<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Eğitim &#8211; Kent Ekranı</title>
	<atom:link href="https://www.kentekrani.com/category/egitim/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.kentekrani.com</link>
	<description>&#039;&#039;Kent Aynasından Türkiye&#039;&#039;</description>
	<lastBuildDate>Fri, 12 Jun 2026 13:09:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.5</generator>

<image>
	<url>https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2024/11/cropped-kentlogo-512x512-1-32x32.jpg</url>
	<title>Eğitim &#8211; Kent Ekranı</title>
	<link>https://www.kentekrani.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İlker DUMAN;  🎥   İnanç mı, Yalnızlık mı? Saint Maud’un Rahatsız Edici Sessizliği</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/06/13/ilker-duman-%f0%9f%8e%a5-inanc-mi-yalnizlik-mi-saint-maudun-rahatsiz-edici-sessizligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Jun 2026 11:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[10Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Gözden Kaçmasın]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Hüseyin İlker DUMAN]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[Saint Maud]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=183407</guid>

					<description><![CDATA[Korku sineması denildiğinde akla genellikle karanlık koridorlar, ani sıçratmalar, doğaüstü varlıklar ve yüksek ses efektleri gelir. Ancak bazı filmler vardır ki korkuyu seyircinin karşısına çıkarmak yerine onun zihnine yerleştirir. Rose Glass’ın ilk uzun metraj filmi Saint Maud tam olarak bunu yapan yapımlardan biri. IMDb’de 6,7 puana sahip olan film, yüzeyde dini bir hikâye anlatıyor gibi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Korku</strong> sineması denildiğinde akla genellikle karanlık koridorlar, ani sıçratmalar, doğaüstü varlıklar ve yüksek ses efektleri gelir. Ancak bazı filmler vardır ki korkuyu seyircinin karşısına çıkarmak yerine onun zihnine yerleştirir. <strong>Rose Glass’ın</strong> ilk uzun metraj filmi <strong>Saint Maud</strong> tam olarak bunu yapan yapımlardan biri.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-1 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1024" height="1024" data-id="183408" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083449-1024x1024.jpg" alt="" class="wp-image-183408" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083449-1024x1024.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083449-300x300.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083449-150x150.jpg 150w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083449-768x768.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083449-1536x1536.jpg 1536w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083449-696x696.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083449-1068x1068.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083449-420x420.jpg 420w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083449.jpg 1920w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</figure>



<p>IMDb’de 6,7 puana sahip olan film, yüzeyde dini bir hikâye anlatıyor gibi görünse de özünde yalnızlık, suçluluk, aidiyet arayışı ve zihinsel çözülme üzerine kurulu güçlü bir karakter çalışması sunuyor.</p>



<p>Film, geçmişinde yaşadığı travmatik bir olayın ardından dine yönelen genç bakıcı <strong>Maud’un</strong> hikâyesini takip ediyor. Ölümcül bir hastalığa yakalanan <strong>Amanda’nın</strong> bakımını üstlenen Maud, zamanla onu kurtarmanın kendi görevi olduğuna inanmaya başlıyor. Ancak bu noktadan sonra film, bir insanın başkasını kurtarma çabasından çok kendi içindeki boşluğu doldurma mücadelesine dönüşüyor.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-2 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="768" height="495" data-id="183412" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083421.jpg" alt="" class="wp-image-183412" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083421.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083421-300x193.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083421-696x449.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083421-652x420.jpg 652w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>
</figure>



<p>Saint Maud‘un en dikkat çekici yanı, klasik korku sinemasının alışkanlıklarını büyük ölçüde reddetmesi. Filmde seyirciyi koltuğundan sıçratacak sahneler yok denecek kadar az. Kamera sürekli olarak Maud’un dünyasına odaklanıyor ve korku, dışarıdaki bir tehditten değil, karakterin zihninde büyüyen düşüncelerden doğuyor. Bu nedenle film izlenirken hissedilen duygu korkudan çok huzursuzluk. Seyirci, Maud’un yaşadıklarının ne kadarının gerçek, ne kadarının kendi zihninin ürünü olduğunu sorgulamaya başlıyor.</p>



<figure class="wp-block-video"><video controls src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083413.mp4"></video></figure>



<p>Bu noktada filmin başarısında en büyük paylardan biri başrol oyuncusu <strong>Morfydd Clark’a </strong>ait. Clark, Maud karakterine yalnızca bir performans vermiyor; adeta karakterin içine yerleşiyor. Sessizliklerde, bakışlarda ve en küçük mimiklerde bile karakterin iç dünyasını hissettirebiliyor. Özellikle inancı ile gerçeklik arasındaki çizginin giderek bulanıklaştığı anlarda sergilediği oyunculuk, filmi sıradan bir psikolojik gerilim olmaktan çıkarıyor. Film boyunca yaşanan gerilimin önemli bir kısmı, Clark’ın seyirciyi karakterin zihnine ikna edebilmesinden kaynaklanıyor.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-3 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="768" height="404" data-id="183414" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083419.jpg" alt="" class="wp-image-183414" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083419.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083419-300x158.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083419-696x366.jpg 696w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>
</figure>



<p>Rose Glass’ın yönetmenliği de ilk film için dikkat çekici bir olgunluk taşıyor. Dar mekânlar, yalnız kadrajlar ve kontrollü kamera kullanımı sayesinde film, Maud’un iç dünyasını görsel olarak da hissettiriyor. Yönetmen, korkuyu göstermek yerine ima etmeyi tercih ediyor. Bu tercih filmin temposunu zaman zaman ağırlaştırsa da atmosferini güçlendiriyor.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-4 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="225" height="336" data-id="183418" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083414.jpg" alt="" class="wp-image-183418" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083414.jpg 225w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083414-201x300.jpg 201w" sizes="(max-width: 225px) 100vw, 225px" /></figure>
</figure>



<p>Elbette Saint Maud herkese hitap eden bir korku filmi değil. Hızlı ilerleyen hikâyelerden veya sürekli gerilim bekleyen seyirciler için fazla yavaş bulunabilir. Ancak karakter odaklı anlatıları sevenler için film oldukça doyurucu bir deneyim sunuyor. Çünkü burada korkunun kaynağı bir canavar ya da lanet değil; insan zihninin karanlıkta bıraktığı düşünceler.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-5 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="768" height="379" data-id="183415" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083420.jpg" alt="" class="wp-image-183415" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083420.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083420-300x148.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083420-324x160.jpg 324w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083420-696x343.jpg 696w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>
</figure>



<p>Filmin finali ise uzun süre hafızadan silinmeyecek kadar etkili. Rose Glass, bütün film boyunca kurduğu gerilimi yalnızca birkaç saniyelik bir görüntüyle zirveye taşıyor ve seyirciyi film bittikten sonra da düşünmeye devam etmeye zorluyor.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-6 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="768" height="515" data-id="183416" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083416.jpg" alt="" class="wp-image-183416" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083416.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083416-300x201.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083416-696x467.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083416-626x420.jpg 626w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>
</figure>



<p>Sonuç olarak Saint Maud, son yılların en dikkat çekici psikolojik korku filmlerinden biri. Klasik korku kalıplarını reddeden yapısı, güçlü atmosferi ve özellikle Morfydd Clark’ın olağanüstü performansı sayesinde türün öne çıkan örnekleri arasında yer alıyor. Korkunun bazen karanlık bir koridorda değil, insanın kendi zihninde saklandığını hatırlatan rahatsız edici ve etkileyici bir film.</p>



<p>İlker <strong>DUMAN</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		<enclosure url="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000083413.mp4" length="6577781" type="video/mp4" />

			</item>
		<item>
		<title>Derya ULUSOY; Dünyanın En Zor Yarışması mı, Yetişkinler İçin Çocuk Parkı mı?</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/06/13/derya-ulusoy-dunyanin-en-zor-yarismasi-mi-yetiskinler-icin-cocuk-parki-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Jun 2026 10:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Derya ULUSOY]]></category>
		<category><![CDATA[DOĞA-ÇEVRE]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Gözden Kaçmasın]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Survivor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=183404</guid>

					<description><![CDATA[Survivor&#8217;ın sunucusu yıllardır aynı cümleyi tekrarlıyor: &#8220;Dünyanın en zor yarışması&#8221; Bu cümleyi o kadar sık duyduk ki artık kimse durup şu soruyu sormuyor: Gerçekten nedir bu kadar zor olan? Sonuçta ekranda gördüğümüz şey, yetişkin insanların parkurlarda koştuğu, topları deliklerden soktuğu, bloklar taşıdığı, denge tahtalarında yürüdüğü ve günün sonunda biraz daha fazla yemek kazanmak için mücadele [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Survivor&#8217;ın</strong> sunucusu yıllardır aynı cümleyi tekrarlıyor:</p>



<p>&#8220;<em>Dünyanın en zor yarışması&#8221;</em></p>



<p>Bu cümleyi o kadar sık duyduk ki artık kimse durup şu soruyu sormuyor:</p>



<p>Gerçekten nedir bu kadar zor olan?</p>



<p>Sonuçta ekranda gördüğümüz şey, yetişkin insanların parkurlarda koştuğu, topları deliklerden soktuğu, bloklar taşıdığı, denge tahtalarında yürüdüğü ve günün sonunda biraz daha fazla yemek kazanmak için mücadele ettiği bir televizyon programı.</p>



<p>Elbette kolay değil.</p>



<p>Açlık var.<br>Yorgunluk var.<br>Fiziksel efor var.</p>



<p>Ama yine de ortada bir olimpiyat yok.</p>



<p><em>Bir bilimsel keşif yok.</em><br><em>Bir kutup seferi yok.</em><br><em>Bir savaş yok.</em></p>



<p>Bir insanın sınırlarını insanlık adına zorladığı büyük bir mücadele yok.</p>



<p>Buna rağmen yıllardır izleyiciye, sanki tarihin en büyük dayanıklılık sınavlarından biri izletiliyormuş gibi davranılıyor.</p>



<p>Oysa çoğu zaman gördüğümüz şey, yetişkin insanların çocuk parkını andıran oyun düzeneklerinde yarışmasından ibaret.</p>



<p>Asıl ilginç olan ise parkurlar değil.</p>



<p>Adada dönenler.</p>



<p>Çünkü Survivor&#8217;ın gerçek içeriği hiçbir zaman yarışmalar değil.</p>



<p><strong>Gerçek içerik;</strong> dedikodu, ittifak, küslük, kıskançlık ve bitmek bilmeyen tartışmalar.</p>



<p>Her sezon aynı sahneler tekrar ediyor:</p>



<p>&#8220;Sen benim adımı neden yazdın?&#8221;<br>&#8220;Ben senin hakkında öyle demedim.&#8221;<br>&#8220;Sen yalancısın.&#8221;<br>&#8220;Hayır, asıl sen yalancısın.&#8221;</p>



<p>Ardından da televizyon tarihinin belki de en tuhaf savunma yöntemi devreye giriyor:</p>



<p>&#8220;Çocuğumun üstüne yemin ederim.&#8221;<br>&#8220;Annemin babamın üstüne yemin ederim.&#8221;<br>&#8220;Sevdiğimin ölüsünün üstüne yemin ederim.&#8221;</p>



<p>Bir reality show izlerken kendinizi bir anda aile meclisinin ortasında buluyorsunuz.</p>



<p>Yarışmacılar birbirlerine kızıyor, barışıyor, yeniden kavga ediyor, yeniden yemin ediyor.</p>



<p>Sonra ertesi gün yeni bir bölüm başlıyor ve aynı sirk en baştan tekrarlanıyor.</p>



<p>Bir süre sonra insan şu soruyu sormadan edemiyor:</p>



<p>Bu program gerçekten hayatta kalmakla mı ilgili, yoksa yalnızca insanların birbirlerine kurdukları entrikalarla mı?</p>



<p>Her ikisi de değil aslında.</p>



<p>Çünkü işin daha ilginç, daha düşündürücü bir yanı var:</p>



<p>Yarışmacıların önemli bir kısmı Survivor&#8217;a katılmayı hayatlarının en büyük hayali olarak anlatıyor.</p>



<p>Bir yarışmacı elenirken gözyaşları içinde:</p>



<p>&#8220;Çocukluğumdan beri hayalimdi.&#8221;</p>



<p>diyebiliyor.</p>



<p>Bunu küçümsemek için söylemiyorum.</p>



<p>Ama yine de insan düşünmeden edemiyor:</p>



<p>Nasıl oldu da bir kuşağın <strong>hayalleri</strong> bu kadar daraldı?</p>



<p><em>Bir zamanlar insanlar kitap yazmayı, keşif yapmayı, sanat üretmeyi, bilim insanı olmayı hayal ederdi.</em></p>



<p>Bugün milyonlarca kişinin önünde bir yarışma programında yer almak, başlı başına bir hedefe dönüşmüş durumda.</p>



<p>Çünkü bu formatlar yalnızca tanınma değil, dikkat ekonomisinin en basit vaadini de satıyor:</p>



<p>Önce görünür ol, sonra bunu paraya çevir.</p>



<p>Aynı şeyi başka reality showlarda da görüyoruz.</p>



<p>Artık birçok kişi için amaç bir işi yapmak değil, o işi televizyonda yapmak.</p>



