Site icon Kent Ekranı

Cengiz ERDİL; ANTİK KENTTE MADEN OCAĞI KAZISI; VARLIĞI İNKAR EDİLEN ANTİK KENTTE  BİNLERCE YILLIK TUĞLALAR BULUNDU.

Kuzey Ege’de vahşi kapitalizmin altın gümüş sörfü sürüyor. Dağların zirvesinde, yamaçlarında rusatlanmamış alan kalmadı. Akbelen ormanlarında  kömür uğruna bal yapan arıları evsiz bırakan, köylüleri toprağından eden Limak burada da baş rolde…Balıkesir’in Balya ilçesi Karlık ve Söbücealan mahalleleri mevkiinde(malumunuz eskiden köydü) Limak Holding tarafından açılmak istenen Altın-Gümüş Madeni projesi var …

“ÇED Olumlu” kararı da alan projenin iptali için açılan iki ayrı dava kapsamında keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldı. 

ÇED alanı içerisinde üç ayrı noktada drone uçurularak alanın kaydı alındı. Şantiye alanının koordinatları kaydedildi. Davacıların “Söbücealan Yerleşimi ve nekropolü” adlı 1.  derece sit alanını görme talebine şirketin “Böyle bir alan yok, olmayan kenti mi göreceğiz?” diye kaçınmasına rağmen davacıların ısrarı üzerine hakim ve bilirkişi heyetinin sit alanının koordinatlarını istemesi sonucunda Sit alanına gidildi. 

Hiçbir kurtarma kazısı yapılmadığı anlaşılan alanda yapılan inceleme sonrasında alandan ayrılırken davacıların yerde antik dönem tuğlası bulması davacılar arasında heyecan yarattı. Tuğla arkeolog bilirkişisine ve hakime gösterildi ancak bilirkişi tuğlayı kayıt altına almadı ve “Nekropol için taş/kaya olması gerekir, bu bir anlama gelmez.” Denildi. Kendisine alanın yalnız nekropol değil, aynı zamanda yerleşim yeri olarak tescil edilmiş olduğu belirtildi.

PROJENİN SONUÇLARI VAHİM OLACAK

Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, TEMA ve diğer kuruluşların uzmanları  ÇED Raporuna karşı çıktıları ve eleştirileri şöyle sıraladılar…

Ekonomik Olmayan Kayaç çok fazla; 18,6 Ton. Cevher ise yalnızca 3 milyon ton. Cevherin oranı yalnızca  %3,51. Çok fazla atık çıkacak bu nedenle de pasa alanı çok büyük. Bu kadar atık çıkaran maden projesi ekolojik yıkımdır. 

Ruhsat Alanı: 1.736  ÇED Alanı 276 ha. ÇED dışında hala büyük bir alan var. Projede ilerde kapasite artışına gidilecek. Bu durum, görünür rezerv alanının ÇED alanından daha büyük olmasıyla da anlaşılıyor. 

1 açık ocak, 2 yer altı galerisi var. Açık ocakta ekonomik olmayan kayaç çok fazla. Buna rağmen daha ekonomik olsun diye açık ocak seçilmiş. Ekosistem yararından çok şirketin ekonomik yararı gözetilmiş. 

Proje yerleşim yerleri çok yakın. Karlık köyü ÇED alanına 120 m. Karlık, Söbücealan ve Yaylacık köyleri ruhsat alanı içinde kalmakta. Köyler yaşanmaz hale gelecek. Şirket isterse tüm  bu köyleri haritadan silebilir. 

Proje kapsamında zenginleştirme tank liçi ile yapılacak ve bu işlem sırasında başta siyanür olmak üzere çok sayıda zehirli kimyasal kullanılacak: Sülfirik asit, hidroklorik asit, sodyum hidroksit vb. Hava, su, toprak bu kimyasallarla zehirlenecek. Çevre ve  insan sağlığı tehdit altında. 

Bu proje nedeniyle orman, tarım alanları gibi karbon yutak alanları yok edilecek, sera gazı salımları artacak ve  proje iklim değişikliğinin daha da artmasına neden olacak. 

