥 SÖYLEŞİ /Şerivan TUTUŞ/ Sanatçı, Resim &#038; Müzik {Music To Color}</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/05/03/%f0%9f%8e%a5-soylesi-serivan-tutus-sanatci-resim-muzik-music-to-color/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 03 May 2026 10:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DOĞA-ÇEVRE]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kent İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Yerel]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik-Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Şerivan Tutuş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=181888</guid>

					<description><![CDATA[&#8220;Ritimle ve katmanlarla çalışıyorum; görsel olanla işitsel olan arasında ortak bir dil kurmaya çalışıyorum&#8220; Göç, hafıza ve kimlik gibi derin temaları müziğinde kendine özgü bir dille işleyen Şerivan Tutuş, sesin yalnızca duyulan değil, hissedilen ve hatırlatan bir alan olduğunu ortaya koyan isimlerden biri. Geleneksel ile çağdaş arasında kurduğu köprü, onun müziğini sadece bir anlatı değil, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>&#8220;<strong>Ritimle ve katmanlarla çalışıyorum; görsel olanla işitsel olan arasında ortak bir dil kurmaya çalışıyorum</strong>&#8220;</p>



<p><em>Göç, hafıza ve kimlik gibi derin temaları müziğinde kendine özgü bir dille işleyen Şerivan Tutuş, sesin yalnızca duyulan değil, hissedilen ve hatırlatan bir alan olduğunu ortaya koyan isimlerden biri. Geleneksel ile çağdaş arasında kurduğu köprü, onun müziğini sadece bir anlatı değil, aynı zamanda bir deneyime dönüştürüyor. Bu söyleşide Tutuş ile müziğinin beslendiği kaynakları, üretim sürecini ve sesin hafızayla kurduğu bağı konuştuk.</em></p>



<p><em>Son serginiz “Zamanın Döngüsünde: Göç, Kimlik ve Hafıza” temalı kişisel resim sergisi Viyana’da görücüye çıktı. Viyana, tarih boyunca hem yoğun göç almış hem de klasik müziğin kalbi sayılan bir şehir. Bu serginin Viyana’da izleyiciyle buluşuyor olmasının, eserlerin izleyici üzerindeki yankısını nasıl değiştireceğini öngörüyorsunuz?</em></p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-3 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="683" height="775" data-id="181889" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073434.jpg" alt="" class="wp-image-181889" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073434.jpg 683w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073434-264x300.jpg 264w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073434-370x420.jpg 370w" sizes="(max-width: 683px) 100vw, 683px" /></figure>
</figure>



<p>Bence Viyana’da sergilenmek bu işlerin anlam katmanlarını doğal olarak derinleştiriyor. Çünkü burası sadece estetik bir başkent değil; aynı zamanda göçün, sürgünün ve aidiyet arayışının güçlü bir hafızasını taşıyor. Bu yüzden “göç, kimlik ve hafıza” temaları izleyiciye daha doğrudan temas ediyor. Benim için bu işler sadece kişisel bir hikâye değil, ortak bir hafızaya dokunma çabası. İzleyici kendi deneyimiyle bu kırılmaları ve yeniden kurma hâlini eşleştirebiliyor; işler daha çok hissedilen bir şeye dönüşüyor. Bir yandan da Viyana’nın klasik müzikle kurduğu bağ benim için önemli. Sergide Wolfgang Amadeus Mozart’a da bu yüzden yer verdim. Resimlerimde zaten ritimle ve katmanlarla çalışıyorum; görsel olanla işitsel olan arasında ortak bir dil kurmaya çalışıyorum. Bu yüzden burada sergi, benim için sadece bir mekân değişikliği değil; işlerin başka bir hafıza içinde yeniden yankılanması gibi.</p>



<figure class="wp-block-video"><video controls src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073440.mp4"></video></figure>



<p><em>Sergi kataloğunda <strong>Fazıl Say’ın</strong> önsözünde sizi “genç ressam” olarak üretkenliğiniz, hayal gücünüz ve ritmik derinliğinizle övdü. Bu değerlendirmeyi okuduğunuzda neler hissettiniz? Say’ın kendi müziğinizle kurduğu paralellik size ne kattı?</em></p>



