Avrupa Birliği, sınır güvenliğini dijitalleştirmek ve vize ihlallerini daha etkin bir şekilde takip etmek amacıyla uzun süredir beklenen Giriş/Çıkış Sistemi’ni (EES) kademeli olarak hayata geçirdi. Ancak sistemin tam kapasiteyle devreye alınma süreci, Avrupa’nın en yoğun sınır kapılarında ve havaalanlarında ciddi yoğunlukları beraberinde getirdi. Özellikle İngiltere ile Fransa arasındaki Dover Limanı ve Eurotunnel gibi kilit noktalarda, yeni biyometrik kayıt prosedürleri nedeniyle kilometrelerce uzayan araç kuyrukları ve saatler süren bekleyişler yaşanıyor.
Pasaport Damgaları Tarih Oluyor: İşte Yeni Uygulamalar
Yeni sistemle birlikte, AB üyesi olmayan ülke vatandaşlarının (Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları dahil) pasaportlarına manuel olarak vurulan giriş-çıkış damgaları aşamalı olarak kaldırılıyor. Bunun yerine, yolcuların tüm verileri merkezi bir dijital sisteme kaydediliyor.
Biyometrik Veri Kaydı: Sınırdan ilk kez geçiş yapacak yolcuların parmak izleri alınıyor ve yüz taramaları yapılıyor. Bu veriler sistemde üç yıl boyunca saklanıyor.
Dijital Kayıt: Yolcunun adı, seyahat belgesi türü, giriş-çıkış yapılan tarih ve yer bilgileri otomatik olarak sisteme işleniyor.
Vize Takibi: Sistem, kısa süreli ziyaretçilerin (180 günlük süre zarfında 90 gün kalış kuralı) süresini aşıp aşmadığını otomatik olarak hesaplıyor.
Seyahat Edecekler İçin Hazırlık Rehberi
Yeni dönemde aksaklık yaşamamak için yolcuların şu hazırlıkları yapması öneriliyor:
Ekstra Zaman Ayırın: Biyometrik kayıt işlemi, manuel kontrolden daha uzun sürdüğü için havaalanlarına ve sınır kapılarına her zamankinden daha erken gidilmesi tavsiye ediliyor.
Ön Kayıt Uygulamaları: Bazı ülkeler ve taşıma şirketleri (örneğin Eurotunnel), sınırda bekleme süresini azaltmak için mobil uygulamalar veya “self-servis” kiosklar üzerinden ön bilgi girişi imkanı sunuyor. Seyahat öncesi bu uygulamaların olup olmadığı kontrol edilmeli.
Belgeleriniz Güncel Olsun: Dijital sistem pasaport bilgilerini otomatik okuduğu için pasaportun yıpranmamış ve çiplerinin sağlam olduğundan emin olunmalı.
Sınırlarda Kaos Kapıda: Beklenen Sıkıntılar
Sistemin devreye girmesiyle birlikte liman ve gümrük yetkilileri ciddi uyarılar yapıyor. Özellikle turizm sezonunun yoğun olduğu dönemlerde şu sıkıntıların artması bekleniyor:
Uzun Bekleme Süreleri: Uzmanlar, her bir yolcu için eklenen birkaç dakikalık biyometrik kayıt süresinin, binlerce yolcu söz konusu olduğunda devasa gecikmelere yol açtığını belirtiyor. Bazı havaalanlarında 4 saate varan kuyruklar oluşmaya başladı.
Teknolojik Altyapı Sorunları: Fransa gibi bazı ülkelerin teknolojik hazırlıklarını tam tamamlayamaması, sistemin zaman zaman askıya alınmasına veya manuel kontrole geri dönülmesine neden oluyor; bu da belirsizliği artırıyor.
Ulaşım Ağlarında Aksamalar: Dover gibi dar geçiş noktalarında oluşan araç kuyruklarının yerel trafiği kilitlemesi ve lojistik akışını yavaşlatması en büyük endişe kaynağı.
Neden Şimdi? Sistemin Yürürlüğe Konma Gerekçeleri
AB Komisyonu, bu radikal değişikliğin arkasında yatan temel nedenleri şu şekilde açıklıyor:
Güvenlik: Sahte kimlik ve pasaport kullanımının önüne geçmek, terörle mücadele ve sınır güvenliğini sıkılaştırmak.
Düzensiz Göçle Mücadele: Vize süresi dolmasına rağmen ülkeden ayrılmayan kişileri (“overstayers”) anında tespit edebilmek.
Modernizasyon: Kağıt üzerindeki bürokrasiyi azaltarak uzun vadede sınır geçişlerini daha şeffaf ve izlenebilir hale getirmek.
Bilmeniz Gereken Diğer Önemli Detaylar
Sistem şimdilik sadece kısa süreli seyahat edenleri kapsıyor; AB ülkelerinde ikamet izni olanlar veya uzun süreli vize sahipleri bu biyometrik kayıt zorunluluğundan muaf tutuluyor. Ayrıca, 2026 yılı itibarıyla bu sisteme ek olarak, vizesiz seyahat edebilen ülke vatandaşlarının önceden seyahat izni almasını gerektiren ETIAS sisteminin de devreye girmesi planlanıyor. Yetkililer, seyahat edecek kişilerin gitmeden önce ilgili ülkenin resmi konsolosluk sayfalarından güncel duyuruları takip etmelerinin kritik olduğunu vurguluyor.

