Gazetecilikte 3. sayfa haberi diye bir kavram vardır. Cinayetler, hırsızlıklar, kazalar, şiddet olayları vesaire…
Artık bu tür adli haberler manşetten 1. sayfalara taştı. Anlayacağınız üzere hem suçun oluşumu hem de zanlıların özellikleri bakımından.
Bunlar 1980’li yıllarda hukuk literatürüne giren ‘beyaz yaka suçu’ ve zanlıları.
-‘BEYAZ YAKA’ ÜST BAŞLIĞI-
Her kim tarafından nasıl ve ne şekilde işlenirse işlensin toplum düzenine ve kanunlara aykırı eylemler olan suç kavramı, çok eski dönemlerde doğaüstü güçlere de bağlanmış, yoksulluk kültürüne de.
Bu gibi teorilere en sert yanıtı ise son yüzyılda ortaya çıkan ‘beyaz yaka suçu’ kavramı veriyor.
Bu kavram ABD’li sosyolog ve kriminolog Edwin Hardin Stuherland’a ait. Stuherland’ın 1939’da ortaya attığı bu sosyolojik teori 1981 yılında ülkesinin hukuk literatürüne girmiş.
Bu kavram, ceza hukuku anlamındaki suçlardan daha geniş bir manada, üst başlık gibi hukukta yer alıyor.
–SUÇ TANIMI –
Hukukta ‘Beyaz yaka suçu’ genellikle yüksek sosyal statüye sahip bireylerin, profesyonel ya da kurumsal ortamlarda iş pozisyonlarını ve güçlerini kötüye kullanarak işledikleri suçlar’ olarak geçiyor. Fiziksel şiddet veya zorlama yerine dolandırıcılık, hile ve güven ihlaline dayanıyor.
‘Beyaz yaka” terimi de çalışma hayatında masa başındaki beyaz yakalı çalışanlardan adını alıyor.
Stuherland’a gör beyaz yaka suçu ‘kasten ve organize işlenen bir suçtur. Suçta ısrar edilmesi
kastın varlığına delildir. Zımnen veya centilmenlik anlaşmasıyla organize olunur.
–MANİPÜLASYON BU KAPSAMDA-
Dolandırıcılık, rüşvet, kick back (komisyon almak) görevi kötüye kullanmak, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklamak (kara para aklamak)… Bunlar beyaz yaka suçları diye tabir edilen suç grubu içinde yer alanlardan bazıları.
Piyasa dolandırıcılığı da bu suçların arasında yer alıyor.
Bu tür suçların mağdurları da diğer suç türlerine göre çok fazla oluyor. Son fon olayında 500 bine yakın mağdur var.
‘Beyaz yaka suçunu’ işleyenlerin profili de şöyle tanımlanıyor:
‘Servetlerine servet katmak isteyen, kendilerini dünyanın merkezi gibi gören, iyi eğitimli, toplumun geneline göre dolgun ücret kazanan, hırslı, itibarlı, yüksek sosyal statüye sahip, üst kademe pozisyonlarda görev yapan ya da üst kademelere yakın bireyler…”
‘Açgözlülük, yüksek kar, güç elde etmek, tatminsizlik’ gibi nedenlerle işlendiği saptanan bu suçların ülkelerin ekonomisine verdiği zarar net bilinmiyor, ancak yüzlerce milyar dolara varabildiği hesaplanıyor.
Zeynep Nurten UZER