<p>Fazıl Say’ın böyle bir metin yazması benim için hem çok değerli hem de içsel olarak sorgulayıcı bir şeydi. Okuduğumda sadece mutlu olmadım; aynı zamanda yaptığım şeyin sorumluluğunu daha derinden hissettim. Onun müziğini dinlediğimde bende hep bir yol hissi açılıyor. Tek bir duyguya ait olmayan, katman katman genişleyen bir alan… sanki renkler çoğalıyor ve ben o çoğalmanın içinde yönümü arıyorum. Resimlerimde de aslında o hâlin izini sürüyorum; bir duyguyu anlatmaktan çok, onun içindeki hareketi yakalamaya çalışıyorum. Beni en çok etkileyen tarafı ise şu: Ürettiği şeyi sadece ortaya koymuyor, onu yaşıyor. Ve o yaşantı, eserin içine siniyor. Burada benim için önemli olan şey teknikten önce etik bir meseleye dönüşüyor: emek, süreklilik ve dürüstlük. Çünkü bir işin gücü bazen ne söylediğinde değil ne kadar sahici olduğunda saklı. Bu paralellik bana şunu hatırlattı: Sanat bir sonuç değil, bir süreç. Ve o süreçte kurduğun ilişki — kendinle, zamanla, emekle — aslında eserin gerçek hafızasını oluşturuyor.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-4 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="720" height="821" data-id="181891" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073438.jpg" alt="" class="wp-image-181891" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073438.jpg 720w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073438-263x300.jpg 263w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073438-696x794.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073438-368x420.jpg 368w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></figure>
</figure>



<p> <em>Eserlerinizde su imgesini &#8220;akışkan kimliğin sembolü&#8221; olarak kullanıyorsunuz. Suyun şeffaflığı ve tortu bırakma özelliği, hafızanın kırılgan yapısını anlatırken size teknik olarak nasıl bir özgürlük tanıyor?</em></p>



<p>Ben suyu akışkan kimliğin görsel karşılığı olarak kullanıyorum çünkü göç ve hafıza temalarıyla doğrudan ilişkili. Su gibi akışkan, bazen berrak bazen tortulu… Tıpkı göç sırasında kimliğin, belleğin ve deneyimlerin katman katman birikmesi gibi. Teknik olarak da bana özgürlük veriyor. Su her zaman kontrol edilemez; yayılır, iz bırakır, bazen beklemediğim yolları seçer. Şeffaflığı sayesinde birden çok katmanı aynı anda gösterebiliyorum; tortu bırakması ise kaybolan, geride kalan izleri sembolize ediyor.</p>



<p> “<em>İnsan bir yerden başka bir yere sadece bedenen gitmez; belleğini, dilini ve sesini de taşır” diyorsunuz. Kendi hayatınızda ve Diyarbakır kökenlerinizde bu cümle nasıl bir yankı buluyor? Bu sorudan hareketle de sizi kısaca tanıyabilir miyiz?</em></p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-5 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="720" height="710" data-id="181892" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073436.jpg" alt="" class="wp-image-181892" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073436.jpg 720w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073436-300x296.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073436-696x686.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073436-426x420.jpg 426w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></figure>
</figure>



<p>Kısaca kendimden bahsedersem: 1993 Diyarbakır doğumluyum. Çocukluğumdan beri olmak istediğim meslek yönetmenlikti; bu yüzden Akdeniz Üniversitesi’nde iletişim okudum. Sanat tarihi eğitimi aldıktan sonra resme yöneldim ve hikâyelerimi renklerle anlatabildiğimi fark ettim. Böyle başladı resim yolculuğum. Yolda ilerlerken bir arkadaşımın dinlemem için gönderdiği Eleni Karaindrou’nun, Ulysses’ Gaze için yaptığı albümü ilk dinlediğimde adeta kitlendim. Sadece fırça ve tuvali elime alıp ne üreteceğimi bilmeden çalışmaya başladım. Sonrasında ortaya çıkan şey hem şaşırttı hem ürküttü beni. Filmi izlediğimde, aslında filme ait birçok sahneyi yansıttığımı fark ettim; bunu tamamen şarkının bende uyandırdığı duygularla yapmıştım. O gün anladım ki şarkılara artık daha derinden bakmam gerekiyor. O zamandan beri resmettiğim şarkıları özel olarak seçiyorum; bir derdi, bir hikayesi olan ve yolda beraber yürüyebileceğim eserlerle çalışıyorum. Çalışmalarımda göç, kimlik ve hafıza temalarını işliyorum ve resim, müzik, performansı bir araya getiren bir dil kuruyorum. Türkiye’nin yanı sıra İspanya, Portekiz, İsveç ve Viyana’da sergiler açtım, performanslar ve atölyeler gerçekleştirdim. Bütün bunların merkezinde hep insanın kendi hikâyesiyle, geçmişiyle ve kimliğiyle kurduğu ilişki var.</p>



