Site icon Kent Ekranı

Coşkun KARTAL; EPSTEİN DOSYALARI VE PANDORA’NIN KUTULARI !

Üzerinde hayatın  başladığı milyonlarca yıl öncesinden bugüne kadar başına gelmedik iş kalmayan şu mavi gezegenimizin, “yalnız ve güzel dünyamızın” başı bir kez daha fena halde dertte!

Yer küre üzerinde duyduğu, öğrendiği hiçbir şeye artık şaşırmaması gereken insanlık, bunca gelişmişliğine, binlerce yılda oluşturduğu ahlaki değerlere karşın bir sürü sabıkalı herifin ortaya dökülen yeni pisliklerine şaşırıyor.

Oysa kapanmış zannedilirken bir kez daha açıldığı düşünülen Pandora’nın ünlü kutusu gerçekte hiç kapalı olmamıştı ki!

İnsanların bunu çoktan öğrenmiş olması gerekmez mi?

Bir mitolojik figürün kutunun kapağını açıp yer yüzüne salıverdiği tüm kötülükler, tanrı kılığına girip oturdukları Olimpos dağında -masal da olsa- yok edilen ahlakın, işlenen cinayetlerin, dökülen kanların, soygunların, hırsızlıkların yanında minicik kalmaz mıydı?

Epstein olayıyla ne kadar da benziyor değil mi?

Ahlaksızlık ve kepazelik, dünyanın en “güçlü” yöneticileriyle el ele! 

Sınıfsal olarak en zengin burjuvalar pedofiliyle,  en “rafine görünümlü”, oturmasını kalkmasını bilen görünümdeki karakterler insan ticaretiyle ,toplumlar içinde “saygınlığı” olduğu var sayılan  elitler  yamyamlıkla kol kola!

Yamyamlık, şimdilik açıklanan belgelerden ortaya çıkan bir iddiadan ibaret görünse de, “alt tabakalardan” minnacık çocukların yok edilen hayatlarına bakıldığında sonuna kadar var.

O belgelerde yaptıkları ortaya çıkanların işledikleri suçlar, bir zamanlar geri kalmış kabilelerin var olduğu söylenen insan eti yeme geleneklerine dayalı yamyamlığın çok ötesinde.

Ne yazık ki, bu tür çeteler, kimsesiz küçücük çocukları yurtlarından koparmak, parası olanlara pazarlamak için tarihin her döneminde var olmuşlar.

Bu kez suçüstü yakalandılar ama, çetenin başta ABD başkanı olmak üzere önemli üyeleri “serbestçe” bütün insanlığı tehditlerine devam ediyor!

Üstelik, bu konuda soru sormak isteyen gazetecileri, suçluların telaşı içinde ve dünyanın gözü önünde  huzurundan kovuyor.(Bu arada, kendisinin “uygunsuzgörüntüler dolayısıyla İsrail’in elinde tutsak olduğu ve şantaj üzerine soykırımcı devletin her istediğini yerine getirdiği de yaygınlaşan bir görüş.)

Eğer çok övündükleri  “demokratik” Amerikan sistemi, elinde nükleer silahların anahtarı da bulunan bu “sanık” ı engellemezse, cürümlerin üzerini örtmek için her türlü numarayı çevirebilir.

Öte yandan, eski başkanlar, prensler ve bir sürü tanınmış zengin kişi, bir tek sorguya bile muhatap olmadan malikanelerinde üst düzey hayatlarını sürdürüyor.

Tabii, insanlığın dikkati şimdilik bu çeteye çevrilmişken, Epstein denen herifin yedi yıl önce gebermesinin ardından yeni muhabbet tellalları benzer çeteleri harekete geçirdiyse o da cabası!

Birileri başka adalarda başka pislikleri tezgahlıyor demektir!

*        *         *

Dünyanın en büyük burjuvalarının pedofili ağırlıklı seks eylemleri yeni değil.

1970’lerde, 1980’lerde Batı ülkelerinin zenginleri için bazı uzak doğu ülkelerine seks turları düzenlendiği konuşulurdu.

Hatta, bu tür uzak doğu ülkelerinde gelen “konuklar” için içinde çocukların çalıştırıldığı lüks randevu evleri bulunduğu anlatılırdı.

O turlara katılanlar arasında üst düzey devlet görevlileri olur muydu bilmiyorum.

Büyük gizlilik içinde bu turlar düzenlenebildiğine göre, muhtemelen VIP müşterilere özel yerler de bulunmaktaydı.

O turlara katılan batılı zenginlerin isimleri hiç ortaya çıkmadı, melanetleri karları oldu.

Yapan yaptığıyla, kurban kurbanlığıyla kaldı.(Epstein dosyalarında adı geçenlerin önemli bölümünün yaşı “uzak doğu seks seferlerine” katılmış olmak için uygun. Bazı kişiler hakkındaki soruşturmalara o turlara katılıp katılmadıkları araştırılarak başlanabilir.)

Bugünün en önemli farkı, kurbanların bir bölümünün artık susmayı reddetmeleri.

Şimdilik Epstein’ın kimi çevrelerce kuşkulu bulunan ölümü dışında henüz “fail” durumundaki kişilerin kamuoyunda rezil olmak dışında  bir hesap verme durumu yok. 

Ancak yüzsüzlük de üst düzeyde.

Örneğin Bill Clinton, Beyaz Saray’da genç bir stajyere cinsel taciz uyguladığı iddiası üzerine kongre karşısında suçunu itiraf etmiş ama başkanlık görevini sürdürmüştü.

Epstein adasının ziyaretçilerinden bir tek İngiltere kralı Charles’in kardeşi Prens Andrew, hanedandaki görevlerinden uzaklaştırıldı.

O da yaptıklarından utandığı için değil, muhtemelen bu olay kendisini tahtın bilmem kaçıncı varisliğinden uzaklaştırmak için kral abisinin bahanesiyle ilgiliydi.

Açıklanan belgeler dünyanın pek çok ülkesine uzanıyor. 

Bütün dünya, açığa çıkan cürümlerin yalnız kuru açıklama ve kınamalarla kalmamasını, hesap sorulmasını istiyor.

Ne yazık ki Türkiye’den bazı kişilerin adlarının karışması bir yana, ülkemizle ilgili çok vahim “deprem bölgelerinden kimsesiz kalmış çocuk kaçırma” iddiaları gündeme geldi.

Bu iddialar Ankara cumhuriyet başsavcılığınca soruşturuluyor.

Türkiye dışında bazı Avrupa ve Asya ülkelerinden de çocuk kaçırıldığı bazı mağdur ifadelerinde yer alıyor,

Yani, şu anda bir yıldır dünyayı kasıp kavuran okyanus ötesi faşistinin de ilişkilendirildiği bir sürü cürüm yan yana gelmiş durumda.

Başta ABD olmak üzere bütün insanlık, kaçırılan, bir kısmı hayatını kaybeden çocuklar ve kadınlara borçlu.

Bu borç, olaylara çete başı, satıcı, alıcı, yancı, güvenlikçi, koruma kılığındaki tüm  insanlık düşmanları bütünüyle derdest edilip hesap vermedikçe kapanmaz.

Kapanmamalı da…

Zira dünyanın her gün açılan ama üzerlerinde içindekilerden  çok daha büyük kötülükler bulunan Pandora kutularıyla karşılaşmaya tahammülü yok! 

COŞKUN KARTAL

Exit mobile version