<p>Yemek yapmak değil.</p>



<p>Yemek <strong>yarışmasına</strong> çıkmak.</p>



<p>Şarkı söylemek değil.</p>



<p>Şarkı <strong>yarışmasına</strong> çıkmak.</p>



<p>Hayatın kendisi değil.</p>



<p>Hayatın <strong>seyirlik</strong> versiyonu.</p>



<p>Reality televizyonun asıl marifeti de burada:</p>



<p>Deneyimi değil, deneyimin vitrinini satıyor.</p>



<p>Survivor bu yüzden sadece bir yarışma değil; çağımızın küçük bir özeti.</p>



<p>Peki bu özet bize ne anlatıyor?</p>



<p>Gerçekten hayatta mı kalmaya çalışıyoruz?</p>



<p>Yoksa yalnızca izlenmeye mi?</p>



<p>Kendi hayatımızda “görünmek” uğruna harcadıklarımız, gerçekten yaşamak için harcadıklarımızdan daha mı fazla?</p>



<p>Çünkü dünyanın en zor yarışması ekranda değil.</p>



<p>Ekran kapandıktan sonra başlıyor.</p>



<p>Derya <strong>ULUSOY</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İBB yurt ücretlerine zam</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/06/12/ibb-yurt-ucretlerine-zam/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Jun 2026 22:00:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kent İstanbul]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=183373</guid>

					<description><![CDATA[İBB Meclisi&#8217;nde, yükseköğrenim öğrenci yurtlarında aylık 2 bin 850 lira olan ücretin yaklaşık yüzde 35 artırılarak 3 bin 840 liraya çıkarılması teklifi kabul etti. Söz konusu zam, 1 Eylül 2026’dan itibaren geçerli olacak.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>İBB Meclisi&#8217;nde, yükseköğrenim öğrenci yurtlarında aylık 2 bin 850 lira olan ücretin yaklaşık yüzde 35 artırılarak 3 bin 840 liraya çıkarılması teklifi kabul etti.</p>



<p>Söz konusu zam, 1 Eylül 2026’dan itibaren geçerli olacak.</p>



<p></p>



<p></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eğitime LGS arası. Bugün (12 Haziran Cuma) okullar tatil</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/06/12/egitime-lgs-arasi-bugun-12-haziran-cuma-okullar-tatil/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Jun 2026 21:14:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kent İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Yerel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=183369</guid>

					<description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı LGS hazırlıkları nedeniyle 12 Haziran Cuma günü eğitimin tatil edildiğini açıkladı. Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınav öncesinde okul binalarının sınava hazırlanması amacıyla yeni bir düzenleme yaptı. A Millî Futbol Takımı’nın Dünya Kupası’ndaki Paraguay karşılaşması nedeniyle sınav tarihinin 14 Haziran’dan 13 Haziran Cumartesi gününe alınmasının ardından, sınav hazırlıklarının eksiksiz [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Milli Eğitim Bakanlığı LGS hazırlıkları nedeniyle 12 Haziran Cuma günü eğitimin tatil edildiğini açıkladı.</p>



<p>Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınav öncesinde <a href="https://www.gercekgundem.com/haberleri/okul" target="_blank" rel="noreferrer noopener">okul</a> binalarının sınava hazırlanması amacıyla yeni bir düzenleme yaptı.</p>



<p>A Millî Futbol Takımı’nın Dünya Kupası’ndaki Paraguay karşılaşması nedeniyle sınav tarihinin 14 Haziran’dan 13 Haziran Cumartesi gününe alınmasının ardından, sınav hazırlıklarının eksiksiz tamamlanabilmesi için 12 Haziran Cuma günü eğitime ara verilmesi kararlaştırıldı.</p>



<p>Bakanlığın açıklamasına göre Türkiye genelindeki ilkokul, ortaokul ve liselerde 12 Haziran Cuma günü eğitim yapılmayacak. Bu süreçte sınav merkezleri dezenfekte edilecek, salon düzenlemeleri tamamlanacak ve öğrencilerin sınava sağlıklı koşullarda girebilmesi için gerekli hazırlıklar gerçekleştirilecek.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Coşkun KARTAL;         BU YAŞANANLAR, SÖYLENENLER, YAPILANLAR UNUTULUR MU?</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/06/11/coskun-kartal-bu-yasananlar-soylenenler-yapilanlar-unutulur-mu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Jun 2026 10:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Coşkun KARTAL]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kent İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Yerel]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[coşkun Kartal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=183324</guid>

					<description><![CDATA[Ortalıkta ana muhalefet partisi odaklı siyaseti tartışılır hale getiren , sanki bu siyaseti iptal ettirme girişimi yapıldığını çağrıştıran bir manzara var ! Böylesi geçmişte yaşanmadı. Yalnızca içinde bulunduğumuz sürece yansıyan bir olay; bugünlere özgü!&#160; *&#160; &#160; &#160; &#160; * &#160; &#160; &#160; &#160; * Aslında ülkemizde, geçmişte birilerinin siyaset yapmasının yasaklanması uygulamaları ile de&#160; sıkça [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Ortalıkta ana muhalefet partisi odaklı siyaseti tartışılır hale getiren , sanki bu siyaseti iptal ettirme girişimi yapıldığını çağrıştıran bir manzara var !</p>



<p>Böylesi geçmişte yaşanmadı.</p>



<p>Yalnızca içinde bulunduğumuz sürece yansıyan bir olay; bugünlere özgü!&nbsp;</p>



<p>*&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; * &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; *</p>



<p>Aslında ülkemizde, geçmişte birilerinin siyaset yapmasının yasaklanması uygulamaları ile de&nbsp; sıkça karşılaştık.</p>



<p>Darbe döneminde yapılan anayasaya geçici hüküm koyup , aralarında yıllarca başbakanlık yapanların da bulunduğu tüm parti genel başkanlarının, yöneticilerinin ve milletvekillerinin 15 yıl süreyle siyaset yapmalarının yasaklanmalarına , 5 imza ila karar verilmişti.&nbsp;</p>



<p>Ancak&nbsp; “asker zoruyla” konulan o anayasal yasaklar bile sürdürülebilir olmamış, darbeden sonra seçilen ilk parlamento dönemini tamamlamadan yapılan referandumla kaldırılmıştı.</p>



<p>1987 referandumunda yasakların kaldırılması için verilen evet oyları, hayır oylarından yüzde yarım fazlaydı.</p>



<p>Evet oylarının bu kadar düşük olmasının nedeni, iktidar partisinin tüm gücüyle canla başla çalışması,  Başbakan <strong>Özal’ın</strong> bütün ülkeyi dolaşarak insanları “yasakların kalkmasına hayır” demek için ikna etmek istemesiydi.</p>



<p>Yasakları bu referandumla kaldırılan liderler, kapatılan eski&nbsp; partilerinin yerine kurdukları yeni partileriyle yola devam etmişler ve üçü sonraki yıllarda başbakan olarak hükümetler kurmuşlardı.</p>



<p>Yasaklılardan DYP lideri Süleyman <strong>Demirel</strong>, 1993’te başbakanken TBMM tarafından cumhurbaşkanı seçilmişti.</p>



<p>Askeri darbenin tamamen siyasi bir kararla&nbsp; yok ettiğini sandığı&nbsp; siyaset yok edilmeyi reddetmiş, o günlerin koşullarında deyim yerindeyse “su akıp yatağını bulmuştu!”</p>



<p>Aslında galiba bu, siyasetin hayatın ta kendisi olduğunu, öyle kolay kolay ortadan kaldırılamayacağını da gösteriyordu.</p>



<p>Üç buçuk yıl boyunca parlamento görevini üstlenen ve siyasetin dik alasını yapan beş kişilik “Milli Güvenlik Konseyi” 1982 anayasasına konulan geçici bir hükümle cumhurbaşkanı seçilen Kenan <strong>Evren’in</strong>   yanında yedi yıl için Cumhurbaşkanlığı Konseyi adını almıştı.</p>



<p>Evren ve Konsey üyelerinin 12 Eylül dönemindeki icraatlarının yargılanması da yine anayasal olarak engellenmişti.</p>



<p>Bu anayasal dokunulmazlık daha sonra kaldırılsa da beş kişilik cuntadan üçü o arada aramızdan ayrılmışlardı.</p>



<p>İkisi de hastanede yatarken Segbis aracılığıyla ifadeleri alındıktan sonra yargılanıp müebbet hapse ve rütbelerinin sökülmesine mahkum olmuşlar, ancak cezaları kesinleşmeden vefat etmişlerdi.</p>



<p>Siyaseti yasakladıkları kişiler de vefat etmiş, cenazeleri devlet protokolünün tam kadro katılımıyla büyük kalabalıklar eşliğinde kaldırılmıştı.</p>



<p>Kenan <strong>Evren</strong> ve Tahsin <strong>Şahinkaya</strong>, yalnızca aile yakınları ve resmî görevliler eşliğinde toprağa verilmişti.</p>



<p>Siyasetleri ters tepmişti.&nbsp;</p>



<p>*&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; *&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; *</p>



<p>Bu günlerde, şaşkınlıklar içinde yaşadığımız, bir siyasi partinin, üstelik ana muhalefet partisinin üç yıl önceki kurultayının mahkeme tarafından yok sayılması hadisesi.</p>



<p>Yani, üç yıl önce hakim gözetiminde yapılmış ve sonuçları <strong>Yüksek Seçim Kurulu</strong> tarafından “kesin olarak” onaylanmış kurultay sonuçlarının alt mahkeme tarafından iptal edilmesi.</p>



<p>Ve o kurultay toplanıp başkanlık divanı oluştuğu anda teknik olarak görevi sona ermiş olan eski genel başkanın göreve davet edilmesi.&nbsp;</p>



<p>Bir anlamda seçimle kaybettiği göreve yeniden atanması!</p>



<p>Kendisinin de fırsat bulduğunu düşünüp alelacele bu davete icabet etmesi.</p>



<p>Bir zamanlar başında olduğu, adına cumhurbaşkanlığı seçimine katıldığı, yıllarca görev yaptığı “partisinin” büyük bir kaos içine atılmasının baş aktörü olarak kolları sıvaması.</p>



<p>Seçilmiş yönetimi tanımayarak genel merkeze polis marifetiyle, oradakileri çıkarmak için cop, tazyikli su, göz yaşartıcı gaz kullanılmasına göz yumması.</p>



<p>Bütün bunların hepsinden daha önemli, klasik siyaset tanımına uymayan bir durum daha var.</p>



<p>Üç yıl önceki kurultayın seçilmiş organlarını yok sayıp , o kurulların mahkeme kararıyla atanan daha eskiden görev yapmış&nbsp; üyeleri ile partiyi yönetmeye kalkışmak.</p>



<p>Bunun adına partinin siyasetten çıkıp “bürokratik” bir kurum haline getirilmesi çabası denir.</p>



<p>Yani ana muhalefetin siyasetinin iptali!</p>



<p>Doğal olarak, <strong>CHP’nin</strong> bizzat eski genel başkanı vasıtasıyla düşürüldüğü bu durum, eski genel başkanın daha önce, partinin programına, tüzüğüne, ideolojisine, politik yaklaşımlarına uygun bir siyasetçi olup olmadığı sorusunu akla getiriyor.</p>



<p>Acaba, 1980’lerde geceleri konutuna gidecek kadar yakın olduğu başbakan Özal’ın sağ politikalarını benimsiyor muydu?</p>



<p>1991 sonunda <strong>DYP-SHP</strong> hükümetinde çalışma bakanlığı bünyesinde genel müdür olarak görevlendirilmişti .</p>



<p>Şimdilerde ortaya atılan bir iddiaya göre, Çalışma bakanlığını elinde bulunduran SHP bu atamaya itiraz etmiş,&nbsp; DYP’li üst düzey yöneticilerin ısrarı üzerine ataması yapılmıştı.</p>



<p>Acaba, DYP’nin bu aşamadaki ısrarında kendisini sağcı politikalarına yakın bulmasının rolü var mıydı?</p>



<p>Yine yeni ortaya çıkan bir duruma göre, <strong>Kemal bey </strong>1999’daki seçimlerde birinci parti olan Demokratik Sol Partiden milletvekili olmak istemiş, genel başkan Bülent <strong>Ecevit</strong> ise kendisini aday bile yapmamıştı.</p>



<p>Yani CHP adayı olmadan önce kendisinin “sol” partilerle değil, “sağ” partilerle ilişkileri , politik kimliği hakkında fikir verecek düzeyde ön plandaydı.</p>



<p>CHP genel başkanı olduktan sonra da sosyal demokrasi sözünü hiç ağzına almadığı dikkat çekiyordu.</p>



<p>“ Artık bu devirde sağcı solcu kalmadı” gibi dünyada hiçbir sosyal demokrat liderin söylemeyeceği apolitik sözler etmesi, mahalle kahvesinde siyasetten konuşan insanların yapacağı bir şeydi!</p>



<p>Adana’da bir mitingde insan hakları ve adaletten söz ederken,FETÖ tutukluları <strong>Ahmet Altan ve Nazlı Ilıcak’ı</strong> “aramızdalar” diye toplanan insanlara alkışlatmaya kalkması biliniyor.</p>