<p><em>Sanatsal manifestonuzda “sanat, kolektif hafızada silinmiş veya bastırılmış olanın yankısıdır” diyorsunuz. Bu sergiyle izleyiciyi “göçü yalnızca kayıp değil, zaman içinde yeniden yazılan bir varoluş biçimi” olarak düşünmeye davet ediyorsunuz. Sanatın “hatırlama ve iyileşme” işlevine olan inancınız bugün hâlâ aynı mı?</em></p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-6 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="683" height="1024" data-id="181893" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073427-683x1024.jpg" alt="" class="wp-image-181893" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073427-683x1024.jpg 683w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073427-200x300.jpg 200w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073427-768x1152.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073427-696x1044.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073427-280x420.jpg 280w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073427.jpg 1024w" sizes="(max-width: 683px) 100vw, 683px" /></figure>
</figure>



<p>Evet, inancım hâlâ aynı. Sanat benim için sadece bir ifade aracı değil; kaybolanları hatırlamak, unutulanla yüzleşmek ve bir şekilde iyileşmek için bir yol. Göç ve kimlik temalarını işlerken izleyiciyi de kendi hafızasıyla, kayıpları ve yeniden kurma süreçleriyle buluşturmaya çalışıyorum.</p>



<p><em>Müzik sizin için “eşlik eden unsur değil, zamanı büken düşünsel bir alan”. Bir şarkıyı tuvale aktarırken teknik olarak nasıl ilerliyorsunuz? Renk, kompozisyon ve katmanlaşma kararlarınızı ne belirliyor?</em></p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-7 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="768" height="1024" data-id="181894" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073429-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-181894" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073429-768x1024.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073429-225x300.jpg 225w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073429-1152x1536.jpg 1152w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073429-696x928.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073429-1068x1424.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073429-315x420.jpg 315w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073429.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>
</figure>



<p>Benim için müzik, sadece eşlik eden bir unsur değil; zamanı büken, düşünsel bir alan. Bir şarkıyı tuvale aktarırken önce renkleri görüyorum, sonra o renkleri tuvale taşırken şarkının beni götürdüğü yolda ilerliyorum. Kompozisyon ve katmanlar, müziğin ritmi ve duygusuna göre şekilleniyor. Müzisyenler enstrümanlarıyla çalarken, benim enstrümanım paletim; müziğin enerjisini ve duygusunu tuvale aktarıyorum. Sahne performanslarımda—çocuklarla yaptığım interaktif projeler, senfoni orkestraları veya özel konserlerde—bu ilişki canlı bir deneyime dönüşüyor ve her resme performansın ritmini taşıyor.</p>



<p><em>Türkiye, İspanya, Portekiz ve İsveç gibi farklı coğrafyalarda sergiler açtınız. Bu farklı kültürlerin &#8220;göç&#8221; ve &#8220;aidiyet&#8221; kavramlarına bakışı, sizin sanatsal dilinizi yıllar içinde nasıl evriltti?</em></p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-8 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="685" data-id="181895" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073428-1024x685.jpg" alt="" class="wp-image-181895" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073428-1024x685.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073428-300x201.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073428-768x514.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073428-696x466.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073428-1068x715.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073428-627x420.jpg 627w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073428.jpg 1116w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</figure>



<p>Farklı coğrafyalarda, Türkiye’den İspanya’ya, Portekiz’den İsveç’e uzanan sergiler bana tek bir bakış açısı öğretmedi; her kültürün göç ve aidiyete verdiği karşılık, kendi sanatsal dilimi zenginleştirdi. Bir ülkede göç bir hafıza yarasıdır, bir diğerinde bir kimlik devinimi… Her izleyici farklı bir hikâyeyle geliyor ve bu bana, göçün sadece tek bir anlatısı olmadığını gösterdi. Bu çeşitlilik, resimlerimin ritmini, renk paletini ve boş alanlarla dolu hâllerini etkiledi; çünkü her kültür göçü farklı bir duyguyla hissediyor ve buna göre resimlerimde yeni bir “nefes” buluyorum.</p>



<p><em>Bu sergiyle “zamanın döngüsünde” göçü “kayıp değil, sürekli yeniden yazılan varoluş” olarak yeniden tanımladınız. Bir sonraki projelerinizde bu döngüyü nasıl devam ettirmeyi düşünüyorsunuz?</em></p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-9 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="786" data-id="181896" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073411-1024x786.jpg" alt="" class="wp-image-181896" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073411-1024x786.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073411-300x230.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073411-768x589.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073411-1536x1179.jpg 1536w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073411-80x60.jpg 80w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073411-696x534.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073411-1068x820.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073411-547x420.jpg 547w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073411.jpg 1600w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</figure>



