Ekran Esareti veya Ekranın Esareti!

0
273
 Ekran Esareti veya Ekranın Esareti!        
Dünya artık televizyon ile yönetilmeye teslim!
Pandemi dönemini yaşadığımız bu süreçte onun imparatorluğunu  net görüyoruz…
Yeni oluşumlar, sosyal ve tıbbi uygulamalar finans ve ekonomi ile yakınlaşma, gezegenimiz ve öteki Dünyalara yolculuk; ne varsa içinde yaşadığımız bu  dönemle şahit oluyoruz.
Doğa neredeyse bizden farklı canlılara teslim…
Kuşlar, Böcekler, Kediler, Köpekler evcil olan ve olmayan tüm hayvanlar şaşkın ve biraz da özgürler…
Sadece evcil olanlar bizi arıyorlar.
Sırtımızda kimleri taşıdığımızı anlamadık.
Çoğunluğumuz gelecek için yapmadığımız yatırımların ve tahmin dahi etmediğimiz olasılıkların içinde büzüldük!
Toplam iki gramlık virüs, 7 milyar insanı ölümle burun  buruna getirdi…
Hayatı sadece kazanmak sananlara alışkanlıklarından dolayı kızmayın.
Yağ ve  bal tadındaki  yaşam biçimlerini yeni düzene uydurarak yine hinlik peşindeler!
Misafir olduğumuz gezegenimizde yine de içimizde var olan yaşam özüne tutunma yarışındayız; eskimişliğe  bakmaksızın…
Evde yeni  doğan çocuğuna dahi forma giydiren ve fanatizmi aşılayan kulüp yandaşları ekrana kilitlenip, elindeki telefona esir, bir mesaj kargaşası ile birbirlerine salvo atmak için heyecanlanırken, çok büyüttükleri rol modellerin küçük sığınma başarısızlıkları  karşısında un gibi TOZ olduklarını kabullenemiyorlar…
Eve kapan!
Evde maç izle!
Oyuncu al ,ver!
Kazan ve kaybet!,
Düdüğünü istediğin gibi çal veya çalma! ikileminden bıktılar…
İşin tuhafı dünyanın fazla empatisi  olmadığını öğrenseler de başarılı olduğu halde unutmayı tercih ettiklerine  hala yakın durmuyorlar
Belki de bazıları  bir mucize ile yeni bir yaşam şekli gelecek sanıp ‘durakta’ bekliyorlar
umutla!
Arşivler karıştırılır oldu.
Eski anılar, resimler, bilgiler, büyükler, okul, moda hatta film, roman ve şarkılar aklımıza geldi.
Bir anlamda artık filmi geri sarıyoruz!
Bu süreçte yine de yeni kuşaklara mesaj verecek kadar donanımlı olmak zorundayız.
Futbola bakınca Stanley Matheuwsten, Beara, Yaşin, Netto, Mazola, DiStefano, Puskas, Gento, Ramalest, Rivera, Pele, Cruyff… gibi yıldızlar ötesinde bizim Baba Hakkı, Halit Deringör, Baba Gündüz, Muzaffer Tokaç, Reha ve Bülent Ekenler, Baba Recep, Şükrü Gülesin, Lefter, Metin Oktay, Can Bartu, Cihat Arman, Turgay Şeren…lere uzanan hayranlık geçmişimizi unutmamak zorundayız!
Bu günlerde futbol adına müsekkin gibi  hayranlık duyduğumuz anılar aklımıza gelebilir.
Ama bunları Z kuşağına nasıl yaşatabiliriz?
İki taşlı kaleler arasında cadde ve sokaklardaki mahalle maçları var mı ?
Öğretmenimizin ve büyüklerimizin günah ve yasak ettiği futbolu nasıl oynadık heyecanı nerede kaldı ?
 
Şişman ama topu olan şu  varlıklı çocuğu takımına  kim alacak  ?  Gibi sorun ve soruları bağıra çağıra nasıl çözüyorduk; hiç aklımıza geliyor mu?
Uçurtmamıza jilet atan kabadayı, deli dolu yaramaz çocuklara karşı aldığımız önlemler… Kaç kişi biliyor ?
Halk günlerinde 15 kuruşa gittiğimiz bahçe sinemalarında hayran olduğumuz yakışıklı cowboy veya platonik aşk yaşadığımız o güzel artistler nerede ?
“Avaramu” diye sokaklarda haykırdığımız Hintçe şarkılar unutuldu mu  ?
Zamanımız bol  hepsini yeniden yaşamasak da hayal gücümüz var!
Bu yaşanmışlıklardan gelen bir kuşağın dürüst ve hilesiz kişilerine şaka gelen penaltılar, fauller, hakemlerin düdükleri ekrandan fazla etki yapmaz.
O zaman da yeni bir dünyanın ekrana bağlı olma tembelliğine mecbur kalır ve hayatı öyle sanırsınız.
Biz ise, onları çoktan aştık…
Çünkü ekransız bir dünyadan en fazla bez beyaz perdeden geldiğimizi hatırlarız…
Yalancı pehlivanlarla ekranda maç kazanma kaybetme açıklamaları bizi sarmaz!
Çünkü biz ekrana esir değiliz! 
Sizin gördüğünüz kurguları biz yaşaya ve  yaşata buralara geldik!

Adnan DİNÇER/Futbol İnsanı-Tek. Direktör-Akademisyen-Yazar

 

Adnan DİNÇER/kentekrani

Youtube Abone Olmak İçin Tıklayınız

www.kentekrani.com 09 Şubat 2021

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here