<p>Oysa yerine getirildiği eski genel başkan Deniz Baykal, FETÖ’nün Ergenekon kumpasları sırasında net olarak haksız yere tutuklananların yanında yer almştı</p>



<p>O kumpasların hazırlanmasında tetikçilik yapan militan ruhlu iki zanlıya bu yaklaşım değişikliği ana muhalefetin “geleneksel” politikasının 180 derece tersiydi.</p>



<p>Ana muhalefet lideri olarak partisine danışmadan MHP ile <strong>Ekmeleddin İhsanoğlu’nu</strong> cumhurbaşkanı adayı göstermesi zaten sürekli belleklerden hiç çıkmayan bir konu.</p>



<p>İktidar tarafından desteklenerek İslam Konferansı Genel Sekreterliğine seçilen İhsanoğlu, cumhurbaşkanı seçiminden sonra CHP’nin milletvekili olması önerisini reddetmiş, MHP saflarına katılmıştı.</p>



<p>Sonuç olarak, geçmişi itibarıyla CHP’lilikle ilgisi kurulamayacak eski genel başkanın , on üç seçim kaybettirdiği partisini bugün siyaset yapamaz hale getirme çabaları ibretle izleniyor.</p>



<p>Tepkiler her yerde ve her yönden yükseliyor.&nbsp;</p>



<p>Atılan sloganlar, onurlu insanların kaldıramayacağı sözcükler içeriyor.</p>



<p>Lakin göründüğü kadarıyla, polis zoruyla el koyduğu genel merkezde, aralarında ancak tek tük kadın bulunan, hal ve tavırlarıyla CHP’nin geleneksel mensuplarına hiç benzemeyen çok da kalabalık olmayan “kitlesiyle” mutlu!</p>



<p>Söylenenler , eleştiriler, sloganlar umurunda bile değil.</p>



<p>Dediklerine göre “birkaç gün bağırır, unuturlar “ diyormuş.</p>



<p>Merak ediyorum doğrusu.</p>



<p>Gerçekten bu yaşadıklarımız “unutulur mu”?</p>



<p>COŞKUN <strong>KARTAL</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadıköy Kitap Günleri yarın (12 Haziran Cuma) başlıyor.</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/06/11/kadikoy-kitap-gunleri-yarin-12-haziran-cuma-basliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Jun 2026 09:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[DOĞA-ÇEVRE]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kent İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Yerel]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Kadıköy]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap Günleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=183283</guid>

					<description><![CDATA[Kadıköy Kitap Günleri yarın (12 Haziran Cuma) başlıyor. Kadıköy Kitap Günleri,&#160;12–21 Haziran 2026 tarihleri arasında Kadıköy Belediyesi Bahçesi&#8217;nde, Hasanpaşa&#8217;da düzenlenecek. Bu yıl onur konuğu Ayşe Kulin olacak etkinlikte; yüzlerce yayınevi, imza günleri, söyleşiler, atölyeler ve dinletiler okurları bekliyor. PROGRAM 12 HAZİRAN 2026 Cuma 18.00 – 18.45&#8220;BİR SEMT BELLEĞİ NASIL YAZILIR?&#8221;Konuşmacı: Pınar Erkan / Moderatör: Dilan [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Kadıköy Kitap Günleri yarın (12 Haziran Cuma) başlıyor. Kadıköy Kitap Günleri,&nbsp;12–21 Haziran 2026 tarihleri arasında Kadıköy Belediyesi Bahçesi&#8217;nde, Hasanpaşa&#8217;da düzenlenecek.</p>



<p>Bu yıl onur konuğu Ayşe Kulin olacak etkinlikte; yüzlerce yayınevi, imza günleri, söyleşiler, atölyeler ve dinletiler okurları bekliyor.</p>



<ol start="10" class="wp-block-list"></ol>



<p><strong>PROGRAM</strong></p>



<p>12 HAZİRAN 2026 Cuma</p>



<p>18.00 – 18.45<br>&#8220;BİR SEMT BELLEĞİ NASIL YAZILIR?&#8221;<br>Konuşmacı: Pınar Erkan / Moderatör: Dilan Alp<br>Düzenleyen: Kadıköy Belediyesi<br>Fethi Naci Söyleşi Alanı</p>



<p>18.00 – 18.45<br>&#8220;ÖNCE KENDİNİ SEV&#8221;<br>Konuşmacı: Adil Yıldırım<br>Düzenleyen: Destek Yayınları<br>Mario Levi Söyleşi Alanı</p>



<p>19.00-19.45<br>“BATI EDEBİYATINDA DOĞU ETKİSİ”<br>Konuşmacı: Bora Ercan<br>Düzenleyen: Alef Yayınları<br>Fethi Naci Söyleşi Alanı</p>



<p>13 HAZİRAN 2026 CUMARTESİ</p>



<p>14.00<br>AÇILIŞ TÖRENİ<br>Konuşmacı: Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı<br>Onur Konuğu: Ayşe Kulin<br>Çocuk Sanat Merkezi Orkestrası ve Solistleri Konseri<br>Düzenleyen: Kadıköy Belediyesi<br>Fethi Naci Söyleşi Alanı</p>



<p>15.00 – 15.45<br>&#8220;ÇOCUKTAN ÖĞRENEN YETİŞKİNLERİN ÇAĞI&#8221;<br>Konuşmacılar: Dr. Bahar Eriş / Ömür Kurt<br>Düzenleyen: Alfa Yayınları<br>Fethi Naci Söyleşi Alanı</p>



<p>15.00 – 15.45<br>&#8220;HUZUR TANPINAR&#8217;DA&#8221;<br>Konuşmacı: Murat Menteş<br>Düzenleyen: Everest Yayınları<br>Mario Levi Söyleşi Alanı</p>



<p>16.00 – 16.45<br>&#8220;BİR HİKÂYE NASIL BAŞLAR?&#8221;<br>Konuşmacılar: Irmak Zileli / Neslihan Önderoğlu<br>Düzenleyen: Everest Yayınları<br>Mario Levi Söyleşi Alanı</p>



<p>16.00 – 16.45<br>&#8220;COĞRAFYA, YAZGI VE İSYAN: MURAT UYURKULAK ROMANLARINDA İNSAN HALLERİ&#8221;<br>Konuşmacı: Murat Uyurkulak / Moderatör: Anıl Mert Özsoy<br>Düzenleyen: İnkılap Kitabevi<br>Fethi Naci Söyleşi Alanı</p>



<p>17.00 – 17.45<br>&#8220;HALKIN HABER HAKKI VE GAZETECİLİK&#8221;<br>Konuşmacı: İsmail Arı<br>Düzenleyen: Birgün Gazetesi<br>Fethi Naci Söyleşi Alanı</p>



<p>17.00 – 17.45<br>&#8220;EKSEN KAYMASI&#8221;<br>Konuşmacı: Rafet Kılıç<br>Düzenleyen: Nergiz Yayınları<br>Mario Levi Söyleşi Alanı</p>



<p>18.00 – 18.45<br>&#8220;ROMAN KAHRAMANLARI VE EMPATİ&#8221;<br>Konuşmacı: Sinem Sal<br>Düzenleyen: Destek Yayınları<br>Mario Levi Söyleşi Alanı</p>



<p>18.00 – 18.45<br>&#8220;NÂZIM HİKMET 124 YAŞINDA&#8221;<br>Konuşmacılar: Özcan Arca, Zeynep Oral<br>Düzenleyen: Nâzım Hikmet Vakfı<br>Fethi Naci Söyleşi Alanı</p>



<p>14 HAZİRAN 2026 Pazar</p>



<p>13.00 – 13.45<br>&#8220;OP. DR. BANU ÇİFTÇİ&#8217;YLE MENOPOZ &amp; HORMON TEDAVİSİ&#8221;<br>Konuşmacı: Op. Dr. Banu Çiftçi<br>Düzenleyen: Destek Yayınları<br>Fethi Naci Söyleşi Alanı</p>



<p>13.00 – 13.45<br>&#8220;EDEBİYATTA KADIN ANTİ-KAHRAMANLAR / KADINLARIN GİZLİ AJANDASI&#8221;<br>Konuşmacılar: Ayşen Özagar Somunkıran, Ömür Müzeyyen Yılmaz<br>Düzenleyen: Edisyon Kitap<br>Mario Levi Söyleşi Alanı</p>



<p>14.00 – 14.45<br>&#8220;ATATÜRK&#8217;ÜN MİRASI LAİK CUMHURİYET&#8221;<br>Konuşmacı: Sinan Meydan<br>Düzenleyen: İnkılap Kitabevi<br>Fethi Naci Söyleşi Alanı</p>



<p>14.00 – 14.45<br>&#8220;EDEBİYAT ÇOCUĞA NE SÖYLER?&#8221;<br>Konuşmacı: Aytül Akal<br>Düzenleyen: TUDEM Yayınları<br>Mario Levi Söyleşi Alanı</p>



<p>15.00 – 15.45<br>&#8220;İSTANBUL&#8217;UN BODRUM KATLARI&#8221;<br>Konuşmacı: Ceren Ceran<br>Düzenleyen: Masa Kitap<br>Mario Levi Söyleşi Alanı</p>



<p>15.00 – 15.45<br>&#8220;BİR HİKÂYE KENDİNİ NASIL YAZAR?&#8221;<br>Konuşmacı: Murat Gülsoy<br>Düzenleyen: Can Yayınları<br>Fethi Naci Söyleşi Alanı</p>



<p>16.00 – 16.45<br>&#8220;NE OLACAK BU MEMLEKETİN HÂLİ?&#8221;<br>Konuşmacılar: Barış Terkoğlu, Murat Ağırel, Timur Soykan<br>Düzenleyen: Kırmızı Kedi Yayınları<br>Fethi Naci Söyleşi Alanı</p>



<p>17.00 – 17.45<br>&#8220;TÜRKİYE&#8217;NİN GÜVENLİĞİ VE NATO&#8221;<br>Konuşmacı: Dr. Doğu Perinçek<br>Düzenleyen: Kaynak Yayınları<br>Mario Levi Söyleşi Alanı</p>



<p>17.00 – 17.45<br>&#8220;ŞAİRLER BİRBİRİNE BENZEMEZ&#8221;<br>Konuşmacılar: Altay Öktem, Orhan Alkaya<br>Düzenleyen: Yitik Ülke Yayınları<br>Fethi Naci Söyleşi Alanı</p>



<p>18.00 – 18.45<br>&#8220;TAM O SIRADA İSTANBUL&#8221;<br>Konuşmacılar: Ayça Erdura, Jale Sancak<br>Düzenleyen: Masa Kitap<br>Mario Levi Söyleşi Alanı</p>



<p>18.00 – 18.45<br>&#8220;MİLLETE EMANET&#8221;<br>Konuşmacı: Yavuz Oğhan<br>Düzenleyen: Kırmızı Kedi Yayınları<br>Fethi Naci Söyleşi Alanı</p>



<p>19.00 – 19.45<br>&#8220;MÜJDAT GEZEN SÖYLEŞİSİ&#8221;<br>Konuşmacı: Müjdat Gezen<br>Düzenleyen: Kadıköy Belediyesi<br>Fethi Naci Söyleşi Alanı</p>



<p>19.00 – 19.45<br>&#8220;DÜNYA NEREYE GİDİYOR: TEHDİTLER OLANAKLAR&#8221;<br>Konuşmacılar: İbrahim Varlı, İlhan Uzgel<br>Düzenleyen: Birgün Gazetesi<br>Mario Levi Söyleşi Alanı</p>



<p>15 HAZİRAN 2026 PAZARTESİ</p>



<p>18.00 – 18.45<br>&#8220;MODA&#8217;NIN MÜLTECİ ALMAN PROFESÖRLERİ VE DİĞERLERİ&#8221;<br>Konuşmacı: Hakkı Bilen / Moderatör: Dilan Alp<br>Düzenleyen: Kadıköy Belediyesi Kültür Yayınları<br>Mario Levi Söyleşi Alanı</p>



<p>19.00 – 19.45<br>&#8220;EDEBİYATIN KADİM DOSTLUKLARI&#8221;<br>Konuşmacılar: Nazım Alpman, Şevval Sam<br>Düzenleyen: Kadıköy Belediyesi<br>Fethi Naci Söyleşi Alanı</p>



<p>16 HAZİRAN 2026 Salı</p>



<p>11.00 – 12.00<br>&#8220;ATATÜRK&#8217;TEN SANA GENÇLİĞE HİTABE&#8217;NİN İZİNDE&#8221;<br>Konuşmacı: Yasemin Sungur<br>Düzenleyen: Elma Yayınevi<br>Fethi Naci Söyleşi Alanı</p>



<p>18.00 – 18.45<br>&#8220;GÜNÜMÜZ DÜNYASINDA İNSAN VE SORUNLARI&#8221;<br>Konuşmacılar: Prof. Dr. Betül Çotuksöken, Prof. Dr. Kurtul Gülenç<br>Düzenleyen: Kadıköy Belediyesi<br>Fethi Naci Söyleşi Alanı</p>