<p>Bir sonraki projelerde de göçün, kimlik ve hafızanın döngüsünü görsel olarak keşfetmeye devam edeceğim. Ama bu kez mekânın hafızasına daha derinlemesine eğilmek istiyorum: her yerin kendi geçmişi, izleri ve sessiz anlatıları var. Amacım, izleyiciyi sadece renk ve ritim aracılığıyla zamanın sürekli tekrar eden akışına taşımak değil; aynı zamanda mekânın kendi hafızasıyla buluşturmak ve döngüyü onunla birlikte çoğaltmak. Böylece her iş hem zamana hem mekâna dokunan bir deneyim hâline geliyor.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-10 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="566" data-id="181897" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073413-1024x566.jpg" alt="" class="wp-image-181897" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073413-1024x566.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073413-300x166.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073413-768x425.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073413-696x385.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073413-1068x591.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073413-760x420.jpg 760w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073413.jpg 1170w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</figure>



<p><em>Klasikleşen bir sorum var onu size de sormak istiyorum. Elinizde sihirli bir değnek olsaydı dünyada ya da hayatınızda neyi değiştirmek isterdiniz?</em></p>



<p>Elimde sihirli bir değnek olsaydı, insanların kendi geçmişlerini, kayıplarını ve unutulan dillerini, renklerini bir nebze olsun yeniden görebileceği bir yol açardım. Sadece hafifletmek değil; yaşadıklarının izlerini fark etmelerini, onlarla yüzleşip yollarına devam etmelerini sağlamak isterdim. Tıpkı bir resimdeki katmanlar gibi, hayatın kırılmaları da okunabilir, hissedilebilir olmalı; o zaman hem kendi hikâyeleri hem de birlikte yaşadığımız dünya biraz daha anlaşılır bir hâl alır.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		<enclosure url="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073440.mp4" length="4341812" type="video/mp4" />

			</item>
		<item>
		<title>Cengiz ERDİL;              BU 1 MAYIS’TA DA “HAYALLER PARİS HAYATIMIZ SOMALİ”</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/05/02/cengiz-erdil-bu-1-mayista-da-hayaller-paris-hayatimiz-somali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 02 May 2026 10:31:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Cengiz ERDİL]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kent İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Yerel]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=181879</guid>

					<description><![CDATA[Eski-yeni tartışmalarını hiç sevmem, her dönemi tarihsel gerçekçiliği içinde değerlendirmekten yanayım. Şimdi “Yeni Türkiye”&#160; gibi saçma sapan bir slogan uyduranlara itirazımızı bir kenara not edelim. Mesela 1923-1938 yılları arasındaki devrim ve kalkınma heyecanını yaşayanlara sonsuz minnettarlığımız var. İstediğin kadar paralı otoyol, tünel, havalimanı yap… Sen; o yıllarda atılan temelin üstünde yükselip gidiyorsun.Ve de şu güzelim [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Eski-yeni tartışmalarını hiç sevmem, her dönemi tarihsel gerçekçiliği içinde değerlendirmekten yanayım. Şimdi “Yeni Türkiye”&nbsp; gibi saçma sapan bir slogan uyduranlara itirazımızı bir kenara not edelim. Mesela 1923-1938 yılları arasındaki devrim ve kalkınma heyecanını yaşayanlara sonsuz minnettarlığımız var. İstediğin kadar paralı otoyol, tünel, havalimanı yap… Sen; o yıllarda atılan temelin üstünde yükselip gidiyorsun.Ve de şu güzelim toprakların o kadar çok sorunu var ki; bu sorunların bunca yıldır birikmesine kimler göz yumdu? Gençler artık kimin emek ve halktan yana olduğunu sorgulamasının zamanı geldi de geçiyor.</p>



<p>Dünya emekçileri ise savaşlar, devlet başkanlarına uzanan adam kaçırmalar, Ortadoğu’da görülmemiş katliamlarla 1 Mayıs’ı karşıladı. Yeni dedik ya;&nbsp; Yeni Dünya Düzeninin havasına girip Yeni Türkiye sloganına kapılananların, dünyada devlet eliyle eşkıyalığın nerelere ulaştığını, herhalde son Latin Amerika operasyonları ve İran savaşıyla görüyorlardır.&nbsp;</p>



<p>Yenilikleri destekleyeceğiz, öğrenmeye çalışacağız… Ancak itirazlarımızı eleştirilerimizi de yapacağız.</p>



