Site icon Kent Ekranı

İran Savaşı ve Trump… Nedir Bu Zigzaglar? Bilinçli Bir Strateji mi? Yoksa Hatalar Zinciri mi? Ya da Askeri Çıkış Arayışı mı? 

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile yaşanan savaş ve müzakere süreçlerindeki çelişkili açıklamaları, uluslararası kamuoyunda “büyük bir strateji hatası mı” yoksa “bilinçli bir müzakere taktiği mi” sorusunu gündeme getiriyor. BBC muhabiri Gary O’Donoghue ve bölge uzmanları, Trump’ın karmaşık İran stratejisini ve Washington-Tahran hattındaki son durumu analiz etti.

ABD Başkanı Donald Trump’ın geçtiğimiz şubat ayında İran’a yönelik başlattığı hava saldırılarıyla tırmanan süreç, yerini belirsizliklerle dolu ve çelişkili bir müzakere trafiğine bıraktı. BBC Kuzey Amerika Muhabiri Gary O’Donoghue, Trump’ın İran politikasındaki “karışık mesajları” ve arka planda işleyen dinamikleri masaya yatırdı.

“Anlaşma Yakın” İddiası ve Tahran’ın Tepkisi

Donald Trump, son günlerde yaptığı açıklamalarda İran ile çatışmayı sona erdirecek “büyük ve anlamlı bir uzlaşmaya” çok yakın olunduğunu iddia etti. Hatta müzakerelerin oldukça “yapıcı” ilerlediğini ve Tahran yönetiminin nükleer silahlardan uzak durması şartıyla bölgesel barışın (İsrail’i de kapsayacak şekilde) sağlanabileceğini öne sürdü.

Ancak Tahran kanadından bu iddialara jet yalanlama geldi. İran Dışişleri Bakanlığı, ortada kesinleşmiş hiçbir anlaşma olmadığını belirterek Trump’ın iddialarını “spekülatif ve asılsız” olarak nitelendirdi.

U Dönüşü mü, Bilinçli Bir Taktik mi?

Gary O’Donoghue’nun incelediği temel soru, Trump’ın bir gün İran’ı “en kötü kabus” olmakla tehdit edip, ertesi gün “bana hediye verdiler” diyerek yumuşamasının arkasında ne olduğu. Uzmanlar bu durumu iki farklı şekilde yorumluyor:

Bilinçli İş Dünyası Taktiği (Öngörülemezlik): Trump, iş hayatından gelen “Art of the Deal” (Anlaşma Sanatı) felsefesini siyasette de uyguluyor. Karşı tarafa sürekli farklı sinyaller göndererek (bazen Hürmüz Boğazı’nı açması için 10 gün süre tanımak, bazen gizli kara harekatı planları sızdırmak) İran’ı baskı altında tutmayı ve masada taviz koparmayı amaçlıyor.

“U Dönüşü” ve Stratejik Hata: BBC’nin Uluslararası Siyaset Editörü Jeremy Bowen gibi kıdemli analistler ise durumun bir “taktik” değil, büyük bir hesap hatası olduğunu savunuyor. Analistlere göre Trump, İran’ın direniş gücünü ve savaşma iradesini yanlış hesapladı. Hızlı ve kolay bir zafer elde edemeyince, şimdi kamuoyu önünde zafer ilan ederek bu askeri çıkmazdan kurtulmanın yollarını arıyor.

Müttefiklerle Yaşanan Çatlaklar

Trump’ın İran stratejisi sadece Tahran’la değil, ABD’nin geleneksel müttefikleriyle de arasını açmış durumda:

NATO Tehdidi: Avrupalı müttefiklerin ABD-İsrail eksenli bu savaşa askeri destek vermeyi reddetmesi üzerine Trump, ABD’yi NATO’dan çekmekle tehdit etti.

Netanyahu ile İpler Gerildi: Trump’ın bölgede acil bir diplomatik başarı (İbrahim Anlaşmaları’nı canlandırmak) arzulayarak İran’la müzakere yürütmesi, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’yu küplere bindirdi. İki lider arasında Lübnan ve İran operasyonları konusunda sert tartışmalar yaşandığı ve ABD-İsrail çıkarlarının bu savaşta ilk kez bu denli keskin şekilde ayrıştığı belirtiliyor.

Sonuç: Trump’ın Dikkat Süresi ve Askeri Bataklıktan Çıkış Arayışı

Savaşın ekonomik maliyetleri ABD borsalarını aşağı çekerken, petrol piyasaları ise bir anlaşma umuduyla dalgalanıyor. Gary O’Donoghue ve BBC uzmanlarının ortak kanaati; Trump’ın zorlu ve derin krizlerdeki “sınırlı dikkat süresinin” bu çok katmanlı Orta Doğu krizini yönetmesini zorlaştırdığı yönünde. Trump, selefi Barack Obama’nın yaptığına benzer bir anlaşma imzalayarak “zayıf görünmek” istemiyor ancak bölgedeki askeri bataklıktan çıkmak için de diplomatik bir çıkış kapısına muhtaç görünüyor.

Exit mobile version