<p>18.00 – 18.45<br>&#8220;SİYASETTE 40 YIL&#8221;<br>Konuşmacılar: Fikri Sağlar / Nazım Alpman<br>Düzenleyen: Kadıköy Belediyesi<br>Mario Levi Söyleşi Alanı</p>



<p>19.00 – 19.45<br>&#8220;KİTAPTAN SAHNEYE: EDEBİYATI OYNAMAK&#8221;<br>Konuşmacı: Onur Ünsal<br>Düzenleyen: Kadıköy Belediyesi<br>Fethi Naci Söyleşi Alanı</p>



<p>17 HAZİRAN 2026 Çarşamba</p>



<p>18.00 – 18.45<br>&#8220;KADIKÖY&#8217;ÜN MİMARİDE HAFIZA DURAKLARI: SERAMİK PANOLAR&#8221;<br>Konuşmacı: Doç. Dr. Nurdan Yılmaz Arslan / Moderatör: Dilan Alp<br>Düzenleyen: Kadıköy Belediyesi Kültür Yayınları<br>Mario Levi Söyleşi Alanı</p>



<p>18.00 – 19.45<br>&#8220;KADIKÖYLÜ YAZARLAR BEŞİ BİR YERDE&#8221;<br>Konuşmacılar: Adnan Özyalçıner, Ece Erdoğuş Levi, Mehmet Zaman Saçlıoğlu, Naci Çelik Berksoy, Tahir Şilkan<br>Düzenleyen: Türkiye Yazarlar Sendikası<br>Fethi Naci Söyleşi Alanı</p>



<p>19.00 – 19.45<br>&#8220;30. YILINDA KARDAK OPERASYONU VE STRATEJİK ÖNEMİ&#8221;<br>Konuşmacılar: Alp Armutlu / Gökhan Karakaş<br>Düzenleyen: Pankuş Yayınları<br>Mario Levi Söyleşi Alanı</p>



<p>18 HAZİRAN 2026 Perşembe</p>



<p>18.00 – 19.00<br>“İSTANBUL’UN BİZANS DÖNEMİ BANLİYÖLERİ”<br>Konuşmacı: Enis Karakaya<br>Düzenleyen: Kadıköy Belediyesi Kültür Yayınları<br>Mario Levi Söyleşi Alanı</p>



<p>19.00 – 19.45<br>HATIRLAMANIN VE UNUTMANIN EDEBİ HALİ: EVLER, ODALAR, ZAMANLAR<br>Konuşmacı: Mahir Ünsal Eriş / Moderatör: Sibel Oral<br>Düzenleyen: Doğan Kitap<br>Fethi Naci Söyleşi Alanı</p>



<p>19 HAZİRAN 2026 Cuma</p>



<p>17.00 – 17.45<br>“EDEBİYAT VE SANAT”<br>Konuşmacı: Constantin Schwab<br>Düzenleyen: Yeni İnsan Yayınevi</p>



<p>18.00 – 18.45<br>&#8220;YARINLAR BİZİM&#8221;<br>Konuşmacı: Ali Rıza Binboğa<br>Düzenleyen: Notabene Yayınevi<br>Fethi Naci Söyleşi Alanı</p>



<p>19.00 – 19.45<br>HEDEF EN KISA SÜREDE PARLAMENTER DEMOKRASİYE GERİ DÖNMEK<br>Konuşmacı: Nasuh Mahruki<br>Düzenleyen: Alfa Yayınları<br>Fethi Naci Söyleşi Alanı</p>



<p>19.00 – 19.45<br>&#8220;TÜRKİYE&#8217;NİN HAFIZASINA ROMANLARDAN BAKMAK&#8221;<br>Konuşmacı: Melike İlgün / Moderatör: Buket Tanrıverdi Erol<br>Düzenleyen: Kadıköy Belediyesi<br>Mario Levi Söyleşi Alanı</p>



<p>20 HAZİRAN 2026 CUMARTESİ</p>



<p>12.00 – 12.45<br>&#8220;GİZEMLİ TARİH OYUNU İZİNDE ARKEOLOJİ (8-12 YAŞ)&#8221;<br>Konuşmacı: Demet Ekmekçioğlu<br>Düzenleyen: MEA Kitap<br>Fethi Naci Söyleşi Alanı</p>



<p>13.00 – 13.45<br>&#8220;MURAT AYGEN İLE İNSANIN İÇ SESİ&#8221;<br>Konuşmacı: Murat Aygen<br>Düzenleyen: Destek Yayınları<br>Mario Levi Söyleşi Alanı</p>



<p>14.00 – 14.45<br>&#8220;HAYAT VE BİZ&#8221;<br>Konuşmacı: Işıl Özgentürk<br>Düzenleyen: Cumhuriyet Kitapları<br>Fethi Naci Söyleşi Alanı</p>



<p>14.00 – 14.45<br>&#8220;BİZANS DÖNEMİNDE KADIKÖY VE ÇEVRESİ&#8221;<br>Konuşmacı: Bihter Sabanoğlu<br>Düzenleyen: Edisyon Kitap<br>Mario Levi Söyleşi Alanı</p>



<p>15.00 – 15.45<br>&#8220;ALL TOMORROWS VE BİLİMKURGU&#8221;<br>Konuşmacı: C. M. Kösemen<br>Düzenleyen: Destek Yayınları<br>Mario Levi Söyleşi Alanı</p>



<p>15.00 – 15.45<br>&#8220;ŞİİR… HER ZAMAN…&#8221;<br>Konuşmacı: Şükrü Erbaş<br>Düzenleyen: Kırmızı Kedi Yayınları<br>Fethi Naci Söyleşi Alanı</p>



<p>16.00 – 16.45<br>&#8220;TOPLUMSAL HAFIZA VE EDEBİYAT&#8221;<br>Konuşmacılar: Mehmet Fırat Pürselim / Müge İplikçi<br>Düzenleyen: Kadıköy Belediyesi<br>Fethi Naci Söyleşi Alanı</p>



<p>16.00 – 16.45<br>&#8220;ÇOCUK VE TOPLUMSAL CİNSİYET&#8221;<br>Konuşmacılar: Aslı Alpar, Emre Battal<br>Düzenleyen: Notabene Yayınevi<br>Mario Levi Söyleşi Alanı</p>



<p>18.00 – 18.45<br>&#8220;TÜRKİYE YOL AYRIMINDA: NE YAPMALI?&#8221;<br>Konuşmacı: Bülent Forta<br>Düzenleyen: Birgün Gazetesi<br>Fethi Naci Söyleşi Alanı</p>



<p>18.00 – 18.45<br>&#8220;VERGİ- OY- DEMOKRASİ&#8221;<br>Konuşmacı: Ozan Bingöl<br>Düzenleyen: Sia Kitap<br>Mario Levi Söyleşi Alanı</p>



<p>19.00 – 20.15<br>&#8220;KADIKÖYLÜ ŞAİRLER BEŞİ BİR YERDE&#8221;<br>Konuşmacılar: Adil İzci, Ertan Mısırlı, Mustafa Köz, Sezai Sarıoğlu, Yalçın Armağan<br>Düzenleyen: Türkiye Yazarlar Sendikası<br>Fethi Naci Söyleşi Alanı</p>



<p>21 HAZİRAN 2026 Pazar</p>



<p>12.00 – 12.45<br>&#8220;IŞIK HIZIYLA HAYAL KURT (8-10 YAŞ)&#8221;<br>Konuşmacı: Ömür Uzel<br>Düzenleyen: MEA Kitap<br>Fethi Naci Söyleşi Alanı</p>



<p>13.00 – 13.45<br>&#8220;DEVRİMCİLER VE SÜS BEBEKLERİ: HER DEVRİMİN KURDU KENDİNDEN OLUR&#8221;<br>Konuşmacı: Osman Balcıgil<br>Düzenleyen: Destek Yayınları<br>Fethi Naci Söyleşi Alanı</p>



<p>13.00 – 13.45<br>&#8220;DÜNYAYA VE EDEBİYATA MODA&#8217;DAN BAKMAK&#8221;<br>Konuşmacı: İzel Rozental / Moderatör: Gökçe Uygun<br>Düzenleyen: Kırmızı Kedi Yayınları<br>Mario Levi Söyleşi Alanı</p>



<p>14.00 – 14.45<br>&#8220;EDEBİYATTA ADALET VE HAKİKAT&#8221;<br>Konuşmacı: Zehra Çelenk / Moderatör: Evrim Kepenek<br>Düzenleyen: Everest Yayınları<br>Fethi Naci Söyleşi Alanı</p>



<p>14.00 – 14.45<br>&#8220;ATATÜRK VE CUMHURİYET&#8221;<br>Konuşmacı: Naim Babüroğlu<br>Düzenleyen: İnkılap Kitabevi<br>Mario Levi Söyleşi Alanı</p>



<p>15.00 – 15.45<br>&#8220;CÜZDANDAKİ YANGIN: ENFLASYON, DÖVİZ VE ÇÖZÜLEN ORTA SINIFLAR&#8221;<br>Konuşmacı: Mustafa Sönmez<br>Düzenleyen: Notabene Yayınevi<br>Fethi Naci Söyleşi Alanı</p>



<p>15.00 – 15.45<br>&#8220;EDEBİYATTA &#8216;BABA&#8217; FİGÜRÜ&#8221;<br>Konuşmacılar: Ayşen Özagar Somunkıran, Ferhat Uludere<br>Düzenleyen: Edisyon Kitap<br>Mario Levi Söyleşi Alanı</p>



<p>16.00 – 16.45<br>&#8220;KENT VE İNSANIN İZİNDE&#8221;<br>Konuşmacılar: Behçet Çelik / Figen Şakacı / Moderatör: Leyla Alp<br>Düzenleyen: İletişim Yayınları<br>Mario Levi Söyleşi Alanı</p>



<p>16.00 – 16.45<br>&#8220;DİJİTAL ÇAĞDA EBEVEYN OLMAK&#8221;<br>Konuşmacılar: Ömür Kurt / Zeynep İşman<br>Düzenleyen: Altın Kitaplar / Doğan Kitap<br>Fethi Naci Söyleşi Alanı</p>



<p>17.00 – 17.45<br>&#8220;RAHATSIZ EDİCİ MİKTARDA KAN&#8221;<br>Konuşmacı: Can Temiz<br>Düzenleyen: Destek Kitap<br>Fethi Naci Söyleşi Alanı</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Derya ULUSOY;    🎥 Atmayı Unutan Bir Kalp</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/06/10/derya-ulusoy-atmayi-unutan-bir-kalp/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jun 2026 09:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Derya ULUSOY]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Gözden Kaçmasın]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Yerel]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Marjane Satrapi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=183217</guid>

					<description><![CDATA[Bir sabah, Persepolis grafik roman serisi ve filmiyle tanınan İran asıllı Fransız yazar Marjane Satrapi’nin öldüğü haberini alsanız ve ailesi bunu kanser ya da trafik kazasıyla değil, “Üzüntüden öldü” diyerek duyursa, muhtemelen bir an duraksardınız. Haberi bir kez daha okurdunuz belki. Bu sözler başka bir yüzyıla ait gibi duruyor; mürekkep lekeli mektupların, aşk elinden alındığında [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Bir sabah, <strong><em>Persepolis</em></strong><strong> </strong>grafik roman serisi ve filmiyle tanınan İran asıllı Fransız yazar <strong>Marjane Satrapi</strong>’nin öldüğü haberini alsanız ve ailesi bunu kanser ya da trafik kazasıyla değil, <strong>“Üzüntüden öldü”</strong> diyerek duyursa, muhtemelen bir an duraksardınız.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-7 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="576" data-id="183234" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082604-1024x576.jpg" alt="" class="wp-image-183234" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082604-1024x576.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082604-300x169.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082604-768x432.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082604-696x392.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082604-1068x601.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082604-747x420.jpg 747w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082604.jpg 1200w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</figure>



<p>Haberi bir kez daha okurdunuz belki.</p>



<p>Bu sözler başka bir yüzyıla ait gibi duruyor; mürekkep lekeli mektupların, aşk elinden alındığında yavaşça tükenen korseli kahramanların dünyasına.</p>



<p>Bizim yüzyılımız içinse neredeyse <strong>uygunsuz</strong> bir tınısı var.</p>



<p>Hastalıklar için <strong>isimlerimiz</strong>, <strong>antidepresanlarımız</strong> ve <strong>terapilerimiz</strong> var.</p>



<p>Sevgiyi bir yemek siparişi kadar zahmetsizce önümüze getirmeyi vaat eden <strong>flört uygulamalarımız</strong> var.</p>



<p>Artık kimse üzüntüden dolayı öyle kolayca ölmüyor.</p>



<p>Ve yine de…</p>



<p>Marjane Satrapi 56 yaşındaydı.</p>



<p><strong>Otuz yıllık eşi bir sene önce ölmüştü.</strong></p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-8 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="687" data-id="183227" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082662-1024x687.jpg" alt="" class="wp-image-183227" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082662-1024x687.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082662-300x201.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082662-768x515.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082662-1536x1030.jpg 1536w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082662-696x467.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082662-1068x716.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082662-626x420.jpg 626w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082662.jpg 1920w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</figure>