<p>Nazım Hikmet’in “Ben ölen babamdan ileri, doğacak çocuğumdan geriyim.” Dizesini unutmadan; yeninin yol açtığı korkunç yabancılaşma çilesinden notlar çıkaralım.&nbsp; Çok var ama şu emeğe boyanan 2026’nın da 1 MAYIS’ında benim üzerinde duracağım kavram “Mutluluk” olsun.</p>



<p>Mutsuzluğun nedenini kimse ruhlar aleminde aramasın!&nbsp; Maddiyat meselesi… Ama öyle çok değil! Aç açıkta kalmayayım, çocuğum iyi eğitim alsın, işim gücüm olsun, eh bir de kısacık bir tatil iyi gider, insanımızın tüm beklentisi bu.</p>



<p><strong>GENÇLERİN OMUZLARINDA O KADAR YÜK VAR Kİ…</strong></p>



<p>Gençlerin popüler hale getirdiği “Hayaller Paris, Hayatımız Somali” adlı rap şarkı her şeyi anlatıyor. Artık işin bilimsel yanı da var.&nbsp; Dünya Mutluluk Raporu diye bir belge hazırlanıyor. Türkiye bu raporlarda artık son sıralarda.&nbsp; Rapor, kişi başına düşen gelir, sosyal destek, sağlıklı yaşam beklentisi, özgürlük, cömertlik ve yolsuzluk algısı gibi faktörlere dayanarak ülkeleri sıralıyor.</p>



<p>2024 Dünya Mutluluk Raporu&#8217;nda Türkiye, 156 ülke arasında 99. sırada yer aldı. 2023 raporunda ise 137 ülke arasında 106. sıradaydı.</p>



<p>İstatistik kurumu da 2024 Yaşam Memnuniyeti Araştırması yapmış. Buna göre, mutlu olduğunu belirten bireylerin oranı 2023’te yüzde 52,7 iken 2024’te yüzde 49,6’ya düştü. Devlete göre bile halkın yarısı mutsuz…</p>



<p>Mutluluğun resmini de arayan pek kalmadı. Mutlu azınlığın resmi zaten her yerde!</p>



<p>Cengiz ERDİL</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tülay Özer hayatını kaybetti</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/05/01/tulay-ozer-hayatini-kaybetti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 May 2026 18:54:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kent İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Yerel]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik-Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Tülay Özer]]></category>
		<category><![CDATA[Zeynep Nurten Uzer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=181868</guid>

					<description><![CDATA[Türk Pop Müzik sanatçısı Tülay Özer hayatını kaybetti. 79 yaşında ölen Tülay Özer böbrek yetmezliğinden tedavi görüyordu. 1970&#8217;li yıllarda şarkılarıyla pop müziğe damgasını vuran Tülay Özer şarkıcı Zerrin Özer&#8217;in de ablasıydı. Özer&#8217;in cenazesi yarın öğleyin Zincirlikuyu Mezarlığı Camii&#8217;nde yapılacak törenin ardından aynı yerde toprağa verilecek. Muhasebecilik yaparken müzik kariyerine başlayan ve 1974 yılında &#8216;Gel Artık [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Türk Pop Müzik sanatçısı Tülay Özer hayatını kaybetti. 79 yaşında ölen Tülay Özer böbrek yetmezliğinden tedavi görüyordu.</p>



<p>1970&#8217;li yıllarda şarkılarıyla pop müziğe damgasını vuran Tülay Özer şarkıcı Zerrin Özer&#8217;in de ablasıydı.</p>



<p>Özer&#8217;in cenazesi yarın öğleyin Zincirlikuyu Mezarlığı Camii&#8217;nde yapılacak törenin ardından aynı yerde toprağa verilecek.</p>



<p>Muhasebecilik yaparken müzik kariyerine başlayan ve 1974 yılında &#8216;Gel Artık / Niye Çattın Kaşlarını&#8217;&nbsp; adlı ilk 45’lik plağını çıkaran Tülay Özer 1975 &#8216;te &#8216;İkimiz Bir Fidanız&#8217;&nbsp; şarkısıyla büyük çıkış yakalamıştı.</p>



<p>Ardınsan kardeşi Zerrin Özer de&nbsp; müzik&nbsp; dünyasına adım attı. Abla Özer kardeşinin destekçisiydi.</p>



<p>Haber;Zeynep Nurten UZER</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Banksy Bu Kez Heykel Dikti</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/05/01/banksy-bu-kez-heykel-dikti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 May 2026 10:37:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gözden Kaçmasın]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Banks]]></category>
		<category><![CDATA[heykel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=181856</guid>

