Bağımsız Yeni Medya!

0

Bağımsız Yeni Medya!

Son zamanlarda fark edildi mi bilmiyorum…
Ülke gündemini meşgul eden bir konuda, daha olayın gerçekleşmesi anından itibaren, sosyal medyadan canlı yayınlar yapılmaya başlanıyor.

Ana akım medyada son zamanlarda pek görülmeyecek türde muhalif tonlardan yayınlar bunlar.

Yayını yapanların çoğu eski basın mensubu… Bir görünmez el, onları en güçlü zamanlarında devre dışı bırakmış ve isimleri neredeyse unutulmaya yüz tutmuştu.

Şimdi ise, büyük bir heyecan içinde, bağımsız yorumlarını yapıyorlar.
Bir kısmı, hiçbir zaman olmadığından daha cesur… içlerinde birikmiş ne varsa söylüyor, yorumluyor ve aktarıyor.
***
Bir de güzel bir heyecana sahipler ki, sormayın gitsin.
Tıpkı “prodüksiyon masası” titizliğinde alt yazılar konuluyor. Haber bantları akıyor. Bunları yaparken, bazen özellikleri yeni keşfetmiş olmanın heyecanı da ekrana yansıyor elbette… İstiyorlar ki her özelliği doyasıya kullansınlar. Dozun kaçırıldığı anlar olmuyor mu? oluyor…
***
Geçenlerde bir haber çıktı…
Haberin çeşitli basın organlarındaki genel başlığı şu idi:
“Youtube Bağımsız Gazetecilere Destek Kampanyası başlattı”

Youtube, ‘Bağımsız Gazeteciler için içerik üretici programı’ adı altında bir eğitim programını uygulamaya aldı.

Bu programda başta prodüksiyon tasarımı olmak üzere, küçük çaplı medya merkezi olanakları öğretiliyor.
Hatta 20.000 ile 50.000 arası dolar hibe de verileceği bildirildi. (TL ile çarpında hibenin büyüklüğünü görün)
Başvurular Mayıs ayında yapıldı. Değerlendirmeler ise Haziran ayında yapılacak.
Bir Yeni Medya’cı olarak, bu gelişmeleri elbette sevinçle karşılıyorum.
***
Bu gelişme, hemen hemen eş zamanlı olarak tüm dünyada böyle cereyan ediyor.
Bazen otoriterlik seviyesi yükselmiş rejimler yüzünden; bazen de ana akım medya sektörünün asıl gelir kaynağı habercilik olmayan küresel sermayedarların hegemonyası altına girişlerinden ötürü, bir “günümüzde medya ne kadar bağımsızdır?” tartışması başlamıştı.

İşte Yeni Medya’daki bu bağımsız habercilik girişimleri, en azından şimdilik bağımsız gazeteciliği tekrar şahlandırmıştır diyebiliriz.
Ben kişisel olarak çok “distopik” tahminlerde bulunmayı sevmiyorum.

Geleceğe ilişkin kişisel kurgularımda hep bir iyimserlik hakimdir. Nasıl bir engel çıkarılırsa çıkarılsın, insanlık daha demokratik düzenler kurmayı başaracaktır diye düşünürüm..
Bağımsız medya ve haber alma da böyle… her seferinde sermaye sorunları yaşanacaktır ama o sorunlar da bir şekilde aşılacaktır inancındayım.
***
Sadece şu konuda temkinli olmak gereğini hissediyorum.
Örneğin Facebook, 2017 yılında “küresel dezenformasyonla mücadele” kararı almıştı.
Ancak, bu kararı ileride kendi varlığını tehdit edebilirdi.
Tüm büyük sosyal medya şirketlerinin finansal kar edebilmeleri, kullanıcılarının sitelerinde geçirdiği sürelerin uzamasına bağlı… yani, bizler sitelerinde ne kadar zaman geçirirsek, onlar da o kadar fazla reklam satıyor ve para kazanıyor.
İşte sitede daha fazla zaman geçirilmesini sağlamanın yolu da dezenformasyon ve çatışmadan geçiyor. Yani insanlar, tıpkı şu yemek programlarındaki gibi çatışacaklar ki, izleyenlerin sayısı artsın ve rating’ler yükselsin.
Böyle bakınca da dezenformasyonun temelli bitmesi, sosyal medyada daha az zaman geçirilmesi ve daha az reklam demek. O yüzden Facebook samimi olarak aldığı bu kararı sonra tavsattı.
4 sene sonra… şimdi hala dezenformasyona karşı bilinçli ve kararlı bir mücadele yürütüldüğü söylenemez.
Aynı şey ileride Youtube’un da başına gelir mi? Bilemiyoruz…
Ancak şu an her şey çok iyi gidiyor. Özlediğimiz isimler ve yüzler teker teker Youtube videolarında baş gösteriyorlar. Çoğu haberi ve bağımsız yorumunu canlı vermeye başladı.
Umarım böyle devam eder.

Dr. A. Erhan AYBERK

 

Dr. A. Erhan AYBERK/kentekrani

Youtube Abone Olmak İçin Tıklayınız

www.kentekrani.com  02 Haziran 2021

Yazarın Tüm Yazıları

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here