<p>Sosyal medyadaki son paylaşımında şu yazıyordu:</p>



<p><strong>“<em>Çünkü hayatımın aşkını kaybettim.”</em></strong></p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-9 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="584" data-id="183240" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082687-1024x584.jpg" alt="" class="wp-image-183240" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082687-1024x584.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082687-300x171.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082687-768x438.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082687-696x397.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082687-1068x609.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082687-737x420.jpg 737w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082687.jpg 1274w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</figure>



<p>Sonra sustu.</p>



<p>Ailesi ise Satrapi&#8217;nin ölümünü duyururken klinik bir tanı seçmedi.</p>



<p>Mitlerin dilini seçti:&nbsp;</p>



<p><strong>“Üzüntüden öldü.”</strong></p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-10 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="576" data-id="183229" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082607-1024x576.jpg" alt="" class="wp-image-183229" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082607-1024x576.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082607-300x169.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082607-768x432.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082607-1536x864.jpg 1536w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082607-696x392.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082607-1068x601.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082607-747x420.jpg 747w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082607.jpg 1600w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</figure>



<p>Bu ifade arkaikti — kaybı bir hastalık gibi değil, bir <strong>kader</strong> gibi anlatan, sebeplerin tıbbın değil doğrudan <strong>kalbin</strong> alanına ait olduğu zamandan kalma bir söz.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-11 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="907" data-id="183224" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082622-1024x907.jpg" alt="" class="wp-image-183224" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082622-1024x907.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082622-300x266.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082622-768x680.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082622-696x616.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082622-1068x946.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082622-474x420.jpg 474w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082622.jpg 1364w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</figure>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Kırık Kalp Sendromu</strong></h2>



<p>Üzüntüden ölmenin modern tıpta bir karşılığı olduğunu biliyor muydunuz?</p>



<p>Adı: <strong>Takotsubo kardiyomiyopatisi</strong>, yani <strong>kırık kalp sendromu</strong>.</p>



<p>Yıkıcı bir yasın, ezici bir stresin altında stres hormonları kalp kasına öylesine yüklenir ki; sol karıncık bir Japon ahtapot tuzağına — bir takotsubo’ya — benzeyecek şekilde genişler ve balonlaşır.</p>



<p>Kalp fiziksel olarak <strong>“şok olur.”</strong></p>



<p>İşlevini yitirir.</p>



<p>Bazen tamamen durur.</p>



<p>Metafor ile kalp kası arasındaki sınır sandığımızdan çok daha incedir.</p>



<p><strong>Kalp kırıklığı, bir bedeni durdurabilir.</strong></p>



<figure class="wp-block-video"><video controls src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082626.mp4"></video></figure>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Sevmenin Yerine Seçmek</strong></h2>



<p>Tıbbi bir karşılığı dahi olmasına rağmen <strong>“üzüntüden ölmek”</strong> bugün bize neden bu kadar uzak ve hatta neredeyse fantastik geliyor?</p>



<p>Çünkü gerçek duyguların getirdiği belirsizliği, kusursuz görünen profillerin sunduğu kontrollü güvenle değiştirdik.</p>



<p>Aşk, bir zamanlar insanın hayatını altüst eden en güçlü deneyimlerden biriydi.</p>



<p>Şimdi ise giderek bir <strong>seçme işlemine</strong> dönüştü.</p>



<p>Flört uygulamaları yakınlığı bir tanışma değil, bir <strong>eleme düzeni</strong> hâline getirdi.</p>



<p>Ekranda kaydırılan, karşılaştırılan, elenen isimler…</p>



<p>İnsanlar da giderek raflarda duran ve kolayca yeri değiştirilen ürünlere benzemeye başladı.</p>



<p>Bu yüzden birine bağlanmak yerine seçenekleri açık tutmak, kendini tam vermemek, mesafeyi korumak neredeyse bir <strong>ilişki refleksi</strong> hâline geldi.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-12 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="819" height="1024" data-id="183230" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082660-819x1024.jpg" alt="" class="wp-image-183230" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082660-819x1024.jpg 819w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082660-240x300.jpg 240w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082660-768x960.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082660-1229x1536.jpg 1229w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082660-1638x2048.jpg 1638w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082660-696x870.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082660-1068x1335.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082660-336x420.jpg 336w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082660.jpg 1920w" sizes="(max-width: 819px) 100vw, 819px" /></figure>
</figure>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Eros’un Istırabı</strong></h2>



<p>Koreli filozof <strong>Byung-Chul Han</strong>’ın modern çağda aşkın ve arzunun yaşadığı bu dönüşümü anlatmak için kullandığı çarpıcı bir kavram var:</p>



<p><strong>“Eros’un Istırabı.”</strong></p>



<p>Gerçek aşk Han’a göre insanın kendini savunmasız bırakmasını gerektirir.</p>



<p>Karşındaki kişinin seni değiştirmesine, şaşırtmasına, hatta incitmesine izin vermelisin.</p>



<p>Oysa biz tam da bu riskten kaçan bir kültür inşa ettik.</p>



<p>Artık yabancı olanı, beklenmedik olanı, zor olanı aramıyoruz.</p>



<p>Kendimizi arıyoruz.</p>



<p>Kendi zevklerimize, gelirimize, yaşam tarzımıza uyan insanları seçiyoruz.</p>



<p>Partner, keşfedilecek bir bilinmez olmaktan çıkıp bizi onaylayan bir <strong>ayna</strong>ya dönüşüyor.</p>



<p>Han buna <strong>“Aynı’nın cehennemi”</strong> diyor:</p>



<p>İnsanın sürekli kendisiyle karşılaştığı, gerçekten yeni hiçbir şeyin içeri sızamadığı kapalı bir döngü bu.</p>



<p>Biraz zorlayan her şeyi bir kaydırmayla geçip gidiyoruz.</p>



<p>Farkında olmadan aşkın kendisini de geride bırakıyoruz böylece.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-13 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="819" height="1024" data-id="183231" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082663-819x1024.jpg" alt="" class="wp-image-183231" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082663-819x1024.jpg 819w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082663-240x300.jpg 240w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082663-768x960.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082663-1229x1536.jpg 1229w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082663-1638x2048.jpg 1638w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082663-696x870.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082663-1068x1335.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082663-336x420.jpg 336w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082663.jpg 1920w" sizes="(max-width: 819px) 100vw, 819px" /></figure>
</figure>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Geride Kalan</strong></h2>



<p>Marjane Satrapi devrim gördü, sansür gördü, sürgünün ağırlığını taşıdı.</p>



<p>Sonunda onu bitiren şey siyaset olmadı; <strong>aşk oldu.</strong></p>



<p>Üzüntüden ölümü romantikleştirmeye gerek yok. Ama görmezden de gelemeyiz; çünkü gerçek sevginin bedelini hatırlatıyor.</p>



<p>Birini gerçekten sevmek, onu hayatında <strong>vazgeçilmez</strong> bir yere koymaktır.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-14 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="819" height="1024" data-id="183232" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082664-819x1024.jpg" alt="" class="wp-image-183232" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082664-819x1024.jpg 819w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082664-240x300.jpg 240w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082664-768x960.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082664-1229x1536.jpg 1229w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082664-1638x2048.jpg 1638w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082664-696x870.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082664-1068x1335.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082664-336x420.jpg 336w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082664.jpg 1920w" sizes="(max-width: 819px) 100vw, 819px" /></figure>
</figure>



<p><strong>W. H. Auden</strong>&#8216;ın <strong><em>Cenaze Hüzünleri</em></strong> şiirindeki gibi, kimi zaman bir insan yalnızca sevilen biri değil, yönünüz, ritminiz, gününüz olur:</p>



<p><em>O benim Kuzeyim, Güneyim, Doğum ve Batımdı,</em><em><br></em><em>Çalışma haftam ve Pazar huzurumdu,</em><em><br></em><em>Öğlem, geceyarım, konuşmam, şarkımdı;</em><em><br></em><em>Aşk sonsuza kadar sürecek sandım: Yanılmışım.</em></p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-15 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="450" height="450" data-id="183233" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082619.jpg" alt="" class="wp-image-183233" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082619.jpg 450w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082619-300x300.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082619-150x150.jpg 150w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082619-420x420.jpg 420w" sizes="(max-width: 450px) 100vw, 450px" /></figure>
</figure>



<p>Kalbi korunacak bir organ, aşkı rafta duran bir tüketim ürünü saydığımız bu çağda, neredeyse hiçbir şeyin kalbimizi gerçekten kıramadığı konforlu bir dünya yarattık.</p>



<p>Oysa üzüntüden ölmek, bu steril dünyanın dışında kalan o eski, tehlikeli ihtimali yüzümüze vuruyor:</p>



<p>Sevdiğin birini kaybettiğinde, geride kalan hayat onun yokluğuna uyum sağlamaz.</p>



<p>Sadece onun etrafında sessizleşir.</p>



<p>Bazense geriye yalnızca <strong>sessizlik</strong> kalır.</p>



<p>Ve atmayı nasıl sürdüreceğini unutmuş bir kalp.</p>



<p>Derya <strong>ULUSOY</strong> </p>
]]></content:encoded>
					
		
		<enclosure url="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000082626.mp4" length="14889304" type="video/mp4" />

			</item>
		<item>
		<title>İsmet HERGÜNŞEN; Türk Demokrasisinin Yol Ayrımı</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/06/08/ismet-hergunsen-turk-demokrasisinin-yol-ayrimi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Jun 2026 11:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[İsmet HERGÜNŞEN]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kent İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Yerel]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[İsmet Hergünşen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=183121</guid>

					<description><![CDATA[Ülkemiz, birkaç yıl öncesine kadar bulunduğu coğrafyanın şartlarını aşmış bir ülke olarak görülüyordu. Anayasa ve yasalarla güvence altına alınmış demokratik, laik, sosyal ve hukuk devleti kimliğiyle Avrupa Birliği standartlarına da oldukça yaklaşmıştı. Yalnızca İslam dünyasında değil, uluslararası alanda da demokrasiye geçiş süreçlerinde “Türk demokrasisi” örnek bir model olarak anılıyordu. Ülkemizin itibarına katkı sağlayan bu anlayış, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Ülkemiz, birkaç yıl öncesine kadar bulunduğu coğrafyanın şartlarını aşmış bir ülke olarak görülüyordu.</p>



<p>Anayasa ve yasalarla güvence altına alınmış <strong>demokratik, laik, sosyal ve hukuk </strong>devleti kimliğiyle Avrupa Birliği standartlarına da oldukça yaklaşmıştı.</p>



<p>Yalnızca İslam dünyasında değil, uluslararası alanda da demokrasiye geçiş süreçlerinde “Türk demokrasisi” örnek bir model olarak anılıyordu.</p>



<p>Ülkemizin itibarına katkı sağlayan bu anlayış, Sovyetler Birliği&#8217;nin dağılması ve Arap Baharı sürecinde de etkisini göstermiştir.</p>



<p>Son yıllarda ortaya çıkan gelişmeler siyasal iklimde ciddi tartışmalara ve kırılmalara yol açmıştır.</p>



<p>Tartışmaların odak noktasında <strong>Cumhurbaşkanlığı</strong> <strong>Hükümet Sistemi&#8217;nin</strong> uygulama alanı ve sonuçları yer almaktadır.</p>



<p>Karar alma süreçlerinin yasama organından yürütme organına kaymasına neden olan bu sistem, demokratik kültürde çeşitli aşınmalara ve kurumsal kırılmalara zemin hazırlamıştır. Alınan kararlar ve uygulamalar toplumun geniş kesimlerinde tartışma yaratmaya devam etmektedir.</p>



<p>Demokrasiyi zayıflatan bu gelişmeler, Türkiye&#8217;nin çoğulculuktan uzaklaşan, <strong>tekçi</strong> ve merkeziyetçi bir görüntü vermesine yol açmıştır.</p>



<p>Coğrafi koşulların etkisi ve aktif siyasette gözlenen çoğulculuk eksikliklerinin, anayasal düzen ve hukuk devleti ilkelerinde çeşitli aşınmalara yol açtığı görülmektedir.</p>



<p><strong>Yargı bağımsızlığına</strong> ilişkin tartışmalar da ülkemizin uluslararası itibarına zarar verir hale gelmiştir.</p>



<p>Şekillendirilmeye çalışılan yeni yönetim anlayışında, radikal olmayan ancak ılımlı olarak tanımlanan siyasal <strong>İslam</strong> ekseninde farklı bir devlet yönetimi arayışının izleri görülmektedir.</p>



<p>Sosyal-kültürel yapıda çözümü güç tahribatlara neden olan inanç eksenli yönetim anlayışlarının ülkeleri nasıl bir çıkmaza sürüklediğini görmek için geniş İslam coğrafyasında yaşanan örneklere bakmak yeterlidir.</p>



<p>Avrasya ülkelerinde yaşanan “renkli devrimler” de iktidarların muhalefeti dışlama çabalarına kalıcı bir çözüm getirememiştir.</p>