					<description><![CDATA[Gizemli sanatçı Banksy, dünya genelinde ses getiren grafitilerinin ardından bu kez Londra’nın kalbine yerleştirdiği heykel çalışmasıyla sanatseverleri şaşırttı. Sokak sanatının kurallarını her seferinde yeniden yazan anonim sanatçının bu son hamlesi, başkentte büyük bir merak uyandırdı. Heykel Gece Yarısı Dikildi Londra’nın merkezindeki işlek bir noktaya yerleştirilen heykel, elinde bayrak sallayan bir erkek figürünü tasvir ediyor. Bronz [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Gizemli sanatçı Banksy, dünya genelinde ses getiren grafitilerinin ardından bu kez Londra’nın kalbine yerleştirdiği heykel çalışmasıyla sanatseverleri şaşırttı. Sokak sanatının kurallarını her seferinde yeniden yazan anonim sanatçının bu son hamlesi, başkentte büyük bir merak uyandırdı.</p>



<p><strong>Heykel Gece Yarısı Dikildi</strong></p>



<p>Londra’nın merkezindeki işlek bir noktaya yerleştirilen heykel, elinde bayrak sallayan bir erkek figürünü tasvir ediyor. Bronz görünümlü bir kaplamaya sahip olan figür, dinamik duruşuyla dikkat çekerken; Banksy’nin imzası, heykelin kaidesinin hemen altına, sanatçının alışılagelmiş şablon (stencil) tarzıyla gizlenmiş bir şekilde yer alıyor. Görgü tanıkları ve güvenlik kamerası kayıtlarına dayandırılan bilgilere göre, heykelin gece yarısı operasyonuyla, yüksek görünürlüklü yelek giyen ve kendilerini belediye işçisi gibi tanıtan profesyonel bir ekip tarafından kısa sürede monte edildiği tahmin ediliyor.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-11 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="683" data-id="181857" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073210-1024x683.jpg" alt="" class="wp-image-181857" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073210-1024x683.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073210-300x200.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073210-768x512.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073210-1536x1025.jpg 1536w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073210-696x464.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073210-1068x713.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073210-630x420.jpg 630w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073210.jpg 1920w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</figure>



<p><strong>Esere Dair Yorumlar</strong></p>



<p>Figürün elindeki bayrağı sallama biçimi ve yüzündeki ifade, sanat eleştirmenleri tarafından farklı biçimlerde yorumlanıyor. Bazı uzmanlar bu çalışmayı, ulusal kimlik kavramına ve milliyetçiliğin modern dünyadaki yerine bir eleştiri olarak görürken; bazıları ise bayrağın üzerindeki detaylardan yola çıkarak eserin küresel protesto kültürüne ve sivil direnişe selam gönderdiğini savunuyor. Banksy&#8217;nin her eserinde olduğu gibi, bu heykelin de toplumsal kutuplaşmalara ayna tuttuğu ifade ediliyor.</p>



<p><strong>Geçmişten Günümüze Banksy: Üç Boyutlu Çalışmalar ve Kimlik Arayışı</strong></p>



<p>Banksy aslında heykel formuna yabancı bir isim değil. Sanatçı, 2005 yılında British Museum’a gizlice yerleştirdiği &#8220;Mağara Adamı ve Alışveriş Arabası&#8221; figürlü taş çalışmasıyla bu alandaki ilk büyük yankısını uyandırmıştı. 2015 yılında kurduğu &#8220;Dismaland&#8221; temalı parkta ise bozulmuş ve distopik Disney figürlerinden oluşan pek çok üç boyutlu esere yer vermişti. Yine 2017 yılında Beytüllahim&#8217;de açtığı &#8220;Walled Off Hotel&#8221; projesinde de çeşitli yerleştirme ve heykel tasarımları kullanmışti.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-12 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="683" data-id="181858" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073211-1024x683.jpg" alt="" class="wp-image-181858" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073211-1024x683.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073211-300x200.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073211-768x512.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073211-1536x1024.jpg 1536w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073211-2048x1366.jpg 2048w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073211-696x464.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073211-1068x712.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073211-630x420.jpg 630w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</figure>



<p><strong>Banksy&#8217;nin Filistin Batı Şeria&#8217;daki 3 boyutlu çalışması</strong>.&nbsp;</p>



<p>Sanatçının kimliğiyle ilgili gizem ise yıllardır süregelen davalar ve teorilerle canlılığını korumuştu. Özellikle 2024 ve 2025 yıllarında Banksy&#8217;nin gerçek isminin bir hukuk mücadelesi sırasında açıklanmak zorunda kalabileceğine dair iddialar ortaya atılmıştı. Hatta bazı mahkeme kayıtlarında Bristol kökenli Robin Gunningham isminin üzerinde durulmuş, ancak sanatçı cephesinden bu konuda hiçbir zaman resmi bir teyit gelmemişti.</p>



