Site icon Kent Ekranı

Selahattin NİZAM; Zamana mühür atan taşlar: ANTİK KERVAN YOLU

Antalya’nın sarp zirvelerinde, zamanın sadece bir kavramdan ibaret olduğu ve taşların bin yıllık bir hafızayı sırtlandığı o kadim rotadayız. Bu kez, modern dünyanın gürültüsünden tamamen arınmış, her adımda tarihin derinliklerine fısıldayan bir yolu adımladık: Akseki-Sarıhacılar Antik Kervan Yolu.

İşte Roma’nın nizamından Selçuklu’nun stratejisine, terk edilmişlikten küllerinden doğuşa uzanan o büyüleyici yolculuğun öyküsü…

Akseki yamaçlarında sabahın ilk ışıklarıyla birlikte yola koyulduğunuzda, taşların arasından süzülen rüzgâr size binlerce yıllık bir belleği anlatır. Adımlarınızın altında ezilen toprak, aslında bu kadim yolun size fısıldadığı küçük bir hoş geldin mesajıdır.

İmparatorlukların nizamı: Roma’dan Selçuklu’ya

Tarihçiler bu yolu sıradan bir geçit değil, bir mühendislik harikası olarak tanımlar. Milattan Sonra 2. yüzyılda, Roma İmparatorluk Çağı’nda Alanya’yı (Coracesium) Konya’ya (Iconium) bağlamak için açılan bu damar, meşhur Via Sebaste ağının bir parçasıydı. Roma’nın nizamı ile şekillenen yol, Selçuklu döneminde onarılıp; Belenalan ve Sarıhacılar üzerinden geçen hayati bir menzil hattına, yani “İpek Yolu”nun Toroslar’daki en canlı damarına dönüşmüş.

3.650 metrelik taş senfonisi

Akseki girişinden başlayıp Büyük Dağ’ın eteklerinden kıvrılarak Ağlayan Boğazı’na uzanan bu yol, tam 3.650 metre uzunluğunda Yöre halkının İpek Yolu adıyla yaşattığı bu güzergâh, amorf taşların kusursuz bir işçilikle birleşmesinden doğmuş. 

Coğrafyanın sertliği karşısında yol bazen zikzaklar çizer, bazen ise sarp yamaçları aşmak için kademeli taş merdiven formuna bürünür.
Başlangıç ve bitiş noktalarındaki su sarnıçları, bu yolun sadece ticaret değil, bir yaşam mücadelesi olduğunun en büyük kanıtıdır.

Sarıhacılar: 800 yıllık sığınak ve yeniden doğuş

Bu antik sınavın sonunda sizi Sarıhacılar köyü karşılar. Selçuklu’dan bugüne tam 800 yıldır bu dağlara tutunan köy, bölgenin mimari imzası olan “Düğmeli Evler”**i de barındırır. Sadece taş ve sedir ağacının sadakatiyle yükselen bu yapılar, kervan yolunun sunduğu zenginliğin mirasıdır.
Modern yollarla kervanlar sustuğunda köy bir dönem “hayalet köy” sessizliğine gömülmüştü. Ancak 2011’de sit alanı ilan edilen köy, 2021 yılında başlayan büyük restorasyon hamlesiyle yeniden nefes almaya başladı.

Gezginler için 5 altın öneri

Ayakkabı seçimi: Yolun zemini, binlerce yıldır yerinden oynamamış düzensiz taşlarla kaplıdır. Bu parkuru konforlu hale getirmek için mutlaka bileği saran bir yürüyüş botu tercih etmelisiniz.
Işığın ruhunu yakalayın: Fotoğraf çekmek için sabahın ilk ışıklarını veya gün batımı saatlerini tercih edin. Akseki yamaçlarına vuran o ilk ışıklar, taşlardaki bin yıllık dokuyu en çıplak haliyle ortaya çıkarır.
Tarihi sarnıçları atlamayın: Yol boyunca karşınıza çıkan sarnıçları inceleyin. Her sarnıç, antik çağın yolcuları için bir hayat pınarıydı.
Sarıhacılar’da sessizliği dinleyin: Yürüyüşün sonunda vardığınız köyde, Düğmeli Evler’in arasında kaybolun ve 800 yıllık vakur caminin avlusunda tarihin fısıltısını dinleyin.
Hazırlıklı olun: Toroslar’ın sert coğrafyası sizi bekliyor olacak. Kademeli merdivenler ve sarp yamaçlar için çantanızda yeterli su ve hafif atıştırmalıklar bulundurmayı unutmayın.

https://www.kentekrani.com/wp-content/uploads/2026/03/1000064933.mp4

Akseki’ye nasıl ulaşılır?

Antalya merkezden yaklaşık 150 km mesafede bulunan Akseki’ye, Antalya-Konya karayolu (D695) üzerinden Manavgat sapağını takip ederek yaklaşık 2 saatte ulaşabilirsiniz. Akseki’nin girişinde tabelalar sizi 3 bin 650 metrelik antik yolun başlangıcına yönlendirecek.

Selahattin NİZAM

Exit mobile version