<p>Demokratik manevra alanının daraldığı, oligarşi ve dini eğilimli yönetim anlayışlarının benimsendiği ülkelerde ortaya çıkan tablo, toplumları zor tercihler arasında bırakmıştır.</p>



<p>İnsan haklarından ve özgürlüklerden söz etmenin giderek zorlaştığı bu ülkelerin evrensel ölçekte demokratik kazanımlara ne zaman ulaşabileceklerini öngörmek kolay değildir.</p>



<p>Türkiye&#8217;nin demokratikleşme sürecinde halen <strong>kırılgan</strong> bir ülke olarak değerlendirildiği bilinmektedir.</p>



<p>Nitekim ülkemiz, çeşitli uluslararası değerlendirmelerde özgürlükler ve basın özgürlüğü alanlarında eleştirilere konu olmaktadır.</p>



<p>Demokratik kurumların olgunluk düzeyi yalnızca devlet yapısında değil, siyasi partilerin kendi iç işleyişlerinde de kendisini göstermektedir.</p>



<p>Çok partili sisteme geçişten bu yana yaşanan askeri müdahale dönemlerini bir kenara bırakacak olursak, ülkemizde ana muhalefet partisi etrafında şekillenen son gelişmeler dikkat çekicidir.</p>



<p>Ülkenin kuruluş değerlerini sahiplenen, buna karşın uzun süredir iktidar alternatifi olma konusunda çeşitli zorluklar yaşayan <strong>ana muhalefet </strong>partisi üzerinde yürütülen siyasi hesaplar yeni bir boyut kazanmıştır.</p>



<p>Partinin eski liderlerinden birinin yeniden siyasi alanda etkin rol üstlenme arayışı, kamuoyunda karşılık bulmamıştır.&nbsp;</p>



<p>Daha düne kadar <strong>hak, hukuk ve adalet</strong> söylemiyle geniş kesimlerin takdirini kazanan bu siyasetçinin hangi gerekçelerle yeniden liderlik tartışmalarının merkezinde yer aldığı sorusu gündemi meşgul etmektedir.</p>



<p>Eski bir siyasetçinin “<strong>Dün dündür, bugün bugündür</strong>” sözünü hatırlatan bu yaklaşım, ilk bakışta siyasal pragmatizmin doğal bir sonucu gibi görünse de, siyasal tutarlılık bakımından tartışılmaya devam edecektir.</p>



<p>Türkiye&#8217;nin önündeki asıl mesele ise kişiler ve partiler üzerinden yürüyen tartışmaların ötesine geçerek; demokratik, <strong>laik, sosyal ve hukuk devleti, kuvvetler ayrılığı, yargı bağımsızlığı ve çoğulcu demokrasi </strong>ilkelerini yeniden güçlendirebilmektir.</p>



<p>Türk demokrasisinin gerçek yol ayrımı da tam olarak burada bulunmaktadır.</p>



<p><em>Unutulmamalıdır ki, baskı istikrar değil, istikrarsızlık yaratır.</em></p>



<p>Son sözse; <strong>Demokrasinin kurumsal özü, yurttaşların parlamentoya güvenidir.</strong></p>



<p>İsmet <strong>HERGÜNŞEN</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SÖYLEŞİ / Ebru ERENSOY / Yazar /Roman</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/06/07/soylesi-ebru-erensoy-yazar-roman/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 Jun 2026 11:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kent İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Yerel]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Ebru Erensoy]]></category>
		<category><![CDATA[KANLI ay]]></category>
		<category><![CDATA[Roman]]></category>
		<category><![CDATA[SÖYLEŞİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=183030</guid>

					<description><![CDATA[&#8220;Tarihin çarkı dönerken insanlık da boş durmaz. Yaşanan her kriz bir sonraki döngüye daha donanımlı girilmesini sağlar.&#8221; Ebru Erensoy, Kanuni Sultan Süleyman’ın ardından sessizce sarsılan bir imparatorluğun dekorunda, aslında insan psikolojisinin haritasını çıkarıyor. Zamanın çarkına yakalanıp geçmişe savrulan Esra’nın hikayesi; Türk ve Kelt mitolojisinin ortak sembolleriyle örülü, melankolik bir kendiyle yüzleşme serüveni. Tarihi atmosferi gizemli [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>&#8220;<strong>Tarihin çarkı dönerken insanlık da boş durmaz. Yaşanan her kriz bir sonraki döngüye daha donanımlı girilmesini sağlar.&#8221;</strong></p>



<p><em>Ebru Erensoy, <strong>Kanuni Sultan Süleyman’ın</strong> ardından sessizce sarsılan bir imparatorluğun dekorunda, aslında insan psikolojisinin haritasını çıkarıyor. Zamanın çarkına yakalanıp geçmişe savrulan Esra’nın hikayesi; Türk ve Kelt mitolojisinin ortak sembolleriyle örülü, melankolik bir kendiyle yüzleşme serüveni. Tarihi atmosferi gizemli romantizmle harmanlayan yazarla; merakı, direnci ve &#8220;<strong>Kanlı Ay&#8221;</strong>ın çağrısını konuştuk.</em></p>



<p><em>Romanın geçtiği tarihi dönem için nasıl bir araştırma süreci yürüttünüz? Kanuni Sultan Süleyman’ın ölümünden hemen sonraki dönemi seçmenizin özel bir nedeni var mı?</em></p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-16 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="791" height="1024" data-id="183031" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081532-791x1024.png" alt="" class="wp-image-183031" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081532-791x1024.png 791w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081532-232x300.png 232w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081532-768x995.png 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081532-1186x1536.png 1186w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081532-696x901.png 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081532-1068x1383.png 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081532-324x420.png 324w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081532.png 1261w" sizes="(max-width: 791px) 100vw, 791px" /></figure>
</figure>



<p>&nbsp;Roman konusuna karar verdiğinizde önce kendinizi ikna etmeniz gerekiyor. Bu sebeple konuya ve döneme dair birçok sorularım vardı. Yani bu araştırma süreci sadece tarihi ayrıntılandırmak değil, dönemin ruhunu anlamaya çalışmakla da ilgiliydi. <strong>Şehzade</strong> <strong>Mustafa’nın</strong> hayatına dair kaynakların yanı sıra, dönemin siyasi kırılmaları, halkın yaşamı, kıyafetler, savaş düzeni hatta gündelik dil üzerine dahi bilgi topladım. Şehzade Mustafa’nın ölümü sonrası oluşan toplumsal kırılmaysa beni çok etkiledi.&nbsp;</p>



<p>Kanuni’nin ölümünden hemen sonrasını seçmemin nedeni de buydu aslında. İmparatorluğun en güçlü döneminin ardından görünmeyen çözülmenin başlaması… Dışarıdan bakıldığında hala görkemini korusa da içinde kayıpların başladığı bir dünya vardı. Tıpkı Esra’nın içsel çöküşü gibi…</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-17 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="320" height="497" data-id="183032" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081539.jpg" alt="" class="wp-image-183032" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081539.jpg 320w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081539-193x300.jpg 193w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081539-270x420.jpg 270w" sizes="(max-width: 320px) 100vw, 320px" /></figure>
</figure>



<p>&nbsp;<em>Romanın başkahramanı Esra, kayıplarından kaçarken kendini Kanuni sonrası Osmanlı’da buluyor. Esra’nın geçmişe gitmesi bir kader mi, yoksa kendi içsel özgürlüğünü bulması için bir tercih miydi?</em></p>



<p>Bu ikisinin tam ortasında bir yerde. İlk bakışta kader gibi görünüyor. Kanlı Ay, taş, kayın ağacı, gizemli kadın sanki onu çağırıyor. Ama hikâyenin derininde Esra’nın bilinç altı var. Çünkü insan en çok kaçmak istediği anlarda kendisine doğru yürümeye başlıyor.</p>



<p>&nbsp;Esra geçmişe gitmeyi bilinçli olarak seçmiyor ama onu oraya götüren şey yıllarca bastırdığı istekleri, korkuları ve kırgınlıkları oluyor. Ben bu yolculuğu biraz ruhun kendisini iyileştirme çabası gibi düşündüm. Bu sebeple Kanlı Ay’daki zaman yolculuğu benim için sadece fantastik bir olay değil. Kendine yabancılaşan Esra’nın kendi değerini fark etme süreci.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-18 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="637" height="1024" data-id="183033" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081533-637x1024.png" alt="" class="wp-image-183033" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081533-637x1024.png 637w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081533-187x300.png 187w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081533-768x1234.png 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081533-956x1536.png 956w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081533-696x1118.png 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081533-261x420.png 261w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081533.png 1035w" sizes="(max-width: 637px) 100vw, 637px" /></figure>
</figure>



<p>&nbsp;<em>Türk edebiyatında genellikle yerel mitler veya Doğu efsaneleri tercih edilirken, siz neden <strong>Kelt</strong> mitolojisinden ilham almayı seçtiniz?</em></p>



<p>&nbsp;Bunu sizin aracılığınızla bir kez daha düzeltmek isterim. Sembolleri, beni insanın bilinç altına daha yakın hissettirdiği için kullandım. Özellikle doğa, döngü, ölüm ve yeniden doğuş kavramlarını ele alış biçimi… Ama roman tamamen Kelt mitolojisine yaslanmıyor. Türk mitolojisindeki inanışlarla birleşiyor. Mesela Kayın ağacı Keltlerde bilgelik yeniden doğuşla ilişkilenirken Türk mitolojisinde de kutsal ve koruyucu kabul ediliyor. Tanrıca Umay’ın kayın ağacının içinde yaşadığı düşünülüyor. Kanlı Ay’da savaşlar ve döngüsel yenilenmeyi temsil eder. Kelt ve Türk mitolojisinde bu anlamlar aynıdır.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-19 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="652" height="1024" data-id="183034" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081534-652x1024.png" alt="" class="wp-image-183034" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081534-652x1024.png 652w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081534-191x300.png 191w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081534-768x1206.png 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081534-978x1536.png 978w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081534-696x1093.png 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081534-267x420.png 267w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081534.png 1067w" sizes="(max-width: 652px) 100vw, 652px" /></figure>
</figure>



<p><em>Kitaba adını veren &#8220;<strong>Kanlı Ay</strong>&#8220;, astrolojik ve mitolojik anlamda bir dönüşümü simgeler. Sizin kurgunuzda bu doğa olayı, karakterin kaderiyle nasıl bir bağ kuruyor</em>?</p>



<p>Hikâyede Esra’nın iç dünyasının yansıması. Anlamındaki dönüşüm fikrini karakterin ruhsal yolculuğuyla bağdaştırdım.</p>



<p>Bir anlamda Esra’nın kaderiyle Kanlı Ay arasında karşılıklı bir çağrı var.&nbsp; O ay gökyüzünü nasıl kızıl bir yaraya dönüştürüyorsa, Esra’nın içindeki kapanmamış yaraları da görünür hale getiriyor. Hikâyenin sonunda okuyucu şunu fark ediyor. Asıl yolculuk geçmişe değil, kendi karanlığına doğru yapılmış.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-20 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="720" height="702" data-id="183035" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081531.jpg" alt="" class="wp-image-183035" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081531.jpg 720w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081531-300x293.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081531-696x679.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081531-431x420.jpg 431w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></figure>
</figure>



<p>&nbsp;<strong>Ebru Erensoy kendini en iyi hangi 3 kelime ile anlatabilir?&nbsp;&nbsp;</strong></p>



<p><strong>Merak</strong>; çünkü birçok konu hakkında özellikle de tarih ve insan zihnine dair öğrenmek istediklerim var.</p>



<p><strong>Melankoli</strong>; çünkü hikayelerimde kayıp, özlem, içsel kırılmalar hep bir şekilde yer buluyor.</p>



<p><strong>Direnç</strong>; çünkü hayat hepimiz için zor olmasına rağmen ben üretmeye, anlatmaya, hayal kurmaya devam ediyorum.&nbsp;</p>



<p>&nbsp;<em>Kitabınızda zamanı bir &#8220;çark&#8221; olarak nitelendiriyorsunuz. Sosyoloji perspektifinden bakarsak, tarih gerçekten tekerrürden mi ibarettir yoksa biz her döngüde yeni bir şeyler öğrenebilir miyiz?</em></p>



<p><strong>Tarihin çarkı dönerken insanlık da boş durmaz. Yaşanan her kriz bir sonraki döngüye daha donanımlı girilmesini sağlar.</strong> Tarih birebir aynı olayları tabi ki tekrar etmez. Toplumlara her yeni döngüde daha ileri bir evreye geçme veya aynı hatalara düşmeme fırsatı sunar.&nbsp;</p>



<p>Ama gene de zaman ve fırsatlar değiştiğinde, bazı benzer davranışları sergileyebiliyoruz. Çünkü insan her dönemde iyi ya da kötü benzer değerlere sahip… Toplumu oluşturan da insan. Sonuçlar ise tekerrür algısı yaratıyor.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-21 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="625" height="1024" data-id="183036" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081538-625x1024.png" alt="" class="wp-image-183036" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081538-625x1024.png 625w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081538-183x300.png 183w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081538-768x1258.png 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081538-938x1536.png 938w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081538-696x1140.png 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081538-256x420.png 256w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081538.png 1001w" sizes="(max-width: 625px) 100vw, 625px" /></figure>
</figure>