<p><strong>Londra Yetkilileri Kaçak Yerleştirilen Eseri Ne Yapacak?</strong></p>



<p>Londra polisi ve belediye yetkilileri heykelin kaldırılıp kaldırılmayacağı konusunda henüz net bir açıklama yapmadı. Ancak her zaman olduğu gibi, Banksy hayranları eserin sergilendiği noktaya akın ederek fotoğraflar çekmeye başladı. Sanatçı, eserin kendisine ait olduğunu sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı kısa bir paylaşımla doğrularken, çalışmanın adı veya amacı hakkında derinlemesine bir açıklama yapmaktan kaçındı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Coşkun KARTAL;            1 MAYIS BAHAR BAYRAMINI BİTİREN TİYATRO OYUNU!</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/05/01/coskun-kartal-1-mayis-bahar-bayramini-bitiren-tiyatro-oyunu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 May 2026 10:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Coşkun KARTAL]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kent İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Yerel]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik-Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[1 Mayıs]]></category>
		<category><![CDATA[coşkun Kartal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=181845</guid>

					<description><![CDATA[1 Mayıs İşçinin Emekçinin Bayramı bağzıları dışında herkese kutlu olsun! O “bağzıları” kim olduklarını iyi bilirler doğrusu ! Kimin adına hareket ettiklerini de iyi bilirler! 1 Mayıslar bütün dünyada işçi bayramı olarak kutlanırken , bizdeki “azılı komünistler” zinhar kutlayamasın diye asırlık bayramın adını bahar bayramı yapmışlar, o günlerde işçilerin toplu halde çalıştığı fabrikaları, üniversiteden ilk [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>1 Mayıs İşçinin Emekçinin Bayramı bağzıları dışında herkese kutlu olsun!</p>



<p>O “bağzıları” kim olduklarını iyi bilirler doğrusu !</p>



<p>Kimin adına hareket ettiklerini de iyi bilirler!</p>



<p>1 Mayıslar bütün dünyada işçi bayramı olarak kutlanırken , bizdeki “azılı komünistler” zinhar kutlayamasın diye asırlık bayramın adını bahar bayramı yapmışlar, o günlerde işçilerin toplu halde çalıştığı fabrikaları, üniversiteden ilk okula tüm okulları <strong>baharı</strong> kutlasınlar diye tatil etmişlerdi.</p>



<p>Üstelik, poliste kaydı olan o azılı komünistlerin pikniğe gidip baharı kutlayacaklarından emin olamadıkları için, kendilerine&nbsp; “tedbir amaçlı gözaltı” uygulanırdı.</p>



<p>“Tedbir”, güzelim baharın kıymetini bilmeyen okumuş yazmış aydınların ve sömürüye karşı gözünü açan işçilerin 30 Nisan akşamından 2 Mayıs sabahına kadar göz altında tutulmalarından ibaretti.</p>



<p>Tanıdığım bir terzi Muhsin abi vardı; her “tevkifat”ta içeriye alınan “azılı” yurttaşlarımızdan!</p>



<p>O da&nbsp; “tedbir amaçlı göz altı” olayını birkaç kez yaşamıştı.Sonra yaşlanınca, artık bu azılı komünistlik falan yapamaz diye fazla ilgilenmez olmuşlardı.</p>



<p>Kimi zaman küçük, salaş dükkanına takılır, çay içip&nbsp; muhabbet ederdik.</p>



<p>Arkadaşlarıyla 1 Mayıslarda iki gün emniyette konuk edilmelerinden söz ederken, burnunun üzerine indirdiği yakın gözlüğüyle bir yandan dikişini diker, ara sıra gözlerini bize doğru devirerek,</p>



<p>“Bütün bunlar sınıfsal çocuklar, sınıfsal!” derdi.</p>



<p>Işıklar içinde uyusun terzi Muhsin abi; kendisine kutlamayı çok gördükleri tüm işçi bayramlarını kutlanmış saysın yıldızlardaki yoldaşlarıyla birlikte!</p>



<p>Mesele, tam da onun dediği gibi,1 Mayıs’ın ortaya çıktığı 150 yıldan beri, her zaman, her yerde sınıfsalmış gerçekten.</p>



<p>İşçinin emekçinin bayramını, “pikniğe gidip eğlensinler” bahanesiyle bahar bayramına çevirip sahteleştirmeleri de sınıfsalmış.</p>