Projenin arama (sondajlar) aşaması “ÇED kapsam dışı” tutulduğu için halkın süreçlerden haberi olmuyor. Bu projede de olmadığı gibi köy sakinlerinin “halkın katılımı toplantısı”a katılımı da engellendi. Keşif öncesi de köyde karşılaşılan bazı köylüler ise “Biz proje hakkında hiçbir şey bilmiyoruz.” demişlerdi. 

Projede günde BİN 971 m3/gün su kullanılacak. Bu miktar 10 bin kişilik bir nüfusun günlük kullanımına eşit ve gereken su yeraltı kuyularından karşılanacak. Proje kuraklık ve susuzluğa yol açacak.  

Projede asit maden drenajı oluşma olasılığı çok yüksek. 

ÇED alanın yüzde %83’ü orman  ve %14’ü tarım alanı. Orman ve tarım alanları yok edilecek. Raporda 19 bin ağaç kesileceği belirtilmiş ancak bu kadar büyük alanda daha fazla ağaç kesileceği aşikar.

ÇED alanında ekonomik değeri bulunan fıstık çamları var. Başka projelerde (Sıdırgı Zenit Madencilik) fıstık çamları ÇED alanı dışına çıkartılmış. Bu projede çıkartılmamış. 

Proje Manyas gölünü besleyen derelerin su toplama havzasında. Manyas gölü tehdit altında. Diğer göletler de öyle: Kayalar, Gökmusa, Armutalan, Ilıca, Şamlı, Tatlıpınar… Araziler bu sularla sulanıyor. Tarım alanları tehdit altında.

Karlık köyü su kuyusu proje alanına çok yakın. Susuzlaştırma sonrası su derinliği artarsa kuyu susuz kalacak. Karlık köyü de susuz kalacak. 

Atık depolama tesisi Gicikli vadisinde yapılacak, Ilıca köyüne, yerleşim yerlerine çok yakın. 

ÇED alanı’na 1300 m. mesafede “Söbücealan Yerleşimi ve nekropolü” adlı  1.  derece sit alanı bulunmakta. Henüz kazı yapılmadığı için sınırları bilinmemekte. Tarihi ve kültürel değerlerin yok edilmemesi gereklidir. Bu nedenle incelenmesi gerekir. 

ÇED Raporu’nda flora  ve fauna için gözlem süreleri yetersiz. Daha uzun süre gözlem yapılmalı idi. 

Cevherde civa var. Kurutma sıcaklıklarında zehirli civa açığa çıkacak ve civa da çok tehlikeli. Proje bu açıdan da ciddi tehdit oluşturuyor.

Kümülatif Etki değerlendirmesi yetersiz, civardaki enerji ve madencilik projelerinin adları sayılmış ancak ortak etkisi hesaba katılmamıştır. 

Raporun Hava Modellemesi bölümünce ciddi eksik ve kusurlar bulunmakta. Veriler İstanbul İstasyonu’ndan alınmış. Bu bölgeyi yansıtmaz.

Şantiye alanı ÇED alanı dışında kalmaktadır. Bu durum ÇED mantığına aykırıdır. ÇED’in parçalanmasıdır.

Halen uygulanmakta olan madencilik poltikaları kabul edilemez durumdadır. Çanakkale’de dağlarımız ormanlarımız düşman işgaline karşı direnilerek savunulmuşken dağlarımızın şirketler tarafından işgal edilmesi kabul edilemez. MAPEG’in 317 sayılı son maden ihalesinde Balıkesir’de 39 ruhsat alanı satılmış bulunmaktadır.  

Keşif ve bilirkişi incelemesi tutanağı taraflarca imzalandı ve keşif tamamlandı. 

Çevreci kuruluşların keşiften sonra yaptığı açıklamada şöyle denildi; 

ÇED ve Ruhsat alanı içerisinde kalan muhteşem meşeler, fıstık çamları, sarı kantaronlar, laden çiçekleri, çalılar, akan dereler ve öten kuşlar adeta “bize dokunmayın” diye çığlık atmakta idi. 

Bilirkişilerin bu eşsiz doğaya kıymayacaklarını umuyor, doğadan, haktan, halktan yana, objektif ve bilimsel bir rapor düzenlemelerini ve mahkemenin de bir an önce yürütmeyi durdurma kararı vermesini bekliyoruz. 

Cengiz ERDİL

Exit mobile version