<p><em>Bir yazar olarak stilinizi &#8220;gizemli romantizm&#8221; ile &#8220;tarihi kurgu&#8221; arasında nerede konumlandırıyorsunuz?</em></p>



<p>&nbsp;&nbsp;Aslında tarzım tam da ikisinin kesişim noktasında. Ağırlığı olaylardan çok atmosfer ve karakterlerin iç dünyasına veriyorum. Tarihi arka planı hikâyenin kaderini belirleyen bir zemin olarak görüyorum. Gizem tarafı ise anlatının motoru; okuyucuyu ilerleten şey genellikle çözülmeyi bekleyen sırlar ve parçalı ip uçları oluyor. Romantik unsur ise doğrudan bir ilişki anlatısından çok karakterlerin birbirine yaklaşamaması mesafe ve iç gerilim üzerinden şekilleniyor. Bu sebeple kendimi tek bir türe değil, tarihi atmosfer içinde gelişen psikolojik ve gizemli anlatıların kesişiminde konumlandırıyorum.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-22 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="703" height="705" data-id="183037" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081529.jpg" alt="" class="wp-image-183037" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081529.jpg 703w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081529-300x300.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081529-150x150.jpg 150w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081529-696x698.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081529-419x420.jpg 419w" sizes="(max-width: 703px) 100vw, 703px" /></figure>
</figure>



<p><em>Gelecek projelerinizden biraz bahseder misiniz? Okurlarınızı bekleyen yeni projeleriniz neler? &#8220;Kanlı Ay&#8221; bir serinin ilk adımı mı, yoksa bizi tamamen farklı dönem ve temalarda yeni hikayeler mi bekliyor?</em></p>



<p>Kanlı Ay ilk kitabım ve okuyuculardan seri olup olmayacağına dair soruları sıkça alıyorum. “Hayır” seri olmayacak.&nbsp; Esra’nın yüzleşmeleriyle gerçekleşen dönüşümüyle sonlandı.&nbsp;</p>



<p>Kitabım aslında 2025 Ocak ayı ortalarında yayıneviyle buluştu. Fakat Kültür Bakanlığı’nın Edebi Eserleri Destekleme projesi kapsamında değerlendirilmesi için yolladık. Bekleyişimiz yaklaşık altı ayımızı aldı. Tabi bu geçen süre içinde boş duramazdım. İkinci kitabımı yazdım. İşte bu kitap seri olması gereken türden bir kitap oldu. Fakat ilk kitabım 2025 Ağustos ayında yayınlandığı için ikinci kitabın basımı için bekledim. Umut ediyorum Ekim ayında yeni yayın evimle yeni kitabımı da basacağız. Farklı bir dönem ve temayla okuyucuyla buluşmak için can atıyorum.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-23 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="674" height="658" data-id="183038" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081527.jpg" alt="" class="wp-image-183038" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081527.jpg 674w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081527-300x293.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081527-430x420.jpg 430w" sizes="(max-width: 674px) 100vw, 674px" /></figure>
</figure>



<p><em>Yanlış anlamadıysam yeni kitabınız farklı bir yayın evinden çıkacak. Hangi yayın eviyle devam etmeyi planlıyorsunuz? Sizi bu seçime iten sebep ne oldu?</em></p>



<p>Kanlı Ay’ın yayımlanmasına vesile oldukları için yayınevime teşekkür borçluyum. Ama ben hikayelerimin yalnızca okunan değil, aynı zamanda zihinde sahnelenen, iz bırakabilen işler olmasını istiyorum. Okurlardan gelen yorumlarda da hep aynı şeyi duydum; bu hikâyenin bir filmi ya da dizisi olabileceğini söylediler. Kısa süre önce Mehmet Bozkurt’la tanıştım. Hikayelere yalnızca edebi metin olarak değil, görsel anlatı potansiyeliyle de yaklaşması beni etkiledi. Toros Yayınları’nın edebiyatla sinema arasında kurmaya çalıştığı dil, benim anlatmak istediğim dünyaya çok yakın geldi. Bu yüzden yeni kitabımda yoluma Toros Yayınları’yla devam edeceğim.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-24 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="720" height="853" data-id="183039" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081525.jpg" alt="" class="wp-image-183039" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081525.jpg 720w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081525-253x300.jpg 253w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081525-696x825.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081525-355x420.jpg 355w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></figure>
</figure>



<p><em>Klasikleşen bir sorum var onu size de sormak istiyorum. Elinizde sihirli bir değnek olsaydı dünyada ya da hayatınızda neyi değiştirmek isterdiniz?</em></p>



<p>Elimde sihirli bir değnek olsaydı dünyada tek bir şeyi anında “silip düzeltmekten” ziyade insanların birbirini anlamasını kolaylaştıran bir zemin yaratmak isterdim. İnsanların birbirini daha az yargılayıp daha çok dinleyebildiği bir dünya, birçok problemi kendiliğinden küçültürdü.</p>



<p>Kendi hayatımda ise sihirli bir değişiklik yapacaksam, bazı şeyleri daha erken fark etmeyi isterdim. Çünkü yazarlıkta da hayatta da gecikmiş fark edişler bazen hikâyenin yönünü değiştiriyor. Ama gene de tamamen her şeyi düzeltmek değil; bazı hataların da anlatının bir parçası olarak kalması gerekir bazen…</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Derya ULUSOY;🎥 Stadyumu Dolduran Adam, Kafeden Kovulan Adam ve İmparator</title>
		<link>https://www.kentekrani.com/2026/06/05/derya-ulusoy%f0%9f%8e%a5-stadyumu-dolduran-adam-kafeden-kovulan-adam-ve-imparator/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kent Ekranı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Derya ULUSOY]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Kent İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Yerel]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik-Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Son Haber !]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[İbrahim Tatlıses]]></category>
		<category><![CDATA[Kanye West]]></category>
		<category><![CDATA[Ozan Güven]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kentekrani.com/?p=182926</guid>

					<description><![CDATA[30 Mayıs 2026. Aynı ülke, aynı gün iki farklı sahne. Birinci sahne: İstanbul&#8217;da bir stadyum. 118 bin insan omuz omuza, çoğunun belki de ezbere bilmediği ve sözlerini anlamadığı şarkıları haykırıyor. Ortam coşkudan geçilmiyor. Telefonlar havada. Fotoğraflar paylaşılıyor: &#8220;Oradaydım.&#8221; İkinci sahne: Kadıköy&#8217;de bir kafe. Bir oyuncu arkadaşıyla oturuyor. Bir grup kadın slogan atmaya başlıyor: &#8220;Failler dışarı.&#8221; [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><em>30 Mayıs 2026. Aynı ülke, aynı gün iki farklı sahne.</em></p>



<p><strong>Birinci sahne:</strong> İstanbul&#8217;da bir stadyum. 118 bin insan omuz omuza, çoğunun belki de ezbere bilmediği ve sözlerini anlamadığı şarkıları haykırıyor. Ortam coşkudan geçilmiyor. Telefonlar havada. Fotoğraflar paylaşılıyor: &#8220;Oradaydım.&#8221;</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-25 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="576" data-id="182944" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081195-1024x576.jpg" alt="" class="wp-image-182944" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081195-1024x576.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081195-300x169.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081195-768x432.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081195-696x392.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081195-1068x601.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081195-746x420.jpg 746w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081195.jpg 1421w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</figure>



<p><strong>İkinci sahne: </strong>Kadıköy&#8217;de bir kafe. Bir oyuncu arkadaşıyla oturuyor. Bir grup kadın slogan atmaya başlıyor: &#8220;Failler dışarı.&#8221; Islıklar. Gerilim. Oyuncu mekânı terk etmek zorunda kalıyor; aşağılanmış hissediyor. Sonra bir açıklama yapıyor: &#8220;Linç edildim.&#8221;</p>



<p>Sahnedeki adam: <strong>Kanye West</strong>. Masadaki adam: <strong>Ozan Güven.</strong></p>



<p>İki erkek. İki kalabalık. İki tamamen zıt karşılık. Ve kafamı kurcalayan soru şu:&nbsp; Aynı kalabalıklar, neden birini alkışlarken diğerini dışlıyor?</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-26 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="605" data-id="182927" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081217-1024x605.jpg" alt="" class="wp-image-182927" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081217-1024x605.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081217-300x177.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081217-768x454.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081217-696x411.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081217-1068x631.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081217-711x420.jpg 711w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081217.jpg 1100w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</figure>



<p>&#8211;<strong>Kanye West Kimdir, Neden Tartışmalı?-</strong></p>



<p>Önce kısa bir hatırlatma. Kanye West bir zamanlar kuşağının en etkili hip-hop sanatçısıydı. Prodüktörlükten rapçiliğe adım attı, oradan kültürel bir fenomene dönüştü. Müziğin yönünü değiştiren albümler yaptı. Zeki, provokatif, tartışmasız yetenekliydi.</p>



<p><strong>Sonra bir şey kırıldı.</strong></p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-27 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="780" height="520" data-id="182928" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081228.webp" alt="" class="wp-image-182928" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081228.webp 780w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081228-300x200.webp 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081228-768x512.webp 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081228-696x464.webp 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081228-630x420.webp 630w" sizes="(max-width: 780px) 100vw, 780px" /></figure>
</figure>



<p>Son yıllarda Kanye — artık kendine Ye diyor — defalarca antisemitik açıklamalar yaptı. Hitler&#8217;i övdü. Gamalı haç görselleri paylaştı. Kadınlara yönelik aşağılayıcı ifadeleri ve ısrarlı tacizkâr söylemleriyle de gündeme geldi. Söylemleri o kadar uç noktalara vardı ki büyük markalar birer birer bağını kopardı. Adidas yollarını ayırdı. Sosyal medya hesapları kısıtlandı. Avrupa&#8217;nın pek çok ülkesinde konserleri engellendi ya da doğrudan yasaklandı.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-28 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="529" height="579" data-id="182946" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081230.jpg" alt="" class="wp-image-182946" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081230.jpg 529w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081230-274x300.jpg 274w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081230-384x420.jpg 384w" sizes="(max-width: 529px) 100vw, 529px" /></figure>
</figure>



<p>Bu, &#8220;bir kez talihsiz bir şey söyledi&#8221; meselesi değil,&nbsp; tekrarlayan bir davranıştı. Düpedüz nefret söylemiydi.</p>



<p>Buna rağmen İstanbul&#8217;daki stadyum hıncahınç doluydu. Hem de rekor katılımla.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-29 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" data-id="182929" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081493-1024x682.webp" alt="" class="wp-image-182929" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081493-1024x682.webp 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081493-300x200.webp 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081493-768x512.webp 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081493-696x464.webp 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081493-1068x712.webp 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081493-630x420.webp 630w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081493.webp 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="770" height="513" data-id="182930" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081223.jpg" alt="" class="wp-image-182930" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081223.jpg 770w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081223-300x200.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081223-768x512.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081223-696x464.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081223-630x420.jpg 630w" sizes="(max-width: 770px) 100vw, 770px" /></figure>
</figure>



<p>&#8211;<strong>118 bin Kişi Oraya Neden Gitti?-</strong></p>



<p>Peki kimdi o 118 bin kişi? Antisemitist miydiler? Elbette hayır. Her Kanye şarkısını ezbere bilen sıkı hayranlar mıydı? Muhtemelen çoğu değil.</p>



<p>Onlar başka bir şeydi; adlandırması daha zor bir şey.</p>



<p>İnsanlar oraya sadece Kanye için gitmedi. Bir olayın parçası olmaya gitti. Bir hikâyeye dâhil olmaya… Instagram&#8217;da güzel görünecek, sonra &#8220;Ben de oradaydım&#8221; dedirtecek bir anı biriktirmeye…</p>



<p>Bu artık sadece bir konser değil, deneyim ekonomisinin modern bir hac ritüeliydi.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-30 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="770" height="513" data-id="182931" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081226.jpg" alt="" class="wp-image-182931" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081226.jpg 770w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081226-300x200.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081226-768x512.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081226-696x464.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081226-630x420.jpg 630w" sizes="(max-width: 770px) 100vw, 770px" /></figure>
</figure>



<p>Yaşadığımız çağda &#8220;orada olmak&#8221;, çoğu zaman &#8220;orada ne için olduğundan&#8221; daha kıymetli. Kalabalığın kendisi asıl ürün. Ortak çığlık, aynı ritimde hareket eden bedenler, bir geceliğine de olsa kafanın içindeki düşüncelerden, kaygıdan, ekonomik darlıktan, yorgunluktan kaçış…</p>



<p>Kanye West bir insan olarak mı? Neredeyse önemsiz. Kanye West bir olay olarak mı? İşte o karşı konulmaz.</p>



<figure class="wp-block-video"><video controls src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081189.mp4"></video></figure>