<p>Fabrikaları, kalabalık kadrolu iş yerlerini sahte bahar bayramında tatil edip, o günün yevmiyesini ödemeyecek kadar aç gözlülük yapmaları da Z kuşağının ifade biçimiyle “sınıfsallığın” dibiymiş !</p>



<p>Zaten ben bir kişinin bile diğerine “bahar bayramın kutlu olsun” dediğine tanık olmadım doğrusu.</p>



<p>Ancak bugün her medya platformu 1 Mayıs işçi bayramıyla, soldan, sağdan kutlamalarla dolup taşıyor!</p>



<p>Bayramın adını yasaklamalar, yargısız, suçsuz iki günlük tutukluluklar , sınıfsal askeri darbeler yetmedi insanları zapt-ü rapt altına almaya.</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;* &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; *&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; *</p>



<p>Ülkemizde işçi bayramı henüz insanlara bahar bayramı diye yutturulmaya çalışıyorken, <strong>Ankara Sanat</strong> <strong>Tiyatrosu</strong> küçük salonunda Maksim Gorki’nin “<strong>Ana</strong>” adlı oyununu sahneye koymuştu.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-13 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="720" height="960" data-id="181850" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073189.jpg" alt="" class="wp-image-181850" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073189.jpg 720w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073189-225x300.jpg 225w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073189-696x928.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073189-315x420.jpg 315w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></figure>
</figure>



<p>Yıl <strong>1974</strong>’tü.</p>



<p>Oyunun bir sahnesinde, işçilerin yürüyüş yaparken söylediği marşı o gün birkaç yüz izleyici dışında bilen yoktu!</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-14 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="697" height="481" data-id="181848" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073192.jpg" alt="" class="wp-image-181848" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073192.jpg 697w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073192-300x207.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073192-100x70.jpg 100w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073192-218x150.jpg 218w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073192-609x420.jpg 609w" sizes="(max-width: 697px) 100vw, 697px" /></figure>
</figure>



<p>Beste <strong>Sarper Özsan’a</strong> aitti.</p>



<p>Söyleyen <strong>Jale Aylanç, Meral Niron, Rana Cabbar</strong> gibi bir kısmıyla sonradan arkadaş olacağım oyunculardı.</p>



<p>Oyun çok tutmuş, izleyen çoğu üniversite gençlerinin diline bu marş takılmaya başlamıştı.</p>



<p>Ana oyunu, turnelerde de bir çok yerde sahnelenmiş, marş gittiği her yerde insanların diline yerleşmişti.</p>



<p>“Günlerin bugün getirdiği, baskı zulüm ve kandır,</p>



<p>Ancak bu böyle gitmez,</p>



<p>Sömürü devam etmez” diye akıp giden sözler, müziğin ritmi, zamanın devrimci ruhuna uygun biçimde yığınları coşturuyordu.</p>



<p>Aslında, AST’ın , o günlerde sahnede bu sözleri haykıran&nbsp; kahraman oyuncuları, bu marşı yayarak bahar bayramı sahteciliğini ortadan kaldırıp gerçeği tüm “sınıflara” haykırmışlardı:</p>



<p>“1 Mayıs, 1 Mayıs, işçinin emekçinin bayramı</p>



<p>Devrimin şanlı yolunda</p>



<p>İlerleyen halkın bayramı!”</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-15 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="720" height="480" data-id="181851" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073194.jpg" alt="" class="wp-image-181851" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073194.jpg 720w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073194-300x200.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073194-696x464.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/05/1000073194-630x420.jpg 630w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></figure>
</figure>



<p>Evet, 1974 yılında , küçük bir tiyatro salonunda Bahar bayramı kandırmacasına son verilip işçi bayramı halk nezdinde yerli yerine kondu.</p>



<p>Lakin, ondan sonra 1 Mayıs’ı meydanlarda yığınsal olarak kutlayanlara yönelik kanlı saldırılar başladı.</p>



<p>Soğuk savaş sona erip komünizm serbest bırakıldıktan sonra bile, 1 Mayıs düşmanlığı kimi çevrelerde bitmek bilmedi.</p>



<p>Hala, işçi bayramını isteyen istediği yerde, kimseye zarar vermeden, yalnızca iyi bir yaşam taleplerini dile getirerek kutlayamıyor!</p>



<p>AST’ın destanlaşan marşının sonraki dizeleri ise geçerliliğini koruyor.</p>



<p>“Ancak bu böyle gitmez,</p>



<p>Sömürü devam etmez,</p>



<p>Yepyeni bir hayat filizlenir</p>



<p>Bizde ve ülkelerde!”</p>



<p>COŞKUN <strong>KARTAL</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