<p>&#8211;<strong>Kadıköy&#8217;deki Protesto ve Ozan Güven-</strong></p>



<p>Şimdi Kadıköy&#8217;deki o kafeye dönelim.</p>



<p>Ozan Güven tanınmış bir oyuncu. Eski sevgilisi <strong>Deniz Bulutsuz&#8217;</strong>a karşı &#8220;kasten yaralama&#8221; suçundan yargılandı. Hüküm giydi; karar istinafta onandı ve kesinleşti. Artık ortada bir iddia değil, hukuki bir olgu var.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-31 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="869" height="477" data-id="182933" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081205.jpg" alt="" class="wp-image-182933" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081205.jpg 869w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081205-300x165.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081205-768x422.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081205-696x382.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081205-765x420.jpg 765w" sizes="(max-width: 869px) 100vw, 869px" /></figure>
</figure>



<p>Geçtiğimiz günlerde <strong>Kadıköy&#8217;de</strong> bir mekânda arkadaşıyla otururken kadınlar tarafından tanındı ve protesto edildi. &#8220;Failler dışarı&#8221; sloganları, ıslıklar… Gerilimin ortasında mekânı terk etmek zorunda kaldı. Daha sonra yayınladığı yazılı açıklamada lince uğradığını, sağduyunun kaybolduğunu, yargı sürecine saygıdan sustuğunu ama şimdi haksızca hedef haline getirildiğini söyledi.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-32 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="576" data-id="182934" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081198-1024x576.jpg" alt="" class="wp-image-182934" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081198-1024x576.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081198-300x169.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081198-768x432.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081198-696x392.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081198-1068x601.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081198-747x420.jpg 747w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081198.jpg 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</figure>



<p>&#8211;<strong>Selen Görgüzel&#8217;in Sert Çıkışı: &#8220;İmparator&#8221; Örneği</strong>&#8211;</p>



<p>Tam bu noktada şarkıcı ve oyuncu Selen Görgüzel tartışmaya dâhil oldu ve can alıcı bir yere parmak bastı.</p>



<p><strong>İbrahim Tatlıses&#8217;i</strong> örnek gösterdi.</p>



<p>Tatlıses, Türk müziğinin dev ismi. Halkın &#8220;İmparator&#8221;u. Gelgelelim geçmişte kadınlara yönelik şiddet iddialarıyla da anılan bir figür. Buna rağmen kariyeri zerre yara almadı. Tam tersine büyüdü. Sektör onu bağrına bastı, siyasetten medyaya herkes sahiplendi, halk onu &#8220;İmparator&#8221; ilan etti.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-33 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="640" height="640" data-id="182935" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081214.jpg" alt="" class="wp-image-182935" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081214.jpg 640w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081214-300x300.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081214-150x150.jpg 150w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081214-420x420.jpg 420w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></figure>
</figure>



<p>Görgüzel&#8217;in tespiti keskindi: &#8220;Ah yurdum insanı. Sevdiğini vezir, sevmediğini nasıl da rezil ediyorsun!&#8221;</p>



<p>&#8211;<strong>Üç İsim, Üç Farklı Kader: Mantık Nerede?-</strong></p>



<p>İşte tablo bu…</p>



<p>Kanye West nefret söylemi yayıyor. Stadyum tıklım tıklım.</p>



<p>Ozan Güven şiddet suçundan hüküm giyiyor. Kalabalık onu kafeden kovuyor.</p>



<p>İbrahim Tatlıses şiddet iddialarıyla anılıyor. &#8220;<strong>İmparator</strong>&#8221; oluyor.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-34 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="576" data-id="182936" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081211-1024x576.jpg" alt="" class="wp-image-182936" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081211-1024x576.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081211-300x169.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081211-768x432.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081211-696x392.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081211-1068x601.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081211-747x420.jpg 747w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081211.jpg 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</figure>



<p>Bunun bir mantığı var mı? Bence var. Ama pek de içimizi rahatlatmayan türden bir mantık.</p>



<p>&#8211;<strong>Birinci Neden: Mesafe-</strong></p>



<p>Kanye West Amerikalı. Onun antisemitizmi, Hitler övgüleri, komplo teorileri, kadın düşmanlığı çoğumuz için &#8220;orada bir yerde&#8221; olup bitiyor. Uzun röportajlarda, takip etmediğimiz tweetlerde. Türkiye&#8217;deki konser seyircisi için Kanye politik bir figür değil; küresel bir marka, bir şov. Söyledikleri soyut kalıyor; mahallede yaşanan bir acı gibi hissedilmiyor.</p>



<p>Ozan Güven&#8217;in suçu ise burada, yanı başımızda işlendi. Mağdur bizden, dava bizim gündemimizde. Kadına şiddetin bitmediği bu ülkede yaralar zaten hep taze. O yüzden öfke de kişisel.</p>



<p>Bu ahlaki tutarlılıktan çok, yakınlık meselesi.</p>



<p>&#8211;<strong>İkinci Neden: Kalabalığın İçinde Kaybolmak</strong>&#8211;</p>



<p>Stadyumda anonimsiniz. Kalabalığın içinde erirsiniz. Kimse sizden Kanye&#8217;yi savunmanızı beklemez. Oradasınızdır; müzik, atmosfer, ortam için. Varlığınız ahlaki bir tavır olarak durmaz.</p>



<p>Ama bir kafede, yüz yüze, birini doğrudan protesto etmek? O görünürdür, nettir, bir duruştur. Ve günümüz insanı &#8220;doğru tarafta olma&#8221; hissine derin bir ihtiyaç duyduğu için, bu tür anlar güçlü bir ahlaki tatmin sunar.</p>



<p>İronik olan şu: İkisi de performans. Biri &#8220;ait olma&#8221; performansı, diğeri &#8220;haklı olma&#8221; performansı. Sadece senaryolar farklı.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-35 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="576" data-id="182937" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081253-1024x576.jpg" alt="" class="wp-image-182937" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081253-1024x576.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081253-300x169.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081253-768x432.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081253-1536x864.jpg 1536w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081253-696x392.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081253-1068x601.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081253-747x420.jpg 747w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081253.jpg 1600w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</figure>



<p>&#8211;<strong>Üçüncü Neden: Güç ve Zaman</strong>&#8211;</p>



<p>İbrahim Tatlıses zaten &#8220;İmparator&#8221;du. Statüsü o kadar büyüktü ki, yanlışları o heybetin gölgesinde kaldı. Toplum kadına şiddete karşı bugünkü hassasiyeti geliştirene kadar o çoktan dokunulmaz hale gelmişti. Artık çok geçti; o taşa kimse el süremedi.</p>



<p>Ozan Güven ise hiçbir zaman o büyüklüğe ulaşmadı. Üstelik suçu, sosyal medyanın öfkeyi anında büyüttüğü, kadınların sesinin daha gür çıktığı bir dönemde gündemde kaldı. Yanlış zamanda, yanlış şöhret seviyesinde bir figürdü.</p>



<p>Peki Kanye West? O hâlâ dev bir isim. Hâlâ sanatı kişiliğinden ayrı değerlendirilecek kadar büyük. Şöhreti ona kalkan oluyor.</p>



<p>&#8211;<strong>Neyi Affettiğimiz Neyi Anlatır?-</strong></p>



<p>Kolay cevap şu: <strong>İkiyüzlüyüz</strong>. Sevdiğimizin hatasını hafifletir, sevmediğimizinkini büyütürüz. Ahlakımız da ilkelerden değil, aidiyetlerimizden beslenir.</p>



<p>Hepimizin içinde iki ahlak var. Biri <strong>soyut</strong> — &#8220;şiddete hayır&#8221;, &#8220;ırkçılığa hayır&#8221; dediğimiz. Diğeri <strong>somut</strong> — sevdiğimiz sanatçının konserine giderken çalışan, arkadaşımızın hatasını görmezden gelirken devreye giren. İlki prensip, ikincisi pratik. Ve çoğu zaman pratik, prensibi sessizce yener.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-36 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="612" height="408" data-id="182938" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081208.jpg" alt="" class="wp-image-182938" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081208.jpg 612w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081208-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 612px) 100vw, 612px" /></figure>
</figure>



<p>&#8211;<strong>Neden</strong>?-</p>



<p>Çünkü ilkeler beynimizde yaşar, aidiyetler ise kalbimizde. Sevdiğimiz birini savunmak, bir kalabalığa karışmak, bir anın parçası olmak — bunlar bize somut haz, somut güven verir. Oysa soyut bir ilkeye sadık kalmak, çoğu zaman bir bedel ödetir: yalnız kalmak, dışlanmak, eğlenceden mahrum kalmak gibi. İnsan zihni de bedelden kaçıp hazza koşmaya ayarlıdır.</p>



<p>İşte bu yüzden mesele sadece ikiyüzlülük değil. Mesele, içimizdeki bu iki sesin sürekli çarpışması.</p>



<p>Kalabalık tam da burada devreye girer. Kalabalığın içinde sorumluluk dağılır, bireysel vicdan sesi kısılır. &#8220;Herkes gidiyor, bir ben mi gitmeyeceğim?&#8221; ya da &#8220;Herkes kızıyor, bir ben mi susacağım?&#8221; dediğimiz an, prensipler geri çekilir; sürünün sesi öne geçer.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-37 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" data-id="182939" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081201-1024x682.jpg" alt="" class="wp-image-182939" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081201-1024x682.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081201-300x200.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081201-768x512.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081201-1536x1023.jpg 1536w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081201-696x464.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081201-1068x712.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081201-630x420.jpg 630w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081201.jpg 1600w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</figure>



<p>&#8211;<strong>Kendimize Sormamız Gereken Sorular-</strong></p>



<p>Her konsere gidişimiz ya da gitmeyişimiz, her protestomuz ya da sessizliğimiz, her affedişimiz ya da dışlayışımız bir sınır çizer. Farkında olarak ya da olmayarak bu sınırlarla şunu söyleriz: &#8220;Bu benim için önemli. Bunu es geçebilirim. Ya da burada dururum.&#8221;</p>



<p>Peki bu sınırları neye göre çiziyoruz? İlkelere göre mi, işimize geldiği gibi mi? Yoksa kalabalık nereye, biz oraya mı?</p>



<p>Eğer bu soruları kendimize hiç sormazsak, seçim yaptığımızı sanırız ama aslında sadece bir kitleye, bir duyguya, bir ana kapılıp sürükleniriz. Kalabalığın sesi, vicdanın sesini bastırır. O an &#8220;herkes yapıyor&#8221;, “herkes gidiyor”,&nbsp; demek, &#8220;doğru olan bu&#8221; demekten daha ağır basar.</p>



<p>&#8211;<strong>Aradaki Fark-</strong></p>



<p>Aradaki fark, ahlaktan önce mesafede başlıyor. Uzağa bakarken büyük hatalar bile soyutlaşıyor; yakına gelince en küçük hata bile büyüyor. Birini olay diye izliyoruz, ötekini insan diye yargılıyoruz. Birini kalabalığın içinde tüketiyoruz, ötekini kalabalığın önüne atıyoruz.</p>



<p>Bu yüzden “sadece müzik” dediğimiz şey de, “sadece öfke” dediğimiz şey de kendiliğinden masum değil. Çünkü artık hiçbir şey nötr değil. Bir bilet bile tavır sayılıyor. Bir susuş bile.</p>



<p>Asıl mesele ne yaptığımızdan çok, neyi niye yaptığımızı kendimize <strong>dürüstçe</strong> söyleyip söylemediğimizde düğümleniyor.</p>



<p>Kanye&#8217;ye gittin. &#8220;Sırf müzik&#8221; için mi? Kültürel bir anın parçası olmak için mi? Yoksa adamın söylemleri nedeniyle aldığı yasaklar gerçekten umrunda olmadığı için mi?</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-38 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="602" data-id="182940" src="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081192-1024x602.jpg" alt="" class="wp-image-182940" srcset="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081192-1024x602.jpg 1024w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081192-300x176.jpg 300w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081192-768x452.jpg 768w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081192-1536x903.jpg 1536w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081192-696x409.jpg 696w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081192-1068x628.jpg 1068w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081192-714x420.jpg 714w, https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081192.jpg 1600w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</figure>



<p>Ozan&#8217;ı protesto ettin. Kolay ve zayıf bir hedef olduğu için mi? Öfkeni boşaltmak tatmin ettiği için mi?&nbsp; Yoksa&nbsp; daha iyi bir yargı sistemi, kadınları gerçekten koruyan yasalar, gerçek adalet talep etmek daha zor olduğu için mi?</p>



<p>Kendine karşı dürüst müsün, değil misin? Bütün mesele bu</p>



<p><em>Aynı ülke, aynı gün, iki farklı sahne  — ve üç isim.</em></p>



<p><em>Kanye West İstanbul&#8217;da stadyumu tıklım tıklım doldurdu. Ozan Güven bir kafeden utanç içinde ayrıldı. İbrahim Tatlıses hâlâ &#8220;İmparator&#8221;.</em></p>



<p>Aslında bu üç isimden çok, onlara verdiğimiz üç farklı tepki anlatıyor bizi.</p>



<p>Ve işte aradaki bu farkta, aslında kim olduğumuzun — ve kim olmaya razı geldiğimizin — cevabı gizli.</p>



<p>Derya <strong>ULUSOY</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		<enclosure url="https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/06/1000081189.mp4" length="895550" type="video/mp4" />

			</item>
	</channel>
</rss>
